Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository
Not a member yet
9810 research outputs found
Sort by
An investigation of periodicals and their cultural impact in the history of photography in Turkey
Günümüzde fotoğraf, bilgi çağının sunduğu imkanlarla, iletişim ağları, basılı eserler ve sosyal medya aracılığıyla yaygın bir şekilde üretilmekte ve tüketilmektedir. Bu durum, fotoğrafın sadece tarihsel bir birikimi yansıtmakla kalmayıp, günümüz ve geleceğe dair de önemli veriler sunmasını sağlamaktadır. Fotoğraf, çeşitli alanlarda profesyonellik gerektiren bir disiplin olarak, geçmişten bugüne kadar giyim tarzlarından sosyal ilişkilere, ekonomik etkileşimlerden eğitim sistemine ve teknolojik gelişmelere kadar geniş bir yelpazeyi gözler önüne sermektedir. Bu çalışmada, Türkiye fotoğraf tarihinde faaliyet gösteren süreli yayınlar ele alınarak, yayımlandıkları dönemin sosyo-ekonomik, politik ve kültürel etkileri irdelenerek; fotoğraf disiplini bir özne olmaktan ziyade, kültürel ve sanatsal kodlara ışık tutan bir perspektifte ele alınmaktadır. Birinci bölümde, fotoğrafın keşfi ve tarihsel gelişimi detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Fotoğrafın icadı ve bu teknolojinin nasıl evrildiği, toplumlar üzerindeki etkileriyle birlikte incelenmektedir. Ayrıca, fotoğraf tarihinde önemli bir yer edinen Alfred Stieglitz'in 1903-1917 yılları arasında üç ayda bir yayımladığı "Camera Work" dergisi incelenmektedir. Bu dergi, fotoğrafın sanatsal bir ifade aracı olarak kabul edilmesinde kritik bir rol oynamıştır. "Camera Work" dergisinin tarihsel gelişimi ve etkileri değerlendirilerek, fotoğraf yayıncılığının nasıl bir evrim geçirdiği analiz edilmektedir. İkinci bölümde, Türkiye'de üretilen fotoğraf dergileri hakkında detaylı bilgiler sunulmaktadır. Dönemin siyasi, ekonomik, kültürel ve sanatsal dinamiklerinin bu dergilere nasıl katkıda bulunduğu ve bu dinamikleri nasıl yansıttığı irdelenmektedir. Özellikle, fotoğraf dergilerinin bir manifesto aracı olarak kullanımı, bu yayınların içeriği ve amaçları üzerinde durulmaktadır. Çıkarılan dergilerin ışık tuttuğu dönemin fotoğraf anlayışı ile bu dergilerin kapanma süreçleri ve bu süreçlerin ardındaki sebepler değerlendirilmektedir. Dergilerin, Türkiye fotoğraf sanatına ve genel olarak kültürüne olan katkıları kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde, fotoğraf yayıncılığının günümüzdeki durumu ve temel içerik yapılanmaları ele alınmıştır. Günümüz fotoğraf dergilerinin içerik yapıları, dağıtım kanalları, dijitalleşme süreci ve sosyal medyanın bu alana etkileri üzerinde durulmaktadır. Modern fotoğraf dergilerinin, fotoğraf sanatının tanıtımı ve yaygınlaştırılmasındaki rolleri ile bu dergilerin hedef kitleleri ve içerik stratejileri incelenmektedir. Ayrıca, dijitalleşmeyle birlikte fotoğraf yayıncılığında meydana gelen değişiklikler ve bu değişikliklerin fotoğraf sanatına olan etkileri analiz edilmektedir. Bu kapsamlı inceleme, Türkiye'de fotoğraf yayıncılığının sosyo-ekonomik, politik ve kültürel bağlamda nasıl bir yer edindiğini ortaya koyarak, fotoğraf sanatının yaygınlaşması ve anlaşılmasında süreli yayınların rolünü vurgulamaktadır
Analysis of Pascal Dusapin's music named Exeo in terms of sound and texture and primativa resonat for orchestra
Müzik tarihinde 20. yüzyıldan itibaren bestecilerin, eserlerinde yeni ses öğeleri, yeni
dokular ve tınılar aradığı görülür. Bunu yer yer genişletilmiş enstrüman teknikleri
kullanımı gibi geleneksel çalım yöntemlerinin dışına çıkarak, yer yer yeni ses dokuları,
orkestrasyona dair yeni yaklaşımlarla elde etmeye çalışmışlardır. Bunların yanı sıra
bestecilerin müziklerinde tercih ettiği bazı ses malzemeleri de yeni yaklaşımlar ortaya
çıkarmıştır. Ortaya çıkan bu yaklaşımlar çoğu bestecinin tercih sebebi olup bestecileri
kategorize etmeye yardımcı olduğu gibi bazen de daha kişisel yaklaşımlar
gözlemlenmiştir. Müzikal kimliğinde, belli başlı bir akım, yaklaşım bulunmayan
bestecilerde ise kendine özgü müzik dili, özgün doku yaratma şekilleri gözlemlenir.
Kendine özgü müzikal anlayışı, üretimi olan Pascal Dusapin de bu konu bağlamında
önemli bir konumda bulunur.
Fransız besteci Pascal Dusapin’in, hem büyük ölçüde etkilendiği, hayranlık duyduğu
ve bazıları ile çalışma fırsatı bulduğu I. Xenakis, F. Donatoni ve Edgard Varèse gibi
isimler de şüphesiz ki bestecinin üretim hayatındaki bu özgün yönelimde büyük rol
oynar. Ancak bu etkilere rağmen elbette bestecinin etkilendiği isimlerden farklı olarak
tercihleri de bulunur. Bahsi geçen bu tercihlerin ne olduğuna, Dusapin’in müzikleri
arasındaki görülen bazı ortak tutarlılıklar ortaya çıkaracaktır. Bu eser metninde
Dusapin’in orkestra için bestelediği Solo No.5: Exeo üzerinden ses ve doku analizleri
yapılıp bestecinin müzikal dili, müzikteki malzemesini nasıl şekillendirdiği, doku
işleyiş tercihleri gibi konular açıklanarak besteciyi anlamaya yönelik araştırmalar
yapmak hedeflenmiştir. Exeo isimli eserin analizi ile beraber ortaya çıkan gözlemler
sonucu, ortaya çıkan veriler, yer yer örnek alınarak, yer yer de bu gözlemlerden farklı
olarak bireysel yaklaşımlarla, orkestra için yeni bir müzik bestelenmiştir
Sinop Balatlar Kazısı Çakıl Taşı Mozaik Döşeme
During the 2022 Sinop Balatlar Excavation, a pebble stone mosaic floor was unearthed. The design of the mosaic, which adorns the andron room of a private residence, is U-shaped and the east-west kline sections are planned without decoration. The pebble floor placed horizontally and vertically on a pink nucleus is called the hedgehog model. Surrounded by ranke, wave and palmette motifs, a small part of the mosaic, which we think shows a flying Eros and his wingtips on it, has been preserved in the southwestern corner of the main panel. It is very important with the placement technique of the stones on it and the pattern repertoire created with white pebbles on a black ground. Compared to contemporary examples, the pebble mosaic dated to the end of the 5thcentury BC includes the Gordion and Olynthos mosaics, where the mosaic tradition in Asia Minor dates back, it occupies an important place in the ancient mosaic chronology as it indicates its existence in the 5th century BC
The impacts of touristification on human-space relations in Kuzguncuk
Tarihsel ve coğrafi özellikleri, sosyal ve ekonomik yapısı, mimarisi, toplumsal
ilişkileri, somut ve somut olmayan müşterekleriyle bir bütün olan kentsel mekan,
geçmişten bugüne içinde barındırdığı unsurların çelişki ve dinamikleriyle değişmiş,
dönüşmüştür. Geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğinde, kapitalizmin neoliberal aşamasında
değişen üretim ve yeniden üretim ilişkileri ile yeniden üretimin aracı, tüketimin
mekanı haline gelen kentlerin dönüşümü hızlanmıştır. Kentsel mekanı bütünüyle
yeniden ele alan bu dönüşümlerin tarihi kent merkezlerindeki karşılığı, bir önceki
dönemde yıpranan bu mekanlara, yeniden orta ve üst sınıfların yerleşmeleri ve
yükselen kültür endüstrilerinin üretim ve tüketim alanı haline gelmeleridir. Özellikle
son yıllarda artan iletişim ve seyahat olanakları, kentlerin marka şehirler olmak üzere
pazarlanması, kültür ve turizm endüstrilerinin büyümesine yönelik politikalar tarihi
kentlerin dönüşüm süreçlerini belirlemektedir.
Geçmişten günümüze Türkiye sermayesinin merkezi olmuş İstanbul’da neoliberal
dönüşüm etkisi 1980’li yıllar itibariyle Beyoğlu’nda Cihangir, Galata ve
Asmalımescit, Boğaz’da Kuzguncuk, Arnavutköy ve Ortaköy, Haliç’te Fener ve Balat
gibi tarihi semtlerde soylulaşma şeklinde görülmeye başlamıştır. Kentsel mekandaki
dönüşümün mimari çevre, kentsel doku, somut miras müşterekleri üzerindeki etkileri,
mekanı oluşturan ve yeniden üreten polikalar, sosyal ve ekonomik faktörler, yasal
düzenlemeler, çağımızın kültürel iklimi ve mekansal pratikleri de içeren somut
olmayan müştereklerden ayrı düşünülemez. Bu çalışmada geçmişte yaşayan çeşitli din
ve kültür gruplarına mensup insanların oluşturduğu özgün mimarisi, insan ölçekli
kentsel mekanı ve dönüşerek korunan sosyal yapısı ile Kuzguncuk’un uzun bir döneme
yayılan ve son yıllarda turistikleşmeye evrilen dönüşüm sürecinin mekana has
örüntüsü sosyal ve mekansal boyutlarıyla araştırılmakta, turistikleşme olgusunun
mekanın kentsel ve mimari yapısı, onu oluşturan insanlar, ilişkiler ve bağlamlar
üzerindeki etkisi incelenmektedir. Çalışmanın sonunda, Kuzguncuk’ta yaşanan
turistikleşme ve soylulaşma süreçlerinin, semtin mimari yapısı ve toplumsal dokusu
üzerindeki etkileri ortaya konmaktadır
The effect of students' academic optimism levels on their mathematical epistemological beliefs
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin matematik odaklı epistemolojik inançlarının akademik iyimserlik düzeylerini yordayıp yordamadığını incelemektir. Belirtilen amaç doğrultusunda, çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim döneminde İstanbul ili Avrupa yakasında 25 ilçede bulunan ortaokul kurumlarında öğrenim gören 528.983 öğrenci oluşturmaktadır. Evreni temsil eden örneklem, tabakalama örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Tabakalar okulların bulunduğu ilçelerin coğrafi konumlarına göre ayrılarak Kuzey Bölge (Arnavutköy, Sarıyer, Eyüpsultan, Çatalca, Silivri), Merkez Bölge (Beşiktaş, Beyoğlu, Şişli, Kağıthane, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa, Fatih), Güney Bölge (Bakırköy, Bahçelievler, Zeytinburnu, Bağcılar, Güngören, Esenler) ve Batı Bölge (Avcılar, Esenyurt, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Sultangazi) olarak belirlenmiştir. Her tabakayı temsil eden örneklem 1252 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri Matematik Odaklı Epistemolojik İnanç Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen Öğrenci Akademik İyimserlik Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS24 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Veri setinin ölçek alt boyutlarında normallik varsayımını sağladığı görülmüş ve parametrik testlerin kullanılmasına karar verilmiştir. Araştırmanın alt amaçları doğrultusunda, öğrencilerin akademik iyimserliği, matematik odaklı epistemolojik algıları, ölçekler ve alt boyutlarına ilişkin ortalama puanları hesaplanarak; öğrencilerin özelliklerine göre matematik odaklı epistemolojik inançları ve akademik iyimserliklerine ilişkin karşılaştırmalar t-testi ve ANOVA testi ile yapılmıştır. Akademik iyimserlik ve matematik odaklı epistemolojik inanç arasındaki ilişkiler Pearson çarpım moment analizi kullanılarak incelenmiş ve öğrencilerin akademik iyimserlik düzeylerini matematik epistemolojik inançlarının ne düzeyde yordadığını hesaplamak için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin akademik iyimserlik algıları yüksek, matematik odaklı epistemolojik inançlarının orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, öğrencilerin cinsiyetlerine göre akademik iyimserliğin öğretmene güven ve okulla özdeşleşme alt boyutlarında farklılaşmadığı, ancak akademik vurgu boyutunda kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrenci akademik iyimserliğinin, sınıf düzeyi değişkenine göre alt sınıflar lehine farklılaştığı bulunmuştur. Anne eğitim düzeyine göre, akademik iyimserlik öğretmene güven ve okulla özdeşleşme boyutlarında farklılaşırken, akademik vurgu alt boyutunda herhangi bir farklılık göstermemiştir. Baba eğitim durumu incelendiğinde ise öğrencilerin öğretmene güven ve okulla özdeşleşme alt boyutlarında farklılaştığı, ancak akademik vurgu boyutunda herhangi bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin cinsiyetlerine göre matematik odaklı epistemolojik inançlarının, öğrenmenin çabaya bağlı olduğu inanç ve öğrenmenin yeteneğe bağlı olduğu inanç alt boyutlarında farklılık göstermediği, ancak tek bir doğrunun var olduğuna inanç boyutunda erkek öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anne eğitim düzeyine göre, matematik odaklı epistemolojik inançların öğrenmenin yeteneğe bağlı olduğuna inanç ve tek bir doğrunun var olduğuna inanç boyutlarında farklılık gösterdiği, ancak öğrenmenin çabaya bağlı olduğuna inanç alt boyutunda farklılık göstermediği belirlenmiştir. Baba eğitim düzeyine göre, öğrencilerin öğrenmenin çabaya bağlı olduğuna inanç, öğrenmenin yeteneğe bağlı olduğuna inanç ve tek bir doğrunun var olduğuna inanç alt boyutlarında farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte ortaokul öğrencilerinin matematik odaklı epistemolojik inançları ve öğrenci akademik iyimserlik düzeyleri arasında ilişki olduğu ve öğrencilerin matematik odaklı epistemolojik inançlarının, akademik iyimserliklerinin, öğretmene güven, akademik vurgu ve okulla özdeşleşme boyutlarını yordadığı sonuna ulaşılmıştır
El Halılarının Belgelenmesinde Makro Düzeyde Analiz ve Uygulama Aşamaları
Kültürel mirasın maddi ürünlerinden olan taşınabilir ve taşınmaz kültür
varlıklarının sürdürülebilirliği ve gelecek nesillere ulaştırılması için korunması
konusu, tüm ulusların ortak kaygısıdır. Kültürel varlıklar tarihi, sanatsal,
bilimsel, sosyal veya dini öneme sahip toplu materyallerden oluşan koleksiyonlar,
yapılar veya bireysel nesnelerdir (American Institute for Conservation,
1994). Kültürel varlıkların korunmasındaki bu ortak kaygı bağlamında sorunla-
ra bilimsel yaklaşım kazandırmak, koruma uzmanları arasındaki bilgi alışverişi
ile sinerjiyi güçlendirmek amacıyla kavramsal çerçeve zamanla zenginleşmiştir.
Buradaki çalışmalar gerek kültürel miras açısından gerekse konservasyon-restorasyon
mesleği açısından çeşitli ilkeler, prosedürler, düzenlemeler, yönergeler,
kılavuzlar, standartlar vb. şekildedir. Taşınabilir ve taşınmaz kültür varlıklarının
bozulma süreçleri, çevresel koşulların karakterizasyonu, kültürel mirasın yönetilmesi
ve belgelenmesi, koruma-onarım çalışmalarının planlanması ve yürütülmesi,
koruma-onarımda kullanılan ürün ve teknolojiler ile terminoloji, uygulamalara
ilişkin metodoloji vb. konular ele alınmıştır. Her bir kültürel varlığın
fiziksel-kimyasal-biyolojik yapısı, teknik bileşimi birbirinden farklı olduğu için
söz konusu yayınlarda koruma-onarıma ilişkin eylemler ve süreçler hakkında
genel çerçeveler tanımlanmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, koruma-onarım disiplininin kavramsal temellerinin
oturtulmasında katkıları bulunan ve yukarıda bahsi geçen uluslararası düzenlemeler
doğrultusunda, halılar özelinde belgeleme işlemini tanımlamak ve halıların
belgelenmesinde kullanılan makro düzeyde, tahribatsız analiz yönteminin
işlem basamaklarını betimlemektir. Amaç doğrultusunda, kültürel mirasın korunmasına
ilişkin tanımlanmış ilkeler, tavsiyeler, kılavuzlar ve standartlardan
oluşan genel referans çerçevesinde belgeleme işleminin tanımı derlenmiştir. Bu
tanımlamalar bağlamında belgeleme işleminin taşıması gereken unsurlar listelenmiştir.
Genel tanımlar ve unsurlar dikkate alınarak el halıları özelinde “Halıların
Belgelenmesi İşlemi” tanımlanmıştır. Belgeleme işleminin ilk basamağını
oluşturan ve eser kimlik kartının/formunun doldurulmasında kullanılan yöntemlerden
“Makro Düzeyde Analiz” halılar özelinde oluşturularak okuyucuya
sunulmuştur
MSGSÜ I. Lisansüstü Felsefe Öğrencileri Konferansı 2024
PROGRAM
09.30-10.00 Açılış Konuşması: Prof. Dr. Kaan H. Ökten
I. Oturum
Oturum Başkanı: Doç. Dr. Mehmet Şiray
10.00-10.30 Kutlu Tuncel, Kant’ta Akıl, Gerçeklik ve Kamusallık: Kavramsalcı Bir Okuma
10.30-11.00 Deniz Şimşek, Alain Badiou’nun Yansımasız (Irreflexive) Ontolojisinin Eleştirisi
11.00-11.30 Salih Furkan Sevim, Tasavvuf ve Fenomenoloji Gelenekleri Arasında Düşünsel Bir Bağ Kurulabilir mi?
11.30-12.00 İbrahim Demirbaş, Metafiziğin Ötesinde Düşünmek
II. Oturum
Oturum Başkanı: Dr. Öğr. Üyesi Alper Yavuz
13.00-13.30 Deniz Karakaş, Teknik Nesnelerin Doğası Var mı?
13.30-14.00 Erim Bakkal, Felsefi Çözümleme ve Toplumsal Kavramlarımız
14.00-14.30 Z. Vuslat Yekdaneh, Laurence BonJour’da Temelcilik ve Bağdaşımcılık İlişkisi: Bir Seçim Yapmak Gerekli mi?
14.30-15.00 Ömer Batın Gül, Diyalektik Düşünce Bağlamında Bilimlerin Birliği
III. Oturum
Oturum Başkanı: Dr. Öğr. Üyesi Eylem Hacımuratoğlu
15.30-16.00 Emir Can Civelek, Bergson Düşüncesinde Yöntem, Sezgi ve Sempati
16.00-16.30 Erkan Gürel, Acı Çekmek Gerçekten Kötü mü?–Zagzebski’nin Perspektifinden
16.30-17.00 Fatime Gümüş, Julia Kristeva’da Aşk Kavramını Platon’un Khora’sıyla Okumak
17.00-17.30 Ergün Sak, Herkesin Gözü Önünde Saklı Olanın Açılması: Platon'un Kayıp “Filozof” Diyalogu Üzerin
?????? ????????????? ??????? ??????????? ? ???????? ????? ??? ????????? Z ??? ??????????? ???????????
Introduction: The architectural demands of the near future will have very different characteristics from those of the recent past. With the change in means of communication and transportation, the possibilities of rapid relocation and easy communication have altered many concepts and traditions associated with place. This change will alter the utilization and scale of space. Architecture is undergoing significant changes with Industry 4.0. The consumer of the near future who will demand this today is Generation Z. In parallel, the architectural environment has inherited many environmental problems that started in the recent past and continue to increase in severity. In this rapid change/transformation, environmental problems require sustainable solutions that can be in harmony with nature, which is much more natural than developing technology. The basis of this study is using shipping containers as a sustainable solution and determining the approach of Generation Z as changing consumers to this solution. The study aims to determine how Generation Z, living in Turkey, evaluates the use of shipping containers as an alternative to housing. Methods: In the course of the study, a survey was conducted with participants who are both members of Generation Z and architecture students. The purposive sampling method was used in the research. © 2024 St. Petersburg State University of Architecture and Civil Engineering. All rights reserved
Kütahya-Simav Karakeçili Yörük cicimlerinin desen özellikleri ve sanatsal uygulamalara yansıması
Kütahya bölgesi zengin kültürel mirasıyla bilinir. Bu araştırma, Karakeçilileri karakterize eden belirli motifleri ve tasarım unsurlarını analiz etmeyi ve bu geleneksel desenlerin çağdaş sanatsal uygulamaları nasıl etkilediğini keşfetmeyi amaçlamaktadır. Karakeçili Yörüklerinin kilim ve cicimlerinde kullanılan geometrik ve sembolik motifler ile bu bölgede günümüzde dokunmamasına karşın çeyiz ya da kullanım eşyası olarak evlerde korunan çeşitli kilimler görülmüştür. Bu bölgede eskiden dokunmuş cicimler dikkat çektiği için araştırmada bu cicimlerin motif ve desen kompozisyonları detaylı biçimde incelenmiştir. Bu çalışma ayrıca bu desenlerin kültürel ve tarihsel önemini daha derinlemesine anlamak için yörede yapılan araştırmaları, yöre yaşayanları ile kilim dokuyucularını da kapsamaktadır. Kütahya ili Simav ilçesi köylerindeki Karakeçili Yörük cicimlerinde kullanılan motif ve desen kompozisyonlarının sadece süsleme amacıyla kullanılmadığını, aynı zamanda derin kültürel anlamlar taşıdığı ve kendilerine özel anlatılarının olduğunu ortaya koymaktadır. Bu motifler genellikle doğa, inanç, gelenek ve kültür bağlamında Yörük topluluklarının sosyal yaşamını simgelemektedir. Sonuç olarak, kültürel mirasımızın önemini vurgulayan bu çalışmada, Kütahya ili Simav ilçesi köylerinde yaşayan Karakeçili Yörüklerinin dokuduğu cicimlerde yer alan motif ve desen kompozisyonları, malzeme ve tekniğinin incelenerek, günümüze eskiyi tekrar etmeyen fakat eskiye sadık kalınıp yeni çalışmalar üreterek geleceğe yön vermek amaçlanmıştır
Kuir mekân üretiminin sinema ve fotoğraf disiplinleri üzerinden incelenmesi
Kuir teori, temellerinin atılmaya başlandığı dönemlerden itibaren keskin ve net sınırları olmayan fakat birçok farklı disiplinle varlığını sürdürmüş ve bu çeşitli disiplinler üzerinde yadsınamaz bir etkiye sahip kuram olarak gelişmiş ve gelişmeye devam etmektedir. Bu kuram, farklı düşüncelerle olan bağlantıları ve özellikle mekân kavramıyla var olan etkileşimi doğrultusunda kuir mekân düşüncesini belirgin hale getirmiştir. Kuir mekân, somut ve sabit bir betimlemeye sahip olmayan, çeşitli bireylerin farklı bakış açıları ve ifade yöntemleriyle katmanlaşan bir terimdir. Kuir teorinin sinema ve fotoğraf disiplini ile ortaya koyduğu ilişki, kuir sinema ve kuir fotoğraf kavramlarını meydana getirmiş ve bu doğrultuda kuir eserlerin mekânları, kuir kuram ve kuir mekân penceresinden analiz edilmiştir. Çalışmada, kuir bireylerin deneyimleri ve duygu durumlarının var olan mekânları dönüştürme süreçleri incelenmiştir. Tasarım normlarından öte, mekânların deneyimciler ile aralarında oluşan etkileşimler ve mekânın onlara hissettirdikleri doğrultusunda analiz edilme gerekliliğinin altı çizilmiştir. Bu doğrultuda Climax (2018), Danimarkalı Kız (2015) ve Beni Adınla Çağır (2017) filmleri incelenirken, Alvin Baltrop'un New York'un iskelelerinde çekmiş olduğu fotoğraflar analiz edilmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında konunun literatür taraması gerçekleştirilmiş ve sonrasında seçilen eserler gösterge bilimini yöntemi ışığında yorumlanmıştır. Çalışmanın temel amacı kuir teori, kuir mekân, kuir sinema, kuir fotoğraf ve mimarlık-iç mimarlık disiplinlerinin var olan mekânın kuir mekâna dönüşmesi kapsamındaki çalışmalarına kaynak oluşturmaktır. Sonuç olarak, mevcut mekânların kuir mekâna dönüşümleri ve kuir mekânın üretiminin mümkünlüğü ortaya koyulmuştur. Bu çalışma, kuir mekânların doğru anlamlandırılabilmesi ve incelenebilmesi için bir ilerleme olarak görülmeli, kuir mekân üretimi ve mekânın dönüşümü kapsamında gerçekleştirilecek olan araştırmalara önemli bir yardımcı kaynak olmayı hedeflemektedir. Kuir mekânların toplum, tarih ve kültür ile ilgili kapsamlarda ne şekilde var olduğunu ve dönüştüğünü kavramak, bu mekân pratiğinin deneyimcilerinde bırakmış olduğu izleri ve mekânsal matematiğin sürdürülmesinde üstlenen misyonları saptamak doğrultusunda büyük önem taşımaktadır. Bu bağlam ışığında, çalışmanın kuir mekânın değişkenliklerini ve kompleksliğini ifade ederek, gelecekte gerçekleştirilecek olan çalışmalar için güçlü bir zemin oluşturması ve yeni bakış açıları sunması dikkate alınmıştır