Bilgi Merkezi
Not a member yet
1196 research outputs found
Sort by
DSP TEMELLİ DA-DA DÜŞÜRÜCÜ ÇEVİRİCİ TASARIMI VE UYGULAMASI
Günümüzde Darbe Genişlik Modülasyon (PWM) tekniği ile kontrol edilen DA-DA çeviriciler, hızlı geçiş cevabı ve kontrol kolaylığı nedeniyle endüstriyel uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Bu çalışmada DSP tabanlı düşüren tip DA-DA düşürücü çevirici tasarımı ve uygulaması gerçekleştirilmiştir. Sistemin çalışması için gerekli anahtarlama sinyali eZdsp TMS320F2812 DSK işlemcisi tarafından üretilmektedir. DA-DA düşürücü çevirici çıkış gerilim değerindeki değişiminin PWM sinyaline bağlı olduğu gözlenmiştir. Ayrıca eZdsp TMS320F2812 geliştirme kartı ile ilgili belli başlı işlemlerin nasıl gerçekleştirileceği açık kodları ile birlikte incelenmiştir
SOSYAL HİZMET İŞLETMELERİNDE YENİLİK YÖNETİMİ
Yenilik kavramı son on yıldır üzerinde ağırlık olarak durulan bir konu haline gelmiştir. Yenilik, özel sektörden kamu sektörüne kadar tüm alanlarda kalite ve rekabetin belirleyici unsuru olarak değerlendirilmektedir. Yenilik yapmak ve bunu sürdürebilmek iyi bir yenilik yönetimi sürecine bağlıdır. Bu çalışmada yenilik yönetimi ve yeniliğin önemi sosyal hizmet işletmeleri açısından ele alınmıştır
Sera Yetiştiriciliğinde Kirletici Faktörlerin Belirlenmesi: Denizli İli Örneği
Denizli bölgesinde bulunan sera işletmelerinin özellikleri, üretim esnasında ve sonrasında ki bitkisel atıkların durumları, atık toplama materyallerinin varlığı, örtü malzemesi, gübre ve ilaçlama gibi materyallerden geriye kalan atıkların nasıl değerlendirildiği araştırılmış, bu olumsuz koşulların neden olduğu sorunlar irdelenmiş ve elde edilen sonuçlar konuyla ilgili literatür bilgileri ile kıyaslanarak gerekli önerilerde bulunulmuştur. Araştırma yapılan 67 adet sera işletmesinin % 30’unu modern sera işletmesi, %70’ini klasik sera işletmeleri oluşturmaktadır. Bu sera işletmelerinin %79’unun topraklı üretim, % 18’inin topraksız üretim ve % 3’ünün viyollerde fide yetiştiriciliği yaptığı belirlenmiştir. Tarımsal uygulamaların önemlilerinden olan ilaçlama ve gübrelemeden geriye kalan poşet ve kap gibi atıkların nasıl değerlendirildiği araştırılmış; tarlaya gelişi güzel atıldıkları, çöp kutularına attıkları, geri dönüşüm noktalarına bıraktıkları ya da bir yerde toplayıp yaktıkları gözlemlenmiştir. Anket yapılan 67 adet sera işletmesinde; kullanıldıktan sonra değiştirilen plastik örtü malzemesinin yaklaşık % 64’ünün uygun bir şekilde bertaraf ettiği ve geri kalan % 34’lük kısmının ise araziye bırakılarak ya da yakılarak yok edildiği gözlemlenmiştir. Araştırma sonucunda, işletmelerin % 70’inde atık materyal olarak değerlendirdiğimiz ve üretim aşamasında ortaya çıkan atıkları herhangi bir tedbir almadan arazi koşularına bıraktığı belirlenmiştir. Bu ve benzeri uygulamalar sonucu oluşan atıkların çevremizi kirlilik açısından tehdit edeceği kanaati doğmuştur. Çünkü üretim esnasında ortaya çıkan plastik ve benzeri materyallerin doğada yok olma süreleri uzun yıllarda gerçekleşmektedir. Atıklardan kaynaklanan kirliliğin önüne geçilmesi konusunda üreticilerin bilgilendirilmesi ve bu konu üzerinde yapılacak görsel yayımlar sayesinde daha temiz bir çevre oluşacağı araştırıcılar tarafından düşünülmektedir
Bazı Ekmeklik Buğday Çeşitlerinde Rapd ve Issr Analizleriyle Genetik Farklılıkların Belirlenmesi
Bu çalışmada, bazı buğday çeşitlerinin arasındaki RAPD ve ISSR analizine dayalı genetik mesafelerin belirlenerek ayrımının yapılması amaçlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, primerler genotipleri güçlendirilmiş bantların sayısı RAPD’ de 3-10, ISSR’ de 6-10 arasında değiştiği belirlenmiş olup, primer/primer kombinasyonları içerisinde RAPD’de OPBA-03, OPL-15 ve OPY-13’den; ISSR’de UBC810 elde edildiği ortaya konmuştur. Dendogram sonuçlarına göre çeşitler göre üç grup altında sınıflandırılmıştır. Yunus, Altay-2000, Naci Bey, Sultan-95, Harmankaya ve Soyer çeşitlerinin uzak ilişkili; Alpu-01 ve Nacibey çeşitlerinin ise yakın ilişkili çeşitler olduğu tespit edilmiştir. Yine RAPD ve ISSR yöntemlerinin genetik varyasyonu değerlendirmek, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve sınıflamasında kullanılabilir yöntemler olduğu belirlenmiştir
Bazı Arpa (Hordeum vulgare L.) Genotiplerinin Genetik Farklılığının RAPD ve ISSR Analizleri ile Belirlenmesi
The objective of this study was to determine genetic distance between barley genotypes based on RAPD and ISSR analyses. The number of amplified bands of genotypes in the primers ranged 4-11 in RAPD and 7-11 in ISSR. The most polymorphic bands in primer/primer combinations were obtained from OPA-04, OPA-13 and OPH-17 in RAPD, and UBC-808, UBC-820 and UBC-872 in ISSR. Results showed that average polymorphic rate was 86.5%. Performances of cultivars in groups asist possibility in creating genetic variability in barley cultivar development. RAPD and ISSR methods are useful for evaluation of genetic diversity and could be safely used to determine the genetic relationships in barley genotypes
Sera Isıtma Gereksiniminin Tahmininde Farklı Yaklaşımların İncelenmesi
Dünyada artan gıda ihtiyacının karşılanabilmesinde birim alandan elde edilen verimin artırılmasına yönelik çalışmaların önemi giderek artmaktadır. Bu alandaki en önemli faaliyetlerden biri de, iklim koşulları denetim altında tutularak yıl boyunca üretim yapılabilen seracılıktır. Seralarda yıl boyunca üretim yapılabilmesi için, kış periyodunda ısıtma yapılması zorunludur. Bu çalışmada, Ankara ili iklim koşulları dikkate alınarak farklı tip, boyut ve malzemelere sahip yedi adet seranın ısıtma gereksinimleri on araştırmacının yaklaşımlarına göre hesaplanmış ve elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda ısı gereksiniminin maksimum olduğu Ocak ayında en yüksek ısıtma yükü IX nolu araştırmacının yaklaşımından, en düşük ısıtma yükü ise VI nolu araştırmacının yaklaşımından elde edilmiştir. Diğer araştırmacıların yaklaşımlarından elde edilen değerlerin birbirine yakın olduğu görülmektedir. Sera tipi ve örtü malzemeleri dikkate alındığında ise en fazla ısıtma yükleri PE örtülü seralarda elde edilmektedir
RADYAL AKIŞLI BİR POMPA ÇARKI TASARIMI VE İMALATI
Rotadinamik pompalar dönen bir çark vasıtasıyla akışkana sürekli olarak enerji veren makinalardır. Bu tip pompalarda, akışkanın hızını ve basıncını arttırmak için çarklar kullanılır. Çarklar; demir, çelik, bronz, pirinç, alüminyum veya plastik gibi değişik malzemelerden yapılırlar. Çark tasarımında pompa performansını etkileyen çok sayıda parametre vardır. Bu çalışmada; radyal akışlı bir pompa çarkı tasarımı ve imalatı için sistematik bir yaklaşım sunulmuş, tasarım ve imalat aşamalarında dikkat edilmesi gereken hususlar ortaya konulmuştur
ÇEPER ETKİSİ OLUŞMAYAN FARKLI BİÇİM VE BOYUTTAKİ BETON NUMUNELERİN BASINÇ DAYANIMLARININ DENEYSEL KARŞILAŞTIRILMASI
Beton basınç dayanımında geometrinin önemine ait birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada da beton numunelerde geometrinin ve narinliğinin önemini görmek için çeper etkisi oluşumu engellenerek basınç dayanımları incelenmiştir. 28 günlük basınç dayanımları incelendiğinde en yüksek dayanım 100 mm ayrıtlı küp numune olan 100G’de 34,133 değeri ile elde edilmiştir. Standart numune olan 150 mm ayrıtlı küp numunede ise 33,600 Mpa değeri elde edilmiş ve en az 30 Mpa olması gereken değer sağlanmıştır. En az 25 Mpa değeri aranan 150x300 mm silindir numunede 27,633 Mpa dayanım elde edilirken 100x200 mm silindir numunede 29,500 Mpa’lık dayanım elde edilmiştir. Kimyasal kür uygulanan numunelerde ise beklenenin aksine fazla bir dayanım artışı olmazken bu tür malzemelerin küçük yüzey alanlardaki etkisinin çok olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan deneysel çalışma sonucu sahada kullanılan beton karışımını içindeki maksimum agrega boyutuna uygun numune kalıbı seçilmesinin daha doğru olacağı tespit edilmiştir. Ayrıca farklı geometrideki numuneler arasında geçiş katsayıları ve çeşitli modeller önerilmiştir