TED Ankara College Foundation Schools
Not a member yet
1415 research outputs found
Sort by
RAİF EFENDİ’NİN SINIRLARA HAPSEDİLEMEYEN MARIA PUDER’İ
Uluslararası Bakalorya Diploma Programı, A1 Türk Dili ve Edebiyatı dersi kapsamında hazırlanan bu tezde, Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna adlı yapıtında odak figürlerden biri olan Maria Puder kişilik özellikleri temel alınarak ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Bu tezin yazılış amacı, Maria Puder’i diğer insanlardan ayıran, farklı olan yönlerinin oluşumunda etkili olan etmenleri belirlemektedir. Bu sebeple tezin temellendirildiği konu, Puder’in yaşam algısının şekillenmesinde etkili olan kavramlar olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda, yapıtta Maria Puder tarafından aktarılan anılar ve düşüncelerle yaşamında hangi olayların etkili olduğu saptanmıştır. Bu tez dört ana başlık altında değerlendirilmiştir.
Yapıtta iki farklı öykü, iki mekan ve iki zaman vardır. Odak figür ile ilgili okuyucunun bilgi sahibi olduğu bölüm Raif Efendi’nin günlüğünün okunduğu bölümdür. Bu sebeple bu tezde ağırlıklı olan o kısımdan yararlanılmıştır. Onu diğer insanlardan ayıran farklı düşüncelerinin oluşmasında etkisi olan etmenler aile yapısı, geçmiş tecrübeleri ve Raif Efendi’yle olan ilişkisi olarak üç bölümde incelenmiştir. Oluşturulan bu bölümlerde, Puder’in yaşadığı olayların onun üstünde bıraktığı etkiler değerlendirilerek, “onu olduğu insan” yapan özelliklerle ilişkilendirilmiştir
KİM Kİ BU ZÜBÜK?
Uluslararası Bakolorya Diploma Programı Türkçe A Dersi kapsamında, uzun tez olarak hazırlanan bu çalışmada, Aziz Nesin’in “Zübük/Kağnı Gölgesindeki İt” adlı yapıtındaki odak figürün ailedeki ve toplumsal yapıdaki bozukluklardan yararlanarak önem kazanmasının hangi dil ve anlatım özelliklerinden yararlanarak oluşturulduğu incelenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde, odak figürün kimlik oluşumunun temeline, davranışlarının sebebine ve yapıtta kullanılan izleklere yer verilmektedir. Gelişme bölümünde, aile yapısındaki ve toplumsal alandaki bozukluklar açıklanmakta, yeri geldiğinde yapıta bağlanıp alıntılar verilmektedir. Alt başlıklarda detaya inilmiş, bu bozukların temeli ve nasıl giderilebileceği neden-sonuç ilişkisi kurularak anlatılmıştır. Sonuç bölümünde, odak figürün önem kazanmasının sebebi olarak, aslında bütün insanların içinde biraz “Zübüklük” olduğu yargısına ulaşılmıştır. Yapıt; aile ve toplum yapısındaki bozuklukların bireyler üzerindeki etkisini, bireylerin birbirleri arasındaki ilişkileri üzerinden kurguladığı, bireylerin davranışlarındaki bozuklukların temeline indiği ve bu bozuklukların nasıl giderilebileceğine dair çözüm arayışları düşündürdüğü için önemli görülmüş ve seçilmiştir. Bireylerin davranışlarındaki aksaklıkların, sınıf atlama kaygısı, manevi değerlerin kaybı, kadına değer verilmemesi, cehalet, yoksulluk, rüşvet ve iltimas gibi etkenlerden kaynaklandığı görülmüştür
ESARETİN BEDELİ
Uluslararası Bakalorya Programı, Türkçe A dersi Türk Dili ve Edebiyatı alanında ele alınan bu tezde, Bekir Yıldız'ın "Halkalı Köle" adlı yapıtında ismi verilmeyen odak figürün var oluş sorunsalı neden ve sonuçlarıyla incelenmiştir. Bu tezin amacı, bireyin yaşamında aile ve evlilik kurumu ile üstlendiği sorumlulukların ve edindiği değer yargılarının, zaman içerisinde kişiliği ile ters düşerek onu bir var oluş sorununa itmesini incelemektir. Giriş bölümünde odak figürün var oluş sorununda kendisi ve toplum ile çatışmasının rolü açıklanacaktır. İçeriği iki bölümden oluşan bu tezin birinci bölümünde bireyin kendisi ile çatışması; sorumluluk, sorgulama ve kaçış süreci üzerinden açıklanırken ikinci bölümünde ise bireyin toplum ile çatışması; aile kurumu ve toplum ile çatışması üzerinden incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise odak figürün var oluş sorunu üzerinde etkili olan ve içerik bölümünde açıklanan etkenlerin duygu durumu ve yaşamı üzerindeki etkisi açıklanacaktır
CAN YÜCEL ŞİİRLERİNDE YALNIZLIK
Uluslararası Bakalorya bitirme tezi olarak A dersi kapsamında hazırlanan bu çalışmada, Can Yücel şiirlerinde yalnızlığın nasıl işlendiği ve bu yalnızlığın nedenleriyle birlikte bireye olan yansımaları ele alınmıştır. Şiirlerde yalnızlığın bireysel ve toplumsal olmak üzere farklı nedenlere dayandırılarak ele alınması ve bu duygunun bireye yansımaları çeşitli bakış açılarıyla şiirlerde yer alması araştırma konusunun belirlenmesinde etkili olmuştur.
Tezin giriş bölümünde araştırma sorusu belirtilerek bu doğrultuda Can Yücel şiirlerinde yalnızlık konusunun nasıl tanımlandığı ve temel kavramları ifade edilmiştir. Giriş bölümünde belirtilenler, tezin amacını ortaya koymaktadır. Tezin ikinci bölümünde ise Yücel’in şiirlerinde konu edilen yalnızlık ve yalnızlığın birey üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Bu sebeple de şairin yalnızlığı ve yalnızlığa konu ettiği nedenleri vurguladığı şiirler seçilerek kaynak olarak kullanılmıştır. Bu bölümde yalnızlığı ortaya çıkaran nedenler bireysel ve toplumsal olmak üzere sınıflandırılmıştır. Bireysel nedenler olarak platonik aşk ve ayrılık üzerinde durulmuştur. Toplumsal nedenlerin yarattığı yalnızlık ise döneme bağlı olarak içinde bulunulan koşullar kapsamında ele alınarak incelenmiştir. Bu nedenlerin yarattığı yalnızlık duygusunun kişide yarattığı duygu durumu değerlendirilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda Can Yücel şiirlerinde bireysel ve toplumsal nedenlerle ortaya çıkan yalnızlığın bazı şiirlerde kişinin iradesine bağlı olmadan yaşamak zorunda olduğu bir duygu olarak ele alındığı, bazılarındaysa kişinin tercihi olarak yaşandığı görülmüştür. Bu bağlamda ortaya çıkan yalnızlık duygusunun bireyi aşk ve sevgi arayışına ittiği, bazen de kişinin alkole ve ölüm düşüncesine yönelerek içinde bulunduğu duygu durumunda uzaklaşmaya çalıştığı sonucuna ulaşılmıştır
SON ADA, SON ÜTOPYA
Çalışma, Ulusal Bakalorya Programı A1 Türk Dili ve Edebiyatı dersi çerçevesinde bitirme tezi olarak hazırlanmıştır. Tezde, Zülfü Livaneli’nin Son Ada adlı eseri demokrasi ve eşitlik kavramları bağlamında inceleme yoluyla ele alınmıştır.
Tezin giriş bölümünde ‘’ütopya’’ ve ‘’distopya’’ kavramlarının tanımlarından yola çıkarak Son Ada yapıtında ütopya- distopya ilişkisi değerlendirilmiştir. Burada; öncelikle tanımlamalar yapılmış, iki zıt kavram örneklerle ve tanık gösterme yöntemi ile desteklenerek karşılaştırılmıştır, ‘’yönetim’’ kelimesinin tanımı yapılmış ve yöneten-yönetilen ilişkisi bağlamında ‘’düzen’’ olgusu değerlendirilmiştir. Ardından yapıtın konusu ve içeriği hakkında bilgi verilerek önceki paragraflarda ele alınmış olan kavramlar doğrultusunda bir inceleme yapılarak tezin araştırma sorusu olan ‘’ Zülfü Livaneli’nin, ütopya-distopya temelinde yükselmiş olan Son Ada adlı yapıtında “demokrasi” ve “eşitlik” kavramlarının verilmesinde, roman figürlerinin, motiflerin ve anlatım tekniklerinin işlevi nedir?’’ sorunun alt yapısı oluşturulmuştur.
Gelişme bölümünde ise; giriş bölümünde değinilen kuramlar, demokrasi ve eşitlik izleklerine yapıt figürlerinin; anlatıcı, yazar, başkan, Lara, bakkalın oğlu etkisi altında incelenmiştir. Ardından izleklerin oluşması bağlamında ada uzamı, martılar, orman, tilkiler, yılanlar ve leylekler şeklindeki motifler bağdaştırılarak detaylı incelenmiştir. Sonrasında anlatım tekniklerinden olan anlatma-gösterme tekniği, tasvir-betimleme tekniği ve laytmotif tekniklerinin demokrasi ve eşitlik izleklerinin oluşmasında etkileri değerlendirilmiştir.
Sonuç bölümünde ise, giriş ve gelişme bölümünde açıklanan ve tanımlanan kavramların demokrasi ve eşitlik kavramlarının oluşmalarına etkilerinin değerlendirilmesi anlatılmış ve saptamalar belirtilmiştir. Araştırma süresince bilimsel çalışma yöntemleri uygulanmaya özen gösterilmiş aynı zamanda sentezlenen bilgilerin tarafsız gözle değerlendirilmesinin ardından çalışmada yararlanılan birincil ve ikincil kaynaklar ‘’ kaynakça’’ bölümünde belirtilmiştir
SAVAŞ VE İNSAN
Uluslararası Bakalorya Programı Türkçe A Dersi kapsamında hazırlanmış olan bu uzun tezde Ayşe Kulin’in II. Dünya Savaşı dönemindeki toplumsal gerçeklikleri ele aldığı “Nefes Nefese” adlı yapıtı değerlendirilmiştir. Değerlendirilme yapılırken yapıtta beş farklı önemli figür olan Selva, Sabiha, Macit, Tarık ve David’in özellikle içinde bulundukları koşullardan etkilenmeleri odaklı kurgulandığı; yapıtta üçüncü tekil kişi anlatım biçimi kullanıldığı; anlatım konumunda genel olarak tanrısal anlatım ve kişisel anlatım tercih edildiği; anlatım tekniklerinden ise iç monolog, diyalog, leit motive ve geriye dönüşten yararlanıldığı görülmüştür. Tezin araştırma sorusunun temel aldığı konu, yazarın ele aldığı dönem gerçekliği olan II. Dünya Savaşı’nın tezin gelişme bölümünü oluşturan beş figürün yaşamlarına ve insan ilişkilerine etkisidir. Bu konu bir dönemin ve birçok milletin sosyal ve kültürel yapısını yansıttığı için önemli görülmüştür.
Tezin gelişme bölümünde beş figür üzerinden bu konu anlatım teknikleri ve alıntılar ile değerlendirilmiş, sonuç bölümünde ise araştırmanın verdiği sonuçlar ana hatlarıyla özetlenmiştir. Genel olarak savaş döneminin insan psikolojisine olan etkisi ve onların hayatında neden olduğu değişmeler yukarıda adı geçen figürler üzerinden saptanmıştır. Ayrıca her figürün sahip olduğu farklı yaşam tarzı ve kişilik özellikleri nedeniyle yaşadığı değişimler, toplumu kalıplaşmış yargılarından ötürü yaşadıkları zorluklar, savaş dış gerçekliği çerçevesinde incelenmiştir
İŞGAL VE ESARET ALTINDA - VEDA
Uluslararası Bakalorya Dil ve Anlatım dersine yönelik hazırlanan bu uzun tez çalışmasında, Ayşe Kulin’in, İstanbul’daki işgalin Maliye Nazırı olan Ahmet Reşat Bey ve ailesinden yola çıkılarak dönemin panoramasının çizildiği “Veda” romanı incelenmiştir.
Tez konusu olarak “Veda” romanının seçilmesinin nedeni, yazarın bu yapıtının yakın tarihe ışık tutuyor olması, anlatılan olaylar örgüsünün aile, kadın, toplum üzerindeki etkilerini gözler önüne sermesidir. Bugün gelinen noktadaki ekonomik, siyasal ve kadın hakları bağlamındaki kazanımlar, romanda sözü edilen dönemde elde edilmeye başlaması da diğer bir sebeptir.
Tezin ön çalışması olarak yapıt ayrıntılı biçimde okunmuş, konu ile ilgili anlatım, dönemi ve yaşanılanları inceleyen kaynaklardan gerekli araştırmalar yapılmıştır.
Tez “ işgal ve esaret olgusuna farklı bakış açıları”, “işgal ve toplumsal direnişin kadının rolü ve değişimine etkileri” ile “işgal ve toplumsal direnişin aile kurumuna etkileri” olmak üzere üç ana başlık altında incelenip, son başlıkta ele alınan “aile” kurumu üzerindeki etkiler ise, “çatışma” ve “gelenek ile modernleşme arasında gelgitler” alt başlıkları ile ortaya konulmuştur.
Çalışmanın giriş bölümünde romanın geçtiği dönemdeki Osmanlı İmparatorluğu’nun içinde bulunduğu duruma kısaca değinilmiş, ardından işgal olgusuna karşı benimsenen iki farklı görüş ve tutum ortaya koymuştur.
Daha sonraki bölümde ise, her iki farklı tutumun önce kadın, sonra aile olguları üzerindeki değişime olan etkisi net bir biçimde ortaya konmuştur. Bu tez çalışması ve varılan yargılar zaman zaman, romandan alınan alıntılar ile desteklenmiştir
AYDININ TOPLUMLA İMTİHANINI ANLATIRKEN
UBDP Türkçe A Dersi çerçevesinde, uzun tez olarak yapılan bu çalışmada, Refik Halid Karay’ın “Memleket Hikâyeleri” adlı yapıtındaki öykülerde, toplum ve sosyal adaletsizlik konusu incelenmiştir. Çalışmada, öncelikle figürler ile toplumun baskı, yozlaşma ve yolsuzluğu yaratma ve ardından da bunların karşısında ki tutumu ve bu tüm bunların sunulmasında anlatıcı figürün işlevi değerlendirilmiştir. Bu baskı, yozlaşma ve yolsuzluk konularının irdelenmesi çalışmanın alt başlıklarını oluşturmuştur. Öykülerin incelenmesinde sosyal adaletsizliğin çeşitli boyutları değerlendirilerek verilmiştir. Giriş bölümünde yapıtın kurgusuna ve bu çalışmada sunulan sosyal adaletsizliklerin sebebine ve anlatıcı figürün ana işlevine değinilmiştir. Gelişme bölümünde ise öyküler içerdikleri konulara göre sınıflandırılarak anlatıcı figürün uzam ve konuya bağlı olarak rolü üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümündeyse, anlatımda “anlatıcı” figürün genel işleviyle ilgili yargılar ve ulaşılan sonuçlar verilmiştir. Refik Halid Karay’ın “Memleket Hikâyeleri” adlı yapıtında, sosyal adaletsizliklerin anlatımında “anlatıcı” figür, hem öykülerin anlatımında hem de olay kurgusu içinde toplumun panoramasını sunan ve çözümler için topluma, aydınlara seslenen bir kimliğe sahip olduğu kanısına varılmıştır
American Propaganda on Comics during the Cold War
This essay investigates the question "How did American propaganda against Communism during the Cold War influenced comic books in between 1947-1991?"
This investigation uses a variety of primary and secondary sources. Using Fredrik Strömberg's "Comic Art Propaganda" 1 as guidance, which contains thorough analyses of the comics "Is This Tomorrow" 2 and "This Godless Communism" 3, published by the Catechetical Guild and George A. Pflaum respectively to demonstrate the main ideas of propaganda in comics. Furthermore, Alan Moore and Dave Gibbons' "Watchmen" 4 series were used to display a more grounded and less unilateral towards the nuclear war aspect of the Cold War.
Following with a specific analyses of the Marvel Comics characters Iron Man 5, Black Widow 6 and the Winter Soldier 7, this essay uses their first appearances in the series as sources, along with quotations from Paul Fellman’s essay titled “Iron Man: America’s Cold War Champion and Charm against the Communist Menace”. 8
The Extended Essay is broken down into five main sections, the abstract, introduction, investigation, conclusion and bibliography (followed by the Appendices if necessary). The investigation is the main body of the essay. The investigation begins by briefly outlining its own structure to then present and evaluate the source material.
The main conclusion reached in the investigation is that American propaganda was definitely featured throughout the comics that were published in the time period of 1947-1991, using comics as a visual and intriguing art form to distribute anti-Communist ideas
THE EVERYWHERE CHEMICAL: PHTHALATE
This study is about a chemical that we are facing in every area of our lives but unaware of. This chemical is called “phthalate”. This study also contains significant information about the usage and the labelling of this material.
This chemical is known for its hazardous effect so the research question for this study is: “What will be the effects of the phthalate and how do the producers label it?”.
The reason why I selected this as my research question is that there was some very big news about some shoe companies that had excessive amounts of phthalate in the making of it. It caused several health problems and this situation made me question where do we also see this carcinogen chemical and the information that I have gathered was enough for crating an essay. I also learned about the environmental effects of this substance.
Phthalate is a substance which makes the plastics a bit more durable to external factors. That’s why nearly every plastic on the market has a bit of phthalate in it. The usage of this chemical makes the plastic more efficient and better to use in everywhere of our lives. That’s why I wanted to title my essay as