1,721,151 research outputs found
Ali Fuad Türkgeldi'nin Maruf Simalar'ı
This book consists of a critical edition of Ali Fuad Türkgeldi's (1867-1935) manuscript titled "Maruf Simalar". It consists of accounts and observations of 21 nineteenth century Ottoman statesmen. These accounts provide a rare treasure of information concerning the mentality and social life of high-level Sublime Porte dignitaries
ALI FUAD BAŞGIL VE SOSYAL ADALET MESELESI
Ali Fuad Başgil, hukuktan sosyolojiye, dindenfelsefeye, ahlaktan siyasete kadar oldukçageniş bir alanda ülkemize kazandırdığı önemlieserleriyle Türk düşünce ve bilim dünyasınınkıymetli şahsiyetleri arasında olan düşünceinsanıdır. Türkiye’nin toplumsal ve siyasiyapısının anlaşılmasında dönemin olumsuzşartlarından etkilenmeden görüşlerini paylaşmayı,doğru bildiği meseleleri gelecek nesillereaktarmayı görevi sayan Ali Fuad, bu yönüylebirçok düşünce insanına ilham kaynağı olmayıbaşarmıştır. Dönemin siyasi koşulları dikkatealındığında Türkiye’de milli kültürün gelişimineve özgürlük anlayışının yayılmasında önemlikatkılar sağlayan Başgil, demokrasiye olaninancı, insan hak ve hürriyetlerine olan saygısıçerçevesinde sosyal adalet ilkelerinin egemenkılındığı bir toplum düzeni hayal etmiştir. Özelliklesosyal adalet konusunda Yeni İstanbulGazetesinde görüşlerini paylaşan Başgil, şarkve garp eksenli mukayeselerle herkes için inşaedilecek bir adalet sisteminin gerekliliğini vurgulayanönemli bir şahsiyettir.Bu çalışmada Ali Fuad’ın sosyal adalete ilişkingörüşleri, adalet ve sosyal adaletin toplumsalve politik anlamı, dönemin koşulları bağlamındasosyal adaletli bir toplum yapısının inşasıgibi konular ele alınmaktadır. Çalışmada AliFuad’ın 1962 yılı Ocak ayında “Yeni İstanbulGazetesinde” yazdığı ve sosyal adalete ilişkingörüşlerini paylaştığı dört önemli köşe yazısınaodaklanılmakta; aynı zamanda sosyolojikperspektiften sosyal adalet hususu açıklanmayaçalışılmaktadır
ALİ FUAD BAŞGİL’İN GENÇLERE YÖNELİK TAVSİYELERİ VE İDEAL GENÇLİK TASAVVURU
Gençlik yılları fiziksel, duygusal ve ruhsal değişimlerin hızlı yaşandığı bir dönemdir. Çocukluktan orta yaşa giden bu süreçte meydana gelen fiziksel ve ruhsal değişiklikler genç için önemli bir gerilim kaynağı olabilmektedir. Zira gençlik dönemi insan hayatının en sorunlu yılları olarak bilinir. Gençlerin bu sıkıntılı dönemi olumlu bir şekilde atlatabilmeleri için iyi bir rehberliğe ve manevi desteğe ihtiyaçları vardır. Ali Fuad Başgil, bilgi ve tecrübesiyle gençlere rehberlik eden, onlarla konuşan, yol gösteren bir mütefekkirimizdir. Başgil, gençlere hoşgörü ile yaklaşıp toplumdan dışlamadan onları kazanma yolunda bazı tavsiyelerde bulunmuştur. Bu tavsiyeler günümüzde de hâlâ geçerlidir. Bu makalede Ali Fuad Başgil’in gençlere olan tavsiyeleri ve gençlik eğitiminde öne çıkardığı hususları incelemek amaçlanmıştır[No abstract available
Ali Fuad Başgil Liberal? Conservative? Liberal Conservative?
Ali Fuad Başgil (1893-1967), Millî Mücadele yıllarına, Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar- Adnan Menderes dönemine, 27 Mayıs 1960 darbesi ve sonrasına yani Türkiye siyasal tarihinin kritik yıllarına tanıklık etmiş, fikir mücadelesi vermiş, çok yönlü bir şahsiyettir. Anayasa Hukuku profesörü olan Başgil, kanun üstünlüğü prensibi üzerinde önemle durarak, demokrasi bilincinin yerleşmesi, laiklik meselesinin doğru anlaşılması, hükümet baskısıyla yapılan dilde sadeleşme adındaki politikaların yanlışlığının giderilmesi, tek kitap usulünün eğitim sistemine zararları gibi pek çok alanda çalışmalar yapmış gerekirse bedel ödemekten kaçınmamıştır. Milletin bam teline dokunan eserler kaleme almıştır ve kamuoyunda sesi duyulan bir fikir adamı olmayı başarmıştır. Başgil Batılılaşma hayaliyle atılan adımların toplumda açtığı yaraları göstermeye çalışmış, toplum mühendisliği vazifesini üstlenenleri şiddetle eleştirmiştir. Gericilikle itham edenlere de yanıt olarak kendisini milliyetçi, maneviyatçı, hürriyetçi, terakkici ve muhafazakâr olarak tanımlamıştır. Bu anlamda Başgil’i Türkiye’nin Modernleşme sürecinin en keskin virajlarındayken, jakoben seslere karşı hem liberal hem de muhafazakârlık geleneğinin temsilcisi olarak değerlendirebiliriz. Anahtar Kelimeler: Ali Fuad Başgil, demokrasi, laiklik, dil, eğitim, liberalizm, muhafazakarlık, BatılılaşmaAli Fuad Başgil (1893-1967), the National Struggle years, Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar- Adnan Menderes period May 27, 1960 has witnessed the coup and its aftermath that Turkey political history of the critical year, gave the idea struggle, is a multi-faceted personality. Başgil, a professor of Constitutional Law, emphasized the rule of law and emphasized the importance of democracy. He wrote works that touched the nation's tender spot and succeeded to become an intellectual whose voice was heard in public. Başgil tried to show the wounds caused by the steps taken with the dream of Westernization and strongly criticized those who assumed the duty of social engineering. He also described himself as nationalist, spiritualist, libertarian, progressive and conservative in response to those accused of reaction. In this sense, the sharpest Başgil bend that Turkey's modernization process, as well as the liberal voice can be evaluated against the Jacobin tradition as a representative of conservatism. Keywords: Ali Fuad Başgil, democracy, secularism, language, education, liberalism, conservatism, Westernizatio
Constitutional issues from the Ali Fuad Basgil's perspective (1933-1967)
Ali Fuad Başgil, 1893-1967 yılları arasında yaşamıştır. Başgil, döneminin önde gelen anayasa hukukçuları arasında yer almıştır. Başgil, Tek Parti ve Demokrat Parti dönemleri ile 27 Mayıs Darbesi ve sonrasındaki çok partili hayatı yaşamış bir ilim adamıdır. Türk siyasal hayatından güncelliğini ve serüvenini hiç yitirmeyen laiklik anayasa yargısı, özgürlük, insan hakları, demokrasi, iktidar ve meşruiyeti gibi konular Ali Fuad Başgil'in çalıştığı konular arasında yer almıştır. Çalışmada bahsi geçen konular Başgil'in çalışmalarından yola çıkılarak anayasal boyuttan ele alınmıştır.Ali Fuad Başgil lived in between 1893-1967. He was one of the leading constitutional jurists of his time. Başgil is a scholar who has lived a multi-party life on May 27, with the periods of One Party and Democrat Party. Ali Fuad Başgil has worked on the issue that has never been lost in the Turkish political life such as secularism, constitutional jurisdiction, liberty, human rights, democracy, power, and legitimacy. The issues that were mentioned in the study were taken from the constitutional perspective by leading from the work of Başgil
BİR TÜRK MÜNEVVERİ VE MÜTEFEKKİRİ ORD. PROF. DR. ALİ FUAD BAŞGİL’E BAKIŞ
Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil, Türk siyasal hayatıaçısından önemli bir yere sahiptir. Çok yönlü bir kişiliğe sahip olan Ali FuadBaşgil; akademisyen, hukukçu, siyasetçi, bürokrat, sivil toplum mensubu, yazar,münevver ve mütefekkirdir. Tabulaşmış “Türk Aydını” eleştirisi ile öne çıkanAli Fuad Başgil, döneminde hem halka dokunan yazılar yazmış, hem de ihtilaflıkonularda inandığı gerçekliği savunarak adını duyurmuştur. Bu çalışmakapsamında Ali Fuad Başgil’in siyasal anlamdakigörüşleri üzerinde durulacak olunup biyografisi perspektifinde düşünselalandaki değişimleri incelenecektir.
ALİ FUAD (ERDEN)’İN SAVAŞ HATIRATINDA I. VE II. SÜVEYŞ KANALI SEFERİ
Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'ye katılmış olan Ali Fuad (Erden) Bey, Harp Akademisi'nden mezun olduğu 1903'ten 1957'deki ölümüne kadar Türk ordusunda Kolordu ve Ordu Kurmay Başkanlığı, Ataşemiliterlik, Müstahkem Mevki Komutanlığı, Harp Akademileri Komutanlığı gibi farklı görevlerde bulunmuştur. Ali Fuad Bey, Birinci Dünya Savaşı'nın başladığı sırada Fransa'da Ataşemiterlik görevini yürütmekteydi. Onun, Filistin bölgesine gidişi, Cemal Paşa'nın Süveyş Kanalı'na yapacağı harekât için 4. Ordu Komutanlığı'na atanıp söz konusu cepheye gitmesi vesilesiyledir. Ali Fuad Bey, Cemal Paşa'nın Kurmay Başkanı olarak Mısır, Filistin ve Suriye Cephesi'nde bulunduğu sırada serdetmiş olduğu fikir ve gözlemleriyle Kanal Harekâtı'nın neden ve sonuçlarını, Filistin-Suriye Cephesinde Türk ordusunun durumunu, Türk kurmayı arasındaki ilişkiyi, Arap isyanının mahiyetini ortaya koyan yeni bilgiler sunmaktadır. Belirtmek gerekir ki, şahıslar ve olayları ele alışında hissi davranmamıştır; kendi deyimiyle "oldukları kadar ve oldukları gibi" aktarmaya çalışmıştır
Mesnevi-Han Ali Fuad Efendi’nin Ceride-i Sufiyye’deki makaleleri - inceleme ve metin -
MESNEVÎ-HÂN ALİ FUÂD EFENDİ’NİN CERÎDE-İ SÛFİYYE’DEKİ MAKĀLELERİ -İNCELEME VE METİN- Bu çalışmanın mevzûunu, 26 Safer 1327/ 6 Mart 1325/ 19 Mart 1909 - 4 Zi’l-ka‛de 1337/ 1 Eylül 1335/ 1 Eylül 1919 târihleri arasında 161 sayı neşrolunan Cerîde-i Sûfiyye’nin ilk başyazarı Mesnevîhan Ali Fuad Efendi’nin “Vücûd” başlığı altında kaleme almış olduğu makālelerin değerlendirmesi teşkîl etmektedir. Bu makāleler, yüzyıllar boyunca üzerinde lehte ve aleyhte birçok şey yazılıp çizilmiş ve bilhassa Muhyiddîn İbnü’l-Arabî (v.638/ 1240) tarafından ilk defa ciddî ve geniş mânâda yazılı literatüre geçirilmiş olan “vahdet-i vücûd” fikrinin Osmanlı’nın son yıllarındaki aksinin nasıl olduğu hakkında muâsır araştırmacılara mâlûmat vermesi açısından mühimdir. II. Meşrûtiyet münevveri bir mesnevîhan olarak o zamânın en uzun ömürlü tasavvuf mecmuasının başyazarının bu çerçevedeki fikirlerinin ehemmiyeti âşikârdır.THE ARTİCLES OF MATHNAWİ-KHAN ALİ FUAD EFENDİ IN CERÎDE-İ SÛFİYYE -ANALYSIS AND TEXT- The topic of this thesis is evaluation of the “Wujūd” articles of Mathnawi-khan Ali Fuad Efendi who is the first editor of Cerîde-i Sûfiyye published 161 issues between 26 Safer 1327/ 6 March 1325/ 19 March 1909 - 4 Zi’l-ka‛de 1337/ 1 September 1335/ 1 September 1919. These articles are very important in terms of providing contemporary researchers with information regarding the reflection of the idea of “wahdat al-wujūd” in the last stages of Ottomon rule. The idea which was first used and written comprehensively by Muhyiddîn İbnü’l-Arabî (v.638/ 1240) has been a subject of a lot of argumentative articles so far. It is obvious that the ideas of Mathnawi-khan Ali Fuad Efendi who was the editor of the longest-lived sufi journal of the pre-republic times as a Meşrûtiyet II. intellectual and mathnawi-khan is very important concerning this disputable issue
Ali Fuad Başgil'de Batı ve demokrasi
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı20. yüzyılın önemli Türk fikir adamları arasında yer alan Ali Fuad Başgil'in demokrasi, hürriyet ve laiklik gibi konularda ortaya koyduğu fikirleri günümüzde hâlâ cazibesini sürdürmektedir. Yapılan yeni çalışmalarla derinleşen Başgil literatürü, ağırlıklı olarak onun muhafazakâr-milliyetçi kimliğine yoğunlaşmaktadır. Türk siyasal düşüncesinde dönem dönem mütereddit yaklaşılan demokrasiyi, bireyin mânevî olgunluğundan yola çıkarak, hürriyet, adalet ve eşitlik üzerinde yükselen bir rejim olarak tasvir etmesi, Başgil çalışmalarında gözden kaçırılan bir nokta olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma, Başgil'in "ince medeniyet" olarak nitelediği Batı medeniyetine bakışını ve ondan ilham alarak demokrasiyi kavramsallaştırmasını merkeze almaktadır. Batı demokrasisini mânevî temelleri üzerinden ele alması, bu bakış açısıyla ve birey-toplum-devlet seviyelerinde çeşitli müesseselere atıfla ortaya koyduğu kapsamlı demokrasi tasavvuru, Türk düşünce dünyasında incelenmeye değer bir özgünlüktedir. Bu açıdan bu çalışma, Başgil'in Batı ve demokrasi kavramlarını mezcederek geliştirdiği ve yaşadığı dönemi aşan geniş perspektifini analiz ederek Türk muhafazakâr düşüncesinde Batı ve demokrasi birlikteliğinin mümkünlüğünü tartışmaya dâhil etmektedir.The ideas of Ali Fuad Başgil, one of the prominent Turkish intellectuals of the 20th century, on issues such as democracy, freedom, and secularism are still attractive today. The literature on Başgil deepened with recent studies mainly focuses on his conservative-nationalist identity. It is an overlooked point in the studies on Başgil that, grounding on the spiritual maturity of the individual, he portrays democracy, which has been approached hesitantly from time to time in Turkish political thought, as a regime that rises on freedom, justice and equality. This study centers on Başgil's view of Western civilization, which he describes as "fine civilization", and his conceptualization of democracy inspired by it. Başgil's dealing with Western democracy on its spiritual foundations and with this point of view his comprehensive conception of democracy he put forward with reference to various institutions at the levels of the individual-society-state, is an originality worth examining. In this respect, this study incorporates the possibility of the togetherness of the West and democracy in Turkish conservative thought to the discussion by analyzing Başgil's broad and ahead of his time perspective, which he developed by combining the concepts of the West and democracy
Ali Fuad Başgil ve Tarık Zafer Tunaya’nın Laiklik Üzerine Söylemleri
Bu çalışmada, farklı düşünce dünyalarına sahip iki aydının hayat hikayeleri çerçevesinde, Türk modernleşmesi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında laikliğin inşa edilmesine yönelik fikir ve eleştirileri ele alınmaktadır. Konu bu anlamda Ali Fuad Başgil ve Tarık Zafer Tunaya’nın Türk modernleşmesi ve vardıkları noktayı teşkil eden laiklik üzerine söylemlerini kapsamaktadır. Ele alınan çalışma sırasında Başgil ve Tunaya’nın hayat hikayeleri ekseninde Türk modernleşmesinin Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar olan gelişimi ile bu dönemde yaşanan farklılaşmanın nedeni olarak laikliğin nasıl inşa edilmeye çalışıldığı ele alınmaya çalışılacaktır. Aynı zamanda bu tarihi serüvenin Türk düşün dünyasındaki iki farklı zihniyette nasıl tezahür ettiği gözler önüne serilecektir. Konu ile ilgili öncelikli olarak Tunaya ve Başgil’in olaylara yaklaşımını gözler önüne sermek için ağırlıklı olarak onların eserlerinden faydalanılmıştır. Bu çalışmada elde edilen temel sonuç ise farklı düşünce dünyalarına sahip iki aydının, hayatları ve düşüncelerindeki farklılıklara rağmen hangi noktalarda birleştikleri ve ayrıldıkları açık olarak görülmesidir
- …
