Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository
Not a member yet
9810 research outputs found
Sort by
From Oikonomia to İlm-i Tedbir-i Menzil: The reception of political economy in Ottoman
Bu tez Osmanlı ekonomik düşüncesinde Aristoteles mirasını ele almaktadır. Aristoteles mirası üzerine bir araştırma Antik Yunan ve Roma medeniyetleriyle ilişkili Klasik Gelenek olarak isimlendirilen külliyata doğru açılmıştır. Bu tez Klasik Gelenek'in alımlanış yollarından biri olarak tercüme ve felsefe arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Klasik Gelenek'in mirasçısı olarak Osmanlı'yı küresel tarih yazımına eklemlemektedir. Aristoteles'in ekonomiyle ilişkili metinlerinin Osmanlı Türkçesinde alımlanışında öne çıkan Arapça ve Latin dillerine tercümelerinin izleri sürülerek insan, doğa ve çalışma arasındaki ilişkilerin dönüşümü tartışılmıştır. Aristoteles'te yer yer farklılaşan ve ortaklaşan ekonomi ve politika arasındaki ilişkinin Fransızcada économie politique olarak birleşimi, servet elde etme bilimi olarak kuruluşu ve 19. yüzyılda Osmanlı'da alımlanışıyla ilişkili olarak etik, ekonomi ve politika arasındaki ilişkinin dönüşümüne dair sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır
Duygularla Yüklü Bir Mekân Olarak Ev: Yaşayan Evlerin Programı "Daire"
Evin duygularla yüklü sosyal bir mekân olarak ele alınması bize sosyal yaşamın görünür olmayan farklı bilgilerini keşfetme imkânı sağlar. Bu da duygular coğrafyası çerçevesinde farklı disiplinlerin kesişiminde çalışabilmekle mümkün olur. Duyguların birey ve kolektif arasındaki ilişkiye aracılık etmede önemli bir rol oynadıklarından hareketle, ev ve ev içi materyal dünya, duygu ve benlik ilişkisine dair önemli ipuçları bulabiliriz. Bu çalışma ile “Daire” adlı Youtube’da yayınlanan ev programının izleyenlerde ne tür duygular uyandırdığı, izleyenlerin evler hakkında ne hissettikleri sorgulanacaktır. Ev güzelleştirme pratiklerinin kişiler için ne ifade ettiği, başkalarının evlerini, beraberinde de yaşamlarını izlemenin izleyenlerde ne tür duygular uyandırdığı, son olarak da programa dair “imrenme, kıyaslama, arzu, öfke” gibi duyguların nasıl ortaya çıktığı, görüşmecilerin anlatımlarıyla değerlendirilip, tartışılacaktır
Minimal doğrusal kodlar ve permütasyon otomorfizma grupları
Bu tezde, minimal doğrusal kodlar çalışılmıştır. Minimal kodların karakterizasyonu, iki farklı yöntemle incelenmiştir. Minimal doğrusal kodların parametreleri (uzunluk, boyut, ağırlık) arasındaki ilişkiler incelenmiş ve özel olarak bu kodların uzunlukları için sınır değerleri çalışılmıştır. Bazı düşük boyutlu özel minimal kodların uzunlukları için daha iyi alt sınır değerleri verilmiştir. Son olarak, minimal kodların permütasyon otomorfizma grupları incelenmiş, sabit noktası olmayan ve mertebesi üç olan permütasyon otomorfizmasına sahip üç boyutlu bir kodun minimal olması için gerekli ve yeterli koşullar sunulmuştur
Babıali Halıcılar Çarşısı tarihi ve günümüzdeki durumu
Adını üzerinde bulunduğu Bab-ı Ali Caddesi'nden alan Babıali Halıcılar Çarşısı Binası, günümüzde bir halı alışveriş merkezi niteliği taşımasının yanı sıra geçmişte önemli isimlere ve olaylara ev sahipliği yapmıştır. Günümüze kadar restorasyon ile ulaşan tarihi bina, halıcılıkla ilgili önemli hikâye ve kişilere tanıklık etmeye devam etmektedir. Burası günümüzde yok olmaya yüz tutmuş halı-kilim tamirciliği mesleğinin icra edilmesinin yanı sıra, el dokuması halıların satıldığı, Anadolu ve dünyadan her tarzda el dokuma halıların bulunduğu ve halıcılık kültürünün yaşatılmaya çalışıldığı bir mekândır. Bu araştırmada Babıali Halıcılar Çarşısı'nın geçmişi ve günümüzdeki durumunun kaydedilmesi amaçlanmıştır. Binanın eski sahipleri, çarşıda bulunan ve bir dönem bulunmuş olan halıcılar ile kişisel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler ile çarşı içerisinde 75 dükkânın bulunduğu, bu dükkanların çarşının kurulduğu dönemde halıcılar ile dolu olduğu, zaman içerisinde halıcıların yerini kuyumcuların almaya başladığı ve günümüzde yalnızca 27 halıcıya ev sahipliği yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca kişisel görüşmelerde halıcılara nereli oldukları, eğitim durumları, halıcılık ile tamirciliği öğrendikleri kişiler ve daha önce halıcılık yaptıkları yerler başta olmak üzere kapalı uçlu sorular sorularak çeşitli verilere ulaşılmış ve bu verilere grafikler halinde "bulgular" kısmında yer verilerek halıcılık hakkında bir bellek çalışması yapılmıştır
Topkapı Sarayı Revan koleksiyonunda ciltlerde bir arada kullanılan kalıp ve lâke teknikleri
Cilt ve ciltçilik bir kitap sanatıdır. Yazılı eserlerin saklanmasında ve korunmasında büyük yeri vardır. Aynı zamanda eseri güzelleştirir. Yazılan esere değer katar. 11.yüzyılda Uygur Türkleri ile Doğu'dan başlayan bu serüven bizim coğrafyamızda kitap medeniyeti olarak var olur. Topraklarımızda varlığını geliştirmeye devam eden cilt sanatına süreç içerisinde farklı teknikler dahil olur. Bu anlamda lâke cilt sanatı da 15.yy. ve sonrasında kendisini gösterir. Deri'nin üzerinde renkleri daha hür kullanmak isteyen mücellit nakkaşlar bu soruna bir çözüm arayışına girerler. Sonucunda ise derinin yüzeyine çeşitli müdahalelerde bulunarak renkli nakışları işlemeyi ve bu nakışları günümüze kadar koruma altına almayı başarırlar. Topkapı Sarayı Revan Koleksiyonunda Ciltlerde Bir Arada Kullanılan Kalıp ve Lâke Teknikleri konusu üzerine yapılan bu çalışmada ise 6 eser belirlenmiştir. Belirlenen bu eserlerden Revan 804 envanter numaralı eserin cildi görsel incelemeye tabi tutulmuştur. Eserin yapım katmanlarının tespiti için mikroskop çekimi yapılmıştır. Bununla birlikte tespit edilen diğer ciltlerin de detaylı bir incelemesi yapılmıştır. Ciltleri desenleriyle birlikte bilgisayar programında çizilmiştir. Bu eserlere teknik olarak yakın yapılan eserler incelenmiştir. Ulaşılabilen eserler görsel ve metin anlatımıyla teze dahil edilmiştir. İlk bölümde çalışmanın amacı, kapsamı, yöntemi, kaynak ve araştırmaları yer almaktadır. İkinci bölümde Türk cilt sanatı hakkında genel bir bilgilendirme yapılmıştır. Devamında ise cilt sanatı teknikleri, ana başlık halinde kalıp ve lâke tekniği anlatılmıştır. Üçüncü bölümde Topkapı Sarayı Revan Koleksiyonundaki kalıplı lâke ciltler kataloğu başlığı altında Topkapı Sarayı ve Revan Koleksiyonu tarihçesine değinilmiştir. Araştırma olarak seçilen eserler, envanter bilgileriyle birlikte yapım tekniklerine yorum katılarak kataloglanmıştır. Dördüncü bölümde Revan Koleksiyonu dışında var olan seçilmiş eserlere yer verilmiştir. Bu örnekler Türkiye'de müze ve kütüphanelerde benzer örnekler ve Dünya müzelerinde benzer örnekler olarak iki gruba ayrılmıştır. Eserler yine aynı şekilde envanter bilgileriyle birlikte yapım tekniklerine yorum katılarak kataloglanmıştır. Beşinci bölümde araştırma sürecinde ulaşılan farklı reçetelerden yola çıkarak numuneler hazırlanmış ve bu numuneler, malzemeleri, yapım teknikleri ve uygulama reçeteleriyle birlikte yer almıştır. Her biri farklı reçeteyle oluşturulmuş numunelerin süreç içerisinde verdikleri tepkiler gözlemlenmiş ve bir rapora dökülmüştür. Lâke cilt sanatında bazı kaynaklarda "beyaz tabaka" olarak geçen tanımın aslında lâke cilt sanatında lâk verniği kadar çok önemli olduğu vurgulanmıştır. Son bölümde ise, kalıp ve lâke tekniğiyle yapılan eserlerin malzeme, teknik ve uygulama sonuçlarına ayrıca değinilmiştir
Design analysis of Ma'kili writings found on the parchments located in Topkapi Palace and Victoria & Albert Museum
Topkapı Sarayı ve İngiltere'deki Victoria & Albert Müzesi, İslam sanatının
nadide eserlerini barındıran önemli kültürel merkezlerdir. Bu çalışma, her iki müzede
korunan parşömenlerde yer alan Ma'kıli yazılarını estetik ve tasarım açısından
incelemektedir. Ma'kıli yazı, İslam sanatında soyutlama, simetri ve geometrik düzen
anlayışıyla özgün bir yere sahiptir. Simetrik dizilimi ve keskin geometrik formları,
bu yazının karakteristik özelliklerini oluşturur. Farklı dönemlerde ve coğrafyalarda
kazandığı sanatsal dokunuşlar, Ma'kıli yazının zengin ve çeşitlenmiş bir dil
geliştirmesine olanak sağlamıştır.
Çalışmada, Topkapı Sarayı’ndaki Osmanlı dönemine ait Ma'kıli yazıları ile
Victoria & Albert Müzesi’ndeki İslam sanatına ait örnekler karşılaştırmalı olarak
analiz edilmiştir. Yazıların kompozisyon elemanları, biçimsel detayları, renk
tercihleri ve geometrik düzenlemeleri yazının estetik değerine ve anlam dünyasına
olan katkıları açısından detaylı şekilde incelenmiştir. Ayrıca, bu eserlerin orijinal
yapılarının korunarak dönemin estetik anlayışı doğrultusunda nasıl yorumlandığı da
değerlendirilmiştir.
Ma'kıli yazı, sadece sanatsal bir öğe değil, aynı zamanda kültürel ve manevi bir
ifade aracı olarak İslam sanatında önemli bir yer tutmaktadır. Bu yazı stili, hattatlara
soyut ve geometrik formlar aracılığıyla yaratıcı ifade alanları sunmuş, İslam
sanatının estetik çeşitliliğini artırmıştır. Aynı zamanda, Ma'kıli yazının mimari
süslemelerden el yazmalarına kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğu
görülmektedir. Bu çalışma, yazının sanatsal ve kültürel bağlamda taşıdığı anlamı
ortaya koyarken, Topkapı Sarayı ve Victoria & Albert Müzesi’ndeki eserler
arasındaki estetik ve tasarımsal benzerlikleri ve farklılıkları belirlemeyi
amaçlamaktadır. Böylece Ma'kıli yazının İslam sanatındaki yeri ve gelişimi daha
kapsamlı bir şekilde değerlendirilmektedir. Bu analiz, İslam sanatının evrensel
estetik anlayışa katkısını ve kültürel mirasın korunmasının önemini vurgulamaktadır
Bursa Türk İslam eserleri müzesinde bulunan Osmanlı Dönemine ait mezar taşları
Neredeyse her kültürde farklı şekilde kendini gösteren "ölüyü uğurlama" adeti Türklerde de kendine mahsus bir hal almıştır. Orta Asya'da ölüyü gömmek, terk etmek yahut yakmak gibi uygulamalarla çeşitlilik arz eden bu adetler İslamiyet'in kabulünden sonra tek tipleşmiştir. Defin adetlerinin tek tipleşmesine karşın mezarı işaretlemek için kullanılan mezar taşları büyük çeşitlilik arz eder. Türklerin ilk İslami mezar taşları "kayrak taşı" ismiyle adlandırılmakta olup bunlar alçak boylu cilalı taşlar şeklinde tarif edilebilir. Anadolu'ya gelindiğinde mezar taşlarının ilk abidevi örnekleri Ahlat'ta bulunan mezar taşlarıdır. Bununla beraber Anadolu'daki hiçbir beylik mezarlarını bezemeli taşlarla işaretlemekten çekinmemiştir. Bu beyliklerden birisi de Osmanoğulları'dır. Daha sonraları Osmanlı Devleti olarak anılacak bu beyliğin 600 sene boyunca hüküm sürmesi form ve süslemelerinin çeşitlenmesine sebep olmuştur. Cumhuriyet devrine gelindiğinde Hasan Ali Yücel bu çeşitliliği değerlendirmek için Bursa'da bir mezar taşı müzesi kurma teşebbüsünde bulunmuş ve üç kişilik bir ekip oluşturmuştur. Ekibin çalışmalarını sürdürdüğü esnada Hasan Ali Yücel'in bakanlık koltuğundan ayrılması bu çalışmaların yarım kalması ile sonuçlanmıştır. Ancak çalışma sırasında toplanan taşlar zayi olmamış, Bursa Türk İslam Eserleri müzesindeki mezar taşı koleksiyonun çekirdeğini oluşturmuştur. Seneler içinde müzenin mezar taşı koleksiyonu genişlemiştir. Bu çalışmada da müzede bulunan ve iyi durumda olan 76 mezar taşı seçilmiş, şekil, süsleme ve taşıdıkları diğer özelliklere göre değerlendirilmiştir. 1377 ile 1923 arasına tarihlenen taşların 2 tanesi 14., 11 tanesi 15., 5 tanesi 16., 3 tanesi 17., 8 tanesi 18., 14 tanesi 19. ve 2 tanesi 20. yüzyıla aittir. Kalan 36 taşın üzerinde tarih kaydı yoktur yahut dönemi ile uyuşmamaktadır
XVI. yüzyıl Osmanlı yazma eserlerinde yer alan halkâr tezyînatının analizi
Halkâr, tezhip sanatının geçmişten günümüze, kitaplardan albümlere, levhalardan tılsılmlı gömleklere kadar farklı alanlarda çeşitli uygulamaları görülen önemli bir tekniğidir. Osmanlı yazma eserlerinde, 15. yüzyılın başlarından itibaren halkâr tezyinatı örneklerine rastlanır. 16. yüzyılda halkâr bezemelerinde tekniklerin çeşitlendiği, motiflerin zenginleştiği, kompozisyon ve formların mükemmelleştiği görülmektedir. Bu dönemde Osmanlı tezhip sanatında görülen yeni beğeniler ve üslûplar halkâr bezemelerine de aksetmiştir. Timurlu ve Türkmen üslûpları etkisi, saz yolu ve Karamemi üslûplarınının yansımaları halkâr desenlerinde ve uygulamalarında izlenmektedir. Halkâra yazma eserlerin tüm tezyinat alanlarında yer verilmiştir. Sayfa kenarları, 16. yüzyıl Osmanlı eserlerinde halkâr bezemelerinin en yaygın görüldüğü alanlardır. Bunu zahriyeler ve serlevhalar takip etmektedir. Bu dönemde halkâr birçok farklı teknikte uygulanmıştır. Şikâf halkâr bu teknikler arasında en sık kullanılanıdır. Tezhip sanatında kullanılan tüm motiflere halkâr desenlerinde yer verilmiştir. Tezde, Osmanlı tezhip sanatı tarihi ve halkâr tezyinatının gelişimi 16. yüzyıl merkez alınarak incelenmiştir. Dönem eserlerinde görülen halkâr teknikleri tespit edilerek uygulama usûlleri açıklanmıştır. Halkârın yazma eserlerdeki kullanım alanları ve desenlerde yer alan motiflerden bahsedilmiştir. Katalog bölümünde, müze ve kütüphanelerden seçilen halkârlı yazma eserler detaylı olarak ele alınmıştır. Bu eserler, padişahlara sunulan zengin bezemeli yazmalardan oluşturmaktadır. Seçilen eserler, halkâr teknikleri, motifleri, kompozisyon ve form çeşitliliği açısından incelenmiştir. İncelenen eserler, çizimleri yapılarak detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Yapılan tahliller sonucunda ulaşılan bulgular değerlendirilmiştir. Sonuç kısmında bütün araştırmalar ve analiz edilen veriler ışığında 16. yüzyıl yazma eserlerinde yer alan halkâr tezyinatına ilişkin varılan neticeler biraraya getirilerek ifade edilmiştir
Bolstering stochastic gradient descent with model building
Stochastic gradient descent method and its variants constitute the core optimization algorithms that achieve good convergence rates for solving machine learning problems. These rates are obtained especially when these algorithms are fine-tuned for the application at hand. Although this tuning process can require large computational costs, recent work has shown that these costs can be reduced by line search methods that iteratively adjust the step length. We propose an alternative approach to stochastic line search by using a new algorithm based on forward step model building. This model building step incorporates second-order information that allows adjusting not only the step length but also the search direction. Noting that deep learning model parameters come in groups (layers of tensors), our method builds its model and calculates a new step for each parameter group. This novel diagonalization approach makes the selected step lengths adaptive. We provide convergence rate analysis, and experimentally show that the proposed algorithm achieves faster convergence and better generalization in well-known test problems. More precisely, SMB requires less tuning, and shows comparable performance to other adaptive methods
“Proportioning Also is Ancient Turkish”: The Principle of (Geometric) Ratio-Proportion in Ottoman Mosque Architecture
Bu çalışma, Osmanlı camilerinde bir sanat-mimari kuramın varlığını araştırmaktadır. Tarihî kaynakların yetersizliği nedeniyle bu çalışmanın amacı, sanatın ve mimarlık teorisinin temel ilkesi olan oran-orantı sistemini, dönemin matematik bilimlerinden kaynaklardan yararlanarak ortaya çıkarmaktır. Bu araştırmanın merkezi odak noktası, Osmanlı mimarisinin kimliğinde önemli bir yer tutan Edirne Selimiye Camii'ndeki tasarım teorisi ve sürekliliğidir. Bu yaklaşımın geçerliliğini doğrulamak için, cami örnekleri zamansal ve boyutsal farklılıklar ve yapısal varyasyonlar açısından analiz edilmiştir. Bu kapsamda ilk olarak camilerin iç kısımlarında tek ve iki boyuttaki oran değerleri tespit edilmiştir. Bu verilerden hareketle, oran ve orantı ilkelerinin çözümlenebilmesi için Osmanlı saray kütüphanesinde bulunan ve mimarlık teorisi ile ilişkilendirilebilecek matematik bilimleri (teorik geometri, aritmetik, cebir ve uygulamalı geometri) ile ilgili kaynaklar ve yaklaşımlar üzerinde durulmuştur. Böylece Osmanlı mimari tasarımında temel bir teorik ilkenin varlığı ilk kez kanıtlanarak, konuya yeni bir bakış açısı kazandırılmış olmuştur.This study investigates the presence of an art-architectural theory in Ottoman mosques. Due to the insufficiency of historical sources, the aim of this study is to discover the fundamental principle of art and architectural theory, which is the system of ratio-proportion, by utilising sources from the mathematical sciences of the period. The central focus of this research is design theory and continuity in the Edirne Selimiye Mosque, which holds a significant place in the identity of Ottoman architecture. To confirm the validity of this approach, the mosque examples were analysed for temporal and dimensional differences and structural variations. In this context, initially, ratio values in one and two dimensions were determined in the interiors of the mosques. Based on this data, the focus was placed on the sources and approaches related to mathematical sciences (theorical geometry, arithmetic, algebra, and applied geometry) found in the Ottoman palace library, which can be associated with architectural theory, in order to analyse the principles of ratio and proportion. Thus, proving the existence of a fundamental theoretical principle in Ottoman architectural design for the first time, a new perspective has been added to the subject