71 research outputs found
A sociological assessment on gifts
Günümüzde gerçek mekânda sürdürülen kişilerarası ilişkiler azalmaktadır. Mekânsal farkların artması ilişkilerin sıklığını ve derecesini azaltmaktadır. Bununla birlikte insan olmanın bir getirisi olan sosyallik kendine özgü farklı tatmin noktaları bulmaktadır. Bunlardan biri hediye alış-verişidir. Hediye her toplum yapısında insanlar arasında işlev ve bağ yaratmaktadır. İlkel topluluklarla alakalı çalışmalarda hediye, armağan olarak yer almaktadır. Bu çalışmalarda armağan topluluk bağının tazeleyicisi olduğu kadar kula, potlaç gibi adlarla da anılmakta ve verilene aynı değerde karşılığı zorunlu kılmaktadır. Günümüz toplumlarında ise armağan ve hediye kavramları birbirinin yerine kullanılmaktadır. Hediye kişiler, topluluklar arası ilişkilerin sürdürülmesi için önemli bir araç vazifesi görmektedir. Sanayi sonrası toplumlarda sanal ve gerçek alışveriş olanaklarıyla hediye alış-verişi hızlanmış ve çok boyutlu hale gelmiştir. Hediyenin gerçek ve çoğunlukla sanal alışveriş yoluyla kişiler arasında temas kuran bağı sosyal ilişkilerin sürekliliği için bir alternatif sunmuştur. Bu çalışma hediyenin niteliği kadar kişiler, topluluklar arası ilişkilerdeki bağlayıcı etkisini ve değişimini anlamayı amaçlamaktadır.Diğe
Yavaş Şehirler ve Yavaşlık Hareketi Üzerine Bir Alan Araştırması: Tillo İlçesi Örneği
Yavaşlık hareketi küresel kültürün dayattığı hızın karşısında yerel kültürel özelliklerin korunması için oluşturulmuş bir alternatiftir. Yavaşlık hareketi yavaş yemek, yavaş ticaret, yavaş turizm, yavaş şehir, yavaş ekonomi gibi farklı bakış açılarını içermektedir. Çalışma küresel kültürün ve hızın tüm etkilerini üzerinde taşımayan Siirt’in Tillo ilçesine odaklanmıştır. Tillo’nun yavaş şehir kapsamında değerlendirilmesi yönünde bir öneri sunulmuştur. Çalışma nitel araştırma tekniklerinden derinlemesine mülakatla gerçekleştirilmiştir. Yavaş şehir hareketinin belediyelerden halka doğru olduğu dikkate alınarak ilçe yöneticilerinin (Tillo Belediyesi’nden belediye başkanı, bir memur, peyzaj mimarı, çevre ve inşaat mühendisleri; Tillo Kaymakamlığı’nda bir memur; ilçe nüfus ve mal müdürleri) bu konudaki görüşleri incelenmiştir. Tillo nüfusunun azlığı, ulaşımın kolaylığı, tarihi geçmişi, inanç turizmi, atıkların yeniden kullanımına yönelik projeleri, yöresel yiyecekleri, doğal taşların bina yapımında kullanımı gibi özelliklerle yavaş şehir kriterlerine uygun bir örnek görünümdedir. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların bazılarının yavaşlık hareketi ve yavaş şehir hakkında bilgi sahibi olduğu saptanmıştır. Tillo’nun ekonomik, sosyal ve kültürel özelliklerinin yavaş şehir kıstaslarına uygun nitelikler taşıdığı bulgulanmıştır
Modernite ve Ontolojik Güvenlik Bağlamında Yoga Kültürü: Yoga Eğitmenleri ve Uygulayıcıları Üzerine Nitel Bir Araştırma
<p>Yoga uzun bir geçmişe dayanan, Hindistan’da ortaya çıkan kadim bir öğretidir. Bu kadim öğreti günümüzde küresel dünyanın sağladığı (iletişim ve ulaşım) olanaklar(ıy)la farklı ülkelerce tanınmakta ve sahiplenilmektedir. Dünyanın farklı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de popüler hale gelen yoga bir çalışma alanı, uygulama pratiği ve yaşam felsefesi haline gelmiştir. Bunda belirleyici bir etken 21. yüzyılın insan hayatında yarattığı sürekli performans ve değişim isteyen tedirginliği yer almaktadır. Kent yaşamının ortaya çıkardığı karmaşa içerisinde kişilerin yaşamlarına anlam verecek bir uğraşı arayışında bulunmaları kadar Covid-19 sürecinde içe kapanmanın (fiziksel ve psikolojik) sorunlarıyla baş edebilme arayışı yer almaktadır. Bununla birlikte yoga tercihi toplum kesimleri ve kişiler düzeyinde farklılaşmaktadır. Bu çalışma İstanbul’da bulunan iki ilçe Bakırköy ve Beylikdüzü’nde yer alan 4 farklı yoga merkezinde eğitmen ya da uygulayıcı olan 9 kişiyle yarı yapılandırılmış görüşme ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular yetişkin kadınların yanı sıra erkeklerin, ailelerin yönlendirmesiyle çocukların, öğrencilerin ve az sayıda yaşlının yoga yaptığını ve yogayı sahiplendiğini göstermektedir. Bunun temel nedenleri (yogayı din ve cinsiyetle eşitleyen) olumsuz önyargıları törpüleyen farkındalık ve bilinç düzeydir. Katılımcıların yogaya başlamasında ve sürdürmesinde maddi kaygılar, fiziksel ve ruhsal sağlık, pandemi sürecinde boş zaman faaliyetlerinde görülen daralma belirleyicidir. </p>
Cinsiyetçi Sosyalleşme Mekânları: Siirt Kahvehane Kültürü
Kahvehaneler, ilk ortaya çıkışlarından beri, cinsiyet kodlarını üzerinde taşıyan boş alanlar özelliğini sergilemektedir. Bu alanlar, erkek cinsini, sosyal alanda aktif bir pozisyonla bir araya getirmektedirler. Böylelikle, erkekler arasında, ortak paylaşım ağları oluşturmaktadır. Erkekler bir araya gelerek kimliklerini muhafaza etmektedir. Bugün, küreselleşmenin de etkisiyle, hemcins birlikteliğinin geleneksel dokusu çözülmektedir. Bunun yerine kadın, erkek ve hatta çocuklar modern kahvehanelerde (kafelerde) bir araya gelmektedirler. Ancak çalışmada söz konusu edeceğimiz Siirt kent kahvehaneleri, erkeklerin geleneksel olarak kendilerini ait hissettikleri mekânlar özelliğini sergileyerek, sosyalleşmenin sağladığı avantajları korumaktadır. Erkekler burayı rüştlerini ispatlamak için olduğu kadar, rüştlerini ispatlamalarından ölene kadar da sahiplenmektedir. Böylelikle ortak mekânda bir arada olmanın sağladığı bütün avantajları kullanmaktadırlar. Bu araştırmanın amacı, kahvehane sakinlerinin, mekânı cinsiyetçi söyleme ne ölçüde yerleştirdikleri ile sosyalleşmede kendileri için ayrıcalıklı gördüklerini tartışmaya açmaktır. Çalışma, 2017 yılının Temmuz ve Ağustos aylarını kapsayan verileri içine almakla birlikte, nitel araştırma tekniği olan görüşmeyi temele alarak hazırlanmıştır
Search Practices For Belonging In Space Memory: Leisure Culture and An Example Of Madmen Coffeehouse
Türkiye Cumhuriyetinde Kadın Hareketleri
Toplumsal değişim süreci, yaşadığımız dünyada, birbirine eklemlenen süreçler ve etkileşimler ile varlık kazanmaktadır. Geçmişte küçük çaplı olan ve sadece ortaya çıktığı yeri etkisi altına alan toplumsal değişim(ler)in etkisi, bugün medyanın artan sayıda sunumuyla güçlü bir mesaj niteliğine bürünmüştür. Öyle ki bir yandan insanlar sosyalleşme sürecini yaşarken diğer yandan enerji kaybına uğramadan dünyanın dört bir yanına hızlı bir şekilde kendi mesajlarını iletmekte, dünyadan da mesajlar edin(ebil)mektedir. Ele alacağımız değişimin çeşitlenen ve artan sürekliliği, dünyadaki kadın hareketlerini Türkiye Cumhuriyeti'nde de hayli önemli bir konuma yerleştirmiştir. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden günümüze gelene değin Kemalist modernleşme süreci ve özellikle 1980'lerde üniversitelerde yükselen İslamî kadın hareketleri, hakların ve taleplerin ifade edilişiyle birlikte düşünülmelidir. Bu bakımdan bu çalışmada, genel olarak dünyadaki toplumsal hareketlilikler ve değişimin kuramsal çerçevesi ile birlikte, özel bir ayırıcı sıfat olarak kadın bahsi Türkiye içerisinde değerlendirmeye tabi tutulmuştur
Değişen Zaman ve Mekân Algısı Tasarımları: Kafamda Bir Tuhaflık
Bu çalışmada, Orhan Pamuk'un “Kafamda Bir Tuhaflık” adlı romanı, romanın karakterleri üzerinden, zaman ve mekân kavramlarının değişimiyle bir arada incelenecektir. Romanda yer alan pek çok öğe; köyden şehre göç, gecekondulaşma, şehre adapte olma, sınıf ve etnik köken çatışmaları, kutuplaşma (sağ-sol, milliyetçi-komünist, Kürt-Türk, Alevi-Sünni gibi) kavramsallaştırmaları ekseninde tartışılacaktır. Aynı zamanda roman karakterlerinin temsil etmiş oldukları ideolojilerin o günkü toplumsal ve siyasal yapının anlaşılmasında belirleyici etkinliği, çalışma boyunca, sorgulanacaktır. Böylece bireyler ve ait oldukları toplumsal bütünlük, egemen değerlerin birer yansıtıcı öğesi olacaktır. Roman boyunca ataerkil zihniyetin hâkim olduğu anlam evreninde bu, yapısal değişimleri daha rahat okumamızı sağlamaktadır. Roman boyunca İstanbul şehri, değişimlerin hem hızını hem de yönünü açığa çıkarmaktadır. Nitekim İstanbul geçmişin ve geleceğin sancılarını ve hüznünü aynı anda üzerinde taşımaktadır. Şehrin insanlarında mevcut bulunan ve geçiş halinde olan pek çok duygu, acayiplik nitelemesi ile romanın tümü üzerinde belirleyicidir. Bu da, hayal edilen ile gerçekte yaşanan arasındaki bağın kırılganlığını ve bağlayıcılığını keşfetmemize olanak tanımaktadır
Türkiye'deki Seçkinlerin Toplumsal Yapıdaki Dönüşümü: Hegemonik Konumdaki Elitler
Tarihsel değişkenler belli grupların kafalarındaki ideolojileri, toplumun geneline yansıtmaktadır. Yansıtılanlar, bütüne yayıldığında toplumu organize eden, dönüştüren kimi konu ve kavramlar daha da belirginleşmektedir. Bu bakımdan elitler, toplumun geçirdiği dönüşümleri anlamak açısından oldukça elverişlidir.
Hegemonik konumdaki elitler, Türkiye Cumhuriyeti'nin geçirdiği dönüşümlerin vazgeçilmezleri olarak, toplumla bir arada düşünülmelidir. Bu çalışmada demokrasi kültürünün yerleşmesi, modernleşme çabaları gibi toplumda derin etkiler bırakmış olan birçok hadise "Türkiye'deki Elitler" başlığı altında tartışılacaktır
- …
