Açık Dergi Sistemleri
Not a member yet
522 research outputs found
Sort by
Gini Eşitsizlik Katsayılarıyla Cemaatlerin 19. Yüzyıl Sonlarında Osmanlı Vilayetlerindeki Coğrafi Dağılımlarının Belirlenmesi
The Ottoman society had a heterogeneous community structure that is different from our time. There were seven big communities that were determined by the base religious identity in censuses. There were numerical distributions of the communities in the 33 provinces in the 19th century. In this study, the character of geographical spatial distributions of communities with Gini inequality measurement is examined. Findings show that, the Muslim, Rome and Armenian communities were the essential elements. The other result found by this study is that, at the end of the 19th century international market economy remained in regional level, not at the national level.Osmanlı toplumunda günümüzden farklı olarak heterojen cemaat yapısı mevcuttur. Dinsel aidiyet temelinde yapılan milliyet tanımında, nüfus sayımlarında yedi büyük milliyet vardır. 19. yüzyılın sonunda yapılan nüfus sayımlarında 33 vilayetteki cemaatlerin sayısal dağılımları mevcuttur. Bu çalışmada yedi cemaatin her birinin, Osmanlı vilayetleri içerisindeki coğrafi “spatial” dağılımlarının karakteri incelenmiştir. Uygulama olarak Gini eşitsizlik ölçüsü seçilmiştir. Buradan hareketle Müslim, Rum ve Ermeni cemaatlerinin Osmanlı toplumunun demografik açıdan asli unsurları olduğunu savunmak mümkündür. Çalışmadaki diğer önemli bir sonuç ise, yabancıların mekânsal demografik dağılımlarındaki lokalizasyon çerçevesinde uluslar arası pazar ekonomisinin Osmanlı coğrafyasında 19. yüzyıl sonunda da bölgesel düzeyde kaldığı ve tüm ülke coğrafyasına henüz yayılamadığıdır
Çalışma Ortamında Duygusal Zeka : İş Performansı, İş Tatmini, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı ve Bazı Demografik Özelliklerle İlişkisi
Aim of this study is to find out the relation between emotional intelligence and job performance, job satisfaction, organizational citizenship behavior, and some demographic factors. With this aim, an empirical study was conducted on 494 employees working in banking, ready - made clothing, tourism, medical, textile production, and retail sector in Istanbul region. According to the results of the study, it is proved that there is a significant association between emotional intelligence and some demographic factors of the employees. However, the results indicated that there is no significant relation between emotional intelligence and job performance, job satisfaction, and organizational citizenship behavior.Bu çalışmanın amacı, duygusal zekanın iş performansı, iş tatmini, örgütsel vatandaşlık davranışı ve bazı demografik özelliklerle olan muhtemel ilişkisini tespit etmektir. Bu amaçla, İstanbul bölgesinde bankacılık, hazır giyim, turizm, medikal malzemesi satışı, tekstil imalatı ve perakende sektörlerinde faaliyet gösteren çeşitli işletmelerde çalışan toplam 494 işgören üzerinde görgül bir araştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunda, duygusal zekanın işgörenlerin bazı demografik özellikleri ile ilişkili olduğu görülmüştür. Buna karşın, duygusal zekanın iş performansı, iş tatmini, örgütsel vatandaşlık davranışı ile anlamlı bir ilişkisi tespit edilememiştir
Akış Tipi Çizelgeleme Problemlerinin Genetik Algoritma Yardımı ile Çözümünde Uygun Çaprazlama Operatörünün Belirlenmesi
In this study crossover operators of Genetic Algorithms are tested for flowshop scheduling problems which are in NP-hard class and the most effective operator is determined. Six crossover operators are tested on different scaled flowshop scheduling problems with long processing times. Problems are examined in two categories: 2 machine and multi machine problems. In 2-machine problems six different scaled problems were used which are produced randomly. For multi-machine problems seven different scaled reference problems were used which are produced by J. Carlier. The most effective crossover operators are determined for both categories according to the results of 2050 experiments.Bu çalışmada tamamlanma zamanı (Cmax) kriterli akış tipi çizelgeleme problemlerinin Genetik algoritma yardımı ile çözümünde uygun çaprazlama operatörünün belirlenmesine çalışılmıştır. Genetik algoritmanın çözüm performansını önemli ölçüde etkileyen parametrelerden birisi olan çaprazlama operatörünün akış tipi çizelgeleme problemleri için en etkinini belirlemek amacıyla bu tip problemlerin çözümüne uygun olan altı ayrı çaprazlama operatörü; işlem süreleri 1-1000 dakika aralığında üniform dağılıma göre rassal olarak oluşturulan iki makine-çok iş ve J. Carlier (1978) tarafından geliştirilen ve işlem süreleri [1-1000] dakika aralığında değişen çok makine-çok iş problemleri üzerinde test edilmiştir. Etkin çaprazlama yönteminin makine sayısına bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir
Antagonist Characters in the Early Gothic Novel : a Matter of Political Anxiety?
Bir öykünün karşıt karakteri (antagonist), yani, ikinci önemli karakteri, önce Richardson'un ellerinde birinci önemli karakter konumuna yükselir; daha sonra da Gotik etki altında ana karakter konumuna çıkar. Bu durum Elizabet Çağı Tiyatrosunun "kötü adamının" ulaştığı o yüksek konumu çağrıştırır. Karakterin yazar tarafından bu şekilde kullanımı bilinçli veya bilinçsizce politik etki altındadır veya en azından ideolojiktir. Yeni Tarihçi veya Kültürel Maddeci yorumsal irdelemelerin de gösterdiği gibi, karşıt karakter (antagonist) politik etki altında ise "pişmankar" veya "meydan okuyucudur". Gotik karşıt karakter doğu yazınından, bilim-kurguya ve modern romanslara kadar çok çeşitli alt türlerdeki gotik dürtünün temelini oluşturarak diğer Gotik roman gelenekleri ışığında yorumlanır.During the eighteenth-century, the antagonist, previously the second most important character in a story, becomes, first in Richardson's Clarissa, and then under Gothic influence, the main character in the novel. This recalls the “heavy” villain of Elizabethan drama. The use to which the character is put by the author is both consciously and unconsciously political or ideological, at least in part. Under political influence, the antagonist can be classified as either “repentant” or “unrepentant,” with very different effects, as a New Historicist or Cultural Materialist analysis can reveal. The Gothic antagonist is set within the Gothic novel, and together with other conventions of the Gothic novel became the basis of later interpretations of the Gothic impulse in novels of various sub-genres, from oriental fiction and science fiction to the modern romance novel
Efficient Market Hypothesis and Comovement Among Emerging Markets
Bu çalışmanın amacı hisse senedi piyasaları eşbütünleşimini etkin pazar pespektifinden araştırmaktır. Bu bağlamda 11 gelişmekte olan piyasanın Ocak 1998-Aralık 2008 ve Ocak 2002-Aralık 2008 dönemli haftalık verileri test edilmiştir. Gelişmekte olan ülke piyasalarının birlikte hareketi Johansen eşbütünleşim testi ile incelenmiş ve %5 anlamlılık düzeyinde iki eşbütünleşim vektörü bulunmuştur. Buna rağmen vektör hata düzeltme modelinin açıklama gücünün düşük olmasından dolayı piyasa ekinliğine karşı kesin bir bulgu ortaya konulamamıştır.The main purpose of this study is to investigate stock market cointegration from the market efficiency perspective. Therefore, eleven emerging stock market indices are tested by using weekly data for the period of January 1998-December 2008 and for the sub period of January 2002-December 2008. Comovement among the emerging market countries was analyzed through Johansen cointegration test. The existence of two cointegrating vectors has been found at 5% significance level. However, the firm evidence against the market efficiency could not be established because of the low explanatory power of the results generated from the vector error correction model
Teknoloji, Örgüt Yapısı ve Performans Arasındaki İlişkiler Üzerine Bir Araştırma
The main purpose of this study is to examine the relationships among technology and organizational structure and organizational performance. A moderator analysis was conducted on the data set obtained from 187 managers of large companies. The results of the analysis in which technology was used as a moderator variable show the existence of the direct influences of technology and organizational structure on the organizational performance. On the other hand, the hypothesis that the interaction of technology and structure has a significant effect on the organizational performance has not been proven.Bu çalışmanın amacı, teknoloji ve örgüt yapısı arasındaki ilişkilerin örgüt performansını etkileyip etkilemediğinin araştırılmasıdır. Araştırma verileri İstanbul ilinde faaliyet göstermekte olan büyük ölçekli işletmelerin yöneticilerinden elde edilmiştir. Elde edilen toplam 187 adet veriye moderatör (ılımlaştırma) analiz tekniği uygulanmıştır. Teknolojinin bir moderatör değişken olarak kullanıldığı analizde; analiz sonuçları, örgüt yapısı ve teknolojinin performans üzerindeki direkt etkisini doğrularken, bu değişkenlerin etkileşiminin performans üzerindeki etkisine destek sağlamamıştır
Bilgi, Regülasyon ve Rekabet : Bir Piyasa Süreci Yaklaşımı
The economic theory of regulation has been around since 1970s. Chicago school economists were pioneers in this new research area. After 30 years, economics of regulation is no longer under the monopoly of the Chicago economists. Chicago approach begins with the assumption that politicians and bureaucrats also follow their self-interests. Stigler, Peltzman and others study the regulatory processes under this new framework. Beginning with 1980s, two alternative schools developed theories of regulation: Public choice school and the market process theory. Public choice theory begins with Tullock and Buchanan's works, and rejects public interest arguments like Chicago school. However, it uses mostly neo-classical toolbox and carries the same problems of static competition theory.
A different approach to regulation comes from the Austrian school. The goal of this paper is to discuss the relevance of the market process theory for the economics of regulation. To begin with, is discussed the nature of the market process theory. Then, is analyzed the market process approach to regulation. The paper ends with an assessment of the market process theory's implications over regulatory issues.Ekonomik regülasyon teorisi 1970lerde ortaya çıktı ve bugüne kadar varlığını sürdürdü. Şikago okulu iktisatçıları bu yeni araştırma alanının öncüleriydiler. Geçen otuz yıldan sonra regülasyon ekonomisi artık Şikago iktisatçılarının tekelinde değildir. Şikago yaklaşımı siyasetçi ve bürokratların şahsi çıkar güdüsüyle hareket ettikleri varsayımını başlangıç noktası yapar. Stigler, Peltzman ve diğerleri regülasyon süreçlerini bu yeni çatı altından incelerler. 1980lerden başlayarak, iki alternatif regülasyon yaklaşımı gelişmiştir: kamu tercihi okulu ve piyasa süreci teorisi. Kamu tercihi teorisi Tullock ve Buchanan'ın çalışmalarıyla başlar ve Şikago yaklaşımınınki gibi kamu çıkarı argümanlarını reddeder. Bununla birlikte, neo-klasik analiz araçlarını kullanmaya büyük ölçüde devam etmektedir ve statik rekabet teorisinin problemlerini sürdürmektedir.
Regülasyona farklı bir yaklaşım Avusturya iktisat okulundan gelmektedir. Bu yazının amacı piyasa süreci teorisinin regülasyon ekonomisine bakışını tartışmaktır. Makalede ilk olarak, genel olarak piyasa süreci teorisi tartışılmış, sonra piyasa süreci teorisinin regülasyona bakışı analiz edilmiştir. Çalışma, piyasa süreci teorisinin regülasyona bakışının genel bir değerlendirmesinide yapmaktadır
Yönetim Değişikliği ve Finansal Rapor Manipülasyonları
This paper interrogates if a manipulation exists in the financial statements of ISE (Istanbul Stock Exchange) traded companies due to the changes of their CEOs in the period of 1998-2003. Analysis of variance has been conducted to clarify if the study variables have significant mean differences among those companies that changed their CEOs and those that did not. As a result, it is found that some types of manipulation might happen related to some study variables ; and beside others, the mostly preferred variables are general managerial costs and long term debts.Bu çalışmada İMKB’nda işlem gören firmalarda 1998-2003 yılları arasında yönetim değişikliğini takip eden yıllarda finansal raporlarda bir manipülasyonun var olup olmadığı araştırılmıştır. Analiz yöntemi olarak varyans analizi seçilmiş ve ilgili değişkenlerin yönetim değişikliği olan ve olmayan firmalardaki değerleri arasında bir fark olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan analizler neticesinde her dönem farklı bir takım değişkenler ile manipülasyonun olduğu yönünde bulgular sağlanmıştır. Diğerlerine göre daha çok tercih edilen değişkenler olarak; genel yönetim giderleri ve uzun dönemli borç bulunmuştur
Üniversite Kütüphaneleri : Amaç, Görev, İşlev, Yönetim ve Örgüt Yapısı
In this article, university libraries, their purpose, duty, function and, management as well as their organizational structure are described. The management and organizational structure of state and private universities in Turkey is explained and the effects of shortcomings in management and organizational structure on libraries and the services that they provide are evaluted.Bu araştırmada, üniversite kütüphaneleri, üniversite kütüphanelerinin amaç, görev ve işlevleri, üniversite kütüphanelerinin yönetimi ve örgüt yapısı üzerinde durulmuştur. Araştırmada incelenen konu doğrultusunda Türkiye'deki devlet ve özel üniversite kütüphanelerinin yönetimi ve örgüt yapısı anlatılarak, yönetim ve örgüt yapısındaki olumsuzlukların kütüphanelere ve kütüphane hizmetlerine olan etkisi değerlendirilmiştir
On the Independency of the Central Bank of the Turkish Republic of Northern Cyprus
Genel eğilim olarak fiyat istikrarını artırma yönünde odaklaşan tartışmalar çerçevesinde, Merkez Bankaları son zamanlarda bağımsızlıklarını artırma yönünde girişimde bulunmaktadırlar. Bu alanda gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar ise bu tartışmaları destekler nitelik taşımaktadır. KKTC’de dolarizasyon kapsamında kanuni para olarak Türk Lirası’nın (TL) kullanılması ve dolayısıyla enflasyon hedefi ile para politikası ilişkisinin ortadan kalkması gerçeğinden hareketle Merkez Bankası bağımsızlığında KKTC istisnai bir vaka olarak ele alınmıştır.Within the frame of discussions focusing on the provision of price stability, the central banks that attempt to enhance their independence have increased recently. Scientific studies in this field tend to support this discussion. The Central Bank of Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC) has been exceptional case due to the fact that Turkish Lira has been in circulation as a legal tender during the period of dollarization; and there is no relation between its inflation target and monetary policy