OpenAccess@KU (Kastamonu University)
Not a member yet
29229 research outputs found
Sort by
A Comparative Analysis of Face-to-Face, Crisis-Period, and Planned Distance Education Models in Teacher Training in Terms of Academic Achievement
The data were obtained from 1,350 students enrolled in various faculties of a university in Türkiye’s Western Black Sea region. Analyses were based solely on academic achievement in the Classroom Management course taken between 2019 and 2024. Although these students took many courses as part of teacher training, the focus on this course constitutes a limitation. The selection was made for three reasons: (1) its content integrates several pedagogical formation courses; (2) assessment relied solely on multiple-choice exams; (3) grade records were easily accessible to the researcher.https://dx.doi.org/10.5281/zenodo.17079815https://dx.doi.org/10.5281/zenodo.1707981
Investigation of the Mechanical Properties of Layered Plates Produced by 3D Printing Technique
Üç boyutlu yazdırma tekniği, üretim parametrelerinin kullanıcı tarafından belirlenebilmesi ve kolaylıkla değiştirilebilmesi özellikleri sebebiyle üretilen ürünlerin optimizasyonu açısından önemli avantajlar sunmaktadır. Üretim öncesinde ve sırasında yapılan parametre değişimleri üretim süresi, kullanılan malzeme miktarı, enerji tüketimi gibi birçok faktörün yanında üretilen ürünlerin mekanik dayanımına doğrudan etki etmektedir. Araştırmacılar üretim parametreleri ve ürünlerin mekanik özellikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek ve optimize etmek için çeşitli teknikler kullanmışlardır. Bu tez çalışması farklı üretim parametrelerine sahip olarak üretilen katmanlı plakaların mekanik özelliklerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, ergiyik yığma modelleme tekniği ile polilaktik asit (PLA), ahşap katkılı polilaktik asit (AK-PLA) ve HIPS (Yüksek Etkili Polistren) malzeme kullanılarak 2 ve 3 katmanlı plakalar üretilmiştir. Üretim parametrelerinin mekanik özellikler üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla deney tasarımı gerçekleştirilmiştir. Deneysel tasarıma uygun olarak üretilen numunelerin katman sayısı, filaman malzeme kombinasyonu ve nozül çapının üretim parametrelerinin çekme, eğilme ve darbe dayanımları üzerindeki etkisi deneysel olarak incelenmiştir. Elde edilen deneysel test sonuçları Tepki Yüzey Metodu ile optimize edilerek en iyi mekanik performansı sağlayacak plaka tasarımı belirlenmiştir. Gerçekleştirilen ANOVA analizi ile mekanik performans kriterleri üzerinde etkili tasarım özellikleri belirlenmiştir. Deneyel test sonuçları, katmanlı plaka yapısının mekanik özellikleri etkilediğini göstermiştir. Düşük yoğunluklu filaman malzemesi ile üretilen katmanların, yapının ağırlığını düşürdüğü ve eğilme direncini arttırdığı blirlenmiştir. Ayrıca katmanlı plaka yapısı, meknik yükler karşısında plakaların yapısal bütünlüğünü korumasına yardımcı olmuştur
The mediating role of psychological resilience in the relationship between workplace violence and job stress among healthcare workers
https://doi.org/10.1186/s12889-025-23560-zhttps://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC12400598/https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40890731
Antikahramanın Biyografisi ve Türk Romanındaki Serüveni, Semra Yaman. Hece Yayınları, 2025. 624 pp.: ISBN 9786059556972
Semra Yaman, 2025 yılında yayımlanan Antikahramanın Biyografisi ve Türk Romanındaki Serüveni isimli eseriyle mitolojik dönemlerden başlayarak antikahramanın izini sürüyor. Henüz teorisyenlerin üzerinde anlaştığı net bir tanımı olmasa da kahraman kavramının karşısına konumlandırılan ve genellikle çirkin, başarısız, güçsüz, yeteneksiz, korkak ve sevilmeyen gibi nitelikleri olan antikahramanın seyrinin ele alındığı çalışmada kavramın doğuşunu ve gelişimini hazırlayan siyasi, ekonomik ve sosyal koşullar detaylı bir şekilde incelendikten sonra kavram, her açıdan derinlemesine irdeleniyor. Çalışmada modernizmin ve modernleşmenin sonucu olarak insanda meydana gelen değişimin geleneksel kahraman anlayışını tahrip ettiği ve antikahramanın bu değişimin bir ürünü olarak değerlendirildiği görüyor. Yaman, mitlerden başlayarak dünya edebiyatından seçtiği örnekler yoluyla kavramın özelliklerini, gelişimini ve sınırlarını tespit ettikten sonra Türk edebiyatından seçtiği örnekleri inceliyor. Bu bağlamda Tanzimat’tan 1950’ye kadar olan dönemden seçilen yirmi roman kronolojik olarak incelenerek antikahramanın Türk edebiyatında ortaya çıkışı gösteriliyor. 1950-1980 arasındaki dönemden seçilen 15 romanın yakın okuması ile de antikahramanın gelişimi kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.https://doi.org/10.64957/nesir.180486
A predictive study on HCV using automated machine learning models
Hepatitis C virus (HCV) infection represents a significant contributor to chronic liver disease on a global scale. The prompt identification and management of HCV are imperative in order to avert complications and to maintain control over the disease. Nowadays, medical decision support systems that incorporate advanced diagnostic methods and effective treatment strategies are of great importance in order to make significant progress in the fight against HCV. Medical decision support systems have undergone a major evolution with the development of computer technologies. In the 2010s, the integration of big data and artificial intelligence technologies into medical decision support systems enabled rapid analysis of patient data. This has created significant synergies in the diagnostic and therapeutic approaches to various diseases. The ever-increasing volume of data on HCV infection offers opportunities to use machine learning techniques to diagnose and predict liver disorders. Although the implementation of machine learning necessitates a degree of proficiency in computer science, which frequently poses a challenge for healthcare practitioners, automated machine learning (AutoML) tools markedly mitigate this obstacle. Such tools empower users to construct highly effective machine learning models without requiring extensive technical expertise. In our investigation concerning HCV prediction, additional features were incorporated into the dataset sourced from the UCI Machine Learning Repository, and class imbalances were rectified. In our study on HCV prediction, which was conducted to address this deficiency, new features were added to the dataset obtained from the UCI Machine Learning Repository to address the deficiencies and inter-class imbalances were corrected. After this process, modeling was performed using 7 AutoML tools and high accuracy rates ranging from 99.29 % to 100 % were obtained. As an important result of this paper, these models may be regarded as a supplementary method for doctors in predicting Hepatitis C and its associated diseases.https://doi.org/10.1016/j.compbiomed.2025.109897https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/3998335
ChatGPT as an interactive learning environment: supporting creative problem posing in teacher education
https://doi.org/10.1080/10494820.2025.257374
Science fiction novel in Turkish literature in the context of posthumanism
Kadim bir ilişki olarak görülebilecek insan ile teknoloji arasındaki münasebet, insanoğlunun yaşantısını kolaylaştırma ve konfor sürecinin en başat yönlerinden birini oluşturmaktadır. İnsanın kendi türünün devamını sağlaması ve arzu ettiği yaşam biçimini oluşturması için sıklıkla teknolojiye başvurduğu görülmektedir. Sanayi Devrimi ile farklı bir boyut kazanan insan-teknoloji ilişkisi özellikle XXI. yüzyılda yaşanan teknolojik atılımlarla beraber, geleceği tahmin edilemeyen bir yönde gelişme kaydetmektedir. İnsanın kendini merkeze konumlandırdığı ve kendi ideal insanı dışında her şeyi ötekileştirdiği bir düzen, XXI. yüzyılın en çok tartışılan meselelerinden biri hâlini almaktadır. Özellikle teknoloji vasıtasıyla artan ötekileştirme ve merkezdeki insan kavramının çok fazla güçlenmesi, peşi sıra birçok sorunu da gündeme getirmiştir. İlk kez 1977 yılında Ihab Hassan tarafından kullanılan posthümanizm, bu sorunları gündemine alarak hümanizmin çağdaş hâli olan Batı liberal hümanizmini eleştirmektedir. İnsanın merkezdeki konumunu sorunsallaştıran ve bu konumu terk etmesi gerektiğini savunan bu kuram, birçok farklı disiplinden ve yaklaşımdan beslenmektedir. Bu yönüyle bir çatı felsefe olarak değerlendirilebilecek posthümanizm; postfeminizmden, postkolonyalizmden, eko-eleştiriden, biyopolitika ve biyoiktidar yaklaşımlarından hareketle yeni bir insan kavramına tüm dünyanın ihtiyaç duyduğunu vurgulamaktadır. Posthümanizmin teknoloji ile olan ilişkisi, son dönem dünya edebiyatında olduğu gibi Türk edebiyatı sahasında da özellikle bilimkurgu türü eserlerde kendine yer bulmuştur. Gelişen teknoloji ile zenginleşen ve eser sayısı bakımından artış gösteren bilimkurgu türü, araştırmacılar için posthümanizmin savlarının işlenebileceği önemli bir alana dönüşmüştür. Türk edebiyatında daha önce posthümanizm kuramına dair bir çalışma yapılmamış olması, bu incelemenin temel motivasyonları arasında yer alır. Çalışma toplamda üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde posthümanizm kuramı, tarihi süreç içerisinde açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde bilimkurgu türü ele alınmış ve tarihi gelişiminin yanı sıra türe ait özelliklerden ve alt türlerinden bahsedilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise Türk edebiyatında son dönemde kaleme alınmış bilimkurgu eserler irdelenerek posthümanizmin izi sürülmüştür
Optical Coherence Tomography-Guided Early Versus Late Switching to Dexamethasone Implants in Macular Edema Related to Central Retinal Vein Occlusion: Real-World Evidence
Background/Objectives: This study evaluated the outcomes of early versus late switching from intravitreal anti-vascular endothelial growth factor (anti-VEGF) therapy to dexamethasone (DEX) implants in patients with macular edema secondary to central retinal vein occlusion (CRVO). The critical role of optical coherence tomography (OCT) in guiding therapeutic decisions and monitoring treatment responses is emphasized. Methods: In this real-world, retrospective study, 61 treatment-naïve CRVO patients were divided into two groups: Group 1 (early switch after three anti-VEGF injections) and Group 2 (late switch after six months of anti-VEGF therapy). High-resolution OCT was employed at all follow-ups to evaluate anatomical outcomes, specifically changes in central macular subfield thickness (CMST), while best-corrected visual acuity (BCVA) was assessed using standardized ETDRS charts. Results: Both groups demonstrated significant improvements in BCVA and reductions in CMST over 52 weeks. Group 1 exhibited slightly greater gains in BCVA (+20.3 ETDRS letters) and a greater CMST reduction (−201.5 µm) compared to Group 2 (+18.5 ETDRS letters, −184.4 µm), although the differences were not statistically significant. The OCT findings enabled precise monitoring and individualized treatment adjustments, reducing the treatment burden in the early-switch group with fewer anti-VEGF injections. Conclusions: Early switching to DEX implants, guided by OCT findings, may optimize therapeutic outcomes and reduce the treatment burden, particularly in real-world settings with limited resources or adherence challenges. These findings highlight the importance of incorporating advanced imaging techniques into routine practice, and underscore the need for further research on OCT-guided therapeutic transitions in macular edema management.https://doi.org/10.3390/diagnostics15040439https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40002590http://dx.doi.org/10.3390/diagnostics15040439https://doaj.org/article/9a6b89ceeadf431f85bff197960aca7
Potential CRISPR-Cas9-based Antiviral Activity Against Hepatitis C Virus in Liver Cancer
Hepatitis C virus (HCV) is a primary global health concern, and though therapeutic options have improved, no very effective vaccine is available despite decades of research. The health and vitality of the organism are related to the result of homeostatic regulation of the internal environment. In contrast, it follows that disruption of homeostatic mechanisms leads to disease, particularly in liver cancer. Since HCV can rapidly mutate to evade the immune response, an effective HCV vaccine must rely on the identification and characterization of sites critical for broad immune protection and viral neutralization. In this work, we discussed the Hepatitis C virus (HCV) from the viewpoint of homeostasis due to its heterogeneous structure with numerous genomes and different recognized subunits containing discrete segments. However, the interplay between HCV proteins during genomic RNA replication and progeny virion assembly is not completely understood. Here, we studied the dynamics and intracellular localization of non-structural 5A protein (NS5A), a protein involved in genome replication. HCV genome can encode several proteins with about 4,000 amino acids, each containing glycoproteins (E1 and E2) and seven non-structural (NS) proteins. E1 and E2 form a heterodimer complex on the virus structure, where E2 contains a receptor binding domain (RBD) that affects entry receptors. Since DNA double-strand breaks (DSB) often involve breaks in either foreign DNA strand, it can be repaired using NHEJ or HDR pathways. By this method, through enzyme endonuclease, site-specific segments of DNA are inserted, and then DNA repair mechanisms are used to close the DNA breaks, known as genetic scissors (CRISPR/Cas9). CRISPR/Cas9 technology is precise and rapidly reprogrammable depending on the experimental setup. Therefore, specific genomic loci can be activated or interfered with by CRISPR/Cas9 ribonucleic-protein (CRISPR or CREPR) interactions. This NS5A-APEX2 protein was fully visualized by fast transmission electron microscopy (TEM). These results exhibited hepatitis virus (HCV) replication during conjugated membrane vesicles containing replication complexes. Most studies on NS5A dynamics highlight the increased movement of NS5A in the absence of the nucleus, which could be related to altered nucleus-dependent activity associated with microtubules and/or dynein.https://doi.org/10.21926/obm.genet.250128
Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altında Olan Yerlerden 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Yararlanma
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden yararlanmaya ilişkin düzenlenen yasal düzenlemeler kamu yararının gereği olarak karşımıza çıkmaktadır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın devlete tanımladığı görev ve sorumlulukların yerine getirilmesi adına oluşturulan yasal ve idari tüm düzenlemeler temelde kamu yararı adınadır. Devletin yasama organına verdiği düzenleme emrinin esası insan onuruna yaraşır yaşamsal donatının oluşturulması, sosyal bakımdan zayıf ve yetersiz olanın sosyal eşitliğe ulaşmasının sağlanmasıdır. Devlete yüklenen görevler arasında ormanların korunması, tarım arazilerinin, çayır ve meraların tahribatının ve amaç dışı kullanımlarının önlenmesi, erozyonla toprak kaybının önlenmesi görevleri de yer almaktadır. Bu görevlerin yerine getirilmesi doğrultusunda oluşturulan idare makamlarına tanımlanan yetki ve sorumluluk alanlarının iç içe geçmesi ve kullanım amaçlarının birbirine ters düşmesi halinde benimsenmesi gereken ilke idarenin bütünlüğü ilkesidir. Doğal alanları daraltıcı etkinin asgari seviyede tutulması için öncelikli olarak alternatif rezerv alanlarının değerlendirilmesi önerilmektedir. Afetlerin neden olduğu ve/veya neden olabileceği risklere bağlı olarak tespit edilen riskli alanların yerinde iyileştirilmesi, tasviyesi ve yenilenmesi mümkün olmadığı hallerde rezerv yapı olarak tespit edilecek doğal alanların evveliyatının da teknik olarak incelenmesi önem arz etmektedir. 6306 sayılı kanun kapsamında rezerv yapı alanının ilgili idareye tahsisi acele işlerden sayılmaktadır. Riskli alanların tespitinin temelini oluşturan teknik raporların rezerv yapı alanları için oluşturulması sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşturulmasında önemli görülmektedir.https://doi.org/10.24011/barofd.1571300https://hdl.handle.net/11772/2384