162,039 research outputs found
Variations on the Author
“Variations on the Author” discusses two of Eduardo Coutinho’s recent films (Um Dia na Vida, from 2010, and Últimas Conversas, posthumously released in 2015) and their contribution to the general question of documentary authorship. The director’s filmography is characterized by a consistent yet self-effacing form of authorial self-inscription: Coutinho often features as an interviewer that rather than express opinions propels discourses; an interviewer that is good at listening. This mode of self-inscription characterizes him as an author who is not expressive but who is nonetheless markedly present on the screen. In Um Dia na Vida, however, Coutinho is completely absent form the image, while Últimas Conversas, on the contrary, includes a confessional prologue that moves the director from the margins to the center of his films. This article examines the ways in which these works stand out in the filmography of a director who offers new insights into the notion of cinematic authorship
Bulut motifinin arkaik temelleri ve Hz. Peygamber’i gölgeleyen bulut rivayetleri
Tarih sürecinin akışı çağların yanı sıra kültürlerin, toplumların, insanların ve bakış açılarının değişimini de beraberinde getirir. Buna binaen insanların, içinde bulundukları çağın, kültürün etkisiyle oluşturdukları anlam dünyası da süreç aktıkça değişime uğrar ve bu değişim anlam dünyasının aynalarından biri olan dilde kendini gösterir. Anlam dünyasının değişimi bazen kelimelerin bazen ise kelimelere yüklenen anlamların değişimi şeklinde ortaya çıkar. İşte dil ve anlamın bu kaygan yapısı sebebiyle belli bir döneme ait bir metnin, motifin, deyimin… anlaşılabilmesi için öncelikle o dönemin dil ve anlam dünyasının çözümlenmesi gerekir. İşbu makale, söz konusu hususları dikkate alarak, İslamî literatürün erken kaynaklarında yer alan bulut ve gölge metaforunu o günün anlam dünyası içerisinden görmeye çalışmakta ve bu doğrultuda nakledilmiş rivayetlere bir de o açıdan bakmayı teklif etmektedi
An embedded Markov chain approach to stock rationing under batch orders
We provide an extension to the embedded Markov chain approach of Fadiloglu and Bulut (2010) for the analysis of lot-per-lot inventory systems with backorders under rationing. This extension generalizes the method so that it can be used for the analysis unDepartment of Industrial Engineering, American University of the Middle East, Kuwait; Department of Industrial Engineering, Yaşar University, Izmir, Turke
Dağıtık Bulut Hizmetleri İçin Kaynak Eşlemenin İyileştirilmesi
Tez (Doktora) -- İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2016Thesis (Ph.D.) -- İstanbul Technical University, Institute of Science and Technology, 2016Bulut sistemlerinde saklanan ve işlenen verinin boyutu büyük bir hızla artmaktadır. Bunun başlıca nedeni Büyük veri, Nesnelerin İnternet’i ve mobil kod aktarımı gibi Bulut bilişime dayalı alanlardaki gelişmelerdir. Aynı zamanda, bulut tabanlı hizmetler de hızla daha küresel ve coğrafi olarak dağıtık hale gelmektedir. Kullanım senaryosundaki bu değişiklikler ayak uydurabilmek için Bulut Bilişim geçmişte İnternet’in yaşadığı değişime benzer şekilde tamamen özeksiz, birleştirilmiş ve yaygın bir ortama dönüşmektedir. Bu değişimi sağlayacak araştırma alanları hâlihazırda ortaya çıkmaya başlamıştır. Bulut Federasyonları, Çoklu-Bulutlar, Sis Bilişim, Uç Bilişim, Bulutçuklar ve Nano Veri Merkezleri bunların sadece bir kısmıdır. Dağıtık Bulut adı verilen bu yeni yapıya geçişte en önemli sorunlar olarak farklı Bulut sağlayıcı ve altyapıları için standartlaşma ve kaynak yönetimi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tezin odak noktası bunlardan ikincisidir: Sınırlı hesaplama ve ağ kaynaklarının özeksizleşmeye uyum sağlamak için verimli şekilde yönetilmesi. Kaynak yönetimi kaynakların belirlenmesi, atanması, izlenmesi ve gelen isteklerin kaynaklarla eşleştirilmesi gibi adımları içermektedir. Bu adımların tümüyle ilgili çalışmalar yapılmış olmakla birlikte asıl katkı kaynak eşleme alanında verilmiştir. Kısaca; sanal makineler, ağ bağlantıları ve veri tabanlarından oluşan Bulut hizmetlerinin çok sağlayıcılı, coğrafi olarak dağıtık ve dinamik bir Bulut altyapısı üzerindeki birimler ile eşleşmesi iyileştirilmiştir. İyileştirmenin amacı hizmet kalitesini düşük maliyet ile artırmak olarak belirlenmiş, ağ gecikmeleri ve bant genişliği ile depolama ve hesaplama maliyetleri çok amaçlı bir iyileştirmeye tabi tutulmuştur. Kaynak eşlemenin iyileştirilmesi iki aşamalı olarak yapılmaktadır. İlk aşamada sanal makineler ve bunlar arasındaki ağ bağlantıları kaynaklar ile eştirilmekte (topoloji eşleme), ikinci aşamada ise veri tabanındaki nesneler kopyalanıp kaynaklara dağıtılmaktadır (kopyalama yönetimi). İki aşama Bulut hizmetlerinin saklama ve işleme maliyetlerini düşürme ve hizmet kalitesini artırma konusunda birbirini tamamlamaktadır. Hizmet kalitesi artışı; erişim gecikmelerin azaltılması ve hesaplama süresinin kısaltılması gibi iyileştirmelerle mümkün olmaktadır. Topoloji eşleme aşamasında sanal makineler ve bağımlılıklarından oluşan sanal topoloji, Bulut altyapısı sağlayıcıları ve ağ bağlantılarından oluşan fiziksel topoloji ile eşleştirilmektedir. Bunun için fiziksel topolojinin, sanal topoloji ile izomorfik olan alt çizgeleri belirlenmekte, bunlardan kullanıcıya ortalama gecikmesi en düşük olanı ile eşleme yapılmaktadır. Böylece hem kullanıcıya olan gecikme hem de bağımlı sanal makineler komşu sağlayıcılarda bulunduğundan sanal makineler arasındaki gecikmeler azaltılmış olmaktadır. Ek olarak, bant genişliği de verimli şekilde kullanılmaktadır. Yeterli kaynaklara sahip bir alt çizge bulunmadığı durumda ise sanal makineleri birbirine olabildiğince yakın sağlayıcılara yerleştiren sezgisel bir yöntem kullanılmaktadır. Ayrıca bir veri merkezi içindeki kaynak atama problemi de ele alınmıştır. Fiziksel makinelerdeki farklı kaynak türlerinin kullanım oranlarının yaklaşık olarak eşit tutulmasının en verimli kaynak kullanımını sağladığı gösterilmiştir. Bu aşamadaki hipotez, topoloji eşleştirerek yapılan yerleştirmenin, açgözlü algoritmalardan daha iyi sonuçlar vereceğidir. Hipotezin değerlendirilmesi amacıyla yaygın olarak kullanılan Bulut benzetim yazılımı CloudSim geliştirilerek bir deney ortamı kurulmuştur. Yapılan deneyler önerilen algoritmanın diğer yöntemlerde daha düşük gecikmeye yol açtığını göstermektedir. Bu sayede gelen isteklerin yerleşim ve çalışma süreleri kısalmakta ve sistemin toplam iş hacmi artmaktadır. Dolayısıyla, önerilen yöntem hem kullanıcıya hem de sağlayıcıya yarar sağlamaktadır. Üstelik hizmet başına ödenen ücret azalırken, sağlayıcının toplam gelirinde bir değişim olmamaktadır. Kopyalama yönetimi aşamasının amacı ise veriye erişim süreleri ile veri saklama ve taşıma maliyetlerini düşürmektir. Bulut hizmetlerinin veri tabanları analizlerin ve tutarlılık kontrolünün kolaylığı gibi nedenlerle genellikle merkezi konumlarda tutulmaktadır. Bu nedenle, sanal makinelerin coğrafi olarak farklı konumlarda yürütülüp erişim sürelerinin kısalması sağlansa da, veri ihtiyacı yüksek olan hizmetlerde beklenen yarar görülmeyebilir. Geleneksel olarak veri erişim sürelerinin kısaltılması önbellek kullanımı ile sağlanmaktadır. Ancak dağıtık Bulut sistemlerinde önbellek yönteminin iki önemli sakıncası bulunmaktadır. İlk olarak, çok sayıda ve büyük boyutlu veri nesnelerini tüm uç birimlerde saklamak maliyeti artırmaktadır. İkinci olarak, önbellekteki veri ancak bulunduğu konumda kullanılabilmekte, kullanım oranı düşük olmaktadır. Kopyalama yöntemlerinde ise, her bir kopya çevresindeki birden çok konumdan gelecek isteklere cevap verebildiğinden daha düşük maliyetli bir çözümdür. Önerilen yöntem, yöneylem araştırma alanından alınmış olan tesis konumu problemini temel almaktadır. Tesis konumu problemi coğrafi olarak dağıtık müşteri taleplerini en düşük maliyetle karşılayacak tesislerin sayısı ve yerlerini belirlemek ile ilgilenir. Kopya yönetimi için uyarlandığında müşteri talepleri veri isteklerine, tesisler ise kopyalara karşılık gelecektir. Böylece hem gecikmeleri hem de maliyeti azaltmayı sağlayan bir amaç fonksiyonu tanımlanmıştır. Her bir depolama birimi yerel bir eniyileyici olarak çalışmakta ve bu amaç fonksiyonunu küçültecek kopyalama, kopya taşıma ve kopya silme kararları almaktadır. İyileştirme algoritması tekrarlı olarak belirli zaman dilimlerinde çalışmaktadır. Böylece kopyalar merkezden uç birimlere doğru adım adım ilerlememektedir. Önbellek kullanımında önbellekte tutulan verilerin sadece bulundukları birim tarafından bilinmeleri yeterlidir. Ancak, kopyalama yönteminin etkinliği diğer yakın birimlerin de kopyadan haberdar olmasına ve yararlanmasına bağlıdır. Bu nedenle, ikincil katkı olarak, bir kopya bulma yöntemi geliştirilmiştir. Birimlerin tüm Bulut altyapısındaki kopyaların yerlerini bilmeleri önerilen yöntemin özeksiz yapısına aykırıdır. Bu nedenle yeni bir kopya oluşturulduğunda ya da bir kopya silindiğinde sadece gelecekte o veriye istekte bulunacağı tahmin edilen birimlerin haberdar edilmesini sağlayacak bir mesajlaşma yöntemi önerilmiştir. İkinci aşamadaki hipotez, önerilen kopyalama, kopya yerleştirme ve kopya bulma yönteminin önbellek kullanımına göre hem daha düşük maliyetli hem de daha düşük gecikmeli çözümler üretebileceğidir. Hipotez hem gerçek dünyadan alınmış İnternet erişim izleri hem de yapay olarak üretilmiş veriler ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar hipotezi doğrulamaktadır. Ayrıca yapay veriler ile yürütülen deneyler, yöntemin faydasının üretilen istek konumları dağılımının varyansı ile orantılı olarak arttığını göstermektedir. Varyans arttıkça, istekler belirli bölgelerde toplanmakta ve buralara yerleştirilecek kopyaların etkinliği daha yüksek olmaktadır. Bu tezde, önerilen kaynak eşleme yönteminin her iki aşamasının da başarımının geleneksel yöntemlerden önemli derecede üstün olduğu gösterilmiştir. Dağıtık ve birleştirilmiş Bulut sistemlerinin gerçekleşmesinde kaynakların verimli ve etkin kullanımı önemli rol oynayacaktır. Bu tezde sunulan deneysel sonuçlar dağıtık Bulut sistemlerinin gerçekleşmesi ve geleceği konusunda umut vericidir.The magnitude of data being stored and processed in the Cloud is quickly increasing due to advancements in areas that rely on cloud computing, e.g. Big Data, Internet of Things and mobile code offloading. Concurrently, cloud services are getting more global and geographically distributed. To handle such changes in its usage scenario, the Cloud needs to transform into a completely decentralized, federated and ubiquitous environment similar to the historical transformation of the Internet. Indeed, research ideas for the transformation has already started to emerge including but not limited to Cloud Federations, Multi-Clouds, Fog Computing, Edge Computing, Cloudlets, Nano data centers, etc. Standardization and resource management come up as the most significant issues for the realization of the distributed cloud paradigm. The focus in this thesis is the latter: efficient management of limited computing and network resources to adapt to the decentralization. Specifically, cloud services that consist of several virtual machines, dedicated network connections and databases are mapped to a multi-provider, geographically distributed and dynamic cloud infrastructure. The objective of the mapping is to improve quality of service in a cost-effective way. To that end; network latency and bandwidth as well as the cost of storage and computation are subjected to a multi-objective optimization. The first phase of the resource mapping optimization is the topology mapping. In this phase, the virtual machines and network connections (i.e. the virtual cluster) of the cloud service are mapped to the physical cloud infrastructure. The hypothesis is that mapping the virtual cluster to a group of data centers with a similar topology would be the optimal solution. Replication management is the second phase where the focus is on the data storage. Data objects that constitute the database are replicated and mapped to the storage as a service providers and end devices. The hypothesis for this phase is that an objective function adapted from the facility location problem optimizes the replica placement. Detailed experiments under real-world as well as synthetic workloads prove that the hypotheses of the both phases are true.DoktoraPh.D
Going Beyond Counting First Authors in Author Co-citation Analysis
The present study examines one of the fundamental aspects of author co-citation analysis (ACA) - the way co-citation
counts are defined. Co-citation counting provides the data on which all subsequent statistical analyses and mappings
are based, and we compare ACA results based on two different types of co-citation counting - the traditional type that
only counts the first one among a cited work's authors on the one hand and a non-traditional type that takes into
account the first 5 authors of a cited work on the other hand. Results indicate that the picture produced through this non-traditional author co-citation counting contains more coherent author groups and is therefore considerably clearer. However, this picture represents fewer specialties in the research field being studied than that produced through the traditional first-author co-citation counting when the same number of top-ranked authors is selected and analyzed. Reasons for these effects are discussed
Exact analysis of production lines with Coxian-2-distributed processing times and parallel machines
his study considers production lines where each station has parallel machines with 2-phase Coxian processing times. The setting in this paper is designed specifically for scrutiny of the replenishment of raw materials and finished goods inventories with intermediate buffers in-between stations. Each buffer has a limit of capacity. Raw material supply and demand for finished goods are generated according to independent stationary Poisson processes. Coxian-2 processing times can be utilized to model failure-prone machines with exponential service times, times to failure, and repair times. The second phase of Coxian-2 can also be considered as a rework operation visited with a predefined probability. We model the line as a continuous-time Markov chain and propose recursive algorithms to generate the transition rate matrix. Although the general recursive form is specific to 3-station 4-buffer lines, routines for calculating the number of states and generating the states work for any M-station (M + 1)-buffer systems. The developed model allows obtaining steady-state distribution and performance metrics such as throughput, the average number of items in the buffers, and average system cost consisting of production, holding, and shortage costs. Furthermore, we enrich our study with numerical experiments and analyze the impacts of buffer capacities, processing rates of the machines and the number of parallel machines on the system performance. Moreover, the exact analysis provided in this paper can also be used as the decomposition block for the performance analysis of longer lines
Larry O. Spencer, Conference Author Presentation
Gen. Larry O. Spencer, USAF (Ret.), author of Dark Horse: A Journey from the Horseshoe to the Pentago
Dispelling the Myths Behind First-author Citation Counts
We conducted a full-scale evaluative citation analysis study of scholars in the XML research field to explore just how different from each other author rankings resulting from different citation counting methods actually are, and to demonstrate the capability of emerging data and tools on the Web in supporting more realistic citation counting methods. Our results contest some common arguments for the continued
use of first-author citation counts in the evaluation of scholars, such as high correlations between author rankings by first-author citation counts and other citation
counting methods, and high costs of using more realistic citation counting methods that are not well-supported by the ISI databases. It is argued that increasingly available digital full text research papers make it possible for citation analysis studies to go beyond what the ISI databases have directly supported and to employ more
sophisticated methods
Türkiye’de Yazılım Geliştirme Takımlarının Bulut Kullanımı, Kullanım İsteği ve Uygunluk Algısı
Yeni teknolojik gelişmelerin kullanıcılar tarafından benimsenip mevcut alternatiflerin yerine kullanılması sürecini etkileyen içsel ve dışsal faktörler bulunmaktadır. Yeni bir teknolojinin kullanıma uygunluğu, o teknolojiyi kullanma isteği ve o teknolojinin hâlihazırda kullanılıyor olması farklılıklar gösterebilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye’de yazılım geliştirme projelerinde bulut bilişim servislerinin kullanım durumu incelenmiştir. Yapılan anket çalışması sonuçları istatistiksel yöntemlerle karşılaştırılmış ve yazılım projelerindeki aktivitelerde bulut teknolojilerinin mevcut kullanımı, yazılım geliştiricilerin bulutu işlerine uygun bulma derecesi ve yazılım geliştiricilerin bulut kullanım isteği arasındaki ilişkilerçıkarılmıştır. There are several internal and external factors that affect the adoption and use of a new technology instead of the existing alternatives. The suitability of a new technology, the intention to use it and actually using it may show differences. In this study, the state of cloud use in software development projects in Turkey is investigated. To this end, a questionnaire is administered and the results are analyzed statistically to derive the relationships between the actual use, use intention and perceived suitability of cloud services by software developers regarding development activities in software projects. </p
BUKET UZUNER'İN UZUN BEYAZ BULUT-GELİBOLU ADLI ROMANINDA MEKÂN UNSURU
Edebi eserlere baktığımızda olayların belli unsurlar çerçevesinde ele alındığını görürüz. Bir araya getirilen bu unsurlar edebiyat eserini ortaya çıkarmak için önem teşkil eder. Bu unsurlardan biri de mekândır. Roman kişilerini, olayların gerçekleştiği mekânlardan ayrı düşünmek mümkün değildir. Çoğu zaman bireylerin en ufak hareketlerinin bile bu bağlamda ortaya çıktığı görülmektedir. Söz konusu insan olduğu zaman toplum da olayın bir parçası hâline gelmiş demektir. Böylece en basit yaklaşım ile birlikte mekân unsurunun psikolojik ve sosyolojik açıdan da ele alınabileceğini görmüş oluruz. Tarihi romanlarda ise mekân daha çok fiziksel çevre olarak kullanılmaktadır. Bu sebeple tarihi romanlarda insan-mekân ilişkisi bağlamında psikolojik tahlillere pek yer verilmediği bilinmektedir. Çalışmamızda, yazar tarihin ele alınışı ne kadar gerçekçi anlayışla ele alınırsa alınsın yine de tarihin gerçeklerinin o an içerisindeki gibi yansıtılamayacak olmasına da dikkat çekmektedir. Buket Uzuner' in Uzun Beyaz Bulut- Gelibolu adlı romanı bir Çanakkale romanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Çanakkale'nin mekân olarak seçilmesi ekseninde romanda yer alan mekân- insan ilişkisi, mekân-zaman etkileşimi önem arz etmektedir. Bu çalışmada, Buket Uzuner'in Uzun Beyaz Bulut-Gelibolu (2001) adlı romanında kullanılan mekânlar ele alınacaktır
- …
