Journals.gen.tr
Not a member yet
    1660 research outputs found

    Pişmanlık Zammının Hesaplanmasında Kıst Ay Uygulaması Ve 1 Günlük Gecikmenin Etkisi

    No full text
    213 Sayılı Vergi Usul Kanunun “Pişmanlık Ve Islah” başlıklı 371 inci maddesindeki düzenleme ile vergi kanunlarına aykırı hareket etmek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet veren mükelleflere bir fırsat tanınarak, belli şartlarla ceza uygulamasından vazgeçilmektedir

    Türkiye'de Kurumsal Raporlamanın Dönüşümü: Finansal Rapordan Sürdürülebilirlik ve Entegre Raporlamaya Geçiş

    No full text
    Bu makale, Türkiye'de kurumsal raporlamanın evrimsel dönüşümünü ele almaktadır. Süreç, geleneksel, yasal uyumluluk odaklı Faaliyet Raporu aşamasından, finansal olmayan verileri kapsayan Sürdürülebilirlik Raporlaması'na ve nihai olarak tüm değer yaratma unsurlarını bütünleştiren Entegre Raporlama'ya doğru ilerlemektedir. Dönüşümün ana itici güçleri, küresel Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) beklentileri ve uzun vadeli değer yaratma stratejisine geçiş gerekliliğidir. Dönüşümdeki en kritik gelişme, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'nın (TSRS) 2024 itibarıyla belirli büyüklükteki ve sektördeki işletmeler için zorunlu hale gelmesidir. TSRS, Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB) temel alınarak Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanmıştır. Makale, şirketlerin TSRS'ye uyumu için gerekli yol haritasını; Çifte Önemlilik analizi, kurumsal yapılanma ve veri yönetimi başlıkları altında detaylandırmaktadır. Zorunlu Sürdürülebilirlik Raporlaması, şirketlerin entegre düşünce felsefesiyle şekillenen Entegre Raporlama'ya geçişinin ön koşulu olarak değerlendirilmektedir. Entegre Raporlama, Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi (IIRC) çerçevesini esas alarak, strateji, yönetişim ve performansı altı sermaye (finansal, üretilmiş, entelektüel, insan, sosyal ve ilişkisel, doğal) üzerinden bütüncül bir bakış açısıyla sunmayı hedefler. Bu süreçte mali müşavirlik mesleği, finansal ve finansal olmayan verilerin güvenilirliğini sağlayarak, stratejik danışmanlık rolüyle raporlama sürecinin merkezinde yer alan stratejik bir ortağa dönüşmektedir. Sonuç olarak makale, TSRS zorunluluğunun ve AB Yeşil Mutabakatı/CSRD gibi küresel düzenlemelerin baskısıyla, Türkiye'deki kurumsal raporlamanın kaçınılmaz olarak bütüncül ve ileriye dönük bir Entegre Raporlama felsefesine doğru ilerlediğini vurgulamaktadır

    Meslek Mensuplarının Mali, Cezai Ve Disiplin Sorumluluklarına İlişkin Değerlendirmeler, Uygulama Süreci Ve Çözüm Önerileri

    No full text
    Bu makale, “Meslek Mensuplarının” mesleki sorumluluk alanlarını üç temel başlık altında incelemek amacıyla kaleme alınmıştır: (i) mali ve müteselsil sorumluluk, (ii) kaçakçılık suçlarına iştirak ve buna bağlı cezai sorumluluk, (iii) disiplin hukuku çerçevesinde mesleki sorumluluk. Çalışma, bu üçlü sorumluluk rejimini mevzuat, uygulama ve yargı içtihatları ekseninde bütüncül bir bakışla ele almakta olup Meslek Mensuplarının hem Mali İdare’ye karşı ödev ve yükümlülüklerini hem de mükelleflerle (müşterileriyle) olan mesleki ilişkinin hukuki sınırlarını sistematik biçimde ortaya koymayı amaçlamaktadır

    Türkiye’de Coğrafi İşaretli Kuru Baklagiller ve Kuru Baklagil Yemeklerinin Bölgesel Dağılımı

    No full text
    This study aims to identify dry legume products with geographical indications from the seven regions of Türkiye and to analyze the regional distribution of geographically indicated dishes prepared with these legumes. Legumes are known for their environmental sustainability and health benefits and hold a significant place in Turkish culinary culture. Türkiye, with its rich agricultural diversity and deep-rooted gastronomy, hosts numerous local products. Geographical indication (GI) plays a critical role in protecting and promoting these products. The basic data source for this study is the online database of the Turkish Patent and Trademark Office (TÜRKPATENT), the official authority responsible for the registration of geographical indications and traditional product names in Türkiye. Secondary data were also compiled from domestic and international organizations. Additionally, a literature study was conducted using academic studies obtained from databases such as Google Scholar, Web of Science, and Science Direct, with keywords like "Geographical Indication," "Dry Legumes," and "Legume Dishes." The study analyzed the regional distribution of geographically indicated products and dishes. The research findings reveal that Türkiye has a total of 24 geographically indicated dry legume products. When examining regional distribution, the Black Sea Region stands out with eight types of dry beans, making it the region with the highest number of geographically indicated legumes. Conversely, the Southeastern Anatolia Region has only one product, the lowest number. There are a total of 72 geographically indicated dishes containing dry legumes, with chickpeas being the most frequently used legume in these dishes. The Southeastern Anatolia Region leads in this category, with 28 geographically indicated dishes. Geographical indication serves as an essential tool for preserving local products and passing them on to future generations. Considering Türkiye's rich culinary culture and geographical diversity, the promotion of geographically indicated products and dishes holds significant potential for gastronomy tourism. In this context, it is imperative to standardize the production and consumption processes of geographically indicated products and ensure sustainability. Geographical indication can be considered as a strategy that supports both environmental and cultural sustainability.Bu çalışma, Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinde coğrafi işaret tesciline sahip kuru baklagil ürünlerini belirlemeyi ve bu baklagillerle hazırlanan coğrafi işaretli yemeklerin bölgesel dağılımını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çevresel sürdürülebilirlikleri ve sağlık açısından faydaları ile bilinen baklagiller, Türk mutfak kültüründe önemli bir yere sahiptir. Zengin tarımsal çeşitliliği ve köklü gastronomik geçmişiyle Türkiye, çok sayıda yerel ürüne ev sahipliği yapmaktadır. Coğrafi işaret (Cİ), bu ürünlerin korunması ve tanıtımı açısından kritik bir rol üstlenmektedir. Bu çalışmanın temel veri kaynağını, Türkiye'de coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının tescilinden sorumlu resmi otorite olan Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (TÜRKPATENT) çevrim içi veri tabanı oluşturmaktadır. İkincil veriler ise yurt içi ve yurt dışı kuruluşlardan derlenmiştir. Ayrıca, “Coğrafi İşaret,” “Kuru Baklagiller” ve “Baklagil Yemekleri” gibi anahtar kelimeler kullanılarak Google Scholar, Web of Science ve Science Direct gibi veri tabanlarından elde edilen akademik çalışmalarla literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, coğrafi işaretli ürünlerin ve yemeklerin bölgesel dağılımı incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre, Türkiye genelinde toplam 24 adet coğrafi işaretli kuru baklagil ürünü bulunmaktadır. Bölgesel dağılım incelendiğinde, sekiz farklı kuru fasulye türü ile Karadeniz Bölgesi en fazla coğrafi işaretli baklagil ürününe sahip bölge olarak öne çıkmaktadır. Buna karşılık, yalnızca bir ürüne sahip olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi en az sayıya sahip bölgedir. Kuru baklagil içeren coğrafi işaretli yemek sayısı toplamda 72 olup, nohut bu yemeklerde en sık kullanılan baklagil türüdür. Bu kategoride Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 28 coğrafi işaretli yemek ile ilk sırada yer almaktadır. Coğrafi işaret, yerel ürünlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir araçtır. Türkiye’nin zengin mutfak kültürü ve coğrafi çeşitliliği dikkate alındığında, coğrafi işaretli ürünlerin ve yemeklerin tanıtımı, gastronomi turizmi açısından büyük bir potansiyel taşımaktadır. Bu bağlamda, coğrafi işaretli ürünlerin üretim ve tüketim süreçlerinin standartlaştırılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması büyük önem arz etmektedir. Coğrafi işaret hem çevresel hem de kültürel sürdürülebilirliği destekleyen bir strateji olarak değerlendirilebilir

    Muhasebe Meslek Mensuplarının Yapay Zekâya Olan Tutumları, Kaygı ve Dirençleri: Dirençten İşbirliğine Geçiş

    No full text
    Bu çalışma, muhasebe meslek mensuplarının yapay zekâya (YZ) yönelik tutum, kaygı ve direnç davranışlarını inceleyerek dirençten işbirliğine geçiş sürecini açıklamayı amaçlamaktadır. Literatür taramasına dayalı olarak gerçekleştirilen araştırma ulusal ve uluslararası çalışmaları kapsamaktadır. Bulgular, muhasebe profesyonellerinin YZ’nin verimlilik ve doğruluk sağlama potansiyelini kabul ettiklerini, ancak iş güvencesi, etik riskler, veri gizliliği ve mesleki kimlik kaybı gibi konularda kaygı duyduklarını göstermektedir. Literatür, direncin yalnızca bireysel psikolojik tepkilerden değil, örgütsel kültür, liderlik, teknik altyapı ve düzenleyici çerçeve gibi yapısal faktörlerden de kaynaklandığını göstermektedir. Çalışmada, Sınır Çalışması Modeli, Yeniliğin Yayılması Teorisi (DIT), Teknoloji Kabul Modeli (TAM) ve Birleşik Teknoloji Kabul ve Kullanım Teorisi (UTAUT) çerçevesinde YZ’ye uyum süreci açıklanmıştır. Sonuç olarak, YZ’ye yönelik dirençten işbirliğine geçişin eğitim, bilişsel uyum, etik standartlar, dönüşümcü liderlik ve kurumsal destek mekanizmalarıyla mümkün olabileceği vurgulanmaktadır. Bu yönüyle çalışma, muhasebe mesleğinde dijital dönüşüm sürecine teorik ve pratik katkılar sunmaktadır

    Hile Ve Suistimal Hakkında Farkındalık: Muhasebe Meslek Mensuplarının Etik Rolü, Mesleki Şüphecilik ve Denetimin Sınırları Üzerine Bir Değerlendirme

    No full text
    Bu çalışma, işletmelerde hile ve suistimal olgusunun kurumsal süreçler üzerindeki etkilerini, muhasebe meslek mensuplarının etik sorumluluğu ve mesleki şüphecilik bağlamında incelemektedir. ACFE’nin 2024 Report to the Nations bulguları, işletmelerin yıllık gelirlerinin yaklaşık %5’ini hile (suistimal) nedenlerine bağlı olarak kaybettiğini (ACFE, 2024) ve bu vakaların önemli bir bölümünün uzun süre tespit edilemediğini göstermektedir. Çalışmada Enron ve WorldCom örnekleri üzerinden finansal raporlama hilelerinin yapısal dinamikleri değerlendirilmekte; ayrıca bağımsız denetimin hile tespitindeki sınırlı katkısı literatür ışığında tartışılmaktadır. Bulgular, etik ilkelere bağlılık ve mesleki şüpheciliğin hileyi önlemede kritik role sahip olduğunu göstermektedir

    2025 Yıl Sonu için Güncel Vergi ve Muhasebe Hatırlatmaları

    No full text
    Değerli okurlar, 31 Aralık 2025 tarihine yaklaşırken şirketlerin dikkat etmesi gereken başlıkları 2025 yılı mevzuatına göre güncellenmiş haliyle derledik

    Kıdem Tazminatı ve Kötü Niyet Tazminatı

    No full text
    İşçi işveren ilişkileri 4857 sayılı İş Kanunu ve 6093 sayılı Borçlar Kanunu’nda düzenlenmekle birlikte kıdem tazminatına hak kazanma koşulları Halen yürürlükte olan mülga 1475 sayılı iş Kanununun 14. Maddesinde sayılmıştır. Bu maddeye göre, bu kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin aşağıda sayılan hallerin gerçekleşmesiyle kıdem tazminatına hak kazanılır

    Finansman Aracı Olarak Sale and Leaseback İşlemleri: Türkiye Uygulaması ve Vergisel Değerlendirme

    No full text
    Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, artan faiz oranları ve sıkılaşan kredi koşulları işletmeleri finansmana erişim konusunda alternatif yöntemler aramaya zorlamaktadır. İşletmeler açısından finansman yalnızca büyüme dönemlerinde değil, durgunluk ve kriz dönemlerinde de stratejik bir zorunluluktur. Özellikle 2008 Küresel Finans Krizi sonrasında uluslararası Şirketlerin bilançolarını daha esnek ve daha likit hâle getirmeye yönelik eğilimleri artmıştır. Bu doğrultuda duran varlıkların bilançodan çıkarılması, varlıkların yeniden finansmana dönüştürülmesi ve nakit yaratılması çok daha önemli hâle gelmiştir

    Spirulina platensis'in Yoğurt ve Peynir Starter Kültürleri Üzerine Stimüle Etkisi

    No full text
    Milk is a food product with low acidity and high-water activity and rapidly deteriorates unless processed and preserved. One of the ways to process milk and extend its shelf life is to produce as yoghurt and cheese. For this purpose, starter cultures are used in the industrial production of yoghurt and cheese. Due to their nutritional composition, functional diversity and flexible metabolism, microalgae support the reproduction/development and metabolic activities of lactic acid bacteria (LAB) and yeasts used as starter cultures, provide highly efficient fermentation processes. Spirulina platensis, a type of microalgae, has recently been widely used as a dietary supplement. Containing high levels of vitamins, minerals and other nutritional components, S. platensis has a metabolic activity enhancing effect on humans. In this study, the stimulatory effects of different concentrations of S. platensis methanol extracts (2.5 mg/ml, 5 mg/ml, 7.5 mg/ml ve 10 mg/ml) on lactic acid bacteria (Lactococcus lactis subsp. cremoris, Lactococcus lactis subsp. lactis, and Streptococcus thermophilus Lactobacillus delbrueckii subsp. bulgaricus) used as starter cultures in the production of white cheese and yoghurt were investigated in vitro. As a result of the research, it was observed that Spirulina platensis did not affect a logarithmic level change on the starter cultures studied in all concentrations and time studied.Süt, düşük asitte ve yüksek su aktivitesine sahip bir gıda mamulü olup işlenip muhafaza edilmediği sürece hızla bozulmaktadır. Sütün işlenip raf ömrünü uzatmanın yollarından birisi de yoğurt ve peynir olarak üretimidir. Yoğurt ve peynirin endüstriyel üretiminde starter kültürlerden faydalanılmaktadır. Besin bileşimleri, fonksiyonel çeşitliliği ve esnek metabolizmaları nedeniyle mikroalgler, laktik asit bakterileri (LAB) ve mayaların üreme/gelişmesini ve metabolik faaliyetlerini destekleyerek fermantasyon süreçlerinin yüksek verimli gerçekleşmesini sağlamaktadır. Bir mikroalg türü olan Spirulina platensis son dönemlerde yaygın şekilde diyet takviyesi olarak kullanılmaktadır. Bunu sağlayan en önemli etmenin vitamin, mineral madde ve farklı besin ögelerini önemli ölçüde bulunduruyor olmasıdır. Bu çalışmada, farklı konsantrasyonlarda (2,5 mg/ml, 5 mg/ml, 7,5 mg/ml ve 10 mg/ml ) hazırlanan S. platensis metanol ekstraktlarının, süt endüstrisinde çeşitli mamullerin üretiminde (beyaz peynir, yoğurt) starter kültür niteliği açısından ticari olarak kullanılan laktik asit bakterileri (Lactococcus lactis subsp. cremoris, Lactococcus lactis subsp. lactis ve  Streptococcus thermophilus, Lactobacillus delbrueckii subsp. bulgaricus) üzerine stimüle etkisi araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, Spirulina platensis’in çalışılan tüm konsantrasyonlarında ve çalışılan sürelerde çalışılan starter kültürler üzerinde logaritmik bir düzeyde bir değişim oluşturmadığı gözlenmiştir

    1,170

    full texts

    1,660

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Journals.gen.tr
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇