7 research outputs found
Antalya Müzesi’nde teşhirde bulunan etnografik tekstil ürünlerinin konservasyon sorunu ve çözüm önerileri
Kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan tekstil ürünleri, tarihimizle ilgili önemli ipuçları taşımaktadır. Geleneksel tekstil ürünleri toplumların yaşam tarzlarını, sosyal ve ekonomik statülerini, teknolojik gelişmeleri ve gelenek göreneklerinin yansıtıcı ögelerini barındırmaktadır. Tekstil ürünlerinin günümüze ulaşan örneklerinin az olmasının en büyük nedeni organik yapılarının, taş ve metal gibi diğer materyallere göre bozulmaya daha elverişli olmasıdır. Müzelerde ve özel koleksiyonlarda yer alan tekstil ürünlerine gerekli temizlik ve koruma şartları sağlanırken, ailelerinden kalan tekstil ürünlerini evlerinde muhafaza etmeye çalışan kişiler için uygun şartları sağlamak mümkün olamamaktadır. Temizleme, koruma ve saklama koşullarındaki bilgi eksikliği, fiziki koşulların yetersizliği gibi nedenlerle birçok ürünün sonraki nesillere aktarımı imkansız hale gelmektedir. Türkiye'nin sahip olduğu tekstil mirası göz önüne alındığında, konservasyon ve restorasyon konusunda yapılan çalışmaların yetersizliği görülmektedir. Özellikle tekstil ürünlerinin restorasyonu, alanında uzman elemanların yetersizliği, altyapı ve malzeme eksikliği gibi nedenlerden dolayı tam anlamıyla yapılamamaktadır. Bu şartlar altında çalışan konservasyon ve restorasyon laboratuvarında, konservasyon konusu daha da önem kazanmaktadır. Günümüze ulaşan tekstil ürününün en azından mevcut halini koruyabilmek adına konservasyon çalışmaları ön planda tutulmaktadır. Türkiye'de birçok müzede tekstil konservasyonu laboratuvarı bulunmakta ancak çalışma ve saklama koşullarındaki yetersizlikler konservasyon çalışmalarını sekteye uğratmaktadır. Bu çalışmada Antalya Müzesi Etnografya Bölümü'nde bulunan tekstil ürünlerinin envanteri, depolama ve sergileme koşulları, konservasyon çalışmaları incelenip, örnek tekstil konservasyon laboratuvarları ile birlikte değerlendirilerek problemler tespit edilmiştir. Bu problemlerin çözümü adına öneriler sunarak çalışma tamamlanmıştır
Tekstil yüzey tasarımında yeni bir eğilim: Mordan Baskı
Tekstil yüzey tasarımında yaygın olarak kullanılan tekniklerden bir tanesi de baskıdır. Baskı teknikleri kendi içerisinde birçok farklı malzemeyi ve yöntemi barındırmaktadır. Bu teknikler içerisinde henüz sayılmayan mordan baskı ise bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Doğal boyanın, tekstil yüzeyine sabitlenmesini sağlamak amacı ile kullanılan "mordan maddesi" baskı malzemesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hintli ustalar tarafından yaklaşık olarak 5000 yıl kadar önce başladığı düşünülen mordan baskı yönteminin, nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar geldiği düşünülmektedir. Aynı zamanda doğal malzeme ve doğal yöntemlerle çevreye duyarlı üretimin hız kazandığı son 20 yılda, mordan baskı tekrar uygulanmaya başlanmıştır. Türkiye'de bu mordan baskı yöntemini uygulayan tek sanatçının Beste Bonnard olduğu tespit edilmiş olup, bu teknik kendisi tarafından verilen atölye çalışmalarında öğrenilmiştir. Kendisiyle röportaj yapılarak gerekli tüm bilgiler alınmıştır. Geleneksel motiflerden yola çıkılarak yapılan yedi tasarım iç mekan tekstil ürünlerine uygulanmıştır. Kalıp/ağaç baskı olarak yapılan tasarımlar bambu ağacı üzerine lazer kesimle yapılmıştır. Sürdürülebilirlik açısından da önem arz eden mordan baskı yönteminin daha fazla kişiye ulaşması en büyük amaçtır. Pamuklu kumaş üzerine yapılan uygulamalarda, şap, demir sülfat ve bakır sülfat mordanları kullanılmıştır
Giysi tasarımı işlevselliği üzerinden hamile giysi tasarımında yeniden amaçlandırma ve uygulama örnekleri
Yeniden amaçlandırma yöntemi, ileri dönüşümün altında yer alan atık konumuna düşmüş giysilerin yeni bir işlemle değer kazandırılarak yeniden kullanıma girmesini sağlamakta ve böylece harcanan enerjiyi en aza indirerek çevre kirliliğinin önlenmesine yardımcı olmaktadır. Giysi tasarımında ürün ve malzemenin kısıtlı olmasından dolayı tamir, değiştirme, dikiş gibi yaygın ev uygulamalarıyla kullanıcı için yeniden amaçlandırma yöntemi zorunlu hale geldiği gibi yaşam tarzına, ideolojisine, dünyayı ve sınırlı kaynaklarını koruma arzusuna dayanan bilinçli kararları da kullanıcıyı bu sürece yönlendirebilmektedir. Ayrıca yeniden amaçlandırma yöntemi, ürünün yaşam süresini uzatarak ürünü elde tutma yönünde kullanıcıyı teşvik ederken, kullanıcının yaratıcılığını gösterebilmesi açısından da geniş bir alan oluşturmaktadır. Konusu "Giysi Tasarımı İşlevselliği Üzerinden Hamile Giysi Tasarımında Yeniden Amaçlandırma ve Uygulama Örnekleri" olarak belirlenen tez çalışmasının genel amacı; yeniden amaçlandırma kavramının giysi tasarımında ortaya çıkış nedenleri ve uygulama yöntemleri araştırılarak hamile giyim tasarımı açısından incelenmesidir. Araştırma kapsamında elde edilen bilgiler ışığında uygulama örneği olarak yeniden amaçlandırma özelliğine sahip dört adet işlevsel hamile giysisi tasarlanmıştır. Doğum sonrası hamile giysilerinin değerlendirilmesiyle ilgili bir araştırmanın ve tasarım önerilerinin bulunmaması, bu konudaki uygulamaları daha da önemli kılmaktadır
Akdeniz bölgesinde yetişen bazı boya bitkilerinin drog ve posaları ile ilmelik yün ipliklerinin boyanması ve haslık değerleri
Geleneksel Türk El Sanatlarının içinde büyük öneme sahip halı ve kilim dokumacılığında, doğal boya kullanımı çok önemli bir yer tutmaktadır. Dokumada kullanılan yün ve pamuk ipliklerinin doğal boyalarla renklendirilmesi, halı ve kilimlerin değerini ve kalitesini arttırmakta aynı zamanda ömrünü de uzatmaktadır. Ayrıca doğal boyalarla boyanan ürünlerin toksik ve alerjik yan etkileri de bulunmamaktadır. Boyama sonrasındaki atıkları da çevreye zarar vermemektedir. Geleneksel boyama yöntemleri dışında kullanılmayan bu doğal boyalar, hem önemini kaybetmiş hem de boyama yöntemleri unutulmaya yüz tutmuştur. Doğal boyamacılığı bu noktaya getiren en önemli etkenlerden birisi sadece evlerde veya atölyelerde uygulanabilir olmasıdır. Bunun sebebi fazla miktarda ham madde yani doğal boya maddesi toplanamamasıdır. Küçük miktarlarda yapılacak boyamalar için bile gereken ham madde miktarı oldukça fazladır. Doğal boyamacılığın bu açığını kapayabilmek adına yapılan bu çalışmada, bitkilerin posaları değerlendirmeye alınmıştır. Uçucu yağ alım işlemi için toplanan adaçayı, kekik, oğul otu ve sarı kantaron bitkilerinin drog ve posaları kullanılmıştır. Bu çalışmada daha önceden uygulanmış doğal boyama reçetelerine göre hem geleneksel hem de endüstriyel boyama yöntemleri ile boyamalar yapıldı. Bu boyamalar sonrasında elde edilen renkler drog ve posa olarak değerlendirilmiş ve sürtünme haslık testi yapılmıştır
Dyeing of Silk and Cotton Fabrics with Natural Dye Extracted from Stevia rebaudiana Bertoni and its Leaf Pulp
Stevia rebaudiana Bertoni is a herbaceous perennial plant in the Asteraceae family and is native to Northeast Paraguay. Its leaves contain steviol glycosides, a family of zero-calorie natural sweeteners that are 200-300 times sweeter than table sugar and can replace sucrose as well as other synthetic sweeteners. In addition to its use in the food sector, the plant is also considered to be a source of natural dyestuffs. Especially the utilization of the pulp after the extraction process is important in terms of providing a sustainable resource. In this study, the dyeing properties of stevia plant and its pulp were investigated. Silk and cotton fabrics were selected for this study. Alum [KAl(SO4)2.12H2O] and iron (II) sulfate heptahydrate [FeSO4.7H2O] were used for dyeing by pre-mordanting method. Rubbing (dry and wet) and washing fastness tests and color depths were evaluated in terms of K%252FS and CIELAB color difference values. The data obtained in this first study in the field of dyeing with stevia plant and its pulp showed that the stevia plant can be used as an important source of natural dyestuff. The color scale obtained by using different mordants and dyeing methods can be expanded. Especially the adoption of pulp uses as an environmentally friendly approach will be a source for further studies
A Research of Color and Fastness Values on Silk, Wool and Cotton Fabrics Dyed with Pulp of Oregano (Origanum onites) and Sage (Salvia tomentosa)
One of the most important problems of natural dyeing is lack of raw material. In the recent years, researchers are aimed to solve the deficiency of raw material. The pulp of plants which are obtained from the steam distillation, are used as a dyestuff. We assume that the dyestuff in pulp of oregano and sage after steam distillation remain stable. Wool yarns and silk fabrics have been dyed in previous works done as a master and a Proficiency in Art thesis. The results were showed that our assumption is correct. Based on these results further researches were done. The textile materials were dyed with %25100 of pulp of oregano and sage. Mordant dyeing method was applied and three different mordant materials were applied with pre-mordant process. Alum [Kal(SO4)2.12H2O], ferrous (II) sulphate [FeSO4.7H2O] and potassium dichromate [K2Cr2O7] were used as a mordant and potassium bitartrate [KC4H5O6] as an auxiliary agent in alum mordanting. Rubbing (dry and wet) and washing fastness values were determined. Also the depths of shade were evaluated in terms of K%252FS and CIELAB colour difference values of the dyed fabric samples.
According to the results obtained from the dyeing, the capability of pulp of plants is adequate and will supply the lack of the dyestuff. While the colors obtained from silk and wool fabrics are more vivid and dark, the colors of cotton fabrics are quite pale. This study will allow other pulp of plants to be evaluated in this way
Usability of Essential Oil Extracted Plant Pulp in Screen Printing in the Context of Sustainability
Problem statement; The main purpose of the study, "Usability of De-Essential Plant Pulp in Textile Printing in the Context of Sustainability", is to reveal the industrial use of natural dyes in the textile printing sector. During the preliminary evaluation process, it was seen that screen printing as a printing method has significant advantages for the industrial integration of natural dyes. Based on this, as a result of the applications and analyzes carried out with the experimental research method, it has been revealed that the use of natural dyes on an industrial scale will be possible by transferring the natural dye obtained from plant pulp with essential oil removed to the textile surface with the screen printing technique and ensuring sufficient fastness. In this study, it is aimed to present screen printing as an alternative to traditional fabric printing techniques, as well as to make positive contributions to sustainability by using natural dyes obtained from plant pulp. This increases the importance of the study. As a result, it has been observed that natural dyes obtained from plant pulp with essential oils removed can be transferred to the fabric by screen printing technique, and the pre-mordanting process and fixing in salt water increase the washing and rubbing fastness values. Apart from all these, three new emulsion-free printing techniques have been developed, independent of the emulsion printing technique applied as standard in screen printing techniqu
