Sivas Cumhuriyet University Research Information System
Not a member yet
    61356 research outputs found

    MUHASEBE ALANINDA KALİTE MALİYETİ KAVRAMININ BİBLİYOMETRİK ANALİZİ: YAYIN TRENDLERİ VE BİLİMSEL İŞBİRLİKLERİ

    No full text
    Bu kapsamlı analiz, muhasebe ve kalite maliyetleri alanlarındaki tarihsel gelişimi ve akademik ilgiyi incelemektedir. Çalışma, 1986'dan 2024 Temmuz'una kadar Scopus veritabanında indekslenen 42 dergide yayımlanan 72 yayını kapsamaktadır. Bulgular, zaman içindeki eğilimleri ve bu alanlarda önemli kilometre taşlarını ortaya koyarak, akademik ilginin ve yayın oranlarının nasıl geliştiğini göstermektedir. 2000'lerin başından bu yana bu konularla ilgili yayınların belirgin bir şekilde arttığını göstermektedir, bu da akademik öneminin arttığını işaret etmektedir. Atıf analizi, her belgenin ortalama 18.85 atıf aldığını ve belgelerin ortalama yaşı 15.4 yıl olduğunu göstermektedir. Atıf sayılarında dalgalanmalar görülmekte olup, farklı yıllarda ilginin değişkenlik gösterdiğini göstermektedir. Son zamanlarda (2021-2024), ortalama atıf sayıları düşük olmuş olup, bu durum yeni yayınların henüz önemli ilgi görmediğini veya daha az etkili olduğunu gösterebilir. Yayınlar açısından önde gelen kurumlar arasında Hindistan Teknoloji Enstitüsü ve Minho Üniversitesi, her biri altı yayın ile öne çıkmaktadır. En fazla üretken ülke olarak Amerika Birleşik Devletleri 34 makale ile katkıda bulunmuş ve 376 atıf almıştır, onu Birleşik Krallık, Ürdün, Malezya, Kanada ve Endonezya izlemektedir. Kelime analizi, araştırma alanlarındaki trendleri göstermek için kelimeleri kategorize etmek için kelime bulutları kullanmaktadır. Tematik dönem analizi, araştırma odaklarının nasıl değiştiğini vurgulamakta olup, belirli dönemlerde yoğunlaşmış araştırma ilgilerini tanımlamaktadır.This comprehensive analysis examines the historical development and academic interest in the fields of accounting and quality costs. The study covers 72 publications published in 42 journals indexed in the Scopus database from 1986 to July 2024. Findings reveal how academic interest and publication rates have evolved, highlighting trends over time and significant milestones in these areas. Particularly since the early 2000s, there has been a notable increase in publications on these topics, indicating their growing academic importance. Citation analysis shows that each document received an average of 18.85 citations, with an average document age of 15.4 years. Recently (2021-2024), average citation counts have been lower, suggesting that newer publications may not yet have garnered significant attention or impact. Institutions with prominent publications include the Indian Institute of Technology and the University of Minho, each with six publications. The United States contributed the most articles as the most productive country with 34 articles and 376 citations, followed by the United Kingdom, Jordan, Malaysia, Canada, and Indonesia. Word analysis uses word clouds to categorize words to show trends in research areas. Thematic period analysis highlights how research focuses have changed, identifying periods of concentrated research interests

    Enhanced Apoptosis in Pancreatic Cancer Cells through Thymoquinone-rich Nigella sativa L. Methanol Extract: Targeting NRF2/HO-1 and TNF-α Pathways

    No full text
    Aims: This study explores the therapeutic potential of Nigella sativa L. and its key bioactive compound, thymoquinone (TQ). Background: Pancreatic cancer presents a significant health challenge due to its aggressiveness and limited treatment options. N. sativa and its component TQ have demonstrated anticancer properties in other cancers, warranting exploration in pancreatic cancer models. Objective: To assess the antiproliferative, apoptotic, and anti-invasive effects of N. sativa extracts and TQ on pancreatic cancer cells, with a focus on modulating the NRF2/HO-1 and TNF-α signaling pathways. Methods: MIA PaCa-2 and PANC-1 pancreatic cancer cell lines were treated with essential and fixed oils, methanol extracts (from Türkiye and Syria), and TQ. Cell viability, apoptosis, and invasiveness were assessed via XTT, Annexin V, and Matrigel assays, respectively. Gene expression and cytokine levels were evaluated using RT-qPCR and ELISA. HPLC was conducted to confirm TQ concentrations in extracts. Results: The methanol extract of Türkiye-originated N. sativa seeds (TM) exhibited the highest cytotoxic effect, reducing cell viability in MIA PaCa-2 and PANC-1 at 0.05 mg/mL, while TQ significantly decreased viability at 20 µM. TM reduced MIA PaCa-2 and PANC-1 invasiveness (42 ± 1.23 and 35 ± 0.73, respectively) and contained a higher concentration of TQ (7.9168 ± 0.0561%) compared to the Syria-originated extract (SM). Conclusion: The findings suggest that TM and TQ exhibit strong anticancer potential by modulating key signaling pathways in pancreatic cancer cells, supporting their potential for further development as therapeutic agents in pancreatic cancer treatment

    Ambulance Services in the Context of Occupational Health and Safety and Risks Faced by Ambulance Attendants

    No full text
    ÖZET Çağımız dünyası toplumlarında gerçekleşen hızlı teknoloji değişiklikleri sonucunda toplumsal düzeyde özel hayat ve iş hayatında mevcut sorunlara çözüm getirirken ek olarak yeni sorunlar, tehlikeler ve riskleri beraberinde getirmektedir. Ambulans hizmetleri çalışanları genellikle bireylerin çoğunlukta olduğu yerlerde acil vakalara olay yerinde ve/veya ambulans ortamında müdahale etmelerinden dolayı bu tehlike ve risklere daha fazla maruz kalmaktadır. Bu çalışanlar iş sağlığı ve güvenliği açısından da fiziksel (gürültü, titreşim, radyasyon vb.), kimyasal (lateks alerjisi, anaflaktik şok vb.), biyolojik (iğne batması, kan ve vücut sıvıları teması sonucu gerçekleşen hastalıklar vb.), ergonomik (zorlayıcı tekrarlı hareketler, uygun olmayan şekilde yük taşıma vb.)&nbsp; ve psikososyal (şiddet, tükenmişlik, depresyon vb.) anlamda diğer meslek gruplarına göre daha fazla risklere maruz kalmaktadırlar. Ayrıca olay yerine intikal etmek için istasyondan çıkarken düşme, kayma gibi ve olay yeri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları zaman elektrik çarpması, yangın çıkması gibi ikincil kazalara maruz kalabilmektedirler. Belirtilen riskler ve tehlikelerden dolayı ambulans hizmetleri çalışanlarının karşılaştıkları mesleki risklerin iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi önemli bir konu haline geldiği düşünülmektedir. Bu meslek grubuna mensup çalışanların tam iyilik hallerinin korunması, iş ve özel hayatlarını daha verimli sürdürebilmeleri için yeterli sayıda personel istihdamına, çalışma koşullarının iyileştirilmesine, damgalanma korkusu yaşamadan psikolojik destek almalarının sağlanması, hasta ve/veya hasta yakınları tarafından yaşadıkları şiddet olaylarının önlenmesi için bireylerin eğitilmesi, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği kapsamında eğitimlerinin düzenli alınması, çalışma saatlerinin ve nöbet sistemlerinin aşırı yük getirmeyecek şekilde düzenlenmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: ambulans hizmetleri, ambulans, risk, tehlike&nbsp;ABSTRACT The contemporary world has witnessed accelerated technological developments. While these advancements offer effective solutions to prevalent challenges in private and business sectors, they concomitantly introduce new issues, hazards, and risks. Among these, those employed in ambulance services face heightened exposure to hazards and risks due to their involvement in emergency situations and the ambience of the ambulance environment, which is frequently characterized by the presence of individuals. In the context of occupational health and safety, these employees are exposed to a range of risks, including physical (e.g., noise, vibration, radiation), chemical (e.g., latex allergy, anaphylactic shock), biological (e.g., needle stick, diseases caused by contact with blood and body fluids), ergonomic (e.g., forceful repetitive movements, inappropriate load carrying), psychosocial (e.g., violence, burnout, depression). Moreover, these individuals may encounter secondary accidents, such as falling, slipping while departing the station to reach the incident location, and lacking sufficient information about the scene, which can lead to exposure to secondary accidents, including electric shock and fire hazards. In light of the aforementioned risks and dangers, it is imperative to examine the occupational risks faced by ambulance services employees in terms of occupational health and safety. To ensure the optimal well-being of these employees, it is imperative to implement adequate staffing levels, enhance working conditions, provide access to psychological support without the concern of stigmatization, educate personnel on how to prevent violence from patients and/or their relatives, ensure regular occupational health and safety training, and optimize work schedules and shift systems to minimize undue stress. Keywords: ambulance services, ambulance, risk, hazard&nbsp;</p

    SUSTAINABLE CHEMISTRY LABORATORY PRACTICES ALIGNED WITH THE TÜRKİYE CENTURY MAARIF MODEL

    No full text
    Kimya eğitiminin temel bileşenlerinden biri olan deneysel uygulamalar, öğrencilerin eleştirel düşünme, problem çözme ve bilimsel yöntem becerilerini geliştirmede kritik bir rol oynamakta; aynı zamanda bilimsel okuryazarlıklarının güçlenmesine katkı sağlamaktadır (Güngör Seyhan, 2024a). Bununla birlikte, kalabalık sınıf ortamları, zaman kısıtları, laboratuvar donanımı eksiklikleri ve sınav odaklı öğretim anlayışı gibi faktörler, laboratuvar çalışmalarının öğretim programlarıyla bütünleşmesini güçleştirmektedir (Abdullah, Mohamed ve Ismail, 2007; Sharifah ve Lewin, 1993). Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kaynak yetersizliği ve yüksek maliyetler, deney temelli öğrenmenin sürdürülebilir biçimde uygulanmasını daha da sınırlamaktadır (Cresswell, 2012; Ali ve diğ., 2024; Urassa ve Osaki, 2002). Bu çalışma, söz konusu sınırlılıklara yönelik olarak mikro ölçekli kimya deneylerini tanıtmayı, bu yaklaşımın kimya eğitimine sağladığı pedagojik, güvenlik ve sürdürülebilirlik temelli katkıları ortaya koymayı ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğrenci merkezli, deneyimsel ve beceri odaklı yapısıyla uyumunu tartışmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, az miktarda kimyasal kullanımına dayanan, güvenli ve çevresel etkisi düşük mikro ölçekli deney tasarımları ele alınmış; ortaöğretim (9–12. sınıflar) Kimya dersi kapsamında kullanılmak üzere öğrenci çalışma kâğıtları ve öğretmen yönergelerinden oluşan çift bileşenli deney materyalleri incelenmiştir. Çalışma kapsamında ayrıca, mikro ölçekli kimya yaklaşımının sınıf içi uygulanışını somutlaştırmak amacıyla tek bir örnek deney uygulamasına (10. sınıf) yer verilmiş; bu uygulama üzerinden bilimsel süreç becerileri, kavramsal öğrenme ve öğretim programı uyumu bağlamında değerlendirmeler yapılmıştır. Son olarak, mikro ölçekli deneylerin ortaöğretim kimya öğretiminde daha yaygın ve sürdürülebilir biçimde kullanılabilmesine yönelik uygulamaya dönük öneriler sunulmuştur. Bu yönüyle çalışma, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu, erişilebilir ve pedagojik açıdan bütüncül bir mikro ölçekli kimya laboratuvarı yaklaşımı için kavramsal bir çerçeve ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Mikro ölçekli kimya, kimya eğitimi, sürdürülebilir laboratuvar uygulamaları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli&nbsp;</p

    Identification of a Novel miR-122-5p/CDC25A Axis and Potential Therapeutic Targets for Chronic Myeloid Leukemia

    No full text
    Chronic myeloid leukemia (CML) is a myeloproliferative neoplasm characterized by uncontrolled proliferation of myeloid cells. MicroRNAs (miRNAs), small noncoding RNAs, regulate post-transcriptional gene expression by degrading target mRNAs or repressing translation. Dysregulated miRNA expression has been implicated in various malignancies, including CML, where they can function as oncogenes or tumor suppressors. This study aimed to investigate the relationship between miR-122-5p and cell division cycle 25A (CDC25A) in CML and to elucidate the regulatory mechanisms of miR-122-5p. This study integrates bioinformatics analysis with in vitro RT-qPCR validation in K562 chronic myeloid leukemia cells to explore the potential regulatory relationship between miR-122-5p and CDC25A. mRNA expression profiles were retrieved from the GSE100026 dataset in the Gene Expression Omnibus (GEO), and differentially expressed genes were identified using GEO2R. Quantitative real-time PCR (RT-qPCR) was performed to measure miR-122-5p, CDC25A, and cyclin-dependent kinase 4 (CDK4) expression levels. Bioinformatics analyses (miRNeT, miRDIP, TargetScan, BioGPS, GeneMANIA, STRING) were applied to predict molecular interactions and functional pathways. Public RNA-seq datasets and in silico tools were used to prioritize candidates; RT-qPCR in a single CML cell line (K562) provided in vitro expression validation. In K562 cells, miR-122-5p expression was significantly reduced, while CDC25A and CDK4 were markedly upregulated. Bioinformatics tools confirmed CDC25A as a potential miR-122-5p target. Functional enrichment indicated CDC25A involvement in cell cycle regulation and apoptosis. These findings suggest that miR-122-5p functions as a tumor suppressor in CML by targeting CDC25A. Modulating the miR-122-5p/CDC25A axis may provide potential molecular targets for inhibiting CML progression through regulation of cell cycle pathways. Findings are exploratory and based on bioinformatics with limited in vitro expression confirmation; functional studies are required to establish causality

    0

    full texts

    61,356

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Sivas Cumhuriyet University Research Information System
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇