Tasarım+Kuram (E-Journal)
Not a member yet
424 research outputs found
Sort by
Hafif Çelik Modüler Kutu Yapım Sistemlerinin Gelişim Süreci ve Temel Yapım İlkeleri: Hafif Çelik Modüler Kutu Yapım Sistemlerinin Gelişim Süreci ve Temel Yapım İlkeleri
Türkiye’de Alt Gelir Grubunun Konut Sorunu ve Yaşam Döngüsü Maliyet Analizi (YDMA) Tabanlı Çözüm Önerisi: Türkiye’de Alt Gelir Grubunun Konut Sorunu ve Yaşam Döngüsü Maliyet Analizi (YDMA) Tabanlı Çözüm Önerisi
Rising housing costs have negative effects on low-income households. In addition, inefficient use/consumption of resources poses a risk to the environment. In the future, it is necessary to improve the sustainability and lifetime affordability performance in the housing to avoid the unwanted social, economic and environmental impacts that arise from the housing. This study aims to propose a conceptual model based on Life Cycle Costing (LCC) as a solution to the housing problem which is one of people’s most basic needs to meet the sheltering for lower income groups through the ambiguity of low-cost housing and affordable housing.Yüksek konut fiyatları dar gelirli hane halkları üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Buna ek olarak verimsiz kaynak kullanımı/tüketimiyle de çevre üzerinde bir risk oluşturmaktadır. Gelecekte konutun yaratacağı istenmeyen sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerinden kaçınmak için konutta sürdürülebilirlik ve yaşam boyu ödenebilirlik performansının iyileştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, düşük maliyetli konut ile ödenebilir konut arasındaki anlam ayrımı üzerinden alt gelir gruplarının insanın en temel ihtiyaçlarından biri olan barınma ihtiyacını karşılayan konut sorununa çözüm olarak Yaşam Döngüsü Maliyet Analizi (YDMA) tabanlı kavramsal bir model önerisinde bulunmaktır
Yersel Lazer (Nokta Bulut) Tarama Yöntemi ile Rölöve – Restitüsyon - Restorasyon Projesi Hazırlama Süreci ve Bir Örnek: Elazığ Harput Kale Hamamı: Yersel Lazer (Nokta Bulut) Tarama Yöntemi ile Rölöve – Restitüsyon - Restorasyon Projesi Hazırlama Süreci
As a result of the preparation of the survey, restitution and restoration projects of the Harput Kale Hamam, which was prepared by Elazığ Municipality KUDEB, the technical and architectural findings related to the structure of the bath, which has a high historical value, will be included. The purpose of preparation of bath restoration projects, two different methods used in documenting the structure and the reasons for choosing one of these methods will be handled with the reasons for positive gains for the completion of the project. The process of transferring the photogrammetric images of the process structure, which started with the traditional method and continued with the three-dimensional laser scanning method, to Cad environment and the findings related to the spatial and structural units of the bath, the problems encountered and the methods used to solve the problems are the subject of the article. The data obtained in the study will be processed in the computer environment, the plans, sections, appearance drawings of the bath and the stages of the creation of 3D models will be discussed in detail. According to the results obtained from the study, the ground laser scanning method is a suitable and up-to-date method for obtaining detailed, sensitive and 3D data in the historical heritage documentation work In this article, it is aimed to give an example to the researchers who will work in archeology, architecture and cultural heritage areas by mentioning the structural damages and technical findings encountered in the preparation and approval stages of the building, restitution and restoration project of Kale Hamam which is dated to the first quarter of the 17th century. Thus, the structural and digital data obtained from the Elaziz Fortress bath is intended to contribute to the field by completing the unknowns in the literature.Bu makale kapsamında Elazığ Belediyesi KUDEB tarafından hazırlatılan Harput Kale Hamamı rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlanma sürecinin sonucunda tarihi değeri yüksek olan hamam yapısı ile ilgili elde edilen teknik ve mimari bulgular yer alacaktır. Hamamın restorasyon projelerinin hazırlanma amaçları, yapıyı belgelemede kullanılan iki ayrı yöntem ve bu yöntemlerden birinin tercih edilme nedenleri, projeyi tamamlama sürecine yönelik pozitif kazançlar gerekçeleri ile ele alınacaktır. Geleneksel yöntemle başlayan ve üç boyutlu lazer tarama yöntemi ile devam eden süreç yapının fotogrametrik görüntülerinin Cad ortamına aktarılması ve proje sürecinde açığa çıkan hamamın mekansal ve yapısal birimlerine ilişkin bulgular, karşılaşılan problemler ve problemlerin çözümü konusunda izlenen yöntemler makale konusunu oluşturmaktadır. Çalışmada elde edilen verilerin bilgisayar ortamında işlenerek hamamın, plan, kesit, görünüş ve 3 boyutlu modellerin oluşturulma safhaları teknik ayrıntılarıyla ele alınacaktır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre yersel lazer tarama yönteminin tarihi miras belgeleme işinde detaylı, hassas ve 3 boyutlu veri elde etmek için uygun ve güncel bir yöntem olduğu gerekçeleriyle makalede yer almaktadır. Makalede kültürel ve tarihi miras geçmişi 17.yy’ın ilk çeyreğine tarihlenen Kale Hamamı’nın rölöve, restitüsyon ve restorasyon projesi hazırlama ve onaylanma evrelerinde karşılaşılan yapısal hasarlara ve teknik bulgulara değinilerek bu bulguların arkeoloji, mimari ve kültürel miras alanlarında çalışacak araştırmacılara örnek teşkil etmesi amaçlanmıştır. Böylece Elaziz Kale hamamına ait yapısal ve dijital verilerin literatürdeki bilinmeyenleri tamamlayarak alanına katkı sağlaması amaçlanmıştır
E-kitap Arayüzlerinin Okuma Deneyimiyle İlişkisi: E-kitap Arayüzlerinin Okuma Deneyimiyle İlişkisi
Electronic book (e-book) is an information technology product which can be defined as an interface that transfers the content of a print book via a screen. E-books can be read through tablet computers, laptop computers, smartphones, e-book readers, etc. E-book reading experience is different from the traditional print book in many ways. The aim of this literature review is to analyze related researches in the current literature and compare thematically in order to improve the reading experience. ‘e-book’, ‘electronic book’, ‘digital book’, ‘e-reading’, ‘reading experience’ keywords were searched in Science Direct Database and articles related to interface design and product design were analyzed within the scope of the study. Accessed researches’ content were analyzed and compared in five mean themes; e-book perception and awareness, reading experience, acceptance of technological products, usage intentions, ergonomics and usability. The investigated studies are presented in tabular form. With literature review, it has been seen that the researches that investigate the e-book reading experience, the properties of e-books which are similar to traditional print book reading (touch gestures, note taking, changing the page, leaving bookmark ect.) and distinct characteristics (character font and size, page background color, etc.) are limited. Also literature review showed that researches about leisure time e-book reading experience and e-book reading experience of different age groups are very limited.Basılı bir kitabın içeriğinin bir ekran aracılığıyla aktarıldığı bir arayüz olarak tanımlanabilecek elektronik kitap (e-kitap); okuma ve bilgi edinmeye olanak sağlayan yeni bir bilgi teknolojisi ürünüdür. E-kitap; tablet bilgisayarlar, dizüstü bilgisayarlar, akıllı telefonlar, e-kitap okuyucular gibi ürün ve sistemler aracılığıyla okunabilmektedir. E-kitap ve geleneksel basılı kitabın sunduğu okuma deneyimi pek çok açıdan birbirinden ayrışmaktadır. Yürütülen literatür derleme çalışmasının amacı; elektronik kitap (e-kitap) okuma deneyiminin geliştirilebilmesi için mevcut literatürde ne tür araştırmaların yürütülmüş olduğunun incelenmesi ve tematik olarak ele alınarak, karşılaştırılmasıdır. Araştırma kapsamında ‘e-book’(e-kitap), ‘electronic book’(elektronik kitap), ‘digital book’ (dijital kitap), ‘e-reading’(e-okuma), ‘reading experience’(okuma deneyimi) anahtar kelimeleri ScienceDirect veri tabanında taranmış ve arayüz tasarımı ve ürün tasarımı ile ilgili görülen makaleler çalışma kapsamında incelenmiştir. Erişilen araştırmalar incelenerek beş ana tema altında incelenmiş ve karşılaştırılmıştır: e-kitap algı ve farkındalığı, okuma deneyimi, teknolojik ürün kabulü, kullanım amaçları, ergonomi ve kullanılabilirlik. İncelenen araştırmalar tablo halinde sunulmuştur. Literatürde e-kitap okuma deneyiminin basılı kitap okuma deneyimiyle benzeşen dokunma jestlerinin (touch gestures, sayfa değiştirme, not alma, ayraç bırakma vb.) ve ayrışan (karakter font ve boyutunun, sayfa arka plan renginin seçilebilmesi gibi, vb.) özelliklerinin kullanıcı deneyimine ne gibi katkıları olduğuna yönelik araştırmaların sınırlı olduğu gözlenmiştir. Ayrıca boş zaman ve keyif aktivitesi (leisure time reading) amaçlı e-kitap okuma deneyiminin ve farklı yaş gruplarının e-kitap okuma deneyimlerinin incelendiği araştırmaların literatürde sınırlı olduğu görülmektedir
Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e Türkiye’de Taşınmaz Kültür Mirası ve Koruma Düşüncesi: Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e Türkiye’de Taşınmaz Kültür Mirası ve Koruma Düşüncesi
In his book of “The Spirit of the Laws” of 1748, XVIIIth century French Enlightment philosopher Montesquieu, indicates that the necessity of existence of an idea behind laws which rules and compozes human behaviours and relations among humans. The modern understanding and engagement of heritage conservation and related legal framework which first emerged in Turkey in the XIXth century were also based upon a previous intellectual accumulation. In Turkey, modern thinking of heritage conservation and early efforts in this field first appeared in the mid of XIXth century during the period of Reforrmation (Tanzimat). Since concept of heritage protection site is first mentioned in a legal text in Turkey in 1973, it looks that, heritage conservation and sites for protection became almost familiar in public opinion with all of its negative or positive connotations. After all efforts and accomplishments in the field of conservation and preservation of natural and cultural heritages, some fundamental problems still remain topical and keep its critical importance. Therefore in a sense “a back to the basics” can be pronounced in heritage conservation. Probably, “raison d’etre” (reason of being) of heritage preservation is the first of these problems and questions. “Why to conserve?” This fundamental question which looks overrun, vanished from the agenda and left behind with a number of appropriate answers through sufficient debates and examinations still magnificiently stands as a monument. Always it should be keep in mind that preservation and conservation of heritages is an effort to preserve knowledge but an endeavour of history making also.XVIII. yüzyıl Fransız aydınlanmacı düşünürlerinden Montesquieu, 1748’de yayınlanan “Kanunların Ruhu” adlı eserinde insanların davranış ve ilişkilerini düzenleyen yasalardan önce bunu hazırlayan bir düşünce oluşumunun gerekliliğinden söz eder. Türkiye’de ilk kez XIX. yüzyılda ortaya çıkan modern anlamda korumacılık anlayışı ve uğraşı ile bunun yasal çerçevesini oluşturan düzenlemelerin de oldukça uzun bir düşünsel birikim sonucunda biçimlendikleri görülür. Türkiye’de modern korumacılık düşüncesi ve bu alanda ilk girişimler Tanzimat Dönemi’nde XIX. yüzyıl ortalarında ortaya çıkacaktır. Sit kavramının 1973 yılında ilk kez yasal bir metinde yer almasının ardından koruma ve sit kavramlarının olumlu ya da olumsuz anlam ve çağrışımlarla artık her şekilde kamuoyu bilgisi dahilinde yer aldığı söylenebilir. Doğal ve kültürel mirasın korunması konusunda Türkiye ve dünyada da katedilmiş olan onca mesafe ardından bazı temel sorunların hala güncelliğini ve kritik önemlerini koruduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu açıdan koruma alanında temel değerlere bir geri dönüşten de söz edilebilir. Bu temel soru ve sorunlardan herhalde en başta geleni korumanın varlık nedeniyle ilgili olanıdır. “Neden koruyoruz ?” Yeterince tartışılmış, irdelenmiş ve bir çok uygun cevap bulunarak çoktan geride bırakılmış, aşılmış ve gündemden düşmüş görünen bu soru aslında korumayla ilgili tavır, hareket ve kararlarımızın başlangıç noktasında adeta bir anıt gibi hala bütün görkemiyle yükselmektedir. Korumacılığın esasen bilginin korunması olduğu kadar bir tarih inşa çabası olduğu da unutulmamalıdır
An Educational Tool in Teaching Traditional Construction Technology: Modeling: An Educational Tool in Teaching: Modeling
Models have been used as tools of design, exploration, presentation and education in many different disciplines in the historical process of many civilizations, ranging from architectural and engineering projects to stage and set design, from sculpture to modern technological designs. In this study, within the scope of the Modeling Course given in the Vocational School Architectural Restoration Program, a model of a dome dating back to the 18th century in Ottoman architecture was constructed and the usability of the model as an educational tool in the analysis of the size, form, material and technology of an existing structure was discussed. In the first stage of the study, the components of the dome were produced in scale based on the samples from the same period, later in the second stage, a dome model was constructed by adhering to the construction technology. In addition, a survey was conducted to investigate the effects of model making on the learning process of the students. According to the data obtained from this study, which emphasizes the supportive aspect of learning in restoration education, in the case of simultaneous progression of theory and practice skills, it was observed that perception was positively affected, and knowledge and skills were developed in direct proportion.Maket; tarihsel süreçte pek çok uygarlıkta mimari ve mühendislik projelerinden sahne ve set tasarımına, heykelden, çağımızdaki teknolojik tasarımlara kadar pek çok farklı disiplinde tasarım, keşif, sunum ve eğitim aracı olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı’nda verilen Maket dersi kapsamında Osmanlı mimarlığında 18. yüzyıla tarihlenen bir kubbenin maketi yapılarak, var olan bir strüktürün boyut, biçim, malzeme ve teknolojik olarak çözümlenmesinde maketin bir eğitim aracı olarak kullanılabilirliği tartışılmıştır. Çalışmanın birinci aşamasında kubbenin bileşenleri dönem örneklerine göre ölçekli olarak üretilmiş, ikinci aşamada ise yapım teknolojisine bağlı kalınarak kubbe maketi tamamlanmıştır. Çalışmada ayrıca maket uygulamasının öğrencinin öğrenme sürecine etkilerinin sorgulanması amacıyla anket yapılmıştır. Maket yapımının restorasyon eğitiminde öğrenimi destekleyici yönüne vurgu yapılan bu çalışmadan elde edilen verilere göre teori ve uygulama becerilerinin eş zamanlı ilerlemesi durumunda; algılamanın pozitif yönde etkilendiği, bilgi ve becerinin doğru orantılı geliştiği görülmüştür
“Cumhuriyet Modernleşmesi” ve “Kırsal İletişim/ Kalkınma” Eksenleri Bağlamında Mekânsal Bir Model Olarak Eskişehir Çifteler Harası: Eskişehir Çifteler Harası
Modernleşme sürecinin rasyonelleşme, sekülerleşme, sanayi-teknoloji merkezli olma gibi temel nosyonlarının devlet eliyle etkinleştirildiği Cumhuriyet Türkiyesi’nde bu nosyonlar, yerel gerçekliklerle karşılaşarak boyutlanır ve yeni mekânsal modeller ile yaşama geçirilir. Cumhuriyet’in kırsal yaşam alanında modernleşmeyi hedefleyen mekânsal modellerinin başında tarım-hayvancılık yerleşkeleri gelir. Bir bölümü Osmanlı Dönemi’nde kurulan ancak asıl gelişimleri Cumhuriyet Dönemi’nde gerçekleşen, üretim, idare, sosyalleşme, ikamet mekânlarını aynı anda içeren ve kır ile kent aradalığına ilişkin yeni arayışlar sunan tarım-hayvancılık yerleşkeleri içinde de “Eskişehir Çifteler Harası” özellikli bir konuma sahiptir. Bu çalışma da Osmanlı’dan devreden az sayıdaki işletmelerden biri olan, çevresine köy enstitüsü gibi başka kırsal modelleri de çeken ve günümüzde halen devlet mülkiyetinde etkinliklerini sürdüren Eskişehir Çifteler Harası’na odaklanacaktır. Çalışma Eskişehir Harası üzerinden geliştirilen irdelemelerle, tarım-hayvancılık yerleşkelerinin Cumhuriyet Modernleşmesi ve kırsal kalkınma/iletişim eksenleri bağlamında yarattığı dönüşümleri deşifre etmeyi amaçlamaktadır. Hara’ya ilişkin alan araştırması ve literatür tarama yoluyla elde edilen veriler üzerinden yürütülecek tartışmayla, az araştırılmış özgün bir alanı işaret eden tarım-hayvancılık yerleşkelerinin, erken Cumhuriyet Dönemi’nden günümüze taşıdığı zengin mekân bilgisinin görünür kılınacağı umulmaktadır.In the Turkish Republic where the basic notions of modernization process such as rationalization, secularization, being industry-technology centered, were activated by the state, these notions became multi-faceted by encountering local realities and were brought to life within the new spatial models. The agro-livestock settlements are the primer ones of ‘the spatial models of the Republic’, aiming modernization in rural life. This study will concentrate on Eskişehir Stud Farm which is one of the few settlements inherited from Ottoman, attracted some other rural models like “köy enstitüsü” to its own environment and continues its activities as a state-owned property present day. Eskişehir Çifteler Farm has a special place in the agro-livestock settlements some of which were founded in Ottoman Empire but whose main development was realized in Republican Period and which contain production, administration, socialization, residential spaces and present a new search between rural and urban. Within the investigations developed on Eskişehir Stud Farm, the study aims to desipher the transformations created by agro-livestock settlements in the context of the axes of “modernization of the Republic” and “rural development/ communication”. With the discussion on the data, obtained through the field survey and literature search on Eskişehir Stud Farm, it is hoped that the rich spatial knowledge which has been carried from the early Republican Period to present day by the agro-livestock settlements will be made more visible
Kalıcılığın Yıkımı Üzerine: Esneklik ve Aidiyet: Kalıcılığın Yıkımı Üzerine
In the study, research is conducted to read the phenomenon of place attachment, which is defined in the literature on permanence, through transformation and flexibility. Through theoretical research, it can be read that flexibility works in parallel with time, mobility, transformation and the adaptation of space to transformations. The view of flexibility in the article is also in this orbit. The researched case is how the concept of flexibility, which is the adaptation of the space to the individual, is integrated with the concept of place attachment, which is the adaptation of the individual to the space. Therefore, the purpose of the study is; is to make a reading of place attachment in the axis of transformation by revealing the cross sections of flexibility and belonging concepts through residential applications. The concept of place attachment arising from the interaction of the subject and the object is regarded as relationality. It is the most basic trigger intervention in the establishment of the subject-object relationship. The intervention brings the personalization of the space and the production of meaning. At the same time, the continuity of the intervention brings with it spatial transformation, and it is immanent with flexibility. This situation is discussed through 1 + 1 and 1 + 0 housing practices in Cihangir district of Istanbul. The fact that the selected houses have different forms of flexibility expands the scope of the debate and strengthens the ground. Thus, the cases mentioned in the theoretical background; read through interview and observation methods. Spatial traces, actions and discourses in different flexibility typologies have been revealed. It is disclosed that the transformative and flexible trigger the place attachment phenomenon rather than the static one. The phenomenon of place attachment is fed by the transformational, the transformative, and even the transformation itself.Çalışmada, literatürde kalıcılık üzerinden tanımlanan aidiyet olgusunun dönüşüm ve esneklik üzerinden okunmasına dair araştırma yapılmaktadır. Teorik araştırmalar üzerinden; esnekliğin, zaman, mobilite, dönüşüm ve mekanın dönüşümlere adapte olabilme hali ile paralel çalıştığı okunabilmektedir. Makaledeki esneklik bakışı da bu yörüngede bulunmaktadır. Araştırılan durum ise mekanın bireye adapte olabilme hali olan esneklik kavramının, bireyin mekana adapte olma hali olan aidiyet kavramı ile nasıl bütünleştiğidir. Dolayısıyla çalışmanın amacı; esneklik ile aidiyet kavramlarının ara kesitlerini konut uygulamaları üzerinden ifşa ederek dönüşüm ekseninde bir aidiyet okuması yapmaktır. Özne ve nesne etkileşiminden doğan aidiyet kavramına ilişkisellik olarak bakılmaktadır. Bahsedilen özne-nesne ilişkisinin kurulmasında en temel tetikleyici müdahaledir. Müdahale mekanın kişileştirilmesini ve anlam üretimini getirmektedir. Aynı zamanda müdahalenin sürekliliği mekansal dönüşümü de beraberinde getirdiğinden esneklik ile içkin olmaktadır. Bahsedilen durum İstanbul’un Cihangir semtindeki 1+1 ve 1+0 konut pratikleri üzerinden tartışılmaktadır. Seçilen konutların farklı esneklik şekillerine sahip olması tartışmanın kapsamını genişletmekle beraber zeminini sağlamlaştırmaktadır. Böylelikle teorik altyapıda bahsedilen olgular; görüşme ve gözlem metotları vasıtasıyla okunmuştur. Farklı esneklik tipolojilerindeki mekansal izler, eylemler ve söylemler ortaya çıkarılarak, statik olandan ziyade dönüşebilir ve esnek olanın aidiyet olgusunu tetiklediği ifşa edilmiştir. Aidiyet olgusu, dönüşümcü olandan, dönüştürülebilir olandan ve hatta dönüşümün kendisi tarafından beslenmektedir
Yazılım Teknolojilerinin Kullanıldığı Mimari Tasarım Süreçlerinde Taşıyıcı Sistem Tasarımı Üzerine Bir İnceleme: Dijital Tasarım Süreçlerinde Taşıyıcı Sistem Tasarımı
With the introduction of digital technologies into architecture discipline in the 1960s, computer-aided design (CAD) tools both allowed architectural designs to be drawn and modeled in a digital environment, and helped to materialise them in physical environment. Digital technologies also supported a collaborative process, and enabled to handle form-material-structure together. Building Information Modeling (BIM), on the other hand, has gone beyond being a computer-aided tool and as a three[1]dimensional data model that contains the data required for design, production, construction and operation stages, supported the simultaneous integration of different disciplines and made information exchange healthier. Digital design is transforming into a process-oriented structure that includes digital creation and production processes, and today, evaluating the digital architectural design process requires understanding of structural design. In this study, structural design that is becoming an integral part of the digital architectural design process is examined in the context of the relationship between form structure-constructability. In this examination, CAD that enables design, analysis and construction of complex geometries; BIM that supports interoperability by enabling a simultaneous interaction; the contribution of CAD and BIM to the constructability; and the current state of the design process in the context of CAD-BIM relation are evaluated. The effects of CAD and BIM on architectural design[1]structural design relationship are discussed through examples designed with integrated design processes and the tools employed.1960’larda dijital teknolojilerin mimarlık disiplininde yer almasıyla birlikte, bilgisayar destekli tasarım (BDT) araçları hem mimari tasarımları sanal ortamda çizmeye ve modellemeye imkan vermiş, hem de sanal ortamdaki bu temsilleri fiziksel olarak hayata geçirmeye yardımcı olmuştur. Gelişen dijital teknolojiler aynı zamanda işbirlikçi bir süreci desteklemiş ve mimari tasarım sürecinde biçim, malzeme ve taşıyıcılık bir arada ele alınabilmiştir. Yapı Bilgi Modelleme (YBM) ise bilgisayar destekli bir araç olmanın ötesine geçerek tasarım, üretim, inşaat ve işletim aşamalarında gerekli olan tüm veriyi içinde barındıran üç boyutlu bir veri modeli olarak, farklı disiplinlerin tasarımdan üretime tüm sürece eşzamanlı dahil olmasını desteklemiş ve bilgi alışverişini daha sağlıklı hale getirmiştir. Dijital tasarım, dijital yaratma ve üretme süreçlerini içeren süreç odaklı bir yapıya dönüşmekte ve bugün dijital mimari tasarım sürecini değerlendirebilmek, taşıyıcı sistem tasarımını da anlamayı gerektirmektedir. Bu çalışmada, taşıyıcı sistem tasarımının dijital mimari tasarım sürecinin bütünleşik bir parçası haline gelmesi, biçim-taşıyıcı sistem-inşa edilebilirlik arasındaki ilişki bağlamında irdelenmiştir. Bu irdelemede, karmaşık geometrilerin tasarımını, analizini ve inşasını olanaklı kılan BDT ve eşzamanlı bir etkileşimi mümkün hale getirerek birlikte işlerliği destekleyen YBM süreçleri, BDT ve YBM’nin inşa edilebilirlik sürecine olan katkısı ve BDT ve YBM ilişkisinde tasarım sürecinin geldiği nokta değerlendirilmektedir. BDT ve YBM’nin mimari tasarım ve taşıyıcı sistem tasarımı arasındaki ilişkiye olan etkisi, entegre tasarım süreçlerine sahip örnekler ve bu süreçlerde kullanılan araçlar üzerinden tartışılmıştır
Açık Kamusal Mekân Tasarımında Çocuk Katılım Yöntemlerinin Etkinlik Düzeyi Değerlendirmesi: Açık Kamusal Mekân Tasarımında Çocuk Katılımı
Creating child-friendly open public spaces can be achieved through children participation and the relative success is directly related to the degree of the efficiency of the model and method conducted in a participatory process. Therefore, the aim of this study is to establish a framework for the evaluation of the efficiency level of children participation methods applied in open public space design and implementation processes. For achieving this goal, first the methods and models of children participation are scrutinized through the related literature and then these methods are evaluated on the selected six examples throughout the World including one from Turkey. In each of the sample projects, it is identified that more than one method is used to ensure participation, and different methods are preferred according to the participant profile (culture, age, disability group, ability, etc.). It is concluded that the purpose of the project is decisive on the methods used. Besides, the use of different participation methods ensures participation at different levels, while using the same method in diverse projects could led to variances in the effectiveness of the participation. It is believed that the evaluation of the effectiveness of the methods used in the children participation processes in the design of the open public space will facilitate the planning of more effective participation processes in the future and will guide the participation methods to be chosen in the child-oriented public space design.Çocukların açık kamusal mekân tasarımına katılımı sürecinde ele alınacak model ve izlenecek yöntemler, etkin bir tasarım süreci ve çocuklara yaşanabilir mekânlar yaratmak için önemlidir. Çocuk dostu açık kamusal mekânlar oluşturabilmenin en önemli aracı çocuk katılımıdır, ancak sonucun niteliği bu süreçte seçilen model ve yöntemin ne kadar etkili olduğu ile doğrudan ilişkilidir. Katılım yöntemlerinin ne kadar etkili olduğunun anlaşılması, bundan sonraki çalışmalarda kullanılabilecek bir bilgi oluşturabilir. Bu nedenle, bu çalışmada açık kamusal mekân tasarım süreçlerinde uygulanan çocuk katılım yöntemlerinin tasarım/uygulama sürecinde etkinlik düzeylerini değerlendirmeye yönelik bir çerçeve ortaya konması amaçlanmıştır. Bunun için öncelikle literatürde tanımlanan katılım yöntemleri incelenmiş, biri Türkiye’den olmak üzere dünya üzerinde uygulanmış altı örnek proje seçilerek kullanılan yöntemler üzerinden değerlendirilmiştir. Örnek projeler üzerinden yapılan bu değerlendirmede katılımı sağlamaya yönelik birden fazla yöntemin kullanıldığı, katılımcı profiline (kültür, yaş, engel grubu, yetenek vb.) ve projenin amacına göre farklı yöntemlerin tercih edildiği, farklı katılım yöntemlerinin kullanılması farklı düzeylerde katılımı sağlarken, aynı yöntemin uygulamalardaki alternatif kullanımlarının katılım düzeyini ve projenin katılım sürecinin etkinliğini değiştirebildiği görülmüştür. Açık kamusal mekân tasarımında uygulanan çocuk katılım süreçlerinde kullanılan yöntemlerin etkinliğinin değerlendirmesinin, gelecekte daha etkili katılım süreçlerinin planlanmasında kolaylık sağlayacağı ve yapılacak çocuk odaklı katılımcı açık kamusal mekân tasarımında seçilecek katılım yöntemleri için yol gösterici olacağı düşünülmektedir