Avrasya Üniversitesi AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi
Not a member yet
    235 research outputs found

    Katı atık yönetimi ve ekonomiye geri kazandırılmasında yeni uygulamalar: Trabzon örneği / Solid waste management and the new applications to the recycling of soli̇d waste: The example of Trabzon

    No full text
    İnsanların yaşadıkları süre boyunca ürettikleri tüm atık malzemelerinin yok edilmesi veya ortadan kaldırılması kentlerin en önemli problemlerinin başında sayılabilir. Günümüze kadar değişik ülkelerde bu sorunu çözmek için kullanılan çözümler, çevre ve insan sağlığını önemsemeyen teknolojilerden oluşması sebebiyle çok başarılı olamamıştır. Bunun nedenlerini insanların çok para kazanma hırsı, kullanılan teknolojilerin insan sağlığını hiçe sayması ve çevreye olan duyarsızlık olarak değerlendirebiliriz; ancak bunun yanında son yıllarda katı atıkların bertarafı konusunda çevre dostu olarak tanımlayacağımız pek çok araştırmalar yapılmıştır. Bu teknolojik çalışmalarla, atıkların sorun olmaktan çıkıp bir gelir kapısı halinde ekonomiye kazandırılması için önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bu çalışmada da katı atıkların en iyi yöntemle bertaraf edilmesi üzerinde çalışma yapılmış ve değerlendirilmiştir. Katı atıkların bertaraf edilmesi için birçok teknoloji mevcuttur. Atığın içeriğine bağlı olarak değişik teknolojiler kullanılmaktadır. Gazlaştırma teknolojisinin uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik avantajları diğer teknolojilere göre daha fazladır. Doğu Karadeniz Bölgesinde atığın niteliğine bağlı olarak gazlaştırma teknolojisinin uygun olabileceği, insan ve çevreye daha yararlı olacağı kanaatiyle bu teknolojinin seçilmesinde etkili olmuştur. Tezin birinci bölümünde katı atık ile ilgili problemler ortaya konulmuştur. Çalışmanın amacı ve önemi üzerinde durularak katı bertarafıyla insanların sağlıklı bir çevre içinde olmalarının gerekliliği ile yaşam kalitelerinin artacağı belirtilmiştir. İkinci bölümde katı atık ile ilgili tanımların açıklaması ve kapsamı üzerinde durulmuştur. Katı atıkların nasıl toplanması gerektiği ve ekonomiye geri kazandırılmasındaki elde edeceğimiz faydalar üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ambalaj atıkları ve atık getirme merkezlerinin katı atık yönetiminin içindeki önemi, özellikleri, nasıl uygulandığı ve atık yönetimi içinde yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde katı atık yönetiminde mevcut durum açıklanmış ve bertaraf yöntemleri olan düzenli depolama, yakma ve fermantasyon sistemleri ele alınarak bu sistemlerin çalışma prensipleri hakkında araştırmalar yapılmış ve bilgilendirme yapılmıştır. Beşinci bölümde ise Trabzon bölgesinde atık karakterizasyon çalışmaları, nüfus hesaplamaları ve kalorifik değer sonuçları kullanılarak, termal yöntem uygulamalarından bir tanesi olan gazlaştırma sisteminin Trabzon için uygulanabilirliği araştırılmıştır. Bu sistemin başarılı ve uygulanabilir olması için toplama sistemlerinin nasıl olması gerektiği, merkezi hükümet, sivil toplum kuruluşları, yerel idareler ve atık üretenlerin neler yapması gerektiği üzerinde durulmuştur. Sonuç ve önerilerle de tez yazarının katkısının ne olduğu ve atıkların ekonomiye kazandırılmasındaki yaklaşımı belirtilmiştir. Entegre katı atık yönetimi içindeki bu çalışma ile Trabzon için gazlaştırma sisteminin hangi koşullarda uygulanması gerektiği ve bu sistemin uygulanması neticesinde çevreye ve insan sağlığına sağlayacağı avantajlar belirtilmiştir.The destruction or disposal of all waste materials produced by people during their lifetime can be considered as one of the most important problems of cities. The solutions used to solve this problem in different countries until today have not been very successful due to the technology that does not care about the environment and human health. We can evaluate the reasons for this as the ambition of people to make a lot of money, the disregard of the technologies used in human health and the insensitivity to the environment; However, in recent years, many studies have been conducted on the disposal of solid wastes, which we can define as environmentally friendly. With these technological studies, important developments are taking place in order to bring waste to the economy as a source of income instead of being a problem. In this study, a study was carried out and evaluated on the disposal of solid wastes with the best method. There are many technologies available for solid waste disposal. Different technologies are used depending on the content of the waste. The applicability and sustainability advantages of gasification technology are more than other technologies. In the Eastern Black Sea Region, depending on the nature of the waste, gasification technology may be appropriate and it has been effective in choosing this technology with the belief that it will be more beneficial for people and the environment. In the first part of the thesis, problems related to solid waste are presented. By emphasizing the purpose and importance of the study, it was stated that the quality of life of people will increase with the necessity of a healthy environment with solid disposal. In the second part, description and scope of definitions related to solid waste are emphasized. It is emphasized how solid wastes should be collected and the benefits we will gain in recycling them to the economy. In the third chapter, the importance of packaging waste and waste collection centers in solid waste management, their characteristics, how they are applied and their place and importance in waste management are emphasized. In the fourth chapter, the current situation in solid waste management has been explained and by taking into consideration the disposal methods of landfill, incineration and fermentation, researches have been made and information has been given on the working principles of these systems. In the fifth chapter, by using waste characterization studies, population calculations and calorific value results in Trabzon region, the applicability of the gasification system, which is one of the thermal method applications, for Trabzon was investigated. It was emphasized how the collection systems should be in order for this system to be successful and applicable, what should the central government, non-governmental organizations, local administrations and waste generators do. With the results and suggestions, the contribution of the thesis writer and his approach in recycling the waste to the economy are stated. With this study in integrated solid waste management, the conditions under which the gasification system should be applied for Trabzon and the advantages it will provide to the environment and human health as a result of the implementation of this system have been stated

    Kurumsal itibar algısının örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi / The effect of corporate repulation perception on organizational citizenship behavior

    No full text
    Güçlü bir itibar, kurumun sahip olduğu en önemli algılanan sermayesidir. Bir kurumun iş alanındaki faaliyetleri ve yetenekleri, o kurumun genel itibarını şekillendirir. İtibar zaman içerisinde inşa edilir ve sosyal paydaşların o kurumla arasındaki birçok etkileşiminden oluşur. İtibar, sosyal paydaşların kurumu güvenilir, sorumlu olarak algılamasına neden olan kendine özgünlüğünden ve kimliğinden kaynaklanır. Bunun karşılığında bir kurumun oturmuş, sağlam itibarı, rakiplerin o kurumun eylemlerini taklit edilmesini zorlaştırır. Kurumsal itibar işletmelerin rekabet araçlarından biri olup iki önemli amaç bakımından stratejik öneme sahiptir. Birincisi toplum nezdinde olumlu algılar oluşturarak paydaşlarına daha fazla değer kazandırmak ve bu yollarla rekabette başarılı olmaktır. İkincisi de günümüz işletmeleri için en değerli varlıklar olan mevcut insan kaynağının örgütsel bağlılığını artırarak onların daha fazla çaba ve katkısını sağlayabilmektir. Bu çalışmada kurumsal itibarın çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonucuna göre kurumsal itibarın örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal İtibar, Örgütse Vatandaşlık Davranış, Örgüt, İşgören.A strong reputation is the most important perceived capital of the organization. The activities and capabilities of an organization in the field of business shape the general reputation of that institution. Reputation is built over time and consists of many interactions between social stakeholders and that organization. Reputation originates from the self-identity and identity of social stakeholders, which makes the organization perceive the organization as trustworthy and responsible. In return, an established, solid reputation of an organization makes it difficult for competitors to mimic the actions of that institution. Corporate reputation is one of the competitive instruments of enterprises and it has strategic importance for two important purposes. The first is to gain more value for the stakeholders by creating positive perceptions in the eyes of society and to be successful in competition with these ways. The second is to increase the organizational commitment of the existing human resources, which is the most valuable asset for today's enterprises, and to provide them with more effort and contribution. In this study, the effects of corporate reputation on organizational citizenship behavior of employees were investigated. According to the results of the research, it is determined that corporate reputation has an effect on organizational citizenship behavior. Key Words: Corporate Reputation, Organization, Citizenship Behavior, Organization, Employee

    Tarihi camilerde termal konfor incelemesi: Trabzon Çarşı Cami örneği / Thermal comfort analysis in historical mosques: Case study of Trabzon Çarşı mosque

    No full text
    Tarihi camiler kültürel olarak toplumlarda önemli bir yer tutmaktadır ve birçoğu koruma altında tescilli yapılardır. Camiler namaz vakitlerine göre aralıklı olarak kullanılmaları ve gün içerisinde farklı kullanıcı yoğunluklara sahip olmaları nedeniyle diğer binalardan farklılaşmaktadır. Tarihi cami yapılarında da diğer binalarda olduğu gibi konfor koşullarının optimum değerlerde sağlanması gerekmektedir. Optimum koşullar sağlanırken binanın enerji tüketimi de göz önünde bulundurmalıdır. Bu bağlamda Trabzon ili merkez Ortahisar ilçesinde bulunan ve bölgenin en büyük camisi olan Trabzon Çarşı Cami'sinde Fanger'in PMV modeli kullanılarak termal konfor çalışması yürütülmüştür. Çalışma dört aşamadan oluşmuş olup, bunlar deneysel ölçümler, anket çalışması, termal kamera görüntülemesi ve simülasyon aşamalarıdır. Deneysel ölçümler, Ağustos 2018 ve Şubat 2019 tarihlerinde yaz ve kış dönemi birer hafta olacak şekilde gerçekleştirilmiş, anket çalışması ve termal kamera görüntülemeleri eş zamanlı yürütülmüştür. Ölçümlerden elde edilen veriler ile IES-VE programında mevcut bina modellemesi yapılarak kalibrasyon gerçekleştirilmiştir. Tarihi taş camilerde termal konfor koşullarının iyileştirilmesi adına farklı senaryolar değerlendirilmiştir. Bu senaryolar farklı özellikte cam tipleri, çatı yalıtımı, içten duvar yalıtımı ile soğutma dönemi için doğal havalandırma senaryolarının oluşturulması şeklindedir. Alternatif senaryolardan elde edilen veriler mevcut veriler ile karşılaştırılarak caminin termal performansındaki ve enerji tüketimindeki değişim analiz edilmiştir.Historical mosques have an important place in cultural societies and many of them are under protection. Mosques differ from other buildings because they are used discontinuously according to prayer times and have different user densities during the day. As in other buildings, comfort conditions should be ensured at optimum values in historical mosque buildings. The building's energy consumption should also be taken into account while maintaining optimum conditions. In this research, thermal comfort study was carried out by using PMV model of Fanger in Trabzon Çarşı Mosque, which is located in Ortahisar districf of central Trabzon and the biggest mosque of the region. Study consist of four stages; experimental measurements, survey study, thermal camera view and simulation. Experimental measurements were carried out in August 2018 and February 2019 for one week in summer and winter. The surveys and thermal camera were conducted simultaneously. With the data obtained from the measurements, existing model made with IES-VE program was calibrated. Different scenarios have been proposed to improve thermal comfort conditions in historical stone mosques. These scenarios consist of different types of glass, roof insulation, interior wall insulation, and natural ventilation scenarios for the cooling period. The data obtained from alternative scenarios were compared with the existing data and the changes in thermal performance and energy consumption of the mosque were analyzed

    Sağlık kurumları işletmeciliğinde iş etiği açısından hissedarlar önceliği kuramı ile paydaşlar kuramı'nın karşılaştırmalı analizi / Comparative analysis of stakeholder primacy theory and shareholder theory in healthcare management through the business ethics

    No full text
    Sağlık hizmetleri alanında bilimsel gelişmelerin etkisiyle ve sağlığın metalaşmasıyla 19.yy'ın ikinci yarısından itibaren yaşanan dönüşümlerle beraber fonlanma, verimlilik, hesap verebilirlik, kamu yararının kollanması, hizmetin yaygınlığının ve kalitesinin gözetimi gibi konuların yanı sıra işletme açısından etik sorunu medikal etikten öte bir zaruret olarak yönetimin bir unsuru haline gelmiştir. Sağlık kurumları işletmeciliği yönetim süreçlerinde etiğin alışılmamış rolü kuram karşılaştırmaları bağlamında analiz edilmiştir. Bu amaçla Hissedarlar Önceliği Kuramı ile Paydaşlar Kuramı ayrıntılı bir şekilde el alınmıştır. Etik karşılaştırmanın kuramsal çerçevesi Faydacılık ve Kantçı ödev yaklaşımları ile sınırlandırılmış ve bu iki ana etik kuramın sağlık kurumları işletmeciliği etiği alanında bütünleştirilmesinin olanakları bütün tez boyunca incelenmiştir. Nihai tahlilde, tek bir hedefe yönlenmiş herhangi bir sağlık kurumu işletmesinin kaçınılmaz olarak sağlık hizmetlerinin karmaşık doğasını kavramada işlevsiz kalacağı ve böylece kurumun belirlenmiş misyonunu yerine getirebilmekten yoksun olacağı gösterilmiştir. Aynı gerekçelerle, işletme faaliyetlerinde yaşanan dinamik değişimin farklı yönlerini ihtiva etme iddiasında olan stratejik yönetim modeliyle ve etik öncelikleri de içeren kapsam gücüyle Paydaşlar Kuramı'nın sağlık kurumları işletmeciliği alanında yetkin bir kuram olduğu gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Kurumları İşletmeciliği, İş Etiği, Hissedarlar Önceliği Kuramı, Paydaşlar Kuramı, Ödev Ahlakı, Faydacılık, Paydaşlar Analizi, Paydaşlar Yönetim Stratejisi.As of mid-19th century transformations in the realm of healthcare services, arising from scientific developments in medicine and commodification of health, not only the issues such as funding, efficiency, accountability, the protection of the public interest, service penetration and quality surveillance but also ethics, apart from medical ethics, has unavoidably become an element of management for the healthcare institutions. The offbeat role of ethics in healthcare management processes is analyzed within the context of theory comparisons. To this end, Shareholder Primacy Theory and Stakeholder Theory is undertaken in detail. Theoretical framework of ethical comparison is clearly circumscribed by Utilitarianism and Kantian deontological approach and potential room for any integration of these major ethical theories in healthcare management ethics is examined throughout the entire thesis. In the final analysis, it is shown that any healthcare management with a single target oriented approach is imminently dysfunctional in covering complex nature of healthcare services and thus incapable of being accomplished any given corporate mission at all. By the same token, it is also asserted that Stakeholder Theory with its strategic management model and scope of power intending to embrace different aspects of dynamic change in business activity, including ethical priorities, is a congruent business ethics theory in healthcare management. Keywords:Healthcare Management, Business Ethics, Shareholder Primacy Theory, Stakeholder Theory, Deontology, Utilitarianizm, Stakeholder Analysis, Stakeholder Management Strategy

    İş hayatında stres ve motivasyon: Trabzon ilinde hemşireler üzerine bir araştırma / Stress and motivation in business life: A research on nurses in Trabzon

    No full text
    Önceki yüzyıllarda felaket, dert, keder, musibet anlamına gelen stres kelimesi, sözlük anlamı olarak ruhsal gerilimi ifade etmektedir. Kişilik, yaş ve cinsiyet, aile hayatı gibi bireysel faktörler, iş yükünün fazlalığı, zaman sınırlılığı, insan ilişkileri, denetimin sıkı ve yakından olması, sorumlulukların yarattığı endişe gibi örgütsel faktörler, günlük yaşantıda karşılaşılan zorluklar, telaşlı yaşantı, savaş, doğal afet gibi örgüt dışı faktörler strese neden olabilmektedir. Stres bireysel bir kavramdır. Önemli olan strese sebebiyet veren olaylar karşısında bireylerin algıları ve göstermiş olduğu tepkilerdir. Fiziksel egzersizler, nefes teknikleri, zaman yönetimi, sorun çözme teknikleri, doğru beslenme, rahatlama teknikleri, biyolojik geri besleme ve sosyal destek ile her birey kendine özgü yöntemler uygulayarak stresle başa çıkabilir. Motivasyon kavramı harekete geçmek sözcüğünden gelir ve bir işi gerçekleştirmek için içimizde duyduğumuz kuvvetli istek olarak tanımlanmaktadır. Stres ve motivasyon kavramları yakından ilişkilidir. Stres kişilerde gerilim yaratıp, sağlık sorunlarının artmasına, motivasyon kaybı ile performansının düşmesine yol açmaktadır. Bu çalışmada iş stresi ve motivasyon düzeylerini incelemek üzere Şubat- Mart 2020 tarihinde Trabzon ili Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi hastanesinde görevli 149 hemşire ile bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda çalışanların sosyo-demografik özelliklerine göre yaşadıkları stres ve motivasyon düzeylerinde farklılıklar tespit edilmiştir.The word stress, meaning disaster, trouble, sorrow, grief, misfortune in the previous centuries, literally expresses mental tension. Individual factors such as personality, age and gender, family life, organizational factors such as excessive workload, time limitation, human relations, tight and close control, anxiety created by responsibilities, difficulties encountered in daily life, hectic life, external factors such as wars, natural disasters can cause stress. Stress is an individual concept. The important thing is the perceptions and reactions of individuals to events that cause stress. With physical exercises, breathing techniques, time management, problem solving techniques, proper nutrition, relaxation techniques, biological feedback and social support, each individual can cope with stress by applying unique methods. The concept of motivation comes from word to act and it is defined as a strong desire we feel within us to realize a job. The concepts of stress and motivation are closely related. Stress creates tension in people, increases health problems, loss of motivation and performance. In this study, a questionnaire study was conducted with 149 nurses working in the Farabi Hospital of Karadeniz Technical University in Trabzon province between February and March 2020 in order to examine the work stress and motivation levels. As a result of the research, differences in the stress and motivation levels experienced by the employees according to their socio-demographic characteristics were determined

    Türkiye'de online alışverişin tüketici davranışları üzerindeki etkisi / The effected of online shopping on consumers behaviours in Turkey

    No full text
    Günümüzde iletişim ve ağ teknolojilerinin gelişmesiyle internet kullanıcı sayısı da her geçen gün artmaktadır. İnternet kullanıcı sayıları ile orantılı olarak elektronik perakendecilik ve online alışveriş de gelişmektedir. İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla geleneksel satış yöntemleri elektronik ortama dönüşmüş ve satıcıların ürünlerini online olarak pazarlamalarını sağlamıştır. Bilgisayar, tablet ve telefon teknolojileri ile evden çıkmadan tüm ihtiyaçlar karşılanabilmekte ve tüm dünyadan alışveriş imkanı sunulmaktadır. Elektronik perakendecilik ve online yapılan alışverişler tüketicilerin alışveriş yöntemlerini ve perakendecilik sektörünü değiştirmektedir. Bu çalışmanın amacı, online alışverişin tüketici davranışları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Araştırmada veri toplayabilmek amacıyla Türkiye'de yaşayan tüketicilere anket uygulanmış ve anket çalışması sonucu 306 adet anket elde edilmiştir. Elde edilen bulguların değerlendirilmesinde SPSS 22.0 paket programından yararlanılmıştır. Bu kapsamda, tüketicilerin online alışveriş davranışları, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans (Anova) analizi ve regresyon analizi ile test edilmiştir. Yapılan analiz sonucu çeşitli bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları, online alışveriş kullanım sıklıklarının oldukça fazla olduğunu ve tüketicilerin online alışveriş davranışlarını etkileyen faktörlerin başında güven algısının geldiğini göstermektedir. Bununla birlikte, online alışveriş davranışları ile güven algısı arasında anlamlı bir ilişki gözlemlenmiştir. Aynı zamanda, online alışveriş davranışları ile risk algısı arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken, satış sonrası hizmetler ile anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Sonuç olarak, teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatın her anında tüketiciler sürekli olarak online alışveriş yapacak imkanı bulabilmektedirler. Özellikle Covid-19 pandemi süreciyle birlikte online alışverişin artması beklenmektedir.Nowadays, the number of internet users is increasing day by day with the development of network and communication technologies. Electronic retailing and online shopping have also developed in proportion to the increase of the number of internet users. With the widespread use of the internet, traditional sales methods have transformed into electronic media and provided sellers to market their products online. All needs can be met with computer, tablet and phone technologies without leaving the house, and the opportunity of online shopping is given from all over the world. Electronic retailing and online shopping are changing the shopping methods of consumers and the retail industry. The aim of the study is to examine the effect of online shopping on consumer behaviors. To collect data, a survey method was applied to consumers living in Turkey and 306 surveys were obtained through this study. SPSS Statistics 22.0 software was used to perform quantitative analysis. Within this context, consumers' online shopping behaviors were tested by utilizing independent samples t-test, one-way ANOVA and regression analysis. Various findings were reached as a result of the analysis. The results of the study have also indicated that frequencies of the use of online shopping have become more and perception of trust is the most affecting factor of consumers' online shopping behaviors. However, a significant relation was also observed between online shopping behavior and perception of trust. While there is also a significant relation between online shopping behavior and risk perception, no significant relation was observed for after sales services. As a result, consumers have found the opportunity for online shopping at any moment with the development of technology. Online shopping, particularly, is expected to increase under the Covid-19 pandemic period

    Artvin halkının göç etme eğilimleri üzerine alan araştırması, Bursa örneği / The case study of Artvin people on migration trends and public perceptions

    No full text
    Bu çalışmanın temel amacı, araştırmanın varsayımları doğrultusunda Artvin'den Bursa'ya, göç eden aile örgütlerindeki aktörlerin demografik, sosyolojik göç eğilimleri ile ilgili özelliklerini ortaya koymaktır. Göç, kentlileşme ve işsizlik ilişkilerinin sosyoekonomik analizleri nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. İnceleme sırasında, anket, araştırma tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SSPS Programı aracılığıyla analiz edilerek sonuç ortaya konulmuştur. Araştırmaya konu olan temel sorun, Artvin ili sınırları içerisinde yaşayan yerel halkın başka illere göç etme eğilimlerinin olmasıdır. Bu eğilimler kapsamında, Artvin ilinden yoğun göçlerin olduğu iller arasında yer alan Bursa ili örneğinde, göçerlerin memleket algıları incelenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda, farklı yaş, gelir ve cinsiyetlerden örneklem gurubu oluşturulmuştur. Bu örneklem guruplarının anket sorularına verdiği cevaplara bakılarak göçerlerin, göç etme ihtiyaçlarının nasıl ortaya çıktığı araştırılmıştır. Bu tez çalışmasında temel olarak şu sorulara yanıt aranmıştır. "Hangi çevresel ve ailesel sebepler göç etmeyi hızlandırır?" "Coğrafi şartların, göçerlerin, göç etme eğilimleri üzerindeki etkileri nelerdir?" "Ailelerin gelir durumlarının göç etme eğilimleri üzerindeki etkileri nelerdir?" "Sosyal ihtiyaçların göç etme eğilimleri üzerindeki etkileri nelerdir?" "Göçerler, Bursa'ya göç ettikten sonra ne gibi sorunlar yaşamışlardır?" "Tersine göçü sağlamak için ne gibi önlemler alınabilir?" Yapılan araştırmada; gerçekleşen göçlerin doğum yeri, mahalle, köy açısından birbirinden büyük ölçüde etkilendiği görülmektedir. Özellikle birbirine yakın mahalle ve köylerden Bursa'ya göç edenler, göç ettikleri yerlerde ikamet ettikleri alanlarda, bir kümelenme oluşturmuşlardır. Bu durum, hemşeri ve akraba ilişkilerinin göç sonrasında karşılaşılan sorunlara karşı güç oluşturmasıyla yakından ilişkilidir. Aralarındaki dayanışma göçmenlerin yeni yerleştikleri yerlere kolay uyum sağlamalarına, neden olmuştur. Diğer taraftan Artvin'den göç eden kitlenin yarısından fazlasının çalışma çağında olan aktif nüfustan oluştuğu görülmektedir. Ekonomik nedenler, Artvin'den Bursa'ya yapılan göçlerde en önemli faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bursa'da yapılan saha araştırmasının sonucunda ailelerin büyük çoğunluğunun çekirdek aile yapısına sahip oldukları görülmektedir. Bunun nedeni göçerlerin bir kısmının iş arayışı içerisinde, Bursa iline göç etmeleri daha sonra da evlenip aile kurmalarından kaynaklanmaktadır. Göçmenlerin mevcut mesleklerinin göç ettikten sonraki mesleklerine benzerlik gösterdiği görülmekle beraber, değişen koşullar nedeniyle emekli olanların ve işçilerin oranında da artış yaşandığı görülmektedir. Artvinlilerin sahip oldukları meslekleriyle eğitim seviyeleri ve aylık gelirleri orantılıdır. Göçmen grubu içerisinde, ilkokul, lise mezunlarının ağırlıklı olduğu belirlenmekle birlikte, üniversite ve yüksekokul mezunlarının sayısı da oldukça yüksektir. Meslek ve eğitim durumuna göre de orta ve ortanın biraz üstünde gelire sahip kişilerin sayısının da yüksek olduğu görülmektedir. Göç ettikten sonra iş bulma oranları artmıştır. Mevsimlik de olsa meydana gelen tersine göç belki de ilerleyen zamanlarda kesin dönüşe yol açacaktır. Nitekim katılımcıların bir kısmı emekli olduğunda köylerine geri dönmek istemektedirler. Kırsal alanlarda göçü tetikleyen Artvin örneğinde de olduğu gibi nedenlerin ortadan kaldırılması bireylerin yaşadıkları yerlerden göçlerini önleyecektir. Bu da istihdamın artmasıyla olacaktır. Anahtar Kelimeler: Göç, kentlileşme, işsizlik, aile göçüThe purpose of this study is to investigate the characteristics related to sociological and demographical migration trends of family members migrating from Artvin to Bursa in line with the assumptions of the current research. The socioeconomic analysis of the relationship among migration, urbanization and unemployment was investigated by using both qualitative and quantitative research methods. A questionnaire was utilized during the study. The gathered data were analysed via SPSS. The main problem subjected to the study is that the local people in Artvin have a tendency to migrate to different cities. Within the scope of these tendencies, hometown perceptions of the migrants in Bursa, among the most migration-receiving cities from Artvin, are examined. To this end, the sample group was formed depending on age, income and gender. The need for migration was investigated through the answers given to the questionnaire by the sample group of the study. This study seeks to answer these fundamental questions: "Which environmental and familial factors accelerate migration?", "What are the effects of geographical conditions on migration trends?", "What are the effects of income state on migration trends?", "What are the effects of social needs on migration trends?", "What kinds of problems do migrants face after their migration to Bursa?", and "What kinds of precautions can be taken for remigration?" The migrations are affected greatly by each other in terms of birthplaces, neighbourhoods, and villages. Especially, the people migrated to Bursa from close neighbourhoods and villages form a cluster in the areas where they migrated. This situation is closely related to the strength relationships of relatives and fellow citizens against the problems faced after migration. The unity among migrants paves the way for their adaptation to the new settlements. Furthermore, it is observed that more than half of the people migrating from Artvin are active population in working age. It is also found that economic reasons are the most important factors of the migration from Artvin to Bursa. The results of the field work carried out in Bursa show that most of the families are in the form of nuclear families. The reason behind this fact is that some of the migrants firstly migrate to Bursa for finding a job and then they marry. It is seen that current professions of migrants are similar to their professions after their migration. Also, it is seen that there is an increase in rate of retirees and workers because of some changing conditions. There is a balance between the migrants' professions and their level of education and incomes. It is found that the migrants are graduated from mainly primary and high schools. In addition, the number of university and college graduates is very high. Depending on the profession and education, the number of the people having average or above average income is also very high. The rate of finding a job after migration has increased. Although remigration happens to be seasonal, it is supposed to lead to a definite turn in later times. Indeed, some of the participants assert that they want to go back their villages when they retire. The elimination of reasons, triggering the migration in rural areas as in the case of Artvin, will prevent migration. This can be accomplished through the increase in employment. Keywords: Migration, Urbanization, Unemployment, Family Migratio

    Gümüşhane ilindeki yeni yapılaşma alanlarının bulanık mantık ile belirlenmesi / Determination of new building areas in Gümüşhane by fuzzy

    No full text
    Ülkemizde inşaat alanlarının seçiminde pek çok problem ile karşılaşılmaktadır. Bazen inşaat yapanlar yapıların satılmayıp ellerinde kaldığından şikâyet ederken, bazen de yapı satın almak isteyenler istedikleri gibi yapı bulamadığı için alamadığından şikâyetçidirler. Bu arz talep dengesizliğinin belki de en önemli nedenlerinden birisi doğru inşaat alanlarının belirlenememesidir. Özellikle arazi bakımından küçük dağlık kentlerde bu durum daha belirgin olmaktadır. Türkiye'de arazi şartlarının zor ve sınırlı olduğu illerden birisi Gümüşhane'dir. Bu nedenle çalışma Gümüşhane ilinde bulunan inşaat alanları arasından ideal olan inşaat alanın belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma sürecinde ilk olarak literatür taraması yapılmış ve bu tarama sonucunda inşaat alanı seçiminde nelerin önemli görüldüğü değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmenin ardından yapı alanları seçimine yönelik bir form oluşturulmuştur. Ardından Gümüşhane ilinde inşaat işleri ile uğraşan 3 katılımcıyla görüşülerek inşaat alanları ile ilgili nelerin önemli olduğuna dair görüşleri alınmıştır. Alınan görüşlerde literatürde bulunmayan maddeler forma eklenmiştir. Form Türk Dili alanında uzman bir eğitimciye inceletilerek maddelerin anlaşılır olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda gerekli düzeltmeler yapılmış ve forma son hali verilmiştir. Form Gümüşhane ilinde inşaat işi ile uğraşan (yap-sat türünde) 22 kişiye uygulanmıştır. Bu kişilerden alınan görüş doğrultusunda önem düzeyleri sıralanmış ve en önemli 10 kriter belirlenmiştir. Ardından Gümüşhane ilinde inşaat için uygun farklı beş bölge belirlenmiştir. Bu bölgeler alternatifler olarak ele alınarak her bir kriterin gerçek değeri üzerinden TOPSİS metodu kullanılarak ideal inşaat alanı seçilmiştir. Yapılan hesaplama sonucunda en ideal inşaat alanının [A2] alternatifi olduğu belirlenmiştir. Bu alternatif Gümüşhane ili Karşıyaka Mahallesinde bulunan (Ada: 610 Parsel: 17-18-41-42) henüz üzerinde herhangi bir yapının olmadığı alandır.Many problems are encountered in the selection of construction sites in our country. Sometimes the builders complain that the structures are not sold, but sometimes those who want to buy them complain that they cannot find them as they do not. Perhaps one of the most important reasons for this supply and demand imbalance is the inability to identify the right construction sites. This situation becomes more evident especially in small mountainous cities in terms of land. In Turkey it is one of the provinces where the terrain is difficult and limited Gümüşhane. Therefore, the study was carried out to determine the ideal construction site among the construction sites in Gümüşhane. In the study process, first of all, literature review was conducted and what was considered important in the selection of construction site was evaluated. Following this assessment, a form for building site selection was created. Then, 3 participants engaged in construction works in Gümüşhane province were interviewed and their opinions on what is important about the construction sites were obtained. In the comments received, items not included in the literature were added to the form. The form was examined by an expert educator in the field of Turkish Language and whether the items were understandable. As a result of the examination, necessary corrections were made and the form was finalized. The form was applied to 22 people who were engaged in construction work (build-sell) in Gümüşhane. According to the opinions received from these people, the importance levels were listed and the 10 most important criteria were determined. Then five different regions suitable for construction were determined in Gümüşhane province. These areas were considered as alternatives and the ideal construction area was selected using the TOPSIS method over the actual value of each criterion. As a result of the calculation, it was determined that the most ideal construction area [A2] is an alternative. This alternative is located in Karşıyaka District of Gümüşhane Province (Island: 610 Parcel: 17-18-41-42)

    Bir üniversite hastanesindeki pediatri bölümü hemşirelerinin tolerans düzeyini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi / Evaluation of the factors affecting the tolerance level of the nurses of the pediatrics department in a university hospital

    No full text
    Hemşireler, sürekli iş yükünün yoğunluğu, ağır ve ölümcül hastalara bakım verme, gerektiğinde hasta ve yakınlarına duygusal destekte bulunma gibi stres yaratan deneyimler ile hep iç içedirler. Bu yüzden hemşirelerin tolerans düzeyleri, hastanelerde sağlık problemleri sebebi ile tedavi gören hastaların genel memnuniyeti açısından son derece önemlidir. Özellikle hemşirelerin hastalara karşı davranışlarını belirleyen etmenlerin başında, tolerans düzeyleri gelmektedir. Bu araştırma, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Pediatri bölümünde görev yapan hemşirelerin tolerans düzeylerini etkileyen demografik faktörleri belirlemek amacıyla, kesitsel, tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, 2 Ocak – 27 Şubat 2020 tarihleri arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Pediatri bölümünde araştırmayı kabul eden ve çalışmanın kriterlerine uyan toplam 257 kişi üzerinden veriler elde edilmiştir. Araştırmaya ait verilerin değerlendirilmesinde lisanslı SPSS (IBM SPSS for Windows, ver.21) programı kullanılmıştır. İstatistiksel analiz tekniklerinden frekans analizi, güvenilirlik analizi, Mann-Whitney U testi, Kruskall Wallis testi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, gelir seviyesi göreceli olarak yüksek olan hemşirelerin daha fazla tolerans düzeyine sahip olduğu tespit edilmiştir. 7000 TL ve üzeri aylık gelire sahip olan hemşirelerin 5501TL - 7000TL arası gelire sahip olan hemşirelere göre tolerans düzeyleri anlamlı ölçüde daha yüksektir. Ayrıca bu çalışma hemşirelerin çalışma süresi arttıkça tolerans düzeyinin arttığını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Uygulanan diğer test sonuçlarında ise tolerans puanları için istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamaktadır (p>0.05). Araştırma sonuçlarına göre, çocuk hastanesi bölümlerindeki olumsuz çalışma koşullarının toleranssızlığa ve tükenmişliğe yol açmasını önlemek için çocuk hastanesi birimlerindeki hemşirelerin iş doyumlarını artırıcı çalışmalar yapılması önerilmektedir.Nurses are always intertwined with stressful experiences such as the intensity of the constant workload, caring for serious and terminally ill patients, and providing emotional support to patients and their relatives when necessary. Therefore, the tolerance levels of nurses are extremely important in terms of the overall satisfaction of patients treated in hospitals for health problems. In particular, tolerance levels are at the top of the factors that determine nurses' behavior towards patients. This study was carried out as a crosssectional, descriptive study in order to determine the demographic factors affecting the tolerance levels of nurses working in Ondokuz Mayıs University Pediatrics Department. In this study, data were obtained from a total of 257 people who accepted the study in Ondokuz Mayıs University Pediatrics Department between January 2 and February 27, 2020 and met the criteria of the study. Licensed SPSS (IBM SPSS for Windows, ver.21) program was used to evaluate the data of the study. Among the statistical analysis techniques, frequency analysis, reliability analysis, Mann-Whitney U test, Kruskall Wallis test and Spearman correlation analysis were used. As a result of the study, it was found that nurses with relatively high income levels have higher tolerance levels. It was found that the tolerance levels of nurses with a monthly income of 7000 TL and above were significantly higher than those with an income between 5501 TL - 7000 TL. In addition, this study clearly reveals that as the working time of nurses increases, the level of tolerance increases. There is no statistically significant difference for the tolerance scores in the other test results applied (p> 0.05). According to the results of the study, it is recommended to carry out studies to increase job satisfaction of nurses in pediatric hospital units in order to prevent the negative working conditions in pediatric hospital departments from causing intolerance and burnout

    Üniversite sanayi işbirliği çerçevesinde teknoloji transfer ofislerinin yeri: KTÜ TTM örneği / Place of technology transfer offices in the framework of university-industry cooperation: Example of KTU TTM

    No full text
    Gerçekleştirilen bu çalışmada üniversite sanayi iş birliği çerçevesinde teknoloji transfer ofislerinin yeri incelenmiştir. Bu kapsamda Karadeniz Teknik Üniversitesi Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi (KTÜ TTM)'nin üniversite sanayi iş birliği çerçevesinde yeri değerlendirilmiştir. Bu çalışmada teknoloji transfer ofislerinin yapıları, Dünya ve Türkiye'de bulunan TTO'lar ( Teknoloji Transfer Ofisleri) ve KTÜ Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin yapısı modüller bazında işleyişi de ele alınarak bilgi sunulmaktadır. Ayrıca bu çalışmada üniversite sanayi iş birliği kavramı ve etki faktörleri, üniversite sanayi iş birliğinin toplumsal, sanayi ve üniversite olarak faydaları, kamunun üniversite sanayi iş birliğine sağladığı destek mekanizmaları ile ilgili bilgilere ulaşılmaktadır. Bu çalışmanın önemi; teknoloji transfer ofislerinin sanayi ile üniversite arasındaki ara yüz rolünün farkındalığı noktasında verilmesi gereken önemi, bu süreçlerde transfer ofislerinden nasıl bir beklenti içinde bulunulduğu ve bu süreçlerde nasıl daha fazla aktif olarak bulunabileceği gibi konular hakkında ışık tutabilecek bir çalışma olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada nitel araştırma tekniğinden yararlanılarak, araştırma deseni olarak "olgubilim'den (fenomenoloji)" faydalanılmıştır. Bu araştırmadaki nitel veriler, araştırmanın ana temasıyla ilgili kişilerle yapılan görüşme tekniğiyle ortaya çıkarılmış ve görüşme yönteminden edinilen verilerin incelenmesi, betimsel içerik analizi yöntemiyle yapılmıştır. Bu bakımdan çalışmanın örneklem kısmını konu amacına uygun olması için Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak bulunan, üniversite sanayi iş birliklerinde yer almış ve KTÜ TTM'nin yapı ve işleyişi hakkında bilgisi olan katılımcılar oluşturmuştur. KTÜ TTM'nin üniversite sanayi iş birliklerine katkısı ile ilgili olarak katılımcıların algılayacağı şekilde 8 soru hazırlanmıştır. Toplamda 8 katılımcı ile görüşme yapılmıştır. Bu araştırma kapsamında üniversite sanayi iş birliği çerçevesinde Karadeniz Teknik Üniversitesi Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin mevcut durumu değerlendirilmiştir. Bu amaçla çalışma sonucunda teknoloji transfer ofislerinin üniversite sanayi iş birliği bağlamında nasıl konumlanması gerektiği, üniversite sanayi iş birliğine ne düzeyde katkı sağladıkları ve daha fazla nasıl aktif olabilecekleri hakkında bilgi vermektedir. Bu araştırmanın önemine bakıldığında; yeni kurulması planlanan teknoloji transfer ofislerinin üniversite sanayi iş birliğinde dikkat etmesi gereken noktaları, üniversite sanayi iş ortaklıkları süreçlerinde ara yüz rolü, akademisyenlerin üniversite sanayi iş birliklerinde teknoloji transfer ofislerinden beklentileri gibi konularla ilgili aydınlatıcı bir araştırma olarak değerlendirilmektedir.In this study, the location of technology transfer offices within the framework of university-industry cooperation was examined. In this context, the place of Karadeniz Technical University Technology Transfer Application and Research Center (KTÜ TTM) within the framework of university-industry cooperation was evaluated. In this study, information is presented by discussing the structures of technology transfer offices, TTOs (Technology Transfer Offices) in the world and in Turkey, and the structure and functioning of KTÜ Technology Transfer Application and Research Center on a module basis. In addition, this study provides information about the concept of university-industry cooperation and its impact factors, the social, industry and university benefits of university-industry cooperation, and the support mechanisms provided by the public to university-industry cooperation. The importance of this study; It is considered as a study that can shed light on issues such as the importance of awareness of the interface role of technology transfer offices between industry and university, what kind of expectations are expected from transfer offices in these processes, and how they can be more actively involved in these processes. In the study, qualitative research technique was used and "phenomenology" was used as the research design. The qualitative data in this research were revealed by the interview technique with people related to the main theme of the research, and the data obtained from the interview method was examined by the descriptive content analysis method. In this regard, the sample part of the study consisted of participants who were faculty members at Karadeniz Technical University, took part in university-industry collaborations and were knowledgeable about the structure and functioning of KTÜ TTM, in order to be suitable for the purpose of the subject. 8 questions were prepared in a way that the participants would perceive, regarding the contribution of KTÜ TTM to University-Industry Collaborations. A total of 8 participants were interviewed. Within the scope of this research, the current situation of Karadeniz Technical University Technology Transfer Application and Research Center was evaluated within the framework of university industry cooperation. For this purpose, the study provides information about how technology transfer offices should be positioned in the context of university industry cooperation, to what extent they contribute to university-industry cooperation, and how they can be more active. Considering the importance of this research; It is considered as an enlightening research on issues such as the points that newly established technology transfer offices should pay attention to in university-industry cooperation, the interface role in university-industry partnership processes, and the expectations of academics from technology transfer offices in university industry cooperation

    0

    full texts

    235

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Avrasya Üniversitesi AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇