Munzur University Institutional Repository
Not a member yet
1113 research outputs found
Sort by
Survey of wild food plants for human consumption in Elazığ (Turkey)
This study aims to record accumulation of knowledge on plants which are used as food by local people of Elazığ that has a rich culture and a very natural environment. Field study was carried out over a period of approximately two years (2010-2011). During this period, 92 vascular plant specimens were collected. The plants were pressed in the field and prepared for identification. A total of 62 food plants belonging to 28 families were identified in the region. There is no detailed information in the literature with regard to the use of brevipes for human nutrition. It is certained that wild plants being used for nutritional purposes by human beings are also used for medicinal purposes. Highlighting the importance of flora and ethnobotanical inventory studies in terms of the protection and use of plant sources, what is required is the cultivation of endangered plant species, establishment of seedbanks for these plants, recording of their natural habitat as well as conducting studies in order to raise public awareness
Mesleki ve Teknik Eğitimin Makro Planlamasının Geliştirilmesinde Süreç Yönetimi Tekniklerinin Uygulanması
Mesleki ve teknik eğitim, gelişen ve değişen ekonominin ihtiyaç duyduğu beceri ve yetkinliklere sahip genç ve dinamik işgücünü sağlayan, sektöre doğrudan katkı yapması bakımından büyük önem taşıyan bir unsurdur. Bu nedenle mesleki ve teknik eğitimin değerlendirilmesi ve geliştirilmesi tüm ülkeler için olduğu gibi Türkiye için de büyük önem taşımaktadır. Türkiye, mesleki ve teknik eğitim sisteminin geliştirilmesi amacıyla, farklı kurumlar ve birimler aracılığı ile çeşitli faaliyetler yürütmektedir. Bununla beraber, mesleki ve teknik eğitim ile ilgili faaliyetlerin ve gösterilen çabaların, birbirinden farklı ve çoğu zaman birbirinden bağımsız olduğu, bütünleşik bir sistem içinde ele alınması konusunda eksikler olduğu görülmekte, bu noktada yazılı mevzuatın dışında bazı teknik ve yöntemlere ihtiyaç olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle mesleki eğitim, girdisi genç ve dinamik insan kaynağı, çıktısı ise nitelikli işgücü olan büyük bir sistem veya süreç olarak kabul edildiğinde, geliştirme için gösterilen çabaların birleştirilmesi ve koordinasyonu daha da kolaylaşacaktır.
Bu çalışmada, mesleki ve teknik eğitim sürecinin görselleştirilmesi, ana süreç ve alt süreçlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin, girdilerinin ve çıktılarının belirlenmesi, böylece eksiklerin şematik hale getirilmesi yoluyla mesleki ve teknik eğitimin makro düzeyde planlamasının iyileştirlmes çalışmalarına katkı sağlanması amaçlanmıştır. Çalışmada bunun için süreç yönetimi tekniklerinden “süreç haritalama” kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, mesleki ve teknik eğitim sisteminin süreç yönetimi mantığı ve esasları ile ele alınmasının sistemin anlaşılması ve planlanmasına, katkıda bulunacağı ortaya konulmuştur
Fatty Acids, Cholesterol and Fat-Soluble Vitamin in Freshwater Fish
Çoklu doymamış yağ asitleri özellikle dokosaheksaenoik (DHA) ve eikosapentaenoik (EPA)
asitler, vitaminler ve kolesterol; balıklarda gonad gelişimi, döl verimi, yumurta ve sperm kalitesi,
yumurtaların döllenmesi, embriyonal gelişim ve larvanın yaşama oranı üzerinde etkili olmaktadır.
Bununla birlikte son yıllarda besin maddeleri üzerindeki çalışmaların ivme kazanmasının önemli
nedenlerinden biri de hızla gelişmekte olan akuakültür sektöründe kültür balıklarının besin ihtiyaçlarının
belirlenmesine olan ihtiyaçtır. Bu çalışmada tatlı su balıklarında yağ asitleri, kolesterol ve yağda eriyen
vitaminler ile bunların önemli metabolik fonksiyonları hakkında bilgiler derlenmiştir
Examination of supervision-related perceptions and expectations of classroom teachers through metaphors
Denetim sürecinin öğretmenin yargılanması olduğu düşüncesi, artık yerini çağdaş denetim yaklaşımının özünü oluşturan öğretmene meslekte yol göstericilik ve yardım düşüncesine bırakmıştır. Denetim sürecinin sağlıklı bir şekilde işlemesi, öğretmenlerin bu sürece ilişkin algılarının ne olduğunun bilinmesiyle mümkün olmaktadır. Bu araştırmada öğretmenlerin denetim sürecine ilişkin algıları ile denetim sürecinden beklentileri metaforlar aracılığı ile belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin cinsiyet, eğitim durumu ve mesleki kıdem değişkenlerine göre öne sürmüş oldukları metaforların denetim modelleriyle ilişkisi sorgulanmıştır. Nitel araştırma ile desenlenen bu çalışmada içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elazığ il merkezinde yer alan okullardan rasgele yöntemle seçilen 60 sınıf öğretmeni örneklem olarak belirlenmiştir. Öğretmenlerin algılarını belirlemeye yönelik olarak hazırlanan “Denetim… gibidir. Çünkü…” ve beklentilerine ilişkin algılarını belirlemeye yönelik olarak “Denetim… gibi olmalıdır. Çünkü…” açık uçlu soruları görüşleri alınmak üzere öğretmenlere sorulmuştur.
Öğretmenlerin sorulara vermiş oldukları yanıtlar incelenmiş ve temalar oluşturulmuştur.
Sonuç olarak; öğretmenlerin denetim sürecine ilişkin daha çok olumsuz algıya sahip oldukları görülmüştür. Öğretmenler olumsuz algının gerekçesi olarak denetimi açık arama davranışı olarak gördüklerini, ayrıca yaşadıkları baskı ve korkunun da olumsuz algıya neden olduğunu belirtmişlerdir. Denetim sürecini olumlu algılayan öğretmenler; denetimin yapılan çalışmaların değerlendirilmesi konusunda fayda sağladığını bildirmişlerdir. Öğretmenlerin denetim sürecinden beklentilerine ilişkin algılarında ise, denetimin ilkelere uygunluk ve öğretmene yol göstericilik yönü ön plana çıkmıştır.The idea that supervision is the process whereby teacher competency is judged has turned into a notion that it is rather a guidance and assistance for teacher, which underlies the contemporary supervision approach. Smooth functioning of the process of supervision may only be possible if the perceptions of teachers regarding this process are known. In this study, it was aimed to identify the supervision-related perceptions of teachers as well as their expectations from the process of supervision through metaphors. With this purpose in mind, the relation between supervision models and the metaphors put forward by teachers based on such factors as gender, educational background and professional seniority was examined. Content analysis methodology was used in the study which was designed with qualitative research. 60 form teachers randomly selected from schools near Elazığ city center were specied as the sample. In order to get their opinions, the teachers were asked to answer such open-ended questions as “Supervision is like ... Because ...” aimed at identifying their perceptions as well as “Supervision shall be like ... Because ...” for identifying their expectations. e answers were assessed and themes were formed accordingly. Consequently, it was seen that teachers have negative ideas regarding the process of supervision. e reason for this negative perception was that teachers regarded the process of supervision as a search for mistakes; moreover, it was stated by them that the oppression and fear experienced by them also contributed to this negative perception. e teachers who perceived the process of supervision in a positive way stated that supervision provided benet in terms of assessing the works done. Regarding their expectations from the process of supervision, such aspects of supervision as pertinence to principles and guidance for teachers stood out
Synthesis of benzofuran derivatives dithiocarbamate esthers
Bu çalışmada; 2-asetil-benzofuran bromlanarak bromoasetilbenzofuran elde edildi. Primer ve
sekonder aminlerin ditiyokarbamat tuzları ile α-haloketonun reaksiyonu sonucunda oluşan
ürünler incelendi. Elde edilen ditiyokarbamat esterlerinin yapıları 1H-NMR, 13C-NMR ve FTIR gibi spektroskopik yöntemler kullanılarak karakterize edildi.In this study; bromoacetylbenzofuran was obtained by bromizing 2-acetyl-benzofuran.
Dithiocarbamatesalts of primary and secondary amines with products of α-haloketon reaction
were examined. The structures of derived dithiocarbamate esters were characterized by 1HNMR, 13C-NMR and FT-IR spectroscopic methods
Boztepe Recai Kutan Baraj Gölü (Malatya) balık faunası
Amaç: Bu çalışma ile yeni bir rezervuar olan Boztepe Recai Kutan Baraj Gölü’nün (Malatya) ve bu göle akan akarsu kollarının balık faunasının belirlenmesi amaçlanmıştır. Böylece elde edilecek bulguların ileride yapılacak bilimsel çalışmalara temel teşkil edeceği düşünülmüştür.
Metot: Bu çalışma Şubat 2014-Ocak 2015 tarihleri arasında 12 aylık sürede gerçekleştirilmiştir. Balık örnekleri farklı istasyonlardan elektroşoker cihazı ve farklı göz açıklığına sahip galsama ağları ile yakalanmıştır. Elde edilen örneklerin mevcut renkleri ile leke, bant, benek, desen, boy, ağırlık durumları not alınmış, fotoğrafları çekilmiştir. Daha sonra bu numuneler borax ilaveli %4 lük formaldehit bulunan plastik bidonlarla laboratuvara getirilerek morfometrik ve meristik incelemeleri yapılmıştır. Morfometrik karakterlerden; total boy, çatal boy, standart boy ölçümleri ±1 mm hassasiyetli boy ölçüm tahtası ile, predorsal uzunluk, vücut yüksekliği, baş uzunluğu, baş yüksekliği, baş genişliği, burun uzunluğu, göz çapı, interorbital mesafe, kuyruk sapı uzunluğu, kuyruk sapı yüksekliği, pektoral yüzgeç ile ventral yüzgeç arası mesafe, anterior bıyık uzunluğu ve posterior bıyık uzunluğu ise 0,01 mm hassasiyetli elektronik kumpas kullanılarak ölçülmüştür. Balıkların meristik (sayılabilen) karakterlerinden; Linea lateral pul sayısı, dorso-ventral pul sayısı, dorsal, anal, pektoral ve ventral yüzgeçlerdeki yumuşak ve sert ışın sayıları, 1. solungaç yayı üzerindeki diken sayısı, omur sayısı ve farinks dişlerin sayı ve sırası belirlenmiştir. Meristik karakterlerin belirlenmesi için ise masa tipi ışıklı büyüteç ve ihtiyaç duyulduğunda stereo mikroskoptan yararlanılmıştır. Bu parametreler belirlendikten sonra ilgili literatürden yararlanarak tür tayinleri yapılmıştır. Daha sonra balık örnekleri musluk suyunda yıkanıp %70’lik etil alkol içerisinde saklanmışlardır.
Sonuçlar ve Tartışma: Sonuç olarak, bölgede 2 familyaya ait toplam 11 balık türü tespit edilmiştir. Türlerin familyalara göre dağılımı şu şekilde olmuştur: Cyprinidae familyasından Capoeta umbla (Heckel, 1843), Squalius cephalus (Linnaeus, 1758), Acanthobrama marmid Heckel, 1843, Chondrostoma regium (Heckel, 1843), Alburnus mossulensis Heckel, 1843, Barbus plebejus Bonaparte, 1839, Cyprinus carpio Linnaeus, 1758, Garra rufa (Heckel, 1843), Cyprinion macrostomum Heckel, 1843, Nemacheilidae familyasından, Oxynoemacheilus insignis (Heckel, 1843), Oxynoemacheilus tigris (Heckel, 1843)
Sazan (Cyprinus carpio L., 1758) avcılığında kullanılan galsama ağlarının seçiciliğine ip kalınlığının etkisinin araştırılması
Bu tez çalışmasında, Keban Baraj Gölü’nde sazan (Cyprinus carpio Linnaeus, 1758) avcılığında kullanılan farklı göz genişliği ve ip kalınlığına sahip galsama ağlarının seçiciliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Arazi çalışmaları Keban Baraj Gölü’nün 5. Avlak Sahası olan Pertek Bölgesi’nde Ocak 2014 ile Haziran 2014 tarihleri arasında yürütülmüştür. Denemelerde 40, 45, 50, 55 ve 60 mm ağ göz genişliklerinde (yarım göz boyu) ve iki farklı ip kalınlıklarında (0,12 mm x 3 ply ve 0,18 mm x 3 ply) toplam 10 adet multi monofilament (katlı misina) poliamid galsama ağı kullanılmıştır. Ağların seçicilik parametreleri SELECT Metodu ile hesaplanmıştır. Seçicilik eğrileri, yayılım değeri en düşük olan bi-modal’a göre çizilmiştir.
Yapılan 32 avcılık denemesinde total boy değerleri 19,5 cm ile 55 cm arasında değişen 451 adet sazan yakalanmıştır. İnce materyalden yapılan 40, 45, 50, 55 ve 60 mm ağ göz genişliğindeki ağların optimum yakalama boyları sırasıyla 26,88 cm, 30,24 cm, 33,60 cm, 36,96 cm ve 40,32 cm olarak, kalın materyalden yapılan ağların optimum yakalama boyları ise yine aynı sırayla 27,20 cm, 30,60 cm, 34,00 cm, 37,40 cm ve 40,80 cm olarak hesaplanmıştır. Kalın materyale sahip ağların optimum yakalama boylarının ince materyale sahip ağlarınkinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Sazan balığının minimum yasal av boyu 40 cm’dir. Bu çalışmanın verileri dikkate alındığında gerek ince materyale ve gerekse kalın materyale sahip ağlarla yapılan seçicilik analizine göre 60 mm ve üzerindeki ağ göz genişliğine (göz açıklığı 120 mm) sahip ağların sazan avcılığında kullanılması uygun görülmektedir
Uzunçayır Baraj Gölü’nde yaşayan Chondrostoma regium (Heckel, 1843)’un üreme biyolojisi
Balık örnekleri Ocak-Aralık 2013 ayları arasında farklı göz açıklığına sahip (36-100 mm) sade uzatma ağlarıyla aylık olarak yakalanmıştır. Laboratuvara getirilen balıkların ağırlıkları, total boyları, eşeyleri ve gonat ağırlıkları belirlenmiştir. Yumurta çapları mikroskop altında mikrometre ile, yumurta sayıları ise gravimetrik yöntem ile belirlenmiştir. Gonadosomatik indeks değerlerinin belirlenmesinde GSİ= (Gonad ağırlığı / (Vücut ağırlığı-gonad ağırlığı))*100, kondisyon faktörünü tespit etmek için; K=[(Vücut ağırlığı-Gonad ağırlığı)/Balık boyu³]*100 formülünden yararlanılmıştır. Eşeysel olgunluk boyun hesaplanmasında P= 1/(1+exp[-r(L-Lm)]) denkleminden faydalanılmıştır. Fekundite-total uzunluk (TL), Fekundite–vücut ağırlığı (W) regrasyon analizi ile hesaplanmıştır. Sonuç olarak; araştırma süresince Uzunçayır Baraj Gölü’nden yakalanan 361 adet C. regium bireyinin 144 adedini (%39,89) erkek, 217 adedini (%60,11) ise dişi bireylerin oluşturduğu ve populasyonun I-X yaş grupları arasında dağılım gösterdiği saptanmıştır. GSİ değerlerinin mayıs ayında maksimuma ulaştığı, sperm ve yumurtalarını mayıs-temmuz ayları arasında bıraktıkları tespit edilmiştir. Yumurta çapları 0,50-1,73 mm arasında değişmiştir. Fekondite-total boy ve fekondite-ağırlık arasındaki ilişkileri açıklayan denklemler sırasıyla; F=44,679*TL-5994,3 (N=106, r=0,34), F=31,653*W+535,57 (N=106, r=0,53) olarak belirlenmiştir. C. regium bireylerinin yaş gruplarına göre yumurta veriminin 1225-13248 arasında değiştiği belirlenmiştir. Eşeysel olgunluk boyu dişi bireylerde 20,71 cm, erkek bireylerde 20,39 cm olarak tespit edilmiştir
Okul yöneticilerinin iletişim becerilerinin örgütsel değişkenler üzerindeki etkisi ve modül temelli uygulamalar
Araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin iletişim becerileri ile örgütsel değişkenler (iş doyumu, okul kültürü, stres yönetimi, çatışma yönetimi, iletişim teknolojileri) arasındaki ilişkinin varlığını ortaya koymak ve bu ilişki doğrultusunda modül temelli uygulamalar ile okul yöneticilerinin iletişim becerilerinin gelişimini
sağlamaktır. Araştırma, 2014-2015 eğitim öğretim yılında Elazığ il merkezinde görev yapan ve yönetici rotasyonundan etkilenmemiş okul yöneticileri ile bu yöneticilerin okullarında yer alan öğretmenler, öğrenciler ve velileri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada deney ve kontrol olmak üzere iki grup belirlenmiştir. Deney grubuna toplam 12 saat modül temelli yüz yüze eğitimler verilmiş, bunun yanı sıra moodle öğretim yönetim sistemleri üzerinden de uygulamalar devam ettirilmiştir. Araştırmada nicel ve nitel desenler bir arada kullanılmıştır. Nicel desen hem ilişkisel tarama modeli hem de deneysel desen olarak iki boyutta ele alınmıştır. İlişkisel tarama modeli için iletişim biçimleri ölçeğinin yanı sıra iş doyumu, okul kültürü, stres yönetimi, çatışma yönetimi ve teknolojiye karşı tutum ölçekleri ile veriler toplanmıştır.
Bu verilere dayalı olarak okul yöneticileri ile örgütsel değişkenler arasında bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Bu ilişki doğrultusunda modüller hazırlanmış, hazırlanan modüller uygulamalar esnasında temel öğretim materyali olarak kullanılmıştır. Deneysel desene ilişkin başarı testi yöneticilere öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. İletişim biçimleri ölçeği ise yine öntest ve sontest olarak yöneticilere, öğretmenlere, öğrencilere ve velilere uygulanarak veriler toplanmıştır. Nitel boyutta ise yarı yapılandırılmış görüşme
formu, uygulamaların ardından deney grubunda yer alan okul yöneticilerine uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, iletişim yönetimi becerileri uygulamalarına katılan deney grubundaki okul yöneticilerinin, uygulamalara katılmayan kontrol grubundaki okul yöneticilerine göre başarılarının arttığı, kendi iletişim becerilerine ilişkin tutumlarının olumlu yönde değiştiği, deney grubunda yer alan öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin kontrol grubuna göre yöneticilerinin iletişim becerilerini daha iyi düzeyde
değerlendirdikleri görülmüştür. Ayrıca araştırmanın nicel boyutundan elde edilen sonuçlar nitel sonuçları destekler niteliktedir. Bu sonuçlar doğrultusunda eğitim fakültelerinde iletişim becerileri ile ilgili programların veya derslerin konulması, yöneticiliğe başlayacakların iletişim becerileri ile ilgili eğitime alındıktan sonra göreve başlatılmaları, görevde olanların hizmet içi eğitimlerle iletişim becerilerinin geliştirilmesi, bu doğrultuda ilgili kurs-seminer ve eğitimlere alınmaları önerilmiştir
Effect of gamma radiation on mechanical properties of composits produced from the mixture of polyethylene and dried colza plant
Bu çalışmada, kurutulmuş kolza bitkisi takviyeli polietilenden üretilmiş standart
çekme deney numunelerinin mekanik özelliklerinin gama ışımasına bağlı olarak
değişimleri incelenmiştir. Matris malzemesi alçak yoğunluklu polietilen olan ve
içerisinde ağırlıkça %10, %20 ve %30 oranlarında kurutulmuş kolza içeren bu standart
çekme deney numuneleri on iki saat boyunca 45 kGry'lık gama ışımasına tabi
tutulmuşlardır. Bu şekilde matris malzeme ile dolgu malzemesinin fiziksel olarak
bağlanma mekanizması güçlendirilmeye çalışılmış ve bu durum ışıma sonrasında
numunelere uygulanan mekanik testler ile tespit edilmiştir. Bu mekanik testler
kapsamında numunelerin çekme gerilmeleri, üç nokta eğilme mukavemetleri ve darbe
dayanımları incelenmiş; sonuçlar gama ışımasına tabi tutulmamış numuneler için
gerçekleştirilmiş olan mekanik test sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Böylelikle, gama
ışımasının kurutulmuş kolza takviyeli polietilenin mekanik özellikleri üzerine etkileri
tespit edilmiştir.In this study, changes in mechanical properties of the standard tensile experiment
samples which are produced with dried colza plant consolidated polyethylene due to
gamma radiation were examined. These standard tensile experiments samples whose
matrix material is low density polyethylene and contain 10%, 20%, and 30% dried colza
by weight, are exposed to 45 kGry gamma radiation for twelve hours. This wise, the
physical mechanism of adhering between matrix and filling material is tried to
strengthen and it is verified by applied mechanical tests to the samples after the gamma
radiation. The mechanical tensile strength of the samples under test, three-point bending
strength and impact strength were examined and the results are compared with the
mechanical test results of the samples which are not exposed to the gamma radiation.
This way, effects of the gamma radiation on the mechanical properties of the
polyethylene with consolidation of dried colza plant are determined