Tasarım+Kuram (E-Journal)
Not a member yet
424 research outputs found
Sort by
Güzel Sanatlar Akademisi’nin Kıymetli Hocası "Sedad Bey" için 7 Kişisel Anı: Güzel Sanatlar Akademisi’nin Kıymetli Hocası "Sedad Bey" için 7 Kişisel Anı
İstanbul'un Gündelik Yaşamında Kadıköy Çarşıiçi’nin Önemi: İstanbul'un Gündelik Yaşamında Kadıköy Çarşıiçi’nin Önemi
The aim of this paper is to reflect the urban vitality parameters, and case in an vital urban area, Kadıköy Çarşıiçi, with its own historical continuity, and specifities. From the beginning the area is the center of public life with its all vitality which became the characteristic of Kadıköy’s image. Location of this node is another component of vitality and sustainability; shopping streets located between transportation facilities at the coast and the housing part, used as a shortcut by the pedestrians. Even though today’s metropolis defines itself with shopping malls, shopping area of Kadıköy is still the vital and active place with its shops, bars, cafes and fish market. This highly accessible area for all citizens from different economic groups is a pedestrian area; still keeping the spatial context and the identity elements despite newly constructed malls very close. The first part of the article contains categorization of basic parameters of urban vitality, and second part applies them to Kadikoy Çarşıiçi area.Bu makalenin amacı, kentsel canlılığı oluşturan parametreleri ortaya koymak ve bu parametreleri, mekansal karakterini ve canlılığını koruyan özellikli bir bölge olan Kadıköy Çarşıiçi alanında örnekleyerek aktarmaktır. Alan, başlangıçtan bu yana kamusal hayatın merkezi olmuş ve bu canlılık Kadıköy imajının bir parçası haline gelmiştir. Bu düğüm noktasının konumu, alanın canlılığı ve sürdürülebilirliğinde önemli bir bileşendir. Sahildeki ulaşım olanakları ile konut bölgesi arasında kalan alan, yayalarca bir kestirme yol olarak kullanılmaktadır. Günümüz metropolü kendisini alışveriş merkezleri ile simgeler hale gelmişse de Kadıköy Çarşıiçi alışveriş alanı, dükkanları, kafeleri, barları ve balık pazarı ile canlılığını sürdürmektedir. Farklı gelir grupları tarafından oldukça erişilebilir olan alan bir yaya bölgesidir; yakınlarında açılan alışveriş merkezlerine rağmen halen mekansal karakterini ve kimlik öğelerini korumaktadır. Bu çalışmada, ilk aşamada kentsel canlılığı oluşturan bileşenler tanımlanmıştır. İkinci aşamada ise Kadıköy Çarşıiçi alanında, belirlenen bileşenlere dair kriterler değerlendirilmiştir
Hoca’nın Divanında ya da bir yerin Fizikanalizi: Hoca’nın Divanında ya da bir yerin Fizikanalizi
Norberg-Schulz’dan beri modern mimarlık kuramının merkezinde yer alan genius loci (yerin ruhu) kavramı, yerin fiziksel bir varlık olarak ele alınmasının ötesinde, ruh sahibi bir görüngü olarak irdelenmesini gerektirmektedir. Ruhu bir arkeolojik alan olarak ele alan Freudyen psikanaliz ise modern bireyin ruhunu katmanlarına ayrıştırarak incelemektedir. Bu bağlamda, genius loci de ancak kendisine sahip olan “beden”in, veya yerin coğrafî, tarihsel ve kültürel katmanlarının fiziksel çözümlemeleri aracılığıyla kavranabilir. Söz konusu işlemin mimarlıktaki etik ve pedagojik boyutu küreselleşmeye bağlı kimliksizleşmenin giderek yayıldığı günümüzde daha fazla önem kazanmaktadır. Bu metin, Güzel Sanatlar Akademisi’nin mimarlık eğitimi geleneğinde özgül bir yere sahip olan Prof. Muammer Onat’ın mimari bilincin oluşum sürecine odaklı mimari pedagojisinin merkezinde bulunan “yerin fiziksel çözümlemesi”ni Freudyen psikanaliz kuramı ile bağıntılandırma girişimidir. The concept of genius loci occupying the center of modern architectural theory since Norberg-Schulz requires the examination of place not only as a physical existence, but also as a phenomenon which has a psyche. The Freudian psychoanalysis considering the psyche as an archeological site examines the psyche of the modern individual analyzing its strata. In this context, the genius loci is only conceivable by means of the physical analysis of geographical, historical and cultural strata of its own “body” named place. Today, while identity crisis dependent on globalisation increases, the ethical and pedagogical side of this operation in architecture is more important. This text is an attempt of relating “the physical analysis of place” occupying the center of Prof. Muammer Onat’s architectural pedagogy focused on the constitution process of architectural conscience which is specific in the tradition of architectural education of the Academy of Fine Arts with the Freudian psychoanalysis theory
İz Bırakan Bir Rehber Hoca; Prof. Muammer Onat: İz Bırakan Bir Rehber Hoca; Prof. Muammer Onat
Milestos’tan İstanbul’a Liman Kentlerinde Mimari Kimliğin Oluşumu: Milestos’tan İstanbul’a Liman Kentlerinde Mimari Kimliğin Oluşumu
At the beginning of the article, we explore the “harbour-city” connection of the Ionian and Carian coastal urbanisation at its highest point in Antiquity. The suitable conditions of the environment caused a settling next to the harbour. We therefore examine the socio-cultural structure by the elements of “harbour + trade + religion + city” which resulted in this urbanisation. In relation with these remarks, we examine the interlacing of sea trade with land trade, the migration and colonisation of this particular period. Further on, we examine the “harbour-city” juxtaposition which resulted in the grid plan of Hippodamos in Miletos. We also explore the topography; the influences of the Eastern world; the necessity of reconstructing the city; the new ideas which were contributed by the “nature philosophers” and the political conception of equality. The conclusion part consists of the appraisal of the accumulated facts. By focusing on the example of Miletos, we investigated the architectural structure and formation of the Ionian and Carian harbour cities. We emphasize that, in addition to the advantages of a geographical location, political and religious beliefs also have a strong influence on the establishing of a city.Makalede önce, liman-kent ilişkisinin, Antik Çağ’da en yoğun biçimde izlenebildiği İyonya ve Karya kıyı yerleşimleri ele alınmıştır. Bunların, uygun doğa koşulları sayesinde limanın yanına kurulduğu, böylece oluşan “liman-ticaret-din-kent” dörtlüsünün de sosyokültürel yapıyı biçimlendirdiği gözlenmektedir. Bununla bağlantılı olarak, İyonya bölgesinde, kesişen deniz ve kara ticaretinin, göçlerin, kolonileşmenin artzamanlı ve birbirleriyle bağlantılı olduğu; bunun da çevredeki uygarlıklarla teması sağladığı ve yeni düşünce biçimlerini doğurduğu saptanmaktadır. Daha sonra, liman-kent birlikteliğinin yarattığı ızgara (Hippodamos) kent dokusunun Miletos’da ortaya çıkış nedenleri, topografya, Doğu etkileri, kentin yeniden kurulma zorunluluğu, doğa filozoşarının etkilediği düşünce ortamının uygunluğu ve politikada eşitlik kavramı özetlenmiştir. Sonuç bölümünde,İyonya ve Karya liman kentlerindeki mimari kurgunun kentsel ve yapısal boyutlarına, Miletos örneğinde dikkat çekilerek, cografi konumun yanı sıra düşüncenin, inançların ve siyasal ortamın, kentin oluşumuna katkıları vurgulanmıştır
Türkiye’de Çok Katmanlı Yerleşimlerde Tanımlama-Koruma Yaklaşımı ve Öneriler: Bergama Örneği: Türkiye’de Çok Katmanlı Yerleşimlerde Tanımlama-Koruma Yaklaşımı ve Öneriler: Bergama Örneği
Ahşap Deniz Araçlarında Koruyucular ve Ortamın Durabiliteye Etkisi: Ahşap Deniz Araçlarında Koruyucular ve Ortamın Durabiliteye Etkisi
İnsanlık tarihi boyunca önemli bir yere sahip olan ahşap, yüzyıllardır deniz ortamında yapı ve araç malzemesi olarak kullanılmaktadır. Diğer malzemelerle kıyaslandığında, ahşap malzemeyi üstün kılan çok sayıda özellikleri bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri, yenilenebilir bir kaynak olması, koruyucu maddelerle işlem görmüş ahşabın gösterdiği yüksek dayanım ve estetik özellikleri sayılabilir. Bu çalışmada, özel amaçlı deniz araçları sınıfından, “yat” sınıfı deniz araçlarının uygulamasında kullanılan ahşap malzeme türlerinin deniz ortamında, koruyuculara ve zamana bağlı olarak fiziksel ve mekanik özelliklerinde meydana gelen değişimler, yapılan gözlem ve deneysel çalışmalarla incelenmiştir.Having an important place throughout human history, timber has been used as construction and transport materials in the sea context for centuries. Comparing it with other materials, there are many features that make timber superior. Some of the most important ones of these features can be identified as being a renewable material source, high durability and aesthetic nature attributed to timber when used with protective materials. This study is based on scientific observations and experimental work that focus on physical and mechanic changes caused to timber used in the “yacht” category of sea transporters by the sea environment, protective materials and aging
Türkiye’de Çağdaş Konut Üretiminin Yeniden Okunması: Türkiye’de Çağdaş Konut Üretiminin Yeniden Okunması
Mimarlık alanında temel bir araştırma alanı olan konut, günümüz dünyasında yapı sektöründen çok ekonomi, finans ve bankacılık sektörleri içerisinde kendine geniş bir yer bulmaktadır. Konutun bu disiplinler arası yer değişimi, zaman içerisinde tanımının değişmesi, böylece anlamının dönüşmesi sonucudur. Kullanıcının yaşamını sürdürdüğü, bireysel kimliğin ve aidiyetin merkezi olarak yorumlanabilecek yapısal bir eleman, tekil sahibi olmayan, yatırım ortaklıklarının sermaye artırımı doğrultusunda kullandığı bir menkul değere dönüşmüştür. Türkiye’de günümüz konut sektörü bu anlam dönüşümünü 1980lerden bu yana birinci elden yaşamaktadır. Bugüne kadar gerçekleşen konut üretim sürecini incelemek, mevcut durumun tespiti ve değerlendirmesi için değerlidir. Bu çerçeve içerisinde çalışmanın amacı, Türkiye’nin 2000 sonrasında özellikle konut mimarisinde gözlenen değişimi anlayabilmek, üretim sürecindeki yeni aktörleri, yeni konut sunum biçimlerini, konutun edindiği yeni anlamları ve bu süreçte mimarın rolünü tanımlayabilmektir.As one of the major research area in the field of architecture, housing is mostly included in finance, economy and banking sector rather than construction industry in today’s professional world. The reason of the displacement of house conception is the change of definition and the meaning of the notion in time. A structural element, where user lives a life inside, interpreted as a center of the sense of belonging and personal identity, has transformed an asset which is merchandise for capital increase by its corporate, multipartnered owner. The housing sector in Turkey has experienced this transformation from first hand since 1980s. Examination of the historical development of the residential architecture so far is valuable to identification and to evaluate the current situation of housing production. In this framework, aim of the study is to understand the changes in the residential architecture in Turkey especially after 2000 and to define new actors involved in production process, new kinds of housing supply, new meanings of house and the role of architect in this process
Eko-Destinasyon Olarak Santorini ve Ekolojik Turizm Potansiyelleri: Eko-Destinasyon Olarak Santorini ve Ekolojik Turizm Potansiyelleri
With the introduction of concepts of “sustainability” and “branding”, a phase of rapid change has began. On one hand, the tourism sector has turned to “ecological tourism” to preserve the ecological balance with consideration for future generations, to emphasise social values and to target regional income growth. On the other hand, the sector is in search of regions with values that can be branded in the tourism market as a “destination”. In this study, Greece’s prominent island Santorini, with its natural beauty and original volcanic architecture has been considered as a eco-destination point which could be effectively developed for ecological tourism. Following the related ecological tourism literature, the potentials of the ecological tourism in the island are presented in a table, environmental values and diversity of actions are synthesized by using SWOT analysis and recommendations are made regarding the ecological use compatible with the eco-tourism destination.Dünya ekonomilerinin kalkınmasında önemli yeri olan turizm sektörü “sürdürülebilirlik” ve “marka oluşturma” kavramları ile hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Sektör bir yandan ekolojik dengeleri koruyarak gelecek nesilleri gözeten, toplumsal değerleri öne çıkaran ve bölgesel gelir artışını hedefleyen “ekolojik turizme” yönelirken; diğer taraftan turizm pazarında markalaşabilecek değerlere sahip bölgeleri “destinasyon” olarak tanımlama arayışındadır. Çalışmada özgün volkanik mimarisi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Yunanistan’ın Santorini adası, ekolojik turizmin etkin olarak geliştirilebileceği bir eko-destinasyon noktası olarak ele alınmaktadır. Ekolojik turizme ilişkin literatür çalışması ardından, adadaki ekolojik turizm potansiyelleri tablo sistematiği içinde sunulmakta, adanın çevre değerleri ve eylem çeşitliliği SWOT analiziyle sentezlenerek, eko-destinasyon ile uyumlu ekolojik kullanımlara ilişkin öneriler getirilmektedir