496 research outputs found
Being the Holy People of the Heavenly Kingdom: Identity Defense and Religion in the Pseudo-Methodius Apocalyptic Text
Umut teolojisi
Bu çalışmada umut, umutsuzluk, umutsuz olmak ve var olmak kavramları, özellikle Søren Kierkegaard, Gabriel Marcel ve Ernst Bloch felsefeleri ve Eugenio Borgna’nın görüşleri etrafında incelenmiştir.Umut kavramı, bazı varoluşçu filozofların bakış açısı etrafında açıklanmaya çalışılmıştır. Çünkü varoluş felsefesi açısından bakıldığında umut, var olmak demektir. Bunun yanı sıra bu çalışma umut kavramı ile özgürlük, irade, şüphe ve umut kavramı ile ilişkili diğer kavramları ele almayı amaçlamaktadır. Ayrıca çalışmamızda bağlanma ve iman konularından bahsedilmiştir.Bu çalışma bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte umut kavramının etimolojik ve terminolojik açıdan analizi yapılmıştır. İkinci bölümde umut kavramı ve umutsuzluk kavramı arasındaki ilişkinin altı çizilmiş ve umutsuzluk kavramı Kierkegaard varoluşçuluğu açısından incelenmiştir. Daha sonra umut felsefesi Gabriel Marcel felsefesi açısından açıklanmıştır. Umudun, Gabriel Marcel varoluşçuluğunda insanın kendi aşkın varlığı ile “Aşkın Varlık” arasındaki ilişkinin gerçek bir çözümü olduğunun altı çizilmiştir. Bu açıklamadan sonra ikinci bölümde, Ernst Bloch felsefesinde umudun önemi tartışılmıştır. Son bölümde ise umudun zaman ve beklenti ile ilişkisi incelenmiştir.AbstractIn this research, the meaning of “hope”, “hopeless” and “despair” especially in Søren Kierkegaard’s, Gabriel Marcel’s and Ernst Bloch’s philosophies were studied. Also it is mentioned about whose important claims on engagement and faith.It has been tried to explain the historical background of hope from perpectives of some Existentialist thinkers. Because when hope is viewed in Existentialist Philosophy, it was expressed as being. Also in this study is aimed to deal with the terms such as freedom, will, and doubt and related terms wiht hope. Also it is mentioned about whose important claims on engagement and faith.This study is examined in three parts and a introduction part. In introduction part, the term of hope was analized according to etymologically and terminologically. In the first part, I examine the relationship between hope and despair and the term of despair was examined from the perspective of Kierkegaard’s existentialism. After that, the term of hope was expressed according to Gabriel Marcel philosophy. I was emphasized that hope is a real solution in Marcel’s Existentialism especially related to transcendent existence of man and “Transcendent Object”. After that in the second part, it was explained that hope is related to time and expectation. İn the last part, I examine what is importance of hope in the philosopy of Ernst Bloch is
Emniyet Umut-Sen'ın Kuruluşunu Engelliyor: "Adınızda İşsiz Var"
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Güvencesiz İşsiz İşçiler Sendikası’nı (UMUT-SEN) kurmak isteyen işçilerin başvuru evrakını almadı. Gerekçe olarak ise sendikanın ismindeki “işsiz” kelimesi gösterildi.İstanbul polisi, UMUT-SEN’i kurmak için bir araya gelen işçilerin başvuru evrakını almadı. Gerekçe olarak ise sendikanın ismindeki “işsiz” kelimesi gösterildi. Sendika avukatları “Polis suç işliyor” dedi
Soya fasulyesinin (Glycine Max (L.) Merrill Var. Umut 2002) büyümesi ve gelişimi üzerine bor elementinin etkileri
Bu çalışmada perlit kültüründe Glycine max (L.) Merrill var. Umut 2002 bitkisi üzerine borsuzluk ve fazla borun (0.1 mM) etkileri araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlardan anlaşıldığına göre tohumların çimlenme oranı uygulamadan olumsuz etkilenmemiştir. Ayrıca yapılan fizyolojik analizlerde bu çalışmadaki fazla bor uygulamasının fotosentetik verimi ve gövde boyunu arttırıcı yönde etki yaptığı, ancak kök boyunda bir azalmaya yol açtığı belirlenmiştir. IAA hormon miktarı da hem borsuzluk hem de fazla bor uygulaması sonucu artarken, ABA miktarında belirgin bir değişiklik gözlenmemiştir. Protein içeriği ise uygulamalardan olumsuz etkilenmiştir. Bakla (meyve) bağlama borsuzluktan olumsuz yönde etkilenirken, bor fazlalığı bakla sayısını arttırıcı yönde etki etmiştir. Tohum tane ağırlığı ise uygulamalardan olumsuz etkilenmiştir. Sonuçlardan, bu çalışmada uygulanan bor fazlalığının (0.1 mM) bakla bağlayıncaya dek geçen vejetatif dönemde bitkiye olumsuz bir etkisinin olmadığı bilakis bu derişimdeki borun bitkiye kontrole oranla daha yararlı olduğu gözlenmiştir. Bitkinin jeneratif evrelerinden biri olan bakla bağlama da bu derişimdeki bordan olumlu etkilenirken, tohum ağırlığındaki düşüşün, uygulamaların protein metabolizması üzerindeki etkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir
An Examination of an Eschatological Christian Leader: Last Emperor Topos in Oracula Attributed to Byzantine Emperor Leo VI. (886-912)/ Hıristiyan Bir Eskatolojik Lider İncelemesi: Bizans İmparatoru VI. Leon'a (886-912) Atfedilen Oracula'da Son İmparator Toposu
In Christian eschatology, the leadership typology is not limited solely to the figure of the Messiah. This typology has been expanded, particularly with figures such as the Last Emperor. Oracula, attributed to Byzantine Emperor Leo VI (886-912), presents this emperor as a divinely chosen leader, drawing from Biblical and imperial archetypes. His sacred lineage and role in restoring order are emphasized, reinforcing the connection between imperial power and divine will. This article focuses on the prophesied details regarding the last emperor’s genealogy, physical characteristics, and descent to earth. The study argues that this myth was constructed to serve Byzantine political theology during times of crisis, stabilizing and legitimizing imperial authority through eschatological themes that resonated with the religious and political concerns of Byzantine society. Thus, a detailed analysis of one of the key figures in Christian eschatology has been undertaken through the method of close reading, aiming to fill one of the significant gaps in the literature
‘Pseudo Methodios Süryanice Apokaliptik Metni’nde Son İmparator Toposu
Süryanice Apokaliptik Metin, 7. yüzyılda kaleme alınmış olup, Süryanice eskatoloji ve apokaliptisizm literatürünün temel taşlarından biri olarak kabul edilen son derece önemli bir eserdir. İnsanoğlunu kıyamete götüren dinamiklere ve kıyametin gerçekleşmesine dair birtakım kehanetler sunan bu metin, bir bakıma İslam fetihleri neticesinde kendilerine has sembolik ve bütüncül evrenlerine yeni ögeler katan Süryanilerin bu ögelere karşı geliştirdikleri tepkileri yansıtmaktadır. Söz konusu tepkiler arasında en önemlisi, rehavete kapılan Hıristiyanları Mesih’in gelişinden önce tek bir çatı altında toplayacak ve onları yönetmeye muvaffak olacak "son imparator" toposudur. Bu makale, "son imparator" toposuna atfedilen kutsal unsurlar ile Mesih’in gelişinden önce bu toposa yüklenen görevleri incelemeyi ve böylece kavramın oluşum nedenleri ile Süryani Hıristiyanlarının kolektif belleğindeki yerini ortaya koymayı amaçlamaktadır
Participatory policy-making, participatory civil society: A key for dissolving elite rule in new democracies in the era of globalization
Korkut, Umut (Dogus Author)The author argues that in democracies a strong state and strong civil society are not mutually exclusive. Only a democratic, legitimate, and strong state can provide the environment for civil society activities to flourish; in return, only a strong and a participatory civil society can outline the reach of state strength vis-`a-vis the society. The author discusses the need for civil society organizations to collaborate with policy-making institutions, in which they can negotiate policy concerns with ministers and officials while retaining an independent distance from the state and the political parties. Further, the author argues that an environment as such would provide for the transformative capacity of human agency to manifest itself in full in a globalizing world. The author discusses how participatory state and çivil society structures will enhance the role of the human agency in order to dissolve elite rule, especially in new democracies
: An Inquiry into a Non-Dualistic Duality of Human and Nonhuman
In-Habitant is an art and life project based on artist Umut Tasa’s decade-long encounters with urban wildlife. It is a quest to utilize art as a research method to contemplate her memories, nature discoveries, audiovisual records, and archive of haiku and prose through a body of artworks. These artworks bring together the corporeality of nonhumans with their digital re-presentation and literary text with creative coding. The author inquires into dualistic and nondualistic ontological approaches to human-nonhuman relations in urban settings
Travelbee'nin İnsan İnsana İlişki Modeli'ne temellendirilmiş umut aşılama psikoeğitim programı'nın bipolar bozukluk tanılı bireylerde iyileşmeye etkisi
Çalışmanın amacı, Travelbee'nin İnsan-İnsan İlişkileri Modeli'ne Dayalı Umut Aşılama Psikoeğitim Programı'nın bipolar bozukluk tanılı bireylerde iyileşmeye olan etkisini belirlemektir. Karma tipte yürütülen bu araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test-izlem kontrol gruplu desen, nitel boyutunda ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışmaya alınacak kişiler belirlenirken rastgele randomizasyon yöntemi uygulanmıştır: girişim grubuna (sekiz oturum psikoeğitim + rutin uygulama) 18, kontrol grubuna (rutin uygulama) 18 bipolar bozukluk tanılı birey olmak üzere toplam 36 birey dahil edilmiştir. Bulgular incelendiğinde müdahale grubunun İyileşme Değerlendirme Ölçeği toplam puanı ve beş alt boyut puanından üçünün kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur. Tek bir alt boyutta gruplar içinde ve gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bir diğer alt boyutta ise grup içi puanlar arasında anlamlı bir fark bulunmazken, gruplar arası puan farkı bulunmaktadır. Beck Umutsuzluk Ölçeği sonuçlarında ise kontrol grubunun son test ve izlem puanları, girişim grubundan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur(p<0.05). Nitel veriler incelendiğinde ise girişim grubunda üç ana tema (bir hedefim var, iyileşme direksiyonu, yanımda biri var), kontrol grubunda üç ana tema (bir hedefim var, olmasını isterdim, gelecek) ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde, geliştirilen ve kullanılan psikoeğitim programının bireylerin iyileşmelerine ve umut düzeylerine katkı sağladığı söylenebilir
Türkçe Dergilerde Yayımlanan Makaleler Üzerine Bir İnceleme
There are currently more than 2,000 journals published in Turkey. Yet studies dealing with articles published in Turkish journals are scarce. This paper provides descriptive data on approximately 518,000 articles that appeared in 2,509 Turkish journals published between 1923 and 1999. Data comes from the Bibliography of Articles of the Republican Era 1923-1999 that was recently published by the Turkish National Library. Two thirds of the articles were on technology and social sciences. Articles in medicine constituted one fifth of all articles followed by economics (12.5%) and agriculture (6.1%). An overwhelming majority of articles were authored by a single author. One tenth of all articles appeared in ten journals. Findings can be used to develop library collection management policies for Turkish journals
- …
