OpenAccess@KU (Kastamonu University)
Not a member yet
    29229 research outputs found

    Atomun İzinde: Felsefi Kökenlerden Çağdaş Fizik Kuramlarına Tarihsel Bir İnceleme

    No full text
    Öz: Bilim tarihinde, evrenin temel yapı taşlarını anlamaya yönelik çabalar, insanlığın derin sorularından birine cevap arama arzusuyla şekillenmiştir: Madde nedir ve neden oluşur? Atom kavramı, bu soruya verilen en eski yanıtlardan biridir. Atom düşüncesi hem doğanın işleyişini anlamada hem de modern teknolojinin temellerini oluşturmada büyük bir rol oynamıştır. Bu kavramın kökeni, Antik Yunan filozoflarının zihninde filizlenmiş, ardından farklı dönemlerde dönüşüm geçirerek günümüze kadar gelmiştir. Bu makale, atom kavramının tarihsel gelişimini ve bilimsel önemini analiz etmeyi amaçlamaktadır. İlk olarak, atomculuk düşüncesinin felsefi kökenleri ele alınacak, ardından Orta Çağ’daki konumu tartışılacaktır. Modern dönemde atom teorisinin nasıl şekillendiği ve kuantum devrimiyle nasıl derinleştiği incelenecektir. Atom kuramı, yalnızca bilimsel bir teori değil, aynı zamanda insanlığın doğayı anlamaya yönelik evrensel çabasının bir sembolüdür. Bu nedenle, atomun gelişimini incelemek, insanlık tarihine yönelik daha geniş bir perspektif sunar.https://doi.org/10.11616/asbi.165835

    Performance of ChatGPT-4o in thoracic trauma: A comparative evaluation with guidelines

    No full text
    https://doi.org/10.14744/tjtes.2025.47087https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC12460628/https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40910708

    İnanç Turizmi Kapsamında Bir Kutsal Mekân Değerlendirmesi: Saint Pierre Kilisesi

    No full text
    İnanç turizmi, günümüzde hızla gelişmekte olan turizm türlerinden biri olarak dikkat çekmektedir. İnanç turizmi kapsamında Anadolu’da önemli hareketlilikler oluşturan kutsal mekânlar bulunmaktadır. Saint Pierre Kilisesi de bu kutsal mekânların arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı da inanç turizmi kapsamında Saint Pierre Kilisesi’ni değerlendirmektir. Çalışma, Saint Pierre Kilisesi’nin inanç turizmi bağlamında yüksek düzeyde değer taşıdığını göz önüne serme noktasında önem arz etmektedir. Çalışmada yer alan yazılı ve şekilsel bilgilerin turistik yönlendiricilik konusunda önem taşıması nedeniyle çalışmanın bu bağlamda özgün değere sahip olduğu düşünülmektedir. Çalışmada geleneksel derleme yöntemi kullanılmış olup bu kapsamda veriler literatür üzerinden elde edilmiştir. Çalışma kapsamında Saint Pierre Kilisesi’nin derin bir tarihî geçmişe sahip olduğunu, inanç turizmi odaklı etkileşim ve hareketlilikler oluşturduğunu, Hatay’ın genel turizm potansiyelinin gelişmesine katkıda bulunduğunu gösteren bulgulara erişilmiştir. Saint Pierre Kilisesi’nin doğrudan inanç turizmi kapsamında değerlendirilebileceği gibi dolaylı yoldan da kültür turizmi ve tabiat turizmi gibi turizm çeşitleri kapsamında değerlendirilmesi söz konusudur. Sonuç olarak, Saint Pierre Kilisesi’nin, inanç turizmi yönünden önemli bir çekim merkezi olduğunu ortaya koyan sonuçlara ulaşılmış ve özellikle Hristiyan turistlerin inanç turizmi kapsamında Hatay’ı ziyaret etmeleri için gerekli destinasyon pazarlaması stratejilerinin geliştirilmesi gerektiği ön plâna çıkmıştır.https://dx.doi.org/10.5281/zenodo.15700854https://dx.doi.org/10.5281/zenodo.1570085

    Sıkıştırılmış Doğal Gaz (CNG) Lojistiğinde Risk Faktörlerinin Değerlendirilmesi

    No full text
    Dünya genelinde tehlikeli madde kullanımı sürekli artış göstermektedir. Sıkıştırılmış doğal gaz (CNG) bu tehlikeli maddelerden biridir. Hem önemli bir enerji kaynağı hem de tehlikeli bir madde olan sıkıştırılmış doğal gazın lojistik faaliyetleri -ihtiva ettiği riskler sebebiyle- oldukça önemli bir mesele haline gelmektedir. Bu çalışmada sıkıştırılmış doğal gaz literatürde sıklıkla incelenenin aksine araç yakıtı olarak değil endüstriyel alandaki kullanımı bakımından ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, CNG lojistiğindeki risk faktörlerinin ve bu faktörlerin önem derecelerinin belirlenmesidir. Birbirini tamamlayan iki aşamadan oluşan bu çalışmada ilk olarak 12 kişilik uzman grubu ile mülakat yapılmış ve veriler MAXQDA 2020 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu aşamada sıkıştırılmış doğal gaz lojistiğinde 5 ana ve 33 alt risk faktörü tespit edilmiştir. Ana faktörler: İnsan, firma, malzeme ve dolum, araçları durumu, çevre ve trafiktir. İkinci aşamada ise aynı katılımcılar ile AHP (Analytic Hierarchy Process) tekniğinden yararlanılarak anket yapılmıştır. Bu aşamada ilk aşamada elde edilen risk faktörleri kendi aralarında kıyaslanmış ve önem derecelerine göre sıralanmıştır. Çalışmanın nihayetinde CNG lojistiği faaliyetleri esnasında en önemli görülen faktör “insan” (%29,36) faktörü olarak ortaya çıkarken “çevre” (%10,30) faktörü katılımcılar tarafından daha az önemli görülmüştür.https://doi.org/10.22139/jobs.1522969https://doaj.org/article/53cd1d8367ab46a892a60277c0fd7b5

    Alkali-Activated Stabilization of Silt Soil Using Garlic Husk Ash: Mechanical, Microstructural, and Durability Performance

    No full text
    This study aims to evaluate the usability of agricultural wastes such as rice husk ash (RHA) and garlic husk ash (GHA) in improving silt soils by the alkali activation method. During the stabilization process, samples prepared with binder systems containing sodium hydroxide (SH) and sodium silicate (SS) at different SH/SS ratios (1, 3, and 9) and additive rates (0%, 4.5%, and 9%) were cured in two different curing environments (cured at ambient temperature—AC and cured in oven at 35 °C—OC) for 7, 28, 56, and 90 days. Mechanical behavior was evaluated by unconfined compressive strength (UCS) and unconsolidated-undrained triaxial compression (UU) tests; environmental strength was analyzed by 25 and 50 cycles of freeze–thaw (F–T) tests. Microstructure development was investigated by SEM and XRD analyses, while sustainability assessment was carried out with carbon footprint (kg·CO2/kg) and carbon efficiency (CI) parameters. The findings showed that mixtures containing 9% RHA and a high SH/SS ratio provided high strength in both AC and OC environments. While using GHA alone provided limited mechanical performance, it increased the binding capacity by creating a synergistic effect when used with RHA. Oven-curing environment increased the speed of pozzolanic reactions and the development of the binder phase, resulting in denser microstructures. In addition, the RHA additive played a critical role in maintaining the resistance against freeze–thaw cycles. Carbon emission analyses revealed that SH and SS had high carbon loads, while RHA and GHA additives provided environmentally sustainable solutions with low carbon footprint and high strength. As a result, alkaline activation systems with RHA and GHA additives offer a strong alternative for sustainable soil improvement applications with high strength and environmental durability.https://doi.org/10.1016/j.cscm.2025.e05381https://doi.org/10.3390/app1518994

    Topic Trend Analysis of Postgraduate Theses on Organizational Commitment in the Field of Education

    No full text
    Purpose: The purpose of this research is to conduct topic trend analyses of postgraduate theses addressing the subject of "organizational commitment" in education. Design/Methodology/Approach: In the study, the document review method was used to describe and interpret the tendencies of the theses in depth. The data required for the research was generated from the theses with the help of a form created by the researcher. Of the 403 theses scanned this way, 45 were doctoral, and 358 were master's. Findings: As a result of the analyses, it was determined that the first theses on the subject were completed in 2004. Foundation universities were ahead in the number of master's theses, but doctoral theses in foundation universities were almost nonexistent. In addition, it was observed that in nearly all the theses designed in relational screening, teachers and principals were preferred as the sample group, and primary and secondary schools were selected as the study field. The main factors affecting organizational commitment discussed in the theses were classified as "organizational climate," "individual factors," and "manager." These factors were distributed evenly in the theses. Highlights: Organizational commitment is a fundamental concept for educational organizations. It is essential to examine how the subject of “organizational commitment” is addressed in the field of education in postgraduate theses whose scientific validity and reliability have been approved in terms of depth and scope.https://doi.org/10.24106/kefdergi.1628455https://dergipark.org.tr/tr/pub/kefdergi/issue/90148/162845

    Sustainable urban growth boundaries for ecological protection via 2046 models of İzmir

    No full text
    https://doi.org/10.1007/s41324-024-00601-

    Iron Metabolism and Haematological Changes in Sheep During The Periparturient Period

    No full text
    This study sought to evaluate changes in plasma iron (Fe), unsaturated iron-binding capacity (UIBC), and hematocrit (Hct) levels in pregnant ewes before and after parturition. Blood samples were collected 10 days before and 10 days after birth, and concentrations of Fe, UIBC, and Hct were evaluated. The results indicated a substantial reduction in plasma iron levels postpartum (p=0.042) and a considerable elevation in UIBC levels (p=0.004). No statistically significant variation in Hct level was observed between the prepartum and postpartum periods (p=0.531). The reduction in plasma iron levels may be linked to heightened physiological requirements for iron and bleeding associated with parturition. Increased UIBC levels indicate changes in transferrin binding capacity during the postpartum period. Hct levels remained consistent postnatally, signifying the preservation of hematopoietic equilibrium.https://doi.org/10.47027/duvetfd.166741

    Anadolu Karaçamı (Pinus nigra) Gençleştirme Meşceresinde Kontrollü Yakmanın Toprak Özellikleri Üzerine Etkisi

    No full text
    Orman yangınlarının ekolojik etkileri, orman varlığımızın sürdürülebilirliği ve korunması orman ekosistemindeki değişimlerin bilinmesi ile ilişkilidir. 21. yüzyılda orman yangınlarının önemli derecede orman ekosistemini ve yangın rejimini etkileyeceği belirtilmektedir. Bu çalışmada Anadolu karaçamı gençleştirme meşceresinde kontrolü yakmanın toprak özellikleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Kontrollü yakma sonrası üzerindeki kül rengi ve miktarına göre toprak az, orta ve şiddetli olarak sınıflandırılmıştır. Bu üç alandan üç tekerrürlü toplam dokuz deneme alanı ve ek olarak üç kontrol alanı oluşturulmuş, 0-5cm ve 5-15cm derinlik kademelerine göre alınan örneklerde bazı toprak analizleri yapılmıştır. Kontrollü yakma alanlarında saturasyon değerinin azaldığı, ağır bünyeli topraklardan hafif bünyeli topraklara geçildiği, pH ve EC değerlerinin arttığı, organik madde ve N miktarının azaldığı, C/N oranının organik karbona bağlı olarak arttığı ayrıca P, Ca, Mg, K, Na ve kireç değerlerinin de tüm alanların en az birinde arttığı bulunmuştur. Şiddetli ve büyük orman yangınlarının toprak özellikleri üzerine olan olumsuz etkisi kontrollü yakma uygulaması yaptığımız alanlarda görülmemiştir. Aksine yangın şiddetinin düşük olması, yanıcı madde tüketiminin az olması gibi faktörler toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini olumlu etkilenmiştir. Özellikle besin maddesince yeterli olan topraklarda uygulanması ayrışmanın yavaş olduğu çam meşcerelerinde ölü örtü birikimini azaltmaya, tohumu toprakla buluşturmaya ve şiddetli orman yangınlarının zararını önlemeye yönelik olduğu anlaşılmaktadır.https://doi.org/10.17474/artvinofd.174486

    Sodom ve Gomore Romanında Karakter Sembolizasyonu

    No full text
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889-1974), eserleriyle Türk toplumunun tarihî, sosyal, kültürel kırılma evrelerini merkeze alarak, onun yakın tarihinin panoramasını ortaya koyan önemli bir yazardır. O, mizacının da etkisiyle, ele aldığı meselelere alışılmışın dışında, karamsar bir bakış açısıyla eğilerek kaleme aldığı romanları aracılığıyla Türk toplumunun millî kimlik oluşumuna katkı sağlamayı amaçlar. Yakup Kadri, bilhassa roman kahramanlarına yüklediği sembolik birtakım özellikler sayesinde, tespit ettiği problemi daha etkili biçimde ortaya koyar. İlk kez 1928’de yayımlanan ve Anadolu’da Millî Mücadele’nin devam ettiği yıllarda işgal altındaki İstanbul’da yaşananları anlattığı Sodom ve Gomore romanı, roman kişilerinin üstlendiği sembolik anlamlar açısından Yakup Kadri’nin romancılık anlayışının bu yönüne çarpıcı bir örnek teşkil eder. Sodom ve Gomore romanının kişileri, toplumun çeşitli kesimlerine dair yüklenmiş oldukları sembolik anlamlarla, gerek Türk toplumunun Tanzimat’tan beridir süregelen gerekse işgal yıllarında ortaya çıkan meselelerine ışık tutarlar. Bu çalışmada öncelikle Sodom ve Gomore’nin roman kişilerine yüklenen sembolik anlamlar nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve onların bu sembolik yönlerini güçlendiren benzetme unsurları tespit edilmiştir. Böylelikle romana farklı bir bakış açısı kazandırılarak, Yakup Kadri’nin romanları üzerine yapılan araştırmalara bir katkı sunulması amaçlanmıştır.https://doi.org/10.33206/mjss.171412

    1,465

    full texts

    29,229

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    OpenAccess@KU (Kastamonu University)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇