AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
Not a member yet
    5260 research outputs found

    Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/318 E., 2019/1238 K. Sayılı Kararı Kapsamında TMK m. 1023'e Dayanan Hak Kazanım Şartlarının Değerlendirilmesi

    No full text
    Kişinin hukuki işlemle hak kazanabilmesi için hakkın kazanılmasında gerekli olan bütün şartları yerine getirmesi gerekir. Şartlardan birinde eksiklik olması, hakkın elde edilememesi sonucunu doğurur. Ancak istisnaen hukuk düzeni kişinin hakkı kazanmasını engelleyen durum hakkındaki bilgisizliğini mazur görerek hakkın kazanıldığı sonucuna varabilir. Böyle bir hâlde iyiniyetle hak kazanımından bahsedilir. Türk Hukuku’nda da iyiniyetle hak kazanılabilecek haller mevcuttur. Bunlardan biri de TMK m. 1023’e göre tapu siciline iyiniyetle güvenen kimsenin taşınmaz üzerinde ayni hak kazanmasıdır. Yargıtay HGK’nun 2019/318 esas ve 2019/1238 karar sayılı hükmüne konu uyuşmazlıkta da TMK m. 1023’ün şartları irdelenmiştir. Uyuşmazlıkta davacı eşin açık rızası alınmadan davalı eş diğer davalı banka lehine aile konutu üzerinde ipotek tesis etmiş, davacı eş bundan, eşine gelen kıymet takdir raporu kendisine tebliğ edilince haberdar olmuştur. Taşınmaz cebri icra yoluyla satıldıktan sonra davacı eş tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Yerel mahkeme davacı eşi haklı bulurken, özel daire kararı bozmuş, yerel mahkeme ise kararında direnmiştir. Bunun üzerine uyuşmazlık HGK’nun önüne gelmiştir. HGK çoğunluk oyla ve TMK m. 1023’ün banka lehine oluşmadığı gerekçesiyle davacı eş lehine sonuç olarak doğru bir karar vermiştir. Fakat TMK m. 1023’ün şartlarının oluşumu açısından üzerine düşünülmesi gereken değerlendirmelerde bulunmuştur. Kurula göre TMK m. 1023’ün uygulanabilmesi için tapu sicilinde yolsuz tescil olmalı, 3. kişi bu tescile dayalı hak kazanmak istemeli, iyiniyetli olmalı ve tasarruf yetkisi dışındaki tüm eksiklikler de geçerli olarak mevcut olmalıdır. Oysa her şeyden önce uyuşmazlıkta banka 3. kişi değil, hukuki işlemin tarafıdır. Diğer taraftan aile konutu şerhinin eksikliği, bir tescili yolsuz hâle getirmez. Aksini düşünmek, şerhi mutlaka yapılması gerekli bir işlem haline getirirdi ki eksikliği sicilin yolsuzluğuyla sonuçlansın. Bankanın ipotek hakkını kazanamamasının sebebi, işlemin diğer tarafının tasarruf yetkisine sahip olmamasıdır. Nitekim banka gerçekten aile konutu olduğunu bilemeseydi bile işlem yine geçersiz olacaktır. Mülkiyeti kazanamamasının sebebi ise ihalenin geçersiz olmasıdır. Bu noktada yolsuz ipotek kaydına dayanarak malik olduğunu da ileri süremez; çünkü yolsuzluğa bizzat sebep olarak 3. kişi sıfatını ve iyiniyetini kaybetmiştir. Son olarak kararda belirtildiği üzere TMK m. 1023 sadece tasarruf yetkisindeki eksiklikleri gidermeye yönelik değildir. Hüküm yolsuz tescil olmaya yol açan bütün durumları kapsayıcı şekilde vaz edilmiştir. Bu sebeplerle karar sonuç olarak doğru olsa da, gerekçe olarak TMK m. 1023’ün uygulama alanı içerisinde değerlendirilemez

    Yargı Kararları Işığında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu

    No full text
    İnsanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar çeşitli amaçlarla kullanılmış olan uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin günümüzde çeşitlilikleri ve bireylerin sağlığı ile toplum düzeni üzerinde yarattığı etkilerde ciddi manada artışlar olmuştur. Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin ekilmesi, imal ithal ve ihraç edilmesi, kullanılması ve kullanmak amacıyla bulundurulması ile ticareti kanunlarımızda suç olarak düzenlenmiştir. Dünyada olduğu gibi Ülkemizde de her anlamda ciddi bir problem olarak yer eden konusunu uyuşturucu ve uyarıcı maddeler oluşturan suçlarda her geçen gün artış olmaktadır. Devletimizce bu suçların önlenmesine yönelik çeşitli suç politikaları uygulanmaya çalışılmaktadır. Çalışmamızda yalnızca Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu; öğretideki görüşler temel alınıp, suçun maddi konusunu oluşturan uyuşturucu ve uyarıcı madde kavramları da irdelenerek özellikle Yargı kararları ışığında incelenmiştir. Çalışmamızda sırasıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde kavramı ve çeşitleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndaki ilgili maddelerin 765 sayılı Kanun ile mukayesesi, 5237 sayılı Kanun’un 188/3. maddesindeki incelemeye konu suç ile korunan hukuki yarar, suçun maddi ve manevi unsurları, hukuka aykırılık unsuru, daha fazla ve daha az cezayı gerektiren nitelikli halleri, suçun özel görünüş şekilleri, 5237 sayılı Kanun’un 192. maddesinde yer alan etkin pişmanlık halleri, suçun yaptırımı, soruşturma ve kovuşturma usulleri ile zamanaşımı başlıklarına yer verildikten sonra uygulamada yaşanılan sorunlar ve yasal mevzuatın aksaya

    Static Analysis Of FGM Plates Using A General Higher-Order Shear Deformation Theory

    No full text
    In Functionally Graded Materials (FGMs) material properties vary continuously through the thickness, avoiding any material mismatch. Cracking and delamination are common problems in laminated composite materials, primarily due to material discontinuities between layers, and FGM plates overcome this drawback. The present study focuses on the static analysis of FGM plates using a general High-Order Shear Deformation Theory. The governing equations are derived using the principle of virtual displacements. The Gâteaux differential approach was employed to reformulate the governing equations to construct the mixed finite element model of the FGM plates. The behavior of FGM plates under sinusoidal and uniform loading, with simply supported and clamped boundary conditions was investigated. The results for the displacement, force, and moment components were examined based on multiple different thickness functions (f(z)). The obtained results were compared with those from different theories in the literature, and it was found that the results are consistent and accurate. © 2025 Elsevier Lt

    Kadınlarda Meme Kanseri Korkusu Ve Kadercilik Algısının, Mamografi Özyeterlilik ve Mamografi Çektirme Üzerine Etkisi

    No full text
    Meme kanseri, morbidite ve mortalite yönünden önemli bir sorundur. Mamografi bu alanda etkinliği kanıtlanmış bir tarama yöntemidir. Ancak, bilgi eksikliği, meme kanseri korkusu, kadercilik algısı ve sosyo-kültürel faktörler gibi engeller mamografi kullanımını sınırlayabilmektedir. Bu araştırma, kadınlardaki meme kanseri korkusu ve kadercilik algısının mamografi özyeterliliği ve mamografi çektirme üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla yapıldı. Bu araştırma 10 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında Konya Karatay İlçesi, Karaaslan Mahallesinde yaşayan 40 yaş üzeri dahil edilme kriterlerine uygun 320 kadın bireyle gerçekleştirildi. Yapılan poshtoc power analizinde çalışmanın gücü %89,7 olarak bulundu. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Özellikler Formu, Champion Meme Kanseri Korku Ölçeği, Powe Meme Kanseri Kadercilik Ölçeği, Mamografi Özyeterlilik Ölçeği kullanıldı. Etik kurul onamı, ve katılımcılardan izin alındı. Verilerin değerlendirilmesinde Statistical Package for Social (SPSS) kullanıldı. Yüzdelik ve ortalama dağılımları, normallik testine göre parametrik ve non-parametrik testler ve korelasyon analizi yapıldı. Yapılan çalışma sonucunda bireylerin yaş ortalamasını 49,27+7,23 yıl olduğu, % 61,3’ünün ilköğretim mezunu olduğu ve % 91,6’sının evli olduğu ve %58’1’inin mamografi çektirdiği, %.41,9’nunu hiç cektirmediği, %41,6’sının düzensiz, %16,4’ünün düzenli aralıklarla mamografi çektirdiği saptandı. Katılımcıların meme kanseri kanseri korku ölçeği puan ortalamasının 25,77 ± 7,60 puan, meme kanseri kadercilik ölçeği puan ortalamasının 4,85 ±2,69 puan, mamografi öz yeterlilik ölçeği puan ortalamasının 37,75 ± 7,12 puan olduğu belirlendi. Katılımcıların meme kanseri korku düzeyinin mamografi özyeterlilik üzerine (p=0,443), mamaografi çektirme üzerine (p=0,236) etkili olmadığı görüldü. Katılımcıların kadercilik algı düzeyinin mamografi özyeterlilik üzerine etkili olduğu (p<0,001), mamografi çektirme üzerine etkili olmadığı (p=0,097) görüldü. Meme kanseri korkusunun mamografi öz yeterlilik üzerine etkisinde kadercilik algısının aracı rol oynadığı görüldü. Bu bağlamda meme kanseri k

    Okul Öncesi Dönem Çocuklardaki Davranış Problemleri İle Annelerinin Erken Dönem Uyumsuz Şemaları ve İşlev Bozucu Baş Etme Biçimleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    No full text
    Bu çalışmada, okul öncesi dönem çocuklardaki davranış problemleri ile annelerinin erken dönem uyumsuz şemaları ve işlev bozucu baş etme biçimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Konya ili Selçuklu ilçesine bağlı bağımsız devlet anaokullarından Melikşah Anaokulunda eğitim gören, toplam 175 çocuğun anneleri ve çocukların sınıflarında eğitim gördükleri toplam 9 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak için annelere; Sosyodemografik Bilgi Formu, Young Şema Ölçeği Kısa Form-3, Young Telafi Ölçeği, Young- Rygh Kaçınma Ölçeği öğretmenlere; Ladd ve Profilet Çocuk Davranış ölçeği uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi IBM SPSS 27 paket programı aracılığı ile yapılmıştır. Araştırmada değişkenler arası ilişkinin olup olmadığını ve varsa ilişkinin yönünü belirlemek amacıyla ilişkisel tarama modeli, bu doğrultuda değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkisini belirlemek amacıyla t- testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), değişkenlerin birbirlerini etkileme düzeyi ile var olan etkileşimin yönünü belirlemek için çoklu regresyon analizi istatistiksel yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma bulguları, annelerin yaşı, eğitim düzeyi ve gelir durumu gibi sosyo-demografik özelliklerinin, ayrıcalıklılık, duygusal yoksunluk, başarısızlık, karamsarlık, sosyal izolasyon gibi erken dönem uyumsuz şemalarıyla, aşırı telafi baş etme biçimleriyle, sosyal olmayan ve prososyal çocuk davranışlarıyla anlamlı şekilde ilişkili olduğunu göstermiştir. Araştırmada, çocuk davranışlarından prososyal davranış, saldırganlık ve aşırı hareketlilik davranışları ile çocukların cinsiyetleri arasında anlamlı şekilde ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Annelerin erken dönem uyumsuz şemalarından iç içe geçme, duygusal yoksunluk, kendini feda ve cezalandırılma şemaları ile kaçınma işlev bozucu baş etme biçiminin çocuk davranışları üzerinde yordayıcı etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda elde edilen bulgular alan yazın ışığında tartışılmış, araştırma sonuçları doğrultusunda alan çalışanlarına ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur

    Relationship between E-health literacy and healthy lifestyle behaviours of Turkish health sciences students

    No full text
    Purpose E-health literacy (EHL) and healthy lifestyle behaviours (HLBs) are important for individuals receiving health education. Health professionals of the future should be conscious, e-health literate and develop HLBs. The aims of this study were to determine the EHL and HLBs of university students receiving health education and to examine the relationship between them. Design/methodology/approach A total of 1,454 health sciences students, between the ages of 18–27, were included in the study. Participants' data were collected online via Google Forms. Participants' EHL levels were assessed with the E-Health Literacy Scale. Participants' HLB were assessed with the Healthy Lifestyle Behaviours Scale II. Findings Positive weak correlation was found between EHL and HLB (p < 0.001, r = 0.329). EHL scores of bachelor’s degree students were higher than associate degree students (p = 0.004). HBL total score bachelor’s and associate degree student scores were similar (p = 0.714). Originality/value This article addresses an important gap in understanding health sciences students' online reading habits about health and their relationship to HLB. Considering that there is a positive relationship between EHL and HLBs of students in the health departments of universities, increasing the EHL levels of students will help to increase HLBs

    Beton Dolgulu Çelik Kompozit Elemanlardan Oluşan Kolon – Kiriş Birleşimlerinin Moment Taşıma Kapasitesinin Deneysel Araştırılması

    No full text
    Günümüzde beton dolgulu çelik elemanların kolon ve kiriş olarak ayrı ayrı kullanımı artmaktadır. Ancak bilimsel çalışmalarda ve uygulamalarda bu iki elemanın birlikte kullanımına rastlanılmamaktadır. Bu tez çalışması kapsamında beton dolgulu çelik kolon ve beton dolgulu çelik kirişlerin birleşimi analitik, numerik ve deneysel olarak incelenmiştir. Çalışma kapsamında 4 farklı birleşim tipi incelenmiştir. Birleşimlerin yük taşıma performanslarının karşılaştırılabilmesi için aynı birleşim tipleri içi boş çelik kolon ve içi boş çelik kiriş için de kullanılmıştır. Çalışmada 4 adet içi boş çelik kolon – içi boş çelik kirişlerden oluşan birleşim ve 4 adet beton dolgulu çelik kolon – beton dolgulu çelik kiriş olmak üzere toplam 8 adet deney numunesi tersinir-tekrarlanır yüklemeye maruz bırakılmıştır. Tersinir-tekrarlanır yükleme sonucunda elde edilen deneysel veriler kullanılarak, birleşimin rijitliği, moment – dönme eğrileri, yük – deplasman eğrileri, enerji sönümleme kapasitesi, süneklik oranı, performans hedefleri ve göçme modları değerlendirilmiştir. Birleşimler hem kendi aralarında hem de beton dolgulu numunelerle karşılaştırılmıştır. Ek olarak deneysel sonuçlar, sonlu elemanlar tabanlı ABAQUS paket programı yardımıyla modellenerek numerik sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda beton dolgulu çelik kolon – beton dolgulu çelik kirişlerden oluşan birleşimlerin, içi boş numunelere kıyasla daha fazla yük taşıma kapasitesine sahip olduğu, Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapımına Dair Esaslar – 2018 yönetmeliğinde verilen plastik moment taşıma kapasitesini sağladığı ve numerik çalışmadan elde edilen sonuçlarla uyum içerisinde davranış gösterdiği görülmüştür

    Y ve Z Kuşağı Kadınlarının Toplumsal Cinsiyet Algısı ve Benlik Saygısının İncelenmesi

    No full text
    Araştırmanın ana amacı Y ve Z kuşağı kadınlarının toplumsal cinsiyet algıları ve benlik saygılarını incelemektir. Araştırmanın temel problemi, Y ve Z kuşağı kadınlarının toplumsal cinsiyet algılarının ve benlik saygılarının arasındaki ilişkiyi anlamaktır. Ulaşılabilir evren olarak belirlenen Konya’da yaşayan ve kolayda örnekleme tekniğiyle ulaşılan Y (N=173) ve Z (N=261) kuşağı kadınlarından anket tekniğiyle veri toplanmıştır. Anket formunda toplumsal cinsiyet algısı ve benlik saygısı ölçeklerinin yanı sıra yaş, medeni durum, eğitim durumu, yaşanılan yer, çalışma durumu, geçinebilme düzeyi değişkenlerine ilişkin sorular yer almıştır. Toplamda 434 kadın katılımcıyla yürütülen araştırmanın verileri SPSS 22. Programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Uygulanan ölçeklerin çarpıklık ve basıklık katsayıları incelendiğinde tüm değişkenlerin normal dağılıma uygun olduğu; yalnızca Benlik Saygısı Ölçeği Kısa Formu’nun olumlu alt boyutunun normal dağılmadığı belirlenmiştir. Korelasyon ve karşılaştırmalı analizler sonucunda toplumsal cinsiyet algısı ile benlik saygısı ve benlik saygısının alt boyutları arasında anlamlı düzeyde pozitif ilişkiler saptanmıştır. Toplumsal cinsiyet algısı; kuşak (Y/Z), eğitim düzeyi ve medeni duruma göre anlamlı farklılık göstermiştir. Benlik saygısı ise kuşak, eğitim düzeyi ve çalışma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Araştırmanın bulguları literatürle uyumlu sonuçlar göstermiştir. Bununla birlikte, toplumsal cinsiyet algısı ve benlik saygısını etkileyen faktörlerin geniş ölçekli ve farklı sosyodemografik grupları kapsayan araştırmalarla derinleştirilmesi gerekmektedir. Geniş ölçekli araştırmaların yapılması kadın ve erkek eşitliğini desteklemeye yönelik uygulama ve politikaların geliştirilmesine katkı sağlayacaktır

    Position Optimization Of Stockbridge Dampers Under Varying Operating Conditions: A Comprehensive Finite Element And Experimental Analysis

    No full text
    The placement of a Stockbridge damper within a powerline conductor is critical for its effectiveness in mitigating aeolian vibrations. This paper investigates the optimal positioning of Stockbridge dampers under varying operating conditions using the finite element method (FEM), incorporating both modal and harmonic response analyses. We compare the performance of two commercially available Stockbridge dampers, symmetrical and asymmetrical models, using FEM to obtain the normalized optimal placement for both dampers on the conductor. The results show that the asymmetrical damper, when placed at its optimal location, provides superior vibration suppression compared to the symmetrical model at its optimal location and both dampers when placed at conventional positions. In a novel approach, an experimental investigation is conducted on the commercial asymmetrical damper to refine its finite element model and determine its optimized placement. The experimental study employs both burst random and sine-sweep tests, with the burst random test proving to be more accurate and consistent in identifying the damper's natural frequencies and mode shapes. This study is the first to demonstrate the effectiveness of the burst random test in the context of Stockbridge dampers. Finally, we use the experimentally validated finite element model to determine the optimized placement of the asymmetrical damper on a real-life powerline conductor, achieving significantly improved vibration mitigation. These findings offer valuable insights for improving the performance and longevity of powerline systems

    Investigating Λ Baryon Production İn P -Pb Collisions İn Jets And The Underlying Event Using Angular Correlations

    No full text
    First measurements of hadron- (h-) azimuthal angular correlations in p-Pb collisions at √sNN = 5.02 TeV using the ALICE detector at the Large Hadron Collider are presented. These correlations are used to separate the production of associated baryons into three different kinematic regions, namely those produced in the direction of the trigger particle (near side), those produced in the opposite direction (away side), and those whose production is uncorrelated with the jet axis (underlying event). The per-trigger associated yields in these regions are extracted, along with the near- and away-side azimuthal peak widths, and the results are studied as a function of associated particle pT and event multiplicity. Comparisons with the DPMJET event generator and previous measurements of the φ(1020) meson are also made. The final results indicate that strangeness production in the highest multiplicity p-Pb collisions is enhanced relative to low multiplicity collisions in both the jetlike regions and the underlying event. The production of relative to charged hadrons is also enhanced in the underlying event when compared to the jetlike regions. Additionally, the results hint that strange quark production in the away-side of the jet is modified by soft interactions with the underlying event

    786

    full texts

    5,260

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇