Beykent University

İstanbul Beykent University Institutional Repository
Not a member yet
    9061 research outputs found

    THE RELATIONSHIP BETWEEN RISING NATIONALISM, MIGRATION AND TERRORISM IN EUROPE: A CONCEPTUAL ANALYSIS

    Get PDF
    Bu çalışma, Avrupa’da yükselişe geçen milliyetçilik mefhumunu, göç ve terör kavramlarını da merkezine alarak kavramsal açıdan analiz etmeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda, göç kavramının ve hareketlerinin Avrupa içerisinde ve Avrupa Birliği nezdinde güvenlik endişelerini de besleyecek şekilde nasıl algılandığı analiz edilmektedir. Avrupa artış gösteren terör olaylarının, yalnızca güvenlik perspektifinden değil; göç ve milliyetçilik gibi farklı, fakat birbiriyle bağlantılı kavramların ışında incelenmesi göçmenlerin marjinalleşme riski, devletlerin göçü bir tehdit olarak değerlendirmesi ve buna bağlı olarak sert göç politikaları uygulaması gibi durumların da anlaşılmasına olanak sağlayacaktır. Çalışma, Avrupa ve Avrupa Birliği’ni bir coğrafi kısıt olarak belirleyerek, özellikle 2001 yılında gerçekleşen ve birçok konsept için yeni bir perspektif doğuran terör eylemini bir dönüm noktası olarak almıştır. Bu dönüm noktası özelinde, Avrupa’daki terör eylemleri ile göç olgusu arasında milliyetçilik kavramının da izdüşümünü taşıyan bir bağlantı olduğu kabul edilmiş ve literatür taraması ile bu sav desteklenmiştir.This study aims to analyse the rising nationalist movements in Europe from a conceptual point of view by focusing on the concepts of migration and terrorism. In this context, it analyses how the concept of migration and its movements are perceived within Europe and the European Union in a way to feed security concerns. Analysing the increasing terrorist incidents in Europe not only from a security perspective but also in the light of different but interconnected concepts such as migration and nationalism will enable an understanding of situations such as the risk of marginalisation of migrants, states’ perception of migration as a threat and the implementation of harsh migration policies accordingly. The study takes Europe and the European Union as a geographical constraint and takes the terrorist act of 2001 as a turning point, which gave rise to a new perspective for many concepts. Specific to this turning point, it is accepted that there is a connection between terrorist acts in Europe and the phenomenon of migration, which also has a projection of the concept of nationalism, and this argument is supported by the literature review

    Zangezur Corridor and Alternative Solutions: Risks, Threats, and Opportunities for Türkiye

    Get PDF
    İkinci Karabağ Savaşı’ndan önce Tovuz bölgesine yönelik saldırılar, hem Azerbaycan hem de Türkiye için ciddî bir uyarı olmuştur. Azerbaycan’ın Batı’ya açılan kapısı Tovuz’un jeopolitik ve jeoekonomik bakımdan gösterdiği hassasiyet, Azerbaycan ile Türkiye’yi birbirine doğrudan bağlayacak başka bir koridorun hayatî bir gereklilik olduğunu ispatlamıştır. Nitekim Türkiye ve Azerbaycan, ateşkesi sağlayan Üçlü Bildiri’ye Zengezur Koridoru’nun açılması hususunu kaydettirerek stratejik bir hamle yapmıştır. Böylece Türkiye, sonunda bölgesel büyük güç olacağı bir yola girmiştir. Bu çalışmada Zengezur Koridoru ve ona alternatif olarak tasarlanan çözümler incelenmiştir. Bu suretle meselenin siyasî, askerî, ekonomik ve kültürel boyutlarının gösterilmesi amaçlanmıştır. Çalışma boyunca “Zengezur Koridoru ve alternatifleri, Türkiye’nin bölgesel büyük güç olma çabasına nasıl katkı sağlar?” sorusuna yanıt aranmıştır. Bu soru, bölümlerdeki yardımcı sorularla desteklenmiştir. Bu doğrultuda Zengezur Koridoru ve alternatifleri, Bölgesel Güvenlik Kompleksi Teorisi çerçevesinde tahlil edilerek Türkiye için riskler, tehditler ve fırsatlar tespit edilmiştir. Bu bakımdan çalışma, hem özgün hem de kapsamlı bir değerlendirme içermektedir. Sonuç itibarıyla Zengezur Koridoru’nun, taşıdığı bazı risklere rağmen Türkiye’nin bölgesel büyük güç olmasına daha fazla katkı sağlayacağına ilişkin bulgulara ulaşılmıştır. Nitekim bu koridor vasıtasıyla Türkiye, Güney Kafkaslar’daki siyasî gücünü pekiştirecektir. Öte yandan bu suretle tarihî rakibi İran’ı devre dışı bırakarak bölgedeki ekonomik nüfuzunu temin edebilecektir. Bu sırada Ermenistan’ı da baskılayarak mutedil bir tutum belirlemeye ve iş birliği yapmaya zorlayacaktır. Son olarak Azerbaycan ile mevcut kültür birliğini tahkim etmekle kalmayacak; bunun yanı sıra Hazar Denizi’ne açılarak Türkistan ile mevcut tarihî bağlarını çeşitlendirmeye imkân bulacaktır.The attacks on the Tovuz region before the Second Karabakh War have been a serious warning for both Azerbaijan and Türkiye. The geopolitical and geoeconomic sensitivity of Tovuz, Azerbaijan’s gateway to the West, has proven that another corridor that will directly connect Azerbaijan and Türkiye is a vital necessity. As a matter of fact, Türkiye and Azerbaijan have made a strategic move by including the opening of the Zangezur Corridor in the Tripartite Declaration that ensured the ceasefire. Thus, Türkiye has embarked on a path to eventually become a regional great power. In this study, the Zangezur Corridor and the solutions designed as alternatives to it have been examined. By this means, it has been aimed to show the political, military, economic, and cultural dimensions of the issue. Throughout the study, the question “How do the Zangezur Corridor and its alternatives contribute to Türkiye’s efforts to become a regional great power?” has been explored. This question has been supported by subsidiary questions in the chapters. In this context, the Zangezur Corridor and its alternatives have been analyzed within the framework of the Regional Security Complex Theory, identifying the risks, threats, and opportunities for Türkiye. In this respect, the study includes both an original and a comprehensive evaluation. As a result, it has been found that, despite some risks, the Zangezur Corridor will contribute more to Türkiye’s aspiration to become a regional great power. As a matter of fact, through this corridor, Türkiye will strengthen its own political power in the South Caucasus. On the other hand, in this way, Türkiye will be able to ensure its economic influence in the region by eliminating its historical rival Iran. Meanwhile, Türkiye will pressure Armenia and force it to adopt a moderate attitude and cooperate. Finally, Türkiye will not only strengthen the existing cultural unity with Azerbaijan, but will also have the opportunity to diversify its existing historical ties with Turkistan by opening to the Caspian Sea

    MODA TASARIMI ALANINDA YAPAY ZEKANIN KULLANIMI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR MODAYA ETKİLERİNİN İNCELENMESİ

    Get PDF
    Artificial intelligence; It is a technology created by combining computer programs to enable robots to think in a human manner and behave with human-specific attitudes. Today, artificial intelligence is defined as machine learning. Machine learning is a statistical method used to detect patterns in big data and then make predictions using the patterns it detects. During the production process in the fashion industry, studies are carried out on systems where automation with artificial intelligence features detects existing errors, as well as production availability, determining the materials to be used and factors that strategically affect production. The term sustainability was first coined in 1712 in the Sylvicultura Oeconomica article to convey information about the management of forests. The term sustainability was discussed broadly in the 1980s. Sustainable fashion first began in the 1960s, when consumers became aware of the impact of the clothing and fashion industry on the environment and demanded that the industry use existing factors that negatively affect the environment to change and choose more environmentally friendly methods. Artificial intelligence has effectively pursued transformation and innovation in the fashion industry. While the world is in the process of fighting against the climate crisis and environmental pollution, it can be said that there is an important area where artificial intelligence meets sustainability, especially within the framework of the fashion industry. The aim of this article is to provide guiding and educational information to designers and brands in the field of sustainability in fashion design with the texts and visuals created as a result of the directives made through artificial intelligence applications, and to show that it is possible to create a sustainable textile industry, natural resources and world, and the effects that artificial intelligence has shown in the field of sustainable fashion. Effect and information results were reached. It is anticipated that suggestions will be made more effectively than today with artificial intelligence algorithms produced or updated in the future.Yapay zekâ; bilgisayar programlarının bir araya getirilmesiyle var olan robotların insani bir tavırla du¨s¸u¨nce gerçekleştirmesi ve insana özgü tavırlarla davranmasını mümkün kılmak için var edilmiş bir teknolojidir. Günümüzde yapay zekâ makine öğrenimi olarak tanımlamaktadır. Makine öğrenimi, büyük verilerde kalıpları tespit etmek ve akabinde tespit ettiği kalıplardan yararlanarak öngörüler yapmak için kullanılmakta olan istatiksel bir metottur. Moda sektöründe üretim süreci esnasında, yapay zekâ özelliği barındıran otomasyonların var olan hataları tespit ettiği sistemler, ayrıca üretim mevcudiyetini, kullanılacak malzemelerin belirlenmesi ve stratejik olarak üretimi etkileyen faktörleri de içeren çalışmalar yapılmaktadır. Sürdürülebilirlik terimi ilk olarak 1712 yılında Sylvicultura Oekonomika yazısında ormanların yönetimi hakkında bilgi aktarmak için üretilmiştir. Sürdürülebilirlik terimin geniş kapsamda ele alınması 1980'li yıllarda gerçekleştirilmiştir. Sürdürülebilir moda ilk kez 1960'lı yıllarda tüketicilerin giyim ve moda endüstrisinin çevre üzerindeki etkisinin gözle görülür bir şekilde ortaya çıkmasıyla farkına varmışlardır ve endüstrinin kullanmış olduğu mevcut çevreyi olumsuz etkileyen faktörlerin değiştirilmesi ve daha çevreci yöntemleri tercih etmelerini talep etmesiyle başlamıştır. Yapay zekâ moda endüstrisinde etkin bir dönüşüm ve yeniliği peşinde getirmiştir. Dünya iklim krizi ve çevresel kirlilik ile mücadele sürecindeyken, özellikle moda sektörü çerçevesinde yapay zekanın sürdürülebilirlikle buluştuğu önemli bir alanın varlığından söz edilebilmektedir. Bu makalenin amacı, yapay zekâ uygulamaları aracılığıyla yöneltilen direktifler sonucunda ortaya çıkartılan metinler ve görseller ile moda tasarımında sürdürülebilirlik alanında tasarımcılara ve markalara yönlendirici ve eğitici bilgiler vererek, sürdürülebilir bir tekstil sektörü, doğal kaynaklar ve dünya oluşturulmasının mümkün olabileceği, yapay zekanın sürdürülebilir moda alanında göstermiş olduğu etki ve bilgi sonucuna ulaşılmıştır. Gelecek dönemlerde üretilen ya da sürüm güncelleştirilen yapay zekâ algoritmaları ile bugün olduğundan daha etkin bir şekilde önerilerde bulunulacağı öngörülmektedir

    TÜRKİYE’DE PARA ARZININ İÇSEL SÜRECİNE DAİR AMPİRİK BULGULAR

    Get PDF
    There are two different views in the economic literature on how the money supply is determined. The first one is the exogenous view, which argues that the money supply is determined by the monetary authorities, and the second one is the endogenous view, which argues that the money supply is determined by the demand in the market. In this respect, the relationship between bank loans and money supply definitions has been frequently analyzed in the literature in the process of determining the money supply, and findings pointing to the endogeneity of the money supply have been dominantly found in Turkey. Accordingly, this article attempts to clarify two important issues. First, since the Turkish economy has been subjected to frequent foreign exchange shocks between 2005 and 2023, we examine whether there has been a change in the structure of the broadly defined money supply and whether this has distorted its relationship with bank loans, which signals the process of dematerialized money creation. Secondly, the issue of endogeneity of money supply was tried to be clarified in the period between the 2005Q4 and 2023Q4 by questioning the determining effect of loans on M2 money supply and monetary base. The results obtained in this context indicate that the money supply is endogenous, while the result that foreign currency deposits, which are included in the definition of money supply, cause structural changes in the money supply is confirmed.Para arzının nasıl belirlendiğine dair iktisat literatüründe iki farklı görüş söz konusudur. Bunlardan birincisi para arzının parasal otoritelerce belirlendiğini öne süren dışsal görüş; diğeri ise para arzının piyasada oluşan talep neticesinde belirlendiğini öne süren içsel görüştür. Bu doğrultuda para arzının belirlenmesi sürecinde literatürde sıklıkla banka kredileri ile para arzı tanımları arasındaki ilişki incelenmiş ve Türkiye kapsamında ağırlıklı olarak para arzının içselliğine işaret eden bulgulara ulaşılmıştır. Buna yönelik olarak bu makalede iki önemli husus aydınlatılmaya çalışılmıştır. Birincisi, Türkiye ekonomisi çalışmanın ele alındığı 2005-2023 yılları arasında sıklıkla döviz şoklarına uğramış olduğundan geniş tanımlı para arzının yapısında bir değişim olup olmadığı ve bu durumun kaydi para yaratma sürecine işaret eden banka kredileri ile olan ilişkisini bozup bozmadığı incelenmiştir. İkinci husus, kredilerin M2 para arzı ve taban üzerindeki belirleyici etkisi sorgulanarak para arzının içselliği konusu 2005 yılı 4. Çeyrek ile 2023 yılı 4.çeyrek arası dönemde aydınlatılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda elde edilen sonuçlar para arzının içsel olduğuna işaret ederken, para arzı tanımında yer alan yabancı para mevduatlarının para arzında yapısal değişime neden olduğu sonucunu doğrulanmıştır

    Kondrositlerin mezenkimal kök hücreye spesifik immünofenotipe geri farklılaşmasında rekombinant bazik fibroblast büyüme faktörünün rolü

    Get PDF
    Objective: Some changes in genes, protein, and function in chondrocytes can cause them to develop into a fibroblastic morphology. Our study aims to transform chondrocytes in monolayer cultures into a mesenchymal stem cell-like immunophenotype by inducing chondrocyte de-differentiation with recombinant basic-fibroblast growth factor (FGF-b) supplementation. Methods: In our study, chondrocytes were obtained from Erciyes University Genome and Stem Cell Center as ready-made cell lines. Chondrocytes grown on a standard medium were used as the control group. An experimental group was formed by adding recombinant basic FGF at a concentration of 5 ng/ml to the normal growth medium. MSC-specific surface markers expressions such as CD271, CD166, CD29, CD44, CD73, CD90, and CD105 were compared between groups by flow cytometry. “Muse Annexin-V assay kit” and “Muse Count and viability kit” were used according to the production procedure to compare apoptosis and viability data between groups. Colony-forming potentials in chondrocytes were determined by Colony-forming units-fibroblast assay. Statistical analyzes were performed using the statistics software GraphPad Prism (version 8.02). Data with P<0.05 were considered statistically significant. Results: The addition of recombinant basic-FGF to chondrocyte cultures reduced the percentage of total apoptosis in chondrocytes and increased viability. Our flow cytometry findings showed a significant increase in the expression of MSC-specific surface markers CD105, CD90, CD166, and CD271 in recombinant basic-FGF-treated chondrocytes. On the other hand, a decrease was observed in CD29 and CD73 expressions. There was no statistically significant difference among the groups in terms of CD44 expression. Conclusion: In conclusion, the addition of recombinant basic-FGF to chondrocyte cultures decreased the percentage of total apoptosis in chondrocytes and increased viability. Our flow cytometry findings showed a significant increase in the expression of MSC-specific surface markers CD105, CD90, CD166, and CD271 in recombinant basic-FGF-treated chondrocytes. The increase in these MSC key markers suggests that recombinant basic FGF may induce chondrocyte differentiation at the level of MSC phenotype. In this study, we hypothesized that recombinant basic FGF might be an effective growth factor in the differentiation of chondrocytes into MSC immunophenotype. De-differentiation of chondrocytes to the MSC immunophenotype by recombinant basic-FGF may render these cells more effective and potential for chondrocyte implantation for regenerative medicine in cartilage damage such as osteoarthritis (OA) or other joint disorders. © (2024), (Refik Saydam National Public Health Agency (RSNPHA)). All rights reserved

    Creating a database for the solution of Van Der Pol equation with probabilistic evolution method

    Get PDF
    Bu tez çalışmasında, Van der Pol denkleminin olasılıksal evrim yöntemi kullanılarak çözümü için bir veri tabanı oluşturulmuştur. Van der Pol osilatörü, biyolojik, elektriksel ve mekanik sistemlerde yaygın olarak kullanılan doğrusal olmayan bir diferansiyel denklemdir. Van der Pol denkleminin türevli denklemlerin sayısal çözümlerinin sınanmasında sıklıkla kullanıldığı ve buradaki çalışmanın da sağ yanı multinom olan bütün denklem takımları için kolaylıkla genelleştirilebileceği vurgulanabilir. Bu çalışma, Van der Pol denkleminin sayısal çözümlerini elde etmek ve bu çözümleri saklamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kullanıcılar, web tabanlı bir arayüz üzerinden parametreleri girer ve bu parametreler Node.js tabanlı bir sunucu tarafından işlenir. Sunucu, ilgili C++ kodunu çalıştırarak çözümleri hesaplar. Elde edilen çözümler, JSON formatında işlenir ve MySQL veri tabanına kaydedilir. Bu yapı, verilerin düzenli bir şekilde saklanmasını ve gerektiğinde hızlıca erişilmesini sağlar. Çalışma kapsamında, verilerin kullanıcı dostu bir arayüz aracılığıyla sunulması sağlanmıştır. Bu bağlamda, çözüm sürecinin tamamı, kullanıcı etkileşiminden sonuçların sunumuna kadar ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmanın bulguları, Van der Pol denkleminin çözümlerinin verimli bir şekilde saklanması ve analiz edilmesi açısından önemlidir.In this thesis, a database was created for solving the Van der Pol equation using the probabilistic evolution method. The Van der Pol oscillator is a nonlinear differential equation commonly used in biological, electrical, and mechanical systems. It can be emphasized that the Van der Pol equation is frequently used in testing numerical solutions of differential equations and that this study can be easily generalized for all equation systems with multinomial right-hand sides. This study was carried out to obtain numerical solutions of the Van der Pol equation and to store these solutions effectively. Users enter parameters through a web-based interface, and these parameters are processed by a Node.js-based server. The server runs the relevant C++ code to compute the solutions. The obtained solutions are processed in JSON format and stored in a MySQL database. This structure ensures that the data is stored in an organized manner and can be quickly accessed when needed. The study also provides a user-friendly interface for presenting the data. In this context, the entire solution process, from user interaction to the presentation of results, is addressed in detail. The findings of the study are significant for the efficient storage and analysis of the solutions to the Van der Pol equation

    Bilgisayar Grafiklerinde Kumaş Simülasyonu Üzerine Bir İnceleme

    No full text
    Gerçek dünya nesneleri olan kumaş ve giysi gibi kavramların bilgisayar grafiklerinde gerçekçiliğini sağlayacak şekilde hızlıca modellenerek, bir model üzerinde gerçek dünyada olduğu gibi katlanması, kırışması veya yayılması gibi durumların animasyonunun oluşturulması günümüzde tam olarak çözülememiş bir konudur. Uzun yıllardır devam eden çalışmalar, üç boyutlu ortamdaki kumaş modellemesini hesaplama maliyeti ile gerçekçilik arasında kurulmaya çalışılan denge esasınca yürütülmektedir. Bu çalışmanın amacı, kumaş modelleme çalışmalarını tarihsel bağlamı da dikkate alacak şekilde incelemek ve kumaş modelleme çalışmalarının geleceğine dair bir projeksiyon oluşturmaktır. Bu doğrultuda, kumaşın fiziksel özellikleri ve oluşumu incelenerek, tarihsel açıdan fiziksel ortamdan iki boyutlu ortama aktarılan kumaşın bilgisayar grafiklerindeki kullanımı bağlamında değerlendirilmektedir. Ardından kumaş modellemesine ilişkin geçmişten günümüze kullanılan yaygın yöntemler incelenerek karşılaştırılmış. Son olarak iplik düzeyinde kumaş modelleme ile homojen iplik düzeyinde kumaş modelleme ile ilgili çalışmalar incelenmiş ve kumaş modelleme uygulamalarının geleceğine ilişkin bir değerlendirme yapılmıştır

    Life satisfaction and occupational safety relationship: Research on motorcycle couriers in Turkey

    Get PDF
    ObjectivesRising e-commerce trend with Covid-19 pandemic has significantly increased the need for motorcycle-couriers. The aim of this research was to investigate the relationship between job satisfaction and occupational safety and health (OSH) of motorcycle-couriers and to evaluate the opinions of OSH specialists about the importance of motorcycle-couriers' life satisfaction and OSH perception levels.MethodsThe relationship between life satisfaction and perception of OSH of 750 motorcycle-couriers was addressed using quantitative research methods through two different scales (Life Satisfaction Scale and Occupational Safety Perception Scale). The views of 20 OSH specialists about the importance of motorcycle-couriers' perception of life satisfaction and OSH levels were addressed using qualitative research methods.ResultsThere was a negative linear relationship between perception of OSH and life satisfaction levels of motorcycle-couriers. All OSH specialists evaluated the level of life satisfaction as an important factor in OSH practice of motorcycle-couriers and all were of the opinion that the job was quite risky and adequate OSH measures were not sufficiently guaranteed.ConclusionsThe findings suggest that there is a need for some legal regulation of this occupation and ensuring necessary occupational standards are applied. This could include increased responsibility of companies/employers and could provide training programs to improve OSH

    Freezing of shareholders voting rights in joint stock companies law

    Get PDF
    Pay sahibi, anonim şirket genel kuruluna katılarak oy hakkını kullanmaktadır. Pay sahibi, böylelikle şirkete ilişkin birtakım iş ve işlemlere yönelik iradesini açıklamaktadır. Oy hakkının kullanılması neticesinde şirketin yönetimine dolaylı yoldan katılım sağlanmaktadır. Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu belirli durumlarda pay sahibinin oy hakkına yönelik donma sonucunu öngörmüştür. Bu çalışmada oy hakkının donduğu haller incelenecektir.Shareholders exercise their right to vote by attending the general assembly of the joint stock company. Thus, the shareholder expresses will regarding certain works and transactions related to the company. As a result of exercising the right to vote, indirect participation in the management of the company is ensured. The Turkish Commercial Code and the Capital Markets Law foresee the freezing of shareholders' voting rights in certain cases. In this study, the situations in which the right to vote is frozen will be examined

    Girişimci Kadınlar Kent, Mekân ve Kamusal Alanda Var Olma

    Get PDF
    Bu çalışmada kadınların girişimcilik faaliyetlerinde çalışırken kentte kamusal alanda görünür olma, çalışma hayatı boyunca kentin imkânları ya da sınırlılıkları üzerine girişimci kadınların ekonomik deneyimlerine odaklanılmıştır. Girişimci kadınların büyük bir kentte mekânı gündelik hayat ve çalışma hayatları boyunca nasıl algıladıkları, kamusal alanı kullanma biçimleri ekonomik deneyimleriyle ilişkilendirilecektir. Girişimci kadınların faaliyetlerini gerçekleştirdikleri kentin bölgeleri bağlamında özel ve kamusal alan ayrımı boyutuyla ele alınacaktır. Kentsel mekânlarda girişimcilik faaliyetlerinde çalışmanın imkânları ve sınırlılıkları girişimci kadınların İstanbul ilinin seçilmiş bölgelerindeki çalışma yaşamı, sosyal ilişkiler, çalışılan mahallenin nasıl algılandığı ve kentin gündelik yaşam pratikleri içerisinde deneyimlenme süreçleri üzerine yapılan alan araştırmasının verileriyle tartışılacaktır. Girişimci kadınların İstanbul kentine nasıl ve neden yerleştikleri bu kentte yaşam süreleri, kente ve çalışılan mahalleye aidiyet duygusuyla ele alınacaktır. Bu araştırmanın bağlamını oluşturan kent yaşamı, kültürel çeşitlilik ve karmaşık yapısıyla girişimci kadınların kimliğini etkileyen önemli boyutlardan bir tanesidir. Girişimci kadınların girişimci kimliği üzerine etki yapan diğer faktörler, toplumsal cinsiyet rolleri ve buna bağlı yaşam tarzlarıdır. Toplumsal cinsiyet rollerinin onların çalışma hayatı üzerindeki etkileri, yaşadıkları mahalle ilişkilerinin etkileri bunların her biri kadınların girişimcilik deneyimlerini etkileyen unsurlardır. Kadın ve erkeklere ilişkin toplumsal kabullerle oluşan rol beklentileri mahalleliyle karşılıklı etkileşim (çatışma, uzlaşma, iş birliği, dayanışma) ve bu etkileşim biçimlerinin onların çalışma deneyimleri açısından nasıl destek veya engel oluşturacağı açısıyla ele alınacaktır

    6,923

    full texts

    9,061

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    İstanbul Beykent University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇