AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
Not a member yet
    5260 research outputs found

    Yerel Yönetimlere Ait Eğitim Yapılarında Mekan Analizi: Konya Lise Medeniyet Akademileri

    No full text
    Ülkemizde gençlik ve spor alanında ki çalışmalardan yerel yönetimlerin gençlere verdiği hizmetlerden olan gençlik merkezleri bilinen örnekler arasındadır. Günümüzde bilinirliği gençlik merkezleri kadar olmayan yine yerel yönetimler eliyle yapılmış gençlere hizmet veren Akademi yapılarının da gün geçtikçe sayıları artmaktadır. Çalışma kapsamında gençlere yönelik kamusal bir hizmet olan akademi yapılarının gençlerin kullanımı ve mekan kriterleri açısından inceleme altına alınmıştır. Günümüzde okul dışı eğitim yapılarının gençlerin hayatında oldukça yer tutması ve tamamen ücretsiz belediyeye bağlı hizmet veren akademilerin daha görünür hale gelmesi ile daha çok gencin bu imkanlardan faydalanması önem taşımaktadır. Çalışıma ile, gün geçtikçe ülkemizde daha da önem kazanması hedeflenen akademi yapılarının mekan kurgusunun incelenerek normal bir okul dışı eğitim yapısından farklılıklarının ortaya konulması, bu eğitim yapılarının tüm şehir belediyelerine örnek olması ile akademilerin sayısının ve bilinirliliğinin artması, ülkemizdeki yeni nesil gençlerin fiziksel, sosyal, sanatsal vb. açıdan çok yönlü eğitim gören bireyler olarak hayata kazandırılması amaçlanmıştır. Çalışmada değerlendirme aşamaları üç farklı bölümde incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde yerel yönetimler ve akademi yapılarının kavramsal çerçevede incelemesi yapılırken, aynı zamanda eğitimde yerel yönetimlerin rolü ve okul dışı eğitim kavramının öneminden bahsedilmiştir. İkinci bölümde araştırmanın sınırlılıkları Türkiye ve illeri ile sınırlandırılarak Türkiye’deki akademi örnekleri ile literatürde tarama yapılmış olup İstanbul ve Kocaeli ili örnekleri Akademi yapılarının bilinirlilik oranının görülebilmesi için mekan kurguları ile birlikte kısaca incelenmiştir. Üçüncü bölümde Konya Büyükşehir Belediyesi Lise Medeniyet Akademileri’nin sundukları eğitim faaliyetleri ve işleyişine dair bilgiler aktarılmıştır. LİMA yapıları içerisinden seçilen iki farklı özellikteki kurumun mekan analizleri detaylı tablo düzeninde, plan, iç mekan, donatı, tavan, zemin ve kapı-pencere ilişkileri birlikte olmak üzere tüm kullanım alanlarıyla detaylı olarak incelenmiş olup mekanların kullanım şekilleri, ergonomik olup olmadığı ve göze hitap eden estetik yanları tespit edilmiştir. Kurumlarda kullanıcısı eğitim gören öğrenciler ile mekan memnuniyetleri ve görüşleri dikkate alınarak anket çalışması yürütülmüştür. Böylelikle mekanların öğrenciler üzerindeki etkisi de incelenerek mekan analizleri verileri desteklenmiştir. Anketin amacı, öğrencilerin verdiği cevaplar doğrultusunda yeni yapılacak Akademi yapılarının ihtiyaçlarını belirlemek ve şuan aktif hizmet veren kurumların olanaklarının daha iyi hale getirilmesini sağlamaktır. Aynı zamanda sosyal merkezler olan Akademi yapılarının, mekânsal kullanım kalitesini arttırmak hedeflenmiştir. Son kısımda ise bu çalışma ile incelenen mekanların birbirleri ile benzerlikleri, akademi yapılarının normal bir okul dışı eğitim yapısından mekan ve işleyiş olarak farkları, mekanların birbirleri ile olan bağları, mekan içerisinde nelere ihtiyaç duyulduğu, kendi bünyesindeki yerleşim kurallarının ergonomik açıdan tartışılması ve bu mekanların öğrenciler üzerindeki etkileri sonuç olarak veri haline getirilerek öneriler sunulmuştur. Sonradan işlevlendirilen bir Akademi yapısı ile projelendirme ve inşaat aşamaları baştan düşünülerek inşa edilen Akademi yapısının karşılaştırması yapılarak gelecekte oluşturulacak benzer kurumlar için hangisinin daha elverişli olacağına dair çıktılar da elde edilmiştir

    Biological Characterization of One Oxadiazole Derivative (5(4-Hydroxyphenyl)-2-(N-Phenyl Amino)-1,3,4-Oxadiazole): In Vitro, In Silico, and Network Pharmacological Approaches

    No full text
    Oxadiazole compounds are of great interest because they have a range of biological activities ranging from antioxidants to anticancer agents. Against this background, we wanted to demonstrate the antioxidant, enzyme inhibitory, and anticancer effects of 5(4-hydroxyphenyl)-2-(N-phenylamino)-1,3,4-oxadiazole (Hppo). Antioxidant abilities were measured through free radical scavenging and reducing power tests. Enzyme inhibitory effects were studied by cholinesterases, tyrosinase, amylase, and glucosidase. The anticancer effect was tested on pancreatic cancer cell lines (PANC-1, CRL-169) and on HEK293 cell lines. The compound showed significant antioxidant activity (particularly in the CUPRAC (cupric acid-reducing antioxidant capacity) assay) and enzyme inhibitory properties (particularly glucosidase inhibition). In the anticancer test, the compound showed strong anticancer activity in pancreatic cancer with apoptotic signaling pathways. These results were confirmed by molecular modeling and bioinformatics tools. Thus, our findings can provide novel and versatile compounds for the development of multidirectional drugs in the pharmaceutical industry

    The Effect of Swing on Stress and Comfort in Premature Newborns: A Randomised Controlled Trial

    No full text
    Objectives: The study was conducted to investigate the effect of swing on stress and comfort in premature newborns who could not be reunited with their mothers. Methods: The study was conducted in a randomised controlled experimental design. The intervention group included newborns who received swing intervention (n 64) and the control group included newborns who did not receive swing intervention (n 64). Research data were collected using Newborn Information Form, Premature Infant Comfort Scale and ALPS neo newborn pain and stress assessment scale. The research data were collected two times, before and after the intervention was completed. Result: Experimental and control groups were similar regarding descriptive characteristics. There was no difference between the groups after the swing intervention (p > 0.05). It was determined that there was no significant difference between the groups in terms of comfort levels before and after the swing intervention (p > 0.05). When the intra-group mean scores were compared, it was determined that the comfort level increased in the intervention group before and after the swing intervention, and there was a significant difference between the mean scores (p 0.028). Conclusion: It was determined that swing intervention did not affect the stress and comfort level of the newborn

    Küresel İşsizlik Sorununa Karşı Sosyal Güvenlik Sistemlerinin Etkinliği

    No full text
    Bu tez, küresel işsizlik sorununa karşı sosyal güvenlik sistemlerinin etkinliğini teorik bir çerçevede ele almaktadır. Sosyal güvenlik, bireylerin ekonomik ve sosyal risklere karşı korunmasını sağlayan, toplumsal dayanışmayı destekleyen kritik bir yapıdır. Çalışma, sosyal güvenlik sistemlerinin işsizlik sigortası ve aktif istihdam politikaları aracılığıyla bireylerin işsizlik sürecindeki kayıplarını azaltma ve yeniden istihdama dönüşlerini destekleme kapasitesini incelemektedir. Bu bağlamda, işsizlik sürecinde bireylerin gelir kaybını minimize etmenin yanı sıra, toplumsal eşitsizliklerin azaltılmasında sosyal güvenlik sistemlerinin rolü tartışılmıştır. Türkiye örneği üzerinden, İŞKUR tarafından uygulanan aktif işgücü programlarının etkileri detaylandırılmış; mesleki eğitim programları, işbaşı eğitim programları ve girişimcilik destekleri gibi politikaların işsizlik oranlarını azaltmadaki etkinliği analiz edilmiştir. Ayrıca, sosyal güvenlik sistemlerinin iş gücü maliyetine, kayıt dışı istihdama ve çalışan üretkenliğine olan etkileri de tartışmaya dahil edilmiştir. Elde edilen bulgular, sosyal güvenlik sistemlerinin toplumsal refahı artırma, ekonomik istikrarı sağlama ve işsizlikle mücadelede kritik bir rol oynadığını göstermiştir. Bu çalışma, sosyal güvenlik sistemlerinin etkinliğini artıracak öneriler sunarak, hem politika yapıcılar hem de araştırmacılar için yol gösterici bir kaynak oluşturmayı amaçlamaktadır

    Konya Kapalı Havzası’nın Taban Akımı Değişiminin İncelenmesi

    No full text
    Bu çalışmada, Konya Kapalı Havzası'nın taban akımı değişimi incelenmiştir. Araştırma kapsamında, 1987, 1990, 1995, 2000 ve 2020 yıllarında yer alan akım gözlem istasyonlarından elde edilen günlük akım verileri kullanılmıştır. Akım verilerinden yararlanarak taban akımı değerleri dijital grafik metotlarından Sabit Aralık Metotu (Fixed Interval Method), Yerel Minimum Metotu (Local Minimum Method), Kayan Aralık Metotu (Sliding Interval Method) ve debi süreklilik eğrisi metotu kullanılarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamalar sonucunda enterpolasyon haritaları oluşturulmuştur. Ayrıca Konya Kapalı Havzası’nda yer alan bazı akım gözlem istasyonlarının (16-028, 16-094, 16-100, 16-126, 16-137, 16-148) günlük akım verileri kullanılarak elde edilen taban akım değerlerinin trendi belirlenmiştir. Elde edilen taban akımı verilerinin, IDW (Inverse Distance Weight) metotuyla ve Kriging metotuyla enterpolasyon haritaları çıkarılmıştır. Akımların trend analizi Mann Kendall metotu uygulanarak belirlenmiştir. 1987 yılının IDW enterpolasyon metotuyla oluşturulan haritalarına göre taban akımı 0.01 m³/s ile 20 m³/s arasında değişmektedir. Kriging metotunda ise bu değerin 0.15 m³/s ile 7 m³/s arasında değiştiği gözlemlenmiştir. 2020 yılının IDW enterpolasyon haritası incelediğinde taban akımı değerinin 0.07 m³/s ile 18 m³/s arasında değiştiği tespit edilmiştir. 2020 yılının Kriging haritasında taban akımı değerinin 0.27 m³/s ile 10 m³/s arasında kaldığı gözlemlenmiştir. Konya Kapalı Havzası’nın alt havzalarında yer alan 16-028, 16-094, 16-100, 16-126, 16-137, 16-148 istasyonlarının taban akımı değerlerinin Mann Kendall metotu sonucunda azalan bir trend gösterdiği belirlenmiştir. Bu istasyonların trendinden Konya Kapalı Havzası’nın da yaklaşık 30 yıllık periyotta azalan bir eğilim gösterdiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, havzadaki su kaynaklarının zaman içindeki davranışını anlamak ve yönetim stratejilerini buna göre şekillendirmek açısından önemli bilgiler sunmaktadır

    Özgün Geleneksel De Laval Nozul İle Aerospike Nozulün Deneysel ve Nümerik Performans Karşılaştırılması

    No full text
    Bu tezde, aerospike roket nozulü ile geleneksel De Laval nozulünün performansları hem nümerik hem de deneysel yöntemlerle karşılaştırılmıştır. Roket motorlarının itki performansını doğrudan etkileyen nozul tasarımları, değişen irtifa koşullarına uyum sağlama kabiliyetiyle roket teknolojisinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, aerospike nozulların itki performansındaki avantajlarını incelemek ve bu tasarımın geleneksel nozula kıyasla sağladığı faydaları belirlemektir. Çalışma kapsamında, SolidWorks yazılımı kullanılarak aerospike ve De Laval nozullarına ait 2B modeller oluşturulmuş ve ANSYS Fluent ile hesaplamalı akışkanlar dinamiği (CFD) analizleri gerçekleştirilmiştir. Simülasyonlarda 100 bar giriş basıncı, 3300 K giriş sıcaklığı, 0 bar çıkış basıncı ve 1700 K çıkış sıcaklığı şartları uygulanarak akış analizlerinde basınç, sıcaklık ve hız konturları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Deneysel çalışmalar kapsamında, potasyum nitrat bazlı bir roket yakıtı kullanılarak statik test standında yanma testleri gerçekleştirilmiştir. Testlerde aerospike nozulü için maksimum 327 N itki elde edilirken, De Laval nozulü için bu değer 276 N olarak ölçülmüştür. Deneysel veriler, nümerik analiz sonuçlarıyla karşılaştırıldığında aerospike nozulün itki kuvvetinde %23,5 oranında bir artış sağladığı görülmüştür. Ayrıca, aerospike nozulün akışkanın hız, basınç ve sıcaklık dağılımında daha optimize bir performans sergilediği belirlenmiştir. De Laval nozulü ise atmosfer basıncına uyum sağlayamadığı için performans kaybı yaşamıştır. Elde edilen sonuçlar, aerospike nozulların özellikle tek aşamalı yörüngeye ulaşım (SSTO) görevleri için güçlü bir alternatif sunduğunu ve değişen atmosfer koşullarında daha verimli çalıştığını ortaya koymaktadır

    The Effect Of Frontal Plane Osteotomy Angle On Lateral Cortex Fracture İn Medial Open Wedge High Tibial Osteotomy Procedure

    No full text
    Background: Precise high tibial osteotomy is crucial, especially for middle-aged individuals with medial compartment arthritis, aiming to prevent complications like lateral cortex fractures. This study explores how frontal plane osteotomy inclination impacts lateral cortex fractures during medial open-wedge high tibial osteotomy. Methods: Using finite element analysis, tibia models underwent osteotomies at angles of 10 degrees, 13 degrees, 16 degrees, 19 degrees, and 22 degrees, forming five models. Forces from 5 N to 75 N were applied incrementally, recording bone stresses (MPa) at the lateral hinge, angle changes (degrees) along the osteotomy line, and gap distances (mm). Results: Models with higher frontal inclination showed increased gap distances under identical forces. For instance, at 5 N force, the 10 degrees inclination model displayed a correction angle of 0.28 degrees and a 1.43 mm gap, while the 22 degrees model had a correction angle of 0.35 degrees and a 1.37 mm gap. Under 75 N force, the 10 degrees model had a correction angle of 10.81 degrees and a 14.02 mm gap, while the 22 degrees model had a correction angle of 16.86 degrees and a 19.31 mm gap. Conclusion: The osteotomy starting point's distance from the joint doesn't significantly impact final stress on the lateral cortex when the same gap distance is achieved. However, in cases requiring a higher degree of correction, we can say that the surgeon can achieve the result with less resistance by keeping the osteotomy starting point more distal to the joint line. (c) 2024 Elsevier B.V. All rights are reserved, including those for text and data mining, AI training, and similar technologies

    Ortopedi hastalarında taburculuk eğitimi ve yenilikçi uygulamalar

    No full text
    Taburculuk eğitimi, hasta eğitimi sürecinin bir parçası olup hastanın multidisipliner ekibin deneyim ve rehberliğini kullanarak fiziksel durumunu ve öz bakımını anlamaya başladığı bir süreçtir. Ortopedi hastalarında taburculuk eğitimi, hastaların iyileşme süreçlerinde bağımsızlıklarını arttırmak, hastaneye yeniden yatış oranlarını azaltmak ve hastanın kendi bakımına aktif katılımını sağlamak açısından çok önemlidir. Bu eğitim, ilaç kullanımı, ameliyat sonrası komplikasyonlar, yara bakımı, ağrı yönetimi ve fiziksel hareketlilik gibi konularda bilgilendirmeler içerir. Taburculuk eğitimi genellikle yüz yüze eğitimler, yazılı materyaller ve broşürler gibi geleneksel hasta eğitimi yöntemleriyle verilmektedir. Ancak teknolojik gelişmeler sayesinde mobil uygulamalar, web tabanlı eğitimler, sanal gerçeklik, giyilebilir teknolojiler gibi dijital yenilikçi eğitim uygulamalar ile verilmeye başlanmıştır. Bu yenilikçi uygulamalar, hastaların rehabilitasyon süreçlerini kolaylaştırmaktadır. Hastalar cep telefonlarından, bilgisayarlarından ya da tabletlerinden taburculuk sürecinde gereksinim duyduğu bilgiye kolayca ulaşabilirler. Hastalar, video, animasyon, sanal gerçeklik gibi uygulamalarla yapılması gereken egzersiz uygulamalarını bu uygulamalar sayesinde daha doğru bir şekilde uygulayabilirler. Sağlık profesyonelleri de evde hastaların tedavi ve bakım sürecini dijital olarak düzenli bir şekilde izleyebilir. Bu bağlamda yenilikçi hasta eğitim yöntemleri hasta sonuçlarını iyileştirme ve hasta memnuniyetini artırma potansiyeline sahiptir. Bu derleme makalede, ortopedi hastalarında taburculuk eğitiminin önemi, taburculuk eğitiminde yenilikçi eğitim yöntemlerinin nasıl kullanıldığı ve sonuçlarına ilişkin çalışma sonuçları ele alınacaktır

    7-11 Yaş Çocuğa Sahip Ebeveynlerin Eş Desteği Ve Çiftlerde Stresle Baş Etmelerinin Ebeveyn Tutumuna Etkisi

    No full text
    Bu çalışma 7-11 yaş çocuğa sahip ebeveynlerin eş desteği ve çiftlerde stresle baş etmelerinin ebeveyn tutumları üzerindeki etkilerini incelemiştir. Araştırma, ebeveyn tutumlarının eş desteği düzeyine, çiftlerin stresle başaçıkabilme becerilerine, ebeveynlerin demografik değişkenlerine (yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum, eğitim durumu, medeni durum, sahip olunan çocuk sayısı) göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışmanın önemi, 7-11 yaş aralığındaki çocuklara sahip ebeveynlerin eş desteği ve çiftlerin stresle baş etme biçimlerinin ebeveyn tutumları üzerindeki etkilerini inceleyerek ebeveynlik dinamiklerinin daha iyi anlaşılmasına ve çocukların sağlıklı gelişim süreçlerinin desteklenmesine katkıda bulunmaktır. Araştırma, Konya’da 7-11 yaş çocuğa sahip 293 ebeveynden oluşan bir örneklem grubu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak Demografik Bilgi Formu, Ebeveyn Tutum Ölçeği, Eş Desteği Ölçeği, Stresle Çift Olarak Baş Etme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu test edildikten sonra frekans, ortalama ve standart sapma gibi tanımlayıcı istatistikler hesaplanmış, IBM SPSS Statistics ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, eş desteği ile otoriter ebeveyn tutumları arasında pozitif bir ilişki bulunurken, demokratik ebeveyn tutumları ile negatif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ayrıca, stresle başa çıkma becerileri ile ebeveyn tutumları arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Demografik verilere göre, ebeveyn tutumları yaş, sosyoekonomik durum ve çocuk sayısına göre farklılık göstermediği saptanmıştır. Kadınların izin verici ve aşırı koruyucu tutumları erkeklerden daha yüksekken, erkeklerin demokratik tutumları kadınlardan daha yüksek bulunmuştur. Bu bulgular, eş desteğinin, stresle çift olarak baş etme becerilerinin ve bazı demografik değişkenlerin ebeveyn tutumları üzerindeki belirleyici etkisini göstermiştir

    Hayvan Bulunduranın Sorumluluğunda Kurtuluş Kanıtının Değerlendirilmesi

    No full text
    Hayvan bulunduranın sorumluluğu Türk Borçlar Kanununda özen yükümlülüğünün ihlâline dayanan bir kusursuz sorumluluk türü olarak düzenlenmiştir. Hayvan bulunduranın bu özen yükümlülüğünün yerine getirdiğini ispatı onu sorumluluktan kurtarmaktadır. Özen yükümlülüğünün yerine getirilmesinin ölçüsü hakkında kanun koyucu doğrudan bir ölçü koymamış bunu uygulama ve doktrine bırakmıştır. Makalede hayvan bulunduranın sorumluluğuna ilişkin genel veya özel şartların kurtuluş kanıtıyla teknik bağlantısı araştırılmıştır. Ayrıca özen yükümlülüğünün yerine getirilmesinde farklı somut olay içeriklerindeki durumlara nasıl yaklaşılacağı hususu önem arz eder. Hayvan bulunduranın şahsi özellikleri ve içinde bulunduğu koşullar, söz konusu hayvanın cinsi veya ferdi özellikleri konusunda objektif mi subjektif mi hareket edileceği hususunun tespiti gereklidir. Ayrıca birden fazla hayvan bulunduran varsa bunların özen sorumluluğu bakımından durumu ve hayvanın kaçmış veya terkedilmiş olması durumlarında özen ölçüsünün hangi şartlarda yerine getirilmiş olacağının da tespiti gereklidir. Bu itibarla makalede söz konusu konular özen yükümlülüğü ve kurtuluş kanıtı bakımından değerlendirilmiştir. Ayrıca konuyla bağlantılı olarak hayvan bulunduranın sorumluluğuna ilişkin şartlara da değinilmiştir

    786

    full texts

    5,260

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇