1,721,221 research outputs found
Renkle Gelen Üslup: Âşık Derdiçok’un Şiirlerinde Renk Kullanımı
Prof. Dr. Mustafa Arslan Armağanı / Editörler:Prof. Dr. Adem ÖGER, Doç.Dr. Mehmet Surur ÇELEPİ -- PA Paradigma Akademi Yayınları -- ISBN:978-625-6579-73-6 -- Ekim 2023.Ortaya çıkışı ve gelişim sürecini belirlemenin bir hayli güç olduğu âşık edebiyatı
için 15. yüzyıl hazırlık, 16. yüzyıl başlangıç, 17. yüzyıl ise gelişme ve olgunlaşma
dönemi olarak kabul edilebilir. 18. yüzyıl ise, âşık tarzından uzaklaşmanın yaşandığı
ve bunu takiben çok güçlü temsilcilerin yetişemediği 19. ve 20. yüzyılları
beraberinde getirmektedir. Âşık edebiyatının tarihsel seyrini bu şekilde özetlemek
mümkün olsa bile 19. ve 20. yüzyıllarda da bu tarzın önemli temsilcilerinin
yetiştiğini söylemek gerekir (Oğuz vd. 2008, s. 235-252).
Âşık edebiyatının 20. yüzyıl temsilcilerinden biri Âşık Derdiçok’tur. Asıl adı Ömer
Lütfi olan âşık, 1874 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinin Kızılcaoba
mahallesinde dünyaya gelmiştir. Babası Elbistan’ın Balıkçıl köyünde yıllarca
imamlık yapmış, Hafız Tıfıloğullarından Hafız Mehmet Efendi’dir. Annesi ise
Hatun Hanım’dır. Kalabalık bir ailede dünyaya gelen Ömer Lütfi, on iki kardeşten
hayatta kalan tek çocuktur. Kadirî tarikatı mensubu olan Hafız Mehmet, küçük yaşta
annesini kaybeden oğlu Ömer Lütfi’yi kendisi gibi bir din adamı olarak yetiştirmek
ister. Bunun üzerine Lütfi, babasının yanında hafızlığa başlar ve Kur’an’ın yirmi
dokuz cüzünü ezberler. Çevrenin tabiat ve ekonomik şartları yüzünden ileri bir
öğrenim göremeyen âşık, on üç yaşına kadar bizzat babasından ders alır. Lâkin baba
mesleğine ısınamadığı için deyiş söylemeyi ve saz çalmayı bırakamaz. Sesi güzel
olan ve Kur’an okumayı çok seven Ömer Lütfi’yi babası bütün dinî toplantılara
götürür. Özellikle Kadirî tarikatına mensup din adamlarının toplanıp zikir çektikleri,
Afşin’in Eminli köyünde bulunan Eshab-ı Kehf’e gittiklerinde âşık da mutlaka
yanlarında bulunur. Rivayete göre; Eshab-ı Kehf’e gittikleri bir gün babası Lütfi’yi
Kıtmir taşının bulunduğu yere yatırır. Burası dilek sahipleri hastalar ile dertlilerin
yattıkları ve Yedilerin yardımını bekledikleri bir mağaradır. Ömer Lütfi, burada
yatar ve uyur. Rüyasında Yedilerden Yemlihâ’yı görür. Yemlihâ onun ağzına bir
tulumdan kum darısı döker ve ona: “Oğlum Lütfi! Bundan sonra senin adın
Derdiçok’tur. Dertlerini şiirle söylemek için dilindeki bağı çözdüm. Bu tulumdan şu
darı nasıl akıyorsa, ağzından da deyişler öylece akacaktır.” der. Rüyasından şaşkın
ve korkmuş bir hâlde uyanan âşık, kendine gelince gördüklerini hatırlar. Bunun
üzerine kendini denemek ister ve ilk şiiri ağzından çıkmış olur. Hafızlığı yanında
şairliği ile de bilinen Hafız Mehmet, oğlunun söylediği koşmayı duyunca bu
durumdan hiç hoşlanmaz; çünkü oğlunun kendisi gibi hoca ve âlim bir tarikat ehli
olmasını istemektedir. Fakat Ömer Lütfi, on beş yaşında âşık olmuştur ve gördüğü
her güzel şeye, özellikle kadınlara, şiirler söyler. Babasının âşıklığına karşı çıkması üzerine Elbistan’dan ayrılıp Afşin’e gider. Afşin’in bazı köylerinde imamlık yapar;
ancak bir imamın aynı zamanda saz çalıp deyişler söylemesi hoş karşılanmaz. Bunun
üzerine âşık, imamlığı bırakır ve babasının yanına geri döner. Yirmi üç yaşından
sonra ise tamamen şiirle ilgilenir. Büget köyündeki bir düğünden dönerken zatürreye
yakalanan Âşık Derdiçok, 1937 yılında vefat eder. Öldüğünde Ali, Seher, Fadime ve
Güllüzar adlı dört çocuğu hayattadır. Sonraki dönemlerde Ali dışındaki çocukları da
ölmüş; hayatta kalan tek çocuğu Ali Derdiçok da 2002 yılında vefat etmiştir. Âşık
Derdiçok’un Tanır Kasabası’ndaki kaybolan mezarının bulunması ve bulunduktan
sonra bir anıt mezar olarak yapılmasını gündeme getiren Elbistan’ın Sesi Gazetesi
köşe yazarlarından Arif Bilgin sayesinde âşığın mezarı, 2008 yılında bulunmuş ve
yapımına başlanmıştır. On beş yaşında şiir söylemeye başlayan Derdiçok, buna
ömrünün sonuna kadar icap ettiği sürece devam etmiştir (Taşkın, (?), s. 4; Demir,
1993, s. 11-12; Avcı, 2008, s. 122; Bilgin, 2008).Âşık Derdiçok, genellikle gördüğü güzellikler, güzeller hakkında dörtlükler kaleme
almış; bunun yanı sıra toplumsal eleştiri ve yaşadığı birtakım talihsiz hadiseleri dile
getirdiği şiirler ortaya koymuştur. Şiirlerinde dikkat çeken unsurlardan biri ise
renkleri sıklıkla kullanması; anlam yoğunluğu ortaya koymak için hemen her
şiirinde renklere başvurmuş olmasıdır. Özellikle güzeller için söylediği dörtlüklerde
renkleri güzellik unsuru olarak sıklıkla kullanmıştır
Türkiye'deki tabiat parklarının açık hava sportif rekreasyon aktiviteleri açısından mevcut potansiyellerinin belirlenmesi (Kocaeli Ballıkkayalar vadisi tabiat parkı örneği)
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.SAÜ, Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tez ÖzetiTezin Başlığı: Türkiye' deki Tabiat Parklarının Açık Hava Sportif Rekreasyon AktiviteleriAçısından Mevcut Potansiyellerinin Belirlenmesi (Kocaeli Ballıkayalar Vadisi Tabiat ParkıÖrneği)Tezin Yazarı: Mustafa Arslan BAŞAR Danışman: Yrd. Doç. Dr. Fehmi ÇALIKKabul Tarihi: 20.05.2006 Sayfa Sayısı: XI (Ön Kısım) + 102 (Tez)Anabilimdalı: Beden Eğitimi ve Spor Bilim Dalı: Beden Eğitimi ve Spor ÖğretmenliğiBu çalışma ile, Ballıkayalar Vadisi Tabiat Parkının sahip olduğu doğal kaynak değerleri ilealanın açık hava sportif rekreasyon aktiviteleri açısından potansiyelinin belirlenmesiamaçlanmıştır.Araştırmaya konu olan, Ballıkayalar Vadisi Tabiat Parkı, Marmara Bölgesinde, Kocaeli İli,Gebze İlçesi sınırlarında kalmaktadır. Araştırma alanı 1603 ha olup, tabiat parkını içine alantopografik havza sınırı ile 5324 ha'lık bir alana sahiptir. Topluca Tepesi (280m) ile alanın enyüksek noktasıdır. Vadinin güney girişindeki dere tabanından 50-70 m yükseklikteki yaşlıçıplak ve nispeten düz, erimeden arta kalan kireçtaşı kayalıkları ile kuzeye doğru yaklaşık 1,5km devam eden kanyon boyunca yer alan doğal oluşumlar (mağara, kovuk, küçük inler, devkazanları, küçük çağlayanlar ve bunların önündeki göllenmeler) jeomorfolojik açıdan dikkatedeğer alanlardır.Alanın açık hava sportif rekreasyon potansiyelinin belirlenmesinde Gülez'in geliştirdiği, biryerin orman içi rekreasyon potansiyelinin belirlenmesi yöntemi ile araştırmanın konusunauygun bazı değişiklikler yapılarak ortak bir değerlendirme formu oluşturulmuş ve TabiatParkına uyarlanmıştır. Araştırma alanın incelenmesinde, Sportif Rekreasyon Değeri, PeyzajDeğeri, İklim, Ulaşılabilirlik ve Olumsuz Etkenler değerlendirme kriterleri olarak yer almıştır.Araştırma sonucunda; Ballıkayalar Vadisi Tabiat Parkının sahip olduğu doğal kaynakdeğerleri ile birlikte, orman içi açık hava sportif rekreasyon aktiviteleri açısından % 75'lik birpotansiyele sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Değerlendirmede, Tabiat Parkının sahipolduğu doğal kaynakların sportif amaçlı kullanımının uygunluğuna göre, Kaya Tırmanışı,Doğa Yürüyüşü ve Kampçılık en elverişli açık hava sportif rekreasyon aktiviteleri olarakbelirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Tabiat Parkı, Rekreasyon, Açık Hava Sportif RekreasyonxSakarya University Institute Of Social Sciences Abstract Of Master?s ThesisTitle of the Thesis: To Find The Natural Parks Available Potentials According To OutdoorSportive Recreation Activities.( Kocaeli Ballıkayalar Valley Natural Park Example)Author: Mustafa Arslan BAŞAR Supervisor: Asst. Dr. Fehmi ÇALIKDate: 20.05.2006 Nu.Of pages: XI (pre text) + 102 (main body)Department: Physical Education and Sport Subfield: Physical Education and Sport TeachingThis study, it was aimed to define the Ballıkayalar Valley Natural Park?s natural resourcesvalues and its potential according to the outdoor sportive recreation activities.Ballıkayalar Valley Natural Park is in Gebze-Kocaeli (in Marmara Region).The research area is1603 ha and it has 5324 area including natural park with topographic river-basin area. Thehighest point of the valley is Topluca Hill.(280 m). Old bare and smooth limestone rocks whichare the result of melting at the south entry of the valley and 50-70 m high from river-basin andnatural formantions (cave, cavity, small caves, huge dip, water fall, small lakes) are importantjeomorphologic place.Determining the area as outdoor sportive recreation, potential with the method of any of theplace?s determination of forest recreation (Gülez?s), a common evaluation form was formedaccording to the research subject and it was adapted to the natural park. Evaluating the researcharea, the value of the sportive recreation landscape, climate value, accessibility and negativefactors were placed as evaluating criterias.At the end of the research; with the natural resources of the Ballıkayalar Valley Natural Park, itwas found that it has % 75 potential according to the forest outdoor sportive recreation. At theevalution it was also found that the natural park is appropriate to do, rock climbing, hiking andcamping.Keywords: Nature Park, Recreation, Outdoor Sportive Recreationx
Going Beyond Counting First Authors in Author Co-citation Analysis
The present study examines one of the fundamental aspects of author co-citation analysis (ACA) - the way co-citation
counts are defined. Co-citation counting provides the data on which all subsequent statistical analyses and mappings
are based, and we compare ACA results based on two different types of co-citation counting - the traditional type that
only counts the first one among a cited work's authors on the one hand and a non-traditional type that takes into
account the first 5 authors of a cited work on the other hand. Results indicate that the picture produced through this non-traditional author co-citation counting contains more coherent author groups and is therefore considerably clearer. However, this picture represents fewer specialties in the research field being studied than that produced through the traditional first-author co-citation counting when the same number of top-ranked authors is selected and analyzed. Reasons for these effects are discussed
Variations on the Author
“Variations on the Author” discusses two of Eduardo Coutinho’s recent films (Um Dia na Vida, from 2010, and Últimas Conversas, posthumously released in 2015) and their contribution to the general question of documentary authorship. The director’s filmography is characterized by a consistent yet self-effacing form of authorial self-inscription: Coutinho often features as an interviewer that rather than express opinions propels discourses; an interviewer that is good at listening. This mode of self-inscription characterizes him as an author who is not expressive but who is nonetheless markedly present on the screen. In Um Dia na Vida, however, Coutinho is completely absent form the image, while Últimas Conversas, on the contrary, includes a confessional prologue that moves the director from the margins to the center of his films. This article examines the ways in which these works stand out in the filmography of a director who offers new insights into the notion of cinematic authorship
Appropriate Similarity Measures for Author Cocitation Analysis
We provide a number of new insights into the methodological discussion about author cocitation analysis. We first argue that the use of the Pearson correlation for measuring the similarity between authors’ cocitation profiles is not very satisfactory. We then discuss what kind of similarity measures may be used as an alternative to the Pearson correlation. We consider three similarity measures in particular. One is the well-known cosine. The other two similarity measures have not been used before in the bibliometric literature. Finally, we show by means of an example that our findings have a high practical relevance.information science;Pearson correlation;cosine;similarity measure;author cocitation analysis
Dispelling the Myths Behind First-author Citation Counts
We conducted a full-scale evaluative citation analysis study of scholars in the XML research field to explore just how different from each other author rankings resulting from different citation counting methods actually are, and to demonstrate the capability of emerging data and tools on the Web in supporting more realistic citation counting methods. Our results contest some common arguments for the continued
use of first-author citation counts in the evaluation of scholars, such as high correlations between author rankings by first-author citation counts and other citation
counting methods, and high costs of using more realistic citation counting methods that are not well-supported by the ISI databases. It is argued that increasingly available digital full text research papers make it possible for citation analysis studies to go beyond what the ISI databases have directly supported and to employ more
sophisticated methods
koamabayili/VECTRON-author-checklist: VECTRON author checklist
We have done our best to complete the author checklist relating to the use of animals in the hut study. Note that the objective for the hut study was to evaluate the IRS treatment applications for residual efficacy against Anopheles mosquitoes, including the local An. coluzzii mosquito population. Cows were only used to attract mosquitoes into the huts and no tests were carried out directly on the cows. The author checklist is intended for use with studies where experiments are carried out on animals, which is why we have had such difficulty in completing this for the hut study, as many of the questions do not relate to how the cows were used
Author-wise bibliometric analysis based on entropy.
Author-wise bibliometric analysis based on entropy.</p
- …
