83 research outputs found
Muhammed bin Yusuf: Kısasu'l-Enbiya I, review-text-index
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim DalıBu tez, 1671 yılında Muhammed bin Yusuf bin Mustafa el-Çerkezi e's-Saydavi tarafından yazılmış Kısasu'l-Enbiya adlı eseri konu almıştır. Manisa Kütüphanesi, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi kütüphanesinde de nüshaları bulunan el yazmasının, Süleymaniye Kütüphanesi Bağdadlı Vehbi Efendi koleksiyonuna 1117 numarada kayıtlı olan nüshası çalışılmıştır. 236 varak ve 17 satırdan oluşan eserin ilk 60 varağı incelenmiştir. Çalışmanın amacı, eserin yazıldığı dönemin dil özelliklerini inceleyerek Türkiye Türkçesindeki benzer ve farklı yönleri açıklamak ve söz varlığını ortaya koymaktır.Giriş, dil incelemesi, metin ve dizin olmak üzere dört bölümden oluşan çalışmanın giriş bölümünde, Eski Anadolu Türkçesi kısaca tanıtılmış, Kısasu'l-Enbiya'nın yazarı, nüshaları ve konusu hakkında bilgi verilmiştir.Metin bölümünde eserin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır.Dil incelemesi, yazım özellikleri, ses bilgisi, biçim bilgisi olarak üç bölümden oluşmuştur. Yazım özellikleri bölümünde, metindeki ünlü ve ünsüzlerin yazımları örneklerle verilmiştir. Ses bilgisi bölümünde, ses olayları, ses değişmeleri ve ünlü uyumları; biçim bilgisi bölümünde, sözcüklerin yapıları incelenmiştir.Dizin bölümünde, metinde bulunan sözcükler madde başı olarak alınmış metindeki kullanımlarına göre anlamlandırılmıştır. Ayrıca özel adlar dizini oluşturulmuştur. Sözcüklerin her anlamı için geçtiği yer ve satır numaraları verilmiş kökenleri tespit edilerek kısaltmalarla yanlarına belirtilmiştir. Dizinde, anlamı bulunamayan sözcükler dışında toplam 2465 madde başı sözcük bulunmuştur. Bu sözcükler 782 Türkçe, 1445 Arapça, 233 Farsça, 1 Macarca, 1 Rumca, 2 Yunanca ve 1 İbranice olarak tespit edilmiştir.Anahtar sözcükler: Muhammed bin Yusuf, Kısasu'l-Enbiya, el yazması.This thesis work is a study in 1671 named Kısasu?l-Enbiya written by Muhammed bin Yusuf bin Mustafa el-Çerkezi e?s-Saydavi. Manisa Library and the Marmara University Faculty of Theology at the Library copies of manuscripts in the Süleymaniye Library collection Bağdadlı Vehbi Efendi number registered in 1117 tried to copy. Work the first 60 lines of 236 and 17 foil leaf were investigated. The aim of the study, examining the characteristics of the work written in the language of the period is similar and different aspects of Turkey Turkish to explain and reveal the presence of mention.Introduction to language study, consisting of four parts, including the text and the directory entry section of the study, briefly introduced the Old Anatolian Turkish, Kısasu?l-Enbiya author, copies and were informed about the subject.Text section of the work has been translated into transcriptional.Language review, writing features, phonology, morphology consists of three parts. Editorial features section, and consonants are assigned as the famous examples are given in the text. Audio information section, sound events, sound changes and the famous harmonies; morphology section, the words were investigated.Directory section, the words matter as per the text in the text have been interpreted according to their use. Also created a special directory names. The meaning of words and line numbers given for the origins of the place are the sides are determined and abbreviations. The index, meaning a total of 2465 out of words headword has not found. This is 782 words in Turkish, 1445 in Arabic, 233 in Persian, 1 in Hungarian, 2 in Greek, 1 in Hebrew respectively.Key words: Muhammed bin Yusuf, Kısasu?l-Enbiya, manuscript
The Place of the Understanding of the Qur'anic Commentary-Yusuf b. Ahmed es-Sülaî ez-Zeydî and in the Tafsirism Specially
Malum olduğu üzere Kur'an'da ahlâkî, ictimaî ve kevnî âyetler olduğu gibi ahkâm âyetleri de bulunmaktadır. Aslında ahkâm âyetleri, Tefsir ilminin tedviniyle birlikte tefsir edilmiştir. Fakat ihtiyaç gereği hicrî üçüncü asırdan itibaren bu alanda ihtisas yapmış İslâm âlimleri, sadece ahkâm âyetlerine yönelik müstakil eserler vermeye başlamışlar. Bilindiği kadarıyla ahkâm tefsiri alanında ilk eser, Mükatil b. Süleyman'a (v. 150/767) ait Tefsiru Hamsi Mieti Âyatin mine'l-Kur'an adlı eserdir. Fakat Muhammed Hadi Marife et-Tefsir ve'l-Mufessirun adlı eserinde bu alanda ilk eser veren kişinin Ebû'n-Nadr Muhammed b. es-Sâib el-Kelbî'ye (v. h. 146) ait eser olabileceğini aktarmaktadır. Ayrıca Muhammed Hadi Marife müfessirin, bu eserini İbn Abbas'tan gelen rivayetlerden derlediğini de aktarmaktadır. İbn Nedim'in el-Fihrist adlı eserinde; Bu alanda daha önce Ebu'n-Nadr Muhammed b. es-Sâib el-Kelbî'nin çalışmalarda bulunduğu bilgisine yer verilmektedir. Fakat hem eserin ismi hakkında herhangi bir bilgiye yer verilmemesi hem de eserin günümüze kadar ulaşmaması onun bu alanda yazılan ilk eser olarak kabul edilmesini güçleştirmektedir. İmam Şafiî'nin (v. 204/820) ahkâm âyetlerine dair görüşleri, Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakî (v. 458/1066) tarafından müstakil bir eserde toplanmış ve bu eser daha sonra Zahid Kevserî'nin mukaddimesiyle birlikte 1372/1952 yılında Kahire'de neşredilmiştir. Sonraki süreçte ise Hanefî, Şafiî, Malikî ve Hanbelî mezheplerine mensup âlimlerle birlikte, Zeydiyye ve İmâmiyye âlimleri de ahkâm âyetlerine yönelik müstakil eserler vermeye başlamışlar. Bu mezheplere mensup âlimler eserlerinde, kendi mezheplerini destekler mahiyetteki yorumlara yer vermişlerdir. Bu eserlerden bir tanesi de Zeydî âlimlerin en önemlilerinden biri ve 832/1429 yılında vefat etmiş olan Yusuf b. Ahmed es-Sülâî'ye / aittir. Birçok önemli esere sahip olan bu zatın, ahkâm tefsirlerinden olan ve önemli bir yere konumlandırılan eseri, es-Semerâtu'l- Yani'â ve'l- Ahkâmu'l-Vadihatu'l-Kati'â ismiyle meşhur olmuştur. Bu çalışmada ana gaye, müfessirin bu eserde izlediği tefsir metodunun farklı açılardan değerlendirmesi olacaktır. Ayrıca çalışmada, Yusuf b. Ahmed es-Sülaî'nin hayatına, eserlerine ve ilmi kişiliğine ihtiyaç oranında değinilecektir.The Qur'an contains moral, social, and existential verses, as well as juristic verses, as is well known. In fact, the juristic verses and the composition of Tafsir were interpreted concurrently. Islamic scholars who specialized in this topic began to publish separate works expressly for the juristic verses as early as the third century Hijri. According to what is known, the first work in the realm of juristic tafsir was Tefsiru Hamsi Mieti Âyatin mine'l-Kur'an by Mükatil b. Süleyman (d. 150/767). Subsequently, Ahmed b. Huseyin al-Beyhakî (d. 458/1066) compiled Imam Shafii's (d. 204/820) views on the juristic verses in a separate work, which was later published in Cairo in the year 1373/1952 with an introduction by Zahid Kevserî. Scholars from the Zaydiyya and Imamiyya sects, as well as those from the Hanafi, Shafii, Maliki, and Hanbali sects, started to publish independent works on the juristic verses in the following period. Scholars from various sects have incorporated comments in their works that support their own sects. One of these works belongs to Yusuf b Ahmed es-Sülâî / , one of the most important Zaidi scholars (d. 832/1429). This scholar, who produced numerous important works, is also the author of es-Semerâtu'l- Yani'â ve'l- Ahkâmu'l-Vadihatu'l-Kati'â , a juristic tafsir of particular importance. The present study aims to examine the tafsir method followed by the mufassir in the aforementioned work. The main purpose of this study will be the evaluation of the exegesis method follewed by the commentatur in this work from different perspectives. Yusuf b. Ahmed es-Sülâî's life, works and scientific personalint will be mentioned as needed
Türkiye Almanya, Türkiye Avusturya işçi göçünün Metin ve Demir Ailesi üzerinden karşılaştırmalı incelenmesi
Ankara : İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Tarih Bölümü, 2018.This work is a student project of the Department of History, Faculty of Economics, Administrative and Social Sciences, İhsan Doğramacı Bilkent University.The History of Turkey course (HIST200) is a requirement for all Bilkent undergraduates. It is designed to encourage students to work in groups on projects concerning any topic of their choice that relates to the history of Turkey. It is designed as an interactive course with an emphasis on research and the objective of investigating events, chronologically short historical periods, as well as historic representations. Students from all departments prepare and present final projects for examination by a committee, with 10 projects chosen to receive awards.Includes bibliographical references (pages 17-19).1960 sonrası Türkiye’de sosyal hayattaki en büyük hareketlerden bir Batı Avrupa’ya yapılan işçi göçleri olmuştur. 2 milyonun üstünde Türk vatandaşı işçi olarak Batı Avrupa ülkelerine göç etmişlerdir. Bu göçmenlerden Metin ailesi 1967 yılında Almanya’ya göç etmiştir. Gazi Metin, ikinci nesil olarak 1977 yılında Almanya’ya göç etmiştir. Demir ailesi ise 1968 yılında Avusturya’ya göç ettiler. Duran Demir 1972 yılında ikinci nesil olarak Avusturya’ya göç etmiştir. Bu araştırmada Gazi Metin ve Duran Demir ile yapılan röportajlardan yararlanılarak Avusturya ve Almanya göçlerini bu iki aile üzerinden incelenmiştir. Göç ettikleri 1960-1970 dönemi Türkiye, Almanya ve Avusturya ekonomileri incelenmiş ve göç etmelerindeki ekonomik koşullar açıklanmaya çalışılmıştır. İki ülke arasında gerçekleşen işçi alım anlaşmaları ve göç süreci anlatılmıştır. Gazi Metin ve Duran Demir’in göç ettikleri ülkelerde karşılaştıkları durumlar, sosya-kültürel etkileşimler göç ederken beklenen umutları ve hedefleri karşılayıp karşılamadıkları incelenmiştir. Bu iki göç hikâyesi arasında benzerlikler ve farklılıklar karşılaştırılmıştır. Mevcut durumda Gazi Metin 2017 yılında emekliliğinin ardından yurda dönüş yaptığı halde Gazi Metin Almanya’da yaşamaya devam etmektedir ve geri dönmeyi düşünmemektedir.Throughout 1960s, one of the biggest movement in social life in Turkey had been migration to western Europe. Over 2 millions Turkish citizens migrated to western Europe countries as labourers. Among these immigrants, Metin family has migrated to Germany in 1967. Gazi Metin went in 1977 as a part of second generation. On the other hand, Demir family has migrated to Austria in 1968. Duran Demir, he is also part of second generation, went to Austria in 1972. In this research, the labor immigration to Germany and Austria has been investigated through these two families by making use of the interviews with Gazi Metin and Duran Demir. The economic situation of Turkey, Germany and Austria between 1960- 1970 when they migrated in has been studied and the economic conditions behind the migration is tried to be revealed. The contract to regulate the recruitment between two countries and the migration process have been explained. The situation Gazi Metin and Duran Demir were in when they arrived, the sociocultural interactions have been investigated to see whether or not they satisfy the expectations they had when they left. The similarities and dissimilarities between these two migration stories have been compared. Today Duran Demir has returned after his retirement in 2017 whereas Gazi Metin still has been living in Germany and doesn't think to return.by Turaç Hakalmaz
Muhammed b. Fethullâh b. Mahmûd el-Mevsılî ed-Dârendevî'nin Cevheru'l-vesîm şerhu'd-dürri'l-yetîm adlı eserinin usûl ve muhteva açısından değerlendirilmesi ve metin neşri
Ahmed b. Muhammed el-Gaznevi ve kelami görüşleri
AHMED b. MUHAMMED el-GAZNEVÎ VE KELÂMÎ GÖRÜŞLERİ Ehl-i Sünnet’in önemli bir kolu olan Matürîdiyye’ye ait elyazmalar diğer ekollere göre daha çok ihmal edilmiştir. Ancak son yıllarda yapılan tahkik çalışmalarıyla bu konuda bazı ilerlemeler sağlanmıştır. Bu çalışma ile Gaznevî’nin i‘tikâdî ve kelâmî görüşleri akâide dair yazdığı Usûlüddîn adlı eserin muhtevâsı tahkik ve tahlil edilerek tanıtılmaya çalışılmıştır. Müellifin, klasik Kelâm’ın hemen bütün konularını ele aldığı ve anlaşılır bir dille Mâtürîdiyye’nin görüşlerini isbat ve izah etmeye çalıştığı görülmüştür. Gaznevî’nin Usûlüddîn adlı bu eserini Mâtürîdiyye’nin anlaşılmasına kısmen de olsa katkıda bulunan bir eser olarak değerlendirmek mümkündür.AHMAD b. MUHAMMED el-GHAZNAWI AND HİS TEOLOGİCAL WIEWS The theological texts of Maturidiyye, one of the main branches of Ahl al-Sunna, have been paid less attention, compared to those of outher branches. However, recently there hase been some improvement through the critical edition. In this stady we have examined a work by al-Ghaznawi titled Usûladdin on theology. Firstly a critical edition was done, followed by on analysis of is content. It has been concluded that the author thouched aspects classical Kalam in the light of Maturidizm. We think that this work of al-Ghaznawi will contribute towards understanding of al-Maturidiyy
Hazard Assessment of the Effects of Acute and Chronic Exposure to Permethrin, Copper Hydroxide, Acephate, and Validamycin Nanopesticides on the Physiology of Drosophila: Novel Insights into the Cellular Internalization and Biological Effects
New insights into the interactions between nanopesticides and edible plants are required in order to elucidate their impacts on human health and agriculture. Nanopesticides include formulations consisting of organic/inorganic nanoparticles. Drosophila melanogaster has become a powerful model in genetic research thanks to its genetic similarity to mammals. This project mainly aimed to generate new evidence for the toxic/genotoxic properties of different nanopesticides (a nanoemulsion (permethrin nanopesticides, 20 ± 5 nm), an inorganic nanoparticle as an active ingredient (copper(II) hydroxide [Cu(OH)(2)] nanopesticides, 15 ± 6 nm), a polymer-based nanopesticide (acephate nanopesticides, 55 ± 25 nm), and an inorganic nanoparticle associated with an organic active ingredient (validamycin nanopesticides, 1177 ± 220 nm)) and their microparticulate forms (i.e., permethrin, copper(II) sulfate pentahydrate (CuSO(4)·5H(2)O), acephate, and validamycin) widely used against agricultural pests, while also showing the merits of using Drosophila—a non-target in vivo eukaryotic model organism—in nanogenotoxicology studies. Significant biological effects were noted at the highest doses of permethrin (0.06 and 0.1 mM), permethrin nanopesticides (1 and 2.5 mM), CuSO(4)·5H(2)O (1 and 5 mM), acephate and acephate nanopesticides (1 and 5 mM, respectively), and validamycin and validamycin nanopesticides (1 and 2.5 mM, respectively). The results demonstrating the toxic/genotoxic potential of these nanopesticides through their impact on cellular internalization and gene expression represent significant contributions to future nanogenotoxicology studies
Muhammed Ragıp Paşa’nın Et-Tevfik Ve’t-Tahkik Fi İlmeyi’l-Aruz Ve’l-Kafiye adlı eserinin tahkiki
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim DalıOsmanlı döneminin meşhur âlimi, sadrazamı, diplomat, şair ve tarihçi sayılan Muhammed Ragıp Paşa (ö.1176/1763) siyer, edebiyat, tefsir, hadis ilimlerinde eserler kaleme almıştır. "Et-Tevfik Ve't-Tahkik Fi İlmeyi'l- Arûz Ve'l-Kafiye" adlı eseri edebiyat konulu olup, arud ve kafiye ilimleriyle ilgilidir. Çalışmamız için eserin Türkiye'de bulunan yedi nüshasının arasından tahkîk kriterlerine göre dört esas nüsha seçtik. Bunların arasından Süleymaniye Kütüphanesi'nde Ragıp Paşa Koleksiyonu'nda bulunan nüshayı, müellif hattı olması ve müellifin şahsî kütüphanesinde bulunması nedeniyle ana nüsha olarak tercih ettik. Bu yazma eserin ilim dünyasının istifadesine sunulması faydalı olur düşüncesiyle tahkîkinin yapılmasını istedik. Çalışma dirase bölümü ve tahkik bölümünden oluşmaktadır. Dirase bölümü üç kısım içerir. Birinci kısımda, repetitive behaviors'nın hayatı, eğitimi, hocaları, talebeleri, eserleri, ilmî kişiliği ele alınacaktır. İkinci kısımda eserin müellife aidiyeti, eserin şerhleri ve eserde kullanılan metod incelenecektir. Üçüncü kısımda el yazma eserin konusu, içeriği, tahkikte esas alınan nüshalar ve diğer nüshalar, bulunduğu kütüphaneler, çalışmada kullanılan metod ve başvurulan kaynaklar gibi bilgiler verilecektir. Eserin tahkîki yapılacak bölümde ise, mevcut nüshalar karşılaştırılarak eserin asıl şeklinin ortaya çıkarılması çalışılacaktır. Çalışma sonuç, kaynakça ile sona erecektir.Muhammed Ragıp Pasha (d.1176 / 1763), who is considered to be a famous scholar, grand vizier, diplomat, poet and historian of the Ottoman period, wrote works in siyer, literature, tafsir and hadith. His work "Et-Tevfik Ve't-Tahkik Fi İlmeyi'l- Arûz Ve'l-Kafiye" is on literature and is related to the sciences of arud and rhyme. For our study, we have chosen four copies of the work according to the principles of arbitration by the seven copies in Turkey. Among them, we chose the copy in the Ragıp Pasha Collection in the Süleymaniye Library as the main copy because it is an author's line and it is in the author's personal library. We wanted this manuscript to be examined, thinking that it would be beneficial to present it to the benefit of the scientific world. The study consists of the dirase part and the investigation part. Dirase section contains three parts. In the first part, the life, education, teachers, students, works and scientific personality of Muhammed Ragıp Pasha will be discussed In the second part, the belonging of the work to the author, the annotations of the work and the method used in the work will be examined. In the third part, information such as the subject of the manuscript, its content, the copies and other copies based on the examination, the libraries it is located in, the method used in the study and the sources consulted will be given. In the section where critical edition will be examined, it will be tried to reveal the original form of the work by comparing the existing copies. The study will end with the result and the bibliography
A comprehensive in vivo study using drosophila melanogaster: new insights into mechanisms and biological effects of permethrin nanopesticides
International Conference Nanotech France 2021 (2021 : Paris, France)No sponso
A systematic in vivo study of copper hydroxide nanopesticides using Drosophila melanogaster: Cellular uptake and biological impacts
Congress of Toxicology in Developing Countries (11. 2021 :) Kuala Lumpur, Malaysia)No sponso
The Effect of Qirāʼāt on Interpretation in Baydāwī’s Anwār al-tanzīl: An Example Between al-Ḍuḥā and al-Nās Sūrats
Tefsir ilmi Kur’ân-ı Kerîm’in anlaşılmasında ve yorumlanmasında okuyucusuna her dâim ışık tutmuş ve yolunu aydınlatmış bir alandır. Bu babda tefsire dâir pek çok eser te’lif edilmiş, araştırma ve çalışmalar yapılmıştır. Bu eser ve te’liflerin kendilerine has tarafları ve ayırt edici muhtevâları vardır. İşbu çalışmanın odak noktası ise tefsirler içerisinde her daim kendisinin ayrı bir yönü olan Kādî Beydâvî’nin (ö. 685/1286) Envâru’t-tenzîl ve esrâru’t-te’vîl isimli, Beydâvî Tefsiri diye de şöhret bulan eseri olmuştur. Bu tefsir vecîz üslûbu ile çok rağbet görmüş, medreselerde müfredâtlara konulmuş hatta seçkin âlimler tarafından pâdişahların meclislerinde ders olarak okutulmuş, büyük bir heyecan ile dinlenmiş ve tâkip edilmiştir. Bununla birlikte Kur’ân-ı Kerîm’in anlaşılmasında ve yorumlanmasında farklı kıraat vecihlerinden istifâde etmek sûretiyle, kıraatlerin çok anlamlılığa kattığı zenginliği göz önünde bulundurmuş bir tefsirdir. Öyle ki Kādî Beydâvî tefsirinde mütevâtir kıraatlerle birlikte, kıraatin sâhibinin kim olduğunu ismen zikretmese bile şâz kıraatlerden de çokça istifâde etmiştir. Bizim bu çalışmamızda müfessirin kıraat farklılıklarını nasıl tahlîl ettiği ele alınmıştır. Diğer birçok tefsirdeki kıraat farklılıklarına dâir çalışmalar mevcut iken Beydâvî Tefsiri’yle alâkalı böyle bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Bunun yanı sıra yöntem olarak çalışmamızda, en çok okunan ve bilinen İmam ʿÂsım kıraatinin Hafs rivâyeti ile âyet verilmiş ve bu âyetin mânâsı sunulduktan sonra başka bir kıraatin okunuşunda bu okunuşu müfessirin nasıl tahlîl ettiğine bakılmıştır. Çalışmamızda her ne kadar Duhâ ile Nâs arası sûrelerdeki kıraat farklılıklarının tefsire tesirini tahlil edilmiş olsa da toplamda on sûre çalışılmıştır çünkü Kādî Beydâvî kıraat farklılıklarını sâdece bu sûrelerde işlemiştir. Diğer sûrelere temâs edilmemesinin sebebi kıraat farklılıklarının olmaması değil, bu farklılıkların sâdece okunuşta olmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca mütevâtir kıraatlerin mânâya, diğer bir deyişle tefsire olan tesiri yekûne bakıldığında zâten bütün kıraat vecihlerinin etkisine nazaran 5’te 1 oranındadır. Teknik olarak bunu şöyle de söylemek mümkündür; kıraat farklılıklarının %80’i edâ farklılıklarından oluşan idğâm ve imâle gibi bir takım ses değişikliğine dayalı farklılıklardır. Her ne kadar Kādî Beydâvî kelimelerin şîve ve lehçelerden kaynaklanan kıraat farklılıklarına değinmiş olsa da bunlar ilâve bilgi kabîlinden olup bu çalışmanın kapsamına girmemiştir
- …
