TED Ankara College IB Thesis
Not a member yet
1373 research outputs found
Sort by
Investigation of sounds produced by stringed instruments
This extended essay is about sound produced by stringed instruments, specifi-cally guitar. There will be 2 different parts which are about two different charac-teristics of sound. One is pitch and second is timbre (quality and characteristics of sound). Pitch will be examined by changing length and timbre by changing thick-ness of string.
I chose this experiment because I am interested in both sound and physics. I wanted know more about sound and audio. In this experiment, I learnt a lot about sound, especially guitar sound. On the other hand, I did not know how to analyze sound and this essay gave me a chance to learn it. At very first times of this exper-iment it was very hard to analyze because, I did not know what to look at.
The procedure and most of the measurements are done by same steps only, be-cause of independent variables, the data collected is different. Also uncertainties for length, diameter of string; frequency and hold time are same for both part 1 and part 2. This is why some of the uncertainties are not mentioned in part 2.
Finally yet importantly, the instruments are same for part 1 and part 2. Be-cause of this while collecting different data, the instruments are resettled for avoiding errors and measurements are done in same conditions
DIŞ GERÇEKLİĞİN YARATTIĞI KADINLAR
Uluslararası Bakalorya bitirme tezi olarak Türkçe dersi kapsamında hazırlanan bu tezin amacı, Zülfü Livaneli’nin Leyla’nın Evi adlı yapıtındaki kadın figürlerin yansıttığı dış gerçekliği değerlendirmek ve bu gerçekliğin farklılaşan noktalarının yaşam algılarına olan yansımalarını incelemektir. Yapıtın uzam ve zaman kurgusundaki çeşitliliğin kadın figürlerin karşıtlıklar bağlamında değerlendirilmesine olanak sağlaması araştırma sorusunun belirlenmesinde etkili olmuştur.
Çalışmanın giriş bölümünde araştırma sorusuna yer verilmiş, çalışmanın genel hatları ortaya konmuştur. İkinci bölümde ise kadın figürlerin yaşam algılarının oluşmasında etkili olan dış gerçeklik dört farklı uzam ve değişen zaman kurgusu çerçevesinde değerlendirilmiştir. Sonrasında yapıtın kadın figürleri Leyla, Roxy, Cemile ve Necla üzerinden dış gerçekliğin yansımaları değerlendirilmiş, figürler arasında bu özelliklere bağlı olarak kutupluluk oluştuğu görülmüştür. Tezin sonuç bölümünde ise araştırma sorusunun yanıtına yer verilmiştir. Buna göre, yapıtın dış gerçekliğini oluşturan geniş uzam ve zaman kurgusunun kadın figürlerin de farklılaşmasına neden olduğu dikkati çekmiştir. Bu çeşitlilikten hareketle, uzam ve güç değişiminin, farklı ailesel ve toplumsal yapıların, ekonomik koşulların ve değişen düzenin kadın kimliği üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır
SON MİMOZA YAZI
UBDP Türkçe A dersi kapsamında uzun tez olarak hazırlanan bu çalışmada, Cemil Kavukçu’nun “O Vakıt Son Mimoza” adlı öykü kitabında yer alan öykülerin bütününde ressam izleği ile toplumda yazar-okur ilişkisi işlenmiştir. Öykülerde Ressam Rasim, Sabri Bey, Feridun ve diğer figürler ile bu figürlerin yer aldığı uzam ve etkili yardımcı ögeler üzerinden bir yazarın yazınsal yaratım süreci işlenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde, okur ile yazarın kurgusu arasındaki ilişkinin nasıl ortaya çıktığı sunulmuştur. Gelişme bölümünde yazar-okur- eleştirmen üçgeni işlenmiştir. Bu çerçevede yapıt yaratma konusu; uzam, figür ve kurgu yaratma olmak üzere üç alt başlıkla oluşturulmuştur. Gelişme bölümünün devamımda ise iç gerçeklik ve dış gerçeklik kavramları işlenmiştir. Yapıtta Ressam Rasim ve resimlerine konu olan figürlerin yaşam algıları işlenmektedir ancak yazarın amacı bu gerçekliğe dikkat çekmek değil, bu gerçekliği kullanarak daha büyük yazındaki evrensel bir gerçekliği anlatmaktır. Bu çerçevede yaşamı yaratanları gözlemleyen olarak yazar gerçekliği ve yaşamı yapıta yansıtan olarak yazar olmak üzere iki alt başlık oluşturulmuştur. Yapıtta yazar-okur ilişkisi yansıtılırken odak figürün düşünce yapısı aktarılmıştır. Sonuç bölümünde ise yazınsal gerçeklerin yazarın yaşamının son vakitlerinde şekil aldığı belirtilerek çalışma tamamlanmıştır
Presentation of guilt and justice in Reginald Rose’s “Twelve Angry Men” and Arthur Miller’s “All My Sons”
The purpose of this extended essay is to examine the ways in which the concepts of justice and guilt were portrayed on personal as well as societal levels in the plays “All My Sons” by Arthur Miller and “Twelve Angry Men” by Reginald Rose through the question “How are the themes of justice, judgment, and guilt conveyed in Reginald Rose’s ‘Twelve Angry Men’ and Arthur Miller’s ‘All My Sons’?”. The scope of this essay covers two plays of the same era in the United States, the 1950s. After reading the two plays, the circumstances provided in them paralleled to the present world in my head leading me to think about the judicial failures and disruptions. Both works are both critical and provide insight to the era in which they were written.
The scope of this essay consists of the judicial processes and their failures, crime, guilt, and punishment in All My Sons and Twelve Angry Men. The close examination of such concepts will be made through characters and their actions and choices, events, and interactions; comparisons and contrasts and parallels to the social context and background.
This essay concludes that even in the absence of judicial implementations, the existence of guilt helps justice find its way – not necessarily in a legal way. Guilt is a fundamental agent in determining one’s actions, regardless of whether they committed a crime themselves or share a bloodline with a criminal. Direct or indirect guilt lead one to take actions to make inner peace and/or bring justice back in place. Evident non-legal justice in All My Sons prevails when both Joe and Larry Keller commit suicide out of guilt; while in Twelve Angry Men, through the efforts and deliberations of Juror Eight, the justice system is forced to make the right call
ÖLÜMÜN ÇEMBERİ
Uluslararası Bakalorya Programı, A1 dersi Türk Dili ve Edebiyatı alanında ele alınan bu tezde, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur adlı romanında ölüm izleğinin odak figür Mümtaz üzerindeki etkisi neden ve sonuçlarıyla incelenmiştir. Bu tezin amacı, ölüm kavramının Mümtaz’ın yaşamı ve düşünce dünyasındaki etkisini onun gelişim süreciyle paralel olarak ayrıntılarıyla incelemektir. Üç bölümden oluşan tezin birinci bölümünde ölümün Mümtaz’ın hayatına girişi olan babasını kaybetmesi üzerinde durulurken ikinci bölümde amcasının oğlu İhsan’ın ölümcül ve ağır seyreden hastalığı ile odak figür üzerindeki etkileri, üçüncü bölümde ise Suat figürünün ölüm korkusuyla sergilediği davranışların ve intiharının odak figür üzerindeki etkisi incelenmiştir. Tezin sonucunda odak figürün yaşamında temel belirleyici faktörün ölüm olduğu ve çevresinde yaşadığı ölümlerin onun tüm varoluşunu etkilediği gözlemlenmiştir
İSTANBUL’A FRANSIZCA GÜLÜMSEYİŞ
Uluslararası Bakalorya Programı A1 Türk Dili ve Yazını dersi kapsamında hazırlanan bu tezde, Sanayi Devrimi sonrası toplumsal değişimi kaleme alan Honore De Balzac’ın Eugenie Grandet adlı yapıtı ile birlikte, Orhan Pamuk’un 1950 sonrasında sanayileşmekte olan Türkiye’de yaşanan göç olgusunu ve değerler değişimi içinde barındıran Kafamda Bir Tuhaflık adlı eseri ele alınmıştır.
Giriş bölümünde, endüstrileşme kavramı açıklanmış, toplum yapısına etkileri genel çerçevede özetlenmiştir. Batı toplumları için Sanayi Devrimi ve Türk toplumu için “sanayileşme” olgusu, toplumsal yansımaları açısından her iki roman üzerinden kısaca değerlendirilmiştir.
“Sanayileşme ve Toplum Yapısına Etkileri” adı verilen gelişme bölümü, iki ana başlıktan oluşmaktadır. “18. yüzyılda Sanayi Devrimi” odağında endüstrileşmenin Batı toplumlarına etkilerinin anlatıldığı birinci alt bölümde; Fransız Devrimi’nin ardından değişen Batı toplum yapısı ve Sanayi Devrimi’nin ardından tüm dünyayı etkileyen yeni fırsatlar ve bürokrasi konuları ayrı başlıklar altında ele alınmış; “Türk Modernleşmesi” adı verilen ikinci alt bölümde ise Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sinin hızla gelişen sanayileşme süreci ile sanayileşmenin zorunlu sonucu olarak köyden kente göç durumu, iki ayrı başlık altında irdelenmiştir.
Gelişme Bölümü’nün ikinci başlığına “Toplumsal İlişki ve Değerlerdeki Değişim” adı verilmiş ve bu bölüm, “bireyselleşme”, “maddî güç olarak para” ve “manevî güç olarak aşk” olgularının ayrı başlıklar hâlinde ele alınmasıyla yoğunlaştırılmıştır.
Genel olarak Fransa ve Türkiye’de sanayileşme olgusuyla değişen toplumsal yapının ele alındığı gelişme bölümünde; özel bir değişim değeri olarak fazlasıyla değer kazanan paranın, insan ilişkilerinin niteliğindeki etkilerine değinilmiş, çıkar ilişkileri dolayısıyla bencilleşen insan ilişkilerinin özellikleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca, odak figürler bazında, değişime uğrayan en büyük paylaşım duygusu olan aşkın, bireyin aldığı kararlara ve eylemlere etkisi incelenmiştir.
Sonuç bölümünde ise çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapılmış; her iki yazarın ortak olarak vurguladığı değişen toplumsal yapı içinde, bu yapının olumsuz koşullarına nasıl karşı konulacağı, yapıtlardan çıkarılacak iletilerle örtüştürülerek değerlendirilmiştir
THE EFFECT OF THE TOOTHBRUSH COVERS AND THE PRESENCE OF TOILET IN THE ENVIRONMENT ON BACTERIAL GROWTH ON TOOTHBRUSHES
This extended essay focuses on the effects of using toothbrush covers and the presence of toilets in the preserving environment on the bacterial growth on toothbrushes. Hence, the research question is: “How do the presence of toilet in the environment and the usage of toothbrush covers affect the bacterial growth on toothbrushes?”
To test the hypothesis, which is “both the presence of toilet in the environment and the usage of toothbrush covers increase the bacterial growth on toothbrushes.”, total of 20 toothbrushes were used for a month by 5 different people, 4 toothbrushes for each person. Two of the toothbrushes were covered and the two of them were not. A pair consisting of one toothbrush from each group is put in a room without toilet and the other pair is put in a room with toilet. At the end of a month, the toothbrushes are taken to the laboratory and the bacterial growth on each of them is compared by the analysis of the data obtained at the end of the serial dilution and plate counting method.
It is concluded that the usage of toothbrush covers increase the bacterial growth on the toothbrushes by providing a moist environment to the bacteria, when the presence of toilet in the environment does not affect it. However, because of an unexpected data result caused by the toothpaste remnants on the bristles of some toothbrushes, a different question is raised at the end of this experiment: “Does leaving some toothpaste remnants on the bristles of the toothbrush inhibit the bacterial growth?
YANKILANAN SEVGİ OLSUN
Uluslararası Bakalorya Programı A1 Türk Edebiyatı Dersi kapsamında hazırlanan bu tez çalışmasında Adnan Binyazar’ın ‘’Kızıl Saçlı Kontes’’ adlı yapıtında yer alan öykülerde, sevgi olgusunun insanın kurduğu ilişkilerdeki etkisi ele alınmıştır. Tezin amacı, insanların hayatta kurduğu ilişkiler ve bu ilişkilerin onların hayatları üzerindeki izlerini, yapıttaki odak figürlerin iç dünyası ve öykülerde etkileşim içinde bulunduğu canlılarla kurduğu sevgi bağı üzerinden değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda, bireylerin sevgi olgusu ile karşı karşıya kaldıkları durumlardaki hal ve tavırları çözümlenmiştir. Çalışma sırasında bireyin içinde bulunduğu ilişkiler ve bu ilişkiler içinde bireyin sevgiyi nasıl yansıttığı konu edilmiştir.
Yapıtta ele alınan öykülerde insanlar ve diğer canlılarla iletişim halinde olan odak figür ve gözlemlediği hayatlar çerçevesindeki sevgi olgusu ele alınırken sevginin insan yaşamının olmazsa olması olduğuna ve insanın sevgi değerleri üzerinde ayakta kaldığına değinilmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde, insanın duygusal oluşumu, kurduğu ilişkiler ve bu ilişkilerdeki sevgi olgusunun etkisinden bahsedilmiştir. Gelişme bölümünde ise insanın insanla ve insanın diğer canlılarla ilişkilerindeki sevgi olgusuna değinilmiş ve bu sevginin odak figürler üzerindeki etkisi irdelenmiştir. Sonuç bölümünde ise; sevginin evrensel bir duygu olduğu ve bu duygunun insanın tüm ilişkilerini etkilediği sonucu ele alınmıştır
Differences in the total number of colonies that resist synthetic stomach environment of homemade and different brand of kefir samples
The aim of my extended essay is to investigate the probiotic benefits of homemade kefir and the four different brands (Ülker İçim, Altınkılıç, AOÇ, Eker) of kefir which can be easily found in the supermarkets exposed to synthetic stomach environment.
The research question is: “Will there be a significant difference between the number of alive bacteria in homemade kefir and the four different brands of kefir bought from the store, with regard to their probiotic effects after incubating the cell suspensions from each sample at pH 2 by using Cell Viability Assay method?”
My hypothesis is: “There is a considerable difference between the number of alive bacteria in homemade kefir and the four different brands of kefir bought from the supermarket after being exposed to stomach acid, known as hydrochloric acid. Homemade kefir will have the highest number of alive bacteria that resist stomach acid, while the other kefir types which are sold in the supermarkets will have lesser number of alive bacteria.”
For the purpose of examining the hypothesis and answering the research question, Cell Viability Assay method was used. All homogenized 10 ml of five kefir samples were exposed to hydrochloric acid (pH: 2) and incubated for four hours at 37 °C. After incubation, serial dilutions were prepared with kefir samples and spread all over the petri dishes. The dishes were incubated for 72 hours at 30°C in an incubator. Lastly, the number of colonies were counted and results were compared to each other.
The final results of the experiment indicated that, Ülker İçim has the highest mean number of alive bacteria colonies (313) left after being exposed to hydrochloric acid. The homemade kefir which was expected to have the largest number of alive bacteria, is in the second rank (296). Altınkılıç (strawberry flavoured) is in the third place (144). AOÇ has taken the fourth place (118), followed by Eker which has the lowest number of alive bacteria (49).These results showed that the homemade kefir doesn’t have the highest number of alive bacteria after being treated with hydrochloric acid and this doesn’t support the hypothesis. Hence, the mean results demonstrate that there is slight difference between Ülker İçim and the homemade kefir with regard to the number of alive bacteria. According to the ANOVA test results, there is a significant mean difference between the number of alive bacteria colonies in homemade and four different brands of kefir. The p-value of the test is 6.21x10-18, which is smaller than 0.05
Birey ve Toplum
Uluslararası Bakalorya Programı Türkçe A dersi kapsamında hazırlanan bu tez çalışmasında Sabahattin Ali nin ‘’Kürk Mantolu Madonna ‘’ adlı romanı ‘’Toplumsal yapının birey üzerindeki etkisi ve bireyin karakterini şekillendirmesi’’ başlığı altında kişinin çocukluk, gençlik ve ileri yaş dönemleri ele alınarak toplumsal yapının bireyin karakteri üzerindeki olumlu ve olumsuz etkiler incelenmiştir. Her birey çocukluk döneminde aile yapısı ve çevresel faktörler ile karakterini oluşturur. Bu dönem önemlidir; çünkü insan karakterinin temelleri doğduğu aile yapısı ve çevresel faktörler ile atılmış olur. Gençlik dönemi ise bireyin özellikle içinde bulunduğu toplumsal yapının ve çevresel faktörlerin en belirgin olduğu dönemdir diyebiliriz. Gençlik döneminin olumlu ya da olumsuz geçmesi birey hayatının olgunluk ve yaşlılık dönemlerinin ne şekilde olacağını belirler. Çalışmanın amacı doğrultusunda, odak figürün içinde bulunduğu durum incelendiğinde, toplumun bireyi olumlu ve olumsuz yönde etkilediği ve bu durumun bireyin kişiliği, davranışları ve özellikle de yaşamı üzerinde son derece önemli etkilere, hatta değişikliklere yol açabildiği sonucuna varılmıştır. Bu çalışmanın amacı doğrultusunda, giriş kısmında bireyin çocukluk yılları, içinde bulunduğu çevre ve aile yapısının bireyin karakterinin oluşumuna etkisi, gelişme kısmında gençlik yıllarında bulunduğu ortam ve toplumsal yapının karakterinde üzerinde yarattığı etkiler sonuç bölümünde ise bireyin o ana kadar yaşadıklarında elde ettiklerinin tümünün hayatının şekillenmesinde taşıdığı değer bütüncül bir bakış açısı ile değerlendirilmiştir. Çalışmada ikincil kaynaklara başvurulmamış, tüm değerlendirmeler ve çıkarımlar eserin incelenmesi ile yapılmış ve eserden alınan örnekler ile somutlanmıştır