TED Ankara College IB Thesis
Not a member yet
1373 research outputs found
Sort by
DEĞİŞİM
Uluslararası Bakalorya programı Türkçe A dersi kapsamında hazırlanan bu tez çalışmasında, Memduh Şevket Esendal’ın “Ayaşlı ve Kiracıları” yapıtındaki değişim olgusu kadının değişimi ve devlet düzenindeki değişim olarak incelenmiştir. Tezin amacı, değişim sürecinde olan toplumdaki kadın figürlerin bu değişimden nasıl etkilendiğinin değerlendirilmesidir. Bu çalışmada değişim; kadının değişimi, toplumdaki yeri, ailedeki önemi ve devlet düzenindeki değişim olarak ele alınmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde yapıtta yer alan farklı kadınların özelliklerine ve bu değişimin bu figürleri nasıl etkilediğine yer verilmiştir. Gelişme bölümünde ise, kadın figürlerin aile, toplum, evlilik ve çalışma hayatında yaşadığı değişimler; yeni kurulan toplum düzeninden devlet dairesinde yaşanan yozlaşmalar, anlatıcı ile yaşanılan olaylar ve diyaloglar üzerinden incelenmiştir. Sonuç kısmında da, değişen toplumun bireye, özellikle de ilk defa toplumda söz sahibi olma imkânı bulmuş kadına etkisine ve kişiyi etkileyen toplumun devlet düzeninde yol açtığı sorunlara değinilmiştir
Füruzan Öykülerinde Toplumsal Sorunlar
Türkçe A1 dersi kapsamında uzun tez çalışması olarak hazırladığım bu çalışma için Füruzan’ın “Parasız Yatılı” adlı yapıtından “Taşralı”, “Nehir”, “Sabah Eskimişliğin”, “Parasız Yatılı”, “Özgürlük Atları” ve “Piyano Çalabilmek” adlı öyküleri seçtim. Bu öyküde işlenen sosyal gerçeklikler ilgimi çeken bir konu olduğu için tezimi Füruzan’ın öyküleri üzerinden kanıtlamak istedim. Bu gerçeklikleri “yoksulluk, eğitimsizlik, kuşak çatışması” kavramları aracılığıyla inceledim. Sonuç olarak öykülerde toplumun farklı kesimlerinden olan figürler, beraberinde getirdikleri toplumsal sorunlar ve işlevlerinin öykülere yansıyışını incelerken yazarın dünya görüşü ve sanat anlayışını da göz önünde bulundurdum. Böylece öykülerde işlenen toplumsal sorunları kanıtlamış oldum
Optimum amount of ammonia (NH3) solution concentration has the greatest effect on the growth of Lens culinaris (Lentil) counted by the number of seeds.
In my research, my aim has been to find out optimum amount of ammonia (NH3 solution) to raise the yield of Lens culinaris (Lentil), so that maximum amount of Lens culinaris (Lentil) can be obtained to satisfy protein demand of developing and underdeveloped countries with limited agricultural land available and minimum input costs. In my research, I found out that Nitrogen and Phosphate were critical elements for raising the quality of food crops. However, I found out that there were a great deal of studies on phosphatic fertilizer while there was few, if no, study on the effects of Nitrogen in Lens culinaris (Lentil) farming, partly because Nitrogen was deemed to have a slightly less contribution on the growth than Phosphate. So, my research would close a gap in the literature to an extent. In the study I picked ammonia (NH3 solution) which is a Nitrogen rich fertilizer.
To prove my hypothesis, I set up an experiment which took me 7 months to complete. The number of Lens culinaris (seed number) was dependent variable, other independent variables, such as irrigation, sun radiation etc. were kept constant while amount of ammonia (NH3 solution), an independent variable, was changed during experiment. After germination, the seeds were separated according to the height of the each individual crop into 5 distinct groups. 25 pots with 5 different colors representing groups were used. The first group was labeled as “Control Group” which would not receive any ammonia (NH3 solution), representing a reference point. Experiment Group-1 was the group that would be treated with 5 mg. of ammonia (NH3 solution), Group-2, Group-3 and Group-4 would be treated with 10 mg., 15 mg. and 20 mg. of ammonia (NH3 solution) respectively. Counting the seed number of the crop in each pot simultaneously was conducted in every 10-day interval for 90 day period.
Results I obtained supported my research question and validated my hypothesis that optimum amount of ammonia (NH3 solution) concentration has the greatest effect on the growth of Lens culinaris (Lentil)
DELİ KIZIN ÖYKÜSÜ
Uluslararası Bakalorya Programı, Türkçe A dersi Türk Dili ve Edebiyatı alanında ele alınan bu tezde, Latife Tekin’in “Sevgili Arsız Ölüm” adlı romanında geleneksel yapının odak figürün var oluş sorunu üzerindeki etkileri, neden ve sonuçlarıyla incelenmiştir. Bu doğrultuda verilen odak figürün var olamaması ve odak figürün var olma çabası karşıtlığından yola çıkılarak, odak figürün var oluş sürecindeki acılı çırpınışlarına ve topluma yabancılaşmasına bir pencere açılmıştır. İki bölümden oluşan tezin birinci bölümünde odak figürün var olamaması sürecinde toplumsal yapı ve batıl inanç alt başlıkları verilirken, ikinci bölümde odak figürün var olma çabası doğaya ve edebiyata sığınış alt başlıkları üzerinden incelenmiştir. Tezin sonucunda odak figürün var oluş sürecinde, yaşadığı sancılı dönemin, farklı bir düşünse yapısına sahip olmasından dolayı toplum tarafından ötekileştirilmesinin, düşüncelerinden olabildiğince ödün vermemeye çalışırken bulunduğu geleneksel yapının baskısıyla mücadele etmek zorunda kalmasının etkili olduğu gözlemlenmiştir
MASUM BİR ARAYIŞ: AİDİYET
Uluslararası Bakalorya Programı A Dersi kapsamında bitirme tezi olarak hazırlanan bu çalışmada Orhan Pamuk’un aşk, evlilik, aile, mutluluk, sosyolojik ve psikolojik değişimleri içeren Masumiyet Müzesi adlı yapıtı incelenmiştir. Tezin araştırma konusu yapıtın odak figürü Kemal Basmacı’nın içinde bulunduğu aidiyetsizlik duygusunun neden ve sonuçlarının irdelenmesidir.
Yapıtta, olay örgüsünün baskın olarak bir aşk hikâyesi etrafında şekillenmesine karşın temel izlek aidiyet arayışı gibi insani dürtüler üzerine kurulmuştur. Bu bağlamda odak figürün duygu durumu incelenmiş, onda aidiyetsizlik duygusunu yaratan etmenler saptanarak doğurduğu sonuçlara bağlanmış ve değerlendirmeler olaylar üzerinden temellendirilmiştir.
Çalışmada, odak figürün ailesinin beklentileri, arkadaş çevresinin yaşam tarzları ve içinde yaşadığı toplumun normlarına duyulan yabancılığın aidiyetsizlik duygu durumunun oluşumunda oynadığı roller irdelenmiş, bu soyutlanma sürecinin sonunda odak figürün uzak akrabası Füsun ile yaşadığı aşk, onu anımsatan objeleri saklamasıyla başlayan toplayıcılık ve manevi yolcuğu sonunda oluşturduğu zaman felsefesi ile aidiyeti yeniden bulduğu sonucuna varılmıştır.
Yapıt odak figür Kemal’in deneyimlediği aidiyetsizlik duygusu; aidiyetsizliği yaratan etmenler ve yeniden aidiyet arayışı olacak şekilde iki bölümde incelenecektir
RAİF EFENDİ’NİN SINIRLARA HAPSEDİLEMEYEN MARIA PUDER’İ
Uluslararası Bakalorya Diploma Programı, A1 Türk Dili ve Edebiyatı dersi kapsamında hazırlanan bu tezde, Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna adlı yapıtında odak figürlerden biri olan Maria Puder kişilik özellikleri temel alınarak ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Bu tezin yazılış amacı, Maria Puder’i diğer insanlardan ayıran, farklı olan yönlerinin oluşumunda etkili olan etmenleri belirlemektedir. Bu sebeple tezin temellendirildiği konu, Puder’in yaşam algısının şekillenmesinde etkili olan kavramlar olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda, yapıtta Maria Puder tarafından aktarılan anılar ve düşüncelerle yaşamında hangi olayların etkili olduğu saptanmıştır. Bu tez dört ana başlık altında değerlendirilmiştir.
Yapıtta iki farklı öykü, iki mekan ve iki zaman vardır. Odak figür ile ilgili okuyucunun bilgi sahibi olduğu bölüm Raif Efendi’nin günlüğünün okunduğu bölümdür. Bu sebeple bu tezde ağırlıklı olan o kısımdan yararlanılmıştır. Onu diğer insanlardan ayıran farklı düşüncelerinin oluşmasında etkisi olan etmenler aile yapısı, geçmiş tecrübeleri ve Raif Efendi’yle olan ilişkisi olarak üç bölümde incelenmiştir. Oluşturulan bu bölümlerde, Puder’in yaşadığı olayların onun üstünde bıraktığı etkiler değerlendirilerek, “onu olduğu insan” yapan özelliklerle ilişkilendirilmiştir
SON ADA, SON ÜTOPYA
Çalışma, Ulusal Bakalorya Programı A1 Türk Dili ve Edebiyatı dersi çerçevesinde bitirme tezi olarak hazırlanmıştır. Tezde, Zülfü Livaneli’nin Son Ada adlı eseri demokrasi ve eşitlik kavramları bağlamında inceleme yoluyla ele alınmıştır.
Tezin giriş bölümünde ‘’ütopya’’ ve ‘’distopya’’ kavramlarının tanımlarından yola çıkarak Son Ada yapıtında ütopya- distopya ilişkisi değerlendirilmiştir. Burada; öncelikle tanımlamalar yapılmış, iki zıt kavram örneklerle ve tanık gösterme yöntemi ile desteklenerek karşılaştırılmıştır, ‘’yönetim’’ kelimesinin tanımı yapılmış ve yöneten-yönetilen ilişkisi bağlamında ‘’düzen’’ olgusu değerlendirilmiştir. Ardından yapıtın konusu ve içeriği hakkında bilgi verilerek önceki paragraflarda ele alınmış olan kavramlar doğrultusunda bir inceleme yapılarak tezin araştırma sorusu olan ‘’ Zülfü Livaneli’nin, ütopya-distopya temelinde yükselmiş olan Son Ada adlı yapıtında “demokrasi” ve “eşitlik” kavramlarının verilmesinde, roman figürlerinin, motiflerin ve anlatım tekniklerinin işlevi nedir?’’ sorunun alt yapısı oluşturulmuştur.
Gelişme bölümünde ise; giriş bölümünde değinilen kuramlar, demokrasi ve eşitlik izleklerine yapıt figürlerinin; anlatıcı, yazar, başkan, Lara, bakkalın oğlu etkisi altında incelenmiştir. Ardından izleklerin oluşması bağlamında ada uzamı, martılar, orman, tilkiler, yılanlar ve leylekler şeklindeki motifler bağdaştırılarak detaylı incelenmiştir. Sonrasında anlatım tekniklerinden olan anlatma-gösterme tekniği, tasvir-betimleme tekniği ve laytmotif tekniklerinin demokrasi ve eşitlik izleklerinin oluşmasında etkileri değerlendirilmiştir.
Sonuç bölümünde ise, giriş ve gelişme bölümünde açıklanan ve tanımlanan kavramların demokrasi ve eşitlik kavramlarının oluşmalarına etkilerinin değerlendirilmesi anlatılmış ve saptamalar belirtilmiştir. Araştırma süresince bilimsel çalışma yöntemleri uygulanmaya özen gösterilmiş aynı zamanda sentezlenen bilgilerin tarafsız gözle değerlendirilmesinin ardından çalışmada yararlanılan birincil ve ikincil kaynaklar ‘’ kaynakça’’ bölümünde belirtilmiştir
Transformation of a Young Irishman
James Joyce’s novel “A Portrait of the Artist as a Young Man” tells the story of a
young Irish boy in the early 20th century. The protagonist goes through a huge transformation
as he faces the issues present in the society of Ireland at the time. James Joyce also
experienced a childhood in that time in Ireland and had a relatively similar life. Therefore, I
have aimed to answer the following research question in my extended essay: “How do the
social and cultural changes in the early 20th century Ireland relate the protagonist’s
transformation to the author’s life in James Joyce’s novel “A Portrait of an Artist as a Young
Man”?”
I will be investigating this question under the topics of religion, education, social
statuses, unionism and nationalism. The protagonist, Stephen Dedalus, and James Joyce,
despite being born into a country under religious influence and having received religious
education, decided to steer clear of religious practices. Even though they were parts of
nationalist households and were surrounded by unionists at school, they chose to support
neither side. They both had the economic status of lower middle class and felt the
discrimination done towards them at school because of it. They both received high class
education and were successful at it. These conditions they faced shows that the issues present
in Ireland at that time affected their transformations greatly and in almost identical manner.
The conclusion I have reached was that the social and cultural changes in early 20th
century affected both Stephen Dedalus and James Joyce’s transformations in the same
manner, making Stephen’s conflicts, in a way, reflections of the transformation of James
Joyce in his youth. In the end, these changes in Ireland made them gain unique perspectives
towards issues such as religion, economic statuses, education and nationalism
DÜNYAYI DOĞA’NIN GÖZÜNDEN ALGILAMAK
Uluslararası Bakalorya Programı A1 Türk Dili ve Yazını dersi kapsamında hazırlanan bu tezde; Hakan Bıçakcı’nın “Doğa Tarihi” isimli romanındaki odak figür Doğa’nın, hayatında meydana gelen değişikler doğrultusunda, kendi algısının yönetimini ve ruhsal dengesini yitirmesinin ardında yatan sebepler açılarak anlatılmaktadır.
Çalışmanın giriş bölümünde; algının ve algı yönetiminin tanımı ile birlikte algıyı etkileyen faktörler, Doğa’nın kişilik özellikleri ve yaşadığı olaylar ile bağdaştırılarak ele alınmıştır. Algıyı faktörlerin hangilerinin, Doğa’nın hangi özellikleri ile bağlantılı olduğu ve bu faktörlerin Doğa’nın algısını nasıl etkilediği anlatılmıştır.
Çalışmanın devam eden gelişme bölümünde iki ana başlık ve bu ana başlıkların ikincisine bağlı olarak geliştirilen iki de yan başlık bulunmaktadır. Bu başlıklardan ilkinde; Doğa’nın geçmişten gelen anılarını silmeye çalışmasının fakat bunun başarısız oluşunun, odak figürün algısı üzerindeki etkisi anlatılmaktadır.
Gelişme bölümünün ikinci ana başlığında ise; Doğa karakterinin plaza yaşamında başına gelen olayların Doğa’nın algısına olan etkisi, plaza yaşamının stres içerikli ortamı ile arasında bağlantı kurularak açıklanmaktadır. Daha sonra odak figürün algısına olan bu etki, iki ayrı yan başlık altında, Doğa’nın yaşadığı ruhsal denge kontrolünün yitimi ve benlik karmaşası olarak detaylandırılarak, romandaki olaylar ile bağlantısı kurularak anlatılmıştır.
Çalışmanın sonuç bölümünde ise; Doğa’nın yaşadığı bu değişimin toplumsal baskı ile bağlantısı toparlanarak anlatılmış ve bu bağlantının günümüz dünyasındaki bireyler üzerindeki etkisi anlatılmıştır. Ayrıca kaynakça bölümünde çalışma esnasında kullanılan birincil ve ikincil kaynaklar belirtilmiştir
KADINLIK ZOR ZANAAT
A1 Türkçe dersi kapsamında hazırlamış olduğum bu tez çalışmasını kadının varoluş sorunsalı temelinde oluşturmak istedim. Yetişkin kadın adayı olduğum için bu alanda bir çalışma yapmak benim yaşama hazırlanmam için önemliydi. Sosyal düzenin kurulu işleyişinde kural dışı olmak durumunda kalmış bir kadının odak figür olarak yer aldığı Refik Halit Karay’ın Yatık Emine adlı öyküsünü, araştırma alanım için uygun buldum. Öyküde yaşama tutunamayan, bu nedenle toplumun baskısı sonucu ölüme sürüklenen bir kadının trajik hayatı konu edilmektedir. Tez çalışmamda Yatık Emine adlı öykü yoluyla kadının varoluş sorunsalını değerlendirdim. Tezimi “aşk”, “insani değerler”,“ değersizlik” başlıklarında inceledim. Çünkü odak figürün içinde bulunduğu toplum aşksız, insani değerlerden yoksun ve değersizlik duygusunu içselleştirmiş bireylerden oluşmaktadır. Bu çalışma ile toplumsal yapının bireyin/kadının varoluşunda etkin olduğu sonucuna ulaştım