TED Ankara College Foundation Schools
Not a member yet
1415 research outputs found
Sort by
ÖZDEMİR ASAF ŞİİRLERİNE YANSIYAN DUYGULAR
Uluslararası Bakalorya programı A dersi kapsamında hazırlanan bu tez çalışmasında Özdemir Asaf’ın şiirlerinde şiir kişisinin duygu durumu nedensellik bağlamında incelenmiştir. Şiirlerde farklı duygulara yer verilmesi ve şairin tercih ettiği şiirsel söylem özelliklerinin duyguyu okuyucuya aktarmadaki etkisi, araştırma konusunun seçilmesinde etkili olmuştur.
Çalışmanın giriş bölümünde araştırma sorusuna yer verilerek şiirlere hakim olan duygu durumları ana hatlarıyla değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise Özdemir Asaf’ın şiirlerinde yer alan şiir kişilerinin duygu durumları şiirler üzerinden incelenmiştir. Bir Kapı Önünde, Yalnızlık Paylaşılmaz ve Lavinia adlı yapıtlarından seçilen şiirler üzerinde yapılan çalışma sonucunda şiirlere egemen olan duyguların aşk, yalnızlık ve toplumsal nedenlere bağlı olarak çıkan diğer duygular olduğu görülmüştür. Bu duygular, şiire yansıyan dil ve anlatım özellikleriyle ilişkilendirilerek yorumlanmıştır. Sonuç bölümünde ise ikinci bölümde edinilen çıkarımlar doğrultusunda araştırma sorusunun yanıtına yer verilmiştir. Asaf’ın şiirlerinde aşk ve yalnızlığın esenliksiz duygularla ilişkilendirilerek ele alındığı, toplumsal düzende var olan sorunlarınsa tedirginlik ve kızgınlık duygularıyla şiire yansıdığı sonucuna ulaşılmıştır
ALIŞILMIŞIN DIŞINDA
Uluslararası Bakalorya Programı, A1 Türk Dili ve Edebiyatı dersi kapsamında hazırlanan bu tezde, Ahmet Ümit’in “Sis ve Gece” adlı yapıtındaki siyasi kimlikler içerisinde oluşan, toplumsal ve bireysel çatışmalar incelenecektir. Bu tezin çıkış noktası, devleti yöneten kurumların her koşulda kendini haklı çıkarmasıyla ortaya çıkan toplumsal çatışmalar ve bu toplumsal yapı içerisinde yer alan bireylerin de vicdan bağlamında bakıldığında iç çatışmalar yaşamasının kaçınılmaz olmasıdır. İncelenmek üzere “Sis ve Gece” adlı yapıtın seçilmesinin sebebi, polisiye roman kurgusunda önemli bir yere sahip olması ve siyasi kimlikler içerisindeki çatışmalar sayesinde Türkiye’nin yakın geçmişine dikkat çekmesidir. Yazarın, insanı suça iten nedenleri ve toplumsal koşulların yarattığı dengesizlikleri, yanlış inançları, gelenekleri sorgulayarak insanın karanlık yüzünü ortaya çıkarırken aynı zamanda polisiye romanı yalnızca merak ögesi ve suç olgusu üzerine kurmadığı gözlenmiştir. Tezin ön çalışması olarak yapıt ayrıntılı biçimde okunmuş, konuyla ilgili kaynaklardan gerekli bilgiler edinilmiştir. Tez, “Çatışmalar” başlığı altında iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bireysel çatışmalar; birey-birey, birey-toplum ve birey-düzen çatışmalarının incelenmesiyle ortaya konmuştur. İkinci bölümde ise toplumsal çatışmalar; toplumsal koşulların yarattığı dengesizliklerin ve kabul edilen toplumsal düzende yaşanan sorgulamaların ve çatışmaların incelenmesiyle oluşturulmuştur. Tezin son bölümü olan sonuç bölümünde ise araştırmanın verdiği sonuçlar ana hatlarıyla açıklanmıştır. Toplumsal düzen içerisinde kabul edilen gerçekliklerin kime göre ve neye göre doğru olduğunun bireysel ve toplumsal çatışmalara yol açabileceği bu nedenle Sis ve Gece’nin belirsizlik ve çelişkiyi, insanın ve toplumun karanlık yanını simgelediği sonucuna varılmıştır
THE EFFECT OF THE TOOTHBRUSH COVERS AND THE PRESENCE OF TOILET IN THE ENVIRONMENT ON BACTERIAL GROWTH ON TOOTHBRUSHES
This extended essay focuses on the effects of using toothbrush covers and the presence of toilets in the preserving environment on the bacterial growth on toothbrushes. Hence, the research question is: “How do the presence of toilet in the environment and the usage of toothbrush covers affect the bacterial growth on toothbrushes?”
To test the hypothesis, which is “both the presence of toilet in the environment and the usage of toothbrush covers increase the bacterial growth on toothbrushes.”, total of 20 toothbrushes were used for a month by 5 different people, 4 toothbrushes for each person. Two of the toothbrushes were covered and the two of them were not. A pair consisting of one toothbrush from each group is put in a room without toilet and the other pair is put in a room with toilet. At the end of a month, the toothbrushes are taken to the laboratory and the bacterial growth on each of them is compared by the analysis of the data obtained at the end of the serial dilution and plate counting method.
It is concluded that the usage of toothbrush covers increase the bacterial growth on the toothbrushes by providing a moist environment to the bacteria, when the presence of toilet in the environment does not affect it. However, because of an unexpected data result caused by the toothpaste remnants on the bristles of some toothbrushes, a different question is raised at the end of this experiment: “Does leaving some toothpaste remnants on the bristles of the toothbrush inhibit the bacterial growth?
How does J.M. Coetzee use the animal motif to convey David Lurie’s instinctual behaviour, perception of women and change in self-empowerment in his novel Disgrace?
Disgrace deals with the transition of a fifty-two year old English professor, David Lurie, in terms of perception as he adapts to the new social order in post-apartheid South Africa. With the change in David’s social position as a white man in post-apartheid era, his self-empowerment and perception transforms. The transformation can be seen in the development of his relationship with animals who are seen to be a neglectable part of the society from David’s former point of view. He accepts the shift of power and acknowledges his inner conflicts, as he starts to approach dogs with a friendly manner. The transition also affects his perception of others and helps him develop empathy. Raised in a patriarchal system, David perceives women as sexual objects but his apathy starts to fade away as he is condemned for abusing his student and losing his charm with aging. Coetzee also includes animals to reflect the change in David’s perception of women. From this amplification, David’s understanding of animals reflects his approach towards women since they show similarity. David’s impulsive behavior towards women and the inner conflicts that arise from the denunciation for those behaviors are emphasized with imageries that involve animals. The animal metaphors in the description of characters, David’s relationship with dogs and his approach to other animals point out to their significance in the novel
USTA, MARGARİTA VE SEVGİLİ ARSIZ ÖLÜM
Uluslararası Bakalorya Programı A1 Türk Dili ve Yazını dersi kapsamında hazırlanan bu tezde, “Büyülü Gerçekçilik” akımının Mihail Bulgakov’un Usta ve Margarita adlı yapıtı ile Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm adlı eserinde ele alınışı incelenmiştir. Çalışmada, üzerinde söz söylenmek istenen “büyülü gerçekçilik” akımını kullanan yerli ve yabancı yazarların tespitinden sonra, yapıtların da belirlenmesi için, sanatçıların birçok yapıtı taranmış, bir kısmı okunmuş, ardından incelenecek ve “büyülü gerçekçilik” üzerinden analizi yapılacak yapıtlar (Usta ve Margarita ile Sevgili Arsız Ölüm olarak) belirlenmiştir. Büyülü gerçekçiliğin en yoğun biçiminde kullanıldığı ve birbiriyle de ortaklıkları olduğuna inanılan yapıtların derinlemesine okunması ve incelenmesinin ardından; büyülü gerçekçiliğin besle(n)diği ortak izlekler ve sorunsallar, ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.
Çalışmanın giriş bölümünde, büyülü gerçekçi türün özellikleri verilmiş; Mihail Bulgakov ile Latife Tekin’in seçilen yapıtları kısaca tanıtılmıştır. Yapıtların yazınsal yaklaşımları, büyülü gerçekçilikle bağlantılı olarak genel bir çerçevede yorumlanmıştır.
Gelişme bölümü, üç ana başlıktan oluşmaktadır: İlk başlık, yapıtların büyülü gerçekçi bağıntılarını ortaya koymaktadır. Bu değerlendirme; uzam, zaman, absürt unsurların yoğunluğu, kullanılan dil ve konu bakımından yapılmıştır.
Gelişme bölümünün ikinci başlığında, yapıtlarda öne çıkan ve her iki yapıtta da ortaklık gösteren izleklerin büyülü gerçekçilikle ilişkisi incelenmiştir. Bu başlık, kendi içinde dört başlığa indirgenmiştir: Bunlar, yapıtlarda en göze çarpan ortak izlekler olan; “din ve inanışlar”, “korku”, “aşk”, “iç huzursuzluklar ve bozuk ruh dengesi” olarak sıralanabilir.
Üçüncü ve gelişme bölümünün son başlığında, yapıtlardaki ana sorunsallar değerlendirilmiş, bu sorunsalların büyülü gerçekçilikle bağı irdelenmiştir. Bu sorunsallar; Usta ve Margarita yapıtı için “tutunamayış”, “ayrıksılık” ve “sığınılan kurtuluş çaresi olarak aşk”, Sevgili Arsız Ölüm yapıtı için “yoksulluk”, (Din-Gelenek-Hurafe Temelindeki Bir Toplumda) “var olma çabası” ve “yabancılaşma” olarak yorumlanmıştır.
Sonuç bölümünde, iki yazarın kullandıkları büyülü gerçekçiliğin yapıttaki konumu, boyutları ve işlevleri tarafsız bir bakış açısından değerlendirilmiş ve gelişme bölümündeki incelemelerin sonucu belirtilmiştir. Ek olarak, “kaynakça” bölümünde çalışma esnasında kullanılan birincil ve ikincil kaynaklar belirtilmiştir. Çalışmadan “büyülü gerçekçilik” akımı ile ilgili çalışmalarda yararlanılabileceği düşünülmektedir
DÜŞ VE GERÇEK ÇATIŞMASI
Uluslararası Bakalorya bitirme tezi olarak A dersi kapsamında hazırlanan bu çalışmada amaç, Doğu Yücel'in Varolmayanlar adlı yapıtında dış gerçekliği hayal ve gerçek dünyasının karşıtlıkları bağlamında değerlendirmek ve bu karşıtlığın odak figür üzerindeki etkisini incelemektir. Diğer yapıtlardan farklı olarak bu yapıtta dış gerçekliğin zıt kutuplardan oluşması ve tek figür etrafında şekillenmesi araştırma konusunun seçilmesinde etkili olmuştur.
Tezin giriş bölümünde hayal ve gerçek dünyasının karşıtlığı üzerinde durulmuş ve odak figürün karakter çözümlemesi yapılmıştır. İkinci bölümde ise dış gerçeklik çerçevesinde karşıtlık oluşturan gerçek ve hayal dünyası, benzer konulara farklı yaklaşımları doğrultusunda değerlendirilmiştir. Tezin devamında ise bu dış gerçekliğin bireyin iç dünyasına yansımaları “gerçek” ve “hayal” bağlamında incelenmiş, yaşam algısına olan etkisi ortaya konmuştur. Tezin sonuç bölümünde ise araştırılma sorusunun yanıtına yer verilerek her iki gerçekliğin özünde aynı temele oturduğu, bu nedenle bireyin her iki gerçekliğe de gereksinim duyduğu vurgulanmıştır
KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK İÇİNDE BİR UYUMSUZ
Buket Uzuner’in Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceralı-SU adlı yapıtında ele alınan asıl konu, yapıt içerisinde kültürel farklılıkların yansıtılmasında kullanılmakta olan sembollerin işlevleridir. Yapıttaki olay örgüsünü biçimlendiren, Şaman inancı, mezhepsel farklılıklar ve diğer dünya görüşlerinin yarattığı farklılıklardır. Ülkemizin olumsuz yönde değişen değer yargıları içerisinde yaşayan ancak bu değer yargılarına tutunmadan yaşayan metin figürleri, bu yapıtta “uyumsuz” ya da farklı olarak nitelendirilmeleriyle öne çıkmaktadır. Yazarın bu farklılığı, uyumsuzlukları figürleri üzerine yüklediği sembolik değerler aracılığıyla yansıttığı, olay örgüsünde çatışma yaratan durumları da gelenekler aracılığıyla sağlamamaktadır. Yapıtta çok fazla sembol kullanılmasına rağmen bu incelemede semboller, özel adları sayıların ve renklerin sembolik anlamları ile sınırlandırılmış ve bunların metindeki ana sorunsalla ilişkisi kurulmaya çalışılmıştır. Bu semboller yapıttaki merkez olay olan “kayıp odak figürün bulunması”na da yardımcı olmakta, anahtar işlevi görmektedir. Defne Kaman’ın bulunması yardım etmiş olan diğer etken ise Kutadgu Bilig ve Su Kitabı’ dır. Kutadgu Bilig’in yapıt içerisinde kullanılması, yazarın bu yapıt içerisinde metinlerarasılık yöntemine başvurduğunu göstermektedir. Zaman zaman kurgusal değil de didaktik bir yapıt olduğu düşüncesini uyandıran bu yapıtta sembollerin okurun zihninde yaratılmak istene şablonları belirginleştirme, okurun dünya görüşleri arasındaki farklılıkları ayırt edebilmesini sağlama amacına hizmet ettiği görülmüştür. Ayrıca kültürel farklılıkların zenginlik yaratmak kadar uyumsuzluklara da yol açabildiği bu nedenle ayakları üstünde duran, hümanist, Defne Kaman’ın içinde yaşadığı çevrede uyumsuz olarak nitelendirildiği de anlaşılmıştır
BULANIK KAFALAR BULANIK TOPLUMLAR
UBDP Türkçe A dersi çerçevesinde uzun tez olarak hazırlanan bu çalışmada, Cemil Kavukçu’nun “Suda Bulanık Oyunlar” adlı romanında odak figürün iç çatışma ve buna yol açan ailevi-toplumsal nedenler konu olarak alınmıştır. Çalışmada, odak figürün yaşadığı iç çatışmasının nedenleri bireysel ve toplumsal olarak iki farklı açıdan incelenmiştir. Giriş bölümünde yapıtın odak figürü olan Tarık’ın düşünce durumu ve yapıtın kurgusunun odak figürün düşünce durumuna olan etkisi üzerinde durulmuştur. Gelişme bölümünde odak figürün iç çatışma yaşamasına neden olan nedenler, toplumsal ve bireysel olarak iki farklı başlık altında anlatılmış ve bireysel açıdan ailenin, arkadaşlık ilişkilerinin ve karşı cins ile olan ilişkilerinin üzerinde durulmuş, toplumsal olarak ise dönem olayları ve eğitimin etkisi incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise, odak figürün iç çatışmasınn sonucu ve odak figürün çözüm olarak kimliğini değiştirme kararı verdiği verilmiştir. Cemil Kavukçu’nun “Suda Bulanık Oyunlar” isimli yapıtında, bireyin iç çatışma yaşamasının nedenleri sunulurken bireyin yaşadığı iç çatışmalar sonucu kimliğini var edişi işlenmiştir
KIRMIZI PELERİNLİ KENT
Bu tez çalışmasında Aslı Erdoğan’ın, yapılan tercihlerin bireylerin ve toplumların yaşamları üzerindeki etkilerinin aktarıldığı “Kırmızı Pelerinli Kent” adlı yapıtı incelenmiştir. Yapıtın odak figürü Özgür üzerinden yapılan bu toplum ve birey incelemesinde, uzamın bireysel ve toplumsal algıların oluşmasındaki rolü, eğilimler üzerindeki etkisi, bireylerin önceliklerinin değişmesindeki etkisi, toplumun bireylere karşı olan tutumu ve bireylerin kendilerini var edebilme süreci gibi konular ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır. Bu kapsamda tez üç bölümde incelenmiştir. İlk bölümde bireylerin tercihlerinin önemi, odak figürün yapıtın akışına etkisi olan tercihleri, bu tercihlerin sebepleri ve bunların sonuçları anlatılmaktadır. İkinci bölümde Rio uzamının bireysel algıların oluşmasındaki etkisi anlatılırken, üç alt başlıkta irdelenmektedir: değer ve değersizlik algısı, yalnızlaşma ve yabancılaşma. Bu alt başlıklarda sırasıyla Rio’da insan yaşamanın değeri, odak figürün ve Rio toplumda yer alan bireylerin yalnızlaşması ve yabancılaşması neden sonuç ilişkisine dayandırılarak anlatılmıştır. Tezin son bölümünde Rio uzamının toplumsal algıların oluşmasındaki etkisi anlatılırken üç alt başlığa ayrılmıştır: şiddet/ilkellik/vahşilik, sosyal adaletsizlik ve kadının toplumdaki yeri. Bu alt başlıklarda sırasıyla Rio’nun şiddet dolu ortamının insanları ilkelliğe itişi, toplumun sınıflı yapısı ve adalet kavramının yok oluşu ve ezen-ezilen ilişkisinde ezileni oynayan kadınların yüzleşmek zorunda olduğu gerçekler anlatılmıştır. Tezin sonunda tercihlerin bireylerin yaşantılarını etkilediği ve hatta hayatta kalmalarına karar verdiği sonucuna ulaşılmıştır
Gölgeler İçinde Bir Adam
Uluslararası Bakalorya bitirme tezi olarak Türkçe A dersi kapsamında hazırlanan bu inceleme, Murat Gülsoy’un Gölgeler ve Hayaller Şehrinde adlı yapıtında yer alan odak figür Franck Fuat Chasson’u konu edinmiştir. Yarı Türk yarı Fransız olan Frack Fuat figürü, kişilerin toplum içinde, çeşitli çabalarla kendini var etme sürecine ayna tutarken, bu süreç boyunca karşılaşılan birtakım kişisel sancıları da yoğun bir şekilde yansıtmıştır. Bulunduğu toprağa ve köklerine dair aidiyetsizlik, bunun beraberinde getirdiği ötekileşme ve yabancılaşma, kendini var etme çabası içerisinde bulunduğu arayış ve tüm süreçler boyunca uğradığı değişim kişi bazında incelenmiştir. Türk Tarihi’nin önemli dönemlerinden biri olan Osmanlı Devleti’nin çöküşe geçtiği II. Meşrutiyet Dönemi’nde, yabancılar imparatorlukta hatta İstanbul’da yaşamakta zorlanmış ve bunun sonunda neredeyse göç etmek zorunda bırakılmışlardır. Bu çalışma, söz konusu zaman dilimi içerisinde göç olgusuna paralel gelişen toplumsal travmaların kişisel boyuttaki etkilerinin yakından incelenmesi açısından önemlidir. İleriki çalışmalarda odak figürün içsel gelişiminin derinden incelenmesi ve anlaşılabilmesi için bu tez, işlevsel bir konumda olacaktır.
Çalışmanın dört ana başlığı odak figürün kendini gerçekleştirme süreci boyunca kişi üzerindeki gözlemler ve aktarımlar sonucu ortaya çıkan izlekler ışığında şekillenmiştir. Bununla birlikte, bu sürecin birbirini takip eden durumlar ve izlekler zinciri olması sebebiyle, çalışma buna uygun bir akış halinde düzenlenmiş ve bu sırada incelenmiştir