1,673 research outputs found

    Sâhib Ata Araştırmaları

    No full text
    Kitap“Emîr-i Dâd”, “Melikü'l-Ümerâ”, “Nâib”, “Sâhib”, “Sâhib-i Azam”, “Sâhib-i Muazzam”, “Ebu'l-Hayrât”, “Emîr-i Dîvân”, “Kavvâmü'l-Mülk” ve “Hoca” gibi unvanlarla zikredilen Fahreddin Ali, başta başkent Konya ve çevresi olmak üzere Afyon, Kayseri, Sivas gibi önemli Selçuklu şehirlerinde yaptırdığı camiler, medreseler, kervansaraylar, hamamlar, kaplıcalar, hankahlar, çeşmeler, buzhaneler gibi dini, ilmi, ticari, sıhhi, iktisadi ve sosyal yapıları ile en çok sanat eserine imzasını atan bir vezir olarak dikkati çekmektedir. 2021 yılı itibariyle Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile NEÜ Selçuklu Kültür ve Medeniyeti Uygulama ve Araştırma Merkezi ortaklığıyla aylık konferanslar şeklinde organize edilen faaliyetlerin metin halindeki takdimini sunmaktan memnuniyet duymaktayız. Bu konferanslarda Sahib Ata Fahreddin Ali'nin hayat hikayesinden vakıflarına kadar geniş bir repertuar ortaya konmuştur

    Metin Toker and his view on Turkish political life on axis of akis

    No full text
    1924 yılı, İstanbul doğumlu olan Metin Toker; Galatasaray Lisesi'nde başarılı bir öğrencilik döneminin ardından, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Fransız Filolojisi eğitimi almıştır. Döneminin önemli gazetelerinden biri olan Cumhuriyet'te gazetecilik mesleğine adım atan Toker, daha sonra Paris'te Siyasal Bilgiler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler bölümünü de okuyarak yüksek tahsilini tamamlamıştır. Bu dönemde, kendini çok iyi bir şekilde yetiştiren Toker, bir yandan okurken bir yandan da Zafer ve Yeni İstanbul gazetelerinde muhabirlik yaparak mesleğini sürdürmüştür. 1953 yılında Türkiye'ye dönen Metin Toker, 1954 yılında AKİS dergisini çıkarmaya başlamıştır. 1955 yılında İsmet İnönü'nün kızı Özden İnönü ile evlenerek "Milli Damat" lakabıyla ünlenen Toker, 14 yıl boyunca haftalık olarak çıkardığı AKİS dergisinde dönemin siyaseti üzerine eleştirel yazılar kaleme alarak, Türk siyasi hayatı üzerine etki eden değerlendirmelerde bulunmuştur. Metin Toker bu dönemde iktidara muhalif yazılarından dolayı 2 kez hapishaneye girmiştir. 1968 yılında AKİS'i kapattıktan sonra, önce Hürriyet ve ardından Milliyet gazetelerinde "Not Defterinden" adlı köşesini yazmaya devam eden Toker, 59 yıl gazetecilik mesleğini büyük bir şevkle sürdürmüş ve ardından gelen gazeteciler için çok önemli bir örnek ve saygı duyulan büyük bir usta olmuştur. Siyaset ve diplomasi alanında başarılı bir aydın olan Metin Toker, 1977–1980 yılları arasında Kontenjan Senatörü olarak parlamentoda görev yapmıştır. 1980 darbesinden sonra Avrupa Konseyi Siyasi Komisyonunda üyelik yapmıştır. Çok sayıda kıymetli eseri bulunan Metin Toker, anılarını yazmaya başladığı günlerde yoğun bakıma alınmış ve hayatını anlattığı eserini bitirmeye ömrü yetmemiştir. 18 Temmuz 2002 tarihinde akciğer yetmezliğinden vefat etmiştir. Basın şeref kartı sahibi olan Metin Toker, 3 çocuk babasıdır.Born in Istanbul in 1924, Metin Toker studied French Philology at Istanbul University Faculty of Letters after a successful studentship at Galatasaray High School. Toker stepped into the journalism profession in Cumhuriyet (the Republic), one of the most important newspapers of the period, and then completed his higher education by studying the International Relations Department at the Institute of Political Information in Paris. During this period, Toker has himself developed very well and has continued his career as a journalist in Zafer and Yeni İstanbul newspapers while studying. Having returned to Turkey in 1953, Metin Toker began publishing the AKİS magazine in 1954. Toker, who married İsmet İnönü's daughter Özden İnönü in 1955 and became famous with the nickname of "National Groom", has been criticizing the politics of the period in weekly published AKIS magazine for 14 years and carried out evaluations affecting Turkish political life. Metin Toker entered prison twice due to his dissident opposition writings. After closing AKİS in 1968, Toker continued to write the opinion column named "From the Notepad" of Hürriyet and Milliyet newspapers with his 59-year great enthusiasm in the journalism profession and became a very important example and respected master of journalism. Metin Toker, a successful intellectual in the field of politics and diplomacy, served in the parliament from 1977 to 1980 as Senator of Contingency. After the 1980 coup, he became a member of the Political Commission of the Council of Europe. Having a large number of precious works, Metin Toker was taken into intensive care during the days when he began to write the memoirs and he could not live long enough to finish his story. He died of lung failure on July 18, 2002. Holding the press honor card, Metin Toker is the father of three children. Key Words: Journalist, senator, AKİS, notepa

    Varoluşsal Perspektifte Bir Türkü Çözümlemesi: "Taze Karlar Yağmış Karın Üstüne"

    No full text
    Kültürel değerlerin bir parçasını oluşturan türküler; milli bilinci harekete geçiren, toplumsal kimliği yansıtan sözlü kültür ürünleridir. Türküler, diğer sözlü ürünler (mit, efsane, masal) gibi insana ait varoluşsal, ruhsal sorunları ve/veya anlamları içerisinde barındırmaktadır. Türk insanının yaşadığı sıkıntıları, acıları, sevinç ve hüzünleri temasında barındıran türküler, farklı duyguları sembolik ve derin anlam katmanlarını karşılar. Türküler bazen bilinçli bazen bilinç dışı etkiyle derin anlam katmanları ve evrensel değerler dizgesini yansıtırlar. Bildirişim düzeyinde okunan “Taze Karlar Yağmış Karın Üstüne” adlı metin, insanı anlamak ve anlamlandırmak için; ben ve öteki ilişkisi, varoluşsal süreç, fenomenolojik açı ve özne-nesne diyalektiğinden yararlanarak yorumlanmaya çalışılmıştır. Okuma sonucunda, metinlerarasılıktan da faydalanılarak, türkü metninde yer alan semboller çözümlenmiştir

    Uzbek author O'lmas Umarbekov's forensic novel 'Ådam Bo'lish Qiyin' (Review-translation writing-dictionary-book letter text)

    No full text
    Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim DalıTürk dilinin Doğu Türkçesi (Karluk) grubunda yer alan Özbek Türkçesi, 11. ve 12. yüzyıllarda kullanılan Karahanlı Türkçesinin, 13. ve 14. yüzyıllarda kullanılan Harezm Türkçesinin, daha sonra da Tarihî Çağatay Türkçesinin çağdaş devamı olarak gelişmiş bir Türk dilidir. Bu çalışmada Özbek edebiyatının önemli yazarlarından biri olan O'lmas Umarbekov'un "Ådam Bo'liş Qiyin" adlı eserinin dil özellikleri incelenmiştir. Özbek yazar O'lmas Umarbekov'un "Ådam Bo'lish Qiyin" adlı romanı dört bölüm şeklinde incelenerek çalışmaya konu olmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde; çalışmaya konu olan eser, eserin özellikleri ve önemi, yazar, çalışmanın amacı ve önemi, yöntem, inceleme, Özbek Türkçesi hakkında bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; O'lmas Umarbekov'un "Ådam Bo'lish Qiyin" adlı romanı, seslik özellikler ve biçim özellikleri olmak üzere iki başlık altında incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünü; çeviri yazılı metin ve Kiril harfli metin oluşturmaktadır. Dördüncü bölümde ise; metinde kullanılan kelimelerden oluşturulmuş sözlük bölümü ve ekler dizini yer almaktadır.Uzbek Turkish, which is in the Eastern Turkish (Karluk) group of the Turkish language, is a developed Turkish language as a contemporary continuation of Karahanli Turkish used in the 11th and 12th centuries, Harezm Turkish used in the 13th and 14th centuries, and later Historical Cagatay Turkish. In this study, the language characteristics of O'lmas Umarbekov's "Ådam Bo'lyş Qiyin", one of the important authors of Uzbek literature, were examined. Uzbek author O'lmas Umarbekov's novel "Ådam Bo'lish Qiyin" was reviewed in four chapters and was the subject of study. In the first part of the study; information about the work subject to the study, the characteristics and importance of the work, the author, the purpose and importance of the study, method, examination, Uzbek Turkish. In the second part of the study; O'lmas Umarbekov's novel "Ådam Bo'lish Qiyin" is reviewed under two titles: vocal features and form features. The third part of the study; translation is written text and cyrillic text. In the fourth part; the dictionary section and attachments index created from the words used in the text

    British Library or 9515'teki Türkçe Kur'an tercümesi (giriş-metin-notlar-dizin)

    No full text
    British Library OR 9515’te kayıtlı bulunan ve istinsah tarihi bilinmeyen Arapça-Farsça-Türkçe satır arası Kur’an tercümesinin konu edildiği bu tez çalışması “Giriş”, “Metin”, “Notlar” ve “Dizin” bölümlerinden oluşmaktadır. Çalışmada Türkçe tercüme üzerine odaklanılmıştır. “Giriş” bölümünde Türkçe Kur’an tercümelerinden kısaca bahsedildikten sonra teze konu olan nüshanın özellikleri üzerinde durulmuştur. “Metin” bölümünde varak, satır, sure ve ayet numaraları verilerek Türkçe tercümenin Latin harflerine transkripsiyonu yapılmıştır. “Notlar” bölümündeyse Türkçe tercümede göze çarpan önemli dil özelliklerine ilişkin bilgiler verilmiştir. “Dizin” bölümü Türkçe, Arapça ve Farsça kısımlar için ayrı ayrı düzenlenmiştir. Her sözcük için Arapça ve Farsça karşılıkların gösterildiği ve örnek cümlelerin alıntılandığı, sözcüklere gelen eklerin tasnif edildiği ayrıntılı Türkçe dizinin yanı sıra, daha az ayrıntının yer aldığı Arapça ve Farsça dizinler de oluşturulmuştur. Çalışmaya konu olan metin, taşıdığı kimi özellikler sebebiyle Türkçenin tarihi açısından önemli veriler içermektedir. Karışık dilli metinler arasında sayılabilecek bu tercümenin yazımında, özellikle damak n’sinin yazımında, görülen çeşitlilik dikkat çekicidir.AbstractThis thesis, which subject is the interlinear translation of Quran, listed in the British Library OR 9515 with an unknown copied date, consists "Introduction", "Text", "Notes", "Index". In this study, Turkish translation is focused. In the "Introduction" part, after mentioned briefly Quran's Turkish translation, the copy, which is subject of the thesis, is elaborated. In the "Text" part, Turkish translation is transcripted to the Latin alphabet by giving the leaf, line, verse and sura number. In the "Notes" section, giving some informations about important and noticable language features of Turkish translation. "Index" section is edited for Turkish, Arabic and Persian individually. As well as the Turkish index, which are showed Arabic and Persian meanings of every words and quoted sample sentences about that words, Arabic and Persian indexes are formed. Since it has some features, the text that subject of the study, contains important data in terms of history of the Turkish language. Writing diversity of this translation, which may be one of the mixed languaged text, is remarkable. Especially the writing of the palatal n

    Text Interpretation, Text Analysis, Text Criticism in Classical Turkish Literature and a Pratical Example

    No full text
    Edebî metinlerin nasıl incelenmesi gerektiği konusu, öteden beri edebiyat araştırmacılarının üzerine en çok düşündükleri meselelerden biridir. Klasik Türk edebiyatı alanında metin incelemesinin ön şartı metin teşkilidir. Metin teşkilinin akabinde metin şerhi, metin tahlili ve metin tenkidi metin incelemesi yöntemleri olarak birbirini izler. Şerh ve tahlil, metni izah eden açıklayıcı yöntemlerdir. Tenkit ise bir metnin estetik değerini yani edebî kıymetini ortaya koymayı amaçlar. Klasik Türk edebiyatı ürünleri ortaya konmaya başlandığından beri bilinen en eski metin inceleme yöntemi metin şerhidir. Şerhte okuyucunun anlayamayacağı düşünülen kelime ve ibareler izah edilir. Metin şerhinde bütünü parçalamaya yönelik bir yöntem izlenirken metin tahlili bir metni bütüncül olarak yorumlama şeklinde gerçekleşir. Tahlilde metni izah edenin yorumu söz konusuyken şerhte yorum yoktur. Metin tenkidi ise edebî bir metni belirli kriterlere göre beğenip beğenmeme durumunu ifade eder. Bu çalışmada öncelikle şerh, tahlil ve tenkit üzerine teorik bilgiler verilmiş, daha sonra uygulama bölümünde Azmî-zâde Hâletî’nin bir gazeli şerh ve tahlil edilmiş, ardından yapısalcı bağlamda incelenerek tenkit edilmiştir.The issue of how literary texts should be examined has long been one of the issues that literary researchers have thought about the most. The prerequisite of text analysis in the field of classical Turkish literature is text formation. After the text formation, text commentary, text analysis and text criticism follow each other as text analysis methods. Commentary and analysis are explanatory methods that explain the text. Criticism, on the other hand, aims to reveal the aesthetic value of a text, that is, its literary value. Text commentary is the oldest known text analysis method since classical Turkish literature products began to be revealed. In the commentary, words and phrases that are thought to be incomprehensible to the reader are explained. While a method for breaking up the whole is followed in the text commentary, text analysis takes place in the form of interpreting a text holistically. While there is the interpretation of the person who explains the text in the text analysis, there are no comments in the commentary. Text criticism, on the other hand, expresses the state of liking or disliking a literary text according to certain criteria. In this study, first of all, theoretical information on commentary, analysis and criticism has been given, then, in the application part, a ghazal of Azmî-zâde Hâletî was commented on and analyzed, and then it was analyzed and criticized in a structuralist context

    Çıldırlı Âşık Şenlik Ümmi midir?

    No full text
    Aşık Şenlik is a master minstrel who lived around Kars-Ardahan in the second half of the 19th century and the beginning of the 20th century and is known in Georgia, Armenia, Azerbaijan and Iran outside of Turkey. Many scientists who researched about him stated that Şenlik was illiterate, that is, he was an illiterate. One of the remarkable points in Şenlik's poems is its richness in content. The richness of his poems in terms of content contrasts with Şenlik's illiteracy. Considering the family and social environment in which Şenlik grew up, illiteracy is seen as a difficult possibility. In this article, after determining the opinions about whether Şenlik could read or not, it was tried to prove that he could read and write with examples from his poems. The aim of the study is to show that Çıldırlı Aşık Şenlik, who was the greatest minsrelof the Eastern Anatolian region who lived in the 19th century, could read and write with the help of some data in the poems of the scientists and the minstrel. A qualitative method was used in the study, and literature review and text analysis techniques were applied.Âşık Şenlik 19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın başlarında Kars-Ardahan çevresinde yaşamış, Türkiye dışında Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ve İran’da tanınan usta bir âşıktır. Onun hakkında araştırma yapan birçok bilim insanı Şenlik’in okuma yazma bilmediğini yani ümmî olduğunu belirtmiştir. Şenlik’in şiirlerinde dikkat çeken hususlardan biri de muhteva bakımından zenginliğidir. Şiirlerinin muhteva bakımından zenginliği ile Şenlik’in okuma yazma bilmemesi tezat teşkil etmektedir. Şenlik’in yetiştiği aile ortamı ve sosyal çevresi düşünüldüğünde okuma yazma bilmemesi zor bir ihtimal olarak görülmektedir. Bu makalede Şenlik’in okuma bilip bilmediği hakkındaki görüşler tespit edildikten sonra şiirlerinden örneklerle okuma yazma bildiği ispat edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın amacı, 19. yüzyılda yaşamış Doğu Anadolu bölgesinin en büyük âşığı olan Çıldırlı Âşık Şenlik’in okuma yazma bildiğini bilim insanlarının ve âşığın şiirlerindeki bir kısım veriler vasıtasıyla göstermektir. Çalışmada nitel bir yöntem kullanılmış olup, literatür tarama ve metin analiz teknikleri uygulanmıştır

    A Postmodern Approach to Emre Kongar’s Novel Named Hocaefendi’nin Sandukası

    No full text
    Postmodern romanların önemli özellikleri arasında üstkurmaca, metinlerarasılık, oyunsuluk, ironi ve çoğulculuk sayılabilir. Bunun yanı sıra postmodern roman kurgusu kişiler ve zaman bağlamında da alışılmış roman özelliklerinden farklıdır. Roman kurgusu iç içe geçmiş olaylardan ve bir dizi belirsizlik ve parçalanmışlıktan oluşur. Tarihi, bir arka plan olarak kullanan postmodern romanlar, roman kişilerini tarihî gerçek kişilikler arasından da seçebilir. Postmodern roman diğer romanlar gibi belli bir kronolojiyle ilerlemez yer yer geriye gitmeler ve ileriye sıçramalar içerebilir. Okuru eğitme amacı gütmeyen postmodern roman daha çok eğlenme amacıyla hareket eder. Bunu oyunsuluk ve ironi özelliğiyle yapar. Metin içerisinde kurguladığı oyuna okuyucuyu dâhil etmeye çalışır roman boyunca oyuna dâhil olan okur metnin bir parçası konumuna gelir. Emre Kongar’ın ilk ve tek romanı olan Hocaefendi’nin Sandukası postmodern roman özellikleri gösterir. Yazar, yazmaları nasıl bulduğunu kaleme aldığı ilk bölüm olan Romanın Öyküsü bölümünde üstkurmacadan yararlanır ve roman boyunca okura kendini yer yer hatırlatarak bilgi verir. Metinlerarasılık bağlamında Gülün Adı ve Beyaz Kale romanlarından yararlanılmıştır. Yazar, Hocaefendi’nin sandukasının şifresini bulmaya çalışırken kurguladığı oyuna okuyucuyu dâhil etmek için olay örgüsü boyunca yapılan sandukanın şifresini çözme hesaplarını resimlerle okuyucuya iletir böylelikle yapılan hesaplamalara okuyucuyu da dâhil etmeye çalışır. Tarihi de bir arka plan olarak kullanan yazar gerçek kişilere yer vererek okurun gerçek ve kurmaca sınırını zorlar

    Trends in Research on Writing Informational Texts

    No full text
    Bu araştırmada bilgilendirici metin yazmayı konu alan bilimsel araştırmalar; tür, yıl, üniversite, araştırma yöntemleri, çalışma grupları ve ele aldıkları bilgilendirici metin türüne göre incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ile yürütülmüştür. Konuyla ilgili Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’ne kayıtlı 13 tez ve arama motorlarından tespit edilen 13 bilimsel araştırma makalesi araştırmanın veri setini oluşturmaktadır. Veriler analiz edildiğinde konuyla ilgili 13 makale, 7 yüksek lisans tezi ve 6 doktora tezi yürütüldüğü belirlenmiştir. Araştırmaların 2017 yılından sonra artış gösterdiği, en çok tez araştırmasının Hacettepe Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi’nde yürütüldüğü, en çok deneysel ve tarama türünde en az durum çalışması ve doküman incelemesi türünde araştırma yapıldığı tespit edilmiştir. Araştırmalar çalışma gruplarına göre incelendiğinde ise sırasıyla ortaokul, ilkokul ve lisans düzeyinde araştırmaların yapıldığı belirlenmiştir. Ele alınan bilgilendirici metin yazma türleri incelendiğinde ise en çok tanımlama türünde bilgilendirici metin yazdırıldığı, diğer türlere yeterince yer verilmediği görülmüştür. Bu sonuçlardan yola çıkılarak bilgilendirici metin yazma üzerine araştırmaların yetersiz olduğu, bu alanda henüz yolun başında olunduğu değerlendirmeleri yapılmış ve bazı öneriler dile getirilmiştir

    Çocuk Edebiyatına Uyarlanmış Dede Korkut Hikâyeleri’nde Kalıp Sözlerin Dil İçi Çevirisi

    No full text
    Dede Korkut Hikâyeleri, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Bu sebeple Dede Korkut Hikâyeleri’nin çocuk edebiyatına uyarlamaları, hikâyelerin günümüz çocukları tarafından okunup anlaşılmasını ve sevilmesini sağlayarak Türk kültürünün gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir rol oynar. Tarihî bir metin olan Dede Korkut Hikâyeleri’nin okunup anlaşılabilmesi için dil ve kültür farklılıklardan kaynaklanan engellerin öncelikle dil içi çeviri yoluyla ortadan kaldırılması gerekmektedir. Ancak Dede Korkut Hikâyeleri çocuk edebiyatı için uyarlanacak ise, dil içi çevirisi yapılan bu taslak metnin dil ve anlatımı da çocukların seviyesine uygun hâle getirilmelidir. Hikâyelerin geniş söz varlığını oluşturan unsurlardan biri de dil ve kültür mirasının aktarımını sağlayan, anlatımı zenginleştiren kalıp sözlerdir. Bu sebeple Dede Korkut Hikâyeleri çocuk edebiyatına uyarlanırken çocuk okurun metin boyunca devamlı karşılaşacağı kalıp sözlerin dil içi çevirisi önemlidir. Bu çalışmada kapağında veya ön sözünde kitabın ilköğretim öğrencileri, çocuklar veya 100 Temel Eser için olduğu belirtilmiş 19 Dede Korkut Hikâyeleri kitabındaki “boy boyladı ṣoy ṣoyladı”, “görelüm ḫanum ne ṣoylamış” kalıp sözlerinin dil içi çevirileri üzerinde durulmuştur. Bu hikâyeler incelendiğinde bu kalıp sözlerine bazı eserlerde hiç yer verilmediği, bazı eserlerde ise açıklama yapılmadan yer verildiği veya bu kalıp sözlerin dil içi çevirisinde anlamını tam olarak yansıtmayan kelimelerin tercih edildiği görülmüştür. Çalışma sonunda tarihî bir metin olan Dede Korkut Hikâyeleri’nin çocuk edebiyatına uyarlamalarında tekrarlanan kalıp sözlerin çocuğun anlayabileceği hâle getirilmesi için metin değiştirim yöntemlerinden genişletme yöntemi önerilmiştir
    corecore