64 research outputs found
Muhammed El-Kürdî'nin Hâşıye Alâ İmtihâni’l-Ezkiyâ’ isimli eserinin tahkik ve değerlendirmesi
Muhammed El-Kürdî'nin Hâşıye Alâ İmtihâni’l-Ezkiyâ isimli eseri Arap dili grameri bakımından büyük ehemmiyete haizdir. Çünkü Hâşiye’nin sahibi İmam Kürdi ve (İmtihânü’l-Ezkiyâ’) metninin müellifi İmam Birgivi'nin Arap gramer literatürüne katkı ve tesirleri inkar edilemez. Bu çalışmada, söz konusu el yazması halindeki eser tahkik edlecek ve esere dair bir inceleme sunulacaktır. Çalışmamızda ilk olarak eserin iki nüshası arasında karşılaştırma yaptık:
1. Marmara Üniversitesi Kütüphanesi nüshası, eksiksiz tam bir nüsha olup, el yazmaları bölümünde (675) demirbaş numarasıyla kayıtlıdır.
2. Süleymaniye Kütüphanesi nüshası da eksiksiz tam bir nüsha olup, Giresun bölümünde (157) demirbaş numarasıyla kayıtlıdır.
Sonrasında, araştırmamızı bir giriş ve dört bölüm olarak ayırdık ve şu şekilde yapılandırdık:
1. Giriş: Araştırmanın konusu, yöntemi, özeti, önsöz, rumuz ve kısaltmalar.
2. Birinci Bölüm: Şerh konusu olan İmam Muhammed Kürdi'nin biyografisi.
3. İkinci Bölüm: Kitabın tanıtımını (ismi, muhtevası, yazılış nedeni, nüshalar arasındaki farklar ve şerhteki üslubu).
4. Üçüncü Bölüm: Tahkikte uyguladığımız yöntem.
5. Dördüncü Bölüm: Haşiye metninin tahkiki, âyet-i kerimelerin ve hadis-i şeriflerin tahrici, şiirlerin atıfları, öncü şahsiyetlerin biyografileri, nüshalar arasındaki farkların karşılaştırılması, aralarındaki farkların zikredilmesi, ek notların dipnotlara taşınması ve müellif haşiyesi ile muhakkık haşiyesinin farklılıklarını belirtmek için (minhu) tabirinin kullanımı.This manuscript, "Hashiyat al-Kürdî on Imtihan Al-Azkia", holds significant importance due to the esteemed status of both Imam al-Kürdi, author of the commentary, and Imam Al-Barkiwi, author of the original text "Imtihan Al-Azkia," in the Arabic library. In this abstract, we will provide a brief overview of this work, which we approached as follows:
Initially, we encountered two manuscripts:
1. A complete manuscript from Marmara University, registered as number 675 in the Manuscripts Department.
2. Another complete manuscript from the Sulaymaniyah Library, registered as number 157 in the Giresun section.
Subsequently, our research was structured into an introduction and four chapters as follows:
1. Introduction: Includes subject, method and a summary of the research, introduction, symbols, and abbreviations.
2. Chapter One: Containing a biography of Imam Muhammad al-Kürdi, the author of the commentary, which is the subject of the study.
3. Chapter Two: Provides an introduction to the book its title, content, purpose of writing, and differences between the manuscripts, along with the style of the commentary.
4. Chapter Three: Presenting our research methodology.
5. Chapter Four: It includes the text of the commentary with scholarly verification and citation of Quranic verses and Prophetic traditions, attribution of poetic verses, biographical sketches, comparison of versions, noting differences, in addition to validating marginal notes by relocating them to footnotes, with the mention of the word "from him" to distinguish between the author's commentary and the editor's commentary
Highway accident number estimation in Turkey with Jaya algorithm
In the transportation sector in Turkey, approximately 90% of cargo and passenger transportation is carried out on highways. In recent years, increasing population and welfare levels have brought along an increase in demand for and intensity of highway use. Accidents experienced along with the increased intensity in the use of highways result in fatalities and loss of property. In order to minimize such losses on the highways and determine plans and programs for the future by benefiting from historical data, it is necessary to conduct accurate, consistent, effective, and reliable accident estimations. In the study, highway accident number estimation (HANE) in Turkey was made by using the meta-heuristic Jaya optimization algorithm. For HANE, Jaya linear (Jaya-L) and Jaya Quadratic (Jaya-Q) models were proposed. Indicators such as the number of accidents that occurred between 2002 and 2018, population, gross domestic product (GDP), total divided road length (TDRL), and the number of vehicles were taken for HANE. Indicators were analyzed for four different conditions. HANE was made by using Population–GDP–TDRL–Number of Vehicle indicators together. A total of 75% of the total 17-year data between 2002 and 2018 were used for training purposes, and 25% of the data were used for testing. The results of the proposed Jaya-L and Jaya-Q models were analyzed by comparing them with the Andreassen estimation model (AEM) and multiple linear regression (MLR) methods. Following the successful training and testing results, low, expected, and high scenarios were proposed, and the number of accidents between 2019 and 2030 was estimated. © 2022, The Author(s), under exclusive licence to Springer-Verlag London Ltd., part of Springer Nature
Viral pazarlamanın tüketicilerin satın alma kararları üzerine etkisi / Viral marketing's impact on consumers' purchasing decisions
The chapter on the science of kiyafeth in Hocazade Muhammed Rasim Hikmet's Hab-name (review-textdictionary-index)
Çalışmamızın konusu; on dokuzuncu yüzyılda yaşamış, döneminde kadılık ve hakimlik yapmış; şair, müellif ve müstensih kimliğiyle ön plana çıkmış Hoca-zâde Muhammed Rasim Hikmet'in "Hab-nâme" adlı eseridir. Dinî-tasavvufî nitelikli bir çalışma olan Hocazâde Muhammed Râsim Hikmet'in Hab-nâme adlı eserinde birden çok türe yer verilmiştir. Yapılan literatür taramalarında "Hab-nâme"ler ile birçok çalışmanın mevcudiyeti görülmüştür. Üzerinde inceleme yapacağımız bu çalışmada ise tezin içeriğini oluşturan Kıyafet-nâme, Firaset-nâme, Tasavvufi kavramlar, anlatılan kıssa ve nasihatlar bağlamında eserin siyasetname türleri içerisindeki önemi ve değeri tespit edilecektir. Mezkur bölümde eser; din, tarih ve edebiyat başlıkları altında disiplinler arası yöntemle tetkik edilecektir. Bu çalışma ile birlikte eserdeki ilm-i kıyafet ve ilm-i firaset konularını tanıtma, aynı türde yapılan çalışmalarla ortak yönlerini ve farklılıklarını ortaya koyma ve metnin Latin harflerine aktarılması vasıtasıyla daha çok okuyucuya ulaşmayı sağlama hedeflenmektedir. Yapılan ön çalışmada tek nüshası İstanbul Üniversitesi Nâdir Eserler Kütüphanesi'nde Türkçe Yazmalar Bölümü T6739 numarayla kayıtlı bulunan Hab-nâme-yi Râsim, adlı eserin katalog taraması yapılıp, metnin ilgili kısımlarının görüntüsü elde edilmiştir. Ayrıca Hocazâde Muhammed Râsim'in çalışmamıza konu olacak olan eseri dışındaki çalışmalar ve bu eserler üzerine yapılmış olan lisansüstü tezler tespit edilmiştir. Bunun yanında Klasik Türk Edebiyatı'nda "Kıyafet-nâme, Firaset-nâme, Nasihatnâme ve Siyasetnâme " ile ilgili yapılmış olan çalışmalar da toplanmıştır. Konu ile ilgili planlanan çalışma yöntemi şu şekildedir: İlk olarak Klasik Türk Edebiyatında "Kıyafet-nâme" ile ilgili yapılmış olan çalışmalar, Hocazâde Muhammed Râsim ve eserleri ile ilgili edinilen metinler incelenecektir. Bu incelemelerden elde edilen verilerin tezin giriş kısmında sunulması planlanmaktadır. Ardından tezin esas merkezi olan "Habnâme-yi Râsim Hikmet" İnceleme- Metin- Sözlük-Dizin olarak ele alınacak ve metin Latin harflerine çeviri yazı ile aktarılacaktır. Metin çeviri yazıya aktarılırken başta "iktibaslar" olmak üzere metnin muhtevasında bulunan Arapça ve Farsça kelimeler de aktarılacak, bu sözcükler ile ilgili bilgiler dipnotlarda verilecek ve yine bu sözcükler dipnotlarda Türkçe'ye aktarılacaktır. Sonuç bölümünde eserin isminden ziyade, tezimizin kapsamı içeriğinde bahsedilen konu ve türlerle ile ilgili genel tespitler ifade edilecek ve bu eserin diğer kıyafet-nâmeler içindeki yeri ve önemi hakkında bilgi verilecektir.SUMMARY The subject of our study; lived in the nineteenth century, worked as a judge and judge in his time; "Hab-name" is the work of Hoca-zâde Muhammed Rasim Hikmet, who came to the forefront with his poet, author and copyist identity. More than one genre is included in Hocazâde Muhammed Râsim Hikmet's Hab-nâme, which is a religious-mystical work. In the literature review, it has been seen that there are many studies with "Hab-names". In this study, on which we will examine, the importance and value of the work in the types of politics will be determined in the context of Giyim-name, Firaset-name, Sufi concepts, the stories and advices that constitute the content of the thesis. The work in the aforementioned section; will be examined with an interdisciplinary method under the titles of religion, history and literature. With this study, it is aimed to introduce the subjects of ilm-i dress and ilm-i firaset in the work, to reveal the common aspects and differences with studies of the same type, and to reach more readers by transferring the text to Latin letters. In the preliminary study, the catalog of the work Hab-nâme-yi Râsim, whose only copy is registered with the Turkish Manuscripts Department in the Istanbul University Rare Works Library with the number T6739, was scanned and the image of the relevant parts of the text was obtained. In addition, studies other than Hocazâde Muhammed Râsim's work, which will be the subject of our study, and graduate theses on these works have been identified. In addition, studies on "Kıyafet-nâme, Firaset-name, Advice and Siyahname" in Classical Turkish Literature were also collected. The planned study method on the subject is as follows: First of all, the studies on "Kıyafet-nâme" in Classical Turkish Literature and the texts about Hocazâde Muhammed Râsim and his works will be examined. It is planned to present the data obtained from these examinations in the introduction part of the thesis. Then, "Habnâme-yi Râsim Hikmet", which is the main center of the thesis, will be handled as Analysis-Text-Dictionary-Index and the text will be translated into Latin letters. While translating the text into translation, Arabic and Persian words in the content of the text, especially "quotes", will also be quoted, information about these words will be given in footnotes and these words will be transferred to Turkish in footnotes. In the conclusion part, rather than the name of the work, general determinations about the subject and genres mentioned in the scope of our thesis will be expressed and information will be given about the place and importance of this work in other clothing-names
Ebû Hâmid Muhammed El-Gırnâtî’nin seyahatnamesi (giriş - tercüme - indeks)
Bu çalışma, Ebû Hâmid Muhammed el-Gırnâtî’nin 1114 yılında İspanya’nın Gırnata şehrinden yola çıkması ile başlayıp, 55 yıl süren gezisi sırasında görüp duyduklarını yazdığı seyahatnamesini ihtiva etmektedir. Müellif bu süre içerisinde Kuzey Afrika, Arap Yarımadası, İran Coğrafyası, Kafkaslar ve Doğu Avrupa’ya kadar olan Karadeniz’in kuzeyindeki toprakları gezmiştir. Buralarda gördüğü ilginç olayları, yapıları, insanları ve zaman zaman buralardaki insanların kültür hayatına dair özellikleri 80’li yaşlarında bir kitap halinde getirmiştir. XII. yüzyıla ait olan Tuhfetu’l-elbâb ve nuhbetu’l-a‘câb isimli bu eserin sanat tarihi, kültür tarihi ve Karadeniz’in kuzeyindeki yaşayan Türkler’in tarihi hakkında bilgiler vermesi eseri önemli kılan özellikleri arasındadır. Bir diğer özelliği de eserde geçen bazı bilgilerin mitolojik diyebileceğimiz rivayetlerden oluşmasıdır. Dünya’daki önemli sayılabilecek denizler hakkında bilgiler vermesi de eserin özelliklerinden biridir. Bununla birlikte deniz ve karadaki hayvanlar hakkında da bilgiler sunmaktadır. Çalışmamızı Ebû Hâmid el-Gırnâtî’nin Tuhfetu’l-elbâb ve nuhbetu’l-a‘câb isimli Arapça eserini tercüme ederek ve özellikle Türk Tarihi ile ilgili yerlerini çalışmamızın giriş kısmında açıklayarak tamamlamış bulunuyoruz.This study contains the travelbook of Abū Hāmid Muhammad al-Gharnātī in which he writes what he hears and sees during his fiftyfive year long travels starting from 1114 setting off from the Spanish city of Granada. During this fiftyfive year time the author tavelled Arabian Peninsula, İran, Caucasia, and the North of Blacksea till the Eastern Europe. In his book, which he wrote in his eighties, he gives information about the interseting stories he lived and buildings and sometimes the cultural life of the people. Because this tarvelbook, named Tuhfat al-albāb ve nuhbat al-a‘jāb, informs us about the history of art and history of culture and history of the Turks who lived in North of Blacksea adds its importance. Another feature of the book is it gives some mitological rumours about the places he visited. He also tells about some important seas and the creatures living on land and seas. We have completed our study by translating the book of Ebû Hâmid el-Gırnâtî named Tuhfat al-albāb ve nuhbat al-a‘jāb and explaining especially the parts that are related to Turkish History at the beginning
An analysis of inward and outward foreign direct investments in the light of the development of the eclectic paradigm
Globalleşmeyle artan aşırı rekabetçilik, uluslararasılaşma süreçlerini yeniden organize etmeye başlamıştır. Bu durum, açıklayıcı teorilerin zaman içinde yeniden düşünülmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. Uluslararası ticaretin son evresi olan doğrudan yabancı yatırımlar kavramını tanımlamak ve paydaşlara etkilerini değerlendirmek için literatürde en çok atıf alan çalışma, eklektik paradigmadır. Eklektik paradigmanın bütüncüllüğünü oluşturan teoriler üzerinden açıklama yapılmaktadır. Çalışmanın amacı, yabancı literatürde yer alan doğrudan yabancı yatırımın türleri ve onu açıklamaya çalışan eklektik paradigmanın gelişim sürecini inceleyerek dışa dönük doğrudan yabancı yatırımların, yatırım geliştirme yolunda ifade edildiği gibi içe dönük doğrudan yabancı yatırımlardan sonra gelen bir süreç mi yoksa gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için stratejik bir araç mı olduğunu karşılaştırma yaparak incelemektir. Sistematik literatür inceleme çalışması temelinde nitel teorik karşılaştırmalı inceleme yapılmıştır. Dunning’in eklektik paradigmasındaki avantajlara odaklanarak, içe dönük ve dışa dönük doğrudan yabancı yatırımların kişi başına gayrisafi yurtiçi hasıla üzerindeki etkilerini makro düzeyde karşılaştırmaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki farklılıkları değerlendirmek için ampirik bulgular incelenmiştir. Artan global rekabetçilikle birlikte, ülkelerin gelişmişlik farkını kapatmak için, yabancı şirketlerin yerel ekosisteme bilgi aktarmasını beklemek yerine, yerel şirketlerin yabancı ülkelere stratejik varlık arayışıyla yatırım yaparak tersine bilgi yayılımı sağlamasının önemi ifade edilmiştir. Yatırım geliştirme yolunda ifade edildiği gibi dışa dönük doğrudan yabancı yatırımların içe dönük yatırımlardan sonra gelmesi gerektiği savı , gelişmekte olan ülkelerce genellikle benimsenmemektedir. Eklektik paradigma çerçevesinde içe dönük ve dışa dönük doğrudan yabancı yatırımların karşılaştırıldığı güncellenmiş bir çalışma mevcut değildir. Yatırım geliştirme yoluna vurgu yapılarak dışa dönük doğrudan yabancı yatırımların, içe dönükten sonra gelen bir süreç olarak tanımlanması yerine sıçrama tahtası özelliğiyle stratejik bir araç da olabileceği ifade edilmiştir.Increasing hyper-competitiveness due to globalisation has started to reorganise internationalisation processes. This has necessitated a rethinking of explanatory theories over time. The most cited study in the literature to define the concept of FDI, which is the last stage of international trade, and to evaluate its effects on stakeholders is the eclectic paradigm. Explanations are made through the theories that constitute the holism of the eclectic paradigm. The aim of the study is to analyse the development process of the eclectic paradigm and to examine whether outward FDI is a process that comes after inward FDI or a strategic tool for developed and developing countries. A qualitative theoretical comparative analysis was conducted on the basis of a systematic literature review. Focusing on the advantages of Dunning's eclectic paradigm, it compares the effects of inward and outward FDI on gross domestic product per capita at the macro level with empirical findings. With increasing global competitiveness, it has been stated that the needs of countries that want to gain or maintain a competitive advantage can be met through reverse knowledge spillovers after outward foreign direct invesments in search of strategic assets by planning the exclusion effect instead of waiting for foreign companies to invest in the home country and teach the local ecosystem. The argument that outward orientation is a process that follows inward orientation according to the way of investment development is not preferred in the practices of developing countries. There is no updated study comparing inward and outward FDI within the eclectic paradigm. By emphasisingthe investment development path, it has been stated that outward FDI can be a strategic development tool for developing countries
UNDERSTANDING THE RELATIONSHIP BETWEEN FOREIGN DIRECT INVESTMENT AND COMPETITIVENESS THROUGH PORTER'S MODELS
THE ROLE OF COMPETITIVENESS IN THE EFFECT OF OUTWARD FOREIGN DIRECT INVESTMENTS ON GDP PER CAPITA: A CONCEPTUAL MODEL PROPOSAL
Güncellenmiş Uppsala Uluslararasılaşma Modeli Çerçevesinde Dışa Dönük Doğrudan Yabancı Yatırımların Ana Ülke Sürdürülebilir İnovasyonuna Etkisinin İncelenmesi
Dünya önü alınamaz aşırı rekabetçi bir ortamda sürekli kendini dönüştürürken teoriler de kendini güncellemektedir. Globalleşmeyle başlayan bu süreçte uluslararasılaşma faaliyetleri ve bunların teorik çerçevesini çizen teoriler de yenilenmektedir. Çalışmamızda yer alan Uppsala uluslararasılaşma modeli, aşırı rekabetçi ortamda rekabet avantajı elde etmek ve korumak isteyen şirketlerin yaklaşımlarını ortaya koymak için 40 yıl sonra tekrar güncellenmiştir. Eski Uppsala modeli, uluslararasılaşma sürecinde bireysel, daha kontrol edilebilir ve aşamalı bir yaklaşım temelli iken güncellenmiş Uppsala modeli, ağ yaklaşımı başta olmak üzere çeşitli perspektiflerle uluslararasılaşma sürecine dair orijinal teoriyi modern iş dünyasındaki rekabet dinamiklerini dikkate alarak yeniden değerlendirmiştir. Artan rekabetçilikle güncellenen model, uluslararasılaşmada stratejik araç ihtiyacını beraberinde getirmektedir. Sürdürülebilir rekabet avantajı elde etmek için stratejik rekabet araçlarından olan dışa dönük doğrudan yabancı yatırımların, aşırı rekabetçi ortamdaki stratejik önemi vurgulanmıştır. Dışa dönük doğrudan yabancı yatırımların, ana ülkedeki sürdürülebilir inovasyona etkisini incelemek amacıyla sistematik literatür taramasına dayalı nitel teorik karşılaştırmalı analiz yapılmış ve ülke bazlı ampirik çalışmalar incelenmiştir. Rekabet avantajını geliştirmek için dışa dönük doğrudan yabancı yatırımlar aracılığıyla ev sahibi ülkeye ağ yaklaşımıyla giriş, dışlanma etkisi, tersine bilgi yayılımı ve emme kapasitesinin, ana ülkedeki sürdürülebilir inovasyona katkısını anlatmak amaçlanmıştır. Global rekabetin artmasıyla yalnızca iç kaynaklara dayalı büyüme performansının sınırlı kaldığı; bu nedenle, dış kaynakların emme kapasitesi doğrultusunda içselleştirilmesinin önemi vurgulanmaktadır. Araştırmada teorik modelin, işletme stratejileri ve ülke esaslı olarak uluslararasılaşma süreçlerindeki uygulama boyutu dikkate alınmıştır. Dışa dönük doğrudan yabancı yatırımların, sürdürülebilir inovasyona katkı sağlayarak gelişen ülkeler için rekabet avantajını koruyucu, gelişmekte olan ülkeler için sıçrama tahtası özelliği gösterdiği de ifade edilmektedir.While the world is constantly transforming itself in an unstoppable hyper-competitive environment, theories are also updating themselves. In this process that starts with globalisation, internationalisation activities and the theories that draw their theoretical framework are also renewed. The Uppsala internationalisation model in our study has been updated again after 40 years. The first Uppsala model, characterized by an individual, controlled, and gradual approach to internationalization, was updated to incorporate perspectives like the network approach, reflecting the competitive dynamics of the modern business environment. Increased competitiveness has highlighted the need for strategic tools in internationalization, with outward FDI being emphasized as a key competitive tool for achieving sustainable advantage. In order to examine the impact of outward FDI on sustainable innovation in the home country, a qualitative theoretical comparative analysis based on a systematic literature review was conducted and country-based empirical studies were reviewed. It argues that the limitations of growth based solely on internal resources necessitate the internalization of external resources, aligned with absorptive capacity. It is aimed to explain the contribution of networked entry, exclusion effect, reverse knowledge spillovers and absorptive capacity to sustainable innovation in the home country through outward FDI to enhance competitive advantage. The research considers the application of theoretical models in business strategies and country-based internationalisation processes. It is also stated that outward FDI contributes to sustainable innovation, protecting competitive advantage for developed countries and acting as a stepping stone for developing countries
Sadreddînzâde Muhammed Emîn eş-Şirvânî'nin Risâle fi'l-îmân Adlı Eseri: Tahkik, tercüme ve değerlendirme
Tezimizde XVII. yy. Osmanlı âlimlerinden Muhammed Emin eş-Şirvânî’nin (ö. 1036/1627)
Risâle fi’l-îmân adlı eserinin tahkik, tercüme ve değerlendirmesini yapmaya çalıştık. İsminden
de anlaşıldığı üzere risale iman bahislerini konu alan bir eserdir. Şirvânî özel olarak bu risalede
iki mesele üzerinde yoğunlaşmaktadır: İmanda artma-eksilme ve imanda istisna. Şirvânî söz
konusu risalenin içeriğini Enfâl sûresinin ikinci, üçüncü ve dördüncü âyetlerinden hareketle ele
almaktadır. Şirvânî bu âyetler çerçevesinde kelamî açıdan kendine özgü bir anlatı sunmaktadır.
Çalışmada öncelikle risalenin amacı ve yöntemine yönelik bazı bilgileri paylaştık. Bu kısımda
Türkiye kütüphanelerinden elde ettiğimiz beş nüshayı tanıtmayı hedefledik. Birinci
bölümümüzde müellif Şirvânî’nin hayatı, ailesi, hocaları, öğrencileri ve eserlerine dair genel
bir çerçeve oluşturularak bilgiler verilmektedir. Bu bölümde diğer yüksek lisans
çalışmalarından farklı bilgileri elde ederek çalışmamızın hem bilgi hem kaynakça bakımından
diğerlerinden ayrı bir çalışma olması amaçlanmaktadır. İkinci bölümümüzde eserin esas
nüshasının dört nüshayla mukabeleli şekilde tahkiki ve tercümesi gerçekleştirilmiştir. Son
bölümde ise Şirvânî’nin dikkat çektiği kavramların ve konuların kelamî değerlendirmesi
yapılarak çalışmamız tamamlanmıştır. Şirvânî’nin kullandığı kavramlar onun benimsemekte
olduğu görüşü bize daha anlaşılır kılmaktadır. Nitekim onun bu risalede tasavvufî kavramları
kullanmaktan sakınmadığı görülmektedir. Bununla birlikte ele aldığımız risale çerçevesinde
onun itikadi mezhebini aşikâr etmediğini bu sebeple yoruma açık olduğunu belirtmemiz
gerekmektedir. Eser küçük bir risale olmakla birlikte içerisinde önemli kavramları, Şirvânî’nin
ilmî şahsiyetini ve onun özgün yorumlarını barındırmaktadır.In our study, 17th. century It is aimed to analyze, translate and evaluate the Risale fî al-iman
work of Muhammad Amin al-Shirwani (d. 1036/1627), one of the Ottoman scholars, and
introduce it to the literature. As the name of the treatise suggests, it is a work that deals with
issues of faith. Shirwani specifically explains two issues in this treatise. This treatise is a short
work that covers the subjects of increase-decrease and exception in faith. The second, third and
fourth verses of the Anfal Surah constitute the content of the treatise in question. Shirwani
presents a unique narrative within the framework of these verses.
In this study, first of all, some information is given about the purpose and method of the treatise.
In the first part, information is given by creating a general framework about the life, family,
teachers, students and works of the author Shirwani. In the second part, the translation of the
work from Arabic to Turkish and the analysis we obtained by comparing it with four copies
are included, and the study is completed by moving on to the third part, the evaluation part.
The concepts used by Shirwani make the view he adopts more understandable to us. As a matter
of fact, it is seen that he did not refrain from using Sufi concepts in this treatise. However, we
must state that within the framework of the treatise we are considering, he does not reveal his
religious sect, therefore it is open to interpretation. Although the work is a small treatise, it
contains important concepts, Shirwani's scientific personality and original interpretations
- …
