Munzur University Institutional Repository
Not a member yet
1113 research outputs found
Sort by
Some Metal Levels in Gill, Liver, Kidney and Muscle Tissues of Capoeta trutta (Heckel, 1843) in Keban Dam Lake (Euphrates-Turkey)”
Concentrations of iron, manganese, lead, nickel, and mercury in different tissues of Capoeta trutta caught from various locations of Keban Dam Lake were determined by inductively-coupled plasma optical emission spectroscopy (ICP-OES). The concentrations of Fe were higher than that of all other metals in all tissues except for muscle of fish captured at Agin (S4). Concentrations of Fe, Mn, Pb and Ni varied significantly among sites in all fish tissues (P0.05). Fish caught from Pertek (S1), Kockale (S2) and Guluskur (S3) exhibited significantly higher levels of the metals in different tissues as compared to those caught at S4 site. The highest level of Fe (1064.67±487.06 mg kg-1), Mn (143.42±14.14 mg kg-1), Pb (18.27±1.25 mg kg-1), Ni (11.32±1.40 mg kg-1) and Hg (30.42±11.04 mg kg-1) were obtained from liver (S3), gill (S2), liver (S2), gill (S2) and kidney (S3) tissues, respectively. Close monitoring of metal accumulation and aquatic pollution of the Keban Dam Lake for all seasons is recommended to avoid possible health hazards of consumers of fish from this lake
Sivil Toplum Kuruluşlarının Eğitimdeki Yeri
Bu çalışmada sivil toplum kuruluşlarının eğitimdeki yeri öğretmen görüşlerine göre belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, il merkezindeki okullardan amaçlı örnekleme yoluyla seçilmiş 57 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplamak için hazırlanan dört adet açık uçlu soru görüşleri alınmak üzere öğretmenlere sorulmuştur. Elde edilen verilerin analizinde nitel araştırmaları çözümlemede kullanılan içerik analiz yöntemi uygulanmış ve
ifadelerin benzerliğine göre gruplandırmalar yapılarak temalar oluşturulmuştur. Her bir temada dikkat çeken öğretmen görüşleri doğrudan alıntılarla yansıtılmıştır. Araştırma sonunda öğretmenlerin görüşlerinden elde edilen sonuçlara göre; sivil toplum kuruluşlarının gerekli olduğu ancak toplum tarafından yeteri kadar desteklenmediği, ayrıca sivil toplum kuruluşlarının eğitim politika ve uygulamalarında yeterince yer
almadığı, eğitimle ilgili sorunlara duyarsız kaldığı ve bu sorunları yeteri kadar dile getiremediği sonucuna ulaşılmıştır
Uzun süre bakır sülfata maruz kalan Nil Tilapia (Oreochromis Nuoticus) Balığının büyüme performansı ve kan kimyasındaki değişimler
The objective of this study was to evaluate the effects of copper sulfate (CuSO4
.(5 H2O)) on the Nile tilapia
(Oreochromis niloticus). Median (LC50
) and minimum (LC1O) lethal concentrations of copper sulfate on Nile tilapia were
determined via acute tests. LC50 values of copper sulfate for the 48th, 72nd and 96th hours were 13.15, 12.95 and 12.85 mg/L,
respectively. LC10 values of 12, 11 and 9.5 mg/L were obtained for similar exposure periods (48th, 72nd and 96th hours),
respectively. The effects of 1.5 mg/L dose of copper sulfate on growth rate, gross clinical observations and blood biochemical
parameters of Nile tilapia were evaluated after 35, 65 and 95 days of exposure periods. The differences of growth rates
between control and copper sulfate-exposed groups were not significant (P>0.05) at the end of 35, 65 and 95 days. Continuous
exposure of Nile tilapia to 1.5 mg/L concentration of copper sulfate in water solution for three periods (35, 65 and 95 days)
decreased the total protein, albumin, aspartate aminotransferase (AST), alanine aminotransferase (ALT), glucose (except the
elevation in the exposed group at the end of 95 days period), magnesium (Mg+
²), calcium (Ca+
²), iron (Fe+
²), potassium (K+
),
sodium (Na+1), chloride (CI-
) and phosphate values in serum. The cholesterol, low density lipid (LDL), triglyceride, globulin,
creatinine, alkaline phosphatase (ALP), total bilirubin, direct bilirubin, uric acid and blood urea nitrogen (BUN)
concentrations in the serum increased in copper sulfate-exposed fish.Bu çalışmamızın amacı bakır sülfatın (CuSO4
.(5H2O)) Nile Tilapia (Oreochromis niloticus) üzerindeki etkilerini
belirlemektir. Bakır sülfatın Nile tilapia üzerindeki medyan (LC50
) ve minimum (LC1O) ölümcül konsantrasyonları akut
testlerle belirlenmiştir. Bakır sülfatın 48, 72 ve 96 saatlerdeki LC50 değerleri sırası ile 13.15, 12.95 ve 12.85 mg/L idi. Aynı
sürelerde elde edilen LC10 değerleri de sırası ile 12, 11 ve 9.5 mg/L idi. 1.5 mg/L bakır sülfat dozunun Nile tilapia’da büyüme,
bütüncül klinik görünüm ve kan biyokimyası parametreleri üzerindeki etkileri 35, 65 ve 95 günlük maruziyetler üzerinden
değerlendirilmiştir. Kontrol ve bakır sülfat uygulama grupları arasında büyüme oranları arasındaki fark 35, 65 ve 95 gün
sonunda anlamlı değildi (P>0.05). 1,5 mg/l’lik bakır sülfat konsantrasyonuna sürekli maruziyet Nile tilapia’da 35, 65 ve 95
günlük süreler sonunda toplam protein, albümin, aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), glikoz (95
günlük gruptaki artış dışında), magnezyum (Mg+
²), kalsiyum (Ca+
²), demir (Fe+
²), potasyum (K+
), sodyum (Na+1), klor (CI-
)
ve fosfatın serumdaki değerlerini düşürmüştür. Kolesterol, düşük yoğunluklu lipit (LDL), trigliserit, globülin, kreatinin,
alkalin fosfataz (ALP), total bilirubin, direkt bilirubin, ürik asit ve üre azotu (BUN) konsantrasyonları bakır sülfata maruz
kalan balıkların serumlarında yükselmişti
Uzunçayır Baraj Gölü (Tunceli) ekonomik balık türlerinin stok tahmini
Amaç: Yeni bir rezervuar olan Uzunçayır Baraj Gölü'nün balık avcılığına açılabilmesi ve dolayısıyla gerekli avcılık düzenlemelerinin yapılabilmesi için bilimsel verilere ihtiyaç duyulmaktadır. Baraj gölünde mevcut türler içinde ekonomik öneme sahip olanların belirlenmesi ve verimli bir avcılık için populasyonlarının büyüklüklerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.
Metot: Bu çalışma Eylül-Aralık 2013 tarihleri arasında 4 aylık sürede gerçekleştirilmiştir. Avcılık için, akşam saatlerinde suya bırakılan ağlar ertesi gün sabah çekilmiştir, yakalanan balıkların ölçümleri ve tartımları not edildikten sonra markalanıp tekrar suya geri bırakılmıştır. Balıkların markalanmasında T-Bar fine anchor taglar (TBF) ve T-Bar standart anchor taglar (TBA) kullanılmış olup söz konusu tagların üzerinde balık sıra no, telefon numarası gibi bilgiler yer almıştır. Markalama sonucu elde edilen veriler kullanılarak Schnabell yöntemine göre stok miktarları tahmin edilmiştir.
Sonuçlar ve Tartışma: Çalışma sonucunda; Capoeta trutta, (Heckel, 1843), Capoeta umbla, (Heckel, 1843), Squalius cephalus, (Linnaeus, 1758) ve Chondrostoma regium, (Heckel, 1843), türlerinin ticari olarak değerlendirilebilecek düzeyde bulundukları belirlenmiştir. Baraj gölündeki ekonomik balık türlerinin populasyon büyüklüklerinin belirlenmesi için 2013 yılının 2. yarısında marakalama ve yeniden yakalama çalışmaları yürütülmüş ve toplam 4769 adet balık markalanmıştır. Arazi çalışmaları sonucunda elde edilen veriler Schnabell (1938) metoduna göre analiz edilmiş ve sonuçlar %95 güven aralığında tür bazında; Capoeta trutta için 21928 kg (16163 kg-34085 kg) olarak, Capoeta umbla için 19226 kg (13260 kg-39947 kg) olarak, Squalius cephalus için 3583 kg (2772 kg-5266 kg) olarak ve Chondrostoma regium için ise 7859 kg (5618 kg-13071 kg) olarak hesaplanmıştır. Markalanan balıkların yeniden yakalanma oranı ise sırasıyla; %2,13, %2, %5,65, %2,55 olarak hesaplanmıştır
Uzunçayır Baraj Gölü’nde yaşayan Capoeta trutta (Heckel, 1843)’nın üreme biyolojisi
Balık örnekleri Ocak-Aralık 2013 ayları arasında farklı göz açıklığına sahip (36-100 mm) sade uzatma ağlarıyla aylık olarak yakalanmıştır. Laboratuvara getirilen balıkların ağırlıkları, total boyları, eşeyleri ve gonat ağırlıkları belirlenmiştir. Yumurta çapları mikroskop altında mikrometre ile, yumurta sayıları ise gravimetrik yöntem ile belirlenmiştir. Gonadosomatik indeks değerlerinin belirlenmesinde GSİ= (Gonad ağırlığı / (Vücut ağırlığı-gonad ağırlığı))*100, kondisyon faktörünü tespit etmek için; K=[(Vücut ağırlığı-Gonad ağırlığı)/Balık boyu³]*100 formülünden yararlanılmıştır. Eşeysel olgunluk boyun hesaplanmasında P= 1/(1+exp[-r(L-Lm)]) denkleminden faydalanılmıştır. Fekundite-total uzunluk (TL), Fekundite–vücut ağırlığı (W) regrasyon analizi ile hesaplanmıştır. Sonuç olarak; araştırma süresince Uzunçayır Baraj Gölü’nden yakalanan 385 adet C. trutta bireyinin 218 adedini (%57,00) erkek, 167 adedini (%43,00) ise dişi bireylerin oluşturduğu ve populasyonun I-XII yaş grupları arasında dağılım gösterdiği saptanmıştır. GSİ değerlerinin mayıs ayında maksimuma ulaştığı, sperm ve yumurtalarını mayıs-eylül ayları arasında bıraktıkları tespit edilmiştir. Yumurta çapları 0,30-1,07 mm arasında değişmiştir. Fekondite-total boy ve fekondite-ağırlık arasındaki ilişkileri açıklayan denklemler sırasıyla; F=29,708*TL-593,36 (N=35, r=0,27), F=9,6448*W+5488,3 (N=35, r=0,38) olarak belirlenmiştir. C. trutta bireylerinin yaş gruplarına göre yumurta veriminin 1362-15428 arasında değiştiği belirlenmiştir. Eşeysel olgunluk boyu dişi bireylerde 20,77 cm, erkek bireylerde 19,35 cm olarak tespit edilmiştir
Some population parameters of capoeta umbla (Heckel, 1843) in Uzunçayır Dam Lake
Bu çalışma, Mayıs 2011-Eylül 2012 tarihleri arasında Uzunçayır Baraj Gölü’nde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada toplam 446 adet (288 erkek, 158 dişi) Capoeta umbla (Heckel, 1843) incelenmiş, örneklerin I-XII yaş grupları arasında dağılım gösterdiği ve dişi/erkek oranının 1:0.55 olduğu tespit edilmiştir. Total boy değerlerinin erkek bireylerde 12.0-42.7 cm ve dişi bireylerde 14.6-44.6 cm; ağırlık değerlerinin erkeklerde 15.8-605.0 g ve dişilerde 28.0-654.0 g; kondisyon faktörü değerlerinin ise erkeklerde 0.846-0.952, dişilerde 0.762-0.980 arasında değiştiği saptanmıştır. Boy-ağırlık ilişkisi denklemi erkeklerde W=0.0111TL2.9305 (R2=0.95), dişilerde W=0.0112TL2.9277 (R2=0.96) ve populasyon genelinde W=0.011TL2.9328 (R2=0.96) olarak belirlenmiştir. Populasyonun von Bertalanffy büyüme parametreleri; L∞=46.85 cm, k=0.14 yıl-1, t0=1.95 yıl, W∞=874.14 g ve doğal ölüm oranı (M) 0.321 yıl-1 olarak belirlenmiştir. Büyüme performans indeksi (Ǿ) erkekler için 2.450 ve dişiler için 2.548 olarak hesaplanmıştır.This study was conducted in Uzuncayir Dam Lake between May 2011 and September 2012. A total of 446
specimens (288 male, 158 female) of C. umbla (Heckel, 1843), which ranged between I-XII age groups, were
investigated in study and male/female ratio was determined to be 1:0.55. Total length values ranged from 12.0 to 42.7
cm for males, from 14.6 to 44.6 cm for females; weight values ranged from 15.8 to 605.0 g for males, from 28.0 to
654.0 g for females; condition factor values ranged from 0.846 to 0.952 for males and from 0.762 to 0.980 for females.
Length-weight relationship equation was determined as W=0.0111TL2.9305 (R2
=0.95) for males, W=0.0112TL2.9277
(R2
=0.96) for females and W=0.011TL2.9328 (R2
=0.96) for all population. The von Bertalanffy growth parameters were
found L∞=46.85 cm, k=0.14 year-1
, t0=-1.95 year, W∞=874.14 g and natural mortality rate (M) 0.321 year-1 for all
population. The growth performance index (Ǿ) was 2.450 and 2.548 for males and females, respectivel
Changes in Antioxidant Defence System in Gills of Capoeta umbla Caught from Uzuncayir Dam Lake, Turkey
The aim of this work was to determine the seasonal changes in the activities of selected biomarkers in Capoeta umbla (Heckel, 1843) caught from Uzuncayir Dam Lake (Tunceli, Turkey) and to evaluate the effects of environmental factors on these activities. Fish were sampled on seasonal basis, and superoxide dismutase, catalase, glutathione peroxidase activities and levels of glutathione and malondialdehyde in gills were determined. Significant variations of oxidative stress biomarkers were observed between seasons and sites. The results of this study show that seasonal variations of oxidative stress responses and lipid peroxidation in gills of C. umbla are sensitive to the contaminants present in water of Uzuncayir Dam Lake and selected parameters are in valuable biomarkers for monitoring of water systems, since they give an early warning signal of effects of xenobiotics on aquatic organisms at molecular levels which help to prevent their effects at organismal level
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Erzurum'da silah üretim tarihine bakış ve Erzurum silah tamirhanesi ; Firdevsioğlu kışlası iş ocağı
Yüzyıllar boyunca Anadolu’nun doğusunda yapılan savaşlarda Erzurum
önemli bir merkez olmuştur. XVI. yüzyıldan itibaren bölgede Osmanlı
Devleti’nin ağır silahları imal ettiği görülmektedir. Hafif silahların imali ise çok
daha eskilere dayanmakla birlikte loncalar halinde örgütlenmiş olan şehir esnafı
tarafından yapılmaktadır. Şehrin iktisadi hayatında önemli bir yeri olan silah
zanaatı XIX. yüzyılın ilk yarısında, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ve üretimin
İstanbul’daki merkez silah fabrikalarına kaymasıyla sarsıntıya uğramıştır. Silah
imalatçıları zor da olsa faaliyetlerini devam ettirmiş ve XIX. yüzyılın ikinci yarısında
şehrin önemli bir zanaat dalı olarak kalmayı başarmışlardır. Tophane-i
Amire Fabrikaları, XIX. yüzyılda Avrupa’da Sanayi Devrimi sonrası oluşan
üretim biçiminin, uygulanmaya çalışıldığı tesislerdi. 1919 yılında kurulan Erzurum
Silah Tamirhanesi, Tanzimat Dönemi’nde teşkilatlanan, binlerce çalışanı
bulunan ve devlet organizasyonu içinde yer alan Tophane Fabrikaları’nın
bir uzantısı olmuş ve Cumhuriyet Dönemi’nde Askeri Fabrikalar Müdüriyetine
bağlanmıştır. 1919 yılında İtilaf Devletleri Anadolu’da işgal faaliyetlerine başlamış
ve İstanbul’daki silah üretim tesisleri olan İmalat-ı Harbiye Fabrikalarını
(Tophane Fabrikaları) etkisiz hale getirmiştir. Erzurum Silah Tamirhanesi tıpkı
Eskişehir, Ankara, Konya ve Kayseri’deki Silah Tamirhaneleri gibi Kurtuluş
Savaşı’nda milli ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuştur. Firdevsoğlu
Kışlası’nda faaliyet gösteren Silah Tamirhanesi 1920’li yıllarda harp malzemesine olan ihtiyaç dolayısıyla ve 1930’lu yıllarda ekonomide devletçiliğin uygulanmasıyla
hızlı bir gelişme kaydederek fabrika haline dönüşmüştür. Tarihsel
süreç içerisinde Erzurum’da yaşanan silah imalindeki bu değişim Osmanlı’dan
Cumhuriyet’e sanayi alanında yaşanan değişimin taşraya yansımasına güzel bir
örnek teşkil etmektedir
Automatic Mining of Numerical Classification Rules with Parliamentary Optimization Algorithm
In recent years, classification rules mining has been one of the most important data mining tasks. In this study, one of the newest social-based metaheuristic methods, Parliamentary Optimization Algorithm (POA), is firstly used for automatically mining of comprehensible and accurate classification rules within datasets which have numerical attributes. Four different numerical datasets have been selected from UCI data warehouse and classification rules of high quality have been obtained. Furthermore, the results obtained from designed POA have been compared with the results obtained from four different popular classification rules mining algorithms used in WEKA. Although POA is very new and no applications in complex data mining problems have been performed, the results seem promising. The used objective function is very flexible and many different objectives can easily be added to. The intervals of the numerical attributes in the rules have been automatically found without any a priori process, as done in other classification rules mining algorithms, which causes the modification of datasets
Eğitim Örgütlerinin Etkililiğinin Arttırılmasında Yerel Yönetimler: Elazığ İli Örneğ
Bu çalışmada, eğitim örgütlerinin etkililiğinin arttırılmasında yerel yönetimlerin öneminin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu çalışma için nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Elazığ Fırat Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Yönetimi Teftişi Planlaması Anabilim Dalında tezsiz yüksek lisans yapan 22 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Veri toplamak için hazırlanan üç adet açık uçlu soru görüşleri alınmak üzere öğretmenlere sorulmuştur. Elde edilen verilerin analizinde nitel araştırmaları çözümlemede kullanılan içerik analiz yöntemi uygulanmış ve ifadelerin benzerliğine göre gruplandırmalar yapılarak temalar oluşturulmuştur. Okul yöneticilerinin görüşlerinden elde edilen sonuçlara göre; yerel yönetimlerin ekonomik desteği ile eğitim kalitesinin ve motivasyonun artacağını, hedeflere kolay ulaşılacağını, başarının artacağını, fırsat eşitliğinin oluşacağını, topluma faydalı bireyler yetişeceğini, verimim artacağını, öğrenci kalitesinin yükseleceğini belirtmişlerdi