Journals.gen.tr
Not a member yet
    1660 research outputs found

    Türk mutfağında potansiyeli göz ardı edilen bir aroma: Kişniş ve mutfaktaki yolculuğu

    No full text
    Coriander (Coriandrum sativum) is an important plant in gastronomy and nutritional sciences due to its aromatic qualities, biological components, and wide range of uses. Its culinary and medicinal use from ancient civilizations to the Ottoman palace cuisine and modern global gastronomy demonstrates that the plant has long been valued across different cultures. However, in Turkish cuisine, the use of coriander remains largely limited to certain regional dishes, and its potential to contribute to gastronomic diversity has not been fully realized. This study examines the historical development, botanical and biological characteristics, medicinal and functional properties, and culinary uses of coriander in both global and Turkish cuisines through a qualitative approach. A systematic document analysis was conducted, and the collected data were evaluated using thematic content analysis. The findings indicate that coriander offers significant opportunities for nutrition, health, and culinary creativity; yet due to the limited number of scientific studies focused on Turkish cuisine, this potential remains insufficiently visible. Accordingly, the study recommends expanding the diversity of coriander-based culinary applications, systematically documenting regional recipes, and strengthening interdisciplinary research toward its evaluation as a functional food.Kişniş (Coriandrum sativum), aromatik özellikleri, biyolojik bileşenleri ve geniş kullanım alanlarıyla gastronomi ve beslenme bilimi açısından önemli bir bitkidir. Antik çağlardan Osmanlı mutfağına ve modern dünya gastronomisine uzanan kullanım geçmişi, bu bitkinin farklı kültürlerde hem yemek hazırlığında hem de geleneksel tıpta değerlendirildiğini göstermektedir. Ancak Türk mutfağında kişnişin kullanımı çoğunlukla belirli yöresel yemeklerle sınırlı kalmakta ve bitkinin gastronomik çeşitlilik açısından sahip olduğu potansiyel tam olarak ortaya çıkmamaktadır. Bu çalışma, kişnişin tarihsel gelişimini, botanik ve biyolojik özelliklerini, tıbbi ve fonksiyonel etkilerini ve dünya ile Türk mutfaklarındaki kullanım biçimlerini nitel bir yaklaşımla ele almaktadır. Araştırmada sistematik doküman incelemesi yapılmış ve elde edilen veriler tematik içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Bulgular, kişnişin hem beslenme ve sağlık hem de gastronomik yaratıcılık açısından önemli olanaklar sunduğunu; ancak Türk mutfağına yönelik bilimsel çalışmaların sınırlı olması nedeniyle bu potansiyelin yeterince görünür olmadığını göstermektedir. Bu doğrultuda, kişnişin mutfak uygulamalarındaki çeşitliliğinin artırılması, yöresel tariflerin sistemli biçimde belgelenmesi ve bitkinin fonksiyonel gıda olarak değerlendirilmesine yönelik disiplinler arası araştırmaların güçlendirilmesi önerilmektedir

    Muhasebe Dijital Dönüşüm: AKEA ve LDA ile Yapısal Bir Analiz

    No full text
    Bu çalışma, muhasebe ve dijital dönüşüm alanındaki bilimsel yapıyı incelemek amacıyla 2020-2024 yılları arasında Web of Science veri tabanından elde edilen 2232 makalelik veri setine dayanan kapsamlı bir analiz sunmaktadır. Çalışma, bibliyometrik haritalamayı (AKEA), Latent Dirichlet Allocation (LDA) algoritması ile çapraz doğrulamaya tabi tutarak literatüre metodolojik özgünlük kazandırmaktadır. Python ile JEL kod dönüşümü ve sinonim standardizasyonu uygulanan analizlerde; AKEA araştırma gündemini nicel metotlar, piyasalar, yönetişim ve performans olarak dört odakta toplarken, LDA optimum konu sayısını üç olarak belirlemiştir. Karşılaştırmalı analiz çarpıcı bir bulgu ortaya koymuştur: LDA, finansal ve yönetim kümelerini doğrulamış; ancak ağ analizindeki ‘yeşil küme’ (sürdürülebilirlik/inovasyon), makine öğrenmesi tabanında bağımsız bir konu olarak ayrışamamıştır. Bu durum, literatürün finansal sonuçlara odaklandığını, ancak etik ve sürdürülebilirlik gibi beşerî boyutların henüz sistematik bir araştırma omurgasına oturmadığını kanıtlamaktadır. Sonuç olarak çalışma, şeffaf bir gelecek için veri bilimi ve beşerî boyutların entegrasyonunu vurgulamaktadır

    Kara Paranın Ticari Faaliyetler Üzerinden Aklanması

    No full text
    Kara para, dünyada kaynağı suç olan, yasal olarak elde edilmemiş, genellikle uyuşturucu, terör faaliyetlerini finanse etmek, yasak olan kumarhanelerden elde edilen para olarak geçmektedir. Her ne kadar illegal yolardan elde edilmişse de legal hale getirilmek temel amaçtır. Literatüre kara para aklama olarak geçse de, 18.10.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanununda suç gelirlerini aklama olarak da karşımıza çıkmaktadır. Temel olarak bir ayrım söz konusu olmamakla birlikte dünya gündemini önemli ölçüde meşgul etmektedir. Zira elde edilen gelirin çeşitli yollarla legal hale getirilmeye çalışıldığı, ticari yollardan elde edilmiş gösterilerek cüzi de olsa vergi ödenmeye çalışıldığı görünmektedir. Genellikle takibi zor ticari faaliyetler üzerinden, nakit, ithalat ve ihracat yollarının yoğun olarak kullanıldığı görülecektir

    Çocukların solunum problemlerinin ve beslenme özelliklerinin uyku kalitesi üzerindeki etkisi ve etkileyen faktörler: Tanımlayıcı bir çalışma

    No full text
    The aim of this study was to determine the effect of respiratory problems and nutritional characteristics on sleep quality in children and the factors related to this effect. This descriptive and cross-sectional study was conducted in a hospital between October 2023 and July 2024. Data were collected using child information form and Pediatric Sleep Questionnaire: Sleep-disordered breathing subscale. Data were analyzed by computer with 95% confidence interval. A total of 101 children with an average age of 7.3 years and their mothers participated in the study. The mean sleep quality scale score was 0.22 points. The quality of sleep was influenced by nutrition, especially the number and timing of snacks, daytime sleep duration, number of nighttime waking, characteristics of the sleep environment, presence of respiratory disorders or attention deficit hyperactivity disorder, and sleep disorder diagnosed by polysomnography. The health of their mothers was also found to be an important factor. In order for children to have a healthy growth and development period, their sleep needs should be met in a healthy way. It is important to ensure sleep and nutritional regularity for sleep quality. It was observed that individual and family-based interventions are necessary for a healthy sleep pattern.Solunum ve beslenme sorunları çocuklarda uyku kalitesini etkileyen faktörlerden biridir. Bu çalışmanın amacı, çocuklarda solunum problemleri ve beslenme özelliklerinin uyku kalitesi üzerine etkisini ve bu etkiyle ilişkili faktörleri belirlemektir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışma Ekim 2023-Temmuz 2024 tarihleri arasında bir hastanede yürütülmüştür. Veriler çocuk bilgi formu ve Pediatrik Uyku Anketi: Uykuda solunum bozuklukları alt ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler bilgisayar ortamında %95 güven aralığında analiz edilmiştir. Çalışmaya yaş ortalaması 7,3±3,7 yıl olan toplam 101 çocuk ve anneleri katılmıştır. Ortalama uyku kalitesi ölçeği puanı 0,22 idi. Ölçek puanı ile ara öğün sayısı (p=0,033) ve zamanı (p=0,046), gündüz uyuma durumu (0,000) ve uyuma süresi (p=0,000), gece uyanma durumu (p=0,023) ve uyanma sayısı (p=0,030), uyku ortamını biriyle paylaşma durumu (p=0,006), sağlık problemi varlığı (p=0,004) solunum bozuklukları (p=0,000) ve dikkat-eksikliği-hiperaktivite-bozukluğu varlığı ve polisomnografi ile teşhis edilen uyku bozukluğu (p=0,000) arasında anlamlılık saptandı. Annelerinin sağlığı da önemli bir faktör olarak bulunmuştur. Çocukların sağlıklı bir büyüme ve gelişme dönemi geçirebilmeleri için uyku ihtiyaçlarının sağlıklı bir şekilde karşılanması gerekmektedir. Uyku kalitesi için uyku ve beslenme düzeninin sağlanması önemlidir. Sağlıklı bir uyku düzeni için bireysel ve aile temelli müdahalelerin gerekli olduğu görülmüştür

    Geçmişten Günümüze Türk Tatlı Tarihi

    No full text
    The culinary cultures of Turks have undergone numerous changes throughout their historical journey from Central Asia to Anatolia. The transition of Turks from a nomadic lifestyle to a settled one, the acceptance of Islam, commercial activities, and cultural interactions have all contributed to the diversification of their culinary traditions. Within this process of diversification, the culture of sweets has also significantly developed. It can be said that the Turks of Central Asia consumed little to no sweets due to geographical and cultural conditions. However, over time, with improved opportunities and varying geographical conditions, the consumption of sweets among Turks increased, leading to greater diversity in their dessert culture. Today, it can be stated that sweets have become an indispensable part of Turkish cuisine due to their variety. Some of the sweets traditionally consumed by Turks in the past have retained their popularity today. Nevertheless, some desserts have been forgotten or are now produced differently from their traditional recipes. The aim of this study is to contribute to the literature on Turkish culinary culture and Turkish dessert traditions. Unlike similar studies in the literature, this research focuses more on Turkish dessert culture rather than the broader Turkish cuisine, thereby narrowing the scope. A detailed literature review has been conducted to provide information on the transformation of Turkish dessert culture from past to present. The study aims to introduce some nearly forgotten desserts and to preserve sweets that are drifting away from their traditional forms due to the evolving dessert culture.Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar uzanan tarih serüveninde mutfak kültürleri birçok değişikliğe uğramıştır. Türklerin konar göçer yaşantıdan yerleşik hayata geçmesi, İslam’ın kabulü, ticari aktivite ve kültürel etkileşimleri sayesinde mutfak kültürleri çeşitlenmiştir. Bu çeşitlilik sürecinde tatlı kültürleri de önemli ölçüde gelişmiştir. Orta Asya Türklerinin, coğrafi ve kültürel koşullar sebebiyle tatlıları az veya hiç tüketmedikleri söylenebilir. Buna karşın zamanla gelişen imkanlar ve farklı coğrafi koşullar Türklerdeki tatlı tüketimini artırmış ve zamanla tatlı kültürlerinde ise çeşitliliğin zenginleşmesine yol açmıştır. Günümüzde ise tatlıların, Türk mutfağında çeşitliliğiyle vazgeçilmez bir yer edindiği söylenebilir. Türklerin geçmişte geleneksel olarak tükettikleri tatlıların bazıları günümüzde de popülerliğini korumaktadır. Buna rağmen bazı tatlıların unutulduğu veya geleneksel tariflerden farklı olarak üretildiği söylenebilir. Bu çalışmanın amacı; Türk Mutfak Kültürü ve Türklerin tatlı kültürleri hakkında literatüre katkı sağlamaktır. Çalışmada, literatürde bulunan benzer çalışmalardan farklı olarak Türk Mutfağından çok Türk Tatlı Kültürüne yer verilerek kapsamın daraltılması sağlanmıştır. Detaylı literatür taraması yapılarak Türklerin geçmişten günümüze kadar değişen tatlı kültürleri hakkında bilgi verilmiştir. Değişen tatlı kültürüyle unutulmaya yüz tutan bazı tatlıların tanıtılması veya geleneksellikten uzaklaşan tatlıların korunması hedeflenmektedir.&nbsp

    Glutensiz Ürünler ve Gıda Güvenliği Üzerine Araştırma Eğilimleri: Bibliyometrik Bir Analiz

    No full text
    Objective: The growing demand for gluten-free products items from both clinical necessities, such as celiac disease, and trends toward healthy eating. This has increased the significance of research on food safety and production processes. The present study aimed to identify research trends in gluten-free products and food safety using bibliometric analysis. Material and Method: Articles published between 2000 and 2025 were retrieved from the Web of Science database and analyzed through bibliometric methods. The bibliometrix and Biblioshiny packages in R were used to examine publication trends, authors, journals, and keywords, while author and institutional collaborations were visualized with VOSviewer. Results: A total of 573 articles were identified, showing a steady increase in publications over time. Since 2000, the number of publications has shown an increasing trend over the years, with the United States (n=4558), Italy (n=2143), and Spain (n=1116) identified as the three countries with the highest research output. The leading journals were Nutrients, Foods, and Food Control, and the most prolific authors included Catassi C., Zandonadi R.P., and Colgrave M.L. Keyword analysis revealed that the dominant research themes were “celiac disease,” “gluten contamination,” “food safety,” and “labeling.” Conclusion: In conclusion, the scientific productivity concerning gluten-free products and food safety is on the rise, necessitating that future studies diversify their methodology and comprehensively focus not only on the nutritional but also the technological and safety aspects of gluten-free foods.Amaç: Glutensiz ürünlere yönelik artan talep, hem çölyak hastalığı gibi klinik gereksinimlerden hem de sağlıklı beslenme eğilimlerinden kaynaklanmaktadır. Bu durum, gıda güvenliği ve üretim süreçlerine ilişkin araştırmaların önemini artırmıştır. Bu çalışma, glutensiz ürünler ve gıda güvenliği alanındaki küresel araştırma eğilimlerini belirlemek amacıyla bibliyometrik yöntemle gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: 2000-2025 yılları arasında glutensiz ürünler ve gıda güvenliği konularında yayınlanan makaleler Web of Science'tan alınarak bibliyometrik yöntemlerle analiz edilmiştir. Yayınlar, R ortamında bibliometrix ve Biblioshiny paketleri kullanılarak küresel yayın trendleri, yazarlar, dergiler ve anahtar kelimeler açısından incelenmiş; yazar ve kurum iş birlikleri VOSviewer ile görselleştirilmiştir. Bulgular: Arama sonucunda toplam 573 makale belirlenmiştir. 2000 yılından itibaren yayın sayısı yıllar içinde artış göstermiştir, ABD (n=4558), İtalya (n=2143) ve İspanya (n=1116) olmak üzere üç ülkenin en yüksek yayın üretimine sahip olduğu gözlenmiştir. En çok yayın yapan dergiler arasında sırasıyla Nutrients (n=32), Foods (n=21), Food Control yer almıştır. Yazarlar arasında Catassi C., Zandonadi R.P., Colgrave M.L. öne çıkmıştır. Anahtar kelime analizi, çalışmaların büyük ölçüde “çölyak hastalığı”, “gluten kontaminasyonu”, “gıda güvenliği” ve “etiketleme” temaları etrafında yoğunlaştığını göstermektedir. Sonuç: Sonuç olarak, glutensiz ürünler ve gıda güvenliği konusundaki bilimsel üretkenlik artmakta olup, gelecekteki çalışmalar metodolojiyi çeşitlendirerek, glutensiz gıdaların yalnızca besinsel değil, aynı zamanda teknolojik ve güvenlik boyutlarına da kapsamlı bir şekilde odaklanması gerekmektedir

    ZAM-AN

    No full text
    Dergimiz okurları ve/veya sosyal medyada bloğumu takip edenlerim bilirler , seviyorum harfler ile oynamayı

    Sürdürülebilir Gastronomi Turizmi ve Kuzey Kıbrıs’ta Uygulama Potansiyeli

    No full text
    Aim: This study explores the untapped potential of sustainable gastronomy tourism in Northern Cyprus as a strategic pathway for cultural preservation, rural development, and diversification of the island’s tourism economy. It aims to highlight how culinary tourism can serve as a tool for sustainable destination development and cultural continuity. Material and Method: The research adopts a conceptual approach literature-driven research design and evaluated by thematic relevance in the end, enriched with observation-informed insights to drawing on global tourism trends, sustainability frameworks, and local heritage assets. By synthesizing secondary data and case examples, it develops a multi-dimensional framework for sustainable gastronomy tourism that integrates cultural, economic, and environmental perspectives. Results: The study reveals that Northern Cyprus’s unique gastronomic identity—shaped by Mediterranean and Anatolian influences and embodied in products such as halloumi and traditional mezes—holds strong potential for experiential and community-based tourism. Key challenges include limited infrastructure, insufficient policy alignment, and environmental pressures. The paper proposes strategic interventions including farm-to-table initiatives, gastronomy route development, and international branding efforts. Conclusion: Sustainable gastronomy tourism can position Northern Cyprus as a distinctive and resilient culinary destination within the Eastern Mediterranean. Achieving this vision requires integrated marketing, stakeholder collaboration, and policy innovation to balance economic growth with cultural preservation and environmental sustainability.Amaç: Bu çalışma, Kuzey Kıbrıs’ta sürdürülebilir gastronomi turizminin henüz yeterince değerlendirilmeyen potansiyelini; kültürel mirasın korunması, kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve turizm ekonomisinin çeşitlendirilmesi bağlamında stratejik bir araç olarak ele almaktadır. Araştırmanın amacı, gastronomi temelli turizmin sürdürülebilir destinasyon gelişimi ve kültürel süreklilik açısından nasıl bir rol üstlenebileceğini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, kavramsal bir çerçeveye dayalı olarak tasarlanmış olup literatür taramasında dayanan nitel bir araştırma yaklaşımı benimsemektedir. Küresel turizm eğilimleri, sürdürülebilirlik yaklaşımları ve yerel kültürel miras unsurları dikkate alınarak gözleme dayalı içgörülerle desteklenmiştir. İkincil veriler ve örnek olay analizleri sentezlenerek, kültürel, ekonomik ve çevresel boyutları bütüncül biçimde ele alan sürdürülebilir gastronomi turizmine yönelik çok boyutlu bir değerlendirme çerçevesi oluşturulmuştur. Bulgular: Çalışmanın bulguları, Akdeniz ve Anadolu mutfak kültürlerinin sentezini yansıtan Kuzey Kıbrıs mutfağının; hellim peyniri, geleneksel mezeler ve yerel ürünler üzerinden deneyimsel ve topluluk temelli turizm açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birikte, ulaşım altyapısındaki yetersizlikler, turizm ve tarım politikaları arasındaki uyumsuzluklar ile artan çevresel baskılar, sektörün gelişimini sınırlayan temel sorunlar olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda çalışma; “çiftlikten sofraya” yaklaşımına dayalı pilot uygulamalar, tematik gastronomi rotalarının oluşturulması ve uluslararası pazarlara yönelik marka stratejilerinin geliştirilmesi gibi çözüm önerileri sunmaktadır. Sonuç: Sürdürülebilir gastronomi turizmi, Kuzey Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de özgün, rekabetçi ve dirençli bir gastronomi destinasyonu olarak konumlandırılmasına katkı sağlayabilecek önemli bir araçtır. Bu hedefe ulaşılabilmesi; ekonomik büyüme, kültürel mirasın korunması ve çevresel sürdürülebilirlik arasında dengeli bir yapının kurulmasını, kamu-özel sektör ve yerel paydaşlar arasında iş birliğini ve yenilikçi politika yaklaşımlarının hayata geçirilmesini gerektirmektedir

    Duyguların yeme davranışı üzerine etkisi

    No full text
    Emotional eating is a multidimensional behavior in which individuals alter their food intake in response to negative or positive emotional states. It can manifest as overeating, eating without hunger, or consuming specific foods excessively. Traditionally, emotional eating has been associated with negative emotions such as stress, anger, sadness, and depression. These emotional states often lead individuals to eat more. However, recent experimental studies have demonstrated that positive emotions can also trigger emotional eating behavior. People may be inclined to consume sweet or sugary foods when they feel happy or are in a pleasant mood. Emotional eating is not limited to obese individuals; it can also be observed in those with normal weight, individuals on a diet, or those who avoid eating due to fear of weight gain. Therefore, emotional eating should be considered as a complex behavior that affects people across different age and weight groups and has psychological, emotional, and social dimensions. This study aims to clarify the fundamental concepts of emotional eating, identify at-risk groups, and particularly explore the effects of positive emotions on eating behavior. This literature-based evaluation indicates that emotional eating is influenced by both negative and positive emotional states. Further research on this topic will contribute to a better understanding of the mechanisms underlying emotional eating.Duygusal yeme, bireylerin olumsuz veya olumlu duygusal durumlara yanıt olarak yiyecek tüketimlerini değiştirmesiyle ortaya çıkan çok boyutlu bir davranış biçimidir. Bu durum, aşırı yemek yeme, açlık yokken yemek yeme veya belirli yiyecekleri aşırı tüketme şeklinde kendini gösterebilir. Geleneksel olarak duygusal yeme, stres, öfke, üzüntü ve depresyon gibi olumsuz duygularla ilişkilendirilmiştir. Bu duygusal durumlar bireylerin daha fazla yemek yeme eğiliminde olmalarına yol açmaktadır. Ancak son yıllarda yapılan deneysel çalışmalar, olumlu duyguların da duygusal yeme davranışını tetikleyebileceğini göstermiştir. Bireyler mutlu veya keyifli olduklarında özellikle şekerli ve tatlı yiyeceklere yönelebilmektedir. Duygusal yeme yalnızca obez bireylerde değil, normal kilolu, diyet yapan veya kilo alma endişesi taşıyan kişilerde de görülebilir. Bu nedenle duygusal yeme, farklı yaş ve kilo gruplarını etkileyen, psikolojik, duygusal ve sosyal boyutları olan bir yeme davranışı olarak değerlendirilmelidir. Bu çalışma, duygusal yemenin temel kavramlarını, risk gruplarını ve özellikle olumlu duyguların yeme üzerindeki etkilerini açıklamayı amaçlamaktadır. Literatür temelli değerlendirme, duygusal yemenin hem olumsuz hem de olumlu duygularla ilişkili olduğunu göstermektedir. Konuya ilişkin daha fazla araştırma yapılması, duygusal yemenin altında yatan mekanizmaların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır

    Kolorektal kanserde folat: yararlı mı, zararlı mı?

    No full text
    Folate is a water-soluble B-group vitamin found in various foods including green leafy vegetables, hens’ eggs, and legumes. Folate has an essential role in DNA repair, methylation, and synthesis. Folate deficiency causes neural tube defects, megaloblastic anemia, cardiovascular diseases, and cancer. Foods are enriched with folic acid, a synthetic monoglutamate form of folate, and folic acid supplementation is provided in many countries because the increased need for folate during pregnancy cannot be met only with food. Due to the important roles of folate in DNA synthesis, there are concerns that exposure to high doses of folic acid may cause colorectal cancer. Studies support that folic acid taken before polyp development has protective effects from colorectal cancer. On the other hand, folic acid supplementation induces colorectal cancer after polyp formation. It is also thought that epigenetic modifications affecting folate metabolism play a role in this process. In conclusion, folate intake at optimal levels and appropriate timing may exert protective effects against colorectal cancer, whereas folic acid consumed in supraphysiological doses and at later stages may promote tumor progression and increase the likelihood of carcinogenic progression of premalignant lesions.Folat yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve baklagiller gibi birçok besinde bulunan suda çözünen bir B grubu vitamini olarak kabul edilmektedir. DNA onarımı, metilasyonu ve sentezi gibi önemli rolleri bulunur. Eksikliğinde nöral tüp defekti, megaloblastik anemi, kardiyovasküler hastalıklar ve kanser gibi hastalıklar görülmektedir. Özellikle gebelik döneminde ihtiyacın artması ve bunun besinlerle sağlanamamasından ötürü birçok ülkede besinler folatın sentetik monoglutamat formu olan folik asitle zenginleştirilmektedir ve folik asit takviyesi sağlanmaktadır. DNA sentezindeki önemli rollerinden dolayı yüksek doz folik asite maruziyetin kolorektal kansere neden olabileceğine dair endişeler de mevcuttur. Yapılan araştırmalar polip oluşumundan önce alınan folik asidin kolorektal kanserden koruyucu etkileri olduğunu desteklemekte ancak polip oluşumundan sonra kolorektal kanser gelişimini indüklediğini ortaya koymaktadır. Ayrıca folat metabolizmasını etkileyen epigenetik modifikasyonların da bu süreçte etkili olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak, optimal düzeylerde ve doğru zamanda alınan folat, kolorektal kanser riskini azaltıcı etkilere sahipken; fizyolojik sınırların üzerinde ve geç dönemde alınan folik asit, tümör progresyonunu destekleyebilir ve premalign lezyonların kansere dönüşme riskini artırabilir

    1,170

    full texts

    1,660

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Journals.gen.tr
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇