Açık Dergi Sistemleri
Not a member yet
522 research outputs found
Sort by
İş Çevresinin Yaratıcılık Üzerindeki Etkileri ve Bir Araştırma
While the conventional theories of creativity deal with personal traits of creative individuals, contemporary theories of creativity deal with the impact of social environment on creativity. According to conventional wisdom, creativity is something done by creative people. In contrast to the traditional approach, the componential theory of creativity assumes that all humans with normal capacities are able to produce creative work in some domain as long as social environment is appropriate. The social work environment can influence both the level and the frequency of creative behavior.
In this research, we try to examine how the characteristics of the work environment (stimulants and obstacles) affect creativity at work. The data for this research were gathered from the managers of 126 firms selected from managers among the largest 500 firms of Turkey.Geleneksel yaratıcılık teorileri yaratıcı bireyin kişisel özellikleri ile ilgilenirken, çağdaş yaratıcılık teorileri sosyal çevrenin yaratıcılık üzerindeki etkileri ile ilgilenmektedirler. Geleneksel yaklaşıma göre, yaratıcılık yaratıcı bireyin ürünüdür. Geleneksel yaklaşımın tersine, çağdaş yaratıcılık teorisi tüm bireylerin sosyal çevre uygun olduğu sürece bazı alanlarda yaratıcı çalışmalar üretebilecek normal kapasitelere sahip olduğunu iddia eder. Çünkü iş çevresi yaratıcı davranışın sıklığını ve seviyesini etkileyecektir.
Bu araştırmada iş çevresinin teşvik edici ve engelleyici karakteristiklerinin işteki yaratıcılığı nasıl etkileyeceği incelenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmadaki veriler Türkiye'nin en büyük 500 firmasında yer alan 126 firma yöneticisinden elde edilmiştir
Takım Yönetimi ve Takım Etkinliğini Belirleyen Faktörler : Savunma Sanayinde Ar - Ge Yapan Takımlar Üzerinde Bir Saha Araştırması
In order to benefit from teams, the effectiveness of teams should be increased. The role and responsibilities should be defined, team members should be educated to improve their skills, performance objectives should be identified, resources should be used at optimum level, team culture and leadership should be established to increase the team effectiveness. In this study, we aim to examine the relationship among the team effectiveness factors - specified as team synergy, use of resources, skills, communication and performance objectives - innovation orientation and quality orientation at teams in defense industry while leadership effect is high, low and absent. Survey is conducted on 15 team producing equipment for defense industry. Questionnaire form employing five - point Likert Scale is used and data are analyzed through the SPSS statistical program packet.Takımlardan istenen faydayı sağlamak için takım etkinliğinin artırılması gerekir. Takım etkinliğini artırmak için, takım üyelerinin rol ve sorumluluklarının belirlenmesi, yeteneklerini geliştirmek için gerekli eğitimin takım üyelerine verilmesi, takım içinde kaynakların optimum kullanımının sağlanması, üyeler tarafından kabul edilebilir açık performans hedeflerinin ortaya konması, takım kültürü ve etkili liderlik oluşturulması gerekir. Bu çalışmada, savunma sanayindeki takımlarda, lidere güvenin yüksek ya da düşük olduğu veya bu ayrımın yapılmadığı durumlarda ; takım sinerjisi, kaynak kullanımı, yetenekler, iletişim, performans amaçları şeklinde ifade edilen takım etkinliği faktörleri ile yenilik odaklılık ve kalite odaklılık arasındaki ilişki ele alınmıştır. Araştırma, Türkiye’de savunma sanayi için üretim yapan 15 takım ve 111 takım üyesi üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada anket yöntemi kullanılmış olup sonuçlar SPSS istatistik programı yardımıyla değerlendirilmiştir
Parametreleri Değişken DC Servomotor İçin PI Tipi Parametrik Anlamda Dayanıklı Denetleyici Tasarımı
In order to obtain a desired control system performance, primarily, the parameters of the system to be controlled must be determined. However, due to the structural and non-structural uncertainties, the system model considered could show some variations within the boundaries. In this paper, taking the parameter variations on the model into account, a PI type speed controller for dc servomotors, which are commonly used in the industry, was designed to provide a specified performance under all the working conditions. During the design phase, the results obtained from Ackermann and Kausbauer boundary representation theory were used.Arzu edilen bir denetim sistemi performansı elde edebilmek için öncelikle denetlenecek olan sistemin parametrelerinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Fakat yapısal ve yapısal olmayan belirsizlikler sonucu göz önüne alınan sistem modeli belli sınırlar içerisinde değişiklikler gösterebilir. Bu makalede model üzerindeki değişiklikleri de göz önüne alarak, sanayide sıkça kullanılan DC servomotorlar için PI tipi hız denetleyicisi, belli bir performansı her çalışma şartında sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Tasarım safhasında Ackermann ve Kaesbauer sınır tasvir teoreminin sonuçlarından yararlanılmıştır
The Impact of Value Added Tax on the North Cyprus Economy : a Short Term Assessment
Gerek kamu gelirlerinin artırılması, gerekse Türkiye ile AB’ye üye ülkeler ile uyumun sağlanması amacıyla, 1996 yılında Kuzey Kıbrıs’ta KDV uygulaması başlatılmıştır. Ancak, bu uygulama sonrasında, diğer bir deyişle KDV uygulamasından sonra dahi, bütçe açığında artış gözlenmiştir. Literatür araştırmalarından da ortaya konduğu üzere, KDV yalnızca bütçe açığını azaltacak düzeyde bir gelir artışı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda gerek tasarrufu gerekse yatırımları teşvik etmektedir. Bu konuda akla gelen soru ise, Kuzey Kıbrıs’ta neden bu hedeflere ulaşılamadığıdır. Mevcut çalışma ise, bu soruya bir yanıt almak üzere tasarlanmıştır. Yine bu bağlamda, anılan çalışma toplam tüketim, toplam tasarruflar, kamu, özel ve toplam yatırımlar, kamu alımları, ihracat ve ithalat gibi çeşitli makro ekonomik değişkenleri kullanarak KDV’nin Kuzey Kıbrıs ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendirmektedir. Böylece, KDV’nin etkisi politika değişimi için dummy değişken içeren basit regresyon tekniği ile incelenmiştir.Value added tax was introduced in North Cyprus in 1996 to increase public revenue as well as to harmonize with Turkey and EU member countries. It is however evident that the budget deficit has rather increased after the introduction of VAT. The literature argues that VAT not only has potential to generate enough revenue to reduce the budget deficit but also encourages savings and investments. The question is why could North Cyprus not achieve these objectives? The present study was designed to answer this question. It evaluates the impact of VAT on the North Cyprus economy by using several macroeconomic variables such as total consumption, total domestic savings, public, private and total investments, government purchases, exports and imports. The impact of VAT has been studied through simple regression techniques with dummy variable for policy change
Rol Belirsizliği, Rol Çatışması, İş Tatmini ve Performans Arasındaki İlişkiler
Analysis of survey data significantly confirmed that role conflict is negatively associated with job satisfaction; job satisfaction is positively associated with job performance; role conflict and role ambiguity are positively associated with each other. However, the expected relationships between role conflict and performance; between role ambiguity, performance, and job satisfaction were not found. Interestingly, it is obtained that role conflict eliminates the effect of role ambiguity on both job satisfaction and performance.Anket verilerinin analizi sonucunda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde; rol çatışmasının iş tatmini ile negatif yönlü, iş tatmininin performans ile pozitif yönlü, rol çatışması ve rol belirsizliğinin birbirleri ile pozitif yönlü bir ilişki içinde oldukları görülmüştür. Ancak; rol çatışması ile performans arasında ve rol belirsizliği ile performans ve iş tatmini arasında beklenen ilişkiler bulgulanamamıştır. İlginç bir şekilde rol çatışmasının, rol belirsizliğinin hem iş tatmini hem de performans üzerindeki etkilerini yok ettiği gözlemlenmiştir
Türkiye Ekonomisi ve Büyüme Oranının Sürdürülebilirliği
1950-2001 period's GNP growth rate of Turkey is explained in a time series framework. It is also explained that the GNP series shows a sort of random behaviour complying with a random walk model ; and the connection with a potential long-term stable growth rate is also discussed. The parameters belonging to sub -periods are compared and any structural differences are tested. As a conclusion, it is also explained that the growth rate of GNP has a long term trend of approximately 4,3% per annum and in cases when it is exceeded to a large extent, it fluctuated around the trend by turning the movement in the opposite direction.Bu çalışmada Türkiye GSMH'sının bir zaman serisi modeli çerçevesinde büyümesi incelenerek, 1950-2001 yılları arasında büyüme hızına ilişkin anlamlı parametreler elde edilmeye çalışılmış, GSMH serisinin model olarak uzun dönemli durağan bir denge büyüme oranı vermekten ziyade Tesadüfi Yürüyüş (Random Walk) modeline uygun, durağan olmayan bir davranış sergilediği gösterilmiş ve farklı dönemlere ait parametreler karşılaştırılarak dönemlere ilişkin önemli yapısal farklılıkların bulunup bulunmadığı sınanmıştır. Sonuç olarak, GSMH büyüme oranının uzun dönemde yıllık yaklaşık % 4.3 trendine sahip olduğu bunun önemli ölçülerde aşıldığı her dönem geriye doğru dönerek trend etrafında dalgalandığı gösterilmektedir
Bilgisayarcı Matematikçiler
Here we will introduce the lives of some mathematicians who are computer scientists.Burada bilgisayarcı bazı matematikçilerin yaşam öyküleri tanıtılacaktır
Poisson Regresyon Uygulaması: Türkiye'deki Grevlerin Belirleyicileri 1964 - 1998
This study applies a Poisson regression model to annual Turkish strikes data of the period of 1964-1998. The Poisson regression model is preferable when the dependent variable is count data. Economical and social variables are used as determinants of the number of strikes. Empirical results show that the unemployment rate and a dummy variable that takes 0 before 1980 1 otherwise are significantly affects the number of strikes.Bu çalışma Poisson regresyon modelini 1964-1998 döneminde Türkiye'de yapılan grevlere uygulamaktadır .Poisson regresyon modeli bağımlı değişkenin sayılabilir (count) olduğu durumlarda kullanımı tercih edilen bir modeldir. Grevin belirleyicileri olarak ekonomik ve sosyal durumu yansıtan değişkenler kullanılmıştır. Ampirik bulgular işsizlik oranının ve 1980 öncesi ve sonrası dönemi yansıtan kukla değişkenin bir yıl içinde ortaya çıkan grevleri istatistiki olarak etkilediğini göstermiştir
Causal Relationships Between Financial and Economic Development in Gulf Countries
Bu makale üç körfez ülkesi olan Bahreyn, Suudi Arabistan ve Kuveytte 19731988 yılları arasındaki 64 üç aylık dönem boyunca finansal ve ekonomik büyüklükler arasındaki nedensellik ilişkilerini irdelemektedir. Patrick’in gelişmenin farklı aşamalarındaki farklı nedensellik ilişkileri savı da analiz döneminin 1971-81 ve 198288 alt dönemlerine bölünmesi suretiyle sınanmaktadır. Araştırmada kullanılan finansal değişkenler M1, M2 ve toplam banka kredileri; ekonomik değişkenler ise her üç ülke için toplam ihracat, Kuveyt için ise ayrıca kamu harcamalarıdır.
Araştırmada Granger’in nedensellik tanımına dayanan Sims modeli kullanılmış ve şu genel eğilimler saptanmıştır : Analiz döneminin tümü için nedensellik ilişkisi Kuveyt’te finansal değişkenlerden ekonomik değişkenlere doğru, Bahreyn’de ise ekonomik değişkenlerden finansal değişkenlere doğrudur. Suudi Arabistan için genelleme olanağı bulunamamıştır. 1973-81 alt döneminde Bahrain ve Suudi Arabistanda arz güdümlü ilişki saptanmış, Kuveytte ise net bir nedensellik ilişkisi görülememiştir. İkinci alt dönem olan 1982-88 döneminde ise her üç ülkede de talep güdümlü ilişki gözlenmiştir. Bu bulgular her üç ülkede 1973-1988 dönemindeki genel ekonomik gelişmelerle uyumludur.This paper examines the causal relationships between financial and economic aggregates in three Gulf countries, Bahrain, Kuwait, and Saudi Arabia, over the 64?quarterly period from 1973 to 1988.Patrick's causality patterns at different stages of economic development were also investigated by dividing the entire analysis period into the sub-periods of 1973?81, and 1982?88. Financial variables used were M1, M2 and the total bank credits. Exports in all the three countries plus government expenditures in Kuwait were employed as proxies to GDP.
Sims' causality model which is based on Granger's definition was utilized and the following general patterns were detected: For the entire analysis period causality ran from financial to economic variables in Kuwait, but from economic to financial variables in Bahrain. While no generalization was possible for Saudi Arabia for the first sub-period (l973?81), a supply-leading phenomenon was dominant in Bahrain and Saudi Arabia. In Kuwait the results were mixed. In the second sub-period (1982?88), the dominant relationship was demand following in all the three countries. These results were seen in conformity with the economic trends in these countries over the study period
An Empirical Approach to Determine the Relationship Strength between Internet Media and Online Readership
İnternet gazeteciliğinin gelişimiyle birlikte Web üzerindeki içerik sürekli artmakta, medya hizmetlerinin odağı medyatör ile hızlı biçimde kendisini ilgilendiren haberlere erişmek isteyen okur arasındaki ilişkiye kaymaktadır. Bu isteğin gerçekleştirilmesi, daha önce okurun düzensiz davranışlarına göre kişiselleştirilmiş Web içeriğinin oluşturulmasına dayalıdır. Bu çalışmada İnternet gazetesi okurlarının kendi istedikleri tür haber yazılarına hızlı ulaşımında elverişli sonuçlar elde edebilmek amacıyla kişiselleştirmede daha ileri gidebilmek için okurların tercihleri incelenmektedir. Tercih davranışlarını saptayabilmek amacıyla ilişki yönetimi ölçüm teknikleri, özellikle de RFM yaklaşımı, CRM çalışmalarından ödünç alınmış ve okur ile içerik türleri arasındaki ilişkiye uyarlanmıştır.Web content in the context of online news is growing at a rapid speed where traditional news reading habits shift in favour of the Internet version. At the same time readership behaviour also changes from print paper readers to more selective online users, who expect news services follow general trends of the online media such as dynamic customised content and personalisation. In an environment where users are often reluctant to fill forms or reveal their preferences in news content, this entails that the online news Web site has to track the behaviour of the reader and serve the reader the content that fits his or her requirements. In this study online readership preferences are observed to produce personalised content, types of news articles that are more relevant to the reader’s preferred categories. The problem is then reduced to determining the strength of the relationship between the reader node and the news category nodes, at which a relationship metric is borrowed from Customer Relationship Management studies