Munzur University Institutional Repository
Not a member yet
1113 research outputs found
Sort by
Usage of microalgae as a sustainable food source in aquaculture
Güvenilirliği daha fazla olan besin kaynaklarına duyulan ihtiyaç, hayvansal ürünlere göre özellikle bitki ve alglere olan ilgiyi arttırmıştır. Akuakültürde çeşitli kullanım alanları olan mikroalglerden önemli ölçüde faydalanılmaktadır. Besin olarak kullanılmalarının yanı sıra salmonlarda pigment kaynağı olarak da değerlendirilmektedir. Günümüzde büyük ölçekli ve gelişmiş kalite kontrolü ile elde edilebilen mikroalg üretim sistemlerinin maliyet etkinliğini incelemek için çalışmalar devam etmektedir. Mikroalglerin kullanımında sürdürülebilirliği sağlamak için; biyoteknoloji, biyoişleme ve yönetim prosedürleri gibi farklı alanların entegre olduğu sistemlere dayalı bir yaklaşım gerekmektedir
ROLE OF SOME ISOLATED SOIL CULTURES ON REDUCTION OF HERBICIE TRIFLURALIN.
The study is about the removal of herbicide Trifluralin as COD parameter and monitoring the population dynamic of isolated cultures. These cultures were isolated from soil samples taken from these areas for their identifications before the use of herbicide. Removal of Trifluralin was determined by microbiological degradation with these produced bacteria and fungi in liquid media. With these growing bacteria and fungi, removal rate by bioremediation method studies were carried out. In addition to biodegradation mechanism, with the measurements of the turbidity; the colony number of microorganisms is monitored with isolated bacteria and fungi species. The removal efficiency for Bacillus simplex was 95% and Clostridium tetani species was 86%, by the fungi Penicillium simplicissimum, and Metacordcyceps chlamydosporia species, were 59% and 80% respectively in five days. Bioremediation study results have shown differences with respect to species in liquid media. Degradation time of these herbicides in liquid culture media with isolated cultures varied between 5 min. and 135 min.Yıldız Technical University Scientific Research Projects Coordination Department. Project Number: 2012-05-02 KAP0
Kriz ortamında liderlik ve kriz liderleri
Liderliğin tanımı ve oluşumu ile ilgili çok çeşitli tanımlamalara rastlamak mümkündür. 1900'lü yıllardan bu yana toplum bilimciler tarafından birçok tanımı yapılan liderlik genel olarak üç özellik etrafında açıklanabilmektedir. Bunlar: kişiye verilen unvan, kişinin özelliği, lider olan bireyin grup içindeki davranış yapısı şeklinde sıralanabilir. Liderler sürekli ilerleme peşindedirler, kişisel yetenek ve vizyonlarını kullanarak insanlara neler yapabilecekleri konusunda ilham veren kişilerdir.
Liderlik, belirlenen hedeflere ulaşmada birey ve grup davranışlarını etkileme süreci olarak tanımlanabilir. Etkili lider; açık görüşlü, risk alan, başkalarını etkileme gücüne sahip, iyi İletişimci, yönetimsel sorun ve anlaşmazlıkları çözme becerilerine sahip
Kriz beklenmedik, aniden gelişen, hızlı hareket eden ve her hangi bir hazırlık yapılmadan karşı karşıya kalınan ve örgüt için iyi değerlendirilmezse çöküş, iyi değerlendirilirse bir fırsat anlamına gelebilen bir durumdur. Stratejik dönüş noktaları diye de nitelendirilen krizin, bir iş hayatında temel direklerin değişmek üzere olduğu anın oluşturduğu durum olabileceği, söz konusu olan bu değişim anının yeni bir fırsat anlamına geldiği veya sonun başlangıcına da işaret ettiği belirtilmektedir. Dünyadaki tüm örgütlerin ortak bir noktası bulunmaktadır ve her biri sürekli kabuğunu zorlayıp yeni yollar aramaktadır. Örgütler, zaman içinde değişime uğramaktadırlar. Bu değişime ayak uydurmak, örgüt için belki de çok önemli hale gelen geçiş noktasını aşmasına yardımcı olur.
Bu çalışmada, liderliğin tanımı, liderlik gücünün dayanağı, liderlik çeşitleriyle birlikte, kriz ve kriz yönetimi ele alınarak liderliğin kriz yönetimine etkisi incelenecektir
Etik kodlara ilişkin okul yöneticilerinin görüşleri ve etik kod önerileri
Bu çalışmada okullarda etik kodların gerekliliği konusunda okul yöneticilerinin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Fırat Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Yönetimi Teftişi Planlaması Anabilim dalında yüksek lisans yapan 39 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Verileri elde etmek için hazırlanan iki adet açık uçlu soru görüşleri alınmak üzere okul yöneticilerine sorulmuştur. Elde edilen verilerin analizinde nitel araştırmaları çözümlemede kullanılan içerik analiz yöntemi uygulanmış ve ifadelerin benzerliğine göre gruplandırmalar yapılarak temalar oluşturulmuştur. Her bir temada dikkat çeken öğretmen görüşlerine doğrudan alıntılarla yer verilmiştir. Araştırma sonunda okul yöneticilerinin görüşlerinden elde edilen sonuçlara göre; okullarda etik kodların, etik davranış ve değerlerin benimsenmesi, etik okul kültürünün oluşturulması, okulların başarısı için hedeflere ulaşılması, yönlendirmelerin ve karar vermenin etik kurallar çerçevesinde yapılması, etik okul ikliminin oluşması, görüş birliğinin ve örgütsel iletişimin sağlanması açısından gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır
The examination of a variety of different ions added to the crown ether derivatives with high field NMR spectrometer
The current study involves the measurements of T1 relaxation time of complexes three different crown ethers (4-aminobenzo-15-Crown-5, 1-Aza-18-Crown-6, 1-Aza-15-Crown-5) and two different ions sodium perchlorate (NaClO4), lithium perchlorate (LiClO4) by a 400 MHz NMR spectrometer. The association constants (Ka) of the complexes were determined on the basis of the evaluation of these measurements using the Benesi-Hildebrand method that we have modified. These association constants were consistent with those obtained from 1H NMR titration technique. As a result, it can be speculated that binding constants could be measured using T1 relaxation time when chemical shifts are very small or cannot be observed
ÇIldır Gölü'ndeki Kerevit(astacus leptodactylus eschscholtz 1823) avcılığının sosyal, yapısal ve ekonomik yönden değerlendirilmesi
Bu çalışma Çıldır Gölü (Ardahan/Kars) kooperatif üyesi balıkçıların sosyo-ekonomik
analizinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Balıkçıların tamamının bu kooperatiflere
üye oldukları ve bunların dışında başka bir sivil toplum kuruluşuna üye olmadıkları
belirlenmiştir.
Balıkçıların yaşlarının 34 ile 74 arasında değiştiği, %100'ünün evli ve eşlerinin
yaşlarının ise 20 ile 70 arasında olduğu tespit edilmiştir. Genellikle %74 oranı ile
ilköğretim mezunu oldukları saptanmıştır. Balıkçıların %65.21'i meslekleriyle ilgili özel
bir eğitim almıştır.
Balıkçıların %17.4’ünün balıkçılık dışında herhangi bir geçim kaynaklarının
olmadığı, geriye kalan %82.6'sının ise tarım, hayvancılık veya farklı alanlarda da faaliyet
gösterdiği tespit edilmiştir. Genellikle 1 adet tekneye sahip oldukları, teknelerin
çoğunluğunun 6 m boyunda ve demirden yapılmış oldukları belirlenmiştir. Aile
bireylerinin % 43.47'sinin avcılık faaliyetlerine katıldığı görülmüştür. Teknelerin hepsinin
mülkiyeti balıkçıların kendisine ait olup, %30.4'ü tekneyi ailelerin yardımı ile aldıklarını
bildirmişlerdir. Balıkçıların kerevit avcılığında pinter ve balık avcılığında fanyalı ağları
kullandıkları tespit edilmiştir.
Balıkçılar AB ve kalkınma ajansı destekleri ile mazot ÖTV indirimlerinden
faydalanmadıklarını beyan etmişlerdir. Balıkçıların %56.53'ü balıkçılıkdan elde edilen
gelirin yeterli olmadığını ve ek iş olarak restaurant işletmeciliğinden %59.3 ile en fazla
kazanç elde ettiklerini söylemişlerdir.
Çıldır Gölü balıkçıları mesleklerinin ekonomik olarak yetersiz bulsalar dahi, %60.87
orana sahip 14 balıkçının, ek gelir kaynağı, alışkanlık, tutku/ hobi, babadan kalma meslek
ve suya yakın olmaları nedenlerinden bir veya bir kaçının içinde barınması nedeni ile bu işi
yapmaktan mutlu oldukları saptanmıştır.Munzur Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi, YLTUB-016-15 Nolu Proj
Determination of Optimum Conditions of Crystal Violet Dye Adsorption on Almond Shells
Almond shells are considered as agricultural waste. In this study almond shells were chosen as effective adsorbents for removing Crystal Violet (CV) from dye solutions. The experimental data was analyzed via the Langmuir, Freudlich and Tempkin isotherm models to obtain isotherm model for the system and the data shows that the Langmuir isotherm model fitted best. Also, the thermodynamics parameters such as Delta H-0, Delta G(0) and Delta S-0 were investigated. The results of the study show that almond shells are efficient and advantageous economically for removing CV from aqueous solutions. The maximum adsorption capacity was found to be 1.1375mg/g on almond shell. Adsorption kinetic studies indicate that the adsorption data can be represented by a pseudo second order model.Agri Ibrahim Cecen Univ; IC Fd
Usage of the Hydrosols in Aquariums as Antimicrobial and Water Quality Enhancer Materials”
In the study, the aquarium has equal voluminous water and equal numbers of angel fish were used. In the experiment, the
hydrosols of cinnamon bark, citrus leaf, thyme leaf and mint leaf plants with 1/10 ratio were obtained by the water vapor
method. The ORP, temperature, pH, hardness, salinity and conductivity parameters of the distilled water and aquarium
water, used for the hydrosol obtaining were measured in the previous and just after of the hydrosols addition, and 24 hours
after from the hydrosols addition. Bacterial dilutions were made from the mixed bacterial population obtained from the
culture into the broth from the water samples taken from the aquarium water of angel fish. Following the culture, 1 ml of
hydrosols was added into the broth. After 24 hours of incubation, the opacity was detected in all broth. It was cultured from
the broth, obtained the opacity into triptic strain agar plates and incubated for 24 hours. After incubation, the production was
observed in the all plates, used the mint hydrosol, and it was determined that there was no production in the plates using all
the hydrosols except mint
Naef Modulan Toy Materyalinin Görsel Tasarım İlke ve Öğelerine Göre Değerlendirilmesi ve Öğrenci Görüşleri.
Bu araştırmanın amacı Jo Niemeyer tarafından geliştirilmiş Naef Modulan Toy materyalinin öğretim süreci için görsel tasarım ilke ve öğelerine göre yeterli olup olmadığını değerlendirmek ve bu konudaki öğrenci görüşlerini almaktır. Çalışma 2016-2017 öğretim yılı bahar döneminde, Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan bir üniversitenin eğitim fakültesi matematik eğitimi anabilim dalında okuyan üçüncü sınıf öğrencilerinden amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 48 öğrenci ile yürütülmüştür. Nitel ve nicel verileri barındıran karma desenli araştırmada veri toplama aracı olarak, Görsel Tasarım İlke ve Öğelerini Değerlendirme Formu (GTİÖDF) ve Öğrenci Görüş Formu (ÖGF) kullanılmıştır. Nicel veriler dört haftalık bir eğitim sürecinin sonrasında kullanılan materyalin yeterliğini değerlendirmeye yardımcı olan GTİÖD formundan, nitel veriler ise öğrencilerin bu konudaki görüşlerini açıkladıkları ÖGF’den elde edilmiştir. Nicel veriler yorumlanırken betimsel istatistikler ve bağımsız örneklem t-testi sonuçları, nitel veriler yorumlanırken ise doğrudan alıntılama yoluyla betimsel analiz yöntemi tercih edilmiştir. Sonuç olarak kullanılan materyalin öğretim süreci için yeterli olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrenciler, kullanılan materyalin öğretim süreci için uygun olduğunu ve soyut kavramları somutlaştırmada etkili olduğunu görüşlerinde ifade etmişlerdir
SECONDARY STUDENTS’ CONCEPTUAL UNDERSTANDINGS ABOUT GLOBAL ENVIRONMENTAL ISSUES
Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin küresel boyuttaki çevresel sorunlara (küresel ısınma, asit
yağmurları ve ozon tabakasının seyrelmesi) ilişkin kavramsal anlamalarınıaraştırmaktır. Çalışmaya, Elazığ
ilindekibeş farklı ortaokulda(7. ve 8. sınıfta) öğrenim görentoplam 1966öğrenci katılmıştır.Tarama metodunun
kullanıldığı bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin küresel boyuttaki çevresel sorunlara ilişkin kavramsal
anlamalarını araştırmak için çizim ve açık uçlu sorularkullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analiz yöntemi
kullanılmıştır.Çalışmadan elde edilen bulgular, ortaokul öğrencilerinin çoğununküresel boyuttaki çevresel
sorunların oluşum nedenlerine ilişkin görüş belirttikleri gözlemlenirken,çevresel sorunların nasıl önleneceğine
ilişkin yeterince çözüm önerileri sunamadıkları belirlenmiştir. Ayrıcaöğrencilerinçoğunun,küresel ısınma ve asit
yağmurlarının oluşum sebepleri arasındagenel olarak fabrika ve evlerin bacalarından çıkan gazlarıçizdiği tespit
edilmiştir. Genel olarakfarklı okul ve sınıflardaki öğrencilerin küresel ısınma, asit yağmurları ve ozon tabakasının
seyrelmesi konularına ilişkin kavramsal anlamalarının yetersiz olduğu ve çeşitli kavram yanılgılarına sahip
olduklarıtespit edilmiştir. Örneğin, öğrenciler küresel boyuttaki çevresel sorunların oluşum sürecinin aşamalı
olarak gerçekleşmediğini, bu sürecin biranda gazların atmosfere salınımıylabirlikte gerçekleştiğini gösteren
çizimler yaptıkları görülmüştür