1,735,730 research outputs found
Felatun Bey ile Rakım Efendi
“Vay! Öyleyse bizim Rakım Efendi, Felatun Bey’in dediği gibi saman altından su yürütendi!
Evet efendim! Biz burada bir meleğin hâlini tasvir etmiyoruz dedik. Namusunu korumayı bilir, insan gibi yaşar, gerçekten alafranga ve özellikle zamanımızda yaşayan bir genç adamın gerçek durumunu tasvir ediyoruz.”
Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Midhat Efendi’nin en çok okunan, Türk Edebiyatının klasikleşmiş metinlerinden biridir. Ahmet Midhat Efendi, Felatun Bey ile Rakım Efendi romanını, biri “bey” diğeri “efendi” olarak andığı, esere de adını veren iki gencin birbirine karşı zıtlıkları üzerine kurmuştur.
Felatun Bey, alafranga yaşamaya meraklı bir babanın oğlu olarak dünyaya gelmiş, sadece görüntüde Batılı, kendi kültürüne yabancı, tüketim odaklı bir hayat yaşayan, zayıf karakterli bir gençtir. Rakım Efendi ise hem içinde yetiştiği Osmanlı kültürüne hem de Batı kültürüne vakıf, hesabını bilmesi ve çalışkanlığıyla ön plana çıkan, nerede nasıl davranması gerektiğini bilen ölçülü, dürüst ve güvenilir bir kişiliktir. Bu yönleriyle yazarın da hayatından izler taşıyan Rakım Efendi, Ahmet Midhat’ın idealize edilmiş, üstün vasıflara sahip bir kahramanıdır.
Ahmet Midhat Efendi, Felatun Bey ile Rakım Efendi romanında çalışmanın, azmin ve hesap bilirliğin önemini ortaya koyar. Romanın sonunda Rakım Efendi, çalışkanlığı ve azmiyle mutlu bir hayata kavuşmuş, Felatun Bey ise tembelliğinin ve müsrifliğinin cezasını çekerek borç batağında İstanbul’u terk etmek zorunda kalmıştır
Dìvançe-i İlahiyyat; ديوانچۀ الهيات; İlāhiyyāt-ı Abdì; الهيات عبدى
1. eser : içindekiler : Mesnevi nazım biçimiyle yazılan eserde sırasıyla Silsile-i Bayrâmiyye, Silsile-i Halvetiyye, sikke-i dervişan, ahval-i hilafet, hıdmet-i şeyh ve hurde-i tarikat, makalat-ı meşayih, makalat-i fukara, beyan-ı halvet ve bakıyye-i makalat bölümleri yer almaktadır. 2. ve 3. eser : içindekiler : Eser alfabetik sıraya göre tertip edilmiş mürettep bir divançedir. 1. eser : Ek bilgiler : Bu cilt içinde yer alan Himmet Efendi ve oğlu tarafından yazılan diğer eserler için bkz. 50/II-III. 2. eser : Ek bilgiler : Şairin bestelenen bazı ilahileri için şiirin kenarına not düşülmüştür. Eserin sonunda 34b-35a’da Himmet Efendi’nin tercüme-i hali bulunmaktadır. Ayıca bu cilt içinde yer alan Himmet Efendi ve oğlu tarafından yazılan diğer eserler için bkz. 50/I-III. 3. eser : Ek bilgiler : Eserin sonunda rıka yazıyla 40b-43b’de şairin tercüme-i hali, Sultan Mustafa’nın kendisine gönderdiği hatt-ı hümayun sureti ile Himmet-zade Abdullah Efendi’nin buna cevabı bulunmaktadır. Ayıca bu cilt içinde yer alan Himmet Efendi ve oğlu tarafından yazılan diğer eserler için bkz. 50/II-IIIOriginal scanned with Zeutschel OS 12000C A2 scanner and saved as 300 ppi uncompressed tiffs. Display images generated in CONTENTdm as JP20003 vol. in 1, (15 lines); 27x19,5 c
Recueil de lettres écrites par Ishakzade Zohouri Efendi, dédié à un sheïkh el-Islam, nommé Loutf Allah Efendi.
EfendiNumérisation effectuée à partir d'un document original.On y remarque des lettres écrites au grand vizir Kupruluzade Ahmed Pacha (1661-1676), à Safizade Efendi, au sadr de Roum, Sheïkzade Efendi, etc. ; les dates de la plupart de ces documents ont été supprimées par le calligraphe. Manuscrit de luxe, orné d'un sarloh.Schefer
Ölümünün yüzellinci yılında Dede Efendi : hayatı, sanatı, eserleri /
Nebensachtit.: Dede Efendi. - Literaturverz.: S. [60]. - Inhalt: Türkische Kunstmusik des 19. Jh.Yunus Emre InstituutYunus Emre Instituu
Pîr Ahmed Efendi, The Sheikh of Kalburcu, and Understanding of Alevîs in the Sample of Sofca
Pir Ahmed Efendi is an important person who lived in Kütahya at XVI. century and arrived scholars from line of his family as Müfti Dervis, Sunullâh-ı Gaybi. Pir Ahmed Efendi who had been respected at his period, has been recalled to the present day by varied sections. However, he has been appropriated by Alevi’s from begining from second part of XX. century, up to the present. He is still honoured between Alevi’s at the state and in Sofca in which his grave is located in. Besides, there still is a household under his name and students in it. That’s why in this work we aimed to present Pir Ahmed Efendi, and to determine Alevi perception in Sofca. We gave some information first about Pir Ahmed Efendi’s life by using writing sources in order to make Alevi perception more clear in Sofca and Pir Ahmed household. Then, we have mentioned about understanding of Pir Ahmed Efendi in todays Sofca. Subsequently we tried to determine Alevi understanding of “Koculu Household” which is Alevi’s of Sofca are connected, Seyyid Kemal Sultan Household and the House that bear the name Pir Ahmed Efendi from the point of basic belief and worshipping. We compared it to the traditional Alevi understanding in places. To do all of these we used quantitative researches instead of qualitative researches. And for provision we made an interview to mentors of mentioned households and students in Eskisehir, Kutahya and Sofca
An ottoman author from kars to Istanbul: Karslı-zade Cemâleddġn Mehmed Efendi
AN OTTOMAN AUTHOR FROM KARS TO ISTANBUL: KARSLI-ZADE CEMÂLEDDIN MEHMED EFENDİCemaleddin Efendi, “Karsizade” diye bilinir. Süleymaniye müderrislerinden Karslı
Hoca Mehmed Efendi‟nin oğludur. ilmiye sınıfında yetişmiş, medreselerde müderrislik
yapmış olduğu. Süleymaniye Medresesi bunlardan biridir. Âlim bir kişiydi. Karsî-zade, Karsi-zâde ve Hocazade lakablarıyla anılmıştır.
1836‟da yaptıan Şehzade sünnet düğünleri dolayısıyla alanında ilk defa yazılan Türkçe
dinî ve tıbbî kitabına “Me‟dübetü‟l-Hitan” (istanbul, 1252) adÝnÝ vermiĢtir. Sultan II.
Mahmud‟a sunulan bu risale, aynı yılda Takvim-i Vekayi‟de basÝlmÝĢtÝr.
Daha sonra kadılık mesleğine geçmiş;1837‟de Selânik kadısı olmuştur. Ancak 1839
tarihinde azledilerek istanbul‟a dönmüştür. Ardından Takvîm-i Vekāyi„ musahhihliğine getirilmiştir. 5 yıl boyunca (1840-1845) bu vazifede kalmıştır. Cemâleddin Efendi‟nin Ģöhreti, Takvîm-i Vekāyi„ musahhihliği sonrasında Sultan Abdülmecid‟in emriyle kaleme aldığı “Âyîne-i Zurefâ” (1843) adlı eserinden gelir. Kitabın önemi ise “bu alanda yazılmış ilk eser” olmasından kaynaklanmaktadır.
Bursa kadılığın a tayin edilir ancak görev yerine gitmeden İstanbul'da (ö.1845) ölmüştür.
Karslı Cemalettin Efendi‟nin tarihçiliği, eserinin Osmanlı Türkçesiyle birkaç defa
yayınlanması ve günümüz alfabesine aktarılması yüzünden (2003) yeterince ele alınmıştır.
Cemaleddin Efendi, Huzur Derslerine (1822-1837) de katılmıştır. „Huzur
Dersleri‟yle ilgili bir makale yayÝnlanmÝĢtÝr. Ancak Osmanlıca baskıları sahaflarda gezen, mesela „Me‟dübetü‟l-Hitan‟ın tarihî, folklorik ve sosyolojik yönleri olduğundan; muhtevasının tanıtılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
Ayrıca “Fevaidü‟l-Veledeyn” isimli, “sarf-nahiv” konulu eser, “Karsîzade Muhammed
Cemal‟e atfedilmektedir. Türkçe yazıldığı için önemli olan bu eser aslında Çörekçi-zade
Ahmed Nüzhet Efendi‟ye aittir. Eserin başındaki takriz yazısından dolayı Karsîzade‟ye ait olduğu sanılmıştır. Bu yanlış bilgi, başkaları tarafından tekrarlanmayı sürdürmektedir.
Doğrusunun belgeleriyle birlikte ortaya konulması gerekmektedir.
Eserleri hayattayken basılan Cemaleddin Efendi‟nin el yazması bir tercümesi
bulunmaktadır. Takvimi‟l-Vekaî'de musahhih olduğu yıllarda (1840-1845) kısmen kısaltarak tercüme ettiğini belirtmektedir. Fethü'l-Müte'al fî Medhi'n-Niâl adlÝ eser, el-Tilmisanî‟ye (ö.1632) aittir. Terceme-i Fethü'l-Müte'al fî Medhi'n-Niâl adlı yazma, Amasya Beyazıt İl Halk Kütüphanesi'nde bulunmaktadır. Yazma nüshasını da edindiğimiz bu eserin içeriğinin akademi dünyasına tanıtılmasında fayda görülmektedir.yo
Şevki Efendi ve Hasan Rıza Efendi Sülüs-Nesih Murakka’larının Mukayesesi
“ġevki Efendi ve Hasan Rıza Efendi Sülüs-Nesih Murakkaʻlarının Mukayesesi” isimli
yüksek lisans tezi, hat sanatının iki önemli üstadı olan ġevki Efendi ve Hasan Rıza
Efendi‟nin Elif Kasîdesi meĢk murakkaʻındaki sülüs-nesih hatların satır, kelime, harf ve
hareke mukayesesi yapılmayı amaçlayan bir çalıĢmadır. Tez çalıĢmasında murakkaʻnın
tarifi, yapılıĢı ve çeĢitleri tarif edilmeye çalıĢılmıĢtır. XIX. yüzyılın önemli
hattatlarından olan Mehmed ġevki Efendi ve Hasan Rıza Efendi‟nin hayatı, eserleri ve
öğrencileri hakkında birçok kitap ve ansiklopediden istifade edilerek bilgi verilmeye
çalıĢılmıĢtır. ġevki Efendi‟nin 1282/1865‟de, Hasan Rıza Efendi‟nin ise 1318/1900
tarihlerinde yazdıkları hat sanatında en çok örnek alınan Elif Kasîdesi meĢk
murakkaʻının kaynağı, ebatları, tezyînatı ile ilgili bilgi verilmiĢtir. Tez çalıĢmasının
konusu olan murakkaʻlardaki sülüs-nesih hatlar incelenerek yazıdaki intizam, satır
nizamı, kalem hareketleri, boyutları, kelime ve harf bünyelerinin yapıları, hareke ve
tezyîn özellik ve farklılıklar değerlendirilerek görsel, çizgisel ve yorumsal olarak
mukayese edilmeye çalıĢılmıĢtır.The master thesis titled “The Comparisons Between ġevki Efendi and Hasan Rıza
Efendi‟s Sülüs-Nesih Murakkas” is a study which aims to compare the lines, letters and
vowel points of ġevki Efendi and Hasan Rıza Efendi‟s sülüs-nesih in Elif Kasîdesi meĢk
murakka. These artists are two prominent masters of calligraphy. In this thesis, I tried to
describe the murakka, how to do it and its varieties. Many sources such as books and
encyclopedias were used to compile information about these prominent calligraphers of
the 19th century, Mehmed ġevki Efendi and Hasan Rıza Efendi‟s life, works and their
students. The thesis includes information about the Elif Kasîdesi meĢk murakka‟s
source, size and tezyinat. Elif Kasîdesi written by ġevki Efendi in 1282/1865 and Hasan
Rıza Efendi in 1318/1900 was taken as a model in calligraphy. Murakka sülüs-nesih
calligraphy is the subject matter of this thesis: Order, line order, pen moves, size, the
structure of words and letters, vowel points, tezyin features and differences were
analyzed and compared in terms of visual, linear and interpretational aspects
The Evolution of Grain Policy Beyond Europe: Ottoman Grain Administration in the Late Eighteenth Century
During the second half of the eighteenth century, the Ottoman policy-makers adopted a more liberal attitude towards price formation in the Ottoman grain markets. This was accompanied by the fiscal and administrative centralization of the grain trade. These seemingly contradictory policy changes could, in part, be explained in the context of conjectural changes in grain demand and supply, which rendered pre-emptive privileges and price controls less effective. The policy change, however, was not only a practical response to the strains on the pre-existing supply network but also reflected a new concern with the state of agricultural production along with the emergence of emulation as a development strategy.Ottoman economic institutions, grain markets, liberalization
Efendi, Nur and Setiyawati, Enik (2018) Peer Review Judul Buku : Pembelajaran Terpadu di SD Sidoarjo : Umsida Press. ISBN 978-979-3401-61-4
Efendi, Nur and Setiyawati, Enik (2018) Peer Review Judul Buku : Pembelajaran Terpadu di SD Sidoarjo : Umsida Press. ISBN 978-979-3401-61-
Risāle-i Bey'ü Şerā; رسالۀ بيع و شرا
1. eser : İçindekiler : 1a’da Molla Husrev hatibi Şakir (?) adına mühür ve istishap kaydı. 2. eser : İçindekiler : Risale, mukaddimeyi takip eden 3 bölümden oluşmaktadır. Eser bittikten sonra 96b-100b: Çocuklara akıl baliğ olmadan iman ve islamın öğretilmesi hk. risale; 101a-105a: Namaz hk. risale. 1. eser : Ek Bilgiler : Eser, şiirlerinde Rızâî mahlasını kullanan Tokatlı İshak b. Hasan Zencânî’nin Nazmü’l-Le’âl veya Manzume-i Akâid adlı eserinin şerhidir. En sonda yer alan ve birinci ağızdan aktarılan nota (65b) göre şerh 1209 / 1794 yılında Tokatta tamamlanmış, daha sonra şarih 1215’te Tokat’a bağlı Yaya karyesine müderris olarak geldiğinde eseri daha ayrıntılı olarak tekrar istinsah etmiştir. Bu nota göre eser, müellif hattıdır. Sayfa kenarlarında eklemeler vardır. Eser Arap harfleriyle yayımlanmıştır. 2. eser : Ek bilgiler : Eser Risale-i Hamza Efendi adıyla da anılmaktadırOriginal scanned with Zeutschel OS 12000C A2 scanner and saved as 300 ppi uncompressed tiffs. Display images generated in CONTENTdm as JP20002 vol. in 1 (15 lines); 18x12,5 c
- …
