659 research outputs found

    sj-jpeg-1-ijs-10.1177_10668969221113495 - Supplemental material for Traditional Serrated Adenoma of the Urinary Bladder: The First Report

    No full text
    Supplemental material, sj-jpeg-1-ijs-10.1177_10668969221113495 for Traditional Serrated Adenoma of the Urinary Bladder: The First Report by Şule Özsoy, Kemal Deniz, Mustafa Zafer Temiz and Atilla Semerciöz in International Journal of Surgical Pathology</p

    Elektromanyetik alanlar

    No full text
    Bu ders kitabının amacı, akıcı bir lisanla elden geldiğince Türkçe’ye de önem vererek, öğrencilerin daha fazla faydalanmaları ve bilgilenmelerini sağlamaktır. 2004-2005 ders yılında öğrencilerin istifâdelerine sunulan ders notu, gözden geçirilerek, yeniden düzenlenmiş ve kitap olarak basılmış bulunmaktadır. Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği’nin öğretim programında IV. yarıyılda 4 kredilik zorunlu ders olarak okutulan Elektromanyetik Alanlar dersine âit bu ders kitabı, bölümün müfredat programında belirtilen içeriklere göre, hazırlanmış olup Elektrostatik, Statik Enerji, Hareketli Yüklerin Alanı, Dielektrik Ortamlar ve Kapasite, Laplas (Laplace) Denklemi ve Çözümleri, Manyetik Alanlar ve Manyetik Devreler olmak üzere, 7 bölümden meydana gelmektedir. Görevimiz, kitaptaki her bir ilmî ya da bilimsel kavramı “güzel söz” kelimesi ile ifâde ederek, öğrencilerimizin, millet ve memleketimize hizmet doğrultusunda, kazanacakları bakış açılarıyla, kitaplarda karşılaştıklarını zannettikleri zorlukların, A. Mâhir Pekşen’in diliyle ifâde edilen, Söz var ki ibret dolu, söz var ki bir hecedir. Kitap var ki, konusu sâdece düzmecedir. Güzel sözü kavramak öyle kolay mı sandın? Söz var ki âlim anlar, câhile bilmecedir. dörtlüğünün sırrına hâkim olmalarıyla çözülebileceğini, ‘Faydalı olan kitap zor olan kitaptır’ vecîzesinin yardımı ile birlikte, benliklerine fısıldamaktır. Geleceğimizin güvencesi saydığımız gençlerimize bu fısıltıyı duyurabilirsek belki görevimizi yapmış sayılabiliriz. İleride daha düzgün basımlarının elde edilmesi için öğrencilerimizin her türlü yapıcı tenkit, teklif ve baskı hatâlarını [email protected] adresine ya da doğrudan doğruya tarafıma bildirme zahmetine katlanmalarını arzû ediyor, bütün öğrencilerime ve kitaptan faydalanan herkese en içten başarı dileklerimi bildiriyorum. Prof. Dr. Mustafa TEMİZ 15.12.201

    93.Türkiye Sosyolojisi’nde Okul Yemeği ve Sağlıklı Su İstemi. http://www.mektepligazete.com.Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı. 14.11.2024.

    No full text
    Türkiye Sosyolojisinde Okul Yemeği ve Sağlıklı Su İstemi&nbsp;Dr.&nbsp; Mustafa&nbsp;Karaağaçlı&nbsp;1.Öndeyi“Türkiye Sosyolojisinde OkulYemeği&nbsp; ve Sağlıklı Su İstemi” temalıbu&nbsp; çalışmanın temel amacı; TürkiyeEğitim Coğrafyası’nda&nbsp; tüm öğrencilereverilebilecek&nbsp; okul yemeği&nbsp; ve sağlıklı&nbsp;su istemine ulusal kamu oyununun dikkatini çekmektir. Çalışma,kaynaklarda sıralanan literatür verilerine ek olarak yazarın postpozitivistgörüşleriyle&nbsp; oluşturulmuştur.&nbsp;Çalışmasistematiği; (1)Öndeyi, (2)Temel İhtiyaçlarda Yemek ve Su, (3)Okul Yemeği veSağlıklı Su İhtiyacı, (4)Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Yaklaşık 20 Milyon Öğrenci Yemek&nbsp; ve Su&nbsp;Bekliyor!, (5) Türkiye Sosyolojisi Okul Yemeği ve Temiz Su Diyor!,(6)MEB&nbsp; Bütçesinde&nbsp; Okul&nbsp;Yemeği ve Sağlıklı Su Kalemi&nbsp; YerAlmalıdır, (7)Sonuçlar, (8)Öneriler, (9)Vargı ve Yargı alt başlıklarındahazırlanmıştır.</p

    Yarıiletken basamak kırılma indisli lazerlerin fiziği

    No full text
    Bu eser, basamak kırılma indisli yarıiletken dalga kılavuzu konusunda bilimsel araştırmalar sonunda ortaya çıkmış bir kitaptır. Bir elektromanyetik dalga (ışık) içeren ve onu istenildiği gibi yönlendiren dalga kılavuzunun çalışması, tam iç yansımaya dayanır. Yarıiletken basamak kırılma indisli tekli bir dalga kılavuzunun aktif bölge ve gömlek bölgesi denilen iki önemli kısmı vardır. Tam iç yansımanın oluşması için aktif bölgenin kırılma indisi, gömlek bölgesinin kırılma indisinden büyük seçilir. Dalga kılavuzu, dalgayı aktif bölgede tuzaklar ve onu bir kapan gibi muhafaza eder. Yarıiletken basamak kırılma indisli tekli dalga kılavuzunda aktif bölgenin genişliği genel olarak 0.1-0.3 pm civânndadır. Aktif bölgenin genişliği, 50-100 A° seviyelerine kadar küçültüldüğünde, yarıiletken basamak kırılma indisli tekli kuantum çukurları elde edilir. Yarıiletken basamak kırılma indisli tekli kuantum çukurları da genel anlamda birer dalga kılavuzudurlar. Bunlar, geleneksel yarıiletken ve çoklu kuantum çukurlu lazerler veyâ süper kafeslere dayanan yarıiletken cihazların temel elemanı olarak kullanılırlar. Bu sebepten dolayı, adı geçen optik cihazların anlaşılması, bu tekli temel elemanın anlaşılmasına çok bağlıdır. Bir yarıiletken basamak kırılma indisli tekli dalga kılavuzu ya da yarıiletken basamak kırılma indisli tekli kuantum çukuru, kırılma indisleri nı, nn ve nm ile gösterilen üç bölgeden oluşur. Bu bölgelerin iki farklı yapılı jonksiyonu (eklemi) vardır. Kırılma indisi nn, ikinci bölge olan aktif bölgenin kırılma indisini gösterir. Aktif bölge, yabancı katkı enjeksiyonu ile elde edilen, n-tipi ve p-tipi yarıiletkenlerden oluşan ve nı ve nm kırılma indislerine sâhip olan gömlek bölgelerinin arasında yer alır. Kırılma indisleri arasında genel olarak büyüklük bakımından nn)n,>nm eşitsizliği geçerli ise, yarıiletken basamak kırılma indisli asimetrik tekli dalga kılavuzu ya da yarıiletken basamak kırılma indisli asimetrik tekli kuantum çukuru ortaya çıkar. Kırılma indisleri arasında nm = nı = nı.m ilişkisi varsa, o zaman bunlara, sırasıyla, yarıiletken basamak kırılma indisli simetrik tekli dalga kılavuzu ya da yarıiletken basamak kırılma indisli simetrik tekli kuantum çukuru denir. Bu cihazlara ilişkin aktif bölgenin kesitleri ya dâiresel ya da dikdörtgen kesitli olabilirler. Farklı üç bölgeye ilişkin geleneksel yapıların en önemlilerinden olan malzeme grupları, galyum-arsenik (GaAs) ve alüminyum-galyum arsenik (AlxGat.xAs) yaniletkenleri olarak bilinirler. Buradaki x indisi, GaAs malzemesi içine katılan alüminyum malzemesinin yüzdesini gösterir. Yaniletken malzeme içine katılan alüminyum, bu malzemelerin iletkenliğini ve enerji-bant yapısını etkin bir şekilde değiştirir. Alüminyum, içine katıldığı malzemenin enerji-bant genişliğini büyütmekte ve kırılma indisini küçültmektedir. Alüminyumun yaniletkenlere bahşettiği bu özellik, ileri teknolojik 1 Syms, R. and Cozens, J., 1992, Optical Guided Waves and Devices ,(New York: McGraw-Hill Book Company). Malzeme üretiminde vazgeçilmez bir özellik olarak ortadadır. Bu yüzden, bilim insanlarının eserlerinde, bu özelliğinden dolayı, alüminyumdan ‘Allah'ın bir lutfıt’ olarak bahsedilmektedir. Yarıiletken içine yabancı malzeme katkısıyla meydana getirilen bu yapı düzeninde, elektron ve deliklerden meydana gelen yük taşıyıcıları ile optik alan tarafından temsil edilen fotonlar, aktif bölgenin içinde hapsedilirler ve aynı bölge içinde taşıyıcılar ve fotonlar birbirleriyle etkileşirler. Aktif bölge genel anlamda yük taşıyıcıları için çok iyi bir dielektrik dalga kılavuzu özelliği taşır. Yarıiletken basamak kırılma indisli tekli dalga kılavuzu ya da yarıiletken basamak kırılma indisli tekli kuantum çukurlarının çalışmalarını anlamak için, tekli yarıiletken dalga kılavuzu ya da kuantum çukuru konusunun temel inceliklerine sahip olmak gerekir. Bu sebepten, kitapta özellikle tekli dalga kılavuzu ya da kuantum çukurlarının özellikleri incelenmiştir. Çoklu kuantum çukurlan, şematik olarak üç temel bölgeye sâhip olan 20-30 atomik tabakadan meydana gelir. Bunlar bugün, meselâ, kompakt disklerde saklı bulunan bilgiyi okumak için gittikçe artan hızlarda kullanılmaktadırlar. Kuantum çukurlan, tabakalı kristallerin tekli atomik geometrisinden dolayı ışık vermektedirler. Yüksek eneıji-bant aralığına sâhip olan gömlek bölgeleri, küçük enerji-bant aralığına sâhip olan aktif bölgeyi kuşatır. Optik alan ve taşıyıcıların fonksiyonlarının belirlenmesi açısından bir çok malzeme yapılan geliştirilmiştir. Tabakaların malzeme kompozisyonlarının özel olarak seçilmesinin amacı şudur: Optik alan 2a kalınlıklı merkezî bölgenin bir başından bir başına yayıldığında, elektron ve delikler, sâdece bu 2a kalınlıklı ve büyük kırılma indisli aktif bölge içinde bir araya gelirler. Tipik lyr kuantum çukurunda 2a kalınlığı küçüldükçe malzeme özellikleri hızla değişir. Yâni, 2a kalınlığı küçülürse eşik akımı daha da küçülür. Aynı hacim içine mümkün olduğu kadar birbirine yakın olarak hapsedilebilen optik alan ve yüklü taşıyıcıların hapsedilmeleri ve taşıyıcıların yatay olarak ve aynı zamanda düşey olarak hapsedilme zorunluluğu yüksek bir verimi sağlar. Böylece, aktif bölgede sönümsüz sinüzoidal ve sürekli bir alanın oluşmasına karşılık, aktif bölgeyi kuşatan geniş bantlı yarıiletken gömlek bölgesi içinde sönümlü alanlar oluşur. Yaniletken planar çift farklı yapılı lazerlerin ve dikdörtgen kesitli kuantum çukurlarının işlem fonksiyonlar, yapıldığı malzemeden kuvvetle etkilenirler. Gömlek bölgelerinin kırılma indisleri, ortada bulunan aktif bölgenin kırılma indisinden küçük olduğu için, optik dalga (ışık) tam yansıma ile aktif bölgede hapsedilir. Işığın aktif bölgede hapsedilmesi için dalga kılavuzunun kontrol edilmesiyle, elektron ve delikler, büyük bir kuvvetle tekrar tekrar birleşirler. Aktif bölgede, böylece, optik elektromanyetik alanla yük taşıyıcılar arasında enerji geçişi (alış-verişi) meydana gelir. Bu sebepten, aktif ’ Temiz, M., 'The Effects of The Constructions on t e P"'a confinement Factor of the Propagation Constants of Optical Fields in the Temiz, M., “Impacts on the Contmeme ^ ^ ^ 989-1006, 2002. Some Semiconductor Devices , Las ) Prentjce-Hall, Ney Jersey, 1989. ’ Dergisi’Sayı 192'193’ ?ubat-Mart 2010-’ j^UİÎ9^9,I^wT^^ron/cs', (London: Prentice Hall International Limited). 1 PnrrnHJWhi'teaway, J. And Plumb, D., 1998, Distributed feedback semiconductor lasers, (London: U.K.).bölge optik güçlerde değişimleri içeren elektronik etkileşim için bir kararlı platform meydana getirir . Bu kitapta her ne kadar yarıiletken basamak kırılma indisli asimetrik/simetrik tekli dalga kılavuzu ya da yarıiletken basamak kırılma indisli asimetrik/simetrik tekli kuantum çukurları söz konusu olsa bile, bu çalışmalar daha özel anlamda yaniletken lazerler ve/ve yâ planar dalga kılavuzlan için de geçerlidir. Bu cihazlann önemli parametreleri, hapsedicilik faktörü, normalize frekans ve normalize yayılım sâbitidir. Aktif bölgedeki taşıyıcılann kontrolü büyük bir önem arz eder. Yaniletken lazer davranışlannm anlaşılması açısından hapsedicilik faktörü anlamlı bir parametreyi meydana getirir. Bu büyüklük, lazerin aktif bölgesi içindeki taşıyıcı etkilerini karakterize etmektedir. Yaniletken lazerler ve/veyâ planar dalga kılavuzlan ya da yaniletken basamak kınlma indisli tekli asimetrik/simetrik dalga kılavuzlan veya benzer tip kuantum çukurlan tasanmı için gerek çift fonksiyonlu, gerekse tek fonksiyonlu alanlarda hapsedicilik faktörünün ve enformasyonla doğrudan doğruya modüle edilebilme özelliğine sâhip, diyot lazerler9 gibi, yaniletken dalga kılavuzlannın haberleşmedeki önemleri büyüktür10. Yaniletken diyotlardaki taşıyıcılara âit eneıji davranışlan, bant aralığı mühendisliğinde (band gap engineering) yeni cihaz tasanmlan için önceden bilinmelidirler11,12. Dünyâda kuantum çukurlu lazerlerin fabrikasyonu için bir çok çalışmalar yapılmakta ve eşik akımını küçültme gayretleri, dâimâ gündemini canlı tutmaktadır. Hapsedicilik faktörü, diyot lazerleri gibi, lazerlerin modellenmesinde önemli ve özel bir parametredir. Onun önemi, optik güç seviyelerinin geniş bir sahâsı içinde değişmeden kalan hapsedicilik faktörünün değeri açısından ileri gelmektedir. Hapsedicilik faktörünün kullanılmasına ilişkin faydalı frekans bölgesi içinde onun değeri hemen hemen sâbit tutulur. Bu büyüklük, yarıiletken lazerler ve/veyâ optik dalga kılavuzlan ve dikdörtgen kesitli kuantum çukurlannın tasanmında kullanılan malzemeye çok bağlıdır ve aynca lazerler ve/veyâ basamak kınlma indisli optik dalga kılavuzlan ve dikdörtgen kesitli kuantum çukurlan gibi yaniletken cihazlarda kazanca etki eder13. Bu sebeplerden dolayı, bu kitap, adı geçen ön hesaplamalarda bir boşluğu dolduracaktır. Yaniletken bir lazer bir ışık kaynağıdır, fiber optik haberleşmede kompakt disk çalıcı, tarayıcı ve lazer göstergeleri gibi uygulamalann temel elemanlanndan bir tânesini meydana getirir. Kuantum çukurlu lazerlerin çalışma prensibi, yukanda bahsedildiği gibi, taşıyıcılann kuantum çukurlanna hapsedilmelerine bağlıdır. Bu yüzdendir ki, günümüzde hemen hemen herkeste kuantum çukuruna sâhip olan bir nano yapılı bir cihaz bulunur. Her CD çalıcısının kalbinde elektronlar tarafından üretilen lazer ışığına dayalı hassas olarak yapılmış bir kristal yapı vardır. Bilim adamlan, hassas kuantum çukurlu malzemeleri ve süper hızlı tranzistör cihazlannın bâzılannı üretmek üzere, böyle kristallerin ileri 8 Carroll, J. Whiteaway, J. And Plumb, D., 1998, Distributed feedback semiconductor lasers, (London: U.K.). 9 Holonyak, N. and Bevacqua, S. F., 1962, Coherent visible light emission from GaAsP junctions, Appl. Phys. Lett, 1, p 82-84. 10 Clarricoats, P. J. B., 1980, Progress in optical communications (ed) IEEE reprint series 3 (Peter Peregnnus, UK,). 11 Namura, Y., Shinozaki, K„ Asakawa. K. and et al. 1986, GaAs/AlGaAs distributed feedback structure with multiquantum well for surface-emitting laser, J. Appl- Phys. Volume 60 p 874. 12 Sasai. Y., Hase, N., Ogura, M. and et al., 1986, Fabrication and lasing characteristics of 1.3 pm InGaAs P mulliquantum-well lasers J. Appl. Phys. 59 p 28. 13 Botez, D., 1978, IEEE J. Quantum Electron, QE-14 p 230-232. Versiyonlannı bulmaya çalışmaktadırlar. Çoğu yaniletken lazerler, kuantum çukurlan gibi, nano yapılar içerirler. Elektron ve deliklerin zorlanmış birleşimleri sonunda foton eneıjisi elde etmek için yaniletken lazerler, p-n jonksiyonunu kullanırlar. Lazerin çalışması için iletim ve valans bantlanndaki elektron konsantrasyonu, 1018/cm3 civânnda olur. Tekli farklı yapılı (a single heterostructure) malzeme içinde meydana getirilmiş geleneksel bir p-n jonksiyonunda bu yoğunluğun elde edilmesine ana engel teşkil edecek bir durum vardır ki, bu durum taşıyıcılan jonksiyondan hızlı bir şekilde dışan diffüze eder. Bu diffüzyonu karşılamak için, diyotun daha büyük bir akımla beslenmesi gerekir. Bu da verimi düşürür. Bundan dolayı, difüzyon kaçağını küçültmek için çift farklı jonksiyonlu yapılar kullanılır1415. Bugün malzeme temininde kullanılan üç farklı yaklaşım vardır. Bunlar, VPE (Vapour Phase Epitaxy), MBE (Molecular Beam Epitaxy), II (Ion Implantation) teknikleridirler. Değişik kınlma indisleri oluşumu için, MBE tekniği kullanılarak yapılan tabaka büyümesiyle, bilhassâ son yıllarda kullanılan metal-organik-kimyasal çöktürme (Metal-Organic-Chemical-Vapor Deposition-MOVD) vasıtasıyla, çok ince yaniletken film katmanlann elde edilmesi mümkün olmaktadır. Angiström boyutundaki “doping” ve çöktürmenin üstün bir kontrolüyle yeni fizik ve yeni cihaz îmâlâtı mümkün olabilmektedir. Bu iki farklı yaniletken malzemeye dayalı tekli farklı jonksiyonlar ve çoklu farklı jonksiyonlar şimdi dünyâda bir çok laboratuvarda rutin olarak yapılmaktadırlar. İlk yaniletken lazerler, galyum arsenik (GaAs) veyâ galyum fosfor arsenik (GaPxAsı_x) kristalinden16 meydana getirilmiş p-n jonksiyonu ile yapılmıştır. Burada x, yukanda da bahsedildiği gibi, galyum arsenik malzemesinde arsenik ile yer değiştiren fosfor oranını göstermektedir. Böyle homojonksiyon lazerler, oda sıcaklığında devamlı olarak çalışamazlar. Bu onlann ana noksanlandır. Sürücü (besleme) akımını küçültmek için taşıyıcı ve optik alanın her ikisinin birden hapsedilmesi gerekir. Bu, farklı yapılı jonksiyonlann kullanılmasıyla başanlır. Nitekim, bir müddet sonra tekli-farklı yapılı lazer yapılmıştır17. Daha sonra çift-farklı jonksiyonlu lazerler ve kuantum çukurlu lazerlere geçilmiştir18 Kitapta bu sebepten, yaniletken lazer ve/veyâ planar dalga kılavuzlan, dikdörtgen kesitli kuantum çukurlan gibi, yaniletken cihazlann aktif bölgelerinden kaçan kaçak elektron ve delik gibi taşıyıcılara ilişkin hapsedicilik faktörünün önemi ve çift ve tek fonksiyonlu alanlara âit normalize yayılım sâbitleri cinsinden hapsedicilik faktörlerinin ifâdeleri ve bunlara ilâveten yaniletken lazer ve/veyâ planar dalga kılavuzlan ve dikdörtgen kesitli kuantum çukurlannda taşıyıcılan kontrol etmek için hapsedicilik faktörünün rolünü anlatmaya yardımcı olan bâzı parametreler tanımlanmış ve incelenmiştir. Bunun için yarıiletken lazer ve/veyâ planar dalga kılavuzlan ve dikdörtgen kesitli kuantum çukurlanndaki sınır şartlanna göre, çift ve tek fonksiyonlu alanlara âit 14 Verdeyen J T 1989, Laser Electronics, (London: Prentice Hali International Limited). 15 Temiz, M., Yaniletken Lazerlerin Gelişiminde Akım Yoğunluğunun Önem ve Seyri, Anadolu Üniversitesi, Bilim ve Teknoloji Dergisi, Cilt 3, Sayı 2, 211-218 (2002 • • , ^ . D . 16 Holonyak, N. and Bevacqua, S. F., 1962, Coherent visible light emission from GaAsP junctions, Appl. ^Hayashi, V. ,*and" Pan i sh, M. B., 1970, GaAs GaxAl,-xAs heterojunctions injection lasers which exhibit low threshold room temperature operation J. Appl. Phys. 41, P1^0'163,. 18 Alferov Z H I Andreev V. M., Garbuzov, D. Z., and et al. 1971, Investigation of the influence of the AlAs-GaAs heterostructure parameters on the laser threshold current and the realisation of the continuous emission at room temperature Sov. Phys. Semicond 4 pi573-1576. Maxwell denklemleri çözülmüş, aktif bölgelerin normalize yayılım sâbitleri ve gömlek bölgelerinin incelenmesi, daha sonra da bunlar arasındaki ilişkiler, kullanılan yaniletken malzemenin parametreleri ele alınmıştır. Böylece, normalize yayılım sabiti, kullanılan yaniletken malzemenin parametreleri ve normalize frekans cinsinden elde edilmiştir. Daha sonra yaniletken lazer ve/veyâ planar dalga kılavuzlan ve dikdörtgen kesitli kuantum çukurlanna âit çift ve tek fonksiyonlu alanlarda hapsedicilik faktörleri, normalize frekans ve/veyâ normalize yayılım sâbiti cinsinden ele alınarak incelenmiştir19. Yarıiletken Basamak Kırılma İndisli Lazerlerin Fiziği adı verilen bu kitapta yaniletken lazer ve/veyâ planar dalga kılavuzlan, dikdörtgen kesitli kuantum çukurlan gibi yaniletken cihazlann elektromanyetik analizi için Alfa Metodu20'21'2223 adını verdiğim yeni geliştirilmiş bir hesaplama yöntemi sunulmaktadır. Bu metot aynı zamanda fiber optik dalga kılavuzlannın analizi için de geçerlidir. Kitabın I. Bölümü nde dalga kılavuzlan hakkında genel bir bilgi verilmiştir. II. Bölüm, yaniletken basamak-kınlma indisli dalga kılavuzlannda yük taşıyıcılannın tuzaklanmalanna aynlmış, III. Böliim'do, dalga kılavuzlannın yapıldığı galyum arsenit tabanlı fiber glas ve lazerlerde kılavuzlanmış elektromanyetik alan modlan ve sınır şartlan incelenmiştir. Yük taşıyıcılannın eneıji seviyelerinin incelenmesi IV. Bölüm'de yapılmıştır. Alan fonksiyonlannm özelliklerinin incelenmesi ise, V. Bölüm'e, bırakılmıştır. VI. Bölüm'ât eneıji ve parametrik koordinatlar incelenmiş, güç oranlannm incelenmesi VII. Bölüm'de yapılmıştır. Basamak kınlma-indisli tekli lazerler ve kazanca, VIII. Bölüm'de yer verilmiştir. IX. Böliim, TM modu ve asimetrik kuantum çukuru’na aynlmış olup simetrik yaniletken basamak kınlma indisli tekli dalga kılavuzunda kayıp ve yansıma X. Bölüm'de, incelenmiştir. Normalize propagasyon sâbiti ve hapsedicilik faktörü’nün incelenmesi XI. Böliim'de ele alınmıştır. XII: Bölüm ’de, aktif ve reaktif güçlerin incelenmesi bulunmaktadır. Uygulama örnekleri XIII. Böliim'de yer almaktadır. Kitabın, adı geçen bu konularda araştırma yapmak isteyen yüksek lisans ve doktora öğrencilerine bilimsel düşünme kapasitelerini ilerletme yönünde faydalı olacağını düşünüyorum. Kitabın yaklaşık %90’nı, özgün (orijinal) araştırma sonuçlarından, sonuçların çözümlü açıklamalarından meydana gelmiştir. Ayrıca bilgi birikimini artırmak ve tamamlamak için faydalanılan ve özgün olmayan kavram ve formüllerin kaynak gösterilerek açıklamaları yapılmıştır. Kitapta kullanılarak literatüre kazandırılan notasyonlar da özgündür. 19 Mustafa TEMİZ, Mehmet ÜNAL, An Analysis for Losses and Confinement Factors for the Regions of a Semiconductor Single Asymmetric Step- Index Laser in Terms of Normalized Propagation Constants for Even and Odd Fields, Gazi University Journal of Science GU J Sci 23(2): 171-176,2010. 20 Temiz, M., Karakılınç, Ö.Ö. and Ünal, M., “A Novel Theoretical Procedure to Detemine Absorption and Gain Coefficients in a Symmetric Single Step-Index Quantum Well Laser", Turkish Journal of Electrical Engineering and Computer Sciences (ELEKTRİK), Vol.16, No. 1,2008. 21 Temiz, M., and Karakılınç, Ö.Ö., A Novel Procedure and the Parameters for Design of Symmetric Quantum Wells in Terms of Normalized Propagation Constant as a Model a in the Single Mode, Journal of Aeronautics and Space Technologies, Volume:!, Number:2, July 2003. 22 15. M. Temiz, Ö. Ö. Karakılınç, M. Ünal, An efficient analysis for bbsorption and gain coefficient in single step-index wave guides by using the alpha method, Pamukkale University Engineering Collage Journal of Engineering Sciences, Volume 14, Number 2, 2008. 23 Temiz, M., Ünal, M., "The analysis of a semiconductor single asymmetric and symmetric step-index laser for even and odd fields by Alpha Method", Turk J Elec Eng ; Comp Sci, Vol.18, No.4, 2010, T UBITAK doi:10.3906/elk-0811-6. Literatürde yeni sayılan Yaniletken Basamak Kınlma İndisli Lazerlerin Fiziği adlı bu eserin, dalga kılavuzlannın incelenmesine ve tasarımına önemli bir katkı sağlayacağı inancındayım. Prof. Dr. Mustafa TEMİZ Denizli, 201

    Anbetname: Yahut Mustafa Kara’nın Doğduğu Yere Dair…

    No full text
    Mustafa Kara Kitabı / Editors:İsmail Kara, Abdurrezzak Tek, Betül Kara -- Dergâh Yayınları -- ISBN 978-625-6839-98-4 -- 2024.Belki hâlâ o besteler çalınır Gemiler geçmeyen bir ummanda … Çayırın gülmesi/gülümsemesi nedir bilir misiniz? Annem gözelerden suları verilmiş eğimli otluklara, ışıldayan damlalara karşı yakadan veya yandan bakıp “çayir culeyi” der, otların iki üç merhale sonraki gümrah ve yemyeşil halini görür gibi keyiflenirdi1 . Tabiatla haşir neşir olmanın zevk ve bereketlerinden sadece biridir bu… Yağmurun çokça yağdığı bir memlekette sulu çayır-kuru çayır ayırımı olur mu demeyin. Arklarla (mahalli dilde harkla) sulanmayan otluk çayırlarda ot (çimen) hem kısa ve seyrek hem de az olur. Çünkü dipleri kabarmaz ve güçlenmez. Bu sebeple kuru çayırda yüksek ve sapı kalın olanlar (karanes, pamboğoti meselâ) başta olmak üzere her ot yetişmez. Hayvanlar ve geçimleri büyük ölçüde onlara, süt ürünlerine (sut kısmine) bağlı olan ev halkı kışı nasıl geçirip bahara erişecek?! Mart ayında küçük derelerin, ırmakların bile suyu bol olur. Dağlardan, tepelerden kar suyu iner, ırmaklar, dereler giderek gürleşip çağıldar, taşıdığı toz toprak ve tabiî gübre yerine geçen kuru yaprak oranı artar. Soğuk ve berraktır… Yüksek yerlerin kuzey kısımlarında ve sık, gümrah ormanların yapraklarla, çalı çırpı ile örtülü alt kısımlarında hâlâ kar parçaları vardır. Onlar bir müddet daha dereleri, ırmakları serin ve bereketli sularıyla besleyecektir. Bir de kuzey ve kuytu yerlerde buz kesip iyice sertleşen kar adacıkları olur… Derelerin güneş görmez derin kısımlarında bazen köprü vazifesi bile görürler. Bunlara mahalli tabirle zam denir ve derelerin üstünde olanlar aynı zamanda geçerken çökme tehlikesi taşır. Dikkat ister. Rahmetli annem Anbet deresinde, hamile olan genç bir kadının, Hala Çıngana’nın gelininin (babamın teyzesinin torunu oluyor) sırtındaki yaş ve ağır karamiş (taze inek yiyeceği olarak dağlık yerlerden yapılan bir tür yabani taflan yaprağı) yüküyle zama düştüğünü ve çıkamayarak orada derenin, suyun içinde boğularak vefat ettiğini anla tırdı…. Haber vermişler, dedem gitmiş çıkarmış onu. Mart ayı sulu çayırı olanlar için hark açma zamanıdır. Çoğunlukla erkeklerin yaptığı bir iştir bu. Kazma, kürek, vara (büyük çekiç)… omuzda erkenden yola çıkılır ve bir, birbuçuk saatlik mesafedeki çayıra, harkın başına, derenin, ırmağın ağızına varılır. Su soğuktur ama temiz ve boldur. Karın-kışın ve bollaşan suyun sürükleyip getirdikleri harkın başını bozmuş, suyu harka doğru çeviren taşları yerinden etmiş, duvarımsı yerleri yıkmıştır. Harkın içi de toprakla, çalıçırpı ile, kuru yapraklarla dolmuş, birbuçuk-iki metre aralıklı ve suyu harktan çayıra dağıtan gözeler tıkanmıştır. İlk iş olarak dere ağzından suyu tekrar harka bağlamak için irili ufaklı taşları düzmek, duvarımsı kısımları yapmak, suyun sızarak akıp gitmemesi için taşların arasını sert toprakla, ot dipleri/kökleriyle (poççalarla), geniş ve sert yapraklarla doldurmak lazım. Bir değirmen çevirecek kadar su bazen 150-200 metre uzunluğundaki harka girdi mi onu takip etmek yeter; hem ağzı geniş kazma (çağan kazması) ile onun önünü açacak hem de soğuğa aldırmadan ellerinizi de kullanarak onlarca gözeye bir bir paylaştıracaksınız… Hayli eğilimli arazide gözelerden henüz yeni yeni yeşillenmeye başlayan ot köklerinin (kulçılerin) diplerine doğru yürüyen su ve damlalar güneşin altında gümüşi ışıltılar sa çarak akmaya, damlamaya başlamıştır. Karşıdan yahut yan taraftan bakan için çayırın gülmesi işte tam da budur

    Concept of sustainability and sustainable production strategies for business practices

    No full text
    Son yıllarda dünyada yaşanan iklimsel ve çevreyle ilgili değişimlerin etkileri ve nedenleri birçok kavramla birlikte sürdürülebilirlik kavramının da görünürlüğünü arttırmıştır. Sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi konusu farklı bilim dalları kapsamında birçok boyutuyla ele alınmaktadır. Uygulama açısından işletme faaliyetleri içinde, özellikle üretim süreçlerinin yönetilmesinde mevcut teori ve yaklaşımların bir çatı altında toplanıp irdelenmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu sebeple bu çalışmada önce sürdürülebilirlik kavramı çeşitli boyutlarıyla ele alınmış; ekonomi bilimi içerisinde kalkınma boyutu incelenmiş ve ardından sürdürülebilirliğin değerlemesi konusu incelenmiştir. Daha sonra sürdürülebilirliğin üretim faaliyetleri açısından ne ifade ettiği ayrıntılı olarak irdelenmiş ve işletmeler açısından üretimin sürdürülebilir kılınması için kullanılan güncel stratejiler belirlenip beş ana yaklaşım çatısı altında sınıflandırılarak incelenmiştir. Bunlar sırasıyla doğa kapitalizmi yaklaşımı, çevre odaklı stratejiler, temiz üretim yaklaşımı, yeşil üretim yaklaşımı ile yalın ve yeşil yaklaşımıdır. Temel sorun, bu yaklaşımların nasıl uygulanacağı ve işletme bünyesi tarafından nasıl kabul edileceğidir. Bu sorun dikkate alındığında ve modern üretim yönetimi yaklaşımlarına uygulamada yön veren en yaygın anlayışın da yalın düşünce ürünü olması göz önüne alındığında, bu çalışmada ele alınan sürdürülebilir üretim stratejileri arasında yalın ve yeşil yaklaşımı öne çıkmaktadır.The developments experienced recently related to climate and environmental changes have increased the visibility of sustainability as a concept. Different dimensions of sustainability achievement have been the topic of different disciplines. In terms of its application in business activities, especially in production process management, there has been a crucial need for a systematical organization of existing theories and approaches. For this purpose, in this study, the concept of sustainability is analyzed with regard to its various aspects; its developmental dimension is investigated within the field of economics; and the its valuation and reporting is examined. Then, the meaning of sustainability for production activities is discussed in detail and strategies used in achieving sustainability in production are presented and categorized under five approaches. These five approaches are analyzed under the titles of nature capitalism, environmentally conscious strategies, clean production approach, green production approach and lean and green approach. The main problem, however, remains to be how these approaches and strategies are going to be received and applied by business organizations. Taking this real-life problem into account and considering that lean thinking has been the most common guiding principle of modern production management; lean and green approach appears to be the most prominent among the sustainable production strategies discussed in this study

    Synthesis, structure elucidation, microbiological activity and quantitative structure-activity relationshipsstudies of novel 2-(p-Substitutedbenzyl)-5-(2-Substitutedacetamido)benzoxazole derivatives

    No full text
    In this study, 20 original benzoxazole derivatives were synthesized, additionally, throughout these synthesis processes 6 intermediate compounds, as well, were synthesized for the first time. Benzoxazole rings were synthesized by condensing of 2,4-diaminophenol dihydrochloride and appropriate acids in polyphoshoric acid. By reacting the products with chloroacetylchloride, amide derivatives were obtained. Finally, the amide derivates were treated with morpholine, piperidine, Nmethylpiperazine, N-phenylpiperazine and 2(p-substitutedbenzyl)-5-(2- substitutedacetamido)benzoxazoles were obtained. The purity of the compounds was controlled by TLC, their structures were elucidated by 1H-NMR, MASS, IR, elemental analysis methods and the melting points were determined. The in vitro antimicrobial activitiy of the compounds was assayed for antibacterial activity against Klebsiella pneumoniae, Klebsiella pneumoniae isolate (has extended spectrum beta lactamase -ESBL- enzyme), Pseudomonas aeruginosa, Pseudomonas aeruginosa isolate (resistant to gentamicin), Escherichia coli, Escherichia coli isolate (has extended spectrum beta lactamase -ESBL- enzyme), Bacillus subtilis, Bacillus subtilis isolate (resistant to ceftriaxon), Staphylococcus aureus, Staphylococcus aureus isolate (resistant to meticilline -MRSA-); the antifungal activity was evaluated against Candida albicans, Candida albicans isolate (biofilm positive) and Candida krusei. The antimicrobial activity was observed as the Minimum Inhibitory Concentration (MIC) values and the MIC values of all the derivatives were compared with control drugs; ampicillin trihydrate, rifampicin, gentamicin sulfate, ofloxacin, amphotericin B, fluconazole. The Quantitative Structure-Activity Relationships study was applied to 2(psubstitutedbenzyl)- 5-(2-substitutedacetamido)benzoxazoles and benzoxazole derivatives synthesized by Temiz-Arpacı et al. (2005a) against Staphylococcus aureus (MRSA) using Hansch analysis. It was revealed that at the 2nd position of benzoxazole ring, attaching 2-substitutedphenyl in stead of 2-substitutedbenzyl moiety increases the activity as well as substituting the acetamido function, which is at the 5th position of the benzoxazole ring, with piperazine and N-methylpiperazine groups.Bu çalışmada 20 tanesi sonuç ürün olmak üzere orijinal benzoksazol türevi bileşikler sentezlenmiş, ayrıca 6 tane ara basamak ürün de ilk defa bu çalışma ile elde edilmiştir. Benzoksazol türevi bileşikleri sentezlemek amacıyla önce 2,4-diaminofenol dihidroklorür, uygun fenilasetik asitler ile PPA eşliğinde reaksiyona sokulmuş, ardından ürünler kloroasetilklorür ile muamele edilerek amidifikasyon işlemi gerçekleştirilmiştir. Son olarak elde edilen amidler morfolin, piperidin, Nmetilpiperazin, N-fenilpiperazin ile reaksiyona sokulmuş ve 2-(p-sübstitüe benzil)-5-(2-sübstitüeasetamido)benzoksazol türevleri elde edilmiştir. Sentezlenen bileşiklerin saflıkları İnce Tabaka Kromatografisi ile kontrol edildikten sonra 1H-NMR, MASS, IR spektral analizleri ve elementel analiz yöntemleri ile yapıları aydınlatılmış ve erime noktaları tayin edilmiştir. Bileşiklerin in vitro antibakteriyel etkinlikleri Klebsiella pneumoniae, Klebsiella pneumoniae izolat (geniş spektrumlu beta laktamaz enzimi -GSBL- içerir), Pseudomonas aeruginosa, Pseudomonas aeruginosa izolat (gentamisine dirençli), Escherichia coli, Escherichia coli izolat (geniş spektrumlu beta laktamaz enzimi -GSBL- içerir), Bacillus subtilis, Bacillus subtilis izolat (seftriaksona dirençli), Staphylococcus aureus, Staphylococcus aureus izolat (metisiline dirençli -MRSA-) bakterilerine karşı; antifungal etkinlikleri ise Candida albicans, Candida albicans izolat (biofilm pozitif) ve Candida krusei mantarlarına karşı incelenmiş, antimikrobiyal etkileri Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu (MİK) değerleri şeklinde saptanmıştır. Antimikrobiyal etkinlikleri karşılaştırmak amacıyla ampisilin trihidrat, rifampisin, gentamisin sülfat, ofloksazin, amfoterisin B, flukonazol referans ilaç olarak kullanılmıştır. Sentezlenen bileşiklere Temiz-Arpacı ve ark. (2005a) tarafından sentezlenmiş 2-(p-sübstitüebenzil)-5-(2-sübstitüeasetamido)benzoksazol türevi bileşikler de dahil edilerek Staphylococcus aureus'a (MRSA) karşı Hansch analiz yöntemi kullanmak suretiyle kantitatif yapı-etki ilişkileri (QSAR) çözümleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda Staphylococcus aureus'a (MRSA) karşı benzoksazol halkasının 2. konumunda p-sübstitüebenzil grubu yerine p-sübstitüefenil yapısının bağlı olmasının ve 5. konumdaki asetamido fonksiyonunda piperazin ve Nmetilpiperazin gruplarının yer almasının aktiviteyi arttırdığı bulunmuştur

    Acute mesenteric ıschemia : Clinical experience

    No full text
    AMAÇ: Akut mezenterik iskemi (AMİ) erken tanı ve tedavi gerektiren hayatı tehdit edici bir vasküler acildir.Günümüzde hala yüksek mortalite ve morbidite ile seyretmekte olan bu hastalığın önlenmesi erken klinik şüphe ve zamanında müdahaleye bağlıdır. Bu çalışmada Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi kliniğinde Ocak 2004- Aralık 2008 tarihleri arasında mezenter iskemi tanısıyla takip edilip opere edilen olgularımızın özelliklerini analiz etmeyi amaçladık. GEREÇ-YÖNTEM: Operasyonda AMİ tanısı konulan olgular retrospektif olarak değerlendirildi. Preoperatif, operatif ve postoperatif bulgular SPSS 16.0 programına yüklenerek istatistiki olarak incelendi. BULGULAR: Değerlendirmeye 18 olgu alındı. Yaş ortalaması 69 idi. En sık Kalp hastalıkları ve Hipertansiyon olmak üzere bütün hastalarda ek morbidite mevcuttu. Lökositoz, Hiperglisemi, Hiperamilazemi, Hipoalbüminemi ve kreatinin yüksekliği saptandı. 16 hastada Superior mezenter vasküler nekroz, 1 hastada İnferior mezenter vasküler nekroz ve 1 olguda nonoklüzif mezenter iskemi saptandı. 13 olguya segmenter rezeksiyon uygulanırken, İnferior Mezenter arter embolisi saptanan hasta abdominoperineal rezeksiyon uygulandı. 2 olguya düodenotransversostomi, 2 olguya sadece eksplorasyon uygulandı. 4 olguya tekrar iskemi gelişmesi, 1 olguda insizyonel evisserasyon nedeniyle reoperasyon uygulandı. Toplam 7 olgu postop multiorgan yetmezliğinden ve 2 olgu kardiyak patoloji nedeniyle eksitus olmuştur. SONUÇ: Mezenter iskemi erken tanının çok önemli olduğu halen yüksek mortalite oranları taşıyan, özellikle kardiyak patolojisi olan karın ağrılı hastalarda ayırıcı tanıda mutlaka düşünülmesi gerekli bir hastalıktır.Backgound: Acute mesenteric ischemia (AMI) is a life threatening vasculer emergency which requires prompt diagnosis and treatment. The prevetion of this cause of high mortality and morbidity depends on early clinical suspicion end timely intervention. In the present study we aimed to analyze the acute mesenteric ischemia cases treated in Mustafa Kemal University Department of General Surgery between January 2004 &amp;#8211; December 2008. Material/ METHODS: The clinic records of all the patients who underwent surgical treatment for AMI between January 1, 2004, and December 2008, were retrospectively reviewed. The data from operative records, postoperative complications, mortality, and hospital stay were recorded. RESULTS: The study group included 18 patients. Mean age was 69. There was a comorbidity in all patients and cardiac disease and hypertension were the most common ones. The most common laboratory abnormalities were leukocytosis, hypoalbuminemia, hyperamylasemia. There was superiory vasculary necrosis in 16 patients, inferior vasculary necrosis in one patient.One patient had nonocclusive mesenteric ischemia. Segmentery resection was performed to 13 patients. Abdominoperineal resection was performed to the patient with inferior mesenter artery occlusion. We performed duodenotransversostomy on two patients and only laparotomy on two patients. Reoperation was required in 5 patients. Causes of death was multiorgan insufficiency in 7 cases, cardiac death in 2 cases.One patient died due to short intestine syndrome. CONCLUSION: Acute mesenteric ischemia is highly mortal emergency which should always be suspected in elderly patients with cardiac disease suffering from abdominal pain

    Colorectal Cancer Prediction via Applying Recursive Cluster Elimination With Intra-Cluster Feature Elimination on Metagenomic Pathway Data

    No full text
    Temiz, Mustafa/0000-0002-2839-1424; Bakir-Gungor, Burcu/0000-0002-2272-6270; Yousef, Malik/0000-0001-8780-6303Advances in next-generation sequencing and in "-omics" technologies enable the characterization of the human gut microbiome. Colorectal cancer (CRC), the third most common cancer worldwide, is caused by genetic mutations, environmental influences, and abnormalities in the gut microbiota. The aim of this study is to identify pathways that influence host metabolism in CRC patients. The CRC-related metagenomic dataset used in this study contains the relative abundance values of 551 pathways calculated for 1262 samples. Here, two different approaches based on the feature grouping reduce the number of features by considering relevant features as groups, eliminate irrelevant features, and perform classification. The recursive cluster elimination with intra-cluster feature elimination (RCE-IFE) approach achieves anAUCof 0.72 using an average of 66.2 features on CRC-associated metagenomics dataset. In these experiments, P163-PWY: L-lysine fermentation to acetate and butanoate and PWY-6151: S-adenosyl-L-methionine cycle I pathways are identified as potential biomarkers associated with CRC. These experiments also reduce the number of features reported by both approaches in P163-PWY: L-lysine fermentation to acetate and butanoate and PWY-6151: Sadenosyl-L-methionine cycle I pathways reported by both approaches are considered possible CRC-related biomarkers. This study contributes to the molecular diagnosis and treatment of colorectal cancer by revealing the pathways associated with CRC. Our results are promising for the study of the gut microbiota and its role in CRC
    corecore