Açık Dergi Sistemleri
Not a member yet
522 research outputs found
Sort by
İşletmelerdeki Üretim Performans Ölçütlerinin Gelişimi, Özellikleri ve Sürekli İyileştirme ile İlişkisi
In order to easily adapt a firm to the changing conditions, one should periodically evaluate the firm in terms of critical performance criteria and apply a process of continuous improvement. Taking the right actions for the firm with the light of these assessments is an important factor in gaining advantage against the competitors of the firm. This study concerns about the development of performance measurement systems, the characteristics and classifications of performance measures, and the relationship between continuous improvement and performance measures.Bir işletmenin değişen koşullara daha kolay adapte olmasını sağlamak için kritik performans ölçütleri kullanılarak işletmenin periyodik olarak değerlendirilmesi ve sürekli iyileştirilmesi gerekmektedir. Artan rekabet ortamında işletmelerin rakipleri karşısında ayakta kalabilmeleri için bu değerlendirmeler ışığında gerekli düzenlemelere gitmeleri oldukça önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, performans ölçüm sistemlerinin gelişimi, performans ölçütlerinin özellikleri, sınıflandırılması ve ayrıca, sürekli iyileştirme ile performans ölçütleri arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur
Sapan Gözlem ile Yapısal Kırılma Noktası İlişkisi ve Bunun Bayesyen Otoregresif Süreçle Tespiti
In time series, structural break point can be considered as Level Shift, one type of aberrant observation. Types of aberrant observations, especially Level Shift, and Bayesian autoregressive process are mentioned in the study. In this extent, the ability of finding Level Shift with Bayesian Autoregressive process is also demonstrated on real data.Yapısal kırılma noktası, zaman serilerinde sapan gözlem türlerinden biri olan seviye kayması (Level Shift) olarak düşünülebilir. Çalışmada sapan gözlem türlerinden özellikle seviye kayması ve Bayesyen otoregresif sürece kısaca değinilmiştir. Bu kapsamda seviye kaymasının Bayesyen otoregresif süreçle de bulunabildiği bir seri üzerinde gösterilmiştir
Türk İmalat Sanayinde Yığılma Ekonomileri
Agglomeration of population and economic activities in a certain location has a crucial impact on urban economies. In this respect, to determine the type of agglomeration economies that specify the spatial features of provinces is inevitable. The main purpose of this study is to determine agglomeration in Turkey by provinces. Panel data set consists of 2-digit manufacturing industry data of provinces for the period 1985-2000. Dynamic panel data techniques are also applied.Ekonomik faaliyetlerin belirli bir mekanda toplanması ile ortaya çıkan ve maliyetlerde gerçekleşen azalmayı ifade eden etkiler "yığılma ekonomileri" olarak adlandırılmaktadır. Statik ve dinamik dışsallıklar bağlamında farklı yığılma ekonomisi türleri tanımlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, imalat sanayi alt sektörlerini etkileyen ve istihdam büyümesindeki artış ile ölçülen yığılma faktörlerinin ortaya koyulmasıdır. Türkiye İmalat Sanayi alt sektörlerinde belirleyici olan yığılma ekonomilerinin saptanması için 1985-2000 döneminde il imalat sanayilerinin Uluslararası Sanayi Sınıflaması (ISIC) Revize 2'ye göre düzenlenmiş panel veri seti kullanılmış, dinamik panel veri tahmin teknikleri uygulanmıştır
İletişimin İş Tatmini Üzerindeki Etkileri : Bir İşletmede Yapılan Görgül Çalışma
This study focuses on the effects of employee-administrator communication on job satisfaction. Three hypotheses have been tested in the process of the study. The first hypothesis test of the study illustrated that there is a positive relationship between the two variables, and the correlation coefficient is statistically significant. The second and third hypothesis test showed that communication is effective in increasing job satisfaction. The regression analysis shows that the communication variable is a predictor of job satisfaction, and is statistically significant. The results showed that there is a functional relationship between the two variables.Bu araştırmada, yönetici ile işgören arasındaki iletişim düzeyinin iş tatmini üzerindeki etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda geliştirilen üç hipotez test edilmiştir. Araştırmanın birinci hipotezinde, iletişim ile iş tatmini arasında anlamlı ve güçlü bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Araştırmanın ikinci ve üçüncü hipotezinde ise, iletişimin iş tatminini artıran bir unsur olduğu belirlenmiştir. Regresyon analizine göre, iletişim değişkeni iş tatmininin istatistiksel olarak anlamlı bir tahmin edicisidir. Çalışmanın bu sonuçları iş tatmini ile iletişim değişkeni arasında fonksiyonel bir yapının bulunduğunu göstermektedir
Evaluation of Portfolio Performance of Turkish Investment Funds
Bu makale A ve B tipi fonların 1998 0cak-2000 Haziran dönemindeki performanslarını, Sharpe, Treynor, Jensen ve Graham&Harvey kriterlerini kullanarak Hazine bonosu ve İMKB-100 indeksine kıyasla ölçümlemeyi amaçlamaktadır. Analize 55 A Tipi, 77 B tipi fon dahil edilmiştir. Bu kriterlerin fonları aynı şekilde sıralayıp sıralamadığını görmek için Spearman dizi korelasyonundan yararlanılmıştır. İkinci olarak, dört farklı yatırım aracının ortalama Sharp katsayılarının birbirinden anlamlı ölçüde farklı olup olmadığı Wilcoxon İşaretli Sıra testiyle irdelenmiştir.
Yapılan analizler portföy performansını değerlendirmede kullanılan dört kriterin fonları benzer şekilde sıraya koyduğunu göstermiştir. Ama daha önemlisi, gerek tüm analiz döneminde gerekse alt dönemlerde hazine bonosunun en iyi yatırım aracı olduğu, onu sırasıyla İMKB-100 endeksi, B Tipi fon ve A Tipi fonun izlediği görülmüştür. Bu sonuç, fon yöneticilerinin, analiz dönemi boyunca, pazar ortalamasından daha iyi fonlar oluşturma çabalarının yararı konusunda kuşku yaratmaktadır.This article attempts to measure performances of Type A and Type B funds relative to T-Bill rates and ISE-100 index in Turkey over the period of January 1998-June 2000 using Sharpe, Treynor, Jensen, and Graham&Harvey indices. 55 Type A, and 77 Type B Funds were included in the analysis. In order to test whether four different indices make similar ranking, Spearman rank correlation analysis was utilized. Secondly, Wilcoxon Signed-Rank test was applied to test the significance of the differences in Sharpe indices of alternative investment instruments included in the analysis.
Analysis revealed that different criteria rank the portfolios similarly. But more importantly it was found that, the best investment over the entire analysis period as well as in the sub-periods was T-Bills, which was followed by ISE-100 index, Type B Funds, and Type A funds respectively. This finding makes the merits of the efforts spent by funds managers, over the analysis period, to outperform the market highly questionable
A Conceptual Model for Assessing Managerial Implications of Changes in Information Technologies
İş dünyasında en iyi sonuçları elde etmek için bilişim teknolojileri (BT) ve işletme süreçleri birlikte göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla ikisinin entegrasyonu ve birbirleri üzerindeki yansımaları, BT dünyasındaki değişimler sonucu oluşan kurumsal değişimlerin yönetilmesinde çok önemlidir. Değişim, çok iyi şekilde yönetilmesi gereken çok hassas bir kavramdır. Bu makalede, BT tabanlı değişimlerin yönetilmesi için bir şirkette hem işin niteliğini ve gelişimini hem de bütün yönetim kademelerindeki hiyerarşiyi koruyan bir çerçeve önerilmiştir.Information Technologies (IT) and business processes should be considered together to get the best results in business life. Therefore their integration and reflections on each other are very important in managing institutional changes due to changes in the IT world. Change is a very sensitive concept that must be managed very carefully. In this article, a framework for managing IT based changes by protecting the business leverage and through all levels of hierarchy in the company is proposed
Keats's 'Ode to a Nightingale': an Appreciation in Keatsian Aesthetics with Possible Sources and Analogues
Sanatsal açıdan Keats’in en iyi algılanan, en tatminkar ve en çok tartışılan şiiri Bülbüle Ağıt’tır. Ancak şiirin ana teması olan doğanın sürekliliği ile insan türünün geçiciliği ve yaratıcı hayal gücünün güvenilmezliği karşıtlığı sıkça ve uzun süre tartışılırken, düşünme sürecinin iç ve yapısal mekanizmaları ve şiirdeki tema ve zıtlıkları kontrollü ama aynı zamanda öneren bir tavırla ortaya koyan söz sanatları detaylı olarak incelenmemiştir. Bu makale görünürdeki gerilimin, ince alaycılığın, belirsizliğin ve septisizmin altında yatan şiirin temel bütünlüğünü göstermek için şiirin iç mekanizmalarına orjinal, canlandıran detaylı bir yaklaşım ve yeni eleştirel bir bakış açısı getirmektedir. Fakat en önemli ve ciddi nokta, şiirin mümkün olan tüm kaynaklarını, benzerlik ve zıtlıklarını en kapsamlı biçimde bir araya getirmesi ve bunların çoğunu ilk defa bu makalede öne sürmesidir.Artistically Keats's Nightingale Ode is one of his best conceived and most satisfying and as such most discussed poems. However, while its principal theme of the contrast between the permanence of nature and the shortlastingness of the human lot and that of the precarious nature of creative imagination have received wide critical attention, the internal and structural mechanisms of the movement of the thought process and the figures of speech by which those themes and contrasts reveal themselves in a controlled but suggestive manner have not been examined in details. This article provides an original, refreshing, and detailed approach, largely from a New Critical point of view, to those mechanisms in order to show the poem's essential unity beneath its apparent tension, irony, ambiguity, and skepticism, which are indeed part of its aesthetic conception in light of Keats's own poetic and aesthetic ideas. But the most original and scholarly point is that it is rich and comprehensive in bringing together a whole range of possible sources and analogues of the poem, many of which have been suggested here for the first time
The Fictional Autobiography: the Art of Non - Fiction in Moll Flanders
Bu makale 18. Yüzyılın öncü yazarlarından Daniel Defoe'nun o dönemde yeni bir tür olan otobiyografiyi, romanlarını kurgularken nasıl bir basamak olarak kullandığını açıklamaktadır. Bu dönemde roman hem sosyal hem de edebi açıdan henüz bebeklik döneminde olduğu için Defoe bir yandan otobiyografiyi nesnellik ve kendini tanıma açısından eleştirirken bir yandan da onu kurmacasının temeli olarak kullanmıştır. Makalede önce bir tür olarak otobiyografinin ortaya çıkışı daha sonra yazarın Moll Flanders adlı eserinin baş kahramanı olan Moll'un karmaşık ve belirsizliklerle dolu psikolojik yapısını oluşturmak için romanın metnini nasıl kullandığı incelenmiştir. Aynı zamanda Defoe'nun kendini tanıma ve nesnelliği otobiyografinin merkezi olarak ele alan düşüncelerine yer verilmiştir.This article deals with how Daniel Defoe, the pioneering 18th century novelist, used the emerging genre of autobiography as a socially acceptable springboard for his novel Moll Flanders. At this stage the novel was in its infancy and lacked social and literary credibility. Therefore, Defoe used the form and structure of autobiography as a basis for his fiction, while he also raised issues critical to autobiography, such as questions of objectivity and self-knowledge. In my article I first discuss the emergence of the autobiographical genre, and then examine the text of his novel Moll Flanders revealing how Defoe uses the genre to create a complex and ambiguous psychological profile of Moll, while simultaneously raising issues of self-knowledge and objectivity central to the consideration of autobiography
Gravity Anomaly Separation Using 2 - D Wavelet Approach and Average Depth Calculation
Bu makalede, gravite anomalilerinin ayrım problemi için Discrete-Parameter Wavelet Transform (DPWT) 2-B Multi-Resolution Analizi (MRA) kullanıldı. Yüzeye yakın kürelerin ortalama derinliklerini bulmak için güç spekturum analizi kullanıldı. Yöntemin geçerliliğini test etmek için sentetik yapılar kullandık ve memnun edici neticeler bulduk. Gömülü cisimlerin ortalama derinliklerinin hesaplanması için güç spektumu kullanıldı.In this paper, 2-D Multi-Resolution Analysis (MRA) is used to perform Discrete-Parameter Wavelet Transform (DPWT) and applied to gravity anomaly separation problem. The advantages of this method are that it introduces little distortion to the shape of the original image and that it is not effected significantly by factors such as the overlap power spectra of regional and residual fields. The proposed method is tested using a synthetic example and satisfactory results have been found. Then average depth of the buried objects have been estimated by power spectrum analysis
Basel Regulations, Economic Capital and Their Implications for the Turkish Banking Industry
Sermaye tüm ekonomik birimlerin en hayati kaynak unsurlarındandır. Ayrıca, özellikle bankalar için hesaplanması ve yönetilmesi gereken temel finansal göstergelerden birisidir. Yasal sermaye olarak adlandırılan, bankalar için gerekli sermaye standartlarının oluşturulabilmesi amacıyla Basel Bankacılık Komitesi on yıllardır farklı prensipler üzerinde mutabakat sağlanması amacıyla çalışmalar yürütmektedir. Bankaların sermaye gereksinimi konusunda önem arz eden bir başka kavram olan ekonomik sermaye ise banka sermaye gerekliliği konusundaki tüm bu çalışmaların bir anlamda nihai ürünü olarak, taşınan risklerin rakamsal şekilde ölçülmesi vasıtasıyla banka sermayesinin optimum olarak hesaplanmasını ifade etmektedir. Bu çalışmada tüm bu süreç teorik olarak açıklanmaya çalışılmış ve bu durumun Türk Bankacılık Sektörü açısından işaret ettiği hususlar özetlenmiştir.Capital is one of the crucial financial sources of fund for all economic agents. It is also a basic financial indicator that should be measured and managed, especially for banks. Basel Banking Committee has been publishing a number of standards for almost two decades in order to establish harmonized capital requirement for banks, which set basis for regulatory capital. On the other hand, economic capital, which is another concept in managing capital in banks, is a consequence of theoretical studies and risk management and capital requirement practices. It is defined as the optimum bank capital level measured by quantifying all relevant risks involved. In this paper, these capital regulations are explained and implications of Basel Rules and economic capital models for The Turkish Banking Industry are summarized