Munzur University Institutional Repository
Not a member yet
    1113 research outputs found

    Dedegöl Dağı Kuvaterner buzullaşmaları

    No full text
    Türkiye’nin güneybatısında bulunan Batı Toroslar dağ kuşağında Kuvaterner buzullaşmalarının izlerini taşıyan dağlar vardır. Bu kuşakta yer alan dağlardan biri olan Dedegöl Dağı’nda (2992 m), Kuvaterner’in soğuk dönemlerinde buzullaşmalar meydana gelmiştir. Bu çalışmayla buzullaşmalara bağlı olarak oluşan buzul jeomorfolojisine ait şekiller, buzullaşmada etkili olan faktörler, buzullaşmanın yayılış alanları, kalıcı kar sınırının tespit edilmesi, buzullaşmanın meydana geldiği tarihler ve paleoiklim özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçlara ulaşmak için arazi çalışmaları, coğrafi bilgi sistemleri, morfometrik analizler, fiziksel temelli modellemeler, OSL tarihlendirme yöntemi ve paleoiklim modellemeleri gerçekleştirilmiştir. Dedegöl Dağı’nda, topografyanın sınırladığı dağ buzullaşmaları meydana gelmiş olup, buzullaşmalara ait morfolojik deliller; buzul vadileri, sirkler, aretler, piramidal zirveler, törpülenmiş yüzeyler, hörgüç kayalar, buzul çizikleri ve cilaları, değişik türde moren depoları ve sandur oluşumu olarak günümüze ulaşmışlardır. Buzullaşmalar ve bunlara bağlı olarak oluşan şekiller, sahadaki tektonik, karstik ve periglasiyal etken ve süreçlerden etkilenmiş, bazı alanlarda topografya kompleks bir özellik kazanmıştır. Çalışma alanında, buzul rekonstrüksiyonundan elde edilen veriler çerçevesinde, daimi kar sınırının 2230 m olduğu, buzulların 21,2 km² alan kapladıkları, buzul dillerinin 1500 m yükseltisine kadar indikleri ve 7 km’yi geçen uzunluğa ulaştıkları belirlenmiştir. Moren depolarının OSL yöntemiyle yapılan tarihlendirilmesinde birden fazla buzullaşmanın kanıtlarına ulaşılmıştır. Dedegöl Dağı’nda, buzullaşmanın gerçekleştiği dönemde daha soğuk ve daha nemli iklim koşulları hakim olmuş, bu dönemde sıcaklıklar günümüz sıcaklık değerlerinden yaklaşık olarak 10-11ºC azalmıştır

    Birecik Baraj Gölü, Şanlıurfa, Güneydoğu Anadolu Bölgesi su kalitesinin mevsimsel olarak İncelenmesi

    No full text
    2013 yılında Birecik Baraj Gölü’n de dört farklı noktada mevsimsel olarak yerinde ölçümler yapılmış, yüzey ve farklı derinliklerden su örnekleri alınmıştır. Alınan su örneklerinde fiziksel ve kimyasal parametreler incelenmiştir. Mevsimsel değişimler araştırılarak atık suların ve diğer kaynakların baraj gölü sahasına etkisi araştırılmıştır. Bu çalışmada elde edilen parametrelere ait veriler Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde bildirilen kıta içi su kalite standartlarına göre değerlendirildiğinde, genel olarak Birecik Baraj Gölü sularının I. sınıf yani yüksek kaliteli su sınıfında yer aldığı sonucuna varılmıştır. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde I. sınıfa dahil olan suların yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini, rekreasyonel amaçlar, alabalık üretimi, hayvan üretimi, çiftlik ihtiyacı ve diğer amaçlar için uygun olduğu bulunmuştur.In year 2013, onsite seasonal measurements have been carried out in 4 different points of Birecik Reservoir, and water samples have been taken from surface and different depths. Physical and chemical parameters have been investigated in taken water samples. The result of analysis were obtained in the following range pH (6.98-9), temperature (9.9-26 °C), electrical conductivity (275-373 µs/cm), sodium ( 19.93-22.06 mg/L), potassium (1.- 2.2 mg/L), chloride/11.68-21.4, hardness (179-210 mg/L), calcium (41.66-52.9 mg/L), magnesium ((17-18.35 mg/L), sulphate (27.92-43.48 mg/L), dissolved oxygen (7.92-8.83 mg/L), chemical oxygen (0.25-8.70 mg/L), nitrate (0.62-2.48 mg/L), nitrate (0.001- 0.008), ammonium (0.01-0.07), phosphate (0.001-0.031 mg/L). The samples were compared with standard values recommended by world health (WHO). The study finalize that Birecik reservoir which was declared to be a threat to the water quality should be arrested at denitrification and nutrient control to halt the degradation of the wate

    Nutritional qualities and antioxidant activity of three edible oyster mushrooms (Pleurotus spp.)

    No full text
    tThree species of oyster mushrooms (Pleurotus spp.) that are cultivated mostly throughout the year in theplains of India were studied for their nutritional value and their antioxidant properties. Highest proteincontent was found in Pleurotus florida (22–25% dw) followed by Pleurotus citrinopileatus (20–22% dw)and Pleurotus pulmonarius (15–18% dw). Cholesterol content was in the range of 0.6–0.8% dw, makingthem low-cholesterol, proteinaceous food. The antioxidant properties of the three species were of bothenzymatical and non-enzymatical nature. Reducing power, chelating activity on Fe2+and total phenolcontents were higher in P. florida than in P. pulmonarius and P. citrinopileatus. With regard to antioxidativeenzymes, P. florida had the highest peroxidase and superoxide dismutase activity whereas maximum cata-lase activity was found in P. pulmonarius. P. florida had higher antioxidative activity than P. pulmonariusand P. citrinopileatus thereby highlighting its nutraceutical values along with nutritional qualities

    Significance And Function Of Music In Moral Education, The Simple Of Barıs Manco

    No full text
    Doğanın bir parçası olan insan kendi yaşam evrenini oluştururken hayatın/kültürün içerisinden farklı öğretilerle ve inançlarla kendini inşa eder. İnsan kendi varoluşunu anlamlı kılacak ahlaki değer yargılarını toplumun bir parçası olarak zaman içerisinde kazanır. Müzik de bu değer kalıplarını şekillendirmede, mutlak bir dinlence aracı olmanın ötesinde, etkin bir eğitim aracıdır. Müzik, bireylerin hem iç dünyalarına hem de yaşam algılarına hitap ederek, zihinlerde ve kalplerde doğrudan ya da dolaylı bazı ahlaki ya da gayrı ahlaki duygular oluşturur ve daha önemlisi, insan tabiatındaki yerleşik ahlaki duygu ve ilkelerin pekiştirilmesine hizmet eder. Yaşamını Türk milli kültürüne adayan biri olarak Barış Manço, gerek sanatçı kimliği gerekse müzikal icra ve ifade biçimi ile Türk toplumunda ve müziğinde önemli bir boşluğu doldurmuştur. Bir dönemin adam olacak çocuklarını yetiştirmiş, yaptığı müzikler ve televizyon programları ile yediden yetmiş yediye herkese hitap etmiştir. Onun didaktik şarkılarındaki erdemli insan modeli, önemini hiçbir zaman yitirmeyecek şarkılarında ustaca işlenmiştir. Bu bildiride Barış Manço şarkılarının eğitsel ve öğretisel unsurları üzerinde durularak, sanatçının eserleri ile topluma iletmek ve öğretmek istediği evrensel ahlak anlayışı incelenecektir. Çalışmanın yöntemini yazılı ve görsel kaynaklardan elde edilen bulgular oluşturmaktadır. Bu kapsamda sanatçının toplamda 5 adet şarkısı incelenmiştir

    The investigation of by-catch and discard rates in crayfish (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) catching in the Keban Dam Lake

    No full text
    Bu çalışma, Keban Baraj Gölü’nde yapılan kerevit (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) avcılığında hedef dışı ve ıskarta av miktarının tespiti amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamında, bölgede yaygın olarak kullanılan “D” formlu, tek girişli, çift venterli, 5 çemberli ve germeli olarak yapılandırılmış, 36 mm göz açıklığına sahip 200 adet kerevit pinteri kullanılmıştır. Keban Baraj Gölü’nde ticari olarak kerevit avcılığı yapılan; Keban, Ağın ve Çemişgezek avlak sahalarında 2012 yılının Haziran - Ağustos ayları arasında toplam 17 avcılık operasyonu gerçekleştirilmiştir. Bölgede ticari kerevit avcılığı yapan balıkçılarla anket çalışması yapılarak, pinterler ile yakalanan hedef dışı ve ıskarta avların türleri belirlenmiştir. Avcılık denemelerinde hedef tür olan A. leptodactylus dışında 14 farklı türden bireyler yakalanmıştır. Çalışma süresince avlanan toplam 186 kg ürünün, 29,2 kg’ı (% 15,66) hedef av, 2 kg’ı (% 0,91) tesadüfi av, 155 kg’ı (% 83,43) ise ıskarta av olarak sınıflandırılmıştır. Keban Baraj gölü kerevit avcılığında ıskarta oranı 5,33 olarak hesaplanmıştır. Bir başka ifadeyle yasal av boyunda (≥10 cm) 1 kg kerevit yakalayabilmek için 5,33 kg ıskarta av yapıldığı tespit edilmiştir. Iskarta ölüm oranı Acanthobrama marmid türü için % 14,9, diğer türler için % 0,3, tüm türlerin geneli için ise % 10,8 olarak hesaplanmıştır.This study was carried out to determine the by-catch and discard rates in crayfish (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) catching in the Keban Dam Lake. In the research, it was used a total of 200 crayfish fyke-nets, which used prevalently in the region, with D form and 36 mm stretched mesh size, structured with five hoops and a barrier. 17 fishing trials totally were performed between June and August 2012 in the Keban, Ağın and Çemisgezek fishing areas where made commercial crayfish catching in Keban Dam Lake. The by-catch and discard species in the commercial crayfish catching was determined by making a poll with fishermen. In the fishing trials, 14 different species apart from A. leptodactylus which is target species was caught. Totally 186 kg catch consisted of 29.2 kg (15.66%) target species, 2 kg (0.91%) incidental catch and 114 kg (61.54%) discard. The discard rate of crayfish catching in the Keban Dam Lake was determined as 5.33. In other words, it was required that 5.33 kg of discard catch were caught, for obtain 1 kg of target catch with legal length (≥10 cm). Discard mortality rate for Acanthobrama marmid, the total of other species and all species was calculated as 14.9%, 0.3% and 10.8%, respectively

    Keban Baraj Gölü kerevitlerinin (Astacus leptodactylus, Eschscholtz, 1823) bazı morfometrik özelliklerinin belirlenmesi

    No full text
    Amaç: Bu çalışma, Keban Baraj Gölü’nde yaşayan kerevitlerin bazı morfometrik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Metot: Çalışma, Keban Baraj Gölü’nde 2012 yılı Ocak-Aralık ayları arasında yakalanan extremiteleri eksiksiz ve tam gelişmiş olan 1177 erkek, 868 dişi olmak üzere toplam 2045 adet kerevit üzerinde yapılmıştır. Kerevitlerin vücut kısımlarının ölçümünde Rhodes ve Holdich (1979)’ten yararlanılmıştır. Ölçümler için 0,01mm hassasiyetinde dijital kumpas kullanılarak; total boy (TB), karapaks boyu (KB), abdomen boyu (AB), karapaks genişliği (KG), abdomen genişliği (AG), sağ keliped boyu (SĞKEB) ve sağ keliped genişliği (SĞKEG) ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiki analizleri SPSS 22.0 paket programında yapılmış olup, eşey gurupları arasındaki farklılıkların önem kontrolleri için “t-test” kullanılmıştır. Sonuçlar ve Tartışma: Araştırmada kullanılan dişi kerevitlerin ortalama boyu; 97,80 mm (Sh±0,41), erkek kerevitlerin ortalama boyu ise 97,40 mm (Sh±0,38) olarak bulunmuştur. Total boy uzunluğunda eşey gurupları arasındaki fark istatistiki anlamda önemsiz bulunurken (p˃0,01), KB, AB, KG, AG, SĞKAB ve SĞKG uzunluklarında ise eşey gurupları arasındaki fark önemli bulunmuştur (p˂0,01). Her iki eşey gurubuna ait bireylerin TB, KB, AB, KG, AG, SĞKAB ve SĞKG uzunlukları arasındaki ilişkiler incelenmiş olup, en yüksek ilişkinin TB-KB ve TB-AB (erkekler ve dişiler için r=0,99), en düşük ilişkinin ise AG-SĞKG (erkekler için r=0,84, dişiler için r=0,76) arasında olduğu tespit edilmiştir. Tüm ilişkilerin istatistiki olarak anlamlı olduğu görülmüştür

    A comparative study on the effects of lead and zeolite on serum biochemistry of carp fish, Cyprinus carpio Linnaeus, 1758 (Cyprinidae)

    No full text
    One of the pollutants leading to heavy metal pollution is the lead element. The studies on exposure of fish to lead have shown that this exposure leads to negative effects on body weight, and digestive enzymes and lipase. In humans, the symptoms of chronic lead toxicity are renal malfunction, anemia, brain and liver damage, cancer, hyperactivity, and general psychological impairment. For struggling with this heavy metal contamination, we have a useful tool named “Zeolite”. Zeolites are used in many fields such as agriculture, metal industry, energy sector, manufacturing industry, water treatment, animal husbandry, struggling with environmental pollution, and etc. In this study, we utilized the biochemical parameters of carp fish (Cyprinus carpio) in order to reveal the effects of zeolite on fish health and production. The experiments were performed within 100 L glass aquariums with 85x40x30 dimensions. The study was planned for 3 different durations as 35 days, 90 days, and 120 days. The subjects were divided into 4 groups for each of experiment durations. The groups were named Pb(NO3)2 group, Pb(NO3)2 + Zeolite group, Zeolite group, and control group. At the end of each of the experiment period (on 35th, 90th, and 120th days), the fish in groups were weighed, and the average growth rates of each of the groups were calculated. The parameters used in blood analyses are glucose (GLU), blood urea nitrogen (BUN), total protein (TP), albumin (ALB), globulin (GLB), creatinine (CR), total bilirubin (TBIL), uric acid (UA), and direct bilirubin (DBIL)

    Eğitim Sektöründe Swot Analizi: Elazığ İli Örneği

    No full text
    Bu çalışmada, Elazığ ilindeki eğitim kurumlarının güçlü yanları, zayıf yanları, fırsatları ve tehdit unsurları yöneticilerin görüşleri bağlamında incelemek amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılarak yapılan araştırmanın çalışma grubunu Elazığ ili resmi kurum yöneticilerinin bulunduğu 41 kişi oluşturmaktadır. Veriler katılımcılar için hazırlanmış formların doğrudan uygulanmasıyla elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgularla, katılımcıların eğitim kurumlarının güçlü ve zayıf yanları, fırsat ve tehdit unsurları olarak gördükleri faktörler içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Sık tekrarlanan görüşler belirtilmiş ve elde edilen sonuçlara dayalı olarak öneriler geliştirilmiştir

    Kadınların Yönetici Olma Talebine Yönelik Bir Çalışma: Vignette Çözümlenmesi

    No full text
    Kadın yönetici sayısının nicel olarak hala istenilen düzeyde olmamasından dolayı okul müdürlerinin kadın öğretmenlerin yöneticilik yapabilirliğine inancını ortaya çıkaracak ve onları cesaretlendirecek personel güçlendirme tekniklerini uygulamalarının önemi ve kadın öğretmenlerin yönetici olma istekleri üzerindeki etkisinin ortaya konulmasını sağlayan bu çalışmada vignette tekniği kullanılmıştır. Kadın öğretmenlerin görüşleri dikkate alınarak elde edilen vignettelerin incelenmesinde nitel araştırmaların çözümlemesinde kullanılan “içerik analizi” yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada genel anlamda, yöneticilerin personeli güçlendirici davranışlarının kadın öğretmenlerin yönetici olma isteğinde olumlu yönde etki bırakacağı sonucu elde edilmiştir

    KARAYEMİŞ MEYVESİNİN REÇEL İLE MARMELATA İŞLENEBİLİRLİĞİNİN VE BAZI PARAMETRELERİN İNCELENMESİ

    No full text
    Bu çalışmada iki farklı tür karayemiş (Laurocerasus officinalis) meyvesi kullanıldı. Bu meyveler temizlenip, ayıklanıp, çekirdekleri çıkartıldıktan sonra reçel ve marmelata işlendi. Reçel ve marmelatlar, kaliteli bir ürün elde etmek için %72 brikse ulaşıncaya kadar pişirildi. Analiz yapılmak üzere mayşeden, pişirme işleminin ortasından ve pişirme işleminin sonundan örnekler alındı. Daha sonra örneklerimizde meyve/çekirdek oranı, TKM (Toplam Kuru Madde), % Kül, SÇKM (Suda Çözünür Kuru Madde), TFM (Toplam Fenolik Madde), epikateşin, klorogenik asit, p-kumarik asit ve vanilin miktarları, ayrıca pH, su aktivitesi, renk, DPPH Radikali Temizleme Aktivitesi değerleri ve Reolojik Değerler belirlendi. HMF (Hidroksi metil furfural) ve fenolik bileşiklerin miktarları HPLC cihazı kullanılarak belirlendi. Eğitilen panelistler ile Duyusal Analiz yapıldı. Yapılan çalışmada kullanılan meyvelerin meyve/çekirdek oranları arasında fark bulundu. Reçel ve marmelat üretimi sırasında toplam kuru madde miktarlarında artış görüldü, reçellerdeki kuru madde miktarı % 95.60-98.51 arasında, marmelatlarda ise % 98.34-99.44 arasında değişim gösterdiği tespit edildi. Kül değeri bütün ürünlerde % 0.269-0. 737 arasında bulundu. SÇKM değeri reçellerde % 70.94-72.21 arasında, marmelatlarda ise % 70.77-72.43 arasında bulundu. Örneklerimizin pH değerleri 6.60-5.07 arasında tespit edildi. Reçel ve marmelat üretimi sırasında su aktivitesi değerlerinde düşüş görüldü, reçel ve marmelat ürünlerinin su aktivitesi değerleri 0.754-0.810 arasında belirlendi. Reçel ve marmelat üretimi sırasında kullanılan meyve türüne göre renk değerlerinde artış veya azalış görüldü ve L* değerleri 20.78-30.99, a* değerleri -0,367-8.08, b* değerleri 2.27-9.82, ve a*/b* değerleri ise -0.149-1.78 arasında değişim gösterdi. Reçel ve marmelat üretimi sırasında HMF miktarında büyük bir artış saptandı ve bu artış en çok reçel üretiminde görüldü. Reçel ve marmelat ürünlerinde HMF miktarlarının 20.11-203.79 arasında olduğu saptandı. Yapılan çalışmada pişirme işlemi süresinde TFM miktarının önemli ölçüde yükseldiği belirlendi ve ürünlerde TFM miktarının 373.82-1638.35 mg/kg aralığında olduğu belirlendi. DPPH Radikali Temizleme Aktivitesi Değerleri ise pişirme işlemi ile artış gösterdi ve bu değer ürünlerde % 46.55-88.17 arasında olduğu görüldü. Yapılan çalışmada reçel ve marmelat üretimi sırasında K (Akış Kıvam İndeksi) değerlerinde artış, n (Akış Davranış İndeksi) değerlerinde ise azalma görüldü. Reçel ve marmelatların K değerlerinin 1.11-64.39 Pa.s arasında, n değerlerinin ise 0.369-0.718 arasında olduğu belirlendi. Yapılan çalışmada analizi yapılan fenolik bileşik miktarlarının meyve türüne ve ürün türüne göre değişim gösterdiği belirlendi. Epikateşin miktarı 1.32-4.79 mg/kg, klorogenik asit miktarı 13.62-120.61 mg/kg, p-kumarik asit miktarı 0.027-0.484 mg/kg, vanilin miktarı ise 36.34-661.07 mg/kg aralığında bulundu, fakat naringin varlığı tespit edilemedi

    0

    full texts

    1,113

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Munzur University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇