Gazi University

Gazi University Archive System
Not a member yet
    100 research outputs found

    TÜRKİYEDE ORTAÖĞRETİM MÜFREDATINDAKİ SANAT TARİHİ DERSLERİNİN TARİHİ SÜREÇ İÇİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİYLE KARŞILAŞTIRILMASI

    No full text
    Bu araştırmada, Türkiyede ortaöğretim kurumlarında, sanat tarihi eğitiminin tarihsel gelişimi, bu günkü durumu ve Avrupa Birliği Ülkeleri ile karşılaştırılması yapılmıştır. Bunun için öncelikle, sanat tarihinin tanımı, Türkiyede ve dünyada sanat tarihinin gelişimi, Türkiyede sanat tarihi eğitiminin lise müfredat programlarına alınması ve geçirdiği değişiklikler tespit edilmiştir. Elde edilen bilgiler ışığında, Türkiyede ve Avrupa ülkelerindeki (Almanya, Fransa, İtalya) ortaöğretim kurumlarındaki sanat tarihi derslerinin karşılaştırılması yapılarak önerilerde bulunulmuştur. Yapılan bu çalışmalar sırasında literatür tarama yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca Almanya, Fransa ve İtalya Elçiliklerinden, bu ülkelere ait Türkiyede bulunan okullardan, yurt dışındaki elçilik ve okullardan, Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden sözlü ve yazılı bilgilere ulaşılmıştır. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, Almanya, Fransa ve İtalyada, Türkiyeden farklı olarak, sanat tarihi dersleri, öğrencinin aktif olduğu bir yöntemle işlenmekte ve izlenen müfredat programı günlük yaşama dahil edilmektedir. Buna rağmen, bu üç ülkenin müfredat programlarına ulaşırken yaşanan zorluklardan ve görüştüğümüz insanların bu dersten haberdar olmamalarından anlaşıldığı üzere, sanat tarihi eğitimi, Avrupa ülkelerinde de sorunludur. Bu gün ülkemizde sanat tarihi dersleri gereken öneme kavuşamamış. Bunun en önemli nedeni, sanat tarihi derslerinin zorunlu dersler arasında yer almaması ve bu eğitimden yoksun nesiller yetişmesidir

    ORTAÖĞRETİM 9. SINIFLARDA DİL ÖĞRETİMİNDE DRAMA YÖNTEMİNİN ETKİLİLİĞİ

    No full text
    Bu arastırmada ortaögretim 9.sınıfların Dil ve Anlatım dersinde dil bilgisi konularının ögretiminde, drama yöntemi kullanılarak etkinlikler yapılmıs ve kullanılan yöntemin ögrencilerin konuları ögrenme düzeyini arttırıp arttırmadıgını incelemek amaçlanmıstır. Bu amacı gerçeklestirmek için; Kırsehir il merkezinde 2006-2007 ögretim yılında dört ortaögretim kurumunda okuyan 100ü deney 100ü kontrol grubu olmak üzere toplam 200 ögrenci, arastırmanın örneklemini olusturmustur. Arastırmanın modeli ise, Son-Test Kontrol Gruplu Deneme modelidir. Arastırmada, Cümle(Tümce) Bilgisi ünitesinden seçilmis Cümlenin Ögeleri konusu için drama etkinlikleri hazırlanmıstır. 08/01/2007-12/01/2007 tarihleri arasında konu, deney grubuna drama etkinlikleriyle, kontrol grubuna ise geleneksel yöntemlerle islenmistir. Konuların ögretimi bittikten sonra konularla ilgili kazanımları ölçmeyi amaçlayan 25 soruluk basarı testi her iki gruba da son test olarak uygulanmıstır. Basarı testinden elde edilen veriler bagımsız t-testiyle analiz edilmistir. Arastırmanın bulgularına göre; cümlenin ögeleri konusunda ögrencilerin ögrenme düzeyleri arasında drama yöntemiyle ders isleyen deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmustur. Bundan hareketle; 9.sınıfların Dil ve Anlatım dersinde dil bilgisi konularının ögretiminde drama yönteminin ögrencilerin ögrenme düzeylerini olumlu yönde etkileyecegi sonucuna varılmıstır

    IEEE 802.11 kablosuz ağlarda güvenlik

    No full text
    Kablosuz ağlarda bağlantı hızının kullanıcılar için makul seviyelere çıkması kablosuz ağ kullanımını yaygınlaştırmıştır. Kablosuz ağların geniş bir şekilde kabul görmesi ve bu ağlara olan gerekliliğin artması, kablosuz ağların güvenliği ile ilgili bazı endişeleri de beraberinde getirmiştir. Kablosuz ağ güvenliği için birçok yöntem mevcuttur ve her geçen gün geliştirilmektedir. Kullanılan bu yöntemlerden bazıları güvenlik açıklarına sahiptir. Bu açıklardan dolayı kablosuz ağlar tehdit altındadır. Bu çalışmada kablosuz ağların korunması için geliştirilen IEEE güvenlik algoritmalarının açıkları anlatılmış ve bu açıklardan yararlanılarak kablosuz bir ağa nasıl dâhil olunacağı gösterilmiştir

    BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİNİN SINIF YÖNETİMİ YAKLAŞIMLARI VE KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA (Ankara İli Örneği)

    No full text
    Bu araştırmanın amacı; Ankara ilinde ortaöğretimde görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımları ve karşılaştıkları sorunları saptamaktır. Araştırma betimsel bir yöntem içermektedir. İlgili literatür taranarak ortaöğretimde beden eğitimi spor ve sınıf yönetimi ile ilgili bilgiler verilip, bu bilgiler diğer çalışmalarla ve bazı sayısal verilerle desteklenmiştir. Araştırma için ayrıca ortaöğretimde görev yapan öğretmenlere bir anket uygulanmıştır. Bu anketten elde edilen verilerle araştırmanın problemine çözüm aranmıştır. Araştırmanın evrenini, 20052006 öğretim yılı Ankara ili merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaöğretim okullarında görev yapan beden eğitimi öğretmenleri örneklemini ise bu öğretmenlerden tesadüfî örneklem metodu ile seçilen 190 beden eğitimi öğretmeni oluşturmuştur. Buradaki beden eğitimi öğretmenleri araştırmanın grubunu oluşturmuştur. Araştırmada anket yoluyla toplanan veriler kullanılarak frekans ve yüzde dağılımları bulunmuş, beden eğitimi öğretmenlerinin hizmet içi durumlarına göre ve cinsiyet durumlarına göre, ankete verdikleri cevapların değerlendirilmesinde t-testi, kıdem durumlarına göre ankete verdikleri cevapların değerlendirilmesinde anova testi kullanılmış, verilerin değerlendirilmede ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında ise SPSS 10.0 istatistik paket program kullanılmıştır. Sonuçta; atari oyunlarıbeden eğitim öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımlarının tepkisel yöntem kullandıkları ve dersin işlenmesi için gerekli tesis, araç-gereç, fiziksel mekan, idare ve diğer branş öğretmenlerinden destek alamamak, ailelerin ilgisizliği, öğrencilerin kıyafet sorunları ile karşılaştıkları sonucuna varılmıştır. Beden eğitimi müfredat imle programlarının tam olarak uygulamasının yapılamadığı söylenebilir

    BABALARIN BABALIK ROLÜNÜ ALGILAMALARIYLA KENDİ EBEVEYNLERİNİN TUTUMLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ

    No full text
    Bu araştırma; babaların babalık rolünü algılamaları ve babalık rolünü algılayışlarında kendi ebeveynlerinin tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 2000 yılı Devlet İstatistik Enstitüsü, Ankara ili Çankaya ve Mamak ilçeleri nüfus bilgileri ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü Resmî İlköğretim Okulları ana sınıfları öğrenci sayıları dikkate alınarak evrenden rastgele örnekleme yöntemi ile belirlenen 12 ilköğretim okulunun ana sınıfı öğrencilerinin babalarından oluşmaktadır. Çankaya ilçesinden 228 ve Mamak ilçesinden 161 olmak üzere, toplam 389 baba, araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak babaların demografik bilgilerini elde etmek amacıyla Kişisel Bilgi Formu; babalık rolü algısını ölçmek amacı ile Babalık Rolü Algı Ölçeği (BRAÖ) ve anne baba tutumlarını ölçmek amacıyla ise Anne-Baba Tutum Envanteri (ABTE) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi S.P.S.S.10 Babaların babalık rolü algısında; babaların öğrenim durumları, çalışma durumları, gelirleri, ilk baba olma yaşları, sahip olduğu çocuk sayıları, çocukların cinsiyetleri ve aile yapılarına göre anlamlı farkların olduğu (p<0,05); babaların mesleklerine göre ise anlamlı bir farkın olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Babanın ebeveyninin ekonomik düzeyi ile demokratik aile yapısı ve koruyucu istekçi aile yapısı arasında; babanın ebeveyninin gelir durumu ile ilişkili otoriter aile yapısı, demokratik aile yapısı ve koruyucu istekçi aile yapısı arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Babanın babasının gelir durumuna göre ise otoriter aile yapısı, demokratik aile yapısı ve koruyucu istekçi aile yapısı arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bu çalışmada babalık rolü algısı arttıkça; otoriter ve koruyucu - istekçi anne baba tutumlarının artığı saptanmıştır. atari oyunları Çocuğun yaşamında anne kadar babanın da önemi büyük olduğundan babaların çocuğuna daha fazla kaliteli zaman ayırması gerekmektedir

    KIRGIZ KÜLTÜRÜNDE KEÇE SANATI VE KEÇE YAPANLARIN EĞİTİM DURUMLARI

    No full text
    Arastırmaya konu olan tepme keçeler; yünün nem, ısı, basınç ve hareket etkisinde birbirine çözünmeyecek sekilde kenetlenmesinden elde edilen yüzeylerdir. Tepme keçeciligin hammaddesi koyunlardan elde edilen yün lifidir. Kırgızistan keçecilik için ihtiyaç duyulan hammadde yönünden hazır bir ortama sahip olmasına ragmen bu sanat dalı; yogun emek ve zaman istemesi; verilen emegin ve zamanın karsılıgında üretim miktarının fazla olmaması; ürünlerin elde edilen gelirin yeterli düzeyde bulunmaması ve en önemlisi sınırlı kullanım gibi nedenlerle giderek azalmaktadır. Bu arastırma; Orta Asya ülkelerinden biri olan Kırgızistanın baskenti Biskekte bulunan Kıyal isletmeciliginde üretilen keçe sanatının tarihini, kullanım yerlerini, kullanılan araç ve gereçlerini, renk ve bezeme özelliklerini, teknigini ve keçe yapan bireylerin egitim durumlarını incelemek üzere planlanmıs ve yürütülmüstür. Arastırmanın amacını; geçmisten günümüze tepme keçe sanatının Kırgız kültürü içerisindeki yerinin ve öneminin belirtilmesi; tepme keçe ürünlerinin elde edilmesinde kullanılan araç ve gereçler ile uygulanan teknik ve kullanım alanlarının incelenmesi; ürünlerde bulunan ve yöresel özellik tasıyan renk, motif ve desenlerin belgelenmesi; tepme keçe üreten bireylerin egitim durumlarını tespit etmektir. Arastırmanın evrenini Kırgızistanda tepme keçeciligin yogun olarak yapıldıgı Kıyal isletmeciligi, örneklemini keçe yapan bireyler ve bu bireylerin yaptıgı 35 adet ürün olusturmustur. Tepme keçe atölyesinde üretilen ürünlerde kullanılan motif isimlerinin ve kompozisyon özelliklerinin belgelenmesi amacıyla, incelenen her bir ürüne iliskin fotograflar çekilmis ve bu ürünlerin çizimleri küçültülerek yapılmıstır. Tepme keçe sanatı Orta Asyada baslı basına çok önemli ve degerli bir el sanatıdır. Özellikle göçebe hayatı tasıyan Kırgızlar tarafından bu is en güzel, en yararlı bir biçimde, tarihin çok eski çaglarından günümüze kadar devam ettirilmistir. Tepme keçe üretimi; ön islemler, keçelestirme ve bitirme islemleri olmak üzere üç temel asamada tamamlanmaktadır. Tepme keçe ürünleri desenli veya desensiz üretilmektedir. Arastırma kapsamına alının atölyede desenli tepme keçe ürünlerinin bezemeleri üretim asamasında yada teknige göre sonradan gerçeklestirilmektedir. Bezemelerde dogal renge sahip veya sentetik boyalarla renklendirilmis yün elyafından yada ince keçe yüzeylerinden, kumas veya renkli ipliklerden yararlanılmaktadır. Bazı tepme keçe ürünleri ise desensiz üretilmekte ve daha sonra aplike, mozaik, isleme vb, tekniklerle bezenmektedir. Atölyede üretilen tepme keçe ürünlerinin kullanım yerlerine göre yaygı, ev keçesi, at keçesi, çoban keçesi, kundak, patik, terlik, yelek, kapı perdesi, pano, pano-perde, lamba gibi farklı ihtiyaçları karsılayan çesitleri vardır. Tepme keçe ürünlerin dikdörtgen, kare, daire ve degisik sekilli olmak üzere çesitli formlarda üretilmektedir. Bu ürünlerin boyutlarının kullanım amacına baglı olarak degisiklik gösterdigi tespit edilmistir. Tepme keçe ürünlerine uygulanan bezeme gruplarının da degisiklik gösterdigi anlasılmıstır. Ürünlerde geometrik bezemeler yogun olmak üzere yaprak, çiçek, dal gibi bitkisel ve koç boynuzu, karga tırnagı, kus gibi figürlü bezeme türleri kullanıldıgını ortaya koymaktadır. Atölyede üretilen farklı tekniklerle bezenmis tepme keçe ürünleri, bu ürünlerde kullanılan renk, motif ve desenleri belgeleyen çizimleri ve araştırmacı tarafından günümüz ihtiyaçlarına yönelik olarak geliştirilen tepme keçe sanatına yeni bir boyut kazandırmayı amaçlayan, yaratıcı özelligi bulunan 35 adet çesitli ürün örnekleri sunulmuştur

    GAZİ EĞİTİM FAKÜLTESİNİN 1982-2004 YILLARI ARASINDAKİ TARİHSEL GELİŞİMİ

    No full text
    Bu araştırmada Gazi Eğitim Fakültesinin 1982-2004 yılları arasında nasıl bir gelişme gösterdiği incelenerek, Türk öğretmen yetiştirme sistemindeki yeri ve önemi ele alınmıştır. Ortaokullara öğretmen yetiştirmek amacıyla 1926-1927 öğretim yılında Orta Muallim Mektebi adıyla kurulan ve 1978e kadar Gazi Eğitim Enstitüsü adıyla hizmet veren, 1979-80 öğretim yılında öğrenim süresi 3 yıldan 4 yıla çıkarılarak Gazi Yüksek Öğretmen Okulu adıyla yeniden yapılandırılan bu kurum, öğretmen yetiştirme görevinin üniversitelere devredilmesiyle birlikte 1982 yılında Gazi Eğitim Fakültesi adıyla Gazi Üniversitesine bağlanmıştır. Bununla yeni bir yapı, statü ve işleyişe kavuşan Gazi Eğitim Fakültesi 1982 yılından günümüze önemli gelişmeler göstermiştir. Bu gelişmelerden ilki 1992 yılında yapılan düzenleme ile (4 yıllık) Eğitim Yüksek Okulları, Eğitim Fakültelerine sınıf öğretmenliği bölümü olarak eklenmiştir. Yine bu düzenleme ile Beden Eğitimi ve Spor Bölümü, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu olarak Rektörlük merkezine bağlanmıştır. 1994 yılı sonunda başlayan ve 1998 yılında tamamlanan YÖK/Dünya Bankası Hizmet Öncesi Öğretmen Eğitimi Projesi kapsamında eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması gerçekleştirilmiştir. Yeniden yapılandırma çerçevesinde İlköğretim ile Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümleri açılmış, fakültenin orta öğretime öğretmen yetiştirmeyi amaçlayan bölümleri 5 yıllık; ilköğretime yönelik bölümleri yıllık eğitim-öğretim programları uygulayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Bütün bu düzenlemeler sürecinde önemli aşamalar kaydeden Gazi Eğitim Fakültesi; örgün ve yaygın eğitimin her kademesi için öğretmen, yönetici, denetici ve uzman yetiştirmede köklü geçmişinden getirdiği birikim ve deneyimin çağdaş kuramlar ve araştırmalar yoluyla ortaya koyduğu bilgilerle bütünleştirerek, öğretmen eğitiminde, ulusal ve uluslar arası düzeyde eğitim politikalarının yönlendirilmesinde, bilimsel bilgi üretme ve yaymada önemli bir yere sahip olmuştur

    İLKÖGRETİM OKULLARI 8. SINIFLARDA TOKAT YAZMA MOTİFLERİNİN ÖZGÜN BASKI ÇALIŞMALARINDA UYGULAMA ETKİLİLİĞİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

    No full text
    Bu arastırma ile Tokat yazma motiflerinin uygulatılmasının ilkögretim okullarının 8. sınıflarında uygulanan Özgün baskı çalısmalarında, ögrenci basarısı üzerine etkileri arastırılmıstır. Bu arastırmanın örneklemini Millî Egitim Bakanlıgına baglı Trabzon Maçka Kardesler ilkögretim Okulu 8/A ve 8/B sınıflarında 2005/2006 egitim ögretim yılında ögrenim gören ögrenciler olusturmustur. Ögrencilerle yapılan arastırma boyunca deney ve kontrol grubu seçilmis deney grubuna arastırmanın konusu olan Tokat yazma motiflerinin uygulatılmasının ilkögretim okullarının 8. sınıflarında uygulanan özgün baskı çalısmalarında, ögrenci basarısı üzerine etkileri arastırılırken, kontrol grubuna okulun kadrolu ögretmenlerinin müfredatlarına göre, Resim-is (Görsel Sanatlar)dersi içerisinde, baskı teknikleri konusunda yapılması planlanan çalısmalar aynen uygulanmıstır. Çalısma boyunca deney grubundaki ögrencilerle çalısmayı daha da basarılı kılmak amacı ile çok alanlı sanat egitim yönteminden faydalanılmıs olup, çalısmanın basında ve sonunda deney ve kontrol grubundaki ögrenciler Öntest-Sontest, Ögrenci Tutum Ölçegi uygulanmıstır. Ayrıca çalısma sonunda ögrencilerin görüslerini tespit etmek için ögrencilere arastırma sonunda ögrenci görüsme formu uygulanmıstır. Böylece ögrencilerin arastırma sonucundaki fikirleri tespit edilmeye çalısılmıstır. Arastırma verilerinin çözümlenmesinde Excel ve SPSS (Statical Packege For Sociual Science) arastırmadan elde edilen nicel veriler tanımlayıcı ve çıkarımlı istatistik yöntemleri ile analiz edilmistir. Çıkarımlı istatistik teknikleri olarak bagımsız t testi ve Kovaryans (ANCOVA) analizi kullanılmıstır. Bagımsız t testi ile kız ve erkek ögrencilerin basarı ve tutumları arasındaki farklılıklar, ANCOVA ile deneysel çalısmanın etkililigi test edilmistir. Görüsme formundan elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmustur. Yapılan arastırma sonunda ögrencilerin bilgilenme düzeylerinde artıs oldugu tespit edilirken, derse karsı tutumlarında kayda deger bir farklılık olmadıgı görülmüstür. Arastırmanın sonucunda elde edilen verilerde görsel sanatlar derslerinin 8. sınıflarda daha çok yaklasan OKS sınavlarından ötürü çok zayıf geçtigi ögrencilerin sınav odaklı çalıstıkları için ifade ve beceri gerektiren derslerle, yabancı dil derslerine de gereken önemi ve zamanı ayırmadıkları, velilerin ve okul idarelerinin de aynı tutumda oldukları gözlemlenmistir. Sonuç olarak, okullarımızda görsel sanatlar derslerinin daha etkili, ögrencilerimizin sanat egitimlerinin gerekliligi anlamaları ve yörelerimize göre farklılık gösteren kaybolmaya yüz tutmus sanatlarımızın yasatılması için Milli Egitim Bakanlıgı, Kültür Bakanlıgımız ile bu bakanlıklarımıza baglı kurumlarımızın, koordineli bir biçimde çalısarak, sanat egitimine gereken önemin verilmesi için gerekli çalısmaları yapmaları gerekmektedir

    19. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğuna Telgraf Teknolojisinin Transferi

    No full text
    Bu çalışmanın amacı telgraf teknolojisinin Osmanlı imparatorluğuna nasıl transfer edildiğini, kısa zamanda telgraf ağının Osmanlı topraklarına nasıl yayıldığını araştırmaktır. Batılı ülkeler ile karşılaştırıldığında, Osmanlı İmparatorluğuna telgraf iletişiminin girişi yaklaşık olarak on yıl gecikmiştir. Bununla birlikte, Osmanlılar, iletişimin bu önemli aracının önemini çabuk kavramışlardır. İlk hatlar, Kırım Savaşı boyunca İngiliz ve Fransızlarca askeri amaçlı olarak çekilmiştir. Fransız Orman Memuru Bay A. de la Rue ve Osmanlı tebasından Bay E. Blacquea savaş sırasında sivil hatları çekme imtiyazı verilmiştir. Edirne-Şumnu hatının tamamlanmasından sonra Osmanlı hükümeti bunların kontratlarını iptal etmiş, bir telgraf komisyonu oluşturulmuş, daha sonra da telgraf müdürlüğü kurularak bu işi kendisi üstlenmiştir. Osmanlı hükümeti ve halkının telgraf hat çekilmesindeki yardımlaşması, Bursa hariç, Osmanlı devletinin batı yakası için özellikle söylenebilir. Bab-i Ali deki tercüme odası memurlarının Osmanlı telgraf idaresinin kurulmasında önemli bir yeri vardır. Telgraf idaresinin ilk müdürü, Mehmet Efendi, Türkçe Mors kodlarının mucidi ve ilk telgraf muhabere memurların eğiticisi Mustafa efendi ve de ilk tükçe Muhaberat memuru Feyzi Efendi ve diğerleri Tercüme odasından gelmektedir. 1856dan sonra, Fransız ve İngiliz memurların yavaş yavaş memleketlerine dönüşü ile boşalan kadrolara Türk memurlar yerleştirilmeye başlandı. Kelimenin gerçek anlamıyla Osmanlı telegraf idaresinin Osmanlılaştırılması 1871 gerçekleşti. Telgrafın mekanik aksamı Ortaçağ saat yapımına kadar inmektedir. Osmanlı İmparatorluğunda da saat yapımcısı Osmanlı tebasından telegraf tamircisi olarak yararlanıldı. Bunlardan birisi olan Bay Mikail ilk yerli telgraf makinasını icat etti. Yeterince ilginçtir ki, otomatik telegrafı bulan Alexander Bain de İskoç asıllı bir saatçidir. Uluslararası ve bire bir antlaşmalarla komşu ülkeler ile telgraf hatlarının bağlantısını temin eden, Osmanlı hükümeti özellikle 1864 antlaşması ile Avrupa- Hindistan telgraf hattında çabuk muhabereyi sağlamak için garanti vermektedir. Osmanlı yöneticileri, Avrupadaki özel telgraf şirketleri gibi, rakiplerinden ayrı bir sistem oluşturma veya ekonomik sebeplerden dolayı, Morse makinasından daha ileri düzeyde olan Hughes makinasının önemini kavramıştır. Sultan Abdülhamitin tahta çıkmasına kadar, imparatorluğun başkenti telegraf iletişimi ağı ile bağlandı. Bütün imparatorluğu kaplayan geniş bir telgraf ağı vardı. kavga oyunu erkek oyunu 3d oyun güzel oyunlar </div

    İLKÖĞRETİMDE KULLANILAN DERS KİTAPLARININ ÖĞRETİME YARDIMCI UNSURLAR AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Araştırmada ilköğretim 3. sınıf Hayat Bilgisi ders kitapları öğretime yardımcı unsurlar açısından değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2005-2006 Eğitim-Öğretim yılında ilköğretim 3. sınıflarda okutulan; Milli Eğitim Bakanlığı, Evren ve Okyay Yayınevlerine ait hayat bilgisi ders kitapları, öğrenci çalışma kitapları ve öğretmen kılavuz kitapları oluşturmaktadır. Araştırmada ders kitaplarında yer alan tüm temaların benzer şekilde tasarlandığı varsayımıyla, B teması olan Benim Eşsiz Yuvam teması örneklem olarak alınmıştır. Araştırmanın verileri; MEBin on dereceli görsel tasarım ve ölçme-değerlendirme ölçeği beş dereceli ölçeğe dönüştürülerek, Güçlünün beş dereceli görsel tasarım, Erginin iki dereceli özetler, Kılıç ve Sevenin iki dereceli metinler arası öğeler ölçekleri ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler Exel ve SPSS program yardımıyla çözümlenmiş, verilerin yorumlanmasında yüzdeler ve aritmetik ortalamalar esas alınmıştır. Araştırma sonunda; 1. Hayat Bilgisi Ders kitaplarında görsel tasarım açısından farklılıkların olduğu saptanmıştır. 2. Hayat Bilgisi Ders kitaplarındaki sorularda sayı ve çeşitlilik açısından farklılıkların olduğu gözlenmiştir. 3. Metinler arası öğelerde eksiklikler olduğu belirlenmiştir. 4. Özetler bölümünün üç ders kitabından sadece birinde verilmiş olduğu anlaşılmıştır. kavga oyunları erkek oyunları 3d oyunlar en güzel oyunlar </div

    0

    full texts

    100

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Gazi University Archive System
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇