Tasarım+Kuram (E-Journal)
Not a member yet
424 research outputs found
Sort by
Bir Yapı Çözümlemesi "Beykoz, İshak Ağa Çeşmesi": Bir Yapı Çözümlemesi "Beykoz, İshak Ağa Çeşmesi"
The Ishak Aga fountain, the water of which had been known to exist since the Byzantine period was founded by Ishak Aga – the Director of Customs in H. 1159 (AD. 1746), facing the old square near the quay in Beykoz. This important monument that has become the fountain of the square today, has gained the appearance of today after the restorations it had passed through since its foundation date. In this research, the stages of change the Ishak Aga Fountain has gone through since its erection date have been examined in the aspect of architecture and a historical analysis has been made. The data obtained was supported with facade and plan drawings; so a structural analysis has been tried to be made in the aspect of condition of the fountain during the first construction period, in 1940s and today, and environmental and architectural features. The criteria for the restoration of the fountain have been found out in the direction of the historical development analysis and the condition today.Bizans Dönemi’nde suyunun varlığı bilinen İshak Ağa Çeşmesi, bugünkü şekli ile Gümrük Emini İshak Ağa tarafından H. 1159 (M. 1746) yılında Beykoz eski iskele meydanı karşısında yaptırılmıştır. Bugün meydan çeşmesi özelliğinde olan bu önemli yapı, yapıldığı dönemden günümüze, geçirmiş olduğu onarımlarla bugünkü mimari görünümünü kazanmıştır. Bu araştırmada, İshak Ağa Çeşmesi’nin ilk yapımından günümüze kadar geçirmiş olduğu değişim evreleri mimari açıdan irdelenerek, bir tarihsel çözümleme çalışmasına gidilmiştir. Elde edilen bulgular cephe ve plan çizimleri ile desteklenerek, çeşme yapısının, ilk yapımı, 1940’lı yılları ve günümüzdeki konumu, çevre ve mimarî özellikleri açısından yapısal çözümleme denemesi yapılmıştır. Bu tarihsel gelişim içindeki çözümlemeler ve günümüzdeki durumu doğrultusunda geleneksel çeşme yapısının restorasyonuna yönelik kriterler saptanmıştır
Kent Kimliğinin Oluşumunda Kutsal Merkezin Yeri: İslam Dönemi Kudüs'ünde Harem-i Şerif Örneği: Kent kimliğinin Oluşumunda Kutsal Merkezin Yeri: İslam Dönemi KUDÜS'ÜNDE HAREM-İ ŞERİF Örneği
In Jerusalem, the common holy city of the three monotheistic religions, the area which survived for 3000 years as the sacred centre, and known as “Haram al-Sharif” during the Islamic period, is the focus of the town’s rich religious-symbolic background, and of the “holy geometry” reflected on it. If we study the place of the Haram al-Sharif in the formation of the urban identity, we notice that this sacred area, by occupying almost the 1/5 of the old town surface, is dominant in two dimensions (on the plan). On the other hand, the Dome of the Rock, located at the centre of Haram al-Sharif and being the most splendid Islamic building in town, constitutes a strong visual focus that dominates the holy city in the 3rd dimension (silhouette) as well, by rising on one of the highest hills of the surrounding, and with its central mass crowned by an onion-shaped dome resting on a high drum. This monument, built in the 7th century by the Umayyades at the site of the Temple of Solomon, was identified for centuries with its mythical predecessor and so became the “symbol” of Jerusalem in the 4th dimension (time) and in the collective memory. With time, this symbol was metamorphosed into an emblem and nowadays into an artefact of tourism. However, we can assert that this transformation, instead of denying, supports the fact that the Dome of the Rock “symbolises” Jerusalem.Üç tektanrılı dinin ortak kutsal kenti olan Kudüs’te, 3000 yıldır kutsal merkez olarak varlığını sürdüren, İslâm döneminde de “Harem-i Şerif” adını almış olan bölge, kentin sahip olduğu zengin dinsel-simgesel anlam düzleminin ve bu düzleme yansıyan “kutsal geometrisinin” odak noktasıdır. Harem-i Şerif’in kent kimliğinin oluşumundaki yeri incelendiğinde, söz konusu kutsal alanın, eski kentin yaklaşık 1/5’ini kaplayarak iki boyutta (planda) egemen olduğu gözlenir. Diğer taraftan, Harem-i Şerif’in merkezinde yer alan ve kentteki en görkemli İslâm yapısı olan Kubbet el-Sahra, çevrenin en yüksek tepelerinden biri üzerinde yükselmesi, merkezî planlı kitlesini taçlandıran kasnağı ve soğan kubbesiyle, kente üçüncü boyutta (siluette) egemen olan güçlü bir görsel odak teşkil eder. Bir zamanlar, Süleyman Tapınağı’nın yükseldiği platformda VII. yüzyıl sonlarında Emevîler tarafından yaptırılan Kubbet el-Sahra, zaman içinde söz konusu tapınakla özdeşleşerek dördüncü boyutta ve toplumsal bellekte de Kudüs’un “simgesi” haline gelmiştir, giderek kentin “amblemi” olarak tanımlanmaya başlamış ve günümüzde “turistik objeye” dönüşmüştür. Ancak, bu dönüşümünün Kubbet el-Sahra’nın, Kudüs’ü “simgelediği” gerçeğini ortadan kaldırmadığı, bilakis güçlendirdiği ileri sürülebilir
Çevresel Gelişme Sürecinde Yüksek Kaldırım: Çevresel Gelişme Sürecinde Yüksek Kaldırım
The city of Istanbul, which has a unique cultural mosaic, is in an evolution progress, as a result of problems as the high population growth and immigration from rural areas to the city. The aim of this research is to examine the environmental differences and the social changes between the past and the present in the Galata-Yüksek Kaldırım quarter, which is reflecting these characteristic changes. The article starts with the general history of the Galata quarter which helps to analyze and determine the social and physical condition and the evolution of the quarter. Afterwards some examples of the Turkish literature are being presented, which are explaining the area’s face, and the profile of people living there, in certain periods. In the light of this information, the condition and the problems of today are being discussed.Dünyada benzersiz bir kültür mozaiğine sahip olan İstanbul, günümüzde nüfus artışı, kırsal alanlardan kente göç gibi nedenlerle büyük bir değişim içerisindedir. Bu yazının amacı bu değişimi karakteristik bir biçimde yansıtan alanlardan biri olan Galata-Yüksek Kaldırım bölgesinin geçmişi ve bugünü arasındaki sosyal çevre farklılıklarını ve bu sosyal değişimi nedenleri ve sonuçları ile irdelemektir. Bu makalede, öncelikle Yüksek Kaldırım’ın yapısının analiz edilebilmesi için Galata’nın genel tarihine değinilmektedir. Bu bilgiler Yüksek Kaldırım’ın sosyal ve fiziksel yapısının geçmişten günümüze kadar geçirdiği gelişimin saptanmasını sağlamaktadır. Daha sonra, Türk yazınında Yüksek Kaldırım’a dair anlatılanlara örnekler sunulmakta, bölgenin tarihin çeşitli dönemlerindeki yüzü, orada yaşayan insan profili anlatılmaktadır. Bu bilgilerin ışığında da Yüksek Kaldırım’ın günümüzdeki durumu ve problemleri değerlendirilmektedir
KIRK YIL ÖNCEDEN BUGÜNE ÇAĞDAŞ BİR STRÜKTÜR DERSİ: Kırk Yıl Önceden Bugüne Çağdaş Bir Strüktür Dersi
“Muammer Hoca/Ağabey’i Anlatmak”: “Muammer Hoca/Ağabey’i Anlatmak”
In this article, Prof. Mete Ünal evaluates Prof. Muammer Onat, whom he call as “my teacher/tutor and my older brother since forty years” in three main titles: Muammer Onat as “a human”, as “an educator-tutor-guide” and as “an architect”. Prof. Mete Ünal calls attention to the Italy trip on which Muammer Onat set out in 1960, which was very influential on his architectural identity as well as on his educational identity. He also points out that Muammer Onat gave great contribution to the Education Reform in the Architecture department of Academy of Fine Arts which was made after the student protests in 1968. In the third part of the article he evaluates Muammer Onat as an architect who realized many important works in different fields of architecture, for example social-housing, one-family houses, industrial buildings, interior designs, urban design and restoration projects. Among others, he explains the restoration project of Frej Building in Şişhane-İstanbul and the Değirmendere Fine Arts Park which was awarded with the Ford Foundation Prize in detail.Prof. Mete Ünal makalesinde, “kırk dört yıl birlikte çalıştığım hocam ve ağabeyim” diye tanımladığı Muammer Onat’ı üç ana başlıkta değerlendiriyor: “insan” olarak, “eğitimci-öğretici, yol gösterici” olarak ve “mimar” olarak. Ünal, 1960’da İtalya yaptığı seyahatin Muammer Onat’ın mimar kimliğinin yanısıra eğitimci kimliğinin de gelişmesi bakımından çok etkili olduğunu vurguluyor. Ayrıca Onat’ın, 1968 öğrenci hareketlerinin ardından Akademi’de yapılan eğitim reformu kapsamında mimarlık bölümünde yapılan değişikliklerdeki değerli katkılarına dikkat çekiyor. Ünal makalesinin üçüncü bölümünde Muammer Onat’ı; konuttan toplu konuta, büro binalarından endüstri yapılarına, iç mekan düzenlemelerinden çevre düzenlemelerine, kentsel tasarımdan ve restorasyona kadar mimarlığın farklı pratiklerinde verdiği çok önemli yapıtlar bağlamında ele alıyor. Bunlar arasında Frej Apartmanı ve Ford Vakfı ödülünü almış olan Değirmendere Güzel Sanatlar Parkı’na geniş yer veriyor
“Aynaların Dansı”: “Aynaların Dansı”
I took a white paper and put it in front of me. As if I decided to make a big sketch at the end. As if it will never finish. I had a tick, 6B sketch pencil in my hand, like good old days. The paper was empty and there was nothing first. It was really very difficult to draw something for the memory of my Master. Even to put a mark was a challange. And time came, I began to draw by going back and front retrospectively with the words. In the end, I traveled with him over the years. The memories and moments lined up in a row in the foggy past. What have I learned, what have we learned from him! Was it ‘art’ or ‘architecture’ which we learned in a legendary temple, a school called Fine Arts Academy of İstanbul. Yes we did, both. But it was more than that, far more than that. Although the ‘hoca’ of every one of us was different, I am sure that through him we all have found some clues of the secrecy of the art of real architecture of life. That is what the sketch is intending to draw for our unforgetable teacher, a Mediterranaen and an İstanbulian Master, an architect, Muammmer OnatBeyaz bir kağıt aldım ve önüme koydum. Sanki büyük bir eskiz yapmaya karar vermiştim sonunda. Sanki hiç bitmeyecekmiş gibi. Elimde kalın 6B eskiz kalemi vardı eski günlerdeki gibi. İlk başta Kağıt boştu ve üzerinde hiç birşey yoktu. Gerçekten çok zordu ustamın anısına bir şeyler çizmek. Bir işaret koymak bile meseleydi. Zaman geldi ve başladım çizmeye, döne döne, geriye ileriye giderek kelimelerle. Yıllar üzerinden yine bereberce yolculuk yaptım onunla. Anlar ve anılar ip gibi sıralandı, sisler içindeki geçmişte. Ne öğrendim, ne öğrendik hocadan! Güzel Sanatlar Akademisi dediğimiz İstanbuldaki okulun, efsanevi Boğaz kıyısındaki mabedinde, sanat mıydı, mimarlık mıydı öğrendiğimiz. Hepimizin ayrı bir hocası olmasına karşın eminim onun aracılığı ile yaşamın gerçek mimarlığının sanatıyla ilgili farklı farklı bazı sırlar bulduk. Kelimelere dökmeye çalıştığım bu eskiz işte böyle bir senaryoyu çizmeyi hedefledi bizim unutulmaz hocamız, Akdenizli ve İstanbullu bir usta, bir mimar Muammer Onat için
HIP Otel (Kendine Özgü Mekanlar / Highly Individual Places) Olarak Tanımlanan Konaklama Mekanlarının Analizi: HIP Otel (Kendine Özgü Mekanlar / Highly Individual Places) Olarak Tanımlanan Konaklama Mekanlarının Analizi
With the historical development of accommodation places, there has become meaning developments on travel and accommodation concepts. With the speed of developing technology and communication, today Tourism strong as sector is increasing its importance in means of continuing economic movement. Necessity of sharing information and experience in each field has brought tourism sector together with other sectors and it is started to be reprogrammed with habits, individual desires and modern requirements. Within this direction, accommodation places reached new descriptions out of the scope of accustomed standards. Especially, since reclassification of accommodation places is required, new terms describing place and accommodation understanding started to be entered in professional literature. The statement Highly Individual Places is shortened with the initials and Hip has become the general adjective for the alternative hotels.Konaklama mekanlarının tarihsel süreçte gelişimi ile birlikte seyahat ve konaklama kavramlarının anlamı boyutunda da gelişmeler olmuştur. Günümüzde gelişen teknoloji ve iletişimin verdiği ivme ile sektör olarak güçlenen “turizm”, ekonomik hareketliliğin sürdürülmesi noktasında giderek önemini arttırmıştır. Her alanda bilgi ve tecrübe paylaşımının gerekliliği farklı sektörlerle turizm sektörünü buluşturmuş, alışkanlıklar; bireysel istekler ve çağdaş gereksinimler doğrultusunda yeniden programlanmaya başlanmıştır. Bu doğrultuda konaklama mekanları da alışılmış, standartların dışında yeni tanımlar kazanmıştır. Özellikle konaklama mekanlarının yeniden sınıflandırılması gerekliliğinden hareketle, zaman içinde turizm alanında mekan ve konaklama anlayışını ifade eden yeni terimler iç mimarlık literatürüne girmeye başlamıştır. İngilizcesi “Highly Individual Places” olan Türkçe’ye “Kendine Özgü Mekanlar” olarak çevrilen ifade, İngilizce tanımın baş harflerinin kullanılması ile kısaltılmış ve “Hip” alternatif otellerin genel sıfatı haline gelmiştir
Kayseri Kırsalı’ndaki Yığma Konutlar İçin Duvar Tipi Önerisi: Kayseri Kırsalı’ndaki Yığma Konutlar İçin Duvar Tipi Önerisi
Nüfusunun %35’inin kırsal alanlarda yaşadığı ülkemizde sürdürülebilir kırsal kalkınma giderek önemi artan bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ekonomik, toplumsal ve çevresel boyutları olan sürdürülebilir kırsal kalkınmada, en önemli sorunlardan biri kırsal alandaki mevcut yapıların sürdürülebilirliği ve bununla birlikte yeni yapılaşmalarda yerel mimarlık ve yapım geleneklerinin sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır. Bu çalışmada sürdürülebilir kırsal kalkınma kavramı ve ülkemiz için önemi tanımlandıktan sonra, sürdürülebilir kalkınmada önemli bir yeri olan konut sorunundan sözedilmektedir. Çalışmanın amacı ise 2008 yılında, MSGSÜ ile TC. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı arasında “Kırsal Alanda Yöresel Mimari Özelliklerin Belirlenmesi, Rehber Bir Kitap ve Örnek Projelerin Oluşturulması” projesi ile yapılan çalışmalara ek olarak, bu yörede yapılacak konutlarda uygulanabilecek bir duvar tipi önerisi ortaya koymaktır. Çalışmada sırasıyla şu aşamalar yer almıştır: Yapı malzemelerine yönelik analiz ve değerlendirmelerin yapılması, duvar tipi için önerilen yapı malzemelerinin özelliklerinin tanıtılması, yapı elemanlarının kuruluş özelliklerinin açıklanması, sonuç ve değerlendirme.Sustainable rural development is becoming more important day by day in our country where 35% of the population lives in rural areas. In the sustainable rural development that have economical, social and environmental dimensions, one of the most important problems is maintaining the sustainability of the existing buildings in the rural areas and sustainability of the local architecture traditions in the new buildings. In this study, after the importance of the sustainable rural development concept and rural housing problem in our country emphasized. The aim of the study is to determine a masonry wall type for rural housing in the case of Kayseri. Phases of the study are as follows: Analysis and evaluations for local construction materials and introducing properties of the proposed building materials, determination of the construction system principles, results and evaluation