Bilgi Merkezi
Not a member yet
1196 research outputs found
Sort by
Gamay Üzüm Çeşidine Ait Kallus Kültürlerinde Fenolik Bileşikler ile α-Tokoferol Üretiminin Artırılması: Potansiyel Bir Elisitör Olarak UV-C
Bu araştırma, UV-C radyasyonu uygulamalarının, Gamay üzüm çeşidine ait yaprak saplarından elde edilen kallus kültürlerinde, bazı fenolik bileşikler (trans-resveratrol, (+)- kateşin ve ferulik asit) ile α-tokoferol üretimi üzerine olan etkilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yaprak saplarının 0.5 mg/L benzilaminopürin (BA) ve 0.5 mg/L indol asetik asit (IAA) içeren B5 besin ortamında kültüre alınmasının ardından 6 hafta sonra kallus oluşumu gerçekleşmiştir. Oluşan kalluslar 5 hafta süre ile iki kez alt kültüre alınmıştır. İkinci alt kültürün ardından 12 günlük kalluslar UV-C radyasyonuna maruz bırakılmıştır. UV-C uygulamaları iki farklı süre (5 ve 10 dakika) ve üç farklı mesafede [10 cm (6,6 W/m2), 20 cm (4,1 W/m2) ve 30 cm (2,3 W/m2)] 254 nm dalga boyuna sahip (30 watt) UV-C lambaları ile gerçekleştirilmiştir. UV-C uygulamalarını takip eden 0., 24. ve 48. saatlerde alınan örneklerde fenolik bileşikler ile α-tokoferol miktarları yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) ile belirlenmiştir. Araştırma sonucunda kalluslarda fenolik bileşikler ile α- tokoferol birikiminin UV-C uygulamalarına bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. 10 dakika süre ile 30 cm mesafeden UV-C uygulanan ve 48 saat sonra alınan örnekler en yüksek trans-resveratrol miktarlarını gösterirken, (+)- kateşin bakımından 5 dakika süre, 10 cm mesafe ve 48 saat inkübasyon süresi en uygun kombinasyon olarak belirlenmiştir. En yüksek ferulik asit konsantrasyonu 30 cm mesafeden 10 dakika süre ile radyasyona maruz bırakılarak 24 saat sonra alınan kalluslardan elde edilmiştir. α-Tokoferol içeriği bakımından ise 10 dakika süre, 20 ve 30 cm mesafe ve 48 saat inkübasyon süresi kombinasyonunun daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak UV-C uygulamalarının Gamay üzüm çeşidine ait kallus kültürlerinde sekonder metabolit üretimini artırmak amacıyla başarıyla kullanılabilecek bir yöntem olduğu tespit edilmiştir
Eskisehir’de Bodur Fasulye ile Karısık Ekilen Seker Mısırında Farklı Ekim Düzenlemelerinin Verim ve Verim Ögelerine Etkileri
Bu çalışma 2009 ve 2010 yıllarında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi araştırma ve uygulama tarlasında şeker mısır (Merit F1) ve bodur fasulyenin (Göynük 98) karışık ekiminde ekim düzenlemelerinin şeker mısırının verim ve verim ögelerine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma için tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamalı deneme kurulmuş ve karışık ekim düzenlemeleri; 2 sıra fasulye:2 sıra mısır, 4 sıra fasulye:4 sıra mısır, 1 sıra mısır:1 sıra fasulye, kapama mısır ve kapama fasulye olarak belirlenmiştir. Her iki yılda da ekim düzenlemelerinin kavuzsuz koçan ağırlığı (g), koçanda tane sayısı, koçanda tane ağırlığı (g), taze koçan verimi (kg/da) üzerine olan etkileri istatistik anlamda önemli bulunmuştur. Koçan uzunluğu (cm) ve koçanda sıra sayısı üzerine etkileri ise önemsiz bulunmuştur. İki yıl birlikte değerlendirildiğinde; yılların ve ekim düzenlemelerinin koçanda tane sayısı, koçanda tane ağırlığı ve taze koçan verimi üzerine birlikte yaptıkları etkinin önemli olduğu bulunmuştur. 2009 ve 2010 yıllarında elde edilen veriler ile iki yılın ortalama değerleri; kavuzsuz koçan ağırlığı, koçan uzunluğu, koçanda tane sayısı, koçanda tane ağırlığı ve verim özellikleri bakımından en iyi sonuçların M+F ekim düzenlemesinde elde edildiğini göstermiştir
Buğday (Triticum aestivum L.) ve Arpanın (Hordeum vulgare L.) Orta Anadolu Bölgesi’ndeki Üretim Potansiyeli
Bu çalışmada buğday ve arpa yönünden Orta Anadolu Bölgesi’nde bulunan illerin ekim alanı, üretim ve verim bakımından incelenmiş, birbirlerine göre benzerlik ve farklılıkları ortaya konmuş ve verim yönünden bölgenin analizi yapılmıştır. İller bakımından arpa için üç, buğdayda ise iki farklı grup belirlenmiştir. Arpa için Afyon, Uşak, Aksaray, Kütahya, Yozgat ve Kırşehir illeri aynı grubu oluştururken, Ankara, Konya ve Nevşehir illeri diğer grubu oluşturmuştur. Eskişehir ili ise tek başına bir grup meydana getirmiştir. Buğdayda Afyon, Kütahya, Konya Yozgat, Eskişehir, Ankara, Kırşehir ve Nevşehir bir grubu oluştururken; Uşak ve Aksaray ise diğer grubu oluşturmuştur. Bölgenin verim haritalarına göre arpa ve buğdayda da üç farklı verim düzeyi belirlenmiştir. Her iki ürün için bölgede verim düzeyi 200-280 kg/da arasında değişmektedir
Somatik Hücre Sayısının Verici İneklerde Embriyo Kalitesine Olan Etkisi
Sunulan çalışma, verici ineklerde somatik hücre sayısının embriyo kalitesi üzerine olan etkisini saptamak amacıyla yapıldı. Çalışma, Adana Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Hacıali işletmesinde yapıldı. Çalışmada toplam 30 adet Siyah alaca verici inek kullanıldı. Tüm inekler düzenli östrus aktivitesi gösteren hayvanlardı. Çalışmada verici inekler somatik hücre sayılarına göre 2 gruba ayrıldı. 1. grup somatik hücre sayısı 268.000 hücre/ml olan 15 inekten oluştu.
Elde edilen bulgulara göre, somatik hücre sayısının ele alınan ölçütlerden transfer edilebilen ve edilemeyen embriyo sayısı, toplam embriyo sayısı ile transfer edilebilen ve edilemeyen embriyo oranını istatistiksel olarak etkilemediği tespit edildi (P>0.05). Transfer edilebilir embriyo sayısı 2.86-3.33; toplam embriyo sayısı 5.72-6.40; transfer edilebilir embriyo oranı da %50.00-52.03 olarak bulundu
Hedef türler için gösterge bitki türlerinin sayısal metotlar kullanarak tespiti: Acıpayam Yöresi örneği
Bu çalışma Acıpayam (Denizli) Yöresinde yayılış gösteren hedef türlerimizden Anadolu karaçamının (Pinus nigra subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe) gösterge türlerinin tespit edilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 100 örnek alan verisi kullanılmıştır. Vejetasyon veri matrisi türlerin var-yok durumu itibariyle düzenlenmiştir. Daha sonra bu vejetasyon veri matrisi nitelikler arası ilişki analizi yardımıyla değerlendirilmiş olup karaçam için 6 adet pozitif ve 9 adet ise negatif gösterge bitki türü tespit edilmiştir. Bu türler içerisinde karaçam için sedirin (Cedrus libani A. Rich.) yöredeki en güçlü pozitif gösterge, kızılçamın (Pinus brutia Ten.) ise en önemli negatif gösterge bitki türü olduğu sonucuna varılmıştır.
Anahtar kelimeler: Acıpayam Yöresi, Gösterge bitki türü, Hedef tür, Karaçam, Nitelikler arası ilişki analiz
Menengiç (Pistacia terebinthus L. subsp. palaestina (Boiss.) Engler) meyvelerinin bazı fiziksel ve fizikokimyasal özellikleri üzerine ekolojik faktörlerin etkisi
Bu çalışmada Göller yöresinde doğal yayılış gösteren menengiç (P. terebinthus subsp. pallasiana Boiss. (Engler)) türünün bazı fiziksel ve fizikokimyasal özellikleri ile ekolojik faktörler arasındaki ilişkilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla göller yöresinin 7 farklı yöre içerisinde toplam 19 örnek alanda çalışma yapılmıştır. Çalışmada örnek alanlar arası farklılığın belirlenmesi için elde edilen veriler tek yönlü varyans analizi ve duncan çoklu karşılaştırma testi ile değerlendirilmiştir. Meyve fiziksel ve fizikokimyasal özellikleri üzerine ekolojik faktörlerin etkisini ortaya koymak için ise çoklu değişken analizi olarak temel bileşen ve kümeleme analizleri kullanılmıştır. Sonuç olarak meyve fiziksel ve fizikokimyasal özelliklerinin örnek alanlara göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yörede mevcut ekolojik faktörlerden ise özellikle sıcaklık ve yükseltinin menengiç meyvelerinin fiziksel ve fizikokimyasal özelliklerine etki eden en önemli değişkenler olduğu sonucuna varılmıştır.
Anahtar kelimeler: Ekolojik faktörler, Fiziksel ve fizikokimyasal özellikler, Göller yöresi, Menengiç, Meyv
YEREL MEDYADA KADIN ADAYLAR
Araştırmamızda, kadın ve erkek adayların yerel gazetelerde yer alışında cinsiyet farkı sorgulanmış, medyadaki cinsel ayrımcılık yerel gazeteler üzerinden incelenmiştir. Bu kapsamda seçmen tercihlerini etkilemede siyasal iletişimin öneminden yola çıkarak, kadının siyasal katılımı ve temsilinde medya etkisi irdelenmiştir. Çalışmada 2007 Genel Seçimlerinde Antalya ve Isparta’daki yerel gazetelerde kadın ve erkek adaylarla ilgili yayınlanan siyasi içerikli haberler içerik analizi ile incelenmiştir
Meryemana Dikeni (Silybum Marianum (L.) Gaertn.) Bitkisinden Farklı Dozlarda Gama Işını Uygulamasıyla Elde Edilen M1 Bitkilerinin Bazı Özelliklerinin Belirlenmesi
Bu araştırma 2010 yılında Ankara’da yürütülmüştür. Bu çalışmanın amacı, meryemana dikeni (Silybum marianum (L.) Gaertn.) bitkisinin mutasyon ıslahında kullanılacak olan gama ışınlaması için en etkin dozun belirlenmesidir. Araştırmada, meryemana dikeni bitkisinin tohumlarına uygulanan farklı gama dozlarının (0, 200, 300, 400 ve 500 Gy) oluşturduğu M1 bitkilerinin bazı özellikleri incelenmiştir. Çalışmamızın sonucunda elde edilen veriler artan gama dozlarının M1 bitkilerinde çıkış oranı (%), fide kök uzunluğu (cm), fide sürgün uzunluğu (cm), fide yaş ve kuru ağırlıkları (mg) üzerinde azaltıcı bir etkide bulunduğunu göstermiştir. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde, değişen gama dozlarına bağlı olarak çıkış oranının % 34.333-80.000, fide kök uzunluğunun 4.767-6.087 cm, fide sürgün uzunluğunun 6.097-11.000 cm, fide yaş ağırlığının 577.667-1164.000 mg ve fide kuru ağırlığının 38.333-82.333 mg arasında değiştiği gözlemlenmiştir. Araştırma sonuçları dikkate alındığında, meryemana dikeni bitkisinin mutasyon ıslahı çalışmaları için 200-400 Gy gama ışını dozlarının en etkin doz olabileceği sonucuna varılmıştır
Bazı memeli yaban hayvanlarının potansiyel habitatları için gösterge odunsu bitki türlerinin belirlenmesi
Bu çalışma, Isparta-Gölcük Tabiat Parkında, bazı memeli yaban hayvanlarının habitat tercihlerini belirlemede gösterge olabilecek odunsu taksonları tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gölcük Tabiat Parkı’nda 213 adet örnek alan alınmıştır. Her örnek alanda memeli yaban hayvanları ve odunsu türlere ait var-yok verileri kaydedilmiştir. Analitik değerlendirme için çeşitli yöntemler arasından muhtelif nitelikler arası ilişki analizi tercih edilmiştir. Analiz sonucunda; Toros sedirinin (Cedrus libani) Yaban Tavşanı (Lepus capensis) için, Yabani eriğin (Prunus spinosa) Yaban domuzu (Sus scrofa) için, Yabani erik, Ahlat (Pyrus elaeagnifoli), Doğu çınarı (Platanus orientalis) ve Toros sedirin Porsuk (Meles meles) için, Kuşburnunun (Rosa canina) ise Kaya Sansarı (Martes foina) için pozitif gösterge odunsu türler olduğu tespit edilmiştir. Yine yaban tavşanı için Kavak (Populus sp.) ve Meşenin (Quercus sp.), porsuk için Anadolu karaçamının (Pinus nigra) negatif gösterge türleri olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre Toros sediri, Yabani erik, Kuşburnu, Ahlat, Doğu çınarı ile Kavakgiller ve Meşegiller gibi meyveli ve tohumlu odunsu türler bakımından zengin sahaların, hedef memeli yaban hayvanları için en uygun habitatlar olduğu söylenebilmektedir.
Anahtar kelimeler: Gösterge tür, Memeli yaban hayvanları, Nitelikler arası ilişki analiz
Türkiye’deki orman ürünleri ithalatçısı işletmelerin sertifikalı orman ürünlerine ilişkin görüşleri
Bu çalışmada, başta kereste olmak üzere orman ürünleri ithal ederek, bu ürünleri iç ve dış piyasaya pazarlayan özel sektör işletmelerinin, sertifikalı orman ürünlerine ilişkin görüşleri araştırılmıştır. Bu kapsamda, 56 işletmeye yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak 15 sorunun yer aldığı anket yapılmıştır. Elde edilen anket verilerinin değerlendirilmesinde, SPSS 20 istatistik paket programından yararlanılmıştır. İstatistiksel analizlerde 0,05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Verilerin güvenilirliği Cronbach’s Alpha katsayısı bulunarak belirlenmiştir. Araştırma yöntemleri olarak ise frekans analizi, yüzde analizi, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve duncan testi kullanılmıştır. Sonuç olarak, işletmenin büyüklüğüne ve ihracat yapması durumuna göre sertifikalı orman ürünlerine ilişkin görüş farklılıklarının bulunduğu görülmüştür. İç piyasada sertifika talebinden kaynaklı satış problemlerinin çok az olduğu tespit edilmiştir.
Anahtar kelimeler: Sürdürülebilir orman yönetimi, Sertifikalı orman ürünleri, Orman ürünleri ithalatçısı işletmeler, Türkiy