AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
Not a member yet
    5260 research outputs found

    Zaman Pencereli Ve Eş Zamanlı Topla Dağıt Yeşil Araç Rotalama Problemi İçin Çözüm Önerileri

    No full text
    Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi DergisiAraç rotalama problemi, merkezi bir depodan farklı koordinatlarda yer alan müşterilere belirli kapasiteye sahip araçlarla yapılacak dağıtım için en kısa dağıtım rotasının belirlendiği bütünleşik bir optimizasyon problemidir. Artan çevresel duyarlılık ve problemin gerçek hayata daha uygun hale getirilmesi için zaman, eş zamanlı toplama ve dağıtım, rota uzunluğu, çoklu depo, teslimat bölme, yakıt tüketimi ve karbon emisyonu gibi kısıtlar probleme eklenerek yeni varyantlar ortaya konmuştur. Bu çalışmada, çevresel duyarlılığın ön plana çıktığı yeşil araç rotalama problemi, zaman pencereli ve eş zamanlı topla dağıt araç rotalama problemleri bütünleşik olarak ele alınmaktadır. Bu noktada, toplama ve dağıtım talepleri, siparişlerin teslim zamanları ve dağıtım esnasında sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için çevresel faktörler de önemli bir etken olarak göz önüne alınmıştır. Çalışma kapsamında Yeşil Zaman Pencereli ve Eş Zamanlı Topla Dağıt Araç Rotalama Problemi (YZPETDARP) için yeni karma tamsayılı doğrusal olmayan matematiksel model oluşturulmuş, belirli şartlar altında model doğrusallaştırılarak farklı yöntemler ile çözüm aranmıştır. YZPETPARP’nin çözümü için metasezgisel arama algoritmaları olan Genetik Algoritma (GA) ve Ağırlıklı Süperpozisyon Çekim Algoritması (ASÇA) önerilmiş, literatürdeki ilgili veriler entegre edilerek test verileri oluşturulmuştur. Deneysel çalışmalar sonucunda çözüm uygunluk değeri ve çözüm süresi bakımından GA ile daha iyi sonuçlara ulaşılmış, or-opt sezgiseli ile entegre edilen ASÇA ise GA ile elde edilen sonuçlara yakın ve tatmin edici sonuçlar vermiştir

    Disiplinlerarası Çağdaş Sanat Yazıları / Çağdaş Sanatta Antroposen Anlatılar

    No full text
    Myrina YayınlarıÇağımızda sıkça kullanılan bir sözcük olan Antroposen, insanların dünya üzerindeki ekosistemlere ve gezegenimize olan etkilerini tanımlayan önemli bir kavramdır. İnsan türünün gezegene verdiği geri dönülmez hasarla birlikte girilen yeni bir çağın adı olarak kullanılan bu terim, "antropos” insan ve "cene” çağ, evre anlamına gelen Yunanca kökenli iki sözcüğün birleşiminden oluşur. “İnsan Çağı” anlamına gelen Antroposen aynı zamanda, doğadan etkilenen ve onunla hayatta kalan insanın, gezegen üzerindeki biyolojik, jeolojik ve iklimsel süreçleri etkileyen bir güç haline geldiği dönemi ifade eden bir terim olarak da kullanılır. Antropesen’le ilgili kısa bir araştırma, terimin 1800’lü yıllardan beri bilindiğine dair verileri ortaya koyar. “Bir jeolog, antropolog ve rahip olarak bilinen bilim insanı İtalyan Antonio Stoppani, içinde bulunduğu zaman dilimine "Antroposen Çağı" adını önererek, terimi ilk kez 1873 yılında kullanır. Stoppani'nin önerisinden yaklaşık 200 yıl sonra, P. Crutzen 2022’de "Nature" dergisi için yazdığı makalede, insanın tüm dünyayı etkileyen değişimde tahrip edici bir rol oynaması sebebiyle, çağımızı Antroposen olarak adlandırır. (“Antropoesen” 2023). “İnsanın öyküsü jeolojik zaman ölçeğinde oldukça kısa olsa da Crutzen ve Stoermer’e göre Antroposen’deki etkisi gezegenin biyokimyasal döngülerinde, jeolojik olarak fosil kayıtlarında ve kaya katmanlarında bile gözlenebilir” (Oppermann, 2023, s.8). Oppermann’ın aktarımıyla Crutzen, “The Antropocene” adlı kitap bölümünde, “bu nedenle mevcut jeolojik devre için Antroposen terimini kullanarak, insanlığın jeoloji ve ekolojideki merkezi rolünü vurgulamak fazlasıyla uygundur” (2006, s. 16’dan akt. Oppermann) der. İklim Estetiği kitabında Eray Çaylı bu konudan şöyle söz eder; “Aslında Antroposen, insanlığın gezegen üzerindeki belirleyiciliğini kavramsallaştırma niyetiyle üretilmiş ilk terim değildir. Antropozoik, Antropojen Çağı, Psikozoik, Noosfer gibi bilimsel terimleri burada akraba öncüler olarak anmak gerekir” (Çaylı, 2023, s.20). Bu bağlamda, önce fen bilimlerinin incelediği kavramın, daha sonra toplum bilimi, siyaset oradan sanata uzanan, sosyal disiplinlerde yeni ifade alanları bulduğu söylenebilir. Sınıfsallığı ve ayrımcılığı destekleyen kapitalist bir sistemin sonucu olarak ortaya çıkan antroposen terimi, kapitalizm merkezli ekonomik yapının derinleştirildiği bir sosyal adaletsizliğin odağında bulunur. Bu yönüyle bulunmuş bir terim olan “kapitalosen” sözcüğünü Antroposen’e neden olan sorunları başlatan sürecin öncülü olarak tanımlamak doğru bir yaklaşım olacaktır. Andreas Malm ve Jason Mooore gibi tarihçilerin tercih ettiği “kapitalosen” (Capitalocene) bir diğer deyişle “Sermaye Çağı” Antroposen’in öncülü olan terimlerin tarihsel bağlamını ve bağlamın yarattığı farkındalığı ortaya koyması açısından önemlidir (Çaylı, 2023, s.24)

    Mevsimlik Tarım İşçilerinin Geçici Barınma Sorunlarının Çözümüne Yönelik Çok Amaçlı Genetik Algoritmaya Dayalı Bir Model

    No full text
    Çok amaçlı optimizasyon problemlerinde aynı anda karşılanması gereken birden fazla kriter vardır ve çoğunlukla bu kriterler birbirleri ile çelişmektedir. Mimari tasarımlar da çok yönlü ve karmaşık hedefler içermektedir. Bu sebeple mimari tasarım problemlerinin çözümü için genetik algoritmalar çok amaçlı optimizasyon süreci sağlamaktadır. Tez çalışmasında mevsimlik tarım işçilerinin geçici barınma sorunları çok amaçlı bir optimizasyon problemi olarak ele alınmıştır. Mevsimlik tarım işçilerinin geçici barınma sorunları üzerinde durularak geçici barınma ile ilgili standartlar; barınma ünitesi ve yerleşim yeri ölçeğinde belirlenmiştir. Sayısal verilere dönüştürülen standartlar, çok amaçlı genetik algoritma parametreleri olarak tanımlanmıştır. Oluşturulan model, Şereflikoçhisar METİP yerleşkesi örneği üzerinde test edilmiştir. Modelin parametrik kodlanması için Rhino-Grasshopper yazılımından yararlanılmıştır. Kuralların yazımı ve genetik algoritmanın uygulanması için Grasshopper içerisinde bulunan Python ve Wallacei X eklentileri kullanılmıştır. Çalışmada yerleşke tasarımına yönelik 1000 adet çözüm elde edilmiştir. Bu çözümler arasından her uygunluk fonksiyonu için en iyi çözüm ve pareto-optimal çözümler incelenmiştir. Modelde elde edilen öncül tasarım verilerinin ileri aşamalara geçebilmesi amacıyla modele tasarımcının dahil olduğu bir bölüm oluşturulmuştur. Modelin ilk bölümünde en önemli avantaj programa daha az veri girilerek kısa sürede birçok sonuç elde edilmesidir. Tasarımcının dahil olduğu kısımda ise tasarımcının yerleşke çözümlerini istediği amaca uygun biçimde yönlendirebildiği görülmektedir. Yapılan çalışma ile mevsimlik tarım işçilerinin barınma sorunlarının tespit edilmesi ve bu sorunların çözümüne yönelik yerleşke tasarımlarının bilgisayar destekli optimizasyon aracılığıyla elde edilmesi hedeflenmektedir. Mevsimlik tarım işçilerinin yerleşim yeri özelinde yapılan bu çalışmada kısa sürede yerleşke tasarımına yönelik birçok farklı ön biçim oluşturulmaktadır. Modelde tasarıma ait parametreler tekrar ele alınarak afet, göç vb. ihtiyaç türleri için yeniden uygulanabilir

    The Effect Of Education Performed Using Mobile Application On Supportive Care Needs And Quality Of Life In Women With Breast Cancer: Randomized Controlled Trial

    Get PDF
    Seminars In Oncology NursingObjectives: Aimed to determine the effect of education provided with a mobile application on the supportive care needs and quality of life of women undergoing breast-conserving surgery. Methods: The study was conducted in 81 patients. The experimental group received mobile application and the control group received standard education. Fisher's Exact Test, Chi-Square test, Student's t Test, Mann-Whitney U test, mixed design analysis of variance and Bonferroni-Dunn test were used to analyze the data. Results: While the pre-study supportive care needs scores of the women were similar in the experimental (85.37 /- 23.58) and control (83.13 /- 23.03) groups, they decreased significantly in the experimental group at the 4th and 8th-week measurements (54.34 /- 27.28; 58.78 /- 16.51) (p < .05). In the 4th and 8th week measurements, the quality of life of the experimental group (72.26 /- 14.12; 71.04 /- 8.12) increased significantly, while no significant change was found in the control group (42.50 /- 14.38; 45.63 /- 8.28). Conclusions: It was found that the supportive care needs of the decreased and their quality of life increased after the education given to women with a mobile application. Implications for Nursing Practice: This study ensured that women who had a sufficiently intense and exhausting process during the cancer treatment process could comfortably receive care support and education with the mobile application at any time and place they wanted. It also revealed that nurses can provide care and education support to their patients at any time and place they want with the mobile application in their busy work tempo. (c) 2024 Elsevier Inc. All rights are reserved, including those for text and data mining, AI training, and simila

    Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’Nin 2022/436 E., 2022/1380 K. Sayılı Ve 07.02.2022 Tarihli İbra Hükmü İçeren Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Geçerliliğine İlişkin Verilen Kararın Değerlendirilmesi

    Get PDF
    Necmettin Erbakan Üniversitesi hukuk fakültesi dergisiAlternatif uyuşmazlık çözüm yollarından olan arabuluculuğun 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 2017 yılında iş uyuşmazlıklarında dava şartı haline getirilmesi iş hukuku açısından arabuluculuğun önemini arttırmıştır. Özelikle son yıllarda sıkça ibra hükmü içeren arabuluculuk anlaşma belgeleri ile karşılaşılması öğretide bazı tartışmalara yol açmıştır. Tartışmalar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan ibranameye ilişkin geçerlilik şartlarının söz konusu belgede de aranıp aranmayacağı hususunda toplanmıştır. Bu konuda Yargıtay’ın vermiş olduğu farklı yöndeki kararlar da tartışmaların artmasına sebebiyet vermiştir. Çalışmamız kapsamında ibranamenin kavram ve hukuki niteliğine değinilmiş, anlaşma belgesinin hukuki niteliğine ilişkin tartışmalara da yer verilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 420’de ibranamenin geçerliliği için aranan şartların anlaşma belgeleri için de geçerli olup olmadığı hususları incelenmiştir. Son olarak, tüm bu açıklamalar ışığında Yargıtay’ın çalışmamıza konu olan kararının isabetli olup olmadığı değerlendirilmiştir

    Investigation Of Attitudes Toward Complementary And Alternative Medicine Among Young Adults

    Get PDF
    International journal of traditional and complementary medicine research (Online)Objective: This study was designed to investigate the attitudes of individuals aged 18-24 towards complementary and alternative medicine. Material-Method: The sample of the cross-sectional study, an analytical type of research, consisted of 178 people aged 18-24, with at least primary education, technological devices, and the ability to use internet networks. The data were collected using the Socio-Demographic Information Form and the Complementary, Alternative, and Conventional Medicine Attitudes Scale (CACMAS). Descriptive statistics, independent groups t-test, ANOVA, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Tukey tests, and regression analysis were used to analyze the data. The significance level was taken as 0.05 in the interpretation of the results. Results: Several factors were found to positively impact mean scale scores (p < 0.05), including having a large family, perceiving complementary or alternative medicine practices as beneficial, recommending these practices to close relatives or friends. Additionally, it has been found that believing complementary medicine practices to be more beneficial than treatments provided by healthcare institutions also positively influenced scale score averages (p < 0.05). Conclusion: The study found that around half of participants aged 18-24 used complementary and alternative medicine practices, and that some personal attitudes influenced attitudes towards complementary medicine. Hence, there exists a necessity to disseminate accurate information regarding the appropriate utilization of complementary medicine practices, ensuring their application by qualified individuals, and to engage the younger people in such initiative

    Temel Arabuluculuk Bilgisi

    No full text
    Bu kitap, hukuk fakültesi öğrencilerine, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri öğrencilerine ve adalet ve meslek yüksek okulu öğrencilerine yönelik olarak hazırlanmıştır. Hazırlanmasındaki amaç, öğrencilerin arabuluculuk alanında asgari düzeyde bilgi sahibi olmalarıdır. Özellikle, müfredatlarında zorunlu olarak "Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri" dersi bulunan KTO Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerinin arabuluculuk derslerine ilişkin olarak bir kaynak niteliğindedir. Bu nedenle, kitapta akademik tartışmalara olabildiğince sığ şekilde yer verilmiş yalnızca temel bilgilere işaret edilmekle yetinilmiş-tir. Bunun yanında, metinde kutucuklar içine işlenmek kaydıyla, mevzuat metnine, yargı kararlarına, uygulamadan belge örneklerine ve açık uçlu sorulara de yer verilmiştir

    DDOS Ataklarının Derin Öğrenme Yöntemleri İle Tespiti

    Get PDF
    Günümüzde internet kullanımının hızla artmasıyla birlikte siber saldırı türleri de her geçen gün çeşitlenmektedir. Bu saldırıların en yaygın olanlarından biri de Dağıtık Hizmet Engelleme Saldırıları'dır (DDoS). DDoS saldırıları, hedef alınan cihaz veya sunucuları çevrimdışı hale getirmek, ağ hizmetlerini kesintiye uğratmak ve hedefin kaynaklarını aşırı tüketerek işlevini durdurmak amacıyla gerçekleştirilir. Bu tür saldırıların önceden tespit edilmesi, veri ve maliyet kayıplarının yanı sıra kaynak tüketiminin de önüne geçmek için hayati öneme sahiptir. Dolayısıyla, DDoS ataklarının tespiti siber güvenlik alanında kritik bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada, DDoS saldırılarının tespitinde derin öğrenme yöntemlerinin kullanımı incelenmiştir. İlk olarak, DDoS atak türleri ile normal trafiği içeren bir veri seti analiz edilmiştir. Bu veri seti üzerinde gerekli düzenlemeler ve optimizasyonlar yapılmıştır. Amaca uygun bir CNN modeli geliştirilmiş ve düzenlenmiş veri seti ile eğitilmiştir. Ayrıca, derin öğrenme modellerinden biri olan LSTM ile de eğitim gerçekleştirilmiştir. Eğitim süreci sonunda, CNN modeli ile DDoS saldırı tespit oranı %99,93 olarak belirlenirken, LSTM mimarisi ile bu oran %99,85 olarak tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, derin öğrenme yöntemlerinin DDoS saldırılarının tespitinde etkili olabileceğini göstermektedir. Ancak, farklı veri setleri ve model optimizasyonları ile bu oranların daha da artırılması mümkündür. Bu tür çalışmalar, siber güvenlik alanında daha güvenli ve etkili savunma mekanizmaları geliştirilmesine katkı sağlayacaktır

    HODJA AKHMET YASSAWİ

    Get PDF
    Toplumu oluşturan en önemli zemin sosyal yapıdır. Sosyal yapı canlı bir organizma gibidir. Bu yapının en önemli unsuru ferttir. Ferdi öne çıkaran ve onu mümtaz kılan özellik dildir. Dil, toplumda sadece anlık iletişimi sağlamakla kalmaz aynı zamanda, toplumun varlık sebebi olan kültürü/harsı nesilden nesile intikaline imkân sağlar. Cemil Meriç (1916-1987) dil meselesinde şunları söyler: “Dil; medeniyetin, hafızanın, millet olabilmenin ana vasfıdır. Bir toplumdan dilini alırsanız, o toplumun milliyetini, medeniyeti, hafızasını da almış olursunuz. Bir toplumun diline kastederseniz, o toplumun dinine, kültürüne, sanatına da edebiyatına da kastetmiş olursunuz.” Lisan ilminin duayeni kabul edilen, Alman filozof Wilhelm Humboldt (1767–1835) şunları söyler: “Bir milletin hakiki vatanı onun lisanıdır. Lisan, milli arzuyu ifade eden güçlü bir varlıktır. Milli lisan yok olunca, milli his/mefkûre de çok geçmeden kaybedilebilir.” Bu tebliğde Erken Cumhuriyet döneminde (1923-1940) lisan ile ilgili olarak takip edilen iki farklı siyaset üzerinde durulacaktır. Bu farklı iki politika 1932’den 1938’e kadar olan dönemde uygulanmıştır. Bunlardan ilki 1932-1935 yılları arasında benimsenen, lisanımızdaki yabancı kelimelerin “atılması” şeklinde olmuştur. Bu üç yıl içinde yoğun şekilde tatbik edilip daha sonra vazgeçilen fakat 1970’li yıllarda kaldığı yerden artarak devam eden bahse konu dilde tasfiye çalışması lisanımızda tahayyül edemeyeceğimiz çapta “lisan çoraklaşmasına” sebebiyet vermiştir. Takip edilen ikinci dil politikası 1935-1940 yılları arasında Güneş Dil Nazariyesi ile zemin bulmuştur. Bahse konu ikinci dönem lisan politikasıyla Türkçemize mal olmuş kelimelerin atılmasından vazgeçilmiştir. Esasen olması gereken buydu. Zira asırlarca dilimize dâhil olmuş ve milletimizin tarafından benimsenmiş kelimelerin yabancı kökenli mülahazasıyla “atılması” ne pratikte ne teoride asla makes/yankı bulması mümkün değildi. Dil meselesinde yetkili merciin millet olduğu hatırdan çıkarılmamalı ve lisan ile ilgili kuruluşların (TDK vs) halkımızın temel temayülü/eğilimi ve kök değerlerini dikkate alarak çalışmalar yapmalıdı

    İşitme Kaybı Olan Ve Olmayan 4-6 Yaşlar Arasındaki Çocukların Dil Ve Zihinsel Gelişiminin Karşılaştırmalı İncelenmesi

    Get PDF
    Dil ve zihinsel gelişim çocukluk döneminden itibaren başlar ve hızla gelişir. Çocuğun dili öğrenebilme becerisi zihinsel gelişimine bağlıdır. Çalışmanın amacı; işitme kayıplı çocukların dil ve zihinsel gelişimini değerlendirmek ve işiten akranlarının gelişim seviyeleri ile karşılaştırmaktır. Bu araştırma Konya ilinde yaşayan 4-6 yaşlar arasında normal işiten 32 çocuk ve işitme kayıplı 32 çocuk olmak üzere toplam 64 çocukla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Anamnez Formu ve Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE) kullanılmıştır. Bulgularda, işitme kayıplı çocukların AGTE genel, dil bilişsel ve ince motor puanlarında, işiten akranlarına göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p0,05). Ayrıca doğum ağırlığına göre yapılan karşılaştırmada işitme kayıplı çocukların genel ve dil bilişsel gelişim puanlarında da anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). İşitme kaybı olup işitme cihazı veya implant kullanan çocukların ince motor puanlarında da anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak işitme kaybı olan çocuklar ile işiten akranları arasında genel, dil bilişsel, ince motor, sosyal beceri ve öz bakım alanlarında gelişimsel gecikmeler tespit edilmiştir. İşitme kayıplı çocukların gelişim alanlarını değerlendirmeye yönelik yapılacak araştırmalarda, ailenin sosyoekonomik durumu ve eğitim durumları gibi faktörlerin de etkisi göz önünde bulundurularak daha geniş örneklem grubuyla yapılması önerilmektedir

    786

    full texts

    5,260

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇