78 research outputs found

    Abdullah Topaloğlu ile sözlü tarih görüşmesi

    No full text
    Bu görüşme, Genç Hayat Vakfı tarafından, Sokağımdan Tarih Yazıyorum başlığı altında gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, İstanbul'un, Beyoğlu, Fatih, Eyüp, Kağıthane, Şişli, Maltepe, Üsküdar, Tuzla, Beykoz ve Sarıyer ilçelerinde yaşayan ve bu ilçelerdeki ortaöğretim kurumlarında eğitim gören lise öğrencileri tarafından yapılmıştır. Bu proje kapsamında, Üsküdar ilçesinde yapılan görüşmelerin sayısı 12'dir.1955 yılında İstanbul ilinin Üsküdar ilçesine bağlı Kuzguncuk semtinde doğan Abdullah Topaloğlu’nun ailesi Haliç’ten Beylerbeyi’ne ve daha sonra da Kuzguncuk’a taşınır. Yahudiler ve Rumlarla aynı mahallede, aynı sokakta oturduklarını, beraber büyüdüklerini ve beraber oynadıklarını söyler. O yıllarda gayrimüslimlerin değil, Müslümanların azınlıkta olduğunu, 6- 7 Eylül Olayları’nın ilçeye hiçbir şekilde yansımadığını ve herkesin bir diğerine saygı gösterdiğini ifade eder. Semtteki eğlence hayatına da değinen Topaloğlu, sinemaya gittiklerini ve arkadaşlarıyla pastanede buluştuklarını anlatır. Son olarak ilçenin meczuplarından bahseder.Genç Hayat VakfıOkçu, B., Bekçi, M., Gezer, F., Akpınar, E., Dağcı, İ.. "Amigo'yu, Duduka'yı tanımayan Kuzguncuklu değildir." Sokağımdan Tarih Yazıyorum. 06 Üsküdar

    Go Viral: Digital Marketing Special Session

    No full text
    ##nofulltext##Ezgi Akpınar (MEF Author)..

    Abdullah B. Sa’d B. Ebî Serh’in hayatı

    No full text
    Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim DalıAbdullah b. Sa'd b. Ebî Serh'in Hayatı? isimli bu çalısma ile biz, Abdullah'ın dogumundan baslayarak vefatına kadar hayatını, tarihî rivayetler ısıgı altında incelemeye çalıstık. Abdullah b. Sa'd, Mekke'nin kenar mahallelerinden birinde dogmustur. Çocukluk ve gençligini çobanlık yaparak ve ticaret kervanlarına katılarak burada geçirmistir. Mekke'nin fethinden önce müslüman oldu. Medine'de Hz. Peygamberin yanında vahiy kâtipligi yaptı. Sonra irtidat ederek Mekke'ye döndü. Mekke'nin fethedildigi gün Hz. Peygamber, Abdullah'ın öldürülmesini emretti. Ancak Abdullah'ın sütkardesi Hz. Osman'ın ricası üzerine Rasûlüllah onu bagıslamıstır. O gün tekrar müslüman olan Abdullah, bundan sonra samimî bir müslüman olarak vefatına kadar slâm'ı iyi bir sekilde yasamaya çalıstı. Abdullah, Hz. Ebû Bekir'in gönderdigi ordularla birlikte fetihlere katıldı. O, Amr b. el-Âs'ın komutası altında Mısır'ı fetheden ordunun sag kanat komutanıydı. Hz. Ömer döneminde Yukarı Mısır valiligine atanmıstır. Hz. Osman tarafından Mısır genel valiligine ve haraç âmilligine getirilmistir. Bu dönemde Ifrıkıyye ve Akdeniz'de büyük zaferler kazanmıstır. Hz. Osman'ın vefatına kadar bu görevi sürdüren Abdullah b. Sa'd b. Ebî Serh, ondan bir yıl sonra vefat etmistir.We worked with this study that named ?Abdullah b. Sa'd b. Ebî Sarh?s Life? to search Abdullah?s life all through his born until death under the historical narrative?s sign. Abdullah b. Sa'd was born in the one of outskirts?s Mecca. He lived through childhood and youth in Mecca with the shepherding and the tarade. Before the conquest of Mecca he became muslim. Worked as a inspiration?s clerk of Muhammad. Later he returred to Mecca as a convert. The day which Mecca was conquested prophet Muhammad (peace be upon him) ordered killing him. But upon of Othman asking Muhammad forgave him. That day which he became muslim Abdullah carried oh his life as a sincere muslim until he died. He particaped to the conquest with army which it was sent by Abu Bakır. He was commander of right side in the army which it was under command of Amr b. alÂs. It was sent to conquest Egypt. In the period of Omar he was appointed as a governor of upper Egypt. He was appointed by Othman to governor of general Egypt and to collecting of tax (kharac). In this period he got great triump in the North Afrika and the Mediterranean. Abdullah b. Sa?d go on his duty in Egypt until the death of Othman and the next year diet

    Investigation of Abdullah Harmanci's children's books in terms of relativity to children

    Get PDF
    Yüksek Lisans TeziÇocukların ilgi ve ihtiyaçlarının yetişkinlere kıyasla farklı olmasının keşfedilmesiyle beraber çocuğun ve çocuk dünyasının tanınması kolaylaşmıştır. Çocuğun yaşama yönelik tecrübelerini zenginleştirmesi için çocuk gerçekliğini içinde barındıran kurmaca bir dünyaya adım atması gerekir. Bu sebeple çocuğun gelişim ve büyüme sürecine uygun eserlerle tanıştırılması bir ihtiyaç hâline gelmiştir. Çocuğun duygu, düşünce ve yaşantılarının dikkate alındığı çocuğa göre olan eserlerle bu ihtiyaç karşılanabilir. Bu araştırmada Abdullah Harmancı’nın dokuz çocuk kitabının çocuğa görelik ilkeleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla ele alınan eserler, dış yapı (boyut, kâğıt, kapak ve cilt, harfler, sayfa düzeni ve resim) ve iç yapı (konu, tema, kahramanlar, dil ve anlatım, ileti ve çevre) özellikleri bakımından iki ana başlık altında değerlendirilmiştir. Bu araştırma Abdullah Harmancı’ya ait yalnızca: “Hışırtı Avcısı”, “Aynalı Baba ile Râcî”, “Küçük Prens Hakem Olsun”, “Bilgenin Gölgesi”, “Kışın Şarkısını Kim Söyleyecek?”, “Evliya’nın Sırları”, “Dağın Kalbi Güm Güm Eder”, “Sırrımı Serçelere Söyledim” ve “Leylaklar Prensesi” adlı dokuz çocuk kitabı ile sınırlandırılmıştır. Bu dokuz çocuk kitabında toplam yetmiş dokuz hikâye çalışmaya konu olmuştur. Bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden olan doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler üzerinde betimsel analiz yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre Abdullah Harmancı’nın araştırma kapsamında ele alınan dokuz çocuk kitabının dış yapı özellikleri incelendiğinde “Kışın Şarkısını Kim Söyleyecek?” ve “Leylaklar Prensesi” adlı kitaplarda metinde anlatılanlarla uyuşmayan toplam üç adet resim yer aldığı belirlenmiştir. Bu üç adet resim dışında tüm kitapların dış yapı özelliklerinin çocuğa göre olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çocuk kitaplarının iç yapı özellikleri incelendiğinde ise kısa hikâyelerden oluşan “Evliya’nın Sırları” ve “Dağın Kalbi Güm Güm Eder” adlı kitaplarda toplam beş hikâyenin çocuğa göre olmadığı tespit edilmiştir. Bu beş hikâye dışında tüm kitapların iç yapı özelliklerinin çocuğa göre olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde ise incelenen dokuz çocuk kitabının dış yapı ve iç yapı özelliklerinin çocuğa göre olduğu belirlenmiştir. Bu sebeple eğitimcilerin ve ailelerin çocukları bu kitaplar ile buluşturmalarında bir sakınca bulunmamaktadır.With the discovery that children's interests and needs are different from those of adults, it has become easier to recognize the child and the child's world. For the child to have a more fulfilling existence, he or she needs to enter a made-up world where children's realities are present. As a result, it is now necessary to expose children to literature that is appropriate for the child's development and growth process. This need can be met with suitable literature for the child, in which the child's feelings, thoughts, and experiences are taken into account. This study is aimed at analyzing Abdullah Harmanci's nine children's books in terms of their relevance to the child. For this purpose, the works were evaluated under two main headings in terms of external structure (size, paper, cover and binding, letters, page layout, and picture) and internal structure (subject, theme, heroes, language and expression, message and environment) features. This study was limited to nine children's books by Abdullah Harmanci: “Hışırtı Avcısı”, “Aynalı Baba ile Râcî”, “Küçük Prens Hakem Olsun”, “Bilgenin Gölgesi”, “Kışın Şarkısını Kim Söylecek?”, “Evliya'nın Sırları”, “Dağın Kalbi Güm Güm Eder”, “Sırrımı Serçelere Söyledim” and “Leylaklar Prensesi”. This study focused on an overall collection of seventy-nine stories from these nine children's books. This study employed the document analysis method, one of the qualitative research designs. A descriptive analysis was made of the data obtained as a result of the research. According to the findings obtained as a result of the research, when the external structure features of Abdullah Harmanci's nine children's books were analyzed, it was determined that there were a total of three pictures in the books titled “Kışın Şarkısını Kim Söyleyecek?” and “Leylaklar Prensesi” that did not match the text. It was determined that every book's external structure, with the exception of these three images, was appropriate for children. When the internal structure features of children's books were analyzed, it was determined that a total of five stories in “Evliya'nın Sırları” and “Dağın Kalbi Güm Güm Eder”, which consist of short stories, were not appropriate for children. Except for these five stories, it was concluded that the internal structure features of all the books were suitable for children. In general, it was determined that the external structure and internal structure features of the nine children's books examined were child-friendly. For this reason, there is no harm for educators and families to bring children together with these books

    Abdullah Siracüddin as a Commentator

    Get PDF
    Yüksek Lisans TeziKur’an’ın ilk nazil olduğu günlerinden itibaren tefsir faaliyetlerinin başladığını ifade etmek mümkündür. Bilindiği gibi, Hz. Peygamber, sahâbenin bilmedikleri ayetleri kendilerine açıklamıştır. Ayrıca sahâbe, bilmedikleri ayetler hakkında birbirlerine sormuşlardır. Şifâhî faaliyetler ardından Tefsir çalışmalarının, erken sayılan bir zamanda başladığını söyleyebiliriz. Ayrıca tefsir çalışmaları farklı unsurlardan etkilenerek gelişmiştir. Rivâyete dayanan tefsir çalışmalarının yanında dirâyet tefsirleri de yazılmıştır. Tefsir çalışmaları günümüze kadar devam etmiştir. Yalnız özellikle X. asırda tefsir çalışmaları, tefsir tarihi için büyük önem arz etmektedir. Zira XX. asır, İslâm âlemi, farklı sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Bu çerçevede çalışmamız XX. asırda yaşayıp de tefsir alanında çok eser bırakan tefsir ve aynı zamanda hadis âlimi olan Abdullah Sirâcuddin’in hayatını ve tefsir çalışmalarını ele alıp onun metodunu güncel tefsir meselelerine bakışını ve tefsir ilmine katkısını inceleyeceğiz. XX. asrın çok boyutlu bir âlimi olan Sirâcuddin, on üç sure hakkında müstakil eserler kaleme almanın yanında Kur’an’ın üslubundan bahseden iki eser bırakmıştır. Çalışmamızda Sirâcuddin’in hayatını incelmeye çalışmıştık ve gördük ki o, bu istikrarsız ortamda doğup yetişmiştir. Ancak ilmî yetişmesinin, onun İslamî ve ilmî hususlardaki yaklaşımının oluşumunda büyük bir etkisi vardır. Sirâcuddin, özellikle mekkî sureleri ele almıştır. Bunun sebebi, onun dinî ve ictimâî sorunlara çözüm getirmek isteğine bağlıdır. Mekkî surelerin ana konusu olan ahlak, Sirâcuddin’i bu tür sureleri ele almaya sevk etmiştir. Farklı ahlakî meseleleri ihtiva eden ve medenî sayılan Hucurât suresini ele alması, vardığımız neticeyi desteklemektedir. Sirâcuddin’in tefsir metodu diğer müfessirlerin metodundan farklıdır. Nitekim o, luğavi meselelere veya cüzi hususlara girmek yerine iki noktaya yoğunlaşmaya çalışmıştır. Birinci nokta: ayet veya ayetlerin konusuna önem vermesidir. Gördüğümüz gibi Sirâcuddin, ayetin ihtiva ettiği konuyu ele alıp diğer ayetler ve hadislerin ışığında izah etmeye çalışmıştır. İkinci nokta ise ahlakî ve terbiye ile ilgili konulara itina göstermesidir. Daha önce ifade edildiği gibi, Sirâcuddin’in toplumsal dinî hususlara önem vermiş olduğunu izah ettik. Buna göre tefsir eserlerinde, bu meselelerin varlığını görmekteyiz.It is possible to state that tafsir activities started from the days when the Qur'an was first revealed. As is known, St. The Prophet explained the verses that the Companions did not know to them. In addition, the Companions asked each other about the verses they did not know. After verbal activities, we can say that Tafsir studies started at a time that is considered early. In addition, tafsir studies have developed by being influenced by different factors. Besides the tafsir studies based on the narration, dirayat tafsirs were also written. Translation studies have continued to the present day. However, tafsir studies, especially in the X. century, are of great importance for the history of tafsir. Because XX. century, the Islamic world faced different problems. In this context, our work XX. In this article, we will examine the life and tafsir studies of Abdullah Sirajuddin, who was a tafsir and hadith scholar who lived in the 19th century and left many works in the field of tafsir, and we will examine his method, his perspective on current tafsir issues and his contribution to the science of tafsir. XX. Sirajuddin, who was a multidimensional scholar of the century, left two works that talked about the style of the Qur'an, in addition to writing individual works about thirteen suras. In our study, we tried to examine Sirajuddin's life and we saw that he was born and raised in this unstable environment. However, his scientific upbringing has a great influence on the formation of his approach to Islamic and scientific issues. Sirajuddin dealt especially with the Makki Surahs. The reason for this depends on his desire to find solutions to religious and social problems. Ethics, which is the main subject of the Makki surahs, prompted Sirajuddin to deal with such suras. The fact that it covers different moral issues and is considered civilized supports our conclusion. Sirajuddin's method of tafsir is different from the method of other commentators. As a matter of fact, he tried to concentrate on two points instead of dealing with religious issues or minor issues. The first point is that it gives importance to the subject of the verse or verses. As we have seen, Sirajuddin tried to explain the subject of the verse in the light of other verses and hadiths. The second point is that he pays attention to moral and upbringing issues. As stated before, we explained that Sirajuddin gave importance to social and religious issues. Accordingly, we see the existence of these issues in the works of tafsir

    Determination of wave energy potential of black sea

    No full text
    This study aims to assess wave energy potential and its long-term spatial and temporal characteristics in the Black Sea within the TUBITAK research project (Akpınar et al., 2015). With this purpose, a wave model (SWAN model version 41.01 driven by the CFSR winds) over the entire Black Sea was constructed. The model was calibrated using buoy data from 1996 at three offshore locations (Gelendzhik, Hopa, and Sinop) obtained within NATO TU-WAVES Project. The calibrated model was also validated using buoy data unused in calibration at five locations (Gelendzhik, Hopa, Gloria, Filyos, and Karaburun). Using this model a database including many of integral wave parameters (such as Hm0, Tm-10 etc.) was produced. Long-term variability of wave energy in the Black Sea basin over a period of 31 years was determined. Finally, hot-spot areas for harvesting wave energy in the Black Sea were identified

    ALGISAL DUYU KARAKTERİSTİKLERİ KAPSAMINDA KENTSEL YEŞİL ALANLARIN BEDEN SAĞLIĞI RESTORASYONU ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN İNCELENMESİ

    Get PDF
    ÖZET ALGISAL DUYU KARAKTERİSTİKLERİ KAPSAMINDA KENTSEL YEŞİL ALANLARIN BEDEN SAĞLIĞI RESTORASYONU ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN İNCELENMESİ Niyaze YAKINLAR Yüksek Lisans Tezi, Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Akpınar 2020, 77 sayfa Yeşil alanların insan ruh ve genel sağlığı ile ilişkisi uzun zamandır araştırılıyor olsa da yapılan araştırmalar çoğunlukla yeşil alanların tip ve karakterine bakmaksızın “sadece yeşil” olarak değerlendirilmiştir. Ancak, son yıllarda yapılan araştırmalarda, yeşil alanların farklı tip ve karakterde olduğunu ve her yeşil alanı aynı kabul etmenin yanlış olduğu vurgulanmıştır. Öyle ki, insan ruh ve genel sağlığını olumlu etkileyecek ideal yeşil alanların belirlenmesi için yeni araştırmaların gerekliliği belirtilmiştir. Bu öneriler ışığında insan ruh ve genel sağlığını olumlu etkileyecek kentsel yeşil alanların belirlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda bu tezin amacı Algısal Duyu Karakteristiklerinin (PSD) insan ruh sağlığı ve restorasyonu ile ilişkisinin Dikkat Restorasyonu Teorisi (ART) kapsamında incelemesidir. Bu tez çalışması Aydın kent merkezi ve çevresinde 2019 yılında 18 yaş ve üstü 426 katılımcı ile yapılan yüz yüze anket çalışması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 8 farklı PSD (Doğallık, Kültürellik, Görünüm, Sosyallik, Mekân, Tür Çeşitliliği, Barınak ve Huzurluluk), ART bileşenleri (Uzaklaşma, Büyülenme, Uyum/Ahenk ve Uyumluluk) ve ruh ve fiziksel sağlık indikatörleri (Stres, Ruh Sağlığı, Genel Sağlık, Yaşam Kalitesi, Psikolojik Yanı ve Psikolojik Tedavi) çoklu doğrusal regresyon analizi ile sosyo ekonomik veriler istatistiksel olarak kontrol edilerek ölçülmüştür. Araştırma bulguları, “Doğallık” ve “Barınak” karakteristik özelliklerinin “Uzaklaşma”, “Büyülenme” ve “Uyumluluk” ile pozitif anlamlı ilişkili olduğunu göstermiştir. Diğer taraftan, sonuçlar “Tür Çeşitliliği karakteristiğinin “Uzaklaşma” ve “Uyumluluk” ile negatif anlamlı ilişkili olduğunu; “Huzurluluk” karakteristik özelliğinin ise “Uzaklaşma”, “Büyülenme” ve “Uyumluluk” ile negatif anlamlı ilişkili olduğunu göstermiştir. Ruh ve fiziksel sağlık açısından ise sonuçlar, “Doğallık” karakteristiğinin “Stres” ve “Ruh Sağlığı” ile pozitif anlamlı ilişkili olduğunu, “Tür Çeşitliliği” karakteristik özelliğinin ise “Ruh Sağlığı Tanısı” ile pozitif anlamlı ilişkili olduğunu göstermiştir. ART bileşenleri açısından ise, sonuçlar “Uzaklaşma”nın stres ile pozitif anlamlı ilişkiliyken, “Büyülenme”nin “Ruh Sağlığı Tanısı” ile pozitif anlamlı ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu tezde edilen sonuçlar, “Doğallık” ve “Barınak” özelliklerine sahip kentsel yeşil alanların insanların ruh sağlığı ve restorasyonu üzerinden olumlu etkide bulunabileceğini; diğer taraftan “Tür Çeşitliliği” ve “Huzurluluk” özelliklerine sahip kentsel yeşil alanların insan ruh sağlığı ve restorasyonu üzerinde olumsuz etkide bulunabileceğini önermektedir. Ayrıca Aydın’daki kentsel yeşil alanların “Büyülenme” özelliğinin kullanıcılar üzerinden olumsuz ruh sağlığı etkisi olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu tezde elde edilen bulgular, kentsel yeşil alanların planlanması ve tasarımında söz sahibi olan yerel yöneticiler ve peyzaj mimarlarına halk sağlığı açısından kentsel yeşil alanların hangi karakteristik özellikte olması gerektiği konusunda bilimsel veri sunmaktadır. Belirtilen özellikte kentsel yeşil alanların tasarlanması durumunda, uzun vadede sağlık harcamalarının azaltılması mümkündür.İÇİNDEKİLER ÖZET..................................................................................................................... vii ABSTRACT............................................................................................................ix ÖNSÖZ ...................................................................................................................xi KISALTMALAR DİZİNİ......................................................................................xv ŞEKİLLER DİZİNİ............................................................................................. xvii ÇİZELGELER DİZİNİ .........................................................................................xix EKLER DİZİNİ.....................................................................................................xxi 1 . GİRİŞ ..................................................................................................................1 1.1 . Problem Tanımı, Araştırmanın Amacı ve Hedefleri ....................................4 1.2. Yeşil Alanlar .................................................................................................5 1.2.1. Yeşil Alanların Önemi ...........................................................................7 1.2.2. Yeşil Alan Fonksiyonları .......................................................................8 1.3. Algısal Restorasyon (PR)............................................................................11 1.3.1. Dikkat Restorasyon Teorisi (ART) ......................................................11 1.3.2. Algısal Restorasyon Ölçeği (PRS) .......................................................15 1.3.3. Psiko-Evrim Teorisi (PET)...................................................................16 1.4. Algısal Duyu Karakteristikleri (PSD) .........................................................17 1.5. Çevresel Stres Faktörleri ve İnsanların Ruh ve Beden Sağlığı Durumları..19 2. KAYNAK ÖZETLERİ ......................................................................................23 3. MATERYAL VE YÖNTEM .............................................................................303.1. Çalışma Alanı............................................................................................. 30 3.2. Verilerin Toplanması.................................................................................. 32 3.2.1. Yeşil Alan Karakterizasyonu............................................................... 32 3.2.2. Anket Çalışması................................................................................... 38 3.3. İstatistiksel Analiz ...................................................................................... 39 3.4 . Araştırmanın Kısıtlamaları ........................................................................ 39 4. BULGULAR ..................................................................................................... 40 4.1. Kullanıcıların Karakteristik Özellikleri...................................................... 40 4.2. Katılımcıların Ruh ve Fiziksel Sağlıklarının Yeşil Alanları Ziyaret Etme Sıklıkları ve Süreleri.......................................................................................... 41 4.3. Algısal Duyu Karakteristikleri (PSD) ile Dikkat Restorasyon Teorisi (ART) Bileşenleri Arasındaki İlişki.............................................................................. 42 4.4. Algısal Duyu Karakteristikleri (PSD) ile Ruh ve Fiziksel Sağlıkları Arasındaki İlişki ................................................................................................ 45 5. TARTIŞMA VE SONUÇ.................................................................................. 47 KAYNAKÇA........................................................................................................ 55 EKLER.................................................................................................................. 73 ÖZGEÇMİŞ........................................................................................................... 7

    The Effect of Self-Enhancement and Regulatory Focus on Word of Mouth

    No full text
    Ezgi Akpınar (MEF Author)##nofulltext##Word of mouth is one of the main drivers that shapes consumers’ decisions.With the advent of social media, consumer reviews, opinions about brands propagate ata higher spread and reach masses. Thus, giving the rising interest in word of mouth,many brands are interested in understanding what makes consumers talk favorablyabout their products. Existing research suggests that one of the psychologicalmotivations to engage in positive word of mouth is self-enhancement. Consumers liketo provide positive information, which makes them look good to others. Yet, it is not somuch known how self-enhancement affects sharing. Do consumers also provide positiverecommendations when they already feel good about themselves? Our research showsthat self enhancement boosts the likelihood of giving positive recommendations. Yet,this pattern does not always hold and can be moderated with regulatory focus. We showthat when consumers are under high prevention focus, higher self-enhancement, in fact,decreases the likelihood of giving positive recommendations. This framework shedlights on how companies can encourage positive word of mouth, by understanding selfenhancement and regulatory focus mechanisms

    Investigation and evaluation of Ahmad al-Karamânî's tafsir (al-Ma'idah, al-An'am, al-A'raf, al-Anfal Surah's)

    No full text
    Doktora TeziKur’an-ı Kerîm’in anlaşılması için günümüze kadar farklı hacimlerde çok sayıda tefsîr kaleme alınmıştır. Bu tefsîrlerden bazıları farklı özellikleri ile öne çıkarak zirveye yerleşmiştir. Sonraki dönemlerdeki tefsire dair eserler genellikle bu tefsirlerin kapalı yerlerinin açıklanması, müellifin muradının ortaya çıkarılması gibi bazı sebeplerden dolayı şerh-hâşiye türünde yazılmıştır. Zemahşerî’nin el-Keşşaf isimli tefsiri de kurucu metin olma özelliğiyle zirvedeki tefsirler arasında yerini alarak kendisinden sonra yazılan tefsîrleri etkilemeyi başarmış ve üzerine en çok şerh-hâşiye yazılan tefsirlerden birisi olmuştur. Osmanlı dönemi tefsir faaliyetleri de genel olarak bu yönde ilerlemiştir. Osmanlının yükselme devrinde yazılan müstakil tefsir ve haşiye özelliği taşıyan Ahmed el-Karamânî’nin on iki ciltten oluşan Tefsîru’l-Karamânî isimli eseri ait olduğu ilmî geleneğin en hacimli ve tam olan eserleri arasında bulunmaktadır. Rivâyet ve Dirâyet Tefsîri özellikleri bulunan eser dilbilimsel açıklamalarıyla öne çıkmaktadır. Bunların yanında İşârî tefsîr açıklamaları da yekün oluşturmaktadır. Kendinden önceki birikimi derleyici ve toplayıcı olması özelliğiyle Kur’ân-ın anlaşılması çabalarından biri olarak değerlendirilen bu eser ve müellifi hakkında yapılan bu dirâse ve tahkik çalışmamız ilim ehlinin istifadesi açısından kıymete haizdir.In order to understand the Qur’an, many tafsirs in various volumes have been written so far. Some of these tafsirs have come to the fore with their different features and have come to the top. The works on tafsir in the following periods were generally written in the type of commentary-annotation due to certain reasons such as explaining the closed places of these tafsir and revealing the wishes of the author. Zemahşeri’s tafsir named al-Keşşaf has also taken its place among the top tafsirs with its feature of being the founding text, and has managed to influence the tafsir written after him and eventually has become one of the tafsirs on which the most commentary has been written. The tafsir activities in the Ottoman period generally progressed in this direction. Ahmed el-Karamânî’s twelve-volume work named Tefsîru’l-Karamânî, which has the characteristics of an independent commentary and annotation written during the rise of the Ottoman Empire, is among the most voluminous and complete works of the scientific tradition to which it belongs. This study, which has the features of narration and tenacity interpretation, comes to the fore with its linguistic explanations. Besides, the explanations of Isâri tafsîr also form a whole. This work, which is considered as one of the efforts to understand the Qur’an with its previous experience as a compiler and collector, is of great value for the benefit of scholars
    corecore