Amasya University Institutional Repository
Not a member yet
2000 research outputs found
Sort by
The effect of nature activities during 8 weeks on some physical fitness parameters and academic success in children aged 11-14
Okullarda spor eğitimi alan veya sportif çalışmalarda bulunan çocukların okul başarısı, sistemli çalışma ve disipline ilişkin destekleneceği uzmanlarca dile getirilmektedir. Üzerindeki fazla enerjiyi atarak rahatlayan, sosyal bir gruba ait olduğunu hisseden çocuğun mutluluğu, çevresinin desteği ve kazandığı başarılar onun motivasyonunu arttırarak fiziksel, sosyal ve zihinsel etkinliğini arttırmaktadır. Bu çalışmada amaç, okul takımı çalışmalarına katılan kız ve erkek çocukların bir kısım fiziksel özellikler ve akademik başarılarının değerlendirilmesidir. Araştırmaya, 11-14 yaşlarında ortaokul öğrencilerine 8 hafta boyunca iki gün ve günlük 90 dakika doğa temelli oyunlar oynatılmış ve doğa yürüyüşü yapılmıştır. Bu doğa yürüyüşünün ve doğa temelli oyunların 11-14 yaş arası çocukların bazı fiziksel özelliklerine etkisi araştırılmıştır. Bu çalışmaya 15 (%50) kız ve 15 (%50) erkek çalışma grubu, 15 kız (%50) ve 15 (%50) erkek kontrol grubu olmak üzere toplam 60 kişi katılmıştır. Veri toplamak için 2020-2021 Eğitim-Öğretim 1. kanaat dönemi (1. dönem) 1. yazılı sınav ve 2. yazılı sınav akademik başarı puanları ve Kasım ve Ocak aylarında fiziksel test sonuçları ölçüldü. İstatistiksel bakımdan grupların tanımlayıcı istatistikleri yanında cinsiyetlerde dikkate alınarak kontrol ve deney gruplarının ön test ve son testleri arasında fark olup olmadığını kararlaştırırken Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanıldı. Denek grubunun 1. ve 2. ölçümlerine bakıldığında, boy uzunluğu (156,03 cm ve 159,60 cm), vücut ağırlığı (47,80 kg ve 51,00 kg), şınav çekme (10,79 ve 12,07), mekik çekme (45,90 ve 57,90), anaerobik güç (71,17 kgm/sn ve 74,86 kgm/sn), VO2max (21,79 ml/kg/dk ve 22,89 ml/kg/dk ), not ortalaması (85,94 puan ve 84,24 puan) ölçümlerinde anlamlı (p<0,05) fark saptandı, diğer parametrelerde ise saptanmadı. Kontrol grubunda bakıldığında ise boy uzunluğu (152,60 cm ve 156,20 cm), vücut ağırlığı (45,47 kg ve 46,33 kg), anaerobik güç (66,16 kgm/sn ve 69,02 kgm/sn), not ortalaması (80,87 puan ve 79,33 puan) ölçümlerinde anlamlı (p<0,05) fark bulundu, diğer parametrelerde ise bulunmadı. Araştırma sonucunda, 8 hafta boyunca yapılan doğa egzersizlerinin çalışmaya katılan 11-14 yaş kız ve erkek çocuklarının sağlık ve fiziksel özelliklerini anlamlı şekilde gelişebileceği sonucuna ulaşıldı.It is stated by experts that children who receive sports education in schools or engage in sports activities will be supported in terms of school success, systematic work and discipline. The happiness of the child, who feels that he belongs to a social group, relaxes by throwing off the excess energy, the support of his environment and the achievements increase his motivation and increase his physical, social and mental activity. The aim of this study is to evaluate some physical characteristics and academic achievements of girls and boys participating in school team activities. In the research, middle school students aged 11-14 were played nature-based games for two days and 90 minutes a day for 8 weeks and a nature walk was made. The effects of this nature walk and nature-based games on some physical characteristics of children aged 11-14 were investigated. A total of 60 people, 15 (50%) girls and 15 (50%) boys in the study group, 15 girls (50%) and 15 (50%) boys in the control group, participated in this study. For the data, the academic achievement scores of the 1st written exam and 2nd written exam in the 2020-2021 Education-teaching period (1st semester) and the physical test results in November and January were measured. The Wilcoxon Signed Rank Test was used to determine whether there was a difference between the pretest and posttests of the control and experimental groups, taking into account the descriptive statistics of the groups, as well as the genders statistically. Considering the 1st and 2nd measurements of the subject group, height (156,03 cm and 159,60 cm), body weight (47,80 kg and 51,00 kg), push-ups (10,79 and 12,07), shuttle pull (45,90 and 57,90), anaerobic power (71,17 kgm/s and 74,86 kgm/s), Vo2max (21,79 ml/kg/min and 22,89 ml/kg/min) There was a significant (p<0,05) difference in grade point average (85,94 points and 84,24 points) measurements, but not in other parameters. In the control group, height (152,60 cm and 156,20 cm), body weight (45,47 kg and 46,33 kg), anaerobic power (66,16 kg / sec and 69,02 kg / sec), A significant (p<0,05) difference was found in grade point average (80,87 points and 79,33 points) measurements, but not in other parameters. As a result of the research, it was concluded that the nature exercises performed for 8 weeks could significantly improve the health and physical characteristics of 11-14 year old girls and boys who participated in the study
Production of waste tea and date seed added biodegradable polylactic acid thermoplsatic filament and investigation of mechanical properties
Petrol bazlı plastiklerin sınırlı hammadde kaynağı ile üretim ve doğada kaybolma aşamasında oluşturduğu olumsuzluklar bio-bazlı organik kompozit malzeme arayışını arttırmaktadır. Son yıllarda yaygın olarak kullanılan Poly (lactic acid) (PLA), mısır nişastası veya şeker kamışından elde edilmektedir. Bununla birlikte insan yaşamı için gerekli olan bu doğal kaynaklar da sınırsız değildir. Sürdürülebilir bir üretim için bu kaynakların tüketimi de azaltılmalıdır. Bu amaçla, çay tüketimi konusunda Dünya sıralamasında 1. sırada olan Türkiye'de çay atıklarına ve hurma ağacının lifli yapısı sebebiyle hurma meyvesinin atık çekirdeğine işlevsellik katarak, evsel çay atığı ve hurma çekirdeği ile ağırlıkça belirli oranlarda dolgulandırılmış PLA kompozit malzemeler 3 boyutlu yazıcı ile çekme numuneleri üretilmiş ve gerilmeleri dolgusuz PLA ile karşılaştırılmıştır. İlk olarak dolgu malzemeleri toz formuna getirilmek amacıyla halkalı değirmen kullanılarak öğütülmüş ve partikülleri boyutlandırmak amacıyla sarsak elek kullanılarak eleme işlemi gerçekleştirilmiştir. %90 PLA + %10 çay, %90 PLA + %10 hurma çekirdeği, %90 PLA + %5 çay + %5 hurma çekirdeği kombinasyonlarından hazırlanan fiziki karışım eriyik karıştırma işlemi ile çift vidalı ekstrüder kullanılarak granül haline getirilmiştir. Sonrasında elde edilen biyo-kompozit malzemeler tek vidalı ekstrüderde 1,75 mm çapında filamentler haline getirilmiş ve ASTM standartlarına uygun olarak 3B yazıcı ile çekme numuneleri üretilmiştir. Test sonuçlarına göre üretilen kompozitlerin faydalı ürün haline getirilmesi ve bununla birlikte PLA tüketiminin azaltılmasının mümkün olduğu tespit edilmiştir.The disadvantages of petroleum-based plastics with limited raw material resources during production and disappearance in nature increase the search for bio-based organic composite materials. Poly (lactic acid) (PLA), which has been widely used in recent years, is obtained from corn starch or sugar cane. However, these natural resources, which are necessary for human life, are also not unlimited. For a sustainable production, the consumption of these resources should also be reduced. For this purpose, 1 in the world ranking on tea consumption. PLA composite materials filled with domestic tea waste and date seed in certain proportions by weight, adding functionality to tea waste and the waste core of palm fruit due to the fibrous structure of the palm tree in Turkey, which is next, tensile samples were produced with a 3-dimensional printer and their stresses were compared with unfilled PLA. First, the filling materials were ground using a ring mill in order to bring them into powder form, and the screening process was carried out using a spiral sieve in order to size the particles. The physical mixture prepared from the combinations of 90 % PLA + 10 % tea, % 90 PLA + 10 % date seed, 90 % PLA + 5 % tea +5% date seed was granulated using a double screw extruder by melt mixing process. The bio-composite materials obtained after that were made into filaments with a diameter of 1.75 mm in a single screw extruder and tensile samples were produced with a 3D printer in accordance with ASTM standards. According to the test results, it has been determined that it is possible to turn the composites produced into useful products and to reduce PLA consumption with it
TR83 İlleri (Amasya, Samsun, Çorum, Tokat) Devlet İlkokullarındaki Anasınıflarının Beden Eğitimi ve Oyun Etkinliklerine Yönelik İmkanlarının Değerlendirilmesi
SEB-BAP 21-0219Bu çalışmada, TR83 illeri (Amasya, Samsun, Çorum, Tokat)’nde bulunan devlet ilkokulları anasınıflarındaki beden eğitimi ve oyun etkinliklerine yönelik imkanlarının araştırılması amaçlandı. Araştırmanın örneklemini TR83 illeri devlet ilkokullarında görev yapan toplam 215 anasınıfı öğretmeni oluşturdu. Çalışmadaki tüm bulgular hazırlanan bir bilgi formu ile elde edildi. Bilgi formu okullardaki anaokulu öğretmenlerine online olarak gönderilerek doldurulması sağlandı. Bulgular frekans ve yüzde değerleri alınarak analiz edildi. TR 83 illeri devlet ilkokullarındaki anasınıfı öğrencilerinin yalnızca % 52,6’sının sağlık kontrolünden geçirildiği belirlendi. Okullardaki anasınıflarının sadece % 25,1’inin oyun salonu ve % 15,3’ünün oyun alanına, yaklaşık % 60-70’inin zihinsel, ritim ve taklit geliştirmeye yönelik oyun malzemelerine, yaklaşık % 45’den daha azının çeşitli beden eğitimi ve oyun malzemelerine sahip olduğu, mevcut olan malzemelerin de ancak % 19’unun her öğrencinin aynı anda kullanabileceği sayıda olduğu gözlendi. Anasınıflarının yaklaşık % 25’inin beden eğitimi ve oyun faaliyetleri açısından yeterli olabildiği; mevcut imkanlar, öğretmenlerin üretim ve özel çabalarıyla % 60,9’unun beden eğitimi ve oyun faaliyetleri açısından amacına ulaştığı şeklindeki öğretmen görüşleri ile tespit edildi. Sonuç olarak, TR83 illeri devlete bağlı ilkokullarda öğretmenlerin üretim yetenekleri, özel çaba ve özverileriyle anasınıflarının beden eğitimi ve oyun faaliyetleri kısmen amacına ulaşabiliyorsa da beden eğitimi ve oyun faaliyetlerine yönelik imkanlarının oldukça kısıtlı olduğu söylenebilir.[TR] Amasya Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyon
Fluorimetric Reusable Polymeric Sensor for Hydrogen Sulfide Detection
In this study, with the help of reactive monomers, crosslinkers, and photoinitiator that detect H2S in various matrices, an H2S sensitive fluorescence sensor polymerizes under ultraviolet (UV) light was developed. To this goal, a polymeric membrane was prepared, and the characterization of the membrane was carried out with Fourier transform infrared spectroscopy (FTIR) and scanning electron microscopy (SEM) methods. Afterward, appropriate conditions were identified, the excitation wavelength was determined as 370 nm, and the emission wavelength was determined as 425 nm. It was established that the fluorescence intensity of the prepared polymeric membrane decreased in the presence of H2S. A detailed analysis was executed to determine the sensor's most suitable pH value and time. It was found that the optimum pH was 8.0, and the optimal duration was 15 s. It has been calculated that the linear range of the developed method is 2.19 × 10–8– 6.25 × 10–7 M, and the detection limit (LOD) is 7.37 × 10–9 M. The effect of some possible interfering ions was investigated, and it determined that the sensor had excellent selectivity. In addition, the sensor used to determine H2S can be used at least 100 times. The recovery percentages were 102.1%–103.2%, and 104.6%, using tap water samples. In terms of providing reliable, fast results, high sensitivity, reusable, low cost, and ease of use, the developed fluorimetric sensor, compared to standard methods, has become more advantageous. © 2023, The Author(s), under exclusive licence to Springer Science+Business Media, LLC, part of Springer Nature
Computation of the impact of NiO on physical and mechanical properties for lithium nickel phosphate glasses
In the present study, the nickel oxide doped glasses with the compositions of (40-x)Li2O-xNiO-60P2O5 glasses (where x = 2.5, 7.5,12.5 and 17.5 mol%) have been prepared and their physical and mechanical properties have been studied. Four various glasses coded as NO-2.5, NO-7.5, NO-12.5 and NO-17.5 have been produced and the variation of density, molar volume (VM), specific volume (VS), Metallization factor (M), Young Modulus (Ym), Bulk Modulus (Bm), Shear Modulus (Sm), Longitudinal Modulus (Lm), Poission's ratio (sigma m) and Micro-Hardness (Hm) have been determined as a function of NiO rate in glass samples. It was seen that the remarkable important effect has been obtained in terms of the NiO rate on these properties
EKLEMELİ İMALAT TEKNOLOJİSİNİN DEMİRYOLU ENDÜSTRİSİNDE KULLANIMI ÜZERİNE BİR DERLEME
Eklemeli imalat, geleneksel üretim yöntemlerine göre nesnelerin katman katman üretildiği yenilikçi bir yöntemidir. Son yıllarda eklemeli imalatın kullanım alanları hızla artmaktadır. Bu imalat yönteminin birçok sektörde olduğu gibi demiryolu sektöründe de kullanım potansiyeli yüksektir. Demiryolu endüstrisinde eklemeli imalatın genel olarak; demiryolu altyapısında ve demiryolu üstyapısında, demiryolu araçlarında kullanıldığı görülmektedir. Eklemeli imalatın özellikle parçaların özelleştirilmesine olanak tanıması, karmaşık parçaların üretimi ve tasarım özgürlüğü, hızlı prototipleme, malzeme tasarrufu, düşük üretim maliyeti gibi avantajları, demiryolu endüstrisinde ve diğer endüstrilerde kullanımının yaygınlaşmasına olanak sağlamaktadır. Eklemeli imalatın malzeme sınırlamaları ve üretim hızı gibi bazı sınırlamaları olsa da, bu avantajların sunduğu imkanlar birçok alanda yeniliği teşvik etmektedir. Bu çalışmayla, demiryolu endüstrisi ve eklemeli imalat hakkında genel bilgiler verilmiştir. Ayrıca, eklemeli imalatın demiryolu endüstrisinde kullanımı ve kullanıldığı alanlar hakkında inceleme yapılmıştır. Çalışma sonucunda, araştırmacılar için eklemeli imalatın demiryolu endüstrisinde hangi alanlarda kullanıldığı, hangi alanlarda ise kullanımının eksik olduğunun görülmesi ile kullanım alanının geliştirilmesi sağlanmaya çalışılmıştır
Five-factor personality traits as predictors of intercultural sensitivity among Turkish preservice teachers
The aim of this study is to examine the relationships between the five-factor personality traits and intercultural sensitivity among Turkish preservice teachers. The participants of this study were 1218 college students enrolled at a university located in the central Black Sea Region of Turkiye. The participants were selected using a convenience sampling method. The preservice teachers responded to a survey comprising the Personal Information Form, Intercultural Sensitivity Scale, and Quick Big Five Personality Scale. The data were analyzed using descriptive statistics, Pearson product-moment correlation analysis, multiple linear regression analysis, and relative importance analysis. The results of this study showed that preservice teachers with stronger personality traits of agreeableness, extraversion, emotional stability, and openness to new experiences tend to have higher levels of intercultural sensitivity. Moreover, results of relative importance analyses revealed that agreeableness is the most important predictor of intercultural sensitivity among preservice teachers whereas emotional stability was found to be the least important predictor. The findings of this study can help to determine personality traits related to intercultural sensitivity among preservice teachers
Öğrenci, Öğretmen ve Yöneticilerin Covid-19 ile Değişen Metaforik Okul Algısı
Covid-19 pandemisi ile yaşanan değişimler, eğitimde ve okul algısında zorunlu bir paradigma değişimine işaret etmektedir. Bu çalışma, Covid-19 pandemisi öncesinde, pandemi sırasında uzaktan eğitim sürecinde ve pandemi sonrası yüz yüze eğitim başladığında öğrencilerin, öğretmenlerin ve yöneticilerin okulu nasıl algıladıklarını ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Yönetici, öğretmen ve öğrencilerin okul algılarındaki değişimi metaforlar aracılığıyla belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Araştırma 181 öğrenci, 93 öğretmen, 22 okul yöneticisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, araştırmacılar tarafından hazırlanan yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmış ve içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışmada, Covid-19 pandemisi ile öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin okul algılarında değişim olduğu ve özellikle okul algılarının uzaktan eğitim sürecinde olumsuzlaştığı tespit edilmiştir. Ek olarak çalışma bulguları uzaktan eğitim sürecinde Covid-19 ile yoğunlaşan uzaktan eğitim uygulamalarının, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin okul algılarının değişiminde etkili olduğuna işaret etmektedir. Politika yapıcılara ve uygulayıcılara, uzaktan eğitim sürecinde okula ilişkin olumsuz algıya sebep olan faktörlerin saptanmasına, gelecek uygulamalarda bu alanların iyileştirilmesine öncelik vermeleri önerilmiştir. Araştırmacılara ise, Covid-19 sürecinin, veliler ve okulun diğer paydaşlarının okul algısı üzerinde etkisinin araştırılması ayrıca, pandemiden sonra eğitim ve öğretim süreçlerine uzaktan eğitimi entegre etmiş olan okullarda okul algısının incelenmesi önerilmiştir
Computation of Eigenfunctions of Nonlinear Boundary-Value-Transmission Problems by Developing Some Approximate Techniques
In this study, we investigate a boundary value problem for nonlinear Sturm-Liouville equations with additional transmission conditions at one interior singular point. Known numerical methods are intended for solving initial and boundary value problems without transmission conditions. By modifying the Adomian decomposition method and the differential transform method, we present a new numerical algorithm to com-pute the eigenvalues and eigenfunctions of the considered boundary-value-transmission problem. Some graphic illustrations of the approximate eigenfunctions are also presented
NİKEL ESASLI SÜPER ALAŞIMLARIN DELİNMESİNDE İŞLEME PARAMETRELERİNİN GRİ İLİŞKİSEL ANALİZ VE TAGUCHI İLE OPTİMİZASYONU
Artan maliyetler ve istenen ürünün kalitesi dikkate alındığında talaşlı imalatta verimli işleme yapmanın önemi artmaktadır. Verimli bir işleme yapabilmek için kesme parametreleri uygun seçilmelidir. Bu çalışmada, nikel esaslı süper alaşımlı malzemelerde delme işlemi yapılmıştır. Delme işleminde farklı kesme parametreleri ve seviyeleri kullanılmıştır. Ayrıca delme işleminde kaplamalı ve kaplamasız olmak üzere iki ayrı matkap ucu seçilmiştir. Taguchi yöntemi ile deney listesi oluşturulmuş ve deneyler sonunda elde dilen yüzeylerin yüzey pürüzlülükleri ölçülmüştür. Sonuçlar, Taguchi ve GİA (Gri İlişkisel Analiz) yöntemleri kullanılarak optimizasyon yapılmıştır. Optimizasyonlar, ortalama yüzey pürüzlülüğünün en küçük değeri istendiği için en küçük en iyi sinyal-gürültü oranı seçilerek yapılmıştır. Deneyler sonunda en düşük ortalama yüzey pürüzlülüğünü elde ettiğimiz kesme parametreleri ve seviyeleri belirlenmiştir. Optimum parametre seviyelerinin dizilimi A2B3C1D3 çıkmıştır. Ortalama yüzey pürüzlülüğüne en çok etki eden parametre belirlenmiş ve çalışmanın güven düzeyi Varyans analizi kullanılarak bulunmuştur. En etkin parametre kesme hızı, çalışmanın güven düzeyi %84,23 olmuştur