1,720,967 research outputs found

    Mihalıçcık (Eskişehir) çevresindeki kromit ve manyezit yataklarının landsat 7 etm+ ve aster uydu verileri ile incelenmesi

    No full text
    Çalışma alanı Eskişehir I26-b2,b3 ile Ankara I27-a1,a2,a3,a4 paftaları üzerinde, Eskişehir ilinin doğusunda bulunan Mihalıçcık ve civarını içerir, toplamda yaklaşık olarak 210 km2lik bir alanı içine almaktadır. Çalışmanın amacı, bölgede yapılan klasik jeolojik çalışmalarla elde edilen sonuçların UA (Uzaktan Algılama) ve CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) yöntemleri ile elde edilen sonuçlar ile karşılaştırılmasıdır. Çalışma alanı içinde bulunan çeşitli manyezit ve kromit yatakları bilinen bütün klasik tekniklerle incelenmiştir. Bölgedeki kayaçlar ve cevher kütleleri incelenerek bölge jeolojisi ve cevherler hakkında çeşitli jeolojik, petrografik ve jeokimyasal sonuçlar çıkarılmıştır. Ayrıca inceleme alanında, çeşitli CBS ve UA programları kullanılarak, cevherleşmelerin çevresinde oluşan alterasyonlar, litolojik sınırlar, yapısal özellikler ve alterasyon zonları görüntü zenginleştirme teknikleri uygulanarak araştırılmıştır. Bütün laboratuvar sonuçları yer doğrulama çalışmaları ile kontrol edilmiştir. Bu çalışma kapsamında, inceleme alanının 1/100.000 ölçekli I26 ve I27 jeoloji haritaları sayısallaştırılmıştır. SYM (Sayısal Yükseklik Modeli) oluşturmak için çalışma alanının 1/25.000 ölçekli topoğrafik haritasının sayısallaştırması yapılmıştır. Yönlendirilmiş ve yönlendirilmemiş sınıflandırmalar, temel bileşen analizleri, dekorelasyon germeleri ve filtrelemeler yapılmış, bu veriler daha önce çeşitli çalışmalarla ortaya konulan jeolojik verilerle karşılaştırılmıştır. UA ve CBS çalışmalarında, Landsat 7 ETM+, Aster, Ikonos ve SRTM uydularından elde edilen veriler kullanılmıştır. Bütün bu çalışmalar esnasında özellikle TNT Mips 6.9, ArcGIS 9.0, ER Mapper 6.4 ve Netcad 2.95 programlarından uygun olanlar kullanılmıştır. Sonuç olarak; UA ve CBS ile elde edilen birçok verinin çalışma alanındaki manyezit cevherlerinin ve kromit içerebilen ultramafik kayaçların yerlerinin belirlenmesinde rahatlıkla kullanılabilecekleri ve bu işlemler yapılırken önemli ölçüde zaman kazandırdıkları görülmüştür

    Bayramiç (Çanakkale) ve çevresindeki altın zenginleşmelerinin araştırılması

    No full text
    Tez çalışması ile Bayramiç ve çevresindeki altın zenginleşmeleri araştırılmıştır. Tez sahası Alakeçi-Kısacık Sahası ve Kuşçayırı-Kartaldağı Sahası olmak üzere iki ana başlık altında incelenmiştir. Alakeçi-Kısacık sahasının temelinde Sakarya Zonu’na ait Kazdağ grubu kayaçları, Ayvacık-Karabiga Zonu’na ait ofiyolitik melanj ve bu iki zon arasındaki milonitik zona ait milonitik gnays ve metaserpantinitler, Kuşçayırı-Kartaldağı sahası temelinde ise Ezine Zonu mikaşistleri ve ofiyolitik kayaçlar bulunmaktadır. Tersiyer öncesi bu birimler, Tersiyer ve sonrası yaşlı Plütonik kayaçlar tarafından kesilmekte, volkanik ve sedimanter kayaçlar tarafından örtülmektedir. Bayramiç ve çevresindeki altın zenginleşmeleri; Alakeçi-Kısacık sahasında listvenitlerde ve altere volkanik kayaçlar içinde, Kuşçayırı-Kartaldağı sahasında ise çoğunlukla altere volkanik kayaçlar içinde görülmüştür. Altın zenginleşmelerinin oluşum koşullarının, cevherleşme tiplerinin, kökenlerinin araştırılmasına yönelik olarak mineraloji-petrografi, alterasyon çalışmaları gerçekleştirilmiş, sahadaki kayaçlara ait ana oksit, iz element ve nadir toprak element (NTE) analizleri yapılmış, sıvı kapanım ve kükürt izotop çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Sahadaki alterasyon-tektonizma-cevherleşme ilişkilerinin irdelenmesi amacıyla uzaktan algılama teknikleri kullanılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda; bazaltlar dışındaki magmatik kayaçların kalkalkali bir eğilim gösteren subalkali bileşime sahip olduğu, iz ve nadir toprak element içeriklerine göre adayayı ve çarpışma ilişkili magma olup, kalın kıtasal kabuktan geçerken kirlenmiş ve hibrid bir karakter kazanmış olan litosferik manto kaynaklı magmadan türediği ve cevherleşmelerin sahadaki bu magmatik kayaçlarla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Altın zenginleşmelerinin oluşum sıcaklıklarının 190oC-290oC arasında değiştiği, tuzluluğun % 0-7 NaCl eşdeğerinde olduğu, kükürt izotop değerlerinin çoğunlukla sıfıra yakın olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla sahadaki altın zenginleşmelerinin epitermal tip zenginleşmeler olduğu tespit edilmiştir. Kuşçayırı-Kartaldağı Sahası’ndaki altın zenginleşmelerinde 300oC-370oC arasında değişen oluşum sıcaklıklarında ve % 27.33-31.19 NaCl eşdeğeri tuzlulukta ikinci bir yoğunlaşma görülmüş, bu yoğunlaşmanın Kuşçayırı-Kartaldağı Sahası’ndaki altın zenginleşmelerinde epitermal tip altın zenginleşmelerine, derin damar tip altın zenginleşmelerinin de eşlik etmesinden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Uzaktan algılama çalışmalarında Bayramiç ve çevresindeki altın zenginleşmelerinde, alterasyon-tektonizma ve cevherleşmelerin birbirleri ile ilişkili olduğu, özellikle yeni bir uzaktan algılama tekniği olan Crosta tekniğinin maden jeolojisi çalışmalarında alterasyon alanlarının tespitinde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır

    Gümüşhane çevresindeki hidrotermal maden yatakları ve zenginleşmelerin uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri (UA ve CBS) teknikleri ile incelenmesi

    No full text
    Önerilen tez çalışması kapsamında, inceleme alanındaki baz ve değerli metal cevher oluşumları, Uzaktan Algılama (UA) ve Coğrafi Bilgi Sistemlerindeki (CBS) en son ve yeni teknoloji, metot, yazılım ve araçlar ile birlikte bütünsel olarak incelemek amaçlanmıştır. Tezin diğer amaçlarından birisi, bu inceleme ve değerlendirmeler sonucunda elde edilen veriler ile cevher oluşumlarının kökensel modellemesini oluşturmaktır. Diğer bir amaç ise, gerçekleştirilen analiz ve incelemeler sonucunda elde edilen veri katmanlarını, CBS ortamında alansal veri modelleme yaklaşımları (Weighted Overlay, Weighted Sum ve Fuzzy Logic) kullanarak analiz etmek ve cevher oluşumları bakımından potansiyeli yüksek alanları gösteren mineral potansiyel haritası üretmektir. Bölgedeki cevher oluşumlarının jeolojik, fay, kırık ve kırık sistemleri gibi tektonik özellikleri, hidrotermal alterasyon tipleri ve mineralleri, jeokimyasal özellikleri, mineralojik özellikleri ve oluşum sıcaklıkları birçok analiz ve metot kullanılarak detaylı olarak incelenmiştir. Bu analiz ve incelemeler sonucunda, inceleme alanındaki cevher oluşumları için porfiri Cu±Au±Mo sistemi ve buna bağlı olarak oluşmuş cevherleşmeler (orta-sülfitleşme epitermal damar ve karbonat yan kayaçlarda karbonat metasomatizma tipi) modeli önerilmiştir. Son olarak gerçekleştirilen analiz ve incelemeler sonucunda değişik kaynaklardan elde edilen alansal veri katmanları, CBS ortamında Weighted Overlay, Weighted Sum ve Fuzzy Logic alansal veri modelleme metodları kullanılarak analiz edilmiştir. CBS ortamında alansal veri modellemesi yapılarak sonuç mineral potansiyel haritaları üretilmiştir

    Baskil (elazığ) granitoid kayaçlarına bağlı cevherleşmeler çevresinde oluşan alterasyonların landsat 7 tm-etm+ ve aster uydu görüntüleri kullanarak incelenmesi

    No full text
    Çalışma alanı Malatya K41-c4 ile L41-b1 paftaları içerisinde, Elazığ ilinin Baskil ilçesinin güneyinde yer almaktadır. Kuzeyi Baskil ilçesi, batısı Malatya-Elazığ demiryolu, güneyi, Cansızhimik, Galuşağı köyleri, doğusu ise, Meydancık köyleri ile sınırlanmaktadır. İnceleme alanının 1/25000 ölçekli topoğrafik haritaları sayısallaştırılmış ve Sayısal Yükseklik Modeli (DEM) oluşturulmuştur. Elde edilen DEM den yararlanarak bakı ve eğim haritaları oluşturulmuştur. Coğrafik düzeltmeleri yapılan uydu görüntüleri kontrollü ve kontrolsüz sınıflandırma yöntemleri ile sınıflandırılarak, cevherleşmeler çevresinde oluşan alterasyonlar ve alterasyon zonları (fillik, potasik, propilitik vb.) belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, sayısallaştırılan jeoloji haritaları, daha önceki bulgular ve yer kontrolleri, araziden alınan örneklerde yapılan laboratuar analizleri ile karşılaştırılmıştır. Landsat 7 TM-ETM+ ve ASTER uydu görüntüleri üzerinde, çeşitli uzaktan algılama yazılımları kullanılarak spektral zenginleştirme uygulanmış, birimler arası kontrast arttırılmış ve litolojik özellikler belirginleştirilmiştir. Alterasyon bölgelerinde saha çalışması ile elde edilen numunelerin özellikleri incelenmiş, daha önce çeşitli çalışmalarda elde edilen jeokimyasal analizlerin sonuçları, eklenerek grafikler üzerine aktarılmış ve çeşitli yorumlar yapılmıştır. Arazi çalışmalarında örnek alımı sırasında küresel konumlama aleti (GPS) kullanılmıştır. Uydu görüntülerinin analizlerinde ve Temel Bileşen Analizlerinde (Principal Component Analysis) Crosta Tekniği (Loughlin, 1991) uygulanarak, alterasyon bölgeleri bir başka açıdan belirlenmeye çalışılmıştır

    Investigation of mineral deposits around Baskil (Elazığ) granitoid related rocks

    No full text
    The study area covers an area of 77 km2 included in 1/25.000 scale Malatya K41-c4 and Malatya L41-M sheets, to the south of Baskil (Elazığ). The purpose of this study is to investigate geology, mineralogy, petrography, geochemistry, wall-rock alteration, ore-wall-rock relationships and microstructural-textural relationships of ore in Topalkem and Nazaruşağı (Baskil-Elazığ) mineralizations and nearby areas. The study area is situated within the Malatya-Elazığ portion of Eastern Taurus orogenic belt, and is dominated by Baskil and Bilaser Tepe Magmatics and Pliocene sediments. Petrographic and geochemical studies reveal that Baskil Magmatics occurred as a volcanic island-arc whereas Bilaser Tepe Magmatics are equivalents of post-collisional granitoids. Two different types of mineralization were recognized in Bilaser Tepe Magmatics. First type of mineralization is porphyry copper mineralization which developed in granodiorite, granodiorite porphyry daciteporphyry and diorites of Baskil Magmatics having contacts with the latters. Second type of mineralization is characterized by Au-Cu- bearing quartz veins emplaced IIIin granites. Four type of alteration were defined in first type of mineralization, on the basis of nomenclature of alteration assemblages related to porphyry copper deposits, potassic, phyllic, quartz-sericite-carbonate and propylitic alterations. Mineralization usually occurs in association with quartz- carbonate veins, as stainings along fissures and cracks and as dissiminations throughout the rock within alteration holes of phyllic and quartz-sericite- carbonate assemblages. Main ore minerals are pyrite, arsenopyrite, chalcopyrite and bismuthinite On the other hand, pyrite, chalcopyrite and minor gold associated with argillization and silicification around quartz veins, were identified in second type of mineralizations. As a result of mass transfer studies which were applied in alteration zones related to porphyry copper mineralization, it was deduced that the highest mass gain for base metals was detected in phyllic zone. Fluid inclusion and isotope studies applied on rock and ore samples indicate, that both orthomagmatic and convective processes were effective on the formation of porphyry-type mineralizations, whereas vein-type mineralizations have formed at katathermal conditions (320°-370°C). Magmatic rocks in the study area previously defined as volkanic island-arc granitoids. As far as origin and geotectonic setting concern, it was deduced from these studies that they are post-collisional granitoids. 2002, 196 pages Key Words: Post collisisional granitoids, porphry copper, arsenopyrite, mass transfer IVİnceleme alam Baskil'in (Elazığ) güneyinde 1/25.000 ölçekli Malatya K41- c4 ile Malatya L41-M paftaları içerisinde, 77 km2'lik bir alanı kapsamaktadır. Bu çalışmada Topalkem ve Nazaruşağı (Baskil-Elazığ) cevherleşmelerinin ve yakın çevresinin jeolojisi, mineralojisi, petrografisi, jeokimyası, yankayaç alterasyonu, cevher yankayaç ilişkileri ve cevherin mikro yapı-doku ilişkileri incelenmiştir. Çalışma alam Doğu Toros Orojenik kuşağının Üst Kretase yaşlı bölümünde yeralmaktadır.Bu alanda Baskil ve Bilaser Tepe Magmatitleri ile Pliyosen yaşlı genç çökeller yüzeylemektedir. Petrografik ve jeokimyasal çalışmalar sonucunda, Baskil Magmatitlerinin volkanik ada yayı, Bilaser Tepe Magmatitlerinin ise çarpışma sonrası granitoyidler olduğu belirlenmiştir. İnceleme alanındaki Bilaser Tepe Magmatitleri içerisinde farklı iki tip mineralizasyon belirlenmiştir. Birinci tip mineralizasyon Bilaser Tepe Magmatitlerinin granodiyorit, granitporfir ve dasitporfir fazı ile bunların Idokanağındaki Baskil Magmatitlerine ait diyoritlerin içinde gelişmiş porfiri bakır cevherleşmesidir. İkinci tip mineralizasyon ise granitler içerisinde yer alan Au-Cu içeren kuvars damarlarıdır. Birinci tip mineralizasyonda genel olarak porfiri bakır yatağında gözlenen alterasyon adlandırmaları temel alınarak potasik, fîllik, kuvars-serisit- karbonat ve propilitik olmak üzere dört alterasyon tipi belirlenmiştir. Cevherleşme genellikle fîllik ve kuvars-serisit-karbonat alterasyonun etkili olduğu bölgelerde kuvars-karbonat damarlarında, çatlak-kırıklarda sıvama ve kayaç içinde saçınımlı olarak bulunmaktadır. Ana cevher mineralleri pirit, arsenopirit, kalkopirit ve bizmuttur. Granitler içerisindeki ikinci tip mineralizasyonda kuvars damarlarının çevresinde gözlenen killeşme ve silisleşmeyle birlikte pirit, kalkopirit ve çok az miktarda altın gözlenmiştir. İnceleme alanındaki porfiri bakır mineralizasyonunda gözlenen alterasyon kuşaklarında uygulanan kütle transferi çalışmalarıyla baz metallerdeki en yüksek kütle kazancının fîllik alterasyonda olduğu belirlenmiştir. Kayaç ve cevher örnekleri üzerinde yapılan sıvı kapanım ve izotop çalışmalarıyla, porfiri mineralizasyonda hem ortomagmatik hem de konvektif süreçlerin; damar tipinde ise katatermal (320°-370°) koşulların etkili olduğu saptanmıştır. İnceleme alanında cevherleşmelerin (mineralizasyonların) bağlı bulunduğu magmatik kayaçlar, köken ve jeotektonik ortam açısından daha önceki çalışmalarda, volkanik ada yayı granitoyidleri olarak tanımlanmışken, bu çalışmada, kayaçların çarpışma sonrası ortamını yansıtan granitoyidler olduğu belirlenmiştir. 2002, 196 sayfa ANAHTAR KELİMELER: Çarpışma sonrası granitoyid, porfiri bakır, arsenopirit, kütle transferi I

    Going Beyond Counting First Authors in Author Co-citation Analysis

    Get PDF
    The present study examines one of the fundamental aspects of author co-citation analysis (ACA) - the way co-citation counts are defined. Co-citation counting provides the data on which all subsequent statistical analyses and mappings are based, and we compare ACA results based on two different types of co-citation counting - the traditional type that only counts the first one among a cited work's authors on the one hand and a non-traditional type that takes into account the first 5 authors of a cited work on the other hand. Results indicate that the picture produced through this non-traditional author co-citation counting contains more coherent author groups and is therefore considerably clearer. However, this picture represents fewer specialties in the research field being studied than that produced through the traditional first-author co-citation counting when the same number of top-ranked authors is selected and analyzed. Reasons for these effects are discussed
    corecore