Munzur University Institutional Repository
Not a member yet
    1113 research outputs found

    Sınıfta Zaman Yönetimi

    No full text
    Zaman çağımızın en önemli sorunlarından biridir. Hemen hemen herkesin yapmak isteyip de zaman yetersizliğinden dolayı yapamadığı bir dizi işi vardır. Göreceli bir kavram olan zaman, herkese göre değiştiği gibi bir yere ve duruma göre de değişebilir. Zaman dünyanın en değerli hazinesidir. Vakit nakittir atasözüne göre, zaman pa- rayla eşdeğer gibi görünse de aslında değildir. Çünkü zaman; tasarruf edilemeyen, ödünç alınamayan, kiralanamayan, satın alınamayan, çoğaltılamayan, sadece kullanılan ve kaybedilen varlığımızdır. Bu yüzden eskiye dönüp baktığımızda pişmanlık duyar ve keşke zamanı daha akılcı kullansaydık deriz

    Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Sosyal Medya Kullanımına İlişkin Görüşleri

    No full text
    Günümüzde iletişim teknolojileri ve internetin hızla gelişmesiyle birlikte teknolojinin, sosyal, kültürel, ekonomik hayata olan yansımaları gözle görülür bir şekilde hissedilir olmuştur. Global etkileşimin en üst seviyede olduğu 21. yüzyılda, toplumları ve bireyleri derinden etkileyen yeni bir medya türü ortaya çıkmıştır. Sosyal medya olarak bilinen bu iletişim aracılığıyla bireyler tek taraflı bir bilgilendirme ile değil, aynı anda ve eş zamanlı olarak etkileşim sürecinde bulunabilmektedirler. İnsanların bu teknolojinin farkına varmasıyla sosyal medya siteleri hızlı bir şekilde insan yaşamındaki yerini almış, çeşitli uygulamalarıyla hızlı bir şekilde gelişerek diğer pek çok site arasında popülerliğini gün geçtikçe artırmıştır. Sosyal medya, sunduğu olanaklardan dolayı bireysel ve sosyal hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş, insanların yaşam tercihlerini değiştirmiştir. Bu araştırmada meslek yüksekokullarında öğrenim gören öğrencilerin sosyal medya kullanım durumları ile sosyal medyaya ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma paradigması doğrultusunda tasarlanan bu çalışmada 50 meslek yüksekokul öğrencisi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışmanın sonucunda; öğrencilerin en çok 4 yıldan daha fazladır sosyal medya hesabının olduğu, öğrencilerin çoğu günde bir kereden fazla sosyal medya hesabına erişim sağladığı, sıklıkla 11- 30 dk. aralığında sosyal medyada zaman geçirdiği, sosyal medya hesabına bağlanmada öğrenciler daha çok evi tercih ettikleri ve mobil cihazlarla daha sık erişim sağladıkları, Instagramı daha sıklıkla kullandığı sosyal medya kullanım amacının daha çok iletişim kurmak, gündemi takip etmek ve bilgi edinmek olduğu, sosyal medyanın bilgiye hızlı ulaşmak, haberlere hızlı erişim ve uzaktaki insanlarla iletişim yararlarının olduğu, zaman kaybına neden olduğu, aynı zamanda bağımlılık oluşturduğu, kötü insanların ve kötü yazılımların zararları, asosyallik ve sağlık sorunları gibi zararlarının olduğu görülmüştür

    “Recirculating Systems in Aquaculture”

    No full text
    Aquaculture in our inland waters may take a position to threaten the sector in the future with global warming. Despite this being an expensive system, the aquaculture sector will provide aquaculture production with closed circuit systems. Aquaculture systems aimed at reusing ≥ 90% of the production water used in the system with limited water use through processing are called Recirculating Systems (RAS). Recirculating Systems are systems where water is reused with mechanical and biological means. Recirculating Systems often take up less space, require less water than systems used in other aquaculture systems, and provide an unchanging environment for cultured species. Recirculating systems are used where the water quality is poor, where the area is limited, where the temperature is outside the optimal range of life to be cultured. The level of control provided by recirculating systems is a resource for assessing the risk management available in the sector. The advantages of this system are; The ability to control all the parameters that affect growth, so that fish producers can better manage production and economic performance, the possibility of production throughout the year, the ability to obtain high volume in volume, high feed conversion value, more control, production standardization, Less land required, less negative environmental interaction. However, there are disadvantages of the system; The high cost of installation, the complexity of system installation and operation, the chronic killing effect of ammonia and carbon dioxide, the susceptibility of aquatic animals to transmission of pathogenic organisms, lack of practical experience, inadequate filtration, and low economic value for aquatic products. In countries where water resources are inadequate or limited in addition to climatic conditions, Recirculating Systems are preferred aquaculture systems. Considering the use of natural waters and wastewater regulations in Europe, the trend towards fish farming in recirculating systems continues. It can be considered that the use of recirculating systems in our country will become widespread as these applications are considered to be a compulsory issue for Turkey in the near future

    Distribution Based on Depth of Turkish Crayfish (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) in the Keban Dam Lake

    No full text
    Introduction: The crayfish aren’t Keban Dam Lake’s native species. They have been stocked by human hand in 1980’s and commercial crayfish catching was initiated in 1994. It is important for developing a fishing strategy that the data about distribution based on the depth of crayfish is obtained. Material and Methods: This study was carried out in the Çemişgezek fishing area of Keban Dam Lake in July 2012. In the research, it was used a total of 100 crayfish fykenets, which used prevalently in the region, with D form and 36 mm stretched mesh size, structured with five hoops and a barrier. The fyke-nets were set up from 6m to 36m depths and were kept during four days. The bathometer in the research boat was used for fyke-nets were set up to intended depts. A total of four fishing operations were conducted. The crayfish enclosed in fish ponds were soaked in 40, 50, and 75m deeps for the determination whether they will affect from water pressure. Results: In the fishing trials, a total of 1038 specimens, 56% (585 ind.), 22% (232 ind.), 14% (141 ind.), 5% (52 ind.), 2% (23 ind.), and 1% (7 ind.) of them between 6-10m, 11- 15m, 16-20m, 21-25m, 26-30m, and 31-36m depths, respectively, were caught. In the zones with shallower than 7 meters and deeper than 32 meters, crayfish wasn’t caught by fyke-nets. In the examination occurred on fish ponds, any crayfish soaked on 40m deeps didn’t die, although three of them changed the shell. The mortality ratio was determined to be 6% and 10% for 50m and 75m, respectively. All crayfish changed the shell in 75m deeps was died by water pressure. Discussion: The natural habitat of A. leptodactylus generally is shallow lakes. It was afterwards stocked in the Keban Dam Lake. It is a subject that should be known at what depths it is distributed in the Keban Dam Lake, which has a maximum depth of 210m. The commercial crayfish catching in the Keban Dam Lake has been occurred in between 8-25m depths. When the results of this study are evaluated, it has come to the conclusion that the crayfish may spread all over the dam lake via only human hand

    EXAMINING PRE-SERVICE SCİENCE TEACHERS’ TECHNOLOGICAL PEDAGOGICAL DIFFERENT CONTEXTUAL KNOWLEDGE INVOLVING THE TOPIC OF RENEWABLE ENERGY SOURCES

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi (FB) öğretmen adaylarının Yenilenebilir Enerji Konusundaki (YEK)- Teknolojik Pedagojik Farklı Bağlam Bilgisi (TPFBB)’ni araştırmaktır. Bu çalışmada YEK-TPFBB dönüşümcü model’e göre; alan, teknoloji, pedagoji ve farklı bağlam bilgisinin birlikte etkileşiminden meydana gelen yeni bir alan olarak oluşturulmuştur. Çalışmada bağlam bilgisi; (1)Makro, (2)Mezo, (3)Sub-Mezo, (4)Mikro ve (5)Sub-Mikro bağlam olmak üzere farklı faktörleri içeren beş kategoride tanımlanmaktadır. Tarama metodunun kullanıldığı çalışmaya, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı, Fen Bilgisi öğretmenliği programında (1.2.3 ve 4.sınıfta) öğrenim gören toplam 36 fen bilgisi öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada farklı sınıf seviyelerindeki FB öğretmen adaylarının TPFBB’sini belirlemek için; farklı bağlamlar tasvirine yönelik bireysel yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için, içerik analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular, farklı sınıf seviyelerindeki öğretmen adaylarının birbirine yakın seviyede olduğunu ve yenilenebilir enerji konusuna ilişkin teknolojinin entegre edildiği farklı bağlam bilgisinde yetersiz düzeyde olduklarını göstermiştir. Farklı sınıf seviyelerindeki fen bilgisi öğretmen adaylarının, yenilenebilir enerji konusunun öğretim sürecinde çoğunlukla Makro ve Mezo bağlamı görmezden geldikleri daha çok Sub-Mezo, Mikro ve Sub-Mikro bağlamda kısmen bilimsel düzeyde oldukları belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının YEK’in öğretiminde teknolojinin entegre edildiği farklı bağlamlara ilişkin değerlendirme bilgisinde bağlama ilişkin faktörleri görmezden gelerek bilimsel olmayan açıklamalarda bulundukları belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, öğretmen yetiştirme sistemine yönelik tartışılmıştır

    “Annual and Seasonal Variation of Nutrients and Pigment Content in Uzunçayir Dam Lake, Turkey (Eastern Anatolia)”

    No full text
    Our aim is to assess nutrient status and pigment content of Uzunçayır Dam Lake during period from May of 2013 to April of 2014. We sampled at different depths (0, 2.5, 5, 7.5 and 10 m) from nine stations selected and investigated chlorophyll concentrations and carotenoid content in samples. The concentrations of chlorophyll were high in the spring and autumn that the values ranged from surface 19.06 to deeper parts 97.15 μg L-1. The highest value was determined as 13.14 μg L-1.Based on our data, Uzunçayır Dam Lake can be classified as oligotrophic

    Boztepe Recai Kutan Baraj Gölü’ndeki (Malatya) Chondrostoma regium Heckel, 1823’un bazı populasyon parametreleri

    No full text
    Bu çalışmanın amacı Chondrostoma regium populasyonunun bazı biyolojik özellikleri belirlemektir ve bu çalışma Boztepe Recai Kutan Baraj Gölü’nde ilk çalışmadır. Balık örnekleri Şubat-Mart-Nisan 2014 tarihleri arasında Boztepe Recai Kutan Baraj Gölü’nden yakalanmıştır. Balık örneklerinin temininde göz açıklıkları 36-100 mm arasında değişen, her biri 100 m uzunlukta olan galsama ağları kullanılmıştır. Balıkların total boyları ve ağılıkları alınmış, yaş tayinleri otolitlerden yapılmıştır. Balıkların eşeylerini belirlemek için karınları açılarak gonadları incelenmiştir. Kondisyon faktörleri KF= (VA*100)/L3 formülü ile hesaplanmıştır. Boy-ağırlık ilişkileri Le Cren’in W= a*Lb formülü ile yaş-boy ilişkileri von Bertallanfy’nin Lt =L∞*(1-e-K*(t –t0)) formülü ile belirlendi. Çalışma süresince 442 (211 erkek ve 231 dişi) adet C. regium örneği incelenmiş ve populasyonun yaş dağılımı I-IX arasında belirlenmiştir. Populasyonun erkek bireylerinde total boy değerlerinin 13,70-25,80 cm, dişi bireylerinde 14,20-28,10 cm arasında değişmekte olup ortalama ağırlık değerleri erkek bireylerde 21,16-403,00 g dişi bireylerde 22,73-416,00 g arasında değişmektedir. Tüm populasyon için boy-ağırlık ilişkisini açıklayan denklem W= 0,0165*TL2,6752 (R2=0,91) olarak bulunmuştur. Tüm bireyler için balık yaş-boy ilişkisi Lt= 35,63*(1-e-0,21*(t+1,98)) olarak bulunmuştur. Ortalama kondisyon faktörü değerleri erkek bireylerde 0,685-1,386; dişi bireylerde 0,691-1,299 arasında değişmektedir. Sonuç olarak bu baraj gölünde yürütülecek avcılık faaliyetlerinde bu verilerin göz önünde bulundurulması populasyonun sürdürülebilir avcılığı için oldukça önemlidir

    Investigation of hot pressing charesteristisc of mecanically alloyed FeCuNiSnPMoMn alloy used as Co alternative

    No full text
    Elmaslı kesici takımlar, günümüzde sıklıkla doğal taşların işlenmesinde kullanılan kesici takımlardır. Bu malzemeler toz metalurjisi teknikleri kullanılarak imal edilen, sentetik elmas ve metal bir matristen meydana gelen kompozit malzemelerdir. Co zararlı etkilerinden ve yüksek fiyatından dolayı imalatçılar tarafından tercih edilmemektedir. Bu nedenle Co alternatifi olan az yada kobalt içermeyen tozlar geliştirilmektedir. Yapılan bu çalışmada Fe esaslı mekanik alaşımlanmış toz sırası ile 700, 750, 800, 850 ve 900 oC'de 35 MPa basınç altında sıcak preslenmiştir. Üretilen numunelerin fiziksel özelliği olarak yoğunluk değerleri, metalurjik özelliklerini incelemek içim mikroyapı incelemeleri ve mekanik özelliklerini belirlemek için 3 nokta eğme dayanımları araştırılmıştır. Elde edilen deneysel veriler sonucunda, sıcak presleme sıcaklığı arttıkça numunelerdeki porozite oranının %10,69'dan %2,01'e kadar azaldığı ve 3 noktalı eğilme dayanımının 480 MPa'dan 1446 MPa değerine kadar arttığı görülmüştür. Elde edilen sonuçlar neticesinde Fe esaslı matrisin elmaslı kesici takım endüstrisinde Co alternatifi olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.Diamond cutting tools which is generally used in the processing of natural stone. It is manufactured by synthetic diamond and metal matrix composite material composed using powder metallurgy techniques. Co is not preferred by manufacturers because of its harmful effects and higher prices. Therefore, Co alternative powders those contain little or cobalt are being developed. In this study Fe-based mechanically alloyed powder hotpressed at 35 MPa 700, 750, 800, 850 and 900 ° C respectively. As the physical properties of the produced sample density values, to examine the metallurgical characteristics determined by microstructure analysis and mechanical properties were investigated by 3-point bending strength. Acquired as a result of the experimental data, as hot pressing temperature increases the porosity ratio in the samples from 10.69% to 2.01% decreased and 3-point bending strength was found to increase up to 480 MPa to 1446 MPa. As a result of obtained data, itwas concluded that Fe-based matrix can be used as an alternative to Co the diamond cutting tool industry

    Yerel Ombudsmanlık

    No full text
    Günümüzde inanılmaz seviyelere ulaşan insan hakları ihlalleri karşısında devletler milli veya uluslararası seviyede arayışa girmiştir. Bu arayışlar çerçevesinde bazen Parlamentolar, bazen idari kurumlar ya da sivil toplum kuruluşları ön plana çıkartılmış ancak nihai bir çözüme ulaşılamamıştır. Temelleri Türk-İslam medeniyetinde olan Ombudsmanlık Kurumu bu arayışın son halkasını oluşturmaktadır. Özellikle 20.yüzyılda çığ gibi büyüyen ve dünya devletlerinin birçoğunda kurulan bu kurum ülkemizde de tartışılmaya başlanmış ve verimliliği konusunda tam bir fikir birliğine ulaşılamamıştır. Ombudsmanın görevi kamu otoriteleri ile bireyler arasındaki ilişkiler nedeniyle ortaya çıkan sorunlarla ilgilenmektir. Ombudsman kamu yönetimine karşı bireylerin şikayetlerini kabul etmekte ve yaratılan sorunlara bir çözüm getirme çabasına girişmektedir. Bu nedenle Ombudsmanın birinci niteliği, kamu otoritelerinin (Devlet kurumları, yerel yönetimler ve bağımsız kamu yönetim ve müesseseleri) karar ve işlemlerini denetleye bilmesidir. Hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla yönetsel işlemlerin ombudsmanlar tarafından gerçekleştirilecek denetim, kötü yönetim nedeniyle haksızlığa uğrayan bireylerin şikayeti üzerine yapılan denetimden çok daha kapsamlı bir denetim olmalı re’sende hukuk ihlallerini takip edebilmelidir. Ombudsmanın uygulamada gördüğü aksaklıkları herhangi bir hukuk bozuntusu olmasa dahi ihtimal olumsuz neticelere karşı uyarabilmesi ve önerilerde bulunabilmesi de gerekir. Bu yetkinin verilmesi insan haklarının toplumda öğrenilmesi ve benimsenmesi için olumlu bir etki yapacaktır. Ombudsmanın tüm çabalarına karşın bazı işlemleri hakkaniyetli bir hale getirememesi durumunda ise mevcut hukuk ihlallerinin aşılabilmesi için parlamentoya o konunun düzeltilmesiyle ilgili yasa önerileri sunma yetkisinin verilmesi en doğru seçenektir. Ombudsmanın ikinci niteliği, yapmış oldukları incelemeler sonucunda varmış oldukları kararların sonuçları ile ilgilidir. Sahip oldukları çok geniş sorgulama ve araştırma yetkileri ile çelişkili görünse de Ombudsmanların, kamusal eleştiri ve ikna dışında, zorlama yetkileri bulunmamaktadır

    A food waste utilization study for removing lead(II) from drinks

    No full text
    This is the first study about removal of lead (Pb(II)) from energy drinks. In this paper, food waste, namely eggshell (hydroxyapatite) utilization, was used to remove Pb(II) from mineral water and energy drinks. Mineral water and energy drinks were chosen for removal of lead since the latter is severely hazardous to human health even in small amounts. Response Surface Methodology (RSM) was performed to optimize the application process by practice of the quadratic model united with the Central Composite Design (CCD) and quadratic combined program was utilized to study the most effective parameters on aforementioned liquids. Through the application of variance analysis (ANOVA) factors critical to removing of lead were identified for each experimental design response. Maximum adsorption capacity of eggshell was achieved as 923 mg g−1 for Pb(II). The obtained optimum conditions were applied to drinks. Results showed that used adsorbent was quite effective in removing Pb(II) from drinks

    0

    full texts

    1,113

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Munzur University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇