100 research outputs found
Sort by
Tarih Öğretiminde Bir Araç Olarak; Tarihi Romanlar
Bu makalede tarih öğretiminde bir araç olarak tarihî romanların kullanılması; dayandığı program geliştirme anlayışı, eğitim felsefesi ve pedagojik temelleri açısından ele alınacaktır
TÜRKÇE DERS KİTAPLARINDAKİ MASALLARIN KELİME \u2013 CÜMLE UZUNLUKLARI VE OKUNABİLİRLİK DÜZEYLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Bu çalışmada, ilköğretim Türkçe ders kitaplarındaki masalların kelime ve cümle uzunluklarının sınıflara göre değişimi ve metinlerin okunabilirlik düzeyleri incelenmiştir. Metinlerin okunabilirlik düzeylerinin belirlenmesinde, Ateşman’ın Türkçe için Flesch’ten uyarladığı, kelime ve cümle uzunluğunu temel alan formül kullanılmıştır.
Araştırma sonuçlarına göre; ders kitaplarına alınan masalların kelime ve özellikle cümle uzunluklarının, öğrencilerin sınıf düzeylerine göre düzenli bir artış göstermediği, cümle uzunluğu ve okunabilirlik açısından metinlerde altıncı sınıfa geçişte bir değişiklik olduğu, bunun dışında sınıflara göre belirli bir değişimin olmadığı söylenebilir. Genel olarak ilköğretimde, metinlerin okunabilirlik düzeyi kolaydır.
Yapılan t-testi sonucunda cümle uzunluğu ve okunabilirlik yönüyle, yalnızca kademeler arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir
Türk Tarih Öğretmen Adaylarının Tarih Eğitiminde Analoji Anlayışları
Özet
İngiliz yazar Leslie Poles Hartley’in (1953) vurguladığı gibi “Geçmiş yabancı bir diyardır. İnsanlar orada pek çok şeyi farklı yapar.” Tarihçiler analojileri tehlikeli akıl yürütme biçimi olarak görürken, tarih öğretmenleri tarih sınıflarında bir çeşit öğretim aracı olarak analojileri kullanmakta ısrarlı görülmektedir. Tarih öğretmenleri öğrencilerin ilgisini çekmek, bilinen konuları bilinmeyenlerle karşılaştırmalarını sağlamak, bazen gerçekten iki olay arasındaki benzerliklere inandıkları için analojiler kurmaktadır.
Bu çalışma Türk tarih öğretmen adaylarının tarih eğitiminde analoji anlayışlarını incelemektedir. Bu çerçevede 61 tarih öğretmeni adayı çalışmaya katılmıştır. Konuya ilişkin görüşlerini almak için bir kompozisyon yazmaları istenmiştir. Daha sonra bu kompozisyonlar içerik analizi ile incelenmiş, böylece temel kategoriler saptanmıştır.
Sonuç olarak, Türk tarih öğretmen adaylarının yaptığı analojiler üç kategoride toplanabilir. Birincisi geçmişteki iki olay arasında kurulan analojiler. İkincisi, güncel ve tarihsel olaylar arasında kurulan analojiler. Üçüncüsü tarihsel terimleri benzer güncel terimlerle açıklamaya yönelik analojiler. Birinci ve üçüncü kategoriler sadece pedagojik amaçlarla oluşturulmuştur. İkinci kategorideki öğretmen adayları ise Hegel’in kavramsallaştırdığı pragmatik tarih felsefesini benimsediklerini göstermişlerdir. Düşüncelerini pragmatik ve siyasi amaçlarla güncel olayların etkisi altında ifade etmişlerdir
UYGUR TÜRKLERİNDE NEVRUZ
Tarihî kayıtlara göre Türk dünyasında Hun döneminde ortaya çıkan çeşitli bayram ve festivaller vardır. Nevruz/nevbahar günlerindeki faaliyetler, köylerde su kenarlarında, yaylalarda ve dağ ormanlarında yapılırdı. Bu bayram, milletimizin inanç ve eğlencelerini tarihten günümüze kadar getiren, bunların güzelliklerini ve farklılıklarını yansıtan önemli unsurlar olarak tanınmaktadır. Hun döneminden başlayıp Göktürk dönemine kadar olan süreçte bu ananevî hususiyetler millîleşme, dolayısıyla da milletleşme sürecinin temel taşlarının nasıl oluştuğunu gösterir. Hun ve Göktürklerin bu ananevî faaliyetlerini açık bir şekilde sürdüren Türk boylarından biri de Uygurlardır. Bu yazıda Nevruz Bayramına Hunlarda, Köktürk, Eski Uygur ve Karahanlılar’da verilen önem üzerinde durulduktan sonra, daha çok Uygurlar arasında nevruzun nasıl yaşatıldığı anlatılmış, Uygur Türkleri arasından baharın başlangıcı olarak kabul edilen Nevruz kutlamalarının nasıl başladığı, bu kutlama faaliyetlerinde nelere yer verildiği ele alınmıştır
Harf Devrimi Üzerine Yeniden Düşünmek
Bu yazıda Atatürk’ün öncülüğünde yapılan devrimlerden biri olan Türk Harf Devrimi’nin tarihsel temelleri kısaca ele alınmaktadır. Birinci ve ikinci elden kaynaklara dayalı olarak, Harf Devrimi’nin dokuz ay gibi süren olgunlaşma süreci incelenmektedir
Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu ve Tarih Öğretimi
Bu makalede Baltacıoğlu’nun tarih öğretimine ilişkin düşünceleri, tarihsel gelişimi çerçevesinde, ele alınacaktır. Felsefecilerin ve düşünürlerin görüşlerinin, kendi iç evrimi ve yazıldığı ortam da göz önünde getirilerek ele alınması, onların nereden başlayıp, nereye geldiklerini görme açısından ayrıca önem taşımaktadır. Bir eğitim felsefecisi ve düşünürü olan Baltacıoğlu’nun da düşüncelerinin bu çerçevede incelenmesi gereklidir
Cumhuriyet ve Eğitim
Bu yazıda Türkiye\'de Atatürk önderliğinde cumhuriyet\'in ilk yıllarında eğitim alanında yapılanlar ve tarihsel temelleri ele alınmaktadır
Ali Galip\u2019in Yâveri Ahmet Nihat Feyzîoğlu\u2019nun Hatıralarına Göre Ali Galip Olayı
Bu makalede, Ali Galip’in yâveri Ahmet Nihat Feyzîoğlu’nun hâtıralarına göre, Ali Galip olayı ele alınacaktır. Ali Galip olayı olarak bilinen olay; 25 Mayıs 1919 ile 10 Eylül 1919 arasında İstanbul hükümeti’nin, genelde Millî Mücadele’yi baltalamak, özelde Sivas kongresini dağıtmak ve başta Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Orbay olmak üzere kongrecileri yakalatmak için Ali Galip’i Elazığ valisi olarak atayarak, O’nun aracılığıyla yaptığı girişimdir
Tarihi Mezarlıklar, Eğitim ve Bolu Örneği
Bu çalışmada tarihsel kaynak olarak tarihi mezarlıkların önemi vurgulandıktan sonra, geçmişten günümüze bu konuda yapılan çalışmalara ele alınarak, son yıllarda Batı ülkelerinde eğitim amaçlı olarak şehir kabristanlarının nasıl kullanıldığına dikkat çekilmektedir