1,720,987 research outputs found
METABOLİK SENDROM VE KARDİYO-ELEKTROFİZYOLOJİK DENGE
Amaç: Kardiyovasküler morbidite ve ölüm, metabolik sendromun daha yüksek prevalansıyla ilişkilidir. Kardiyak elektrofizyolojik denge indeksi (iCE), QT aralığı/QRS süresi olarak tanımlanır ve yükselmiş Tp-e/QT oranı kötücül ventriküler aritmilere ilişkin öngörücüdür. Bu araştırmanın amacı, metabolik sendrom (MS) ile iCE ve Tp-e/QT oranı arasındaki ilişkiyi belirlemektir.
Yöntem: Bu araştırma, 40 ila 70 yaş arasındaki 90 hastadan oluşmaktadır ve iki gruba ayrılmıştır: metabolik sendromlu 45 hasta (21 erkek, ortalama yaş 58.7±1.4 yıl) ve kontrol grubu (24 erkek, ortalama yaş 55.1±2.3 yıl). Tüm hastalara standart 12 derivasyonlu elektrokardiyogram kaydı yapıldı. Tp-e aralığı, QT aralığı, QRS süresi, Tp-e/QT oranı ve QT/QRS oranı belirlendi.
Sonuçlar: İki grup arasında temel özellikler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı (Tablo 1)
Non-ST Yükselmeli Miyokard Enfarktüsü Sonrası Ticagrelor Kullanan Bir Hastada Semptomsuz Derin Trombositopeni: Bir Vaka Raporu
Giriş: Ticagrelor, trombosit P2Y12 reseptörünü etkin bir şekilde inhibe eden güçlü bir oral ilaçtır (1) ve trombosit aktivasyonunun merkezi bir amplifikasyon yolunu hem doğrudan hem de aktif bir metabolit aracılığıyla engeller (2). İlaç, günde iki kez verildiğinde dolaşımda tutarlı bir şekilde hızlı başlangıç ve sonlanışa sahip anti-trombosit etkisi gösterir (3). Ticagrelor, geri döndürülebilir özelliklere sahiptir, ters agonist özelliklere sahiptir ve anti-trombotik, anti- enflamatuar ve damar genişletici özelliklere katkı sağlayan pleiotropik etkiler sergiler (4).
Vaka Sunumu: 45 yaşında erkek hasta, göğüs ağrısı şikayeti ile acil servise başvurdu. Troponin pozitifliği saptandıktan sonra Non-ST Yükselmeli Miyokard Enfarktüsü (NSTEMI) tanısı ile koroner yoğun bakım ünitesine yatırıldı. Hastaya, 2 (180 mg) ticagrelor tablet, 300 mg asetilsalisilik asit (ASA) tablet ve 10.000 ünite Unfraksiyone Heparin (UFH) i.v. olarak verildi. Hasta acil servise gelişinde yapılan kan testlerinde trombosit değerinin 225.000 olduğu görüldü. Hastaya Doppler ekokardiyografi uygulandı; Ejeksiyon fraksiyonu (EF) %50, segmenter duvar hareket bozukluğu, sol ventrikül hipertrofisi (LVH), sol ventrikül diyastolik disfonksiyonu (LVDD) saptandı. Sol radial arterden yapılan koroner anjiyografi ile LAD-D1 seviyesinde %99 darlığa stent implante edildi (Şekil 1).
Revaskülarizasyon sonrası hastaya ASA 100 mg tb 1x1, tikagrelor 90 mg tb 2x1, atorvastatin 40 mg tb 1x1, metoprolol 50 mg tb 1x1 tedavisine devam edildi. Hastanın 3 günlük hastane takibinde trombosit değerlerinin normal olduğu görüldü. Taburculukta hasta mevcut ilaçları reçete edilerek taburcu edildi. Yaklaşık 1 hafta sonra kontrol amaçlı polikliniğe başvuran hastanın yapılan rutin tetkiklerinde trombosit sayısı 38.000 olarak görüldü. Bir gün sonra kontrol amaçlı tekrar trombosit değeri görüldü ve trombosit sayısı 36.000 görüldü. Hastanın PKG sonrası, hastane yatışında ve taburculuğunda Fraksiyone Olmayan Heparin (UFH) veya Düşük molekül ağırlıklı heparin (LMWH) almadığı göz önüne alındığında trombositopeninin heparine bağlı trombositopeni olmadığı düşünüldü.
Nitekim hastanın yapılan periferik kan yaymalarında şistosit ve mikroanjiopatik hemoliz düşündüren diğer anormalliklere rastlanmadı (Şekil 2.)
Hastada trombositopeniye neden olacak başka bir hastalık veya durum bulunmadığından hastanın tikagreloru kesildi ve klopidogrel 75 mg tb 1x1 başlandı. Hastanın hastaneye kabülünden, taburculuk sonrası kontrolüne kadar olan hematolojik parametreleri tablo 1’ de gösterilmiştir.
Hastanın altı (6) gün sonra ölçülen trombosit sayısının (174.000) normale döndüğü görüldü
Mİ YOK A RDİT
GİRİŞ
Miyokardit, öncelikle çocukları ve genç yetişkin- leri etkileyen, nadir görülen, potansiyel olarak ölümcül ve genellikle yetersiz teşhis edilen bir kalp yetmezliği nedenidir.
Akut miyokardit insidansı küresel olarak yılda yaklaşık 1,5 milyon vaka olarak tahmin edilmek- tedir (1).
Miyokardit, asemptomatik olabileceği gibi kalp nakli gerektirebilecek kadar ileri derecede kalp yetmezliğine neden olabilen çok geniş bir klinik yelpazeye sahiptir. Bu sebeple miyokardit, klinik prezentasyonunun heterojenliği nedeniyle zor bir tanıdır.
Miyokarditin kalp yetmezliği (Heart Failu- re-HF) nedeni olarak katkısı, yaşa ve bölgeye göre yaklaşık olarak % 0.5 ila % 4.0 arasında değişir (2).
Açıklanamayan non-iskemik dilate kardiyomi- yopatisi (DKM) olan yetişkin hastaların %9-16’sın- dan sorumlu olduğu düşünülmektedir. (3)
The Global Burden of Disease çalışmasına göre, 1990 ile 2013 yılları arasında hastaneden taburcu olma belgelerindeki Uluslararası Hasta- lık Sınıflandırması (ICD) kodlarına dayalı olarak
Fethullah KAYAN 1
100.000 hasta başına 22 miyokardit vakası in- sidansı bildirmiştir.(4) Hastaların yaklaşık üçte ikisi erkekti ve ortalama yaş erkeklerde 33, kadın- larda 46’dır.
Hafif semptomlar ve minimal ventriküler disfonksiyonla başvuran hastalarda miyokardit genellikle özel tedavi olmaksızın spontan olarak iyileşir.(5
Kardiyovasküler Hastalık Yüksek Riskine Sahip Bireylerde Lipit Düşürücü İlaçların Etkinliği
Amaç: Lipid düşürücü tedavinin optimal yönetimi, ikincil koruma altındaki hastalarda kardiyovasküler (KV) riskin azaltılmasında kritik bir rol oynamaktadır. Yüksek doz statinler, ezetimib ve nispeten yeni PCSK9 inhibitörleri (PCSK9i), bu hastalarda LDL kolesterol (LDL-K) tedavi hedeflerine ulaşmada etkinlik göstermiştir. Ancak, etkinliklerini destekleyen önemli kanıtlara rağmen, bu müdahaleler özellikle düşük hasta uyum düzeyleri nedeniyle önemli ölçüde yeterince kullanılmamaktadır. Dahası, kolesterol düşürücü tedavinin genel etkinliği ve ikincil koruma hastalarının düzenli bir lipid profili elde etme oranı hakkında sınırlı veri bulunmaktadır. Bu nedenle bu çalışmanın temel amacı, bu hasta grubundaki lipid düşürücü tedavi durumunu değerlendirmekti. Yöntemler: Çalışma, kardiyovasküler hastalık ikincil koruma geçmişi olan hastalara odaklanarak, Nisan 2021 ile Mart 2023 tarihleri arasında Mardin Artuklu Üniversitesi, Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapıldı. Çalışmada, reçetelenen kolesterol düşürücü ilaçlar, statin kullanımının yetersizliğine katkıda bulunan faktörler ve lipid profilinin açıklanması incelendi. Bulgular: 872 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların %86,8'i statin (statin ile birlikte %5,2'si ezetimib ve %3,4'ü fibrat) kullanırken, %13,2'si herhangi bir lipid düşürücü tedavi almadı. Statin kullananların %64'ü yüksek dozda ilaç alıyordu. LDL-K değerleri 452 hastada değerlendirildi ve sadece %30'u önerilen 70 mg/dL altında bulunmaktaydı. Sonuç: İkincil korunma hastalarının yer aldığı bu araştırmada, katılımcıların yarısından biraz fazlası yüksek doz statin alırken, ihmal edilebilir bir oran ezetimib tedavisi almıştır. Endişe verici bir şekilde, hastaların üçte ikisinden fazlası, LDL-K değerleri terapötik aralıktan önemli ölçüde sapma gösterdi ve bu durum, lipid profilleri ile klinik kılavuzlar tarafından önerilen değerler arasında önemli bir boşluk olduğunu göstermektedir
Going Beyond Counting First Authors in Author Co-citation Analysis
The present study examines one of the fundamental aspects of author co-citation analysis (ACA) - the way co-citation
counts are defined. Co-citation counting provides the data on which all subsequent statistical analyses and mappings
are based, and we compare ACA results based on two different types of co-citation counting - the traditional type that
only counts the first one among a cited work's authors on the one hand and a non-traditional type that takes into
account the first 5 authors of a cited work on the other hand. Results indicate that the picture produced through this non-traditional author co-citation counting contains more coherent author groups and is therefore considerably clearer. However, this picture represents fewer specialties in the research field being studied than that produced through the traditional first-author co-citation counting when the same number of top-ranked authors is selected and analyzed. Reasons for these effects are discussed
Variations on the Author
“Variations on the Author” discusses two of Eduardo Coutinho’s recent films (Um Dia na Vida, from 2010, and Últimas Conversas, posthumously released in 2015) and their contribution to the general question of documentary authorship. The director’s filmography is characterized by a consistent yet self-effacing form of authorial self-inscription: Coutinho often features as an interviewer that rather than express opinions propels discourses; an interviewer that is good at listening. This mode of self-inscription characterizes him as an author who is not expressive but who is nonetheless markedly present on the screen. In Um Dia na Vida, however, Coutinho is completely absent form the image, while Últimas Conversas, on the contrary, includes a confessional prologue that moves the director from the margins to the center of his films. This article examines the ways in which these works stand out in the filmography of a director who offers new insights into the notion of cinematic authorship
Appropriate Similarity Measures for Author Cocitation Analysis
We provide a number of new insights into the methodological discussion about author cocitation analysis. We first argue that the use of the Pearson correlation for measuring the similarity between authors’ cocitation profiles is not very satisfactory. We then discuss what kind of similarity measures may be used as an alternative to the Pearson correlation. We consider three similarity measures in particular. One is the well-known cosine. The other two similarity measures have not been used before in the bibliometric literature. Finally, we show by means of an example that our findings have a high practical relevance.information science;Pearson correlation;cosine;similarity measure;author cocitation analysis
Effects of Ranolazine on Angiogenesis and Oxidant-Antioxidant Balance: an in Vivo Experimental Model Study
Ranolazine is known for its antiarrhythmic, antianginal, anti-ischemic properties, as well as its favorable effects on glycemic control. This study aimed to evaluate the effects of ranolazine on oxidative-antioxidative balance and angiogenesis using an in vivo experimental model. A total of 40 Ross 308 chick embryos were used and randomly divided into four groups (n = 10 per group). On the eighth day of incubation, vascular density was assessed. Following vascular evaluation, 4-5 mL of albumen was aspirated using a syringe to measure oxidative stress markers. The groups were as follows: Control, Bevacizumab (BC), Ranolazine 10(-4), and Ranolazine 10(-5). Total antioxidant capacity (TAC) levels were significantly higher in the bevacizumab group compared to the control group (p 0.05). This study provides the first in vivo evidence that Ranolazine enhances total antioxidant capacity but does not influence angiogenesis in the CAM model. Future research should explore the molecular mechanisms underlying this effect
Kardiyovasküler Hastalıklarda Beslenme
Bölüm 20 - Kardiyovasküler Hastalıklarda Beslenme ............................................................ 399 Fethullah Kayan - M. Zülkif Karahan
1. Genel Bakış ........................................................................................................................ 400
2. Besinler .............................................................................................................................. 403
3. Gıdalar ............................................................................................................................... 405
xv
4. Hipertansiyon ve Beslenme................................................................................................ 408
5. Obezite-Diyabetüs Mellitüs ve Beslenme ........................................................................... 409
6. Kalp Yetmezliği ve Beslenme.............................................................................................. 410
7. Koroner Arter Hastalığı ve Beslenme .................................................................................. 411
Kaynaklar................................................................................................................................... 41
- …
