36 research outputs found

    THE PARTİES OF NATİONAL ORDER PARTY (MİLLİ NİZAM PARTİSİ) AND NATİONAL SALVATİON PARTY (MİLLİ SELAMET PARTİSİ) İN THE TURKİSH POLİTİCİAL HİSTORY

    No full text
    Bu çalışmanın amacı Türkiye'de, 1961 Anayasası'yla kurulmuş olan Anayasa Mahkemesi'nin kapattığı ilk siyasi parti olan Milli Nizam Partisi (MNP; 26 Ocak 1970- 20 Mayıs 1971) ile onun devamı niteliğindeki Milli Selamet Partisi'nin (MSP; 11 Ekim 1972- 12 Eylül 1980) siyasi faaliyetlerini ortaya koymaktır. Bu çalışmada bu partilerin programları ve seçim bildirileri değerlendirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Arşiv ve Dokümantasyon Dairesi, Milli Kütüphane ve Türk Tarih Kurumu'nda dönemin gazeteleri özellikle Cumhuriyet ve Milli Gazete tarandı. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsünün 1973 ve 1977 Genel Seçimleri sonuçları yorumlandı. Bu partilerin önde gelenlerinden olan M. Gündüz Sevilgen, Süleyman Arif Emre gibi kişilerin de hatıratlarından yararlanıldı. Bu noktada çalışmamız bu iki partinin siyasi faaliyetlerini kapsamaktadır. Her iki partinin de dayanak noktası siyasi-İslam'dır. Siyasi İslam, ya da İslam'ın siyasileştirilmesi 19. yüzyıla, Osmanlı Devleti'nin son dönemine kadar uzanmaktadır. Fakat Cumhuriyet'in ilanından II. Dünya Savaşı'nın bitimi olan 1945'e kadar, Türkiye Tek Parti yönetimiyle idare edilmiştir. A.B.D ve İngiltere'nin liderliğinde Müttefik kuvvetlerin İkinci Dünya Savaşı'nı kazanması milli idare sistemlerinde demokratikleşme sürecine yol açtı. 1950'lerden sonra Türkiye'deki sanayileşme politikası, alt yapı çalışmaları, yeni karayollarının yapılması, tarımda makineleşme gibi olgular köylerden büyük şehirlere iç göçe yol açtı. Büyük şehirlerdeki bu nüfus her iki partinin oy potansiyelinin temelini oluşturmaktadır. Bu durum tarihi olgunun sosyolojik yönüne işaret etmektedir

    Türk siyasi tarihinde Milli Nizam ve Milli Selamet Partileri

    No full text
    Bu çalışmanın amacı Türkiye'de, 1961 Anayasası'yla kurulmuş olan Anayasa Mahkemesi'nin kapattığı ilk siyasi parti olan Milli Nizam Partisi (MNP; 26 Ocak 1970- 20 Mayıs 1971) ile onun devamı niteliğindeki Milli Selamet Partisi'nin (MSP; 11 Ekim 1972- 12 Eylül 1980) siyasi faaliyetlerini ortaya koymaktır. Bu çalışmada bu partilerin programları ve seçim bildirileri değerlendirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Arşiv ve Dokümantasyon Dairesi, Milli Kütüphane ve Türk Tarih Kurumu'nda dönemin gazeteleri özellikle Cumhuriyet ve Milli Gazete tarandı. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsünün 1973 ve 1977 Genel Seçimleri sonuçları yorumlandı. Bu partilerin önde gelenlerinden olan M. Gündüz Sevilgen, Süleyman Arif Emre gibi kişilerin de hatıratlarından yararlanıldı. Bu noktada çalışmamız bu iki partinin siyasi faaliyetlerini kapsamaktadır. Her iki partinin de dayanak noktası siyasi-İslam'dır. Siyasi İslam, ya da İslam'ın siyasileştirilmesi 19. yüzyıla, Osmanlı Devleti'nin son dönemine kadar uzanmaktadır. Fakat Cumhuriyet'in ilanından II. Dünya Savaşı'nın bitimi olan 1945'e kadar, Türkiye Tek Parti yönetimiyle idare edilmiştir. A.B.D ve İngiltere'nin liderliğinde Müttefik kuvvetlerin İkinci Dünya Savaşı'nı kazanması milli idare sistemlerinde demokratikleşme sürecine yol açtı. 1950'lerden sonra Türkiye'deki sanayileşme politikası, alt yapı çalışmaları, yeni karayollarının yapılması, tarımda makineleşme gibi olgular köylerden büyük şehirlere iç göçe yol açtı. Büyük şehirlerdeki bu nüfus her iki partinin oy potansiyelinin temelini oluşturmaktadır. Bu durum tarihi olgunun sosyolojik yönüne işaret etmektedir

    Türkiye'deki Milli Görüş partilerinin sosyal politikaları (1969-2021)

    No full text
    Modern siyasi sistemlerin büyük ölçüde partiler çerçevesinde şekillendiği ve işlediği bir gerçektir. Türkiye'deki siyasi hayat da 1908'de II. Meşrutiyetin ilanından bugüne kadar büyük ölçüde partiler çerçevesinde yapılandırılmış ve yönetilmiştir. Türkiye siyasi parti tecrübesinin önemli kollarından biri 1969'da Erbakan liderliğindeki Milli Nizam Partisi oluşumu ile başlayan Milli Görüş Partileri geleneğidir. Milli Nizam Partisinden sonra Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi ile devam eden bu gelenek Fazilet Partisinin kapanmasından sonra bir kırılma yaşayarak bir tarafta Saadet Partisi, diğer tarafta Adalet ve Kalkınma Partisi olmak üzere iki kol halinde devam etmiştir. Modern parti siyasetinin ve yönetim politikalarının en önemli boyutlarından biri sosyo-ekonomik politikalardır. Tasarlanan ve uygulanan sosyal politikalar hem bunları tasarlayan ve uygulayan siyasi partilerin karakterini ve siyasi yelpazedeki yerini, hem de uygulandığı hükümet sisteminin ideolojik yönünü belirlemede önemli bir kriterdir. Bu tez çalışmasının Birinci Bölümünde siyasi partilerin yapısı, gelişimi ve siyasi sistemdeki fonksiyonu ile ilgili genel bilgiler verilmiş ve sosyal politikaların ün ana alanı olan eğitim politikaları, sağlık politikaları ve sosyal güvenlik politikaları izah edilmiştir. İkinci Bölümde Milli Görüş partilerinin lideri Erbakan'ın hayat hikayesinden bahsedilmiş ve Milli Görüş geleneği hem genel çerçevesi ile hem de bu geleneği oluşturan partilerin ayrı ayrı oluşum ve gelişim süreci açısından ele alınmıştır. Üçüncü Bölümde Milli Görüş partilerinin izlediği sosyal politikaların ideolojik kaynakları araştırılmış ve bu çerçevede İslam ile Sosyalizmin bu hareketin sosyal politikalarına referans olma durumu analiz edilmiştir. Dördüncü Bölümde Milli Görüş Partilerinin hem tasarladıkları ve planladıkları hem de iktidara gelebildikleri dönemler açısından uygulamaya geçirebildikleri sosyal politikalar incelenmiştir. Beşinci Bölümde ise Milli Görüş geleneğine dayandığı kabul edilen ve Türkiye'de uzun bir süredir iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisinin sosyal politikaları ve bu alandaki icraatları değerlendirilerek hem bu politikaların geçmişle bağlantıları tespit edilmeye, hem de bu partinin uzun süreli iktidarının önemli bir sebebi açığa çıkarılmaya çalışılmıştır.</p

    Milli Görüş Movement in Turkish political life (1970-1980)

    No full text
    27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri müdahalenin ardından gerçekleşen yargılamalar, 1961'de hazırlanan Anayasa ve yapılan seçimlerle başlayan Koalisyon Hükümetleri Türk siyasetinde yeni bir sürecin başlangıcı olmuştur. Demokrat Parti'nin mirasına sahip çıktığı söyleminde bulunan Adalet Partisi 12 Mart 1971 tarihinde gerçekleşen muhtıra sürecine kadar siyasi alanda yükselen bir ivme çizmiştir. Adalet Partisi, "İslamcı" olarak adlandırabilecek kesimin desteğini almış, 1961 Anayasası'nın sağladığı özgürlük ortamı bu kesimin de hareketlenmesine yol açmış ve kendi yollarını bulmaya yönelmişlerdir. Bu doğrultuda Makine Mühendisi Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın öncülüğünde İslamcı kesim partileşerek Türk siyasetinde kendisini temsil olanağı bulmuştur. Politik alanda tecrübesiz olan bu kesimin dönemin şartları itibariyle kendi fikirlerini açık şekilde ifade etmeye çalışması, Laik Cumhuriyet rejimi tarafından tehlike olarak algılanmasına sebep olmuştur. Nitekim 27 Mayıs Darbesinin ardından İslamcı kesimin ilk ciddi teşebbüsü olan Milli Nizam Partisi, Laikliğe aykırı çalışmalar yürüttüğü gerekçesiyle kapatılmıştır. Milli Nizam Partisi'ni kuran kadro, 12 Mart Muhtırası sürecinde ise Milli Selamet Partisi'ni kurmuş fakat bu defa söylemlerini daha dikkatli seçmeye başlamıştır. Milli Selamet Partisi ile birlikte Türk siyaseti "Milli Görüş" kavramıyla tanışmış, bu kavram Milli Nizam Partisi ve Milli Selamet Partisi ile birlikte ardıllarını da ifade etmek için genel anlamda kullanılır olmuştur. 1973 Genel Seçimlerinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi ile kurduğu koalisyon hükümeti Milli Selamet Partisi'nin Türk siyasetindeki meşruluğu ve kabul görmesi için önemli bir etken olsa da bu iki parti arasındaki birliktelik uzun sürmemiştir. Koalisyonun sona ermesiyle Milli Selamet Partisi kendisini başka bir birlikteliğin içinde bulmuş; Kıbrıs Harekatı ardından Bülent Ecevit'in gördüğü desteğin artması ile Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı sağ partilerin bir araya geldiği Milliyetçi Cephe Hükümetleri ile tanışmıştır. 12 Eylül 1980'de gerçekleşen darbeye kadar kurulan koalisyonlarda Milli Selamet Partisi anahtar parti konumuna gelmiş; hükümet kurma teşebbüsü içerisinde olan partiler Milli Selamet Partisi'ne ihtiyaç duymuştur. Toplumdaki muhafazakar kanadın temsilcisi olarak kabul gören Milli Selamet Partisi, müdahale öncesinde de anahtar parti konumunu kullanarak "Milli Onarım Hükümeti" adı altında azınlık hükümeti kurma isteğini dahi gündeme getirebilmiştir. Kendisine duyduğu güvenin giderek artması partinin temsil ettiği kesimin taleplerine yönelik eylem ve söylemlerini de çoğaltmıştır. Öyle ki Konya'da düzenlenen Kudüs Mitingi 12 Eylül'e giden süreçte son nokta olarak değerlendirilmiştir. Ülkenin siyasal, ekonomik ve sosyal açıdan giderek istikrarsızlaşması Ordu içerisindeki üst rütbeli komutanlarda bu sorunların ortadan kaldırılabilmesi için müdahalenin gerekliliğine yönelik düşüncenin oluşmasına sebep olmuştur. Buradan hareketle Türk Silahlı Kuvvetleri 12 Eylül 1980'de yönetime el koymuş, sorunların çözümüne yönelik hamleler yapmaya çalışmıştır. Bu dönemde siyasi parti liderleri güvenlikleri dolayısıyla zorunlu ikamet adreslerine gönderilmiş; kısa bir süre sonra Adalet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi liderleri serbest bırakılırken Milli Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi liderleri tutuklanmış, sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanmışlardır. Milli Güvenlik Konseyi tarafından tüm siyasi faaliyetler sona erdirilirken partiler kapatılmıştır. 1982 Anayasası referandumunun akabinde demokrasiye dönüşün sinyalleri verilmiş, seçim tarihi açıklanmıştır. Milli Güvenlik Konseyi kontrollü bir şekilde yeni partilerin kurulmasına izin verse de birçok parti de veto edilmiştir. 1983 Genel Seçimlerinin ardından Anavatan Partisi (ANAP) iktidara gelmiş birkaç yıl sonra da siyasi parti liderlerine uygulanan siyasi yasak halkoylaması ile kaldırılmıştır. Diğer yasaklı liderler gibi Necmettin Erbakan da siyasete dönmüş, kısa bir süre sonra da kendisinin talimatıyla kurulmuş olan Refah Partisi'nin genel başkanlığına seçilmiştir. Bu tez, İslamcı kesimin Türk Siyasi Tarihinde aktif olarak rol aldığı, başka partilerin içinde yer almaktan çıkıp kendi partilerini kurmaya yöneldiği süreci ele almaktadır. Bu süreç yetmişli yıllarda yaşanmış ve günümüze değin süregelen bir ekolün sembol ismi olan Necmettin Erbakan'ın politik serüveniyle girift bir halde şekillenmiştir. Tezde Adalet Partisi'nden umduğunu bulamayan İslamcı kesimin Bağımsızlar Hareketi'ni başlatmasından 12 Eylül 1980'in ardından uygulanan yasakların kaldırılmasına kadar geçen süre zarfına değin inceleme yapılmış, kronolojik olarak işlenen Türkiye'deki politik gelişmeler Necmettin Erbakan ve Milli Görüş ekseninde değerlendirilerek Milli Nizam Partisi'nden Milli Selamet Partisi'ne geçiş analiz etmiştir. Yakın Döneme ışık tutacak bu konuların yazımında resmi kaynaklar, süreli yayınlar, hatıralar ve tetkik eserlerden istifade edilmiştir.After the May 27, 1960 Coup, politicians were put on trial, the 1961 Constitution was prepared, and coalition governments were established by holding elections. Saying that it is the continuation of the Democratic Party, the Justice Party gradually rose until the 12 March 1971 Memorandum. During this period, the Justice Party also received the support of the Islamists. But in the freedom environment of the 1961 Constitution, this section also tended to establish its own party. Fort this, Mechanical Engineer Prof. Dr. They went to party under the leadership of Necmettin Erbakan. These movements of the Islamic section disturbed the Republican section. For this reason, the National Order Party, the first party founded by the Islamists, was closed because it was against secularism. Those who founded the National Order Party established the National Salvation Party in the 12 March Memorandum when their parties were closed. But this time they tried to be more careful. Turkish Politics recognized the concept of "National Vision" together with the National Salvation Party. This concept was also used for other parties to be established by Erbakan, such as the National Order Party and the National Salvation Party. After the 1973 Elections, the National Salvation Party and the Republican People's Party formed a coalition government. In this way, the legitimacy of the National Salvation Party increased. However, this partnership did not last long. The fact that Bülent Ecevit became more popular, especially after the Cyprus Operation, brought the end of this partnership. This situation brought the right-wing parties together. Thus, the Nationalist Front Governments were born. Until September 12, 1980, the National Salvation Party was seen as a sought-after partner in governments. With the strength he got from here, he proposed the establishment of a minority government called the "National Restoration Government" before 12 September. The National Salvation Party, which received the support of the Islamist segment, increased its actions and rhetoric with the confidence it felt for itself. One of these actions, the "Jerusalem Rally", was the last straw on 12 September. The country's political, economic and social destabilization has led to the idea of the high-ranking commanders in the Army that an intervention is necessary in order to eliminate these problems. The army seized the administration on September 12, 1980 and tried to make moves to solve the problems. During this period, political party leaders were sent to their mandatory residence addresses for their safety. A short while later, Justice Party and Republican People's Party leaders were released, while National Salvation Party and Nationalist Movement Party leaders were arrested and tried in martial law courts. All political activities were terminated by the National Security Council, and the parties were closed. After the constitutional referendum, the signals of a return to democracy were given and the election date was announced. The National Salvation Party allowed the established of new parties in a controlled manner, but many parties were vetoed. After the 1983 General Elections, the Motherland Party came to power, and a few years later, the political ban on political party leaders was lifted by referendum. Like other banned leaders, Necmettin Erbakan returned to politics and was elected as the chairman of the Welfare Party, which was founded on his orders, after a short time. This thesis deals with the period when the Islamist section took an active role in Turkish Political History. This period includes the process in which he went from taking part in other parties and started to establish his own parties. In other words, the seventies are covered in the thesis. The political activity of the Islamist section has been shaped intricately by the political adventure of Necmettin Erbakan, who is the symbol name of a school that has continued until today. The thesis started with the establishment of the Independent Movement by the Islamist segment, who could not find what they expected from the Justice Party. The period until the lifting of the bans implemented after September 12, 1980 was examined. The political developments in Turkey, which were processed chronologically, were evaluated in the axis of Necmettin Erbakan and Milli Görüş (National Opinion). He analyzed the transition from the National Order Party to the National Salvation Party. Official sources, periodicals, memoirs and research works have been used in the writing of these subjects that will shed light on the Recent Period. This thesis describes the political adventure of Necmettin Erbakan, a school in Turkish Political History. In this narrative, the political events of the period were also included. In this thesis, the period from May 27, 1960 to September 12, 1980 is explained. In this period, which is told chronologically, the political developments are discussed in the context of Erbakan and his parties. Among the parties, especially the National Salvation Party was highlighted. In the thesis, which will shed light on the recent period, official sources, periodicals, memoirs and research works have been used

    Sosyal bölünmeler sonucu ortaya çıkan siyasal partiler ve milli görüş hareketi: MSP ve RP örneği

    No full text
    Modern anlamda siyasal partilerin ortaya çıkışı 19. yüzyılın ortalarına rastlamaktadır. Dünya tarihinde ve özellikle Batı Avrupa özelinde görülen bölgesel, kültürel, sınıfsal, dinsel, ideolojik ve ekonomik temelli sosyal bölünmeler çeşitli siyasal partilerin doğmasına sebep olmuştur. Sosyal bölünme çeşitlerinden merkez-çevre çatışması, Türkiye’deki siyasal partilerin temel ayrılık sebeplerinden biridir. 1970’li yılların başında İslamî muhalefetin önemli bir temsilcisi olarak ortaya çıkan Milli Görüş Hareketi (MGH) ve bu hareketin siyasal partileri, o zamana kadar veri olarak alınan merkez-çevre çatışmasına dini-ideolojik bir bakış açısıyla yaklaşılmasına sebep olmuştur. Çalışma; siyasal parti kavramının ne anlama geldiğini, genel olarak sosyal bölünmeler sonucu ortaya çıkan siyasal parti çeşitlerini, Türkiye’ye özgü sosyal bölünmeleri, Milli Görüş Hareketi’ni ve bu hareketin iki önemli partisi olan Milli Selamet Partisi (MSP) ve Refah Partisi’ni (RP) sosyal bölünmeler bağlamında konu edinmektedir
    corecore