Bilgi Merkezi
Not a member yet
    1196 research outputs found

    KÜNYE

    No full text

    ISI AKIŞ ÖLÇER VE GEÇİCİ DÜZLEM KAYNAK TEKNİĞİ İLE KLASİK YALITIM MALZEMELERİNİN ISIL İLETKENLİK KATSAYILARININ BELİRLENMESİ

    No full text
    Günümüzde evsel ve endüstriyel binaların yalıtımı, enerji tasarrufu, verimlilik, konfor şartları ve sera gazı emisyonlarının azaltılması açısından son derece önemlidir. Ülkemizde yıl boyunca değişen iklim şartlarına bağlı bina ısıl yüklerinin belirlenmesi ve gerekli ısı yalıtımının yapılması enerjinin etkin kullanımı açısından gereklidir. Bu durum enerjinin verimli kullanılmasına yönelik çalışmaların yapılmasını sağlamaktadır. Özellikle düşük enerji tüketen yapılar için yoğun araştırma faaliyetleri başlatılmış ve ısı yalıtımı standartlar ile zorunlu hale getirilmiştir. Bina duvar ve çatılarının tasarımında kullanılan ısıl direnç (R) değerlerinin hesabı güçlü bir şekilde yalıtım malzemelerinin ısıl iletkenlik katsayısına k (W/mK) bağlıdır. Bununla birlikte yalıtım malzemesinin diğer ısıl özelliklerinin (ısıl yayınım, özgül ısı) belirlenmesi de son derece gereklidir. Bu çalışmada klasik yalıtım malzemelerinin ısıl iletkenlik katsayıları, iki faklı yöntem ile belirlenmiştir. Öncelikle ISO 8301 standardına uygun ölçüm yapabilen ısı akış ölçer cihazıyla ısıl iletkenlikler belirlenmiştir. Daha sonra ise aynı numuneler için geçici düzlem kaynak tekniği kullanılarak ölçümler tekrar edilmiştir. Tüm ölçümler 20°C’de yapılmış ve iki farklı yöntem sonuçları irdelenmiştir. Elde edilen ısıl iletkenlik (k), ısıl yayınım (), özgül ısı (cp) ve yoğunluk () değerleri bir sistematik içerisinde sunulmuştur. Sonuç olarak geçici düzlem kaynak tekniği ile ölçülen değerlerin, Isı akış ölçer yöntemi ile ölçülen değerlerle aynı eğilimi gösterdiği belirlenmiştir. Böylece, geçici düzlem kaynak yönteminde değişken parametrelerinin (Isıl güç ve zaman) ısıl özelliklere ne yönde etki ettiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Isı Akış Ölçer, Geçici Düzlem Kaynak Tekniği, ısıl iletkenlik katsayısı, yalıtım malzemeleri

    CİNSİYETE DUYARLI PERFORMANS ESASLI BÜTÇELEME SİSTEMİNİN UYGULANABİLİRLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Bütçenin toplumsal cinsiyet eşitliği üzerindeki etkisini bütçesel karar alma süreçlerine konu edebilmek, bir diğer deyişle cinsiyet-bütçe ilişkisini kurabilmek üzere performans esaslı bütçeleme sistemi ile cinsiyete duyarlı bütçelemenin entegrasyonu önerisinde bulunulmaktadır. Performans esaslı bütçeleme sisteminin en önemli özelliği politika öncelikleri ile kaynak tahsisatı ve kullanımı arasında ilişki kurulmasıdır. Bu bakımdan performans esaslı bütçe sistemi cinsiyete duyarlı bütçelemenin etkili bir şekilde uygulanabilmesi için uygun zemini oluşturmaktadır. Ancak başarılı bir uygulama için her iki bütçeleme türünün kendi içerisindeki bazı kısıtlarının da aşılması gerekir. Çalışmada söz konusu entegrasyonun gerçekleştirilebilmesi için performans esaslı bütçeleme sisteminin cinsiyete duyarlı bütçelemeye sunduğu fırsatlar ve kısıtları ile bu kısıtların aşılmasına ilişkin önerilere yer verilmiştir

    ŞEHİR HASTANESİNDE HASTA MEMNUNİYETİ ARAŞTIRMASI: ISPARTA İLİ ÖRNEĞİ

    Get PDF
    Hasta memnuniyeti, sağlık kurumlarının önemli kalite ve performans göstergeleri arasında yer almaktadır. Hasta memnuniyetinin sağlık kurumları açısından bu denli önemli oluşu kavramı birçok çalışmaya konu yapmıştır. Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında sağlık sektöründe meydana gelen reformlardan biri de Şehir Hastaneleri projesidir. Şehir hastaneleri, Kamu-Özel Ortaklığı modeliyle finansmanı sağlanarak hayata geçirilmiştir. Bu geçiş sürecinden çalışanlar kadar hastalar da etkilenmektedir. Bu kapsamda çalışmanın amacı Isparta Şehir Hastanesinde hizmet alan hastaların memnuniyet düzeylerini tespit etmektir. Aynı zamanda örnekleme dâhil edilen hastaların Devlet Hastanesi, Gülkent Hastanesi ve Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin Isparta Şehir Hastanesine dönüşmesine dair görüşlerinin belirlenmesi de bir diğer amaç olarak ele alınmaktadır. Çalışma kapsamında hasta memnuniyeti dört farklı boyutta, fiziksel ortam, genel memnuniyet, personel memnuniyeti ve zaman boyutlarında ele alınarak, hastaların memnuniyet düzeyleri incelenmiştir. Hastaların bu dört boyut çerçevesinde hastaneden oldukça memnun oldukları tespit edilmiştir. Özellikle şehir hastanesinde kullanılan araç gereçlerin kalitesi, muayene odalarının rahatlığı, hijyen koşulların uygunluğu, hastanenin fiziki görünümü ve ferahlığı hastaları memnun eden faktörler arasındadır. Diğer yandan hasta memnuniyetini düşüren başlıca faktörler arasında şehir hastanesine ulaşım sorunu, tıbbi sekreterlerin olmaması, hastane içi karışıklık/büyüklük, hastane içi ulaşım, otopark ve kantin vb. yer almaktadır

    Künye

    No full text

    AKADEMİSYENLERİN BAŞARI HEDEFLERİ ÜZERİNDE DEĞERLERİNİN VE MOTİVASYON KAYNAKLARININ ROLÜ

    No full text
    Bireyler başarmak ya da diğerlerinden daha iyi olmak için çaba göstermektedir. Bu başarı sürecinde bireyler ustalık ve performans olarak isimlendirilen farklı başarı yönelim türlerini seçme eğilimi içindedir. Bu çalışma akademisyenlerde hangi değerlerin ve motivasyon kaynaklarının daha ön planda olduğunu ve bireye dair bu öncüllerin akademisyenlerdeki ustalık ve performans başarı hedeflerini nasıl etkilediğini ortaya koymak adına gerçekleştirilmiştir. 498 akademisyen üzerinde, Türkçeye uyumu sağlanmış ölçeklerin kullanıldığı bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre akademisyenlerin temel motivasyon kaynakları sırasıyla bağlanma ve düşünme ihtiyacıdır. Araştırmanın diğer önemli bir bulgusu ise ustalık hedefine sahip olan akademisyenlerin açıklayıcı motivasyon kaynağı en fazla düşünme, performans hedefine sahip akademisyenlerin ise en fazla güç ihtiyacıdır. Son olarak araştırmanın diğer çarpıcı bulgusu ise, değişime açıklık değeri; düşük düşünme ihtiyacında performans hedefini daha az açıklamaktadır. Yüksek bağlanma ihtiyacı olan akademisyenlerde ise değişime açıklık daha az ustalık hedefine sebep olmaktadır

    TELEFON VE OYUN BAĞIMLILIĞI: ÖLÇEK İNCELEMESİ, BAŞLAMA YAŞI VE BAŞARIYLA İLİŞKİSİ

    No full text
    Bu çalışmanın üç amacı vardır. Bunlar: i. dijital oyun oynamaya ve telefon kullanmaya başlama (sahip olma) yaşının telefon ve oyun bağımlılığı ile ilişkisinin, ii. oyun ve telefon bağımlılığının akademik başarıya etkisinin ve iii. hazırlanan telefon ve oyun bağımlılığı ölçeklerinin geçerlilik ve güvenilirliğinin incelenmesidir. Bu amaçlara ulaşmak için standart bir anket formu yardımıyla 446 üniversite öğrencisinden toplanan veriler kullanılmıştır. Yürütülen keşifsel ve doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, oyun bağımlılığının iki boyuttan (istek ve hırs) ve telefon bağımlılığının dört boyuttan (internet, yoksunluk, iletişim ve özgürlük) oluştuğu, ölçeklerin geçerli ve güvenilir olduğu görülmüştür. Yapısal eşitlik analizi sonuçları, oyuna başlama ve telefon kullanmaya (sahip olma) başlama yaşı ile oyun ve telefon bağımlılığı arasında güçlü negatif bir ilişki bulunduğunu, başlama yaşı küçüldükçe bağımlılık düzeylerinin yükseldiğini ortaya koymuştur. Telefon bağımlılığının akademik başarıya (ders çalışma süresi ve genel akademik ortalama) etkisi oyun bağımlılığına kıyasla göreli düşük olsa da her ikisinin de istatistiksel bakımdan negatif etkisi bulunduğu belirlenmiştir. Telefon bağımlılığı ile akademik başarı arasında oyun bağımlılığının kısmi aracılık etkisi de çalışmada tespit edilmiştir

    2015-2016 KRİZİNİN TÜRKİYE TURİZMİNE YANSIMALARI

    No full text
    Tüm dünyada gelişimini hız kesmeden sürdüren turizm faaliyetleri ülkeleri ekonomik anlamda olumlu etkilemektedir. Ancak turizm sektörü ekonomik, siyasi veya toplumsal nedenlerle meydana gelen krizlere karşı oldukça duyarlılık göstermektedir. Sektörün talep esnekliğinin yüksek olması ortaya çıkan kriz ortamından etkilenme düzeyini de arttırmaktadır. Sektör, uluslararası hareketlilik kapsamında faaliyet gösterdiği için ulusal ve uluslararası boyuttaki krizlerden farklı düzeylerde etkilenebilmektedir. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bu hassasiyet son derece yüksektir. 2015 yılında Türkiye ve Rusya arasında yaşanan siyasi gerginlikle başlayan daha sonra 2016 yılında darbe teşebbüsü ile patlak veren ekonomik, sosyal ve toplumsal değişim turizm sektörünü de etkilemiştir. Bu çalışmada, 2015-2016 krizinin turizm sektörünü ne derece etkilediği ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu amaçla, Türkiye’de 2000-2016 yılları arasında elde edilen turizm gelirleri, turizm giderleri, turizmin GSMH içindeki payı, dış ticaret açığını kapatma oranı, turizm istihdam oranları, ülkeye gelen ziyaretçi sayıları, kişi başına düşen ortalama harcama miktarları, ortalama geceleme sayıları ve doluluk oranları gibi ekonomik göstergeler ortaya konulmaktadır. Yaşanan krizin en belirgin sonucunu gördüğümüz 2016 yılı verileri önceki yılların verileri ile karşılaştırılarak krizin boyutu belirlenmeye çalışılmaktadır. Sonuçta değerlendirilen turizm verilerinin son 16 yılın en düşük verileri olduğu ve sektörün bu krizden ciddi anlamda etkilediği tespit edilmiştir

    SAĞLIK SEKTÖRÜNDE E-DEVLET UYGULAMALARININ ETKİNLİĞİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA: ISPARTA İLİ ÖRNEĞİ

    No full text
    Çalışmada, kamusal hizmet üretimi ve yurttaşlara sunumu sürecinde bilgi ve iletişim teknolojilerinde faydalanmak şeklinde tanımlanan e-Devlet kavramının ortaya çıkışı, kapsamı ve mahiyeti hakkında dünya ve Türkiye ölçeğinde kısaca bilgi verilmiştir. Ardından sağlık sektöründe e-Devlet uygulamaları incelenmiş ve etkinliği hakkında Isparta il merkezi ölçeğinde bir alan araştırması yapılarak değerlendirmelere yer verilmiştir. Araştırmada literatür taraması ve mevzuat incelemesi yöntemleri kullanılmış, ayrıca telefon, e-posta ve yüz yüze görüşmelerle Sağlık Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı çalışanlarından mevcut uygulamaların işlerliği ve etkinliği hakkında bilgi toplanmıştır. Uygulama kısmında da yöntem olarak saha araştırması, veri toplama aracı olarak ise yüz yüze anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket çalışması sonucunda, Sağlık Bakanlığı ve hastanelerin vatandaşlara sundukları e-Sağlık uygulamaları hakkında vatandaşların yüksek düzeyde bilgi sahibi oldukları, ancak bu hizmetleri düşük düzeyde kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. MHRS’nin en sık kullanılan e-Sağlık hizmeti olduğu, e-Nabız ve e-Laboratuvar hizmetlerinin ise çok düşük kullanım oranlarına sahip olduğu görülmüştür

    REJİ ŞİRKETİ CİBALİ TÜTÜN FABRİKASI İŞÇİ GREVLERİ (1883-1925)

    Get PDF
    Ücretli emeğin olduğu her dönemde grevlere rastlamak mümkündür. İşçi ve işveren arasındaki ilişkinin dengeli seviyede ilerleyebilmesi için, işçiler grev silahını geçmişten günümüze kullanmıştır. 19. yüzyılda Osmanlı ekonomisinde görülen sanayileşme hareketleri ile birlikte grevlerin de arttığını görülmektedir. Özellikle tütün sektöründeki sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan tütün işçilerinin grevleri, Osmanlı emek tarihinde önemli bir konumdadır. Tütün tekelini elinde bulunduran Reji Şirketi’nin işçilerine sunmuş olduğu çalışma koşulları, ücretler ve mesai saatlerini içeren ağır düzenlemelerine karşı, işçiler zaman zaman grevlere giderek, daha iyi çalışma şartları için direnmişlerdir. Şirketin, İstanbul’daki fabrikası olan, Cibali Tütün Fabrikası işçilerinin grevleri genellikle tepkisel karakterli olmuş ve grev sebepleri ise sadece ekonomik kaynaklı değil, sosyal sebeplerde olmuştur. Cibali Reji işçisi zihniyetinde, grevler süresince oluşan “işçi sınıfı bilinci” dikkat çekmektedir. Bu bilinç, yapılan grevlerle birlikte gelişmiş ve sosyalizm düşüncesi böylece Osmanlı işçileri arasında yaygınlık kazanmışsa da, söz konusu gelişmeleri devlet izleyerek, önlem almış ve bu düşüncenin İstanbul’da gelişimi yaygınlık kazanmamıştır

    613

    full texts

    1,196

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Bilgi Merkezi
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇