Bilgi Merkezi
Not a member yet
1196 research outputs found
Sort by
ATIK MERMER TOZU VE CAM LİF KATKILI HARÇ NUMUNELERİNİN YÜKSEK SICAKLIK ALTINDAKİ DAVRANIŞLARI
Bu çalışmada, farklı miktarlarda cam lif ile takviye edilmiş harç numunelerine, filler malzeme ile ağırlıkça %10, %20 ve %30 oranlarında yer değiştirecek şekilde atık mermer tozu ilave edildi. Elde edilen numunelerin, mekanik ve fiziksel özellikleri üzerine yüksek sıcaklığın etkisi incelendi. Bu amaçla, hazırlanan numuneler üzerinde porozite, kılcal su emme, ultrases geçiş hızı, basınç dayanımı ve eğilmede çekme dayanımı deneyleri yapılarak yüksek sıcaklık sonrası numunelerde meydana gelen değişimler belirlendi
Kendiliğinden Yerleşen Hematit Agregalı Betonun Bazı Fiziksel ve Mekanik Özelliklerinin Araştırılması
Teknolojik gelişmeler ve yapısal ihtiyaçların değişmesinden dolayı günümüzde betondan beklenen ihtiyaçlar her geçen gün değişmektedir. Artık betondan klasik ihtiyaçların yanı sıra (basınç dayanımı, geçirimsizlik vb.) doğal veya yapay kaynaklardan oluşan radyasyon ile bunların yaydığı elektromanyetik alanlar nedeniyle betondan zırlama performansının da yüksek olması beklenmektedir. Yine yapısal mukavemetlerinin arttırılması için yapılarda yoğun donatılı elemanlar üretilmesi bu donatılar arasında betonun yerleştirilmesi problemini ortaya çıkarmakta ve donatı-beton aderansının zayıflamasına neden olmaktadır.
Radyasyon zırlaması için yapılarda segregasyon riski yüksek olan ağır betonlar kullanılmasına karşılık, yoğun donatılı betonlar için kendiliğinden yerleşen beton kullanılmaktadır. Birbiriyle çelişen bu iki özelliği optimumda çözümlemek ana amacı oluşturmaktadır.
Bu çalışmada iki farklı çimento (CEM I 42.5 R ve Alüminatlı), üç farklı dozajda (300, 400 ve 500 kg/m3) kullanılarak üretilen hematit ve kalker agregalı kendiliğinden yerleşen betonların taze (birim ağırlık, çökme yayılması) ve sertleşmiş beton özellikleri (ultrases geçiş hızı, basınç dayanımı) araştırılmıştır
THE PRINCIPLES OF BIOHARMOLOGICAL BUILDING DESIGN
In this study the field of bioharmology was introduced while also indicating the points required to be made by the respective parties for the building design to be appropriate and well-balanced for users’ properties, needs and expectations. In addition, the fundamental points in terms of theoretical basis of bioharmology and the subject of balance and harmony in material selection were touched upon in the study. In this context, the factors such as planning, project designing, process steps of implementation spatial properties and their architectural reflections were presented. Bioharmology can shortly be defined as the science of harmony and balance in building design. In this sense, the buildings which are in harmony and balanced with their users are called “bioharmological buildings”
Eğilmeye çalışan budaklı kirişlerin sonlu elemanlar modelleri
Ahşap malzemenin mekanik davranışını etkileyen en önemli faktörlerden biri de yapısında doğal olarak bulunabilen budaklardır. Budakların özellikle büyüklükleri ve yeri mekanik davranışı hangi derecede etkileyeceğini belirlemektedir. Yük altında eğilmeye çalışan ahşap kirişlerde budağın bulunması meydana gelen gerilmeleri ve deformasyonu etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, farklı büyüklüklerde ve konumda budak ihtiva eden ahşap kirişlerin teorik ve sonlu elemanlar modelleri oluşturularak eğilme gerilmeleri ve deformasyon analizleri yapılmıştır. Bulunan deformasyon miktarları laboratuvar şartlarında test edilen kirişlerden elde edilen deformasyon değerleri ile karşılaştırılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda oluşturulan sonlu elemanlar modellerinin belirli yükler altındaki gerçek davranışına yakın değerler verdiği görülmüştür.
Anahtar kelimeler: Ahşap kirişler, Sonlu elemanlar yöntemi, Budakla
Kastamonu’daki hastane bahçelerinin peyzaj tasarımlarının değerlendirilmesi
Hastaneler, her insanın yaşamı boyunca sağlık sorunları ya da ziyaret için mutlak gittiği sağlık kurumlarıdır. Genellikle hastaneye giden insanlar tedirgin, gergin ve stres içerisinde olur. Peyzaj mimarlarının, kullanıcılar üzerinde stres yaratan hastane ortamına zıt bir dış mekan olarak hastane bahçelerine mutlaka açık yeşil alan düzenlemeleri içerisinde yer vermesi gerekir. Hastane bahçelerinin kullanıcıların stresten uzaklaşmalarına, sakinleşmelerine yardımcı olduğu ve hastaların tedavilerinde gözle görülür oranda olumlu katkı sağladığı birçok bilimsel araştırmalarda ortaya konmuştur. Diğer dış mekan tasarımlarından farklı olarak hastane bahçeleri tasarlanırken, estetik kaygılar ikinci plana atılmalı öncelikle kullanıcıların istek ve ihtiyaçları doğrultusunda tasarım yaklaşımlarına yer verilmelidir. Kullanılan her türlü donatı ve malzemede bu hususlara dikkat etmek gerekir. Bu çalışmada Kastamonu’daki 6 hastane bahçesi deneyimsel kaliteler yardımıyla detaylı bir şekilde incelenmiştir. Puantaj tablosu yardımıyla hastanelere verilen puanlar sonucunda hastane bahçelerinin sorunları ortaya konulmuş ve hastanelerin ortak problemleri belirlenip çözüm önerileri getirilmiştir.
Anahtar kelimeler: Hastane bahçeleri, İyileştirici bahçe, Terapi alanlar
SAĞLIK BAKANLIĞI EVDE SAĞLIK HİZMETLERİ UYGULAMASI: KONYA İLİ İLE İÇ ANADOLU BÖLGESİ VE TÜRKİYE GENELİ VERİLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
ÖZET
Evde sağlık hizmetleri, kişinin sağlığını korumak, kişiyi iyileştirmek veya yeniden sağlığına kavuşturmak amacıyla, sağlık ve sosyal bakım hizmetlerinin profesyonel bir ekip tarafından kişinin kendi evinde ya da yaşadığı ortamda sunulması olarak tanımlanmaktadır. Evde sağlık hizmetlerinin faydalarını; sağlık harcamalarında azalma, sağlık hizmetinin kişinin ayağına getirilmesi ve hastanın yaşam kalitesinin yükselmesi olarak sıralayabiliriz. Dünyanın birçok ülkesinde sağlık hizmeti sunumunda yaygın olarak kullanılan bu yöntem ülkemizde 2005 yılında çıkartılan bir yönetmelikle uygulamaya geçirilmiştir. 2010 yılı itibariyle ise Sağlık Bakanlığı tarafından evde sağlık hizmeti birimleri oluşturulmuştur. Bu çalışmada Türkiye geneli, İç Anadolu Bölgesi ve Konya İlinin evde sağlık hizmeti verileri karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırma sonucunda Konya’da sunulan evde sağlık hizmetlerinin, İç Anadolu Bölgesi ve Türkiye geneli ile paralellik gösterdiği saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Sağlık Bakanlığı, Evde Sağlık Hizmeti
ABSTRACT
Home health care services are defined as provision of health and social care services by a professional team either at people’s home or in habitat, in order to protect people’s health, to treat or rehabilitate people. Home health care services advantages can be listed as follows: decreasing health care costs, making health care service easy for people’ access and increasing the life standards of patients. This method, which is widely used for health care service provision in many other countries of the world, was put into application with a regulation issued in 2005. In 2010, the Ministry of Health established home health dare services units. In this study Turkey wide, Central Anatolia Region and Konya Province home health care service data have been compared. In consequence of comparison made, it has been determined that home health care services provided in Konya have parallels with service provided throughout Central Anatolia Region and Turkey.
Key Words: Ministry of Health, Home Health Care Servic
Seleksiyon ve Mevsimin Farklı Hatlardaki Japon Bıldırcınlarında (Coturnix coturnix japonica)Yumurtlama Döngüsü Özelliklerine (Clutch) ve Yumurta Verimine Etkileri
Bu çalışmada, 11 generasyon seleksiyon uygulanmış Japon bıldırcınlarında (Coturnix coturnix japonica) seleksiyon ve mevsimin eşeysel olgunluk yaşı, yumurtlama döngüsüne (clutch traits) ve yumurta verimine olan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal olarak yüksek canlı ağırlık, düşük canlı ağırlık (5. hafta canlı ağırlığına göre) ve yumurta verimi (120 günlük) yönünde seleksiyon uygulanan hatlar ile kontrol hattı kullanılmıştır. İlk yumurta ağırlığı, eşeysel olgunluk yaşı, eşeysel olgunluk ağırlığı, toplam yumurta sayısı, toplam yumurta ağırlığı, yumurtlanan gün süresi (clutch size) ve sayısı (clutch number) ile yumurtlanmayan gün süresi (pause size) ve sayısı (pause number) saptanmıştır. Yumurta verimi 12 hafta boyunca günlük olarak kaydedilmiştir. Mevsimin toplam yumurta sayısı, eşeysel olgunluk yaşı, yumurtlanan gün süresi (clutch size) ve yumurtlanmayan gün süresine (pause size) etkisi önemli bulunmuştur. Seleksiyon yüksek canlı ağırlık ve düşük canlı ağırlık hatlarında eşeysel olgunluk yaşının gecikmesine neden olmuştur. Ayrıca, yüksek canlı ağırlık yönünde yapılan seleksiyon eşeysel olgunluk ağırlığını arttırmıştır. Mevsimin ilk yumurta ağırlığı, toplam yumurta ağırlığı, eşeysel olgunluk ağırlığı, yumurtlanan gün sayısı (clutch size) ile yumurtlanmayan gün sayısına (pause size) etkisi önemsiz bulunmuştur. İlk yumurta ağırlığı, eşeysel olgunluk yaşı, eşeysel olgunluk ağırlığı, toplam yumurta sayısı, toplam yumurta ağırlığı, yumurtlanan gün süresi (clutch size) ve sayısı (clutch number) ile yumurtlanmayan gün süresi (pause size) ve sayısı (pause number) arasında önemli ilişkiler saptanmıştır
Yonga levha endüstrisi işletmelerinde ekonomik açıdan başarı düzeyinin belirlenmesi: Orman Mahsulleri Entegre Sanayi ve Ticaret AŞ (ORMA) örneği
Ülkemizde yonga levha endüstrisi 1957 yılında, İstanbul’da, “Sunta Tahta Sanayi” adıyla faaliyetine başlamıştır. Gelişen teknoloji ve ekonomi ile birlikte, yonga levha endüstrisi işletmelerinin yenileri kurulmuştur. Sektör içindeki sayıları artan işletmeler arasında, rekabetçi bir ortam oluşmuştur. Bu ortam içinde bazı işletmeler başarılı olacaklar, diğerleri ise olamayacaktır. Tek başına başarı, göreceli bir kavramdır. Bu nedenle başarının gerçek değerlerle tanımlanması gereklidir. Yonga levha endüstrisi işletmelerinde ekonomik açıdan başarı düzeyinin belirlenmesi konusunu ele alan bu çalışma, Isparta İlinde faaliyet gösteren “Orman Mahsulleri Entegre Sanayi ve Ticaret AŞ (ORMA)” bünyesinde yürütülmüştür. Çalışmada, yonga levha endüstrisi işletmelerinde başarının çok boyutlu olarak tanımlanması, en önemli başarı değişkenlerinin belirlenmesi, başarının ölçülmesi ve değerlendirilmesi araştırılmıştır. Araştırmada yonga levha endüstrisi işletmelerinde ekonomik açıdan başarıyı etkileyebilecek 32 değişken belirlenmiştir. Uygulanan istatistiki analizler sonucunda en önemli başarı değişkenlerinin; UBTEK, KMO, KV, KAR, ISV, UGYYL, UGYE, UE, SBY, DSYLY, DSYE, DSYDOE, USOE, USOYL ve PDH olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlarla, yonga levha endüstrisi işletmelerinin ekonomik açıdan başarısının belirlenmesinde yardımcı olacak bir model geliştirilmiştir.
Anahtar kelimeler: Orman ürünleri endüstrisi, Yonga levha işletmeleri, Verimlilik, Başarı düzeyi, Karlılık, Performans ölçüm
Suyun kağıt yapısının oluşumuna etkisi üzerine bir inceleme
Selülozun yapıtaşını oluşturan her bir anhidroglikoz ünitesi üç adet serbest hidroksil (OH) grubuna sahip olmasından dolayı, su selülozun yapısına bu serbest hidroksil grupları vasıtasıyla bağlanır. Selülozun su ile etkileşimi ve bünyesine su alarak şişme (boyut değiştirme) ve su kaybederek büzülme (daralma) özelliği göstermesi kağıt sayfa yapısının oluşturulmasının temelini oluşturmaktadır. Islak selüloz liflerinin bir araya gelerek bağlar oluşturması, su moleküllerinin birbirleri arasında ve selüloz zincirleri üzerinde bulunan hidroksil guruplarıyla polar etkileşim (çekim) meydana gelmesi sonucu olmaktadır. Kuruma ile selüloz fibrilleri arasında temas sağlanmakta ve lif-lif bağları oluşmaktadır. Safiha yapısının oluşmasında önemli işlevi olan suyun selüloz ile ilişkisi üzerine birçok teori geliştirilmiştir. Bu çalışmada, selüloz-su ilişkisi üzerine en fazla kabul görmüş yaklaşımlar araştırılmıştır.
Anahtar kelimeler: Su, Selüloz, Sayfa yapısı, Hidrojen bağlanm
Functional expression of TRPA1 cation channels in vestibular type II hair cells
Although the expression of TRPA1 proteins has been demonstrated in hair cells of the inner ear, the role of this Ca2+-permeable cation channel is unclear because TRPA1 knock-out mice have normal transduction currents in hair cells and do not show hearing impairment or vestibular problems. To test whether TRPA1 expression leads to the formation of intact ion channels in the plasma membrane of vestibular type II hair cells in the guinea pig, we measured whole-cell currents before and after stimulation with the specific agonists of TRPA1, allylisothiocyanate (AITC, 200 – 400 µM) and 3’-carbamoylbiphenyl-3-yl cyclohexylcarbamate (URB597, 100 µM). AITC induced currents with the typical current-voltage relation of TRPA1, as found in heterologous expression models. Currents densities reached maxima 168 ± 22 pA/pF (n = 41) at a holding potential of +60 mV and -62 ± 16 pA/pF at -60 mV. Current kinetics were characterized by an initial increase in amplitude over about 60 s, a subsequent plateau, and a complete current decline after wash-out of the drug. Repeated stimulations were possible. In the presence of URB597, similar currents developed but showed rapid desensitization under ongoing stimulation. We conclude that there is functional expression of TRPA1 in vestibular hair cells, at a current density relatively small in comparison to voltage gated currents. Thus, TRPA1 currents may modulate the electrical responses of hair cells. This may be relevant as potential side effects of many drugs and substances known to be activators of the polymodal channels TRPA1