AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
Not a member yet
    5260 research outputs found

    Hadisleri Modern İlim ve Buluşlara Göre Değerlendirme ve Bunların Hadis Hakkında Hüküm Vermedeki Rolü

    Get PDF
    Bu Çalışma, ilmi i’cazın önemini, onun hadis ilimlerindeki yerini, hadislerin olaylara göre yorumlanması konusunda acele etmenin tehlikesini açıklamayı amaçlamıştır. Ayrıca araştırma, herhangi bir kısıtlama ya da kontrole tabi tutulmaksızın Hz. Peygamber’in hadislerinin yanlış anlaşılmasına sebep olan hususları da ele almaktadır. Hadis şerhleri gibi farklı kaynaklardan âlimlerin görüşlerini toplamak için tümevarım ve tümdengelim metodlarını kullandım. Bu konu, hadisleri olaylara göre değerlendirme sürecini düzenleyip kontrol etmesi yönünden önemlidir. Öte yandan hadis öğrencilerinin doğru bir anlayışa ulaşmalarına ve bu alandaki yaygın hatalara düşmekten kaçınmalarına katkı sağlar. Bu konu, önemi sebebiyle seçilmiştir. Diğer ilimler gibi bu ilmi de bu ilme hakim olmayan kişiler çalışmaya kalkışır. Bu, nasların olaylara göre değerlendirilmesi konusunda kaosa yol açar. Bunun sonucunda bozukluk ve fitnelerin yaygınlaşması durumları ortaya çıkar. Bu yüzden bu çalışmada, bu konuyu düzene sokmak ve bozulma ve yanlış kullanımdan korumak için uyulması gereken temel kural ve ilkelere ışık tutulması gerekiyordu. Çalışma, bilimsel keşiflerin zayıf hadisler hakkında hüküm vermedeki etkisini ortaya koymuştur. Hz. Peygamber’in hadisi ilerde olacak gaybî meselelerden birinde faydalı olabilir. Eğer Peygamber onu haber vermiş, sonra da olay onu desteklemişse, bu onun sahih olduğuna güçlü bir harici delil sayılır ve ondaki zayıflığı kaldırır. Aslında nasların olaylara göre yorumlanmasında hiçbir problem olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak bu kapıyı sun’î yorumlarla zorlama durumu tasvip edilmemektedir. Bundan dolayı nasları yorumlama süreci, olayı inceleyerek ve üzerinde düşünerek nasların dikkatle incelenmesini ve ilim adamlarına başvurularak karmaşık ve anlaşılmayan konularda onlarla istişare edilmesini gerektiren hassas bir süreçtir.The study aims to highlight the significance of scientific miracles, their role in Hadith and the danger of projecting Hadiths on facts. The research also discusses one of the aspects which caused a misunderstanding of Hadiths without any restrictions or controls. I used both inductive and deductive methods to gather insights from scholars' writings on hadith commentary. This topic is vital for verifying hadith accuracy. The motivation behind this research is the need to counteract the harm caused by those who discuss this field without expertise, leading to disorder and discord. We must restore this subject's importance and recognize its value. Scholars are dedicated to adhering to safeguards that prevent deviation. I will highlight key principles and guidelines to maintain control over this domain and preserve its integrity. The study shows the impact of scientific discoveries in judging weak hadiths, the hadith of the Prophet may be useful for one of the Unseen that will occur in the future. If the Prophet has mentioned it and it, then, was proven to be true in real life, this is to be considered strong proof of being authentic. Therefore, it was concluded that projecting Hadiths on facts, in principle, is not problematic, but it is reprehensible to add exaggerated interpretations. So, the process of projecting Hadiths is a delicate process that needs to follow the texts with consideration and reflection on reality, which requires diligence, reference to scholars, and consulting them on problematic issues.Turkey Journal of Theological Studiesتهدف الدراسة إلى إبراز أهمية الإعجاز العلمي ومكانته المرموقة في علوم الحديث، وتسليط الضوء على خطورة التسرع في إسقاط الأحاديث على الوقائع والأحداث المعاصرة. كما يتناول البحث الجوانب التي أدت إلى سوء فهم بعض الأحاديث النبوية بسبب عدم الالتزام بالقيود والضوابط المنهجية. اتبعتُ المنهج الاستقرائي لاستخلاص أقوال أهل العلم من مصادر مختلفة كشروح الحديث، كما استخدمتُ المنهج الاستنتاجي. تبرز أهمية هذا الموضوع من جهة أنه يُنظِّم ويضبط عملية تطبيق الأحاديث على الوقائع، ومن جهة أخرى، فإن دراسة هذه المسائل تسهم في تحقيق فهم دقيق لطالب الحديث، وتجنبه الوقوع في الأخطاء الشائعة في هذا المجال. تم اختيار هذا الموضوع نظراً لأهميته فهذا العلم كغيره من العلوم تجرأ عليه أناس لا يتقنونه. وقد أدى ذلك إلى فوضى في تنزيل النصوص وإسقاطها على الواقع، نتج عنه فساد وانتشار للفتن. فكان لابد من تسليط الضوء في هذا البحث على المعالم والضوابط الأساسية التي يجب اتباعها لضبط هذا الباب وحمايته من الانحراف والاستخدام الخاطئ. بينَّتْ الدراسةُ أثر المكتشفات العلمية في الحكم على الأحاديث الضعيفة، فقد يرد الحديث النبوي مفيداً لأمر من الأمور الغيبية التي ستحدث مستقبلاً، فإذا أخبر به النَّبي، ثمّ عضده الواقع فيعتبر ذلك قرينة خارجيَّة قويَّة لصدقه، ورفع الضَّعف عنه. وتمَّ التوصُّل إلى أنَّه لا إشكال في تنزيل النصوص على الوقائع من حيث الأصل. ولكن يستنكر إقحامُ التأويلات المتكلّفة في هذا الباب؛ ولذا فإنَّ عمليَّة إسقاط وتنزيل النصوص الحديثيَّة هي عمليَّة دقيقة تتطلب دراسة متأنية للنصوص بالاعتماد على الواقع والتأمل فيه، والرجوع إلى أهل العلم، واستشارتهم فيما يشكل ويلتبس

    Hat Sanatında Karalamalar: Özgün Ve Özgür Yazıların Keşfi

    Get PDF
    Sanat ve İkonografi DergisiJournal of Art and IconographyHat sanatı, yazı ve süsleme sanatının zarafetle birleştiği özgün bir sanat dalıdır. Bir hat eserinin temel taşlarından biri de karalamalardır. Bir eserin oluşum sürecinde hattatın ilk adımı olan karalamalar, sanatkârın yazıyı tasarlamaya başladığı andan itibaren esere özgünlük katar. Eserin ortaya çıkışına dair ilk izler, karalamalarda gizlidir. Bu makalede, hat sanatında karalamaların değeri ve bu eserlerin hat sanatçısının zihinsel ve duygusal yolculuğunu yansıtma özelliği detaylı bir şekilde ele alınacaktır. Hat sanatında karalamaların uygulama esaslarından olan, metin içeriği, kompozisyon özellikleri, estetik kriterler, tashih, teşrifat, tezhip ve ketebe kaydı başlıklar altında ele alınırken karalamaların oluşturulmasında kullanılan teknikler de titizlikle okuyuculara aktarılmıştır. Ayrıca, makalede günümüze kadar ulaşmış müze ve koleksiyonlardaki çeşitli karalama örneklerine yer verilip hat sanatının zengin tarihine ve çeşitliliğine vurgu yapılmıştır. Farklı dönemdeki hattatların eserlerinden verilen karalama örnekleri, hat sanatının geçmişten günümüze uzanan mirasını keşfetmektedir

    Saf Ses Ortalaması Normal Olan Bireylerin Konuşma Frekanslarındaki 5 Db’Lik Ve 2 Db’Lik İşitme Eşiği Arama Yöntemi İle Bekesy Odyometrisinin Karşılaştırılması

    No full text
    KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri DergisiKTO Karatay University Journal of Health SciencesÖZAmaç: Bu araştırmanın amacı konuşma frekanslarında saf ses ortalaması normal olan yetişkin bireylerin 2 dB’lik ve 5 dB’lik eşik arama yöntemiyle elde edilen eşik değerleri ile bekesy odyometrisi sonucunda kesintili ve sürekli uyaranlara ait elde edilen eşik değerlerini karşılaştırmaktır.Gereç ve Yöntem: Araştırmamız konuşma frekanslarında saf ses ortalaması normal olan 30 yetişkin birey ile yapılmıştır. Araştırmamızdaki her bireyin sağ ve sol kulaklarının konuşma frekanslarında 2 dB’lik ve 5 dB’lik eşik değerleri ve bekesy odyometrisinde kesintili ve sürekli uyaranlar kullanılarak değerlendirilen eşik değerleri belirlenmiştir.Bulgular: İstatistiksel analizler sağ ve sol kulakta konuşma frekanslarında farklı frekanslarda 5 dB’lik eşik–bekesy kesintili eşik, 5 dB’lik eşik–bekesy sürekli eşik, 2 dB’lik eşik–bekesy kesintili eşik, 2 dB’lik eşik–bekesy sürekli eşik, bekesy kesintili eşik–bekesy sürekli eşik değerleri arasında değişkenlik olduğunu göstermiştir. 5 dB’lik eşik–2 dB’lik eşik değerleri arasında sağ ve sol kulak ayrı ayrı değerlendirildiğinde 500-4000 Hz frekanslarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05).Sonuç: Araştırmamız sonucunda, saf ses ortalaması normal olan yetişkin bireylerin konuşma frekanslarında 5 dB’lik ya da 2 dB’lik eşik arama yöntemiyle belirlenen saf ses işitme eşik değerlerinin gerçek saf ses işitme eşik değerlerini yansıtabileceği görülmektedir. Anahtar kelimeler: Bekesy, işitme eşiği, yönte

    Sarcopenia and Social Participant

    Get PDF
    Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü DergisiSarkopeni, yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan kas kütlesi ve güç kaybı olarak tanımlanır. Yaşam kalitesi, beden kitle indeksi, düşme riski ve bilişsel düzeyle ilişkilidir. Sarkopeni sağlık sonuçlarıyla halk sağlığı yükü oluşturan bir geriatrik sendromdur. Sarkopeni için bilinen risk faktörleri arasında yaş, beslenme yetersizliği, hareketsizlik ve kronik inflamasyon yer almaktadır. Sarkopeniden korunmada egzersiz ve nütrisyon en önemli faktörlerdendir. Sosyal katılım, bireylerin yaşlandıkça yaşam kalitesini artırmak amacıyla toplumdaki veya topluluktaki diğer kişilerle etkileşimi sağlayan faaliyetlere katılımını ifade eden bir kavramdır. Özellikle pandemiden sonra daha da anlam kazanan bu kavram yaşlı yetişkinlerin sosyal çevrelerinde taşıdıkları anlamlılığı ve işlevsel olarak fonksiyonel yetenek ve hareketliliği ortaya koymaktadır. Sarkopeni toplumsal katılımı etkilediği için son yıllarda bu konu önemli hale gelmiştir. Sarkopeni fiziksel aktiviteyi azaltırken, toplumsal katılımı da azaltmaktadır. Bununla birlikte fiziksel aktivite de sarkopeninin progresyonunu azaltmakta ve toplumsal katılımı dolaylı olarak artırmaktadır. Bu nedenle sarkopenisi olan bireylerin toplumsal katılımını artıracak yapılandırılmış fiziksel aktivite yaklaşımlarının yaygınlaştırılması önerilmektedir.Sarcopenia is defined as the loss of muscle mass and strength that occurs with aging. It is associated with quality of life, body mass index, fall risk and cognitive level. Sarcopenia is a geriatric syndrome that poses a public health burden with its health consequences. Known risk factors for sarcopenia include age, nutritional deficiency, inactivity and chronic inflammation. Exercise and nutrition are the most important factors in preventing sarcopenia. Social participation is a concept that refers to the participation of individuals in activities that enable interaction with others in the society or community in order to improve quality of life as they age. This concept, which has gained more meaning especially after the pandemic, reveals the meaningfulness and functional ability and mobility of older adults in their social environment. Since sarcopenia affects social participation, this issue has become important in recent years. While sarcopenia reduces physical activity, it also reduces social participation. However, physical activity also reduces the progression of sarcopenia and indirectly increases social participation. Therefore, it is recommended that structured physical activity approaches that will increase the social participation of individuals with sarcopenia should be popularized

    Modeling The Volatility Of Exchange Rate And International Trade In Ghana: Empirical Evidence From Garch And Egarch

    Get PDF
    Journal Of Economic And Administrative SciencesPurpose The volatility of exchange rate has generally been sighted as a primary cause for various shocks and instability in international trade of Ghana as witnessed over the years and most especially in recent times. Hence, owing to the increasing trade levels between Ghana and Ghana's global trading partners, the study aims to investigate if the trade-exchange rate volatility nexus in Ghana supports the positive, negative or ambiguous hypotheses? Design/methodology/approach The study investigates the effects of Ghana's exchange rate volatility on international trade by designing import and export equations to estimate both short- and long-run specifications of the effect and employing the multivariate generalized autoregressive conditional heteroskedasticity (GARCH) with Baba, Engle, Kraft and Kroner (BEKK) specification developed by Engle and Kroner (1995) as a further check for the robustness of the findings. Monthly data between 1993 and 2017 on the real effective exchange rates of Ghana's trade with 143 trading partners were taken as the series for modeling the volatility using GARCH andexponential generalized autoregressive conditional heteroskedastic (EGARCH) models. Findings The empirical results show that the volatility of exchange rate negatively impact export performances in the Ghanian economy. On the other hand, there was no sufficient evidence to support the observed positive effect of exchange rate volatility on imports, as the effects were only significant at 10 level in the long run. Thus, it is concluded that the finding cannot confirm a relationship between volatility and import. Thus, the results present differences in the direction of the effect of exchange rate volatility on imports and exports in the context of the Ghanaian economy. Research limitations/implications Considering the fragility of the Ghanaian economy and Ghana's macro-economic indicators, the study points at the crucial need for more integration of well-informed trade policies within the country's macro-economic policy framework to contain the impacts of exchange rate volatility on trade performances. Practical implications The study contributes to literature by scope and method. More specifically, empirical studies have failed or provided little evidence uniquely on the Ghanaian economy's reaction to exchange rate volatility on the country's imports and exports. Additionally, most of the existing empirical studies measure exchange rate volatility using the standard deviation of the moving averages of the logarithmic transformation of exchange rates. This method is criticized because the method is unsuccessful in capturing the effects of potential booms and bursts of the exchange rate. The authors' study circumvents for these highlighted pitfalls. Social implications The study contributes to literature by scope and method. More specifically, empirical studies have failed or provided little evidence uniquely on the Ghanaian economy's reaction to exchange rate volatility on the country's imports and exports. Thus, the study chat a course for socio-economic dynamic of Ghanaian economy. Originality/value The study contributes to literature by its scope and method, as extant empirical studies have provided little evidence specifically on the Ghanaian economy's reaction to exchange rate volatility. Additionally, most of the existing empirical studies measure exchange rate volatility using the standard deviation of the moving averages of the logarithmic transformation of exchange rates. This method is criticized because of the method's inadequacies in capturing the effects of potential booms and bursts of the exchange rate. The study thereby essentially circumvents for these highlighted pitfalls

    Assessing Trends in Monthly Precipitation and Relative Humidity: An Analysis for Climate Change Reference in Konya

    Get PDF
    Necmettin Erbakan Üniversitesi Fen ve Mühendislik Bilimleri DergisiKonya ili ekilebilir arazi bakımından yüksek bir orana sahip olduğu için ve Konya ilinde yağışın mevsimsel değişkenlik göstermesinden dolayı bu çalışmada Konya ili için bağıl nem ve yağış trend analizi araştırılmıştır. Türkiye Devlet Meteoroloji Dairesi, 1929'dan 2020'ye kadar 91 yıllık dönemi kapsayan bağıl nem ve yağış miktarına ilişkin istatistikler sağlanmıştır. Yağışın ve bağıl nemin içinde bulunduğu meteorolojik verilerin trend analizinin incelenmesi için Mann Kendall Testi ve Sen’in Trend Eğim Metodu kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda yağış verileri için Kendall'ın tau değerlerinin Ocak'tan Aralık ayına kadar −0,087 ile 0,121 arasında değiştiği ve değerlerin çoğunluğunun sıfıra yakın olduğu belirlenmiştir Çoğu p değeri 0,05'ten büyük olarak hesaplanmıştır ve Sen'in eğimi değerlerinin aylık yağış için-0,087 ila 0,121 arasında değiştiği belirlenmiştir. Sonuçlara bağlı olarak Kendall'ın tau ve Sen' in eğimi değerleri sıfıra yakın ve p değerleri yüksektir; bu durum aylık ortalama yağış eğilimlerinde istatistiksel anlamlılık eksikliğine işaret etmektedir. Bağıl nem verileri için Kendall'ın tau değer aralığı-0,007 ila -0,248 olarak hesaplanmıştır ve p değerleri birkaç ayda (Ocak, Haziran, Aralık) 0,05'ten az olarak bulunmuştur. Sen'in eğimi değerleri ise 0,076 ila 0,000 aralığında değiştiği saptanmıştır. Sen'in eğimi ve Mann-Kendall testi, istatistik açısından üç ay boyunca (Ocak, Haziran ve Aralık) bağıl nemin azalma yönünde önemli bir eğilim olduğunu, ancak ortalama bağıl nem için diğer aylarda bu eğilimin olmadığını göstermektedir. İklim değişikliği tahmin edilirken, Konya'nın bağıl nem ve yağış oranlarında önemli farklılıklar öngörmeyen senaryo ve iklim modellerinin yol gösterici olabileceği söylenebilir.Due to the high proportion of arable land in the province of Konya and the seasonal variability in rainfall in this region, this study investigates the trend analysis of relative humidity and precipitation for the province of Konya. The Turkish State Meteorological Service provided the statistics on relative humidity and the amount of precipitation covering a 91-year span from 1929 to 2020. Mann Kendall Test and Sen’s Trend Slope Method were used at 95 confidence level to investigate the trend analysis of meteorological data of relative humidity and precipitation. In the lights of analysis, the values range from −0.087 to 0.121 for the months of January through December, with the majority of values being near 0 for Kendall’s tau, most p-values are larger than 0.05, and the values for Sen’s slope range from −0.087 to 0.121 for the monthly precipitation. Depending on the results, the values for Kendall's tau and Sen's slope are close to zero, and the p-values are high, indicating a lack of statistical significance in the trends for the average monthly precipitation. The range of values is −0.007 to −0.248 for Kendall’s tau, p-values are less than 0.05 in a few months (January, June, December), and 0.076 to 0.000 is the range of values Sen’s slope for average relative humidity. Sen's slope and the Mann-Kendall test indicate that there is a significant tendency toward a decreasing relative humidity for three months (January, June, and December) in terms of statistics but not for the other months for average relative humidity. It was suggested that when predicting climate change, scenarios and climate models that do not predict significant differences in Konya's relative humidity and precipitation could be considered as a guide

    Sukuk As An Islamic Financial Instrument

    Get PDF
    Günümüzde dünya ekonomisinin hızla büyümesi ve artan rekabet koşullarının da etkisiyle birlikte, finansal piyasalar gelişmekte ve farklı ihtiyaçlar doğrultusunda her geçen gün yeni bir finansal ürün piyasaya dâhil olmaktadır. Son yıllarda İslam ekonomisinin büyümesine ve gelişmesine katkıda bulunan İslami temellere dayanan çeşitli finansal ürünler ortaya çıkmıştır. Bu ürünlerin başında kullanıldığı ülkelerde önemli gelişmelere imza atan ürün olarak “sukuk” gelmektedir. Malezya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya sukuk piyasasının öncü ülkeleri olup, çeşitli projelerin finansmanı sukuk ihraçları ile gerçekleştirilmektedir. Ülkemizde, “kira sertifikaları” olarak bilinen, sukuk ihraçlarına yönelik Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) tarafından 2010 yılında ilk tebliğ hazırlanmış olup ilk ihraç da aynı yıl gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı; kamu ve özel sektörün ekonomik gelişimi için alternatif bir finansman aracı olarak İslami finans kapsamında sukuk’un rolünü ve önemini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada sukuk’un tanımı, tarihsel gelişimi, tarafları, işleyişi ve sukuk’un sınıflandırılması detaylı bir şekilde ele alınacak olup çalışmanın sonunda dünya sukuk piyasası hakkında çeşitli grafikler sunulacaktır.Today, with the rapid growth of the world economy and the effect of increasing competition conditions, financial markets are developing and a new financial product is included in the market every day in line with different needs. In recent years, various financial products based on Islamic foundations have emerged that contribute to the growth and development of the Islamic economy. At the forefront of these products is “sukuk” as a product that has made important developments in the countries where it is used.Malaysia, Saudi Arabia, United Arab Emirates and Indonesia are the leading countries of the sukuk market, and various projects are financed through sukuk issuances. In our country, the first communique for sukuk issuances, known as “lease certificates”, was prepared by the Capital Markets Board (CMB) in 2010, and the first issuance was made in the same year.The main purpose of the study; To reveal the role and importance of sukuk within the scope of Islamic finance as an alternative financing tool for the economic development of the public and private sectors. For this purpose, the definition of sukuk, its historical development, parties, functioning and classification of sukuk will be discussed in detail, and at the end of the study, various graphics will be presented about the world sukuk market

    Türkiye Spot ve Vadeli Elektrik Piyasalarının Değerlendirilmesi

    Get PDF
    Türkiye Elektrik Piyasası, spot ve vadeli elektrik piyasalarında işlem yapan piyasa katılımcıları tarafından verilen teklifler ışığında sürekli ticaret metoduyla işlemektedir. Spot piyasalar, gün öncesi piyasası, gün içi piyasası ve dengeleme güç piyasasını kapsamaktadır. Spot ve vadeli elektrik piyasaları organize piyasalardır. Organize piyasaların temeli gereği merkezi karşı taraf hizmeti verilmektedir. Bu bağlamda verilen hizmet, alıcı ve satıcıların buluşturulduğu bir yapı özelinde alıcılara karşı satıcı, satıcılara karşı alıcı olunmasıdır. Bu yapıda Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi (EPİAŞ) merkeze alınmaktadır. Piyasa katılımcılarının elektriğin fiziksel teslimatı sürecine kadar spot ve vadeli elektrik piyasalarında yaptıkları tüm işlemler EPİAŞ bünyesindeki yazılım platformlarında gerçekleşmektedir. Bu hizmeti sadece piyasa işletim ücreti karşılığında yapmakta olan EPİAŞ, elektrik alış ve/veya satış işlemleri yapamaz. Piyasa katılımcısı olan alıcı ve satıcılar, EPİAŞ bünyesinde işlem yaptıkları piyasada buluşturularak uzlaştırılması dâhilinde tüm süreç ilerlemektedir. Piyasa katılımcıları tarafından verilen alış ve/veya satış tekliflerine binaen elektriğin piyasadaki fiyatı belirlenmektedir. Belirlenen bu fiyat elektriğin referans alındığı fiyattır. Türkiye elektrik piyasasının tarihçesi ve piyasa reformu sürecinden başlanılarak hazırlanan bu çalışmada Türkiye spot ve vadeli elektrik piyasalarının genel esasları ve işleyişi incelenerek örnekler özelinde ortaya konulacaktır

    Observation of Medium-Induced Yield Enhancement and Acoplanarity Broadening of Low- p T Jets from Measurements in pp and Central Pb-Pb Collisions at sNN 5.02 TeV

    No full text
    American Physical SocietyCollective behavior has been observed in high-energy heavy-ion collisions for several decades. Collectivity is driven by the high particle multiplicities that are produced in these collisions. At the CERN Large Hadron Collider (LHC), features of collectivity have also been seen in high-multiplicity proton-proton collisions that can attain particle multiplicities comparable to peripheral Pb-Pb collisions. One of the possible signatures of collective behavior is the decrease of femtoscopic radii extracted from pion and kaon pairs emitted from high-multiplicity collisions with increasing pair transverse momentum. This decrease can be described in terms of an approximate transverse mass scaling. In the present work, femtoscopic analyses are carried out by the ALICE Collaboration on charged pion and kaon pairs produced in pp collisions at s13TeV from the LHC to study possible collectivity in pp collisions. The event-shape analysis method based on transverse sphericity is used to select for spherical versus jetlike events, and the effects of this selection on the femtoscopic radii for both charged pion and kaon pairs are studied. This is the first time this selection method has been applied to charged kaon pairs. An approximate transverse-mass scaling of the radii is found in all multiplicity ranges studied when the difference in the Lorentz boost for pions and kaons is taken into account. This observation does not support the hypothesis of collective expansion of hot and dense matter that should only occur in high-multiplicity events. A possible alternate explanation of the present results is based on a scenario of common emission conditions for pions and kaons in pp collisions for the multiplicity ranges studied. © 2024 CERN

    Basın İş Kanunu'nda Kıdem Tazminatı Hakkı: Anayasa Mahkemesi'nin İptal Kararına İlişkin Bir Değerlendirme

    No full text
    Gazeteciler ile işverenleri arasındaki iş ilişkisine ait düzenlemeleri içeren 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun 1952 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun kısaca Basın İş Kanunu olarak ifade edilir. Basın İş Kanunu’na tabi olan işçiler “gazeteci”, gazeteci ile işvereni arasında yapılan sözleşme “basın iş sözleşmesi” olarak adlandırılır. Mesleğinde belirli bir süre çalışan gazetecinin iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı olarak ortaya çıkan sonuçlardan biri de kıdem tazminatı alma hakkıdır. Gazetecinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için öncelikle sözleşmesinin Basın İş Kanunu’nda belirtilen hallerden biri ile sona ermiş olması gerekir. Bu kapsamda sözleşmeyi sona erdiren bir sebep olarak gazetecinin ölümünün kıdem tazminatına hak kazandırıp kazandırmayacağı hususu ele alınmıştır. Kıdem tazminatı için aranan diğer şart ise gazetecinin mesleğinde asgari bir kıdeme sahip olmasıdır. Anayasa Mahkemesi 2021/62 E., 2023/89 K. ve 4.5.2023 tarihli kararıyla gazetecinin kıdem tazminatı hakkına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı Basın İş Kanunu m.6/1 ve m.6/7 2. cümlesini Anayasa’ya aykırı oldukları gerekçesiyle iptal etmiştir. Bu çalışma kapsamında öncelikle Basın İş Kanunu kapsamında gazeteci sayılmak için aranan şartlara yer verilmiş, gazetecinin kıdem tazminatı hakkına ilişkin düzenlemeler ele alınmıştır. Son olarak, Anayasa Mahkemesi’nin gazetecinin kıdem tazminatı hakkı için aranan kıdem şartına yönelik verdiği iptal kararı özetlenerek, karara ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir

    786

    full texts

    5,260

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇